Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    zilkade ayının 25 gecesinin önemi

    1 ziyaretçi

    zilkade ayının 25 gecesinin önemi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Zilkade ay�nda yap�lmas� gereken ibadetler

    Zilkade ay�nda yap�lmas� gereken ibadetler

    Zilkade ay�nda yap�lmas� gereken ibadetler

    �slama göre haram aylardan ilki olarak bilinen Zilkade ay�nda her türlü kötülük, sald�r�, zulüm ve sava� yasak yani haramd�r. Zilkade ay�n�n haram k�l�nma sebebi hac için yolculu�un bu ayda yap�lmas�ndan dolay�d�r.

    Büyük arif “Seyyid �bn Tavus” bu ay�n fazileti hakk�nda �unlar� söylemi�tir:

    “Zilkade Ay�, zorluk ve s�k�nt� halinde dua etmek ve zulümden kurtulmak için dua etmek için çok güzel bir ayd�r.” Ayn� �ekilde �öyle demektedir: “Bu ay, dualar�n kabul olma ay� olarak adland�r�lm��t�r. Dolay�s�yla vakitlerini ganimet olarak bilmeli ve onda hacet oruçlar� tutulmal�d�r.”

    Zilkade ay�nda yap�lmas� gerekenler

    Zilkade ay�n�n 25 günü Gecesini ibadetle geçirmek gündüzünü de oruçlu geçirmek gereklidir. �mam R�za (as)’dan nakledilen rivayette: “ Bu gece Hz.�brahim ve Hz.�sa (as)’lar dünyaya geldi ve Dahvul arzd�r. Gecesinin ibadetinin çokça sevab� ve gündüzünün orucun 60 ay oruç tutmak kadar sevab� vard�r.”

    Bugünde yap�lmas� gereken bir di�er amel de iki rekat namazd�r ve bu namazlar ku�luk vaktinde k�l�nmal�d�r. Her rekatta Fatiha suresinden sonra be� defa �ems suresi okunur ve namaz�n selam�ndan sonra da �u dua okunur:

    “Güç ve kuvvet ancak ulu ve yüce Allah’ad�r. Ey sürçmeleri affeden! Benim sürçmemi affet. Ey dualar� kabul eden! Benim duam� kabul et. Ey sesleri duyan! Benim sesimi duy; bana merhamet et, benim günah ve kötülüklerimden ve bendeki çirkinliklerden geç. Ey yücelik ve ikram sahibi.”

    Yazı kaynağı : www.denizfeneri.org.tr

    Halilurrahman

    Halilurrahman

    Zilkade Ayı

    Hicrî yılın on birinci ayı, dört haram aydan biri.

    Zilkade (zülka‘de, zilki‘de) kamerî yılın şevvalden sonra, zilhicceden önce gelen on birinci ayıdır. Haram aylardan olduğu için “zü’l-ka‘deti’l-harâm” şeklinde de anılır. Câhiliye Arapları bu ay girdiğinde kutsallığına karşı saygılarından dolayı savaş ve saldırıyı, kötü söz ve kötü davranışı, hatta hayvanları için otlak aramayı bırakmaları sebebiyle bu ayın “oturmakla geçen ay, oturma zamanı” anlamında “zü’l-ka‘de” diye adlandırıldığı, İslâm’dan önce Arab-ı bâide (Âd ve Semûd) döneminde “ĥaykal”, Arab-ı âribe devrinde ise “harf”, “hüvâ‘” ya da “renne” adıyla anıldığı nakledilmektedir. Zilkade isminin, hicrî takvimde yer alan diğer ay adları gibi milâdî V. yüzyılın başlarında Hz. Peygamber’in babasından beşinci dedesi Kilâb b. Mürre tarafından belirlendiği, İslâmiyet’in zuhuru döneminde de Araplar’ın bu isimleri kullanmakta olduğu belirtilmektedir. Câhiliye devrinde haram ayların ilki olan zilkade ayında ticarî açıdan büyük önem taşıyan panayırlar düzenlenir, Mekke’de Ukâz ve Mecenne panayırları da bu ayda kurulurdu.

    Bu Ayda Olan Olaylar

    Bazı kaynaklarda zilkade ayında meydana gelen olaylar arasında Hz. İbrâhim ile İsmâil’in Kâbe’nin temellerini yükseltmeleri, denizin Hz. Mûsâ için yarılması, Hz. Yûnus’un balığın karnından çıkması zikredilmekle birlikte (meselâ bk. Zekeriyyâ b. Muhammed el-Kazvînî, s. 71) bu rivayetleri doğrulama imkânı bulunmamaktadır. İbn Abbas’ın, “Mûsâ’ya otuz gece vade verdik” âyetinde geçen (el-A‘râf 7/142) “otuz gece” ifadesini zilkade ayı olarak yorumladığı nakledilir (Şevkânî, II, 242). İslâm tarihinde zilkade ayında meydana gelen önemli olaylardan Hendek (Ahzâb) Gazvesi, Hz. Peygamber’in Zeyneb bint Cahş ile evlenmesi, Benî Kurayza Gazvesi, Umre Seferi, Umretü’l-kazâ, Resûl-i Ekrem’in Meymûne bint Hâris ile evlenmesi zikredilebilir. Ramazan ve kurban bayramları arasında kaldığı için zilkade ayında nikâh kıyılamayacağı yönündeki inanışların dinî dayanağı yoktur.
    Haram aylar olan zilkade, zilhicce, muharrem ve recebde (Hanefîler’e göre tercihen bu ayların perşembe, cuma ve cumartesi günlerinde) oruç tutmak müstehaptır. Türk dinî mûsikisinde şevval, zilkade ve zilhicce aylarında genellikle hac ilâhileri okunur. Bu aylarda güftelerinde haccı, Kâbe sevgisi ve hasretini dile getiren eserler icra edilir. Yine iki bayram arasında yer aldığından Türk halk kültüründe özellikle kadınlar arasında “aralık” şeklinde geçer.

    Lisânü’l-ǾArab, “ķǾad” md.; Kāmus Tercümesi, I, 1258; Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ, el-Eyyâm ve’l-leyâlî ve’ş-şühûr (nşr. İbrâhim el-Ebyârî), Kahire 1400/1980, s. 46, 53; Mes‘ûdî, Mürûcü’ź-źeheb (Abdülhamîd), II, 205, 207; Zekeriyyâ b. Muhammed el-Kazvînî, ǾAcâǿibü’l-maħlûķāt, Beyrut, ts. (Dârü’ş-şarki’l-Arabî), s. 71; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb, I, 157, 158; Kalkaşendî, Śubĥu’l-aǾşâ (Şemseddin), II, 376, 378-379; Şevkânî, Fetĥu’l-ķadîr, II, 242; Cevâd Ali, el-Mufaśśal, VIII, 455, 457-458, 461; Enîs Ferîha, Esmâǿü’l-eşhür ve’l-Ǿaded ve’l-eyyâm ve tefsîru meǾânîhâ, Trablus 1988, s. 77-78, 103-104; Vehbe ez-Zühaylî, el-Fıķhu’l-İslâmî ve edilletüh, Dımaşk 1418/1997, III, 1643; Tevfik R. Topuzoğlu, “Zilkade”, İA, XIII, 565; Pakalın, III, 662; “ŹülķaǾde”, el-MevsûǾatü’l-ǾArabiyyetü’l-Ǿâlemiyye, Riyad 1419/1999, X, 675-676.

    Zilkade câhiliye devri Arapları tarafından hurmaların olgunlaşması ve mahsulün toplanması mânâsında kullanılmaktaydı

    Bilindiği gibi hicret, Rebiülevvel ayında cereyan etmişse de Arapların İslâm’dan önce bildikleri bu ayların benimsenmesinde hikmet görüldüğünden senenin ilk yılı olarak “Muharrem” kabul edilmiştir Diğer taraftan Zülka’de, “Eşhürü’l-Hurum (Saygılı, hürmetli aylar)’un da birincisidir Bu aylar üçü peş peşe biri ayrı olmak üzere dört tanedir. 1- Zülka’de, 2-Zülhicce, 3- Muharrem, 4- Receb

    Hz İbrahim (as) ve İsmail (as) devrinden beri bu dört ay hürmetli aylar olarak anıla- gelmiştir Bu aylar her türlü kötülüğün, saldırının, zulmün, kıtâlin yasaklandığı aylardır Nitekim Bakara sûresinin 217 âyetinde hürmetli ayda savaşın büyük bir suç olduğu; Allah yolundan, hak dinden engellemenin, Allah’a küfr ile Mescid-i Haram’ın halkım, aynı zamanda Muhammed ashabını oradan çıkarmanın çok büyük bir günah olduğu belirtilmiştir

    Ancak câhiliye devrinde Arapların bir kısmı maişetlerini soygunculuk ve yağma ile sağladığından ve aralarında sık sık kan dâvâları ve iç harpler vuku bulduğundan peş peşe saygılı aylardan üç ay boyunca hürmet yasaklarını gözetmekte, gazveye ve saldırıya gitmemekte güçlük çekiyorlardı Bunun önüne geçmek için muharebe ve saldırı günlerinde meselâ “Recep ayı” girerse onu helâl sayıp haramlığını “Şaban ayı”na tehir ederlerdi Böyle bir durum “Muharrem”de gerekse bunu “Safer”e ertelerlerdi Böylece o yıl Muharram ve Receb yerine Şaban veya Safer ayları hürmetli aylardan sayılmış olurdu Ancak ayların sıralamasında değişiklik meydana geliyordu Neticede tehir edilen ay, bir yıl bittikten sonra yeni yıla ekleniyordu Diyelim ki, ertelenen ay Muharrem ve yerine geçirilen ay da Safer ise buna Safer-i âhir denilirdi Böylece Zülhicce’den sonra yılın ilk ayı Muharrem olması icâb ederken onun yerine Safer gelmiş oluyordu Dolayısıyle ondan sonraki gelen ayların hepsi adlarını devam ettirmekle beraber Allah’ın kendilerine tayin ettiği zaman diliminde bulunmamış oluyorlardı Bunun pek çok sakıncası yanında hac ibadeti, Allah katında belirtilen Zülhicce ayı ve günlerinden başka ay ve günlere kaymış olurdu Tevbe sûresinin 36 ve 37 âyetlerinde câhiliye çağı Araplarının yapmış olduğu bu işlem Allah Teâlâ tarafından kötülenmekte ve kâinatın yaratılışından itibaren mevcut olan on iki ayın yerlerinin korunması hatırlatılmakta ve “nesî” denilen sapıtmak için hürmetli ayların yerini değiştirmenin küfürde ileri gitmek olduğu; Allah’ın helâl kıldığını haram, haram kıldığını da helâl saymaktan kaçınmak gerektiğini vurgulanmaktadır (bk “Nesî”) (Bu âyetlerin açıklanması için bk Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, IV, 2523-2541)

    İslâmî telâkkiye göre Allah’ın saygılı kıldığı dört aydan birincisi olan Zülka’de ayında müslümanların her türlü söz ve davranışlarında daha dikkatli davranmaları, bu hürmetli ayı fırsat bilerek ruh ve kalplerini zikir, tefekkür ve ibadetle süslemeleri, haram ve yasaklardan kaçınmakta daha hassas davranmaları, İslâmî hizmetlere daha şuurlu olarak katkıda bulunmaları beklenir.

    Zilkade ayı, aynı zamanda Erbain-i şerif ayıdır. Bu ayın birinci gününden, Zilhicce ayının onuncu gününe, yani Kurban bayramı gecesine kadar olan kırk gün, Erbain-i şerif günleridir. Dinimizde zahiren itikaf ne ise; batinen de erbain odur. Erbain, mana büyüklerinin talebelerine yaptırdıkları kırk günlük hususi vezaifdir. Aşağıda tarifleri görülen, büyük ve küçük olmak üzere iki çeşit erbain vardır.
    Bunlardan büyük erbain, üstazın talimi üzere ve izni olmaksızın yapılamaz. Küçük erbain ise, her sene arzu edenler tarafından yapılabilir. Büyük erbainin tarifi: Zilkadenin birinci gününden, Zilhicce-i şerifin onuncu gününe kadar olup, kırk gün hücresinden, mecburi işlerinden maada bir iş için dışarıya çıkmamak.

    Yirmi dört saatte bir tas mercimek çorbası yemek suretiyle uzlette vakit geçirmek. Yirmi dört saatte dört saatten fazla uyumamak. Bu müddet içinde farz namazları ve günlük dersinden maada bütün nafile namazları eda etmek ve ayrıca on rekat şükür namazı kılmak. 24 bin İsmi Celal (Allah) zikretmek, 2500 adet salavat-ı şerif ve Delaili Hayrat tertibi üzere okumak. Bir cüzden üç cüze kadar Kur’an-ı Kerim tertibinde bulunmak. Kalan vakitlerini de; tefekkür ve tezekkür-ü mevt ile geçirmektir.

    Küçük Erbainin tarifi: Mezkür tarihler arasındaki kırk günden her bir günü evinin bir köşesinde, çoluk çocuğundan ayrı bir yerde, yirmi dört saatten ayıracağı iki buçuk saatini Rabbiyle baş başa kalarak günlük evradının ifasından sonra, 500 Lafza-i Celal kalbi, 500 salavat-ı şerif, bilenler Delaili Hayrat tertibine riayet ederek ve bir cüz de Kur’an-ı Kerim okurlar. Bu iki buçuk veya üç saati, ikiye bölmek, yarısını sabahtan, diğer yarısını da akşamdan yapmak suretiyle de olur. Her iki erbaine de zilkade ayının adabı ile başlanır. Bu erbainleri yapamayacak olanlar, hiç olmazsa zilkade ayının adabını her gün yapabilirler.

    Zilkade Ayında Yapılacak İbadetler

    Zilkade Ayının 25 Gecesinin Önemi:

    Zilkade Ayında Kılınması Gereken Tövbe Namazı

    Zilkade Ayının ilk Pazar günü kılınması gereken tövbe namazı şu şekildedir:

    (Namazın niyeti için :”tövbe namazı kılıyorum gurbeten ilallah denilmesi gerekir”.)

    Namazın birinci ve ikinci rekatlarında bir defa Fatiha suresini okumalı sonra üç defa “ihlas” suresini, bir defa “felek” ve “nas” surelerini peş peşe okumalıdır.
    Birincisi bittikten sonra ikinci iki rekatlık namazı da aynı şekilde kılıp bitirdikten sonra

    70 kere “esteğfirullahi rabbi ve etubu ileyh” diyerek istiğfar etmeli.

    Sonra şu zikri demelidir:

    “La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim”

    Sonra şu duayı okumalıdır:

    “Ya azizu ya ğafur, iğfirli zunubi, ve zunube cemiel muminine vel muminat, fe innehu la yeğfiruz zunube ille ente”
    Anlamı: “Ey kudretli, ey bağışlayan! benim ve tüm mümin erkek ve kadınların günahlarını bağışla. Hiç şüphesiz senden başka günahları bağışlayan yoktur.”

    Allah Resulüne (s.a.a) ya Resülallah! Eğer bu ameli başka günler yaparsak aynı sevabı alır mıyız? Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve alih) şöyle buyurdu: “Aynı sevap ve özelliğe sahiptir.”

    Sonra şöyle buyurdu: “Bunları miraç gecesinde Cebrail bana öğretti.”

    Haram Aylarda (Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Recep ) Oruç Tutmanın Fazileti

    2428. …Mucîbe el-Bâhiliyye’nin babası-veya amcası-[415] ndan ri­vayet ettiğine göre:

    O (Bahiliyye’nin babası veya amcası) Rasûlullah (s.a.)’e geldi sonra (memleketine) döndü, Adam bir sene sonra hal ve şekli değiş­miş bir vaziyette Peygamber (s.a.)’e yine gelip:

    Beni tamyormusun? Ya Rasûlallah? dedi.

    Peygamber (s.a.):

    “Sen kimsin?”

    Ben sana geçen sene gelen Bâhiliy’yim.

    “Seni ne değiştirdi? (Seni bu hale getiren ne?) Halbuki sen güzel görünüşlü idin!” buyurdu.

    Senden ayrılalı sadece geceleri yedim (senden ayrıldıktan sonra devamlı oruç tuttum). Rasûlullah (s.a.);

    “Kendine niçin azabettin?” buyurdu ve şöyle devam etti:

    “Sabır (ramazan) ayı ve her aydan bir gün oruç tut!”Adam:

    Bana artır çünkü bende (buna) kuvvet var.

    ” (Ramazandan sonra her ay) iki gün tut.”Bana artır.

    “(Ramazandan sonra her ay) üç gün tut!”Bana artır.

    Peygamber (s.a.) üç parmağını yumup açarak işaret edip:

    “Haram aylardan (bu kadar) tut ve terket, haram aylardan (bu kadar) tut ve terket, haram aylardan (bu kadar) tut ve terk et,” buyurdu.[416]

    Açıklama

    Görüldüğü gibi hadisin râvisi Mücîbe el-Bâhilîyye*nin hadisi babasından mı yoksa amcasından mı rivayet ettiği konusunda şüpheye düşülmüştür.

    Nesâî’nin rivayetinde Mücîbe’nin amcasından rivayet ettiği belirtilmek­tedir, tbn Mâce’nin rivayeti ise, aynen Ebû Dâvud’daki gibidir. Ahmed b. Hanberin rivâyetide, “BâhiIeli ihtiyar bir kadın olan Mücîbe, babasın­dan veya amcasından” şeklindedir.

    Mücîbe el-Bâhiliyye’nin babası Abdullah b. Haris el-Ensâri’dir. Kün­yesi Ebû Cehm, veya Ebu Mucîbe’dir. îbn Hıbbân bu zatı, sahâbîler ara­sında saymış, Ebu Ömer, tanımadığını söylemiştir. îsâbe’de “O Mucibe el-Bahiliyye’nin babasıdır” denilmektedir.

    Mucibe’nin amcasının kim olduğu ise, tespit edilememiştir.

    Peygamber (s.â.)’m bu son sözüne göre bir yıl içerisinde tutulacak olan nafile oruçların son haddi 81 gün olmuş olmaktadır. Haram, ayların her birinde 15 gün olma küzere tamamında 60 gün, geri kalan yedi aydan her birinde de üçer günden 21 gün daha eklenince tamamı 81 gün etmiş olur.

    Hz. Peygamber’in üç parmağını yumup açarak; “Haram aylardan bu kadar tut, sonra terket” şeklindeki sözünü, “Haram ayların ilk üçü olan Zülka’de, Zülhicce ve Muharrem’in tamamında tut, sonra terk et” manasında anlayanlar da olmuştur. Aynı sözü izah için başka ihtimaller üzerinde durulmuşsa da kayda değer görülmemiştir.

    Hadis-i şerifte, Hz. Peygamber ramazan ayı için “sabır ayı” tabirini kullanmıştır. Çünkü insan, ramazanda yemeyi içmeyi terketmek üzere nefsin isteklerini hapsetmekte, bu istekler karşısında sabır göstermektedir.[417]

    Bazı Hükümler

    Yazı kaynağı : www.halilurrahman.com

    Zilkade ayı 25 nci gecesi namaz ve önemi(İstiğfar Namazı) | Mutluluğun Şifresi

    Zilkade Ayının 25 Gecesinin Önemi:

    Zilkade ayının 25 günü (dahvul arz) Kabe’nin altından başlamak suretiyle yer yüzü yayılmaya ve yaratılışına başlanmıştır.

    Gecesini ibadetle geçirmek gündüzünü de oruçlu geçirmenin çokça sevabı vardır.

    İmam Rıza (as)’dan nakledilen rivayette: “ Bu gece Hz.İbrahim ve Hz.İsa (as)’lar dünyaya geldi ve Dahvul arzdır. Gecesinin ibadetinin çokça sevabı ve gündüzünün orucun 60 ay oruç tutmak kadar sevabı vardır.”

    Yılın dört gününden biridir ki; orucu bütün diğer günlerden fazileti fazladır Yine rivayette orucunun 70 yıllık oruç sevabına eş değer olduğu ve bir başkasında ise 70 yılık keffaret olduğu beyan buyrulmuştur.

    Her kim gecesini ibadetle ve gündüzünü de oruçlu geçirirse ona 100 yıllık ibadet sevabı yazılır.

    Bu günü oruçlu geçiren kimse için yer ve gök arasında her ne varsa istiğfar eder Allah’ın rahmeti bu günde yayılmıştır ve bu günde kim ibadet eder ve Allah’ın zikri için toplanırsa çokça ecir vardır.

    Bu dahvul arz günü istiğfar namazı kılınmalıdır. Efendimiz Hadis-i şerifte mealen; “her kim bu ameli yerine getirirse tövbesi kabul olur ve günahları bağışlanır; onun hasımları kıyamet günü ondan razı olur; dini ondan alınmaz ve imanlı olarak ölür; kabri nurlu ve geniş olur; rızkı artar; azrail (as) canını alırken ona iyi davranır, canı güzel bir şekilde ondan alınır.” diye buyurmaktadır.

    Namazın şekli ve yapılması gerekenler: Özellikle Dahvul arz günü ya da Zilka’de ayında bir gün (zorluk anında herhangi bir ay veya gün ) gusül aldıktan sonra abdest alınır ve dört rekat ikişerli olarak her rekatta bir fatiha; üç ihlas; Bir muavezeteyn (felak ve nas) sureleri okuyarak namaz kılar, selamdan sonra 70 defa günahlarından istiğfar edilir. (estağfirullahi ve etubu ileyh); bitirince bir defa la havla vela guvvete illabillahil-aliyyil-azim der. Ve eller dua için kaldırılır. Ve şu duayı okur: “ Ya azizu ya ğaffaru ığfirli zunuubi va zuunbe cemi’il muminine val-muminat; Feinnehu la yağfiruz-zunibe illa ente.” Yani : Ey çok yüce; ey çok bağışlayan; benim günahlarımı; bütün mümin erkek ve kadınların günahlarını bağışla; muhakkak ki senden başka günahları bağışlayan yoktur.” Amin yarabbel alemin.

    Yazı kaynağı : mutlulugunsifresi.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap