Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    yetişkinlerde gaz giderici ilaçlar

    1 ziyaretçi

    yetişkinlerde gaz giderici ilaçlar bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Meteospasmyl nedir, ne için kullanılır? Dozu ve yan etkileri

    Gaz Sancısı Nedir? Gaz Sancısına Ne İyi Gelir? | Özel Başarı Hastanesi

    Gaz Sancısı Nedir?

    Herkesin vücudunda gaz vardır. Gaz varlığı rahatsız edici ve utanç verici olabilir, ancak gaz sancısı yaşamı tehdit edici bir problem değildir. Vücuttaki gaz, ağız aracılığıyla geğirme yoluyla veya rektumdan geçirilerek dışarı atılır. Çoğu insan günde yaklaşık 1 ila 4 litre gaz üretir ve günde yaklaşık 14 kez gaz çıkarır.

    Gaz karbondioksit, oksijen, nitrojen, hidrojen ve metan gibi çoğu kokusuz buharlardan oluşur. Kalın bağırsaktaki bakteriler ise kükürt içeren gazları salgılayarak hoş olmayan bir gaz kokusu üretir.

    Sindirim sisteminde gaza ne sebep olur?

    Sindirim sistemindeki gaz iki kaynaktan gelmektedir:

    Geğirme, yutulan havanın mideden ayrılmasını en çok sağlayan aktivitedir. Geğirme sonucu atılamayan gaz kısmen ince bağırsakta emilir ve küçük bir kısmı kalın bağırsağa girerek rektumdan atılır.

    Bazı karbonhidratlar (şeker, nişastalar ve lif), belirli enzimlerin eksikliği veya yokluğu nedeniyle ince bağırsakta sindirilmez. Sindirilmemiş veya emilmemiş yiyecek daha sonra, zararsız ve normal bakterilerin bu maddeleri parçaladığı kalın bağırsağa geçer. Bu işlem hidrojen, karbondioksit ve tüm insanların yaklaşık üçte birinde rektumdan salınan metan gazları üretir.

    Aşırı Gaz Oluşumu Nedeni Olan Yiyecekler

    Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü'ne göre, karbonhidrat içeren gıdaların çoğu gaz çıkarma nedeni olabilirken, yağ ve protein içeren besinler daha az gaz çıkarmaya neden olur. Gaza neden olan yiyeceklerden bazıları şunlardır:

    Gaz Sancısının Belirtileri Nelerdir?

    Aşırı gaz nedeni ile kronik semptomların oluşması nadirdir. Aşağıdakiler gaz sancısı nedeniyle oluşabilecek semptomlarıdır. Bununla birlikte, her birey semptomları farklı şekilde yaşayabilir. Gaz sancısının belirtileri şunları içerebilir:

    Kronik sürekli geğirme, peptik ülser hastalığı, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) veya gastrit gibi bir üst gastrointestinal bölge hastalığının belirtisi olabilir.

    Crohn hastalığı, huzursuz bağırsak sendromu, kolon kanseri veya bağırsak tıkanmasına neden olan herhangi bir hastalık da karın şişkinliğe neden olabilir.

    Ameliyattan kaynaklanan fıtıklar veya yara dokuları da şişkinliğe ve ağrıya neden olabilir.

    Yağlı yiyecekler midenin boşalmasını geciktirerek şişkinlik ve rahatsızlığa neden olabilir, ancak çok fazla gaz sancısına neden olmaz.

    Gaz sancısı semptomları diğer tıbbi durumlar veya sorunların belirtileri ile benzerlik gösterebilir. Kesin teşhis için daima doktorunuza danışın.

    Sindirim sistemindeki aşırı gaz nasıl teşhis edilir?

    Gaz sancıları, keşfedilmesi ve tanı konulması gereken ciddi bir rahatsızlıktan kaynaklanabilir. Doktorunuz tanı koymak için önce fizik muayene gerçekleştirecektir. Fizik muayene sırasında doktorunuz, herhangi bir hassasiyet olup olmadığını ve herhangi bir anormallik hissedip hissetmediğini belirlemek için karnınıza dokunabilir. Karnınızın sesini bir stetoskopla dinlemek, doktorunuzun sindirim sisteminizin ne kadar iyi çalıştığını belirlemesine yardımcı olabilir. Muayenenize ve kilo kaybı, dışkıda kan veya ishal gibi diğer belirti ve semptomların varlığına bağlı olarak doktorunuz teşhise yardımcı olmak için aşağıdaki bahsedilen bazı ek testleri isteyebilir:

    Gaz Sancısı Tedavisi

    Gaz sancısının kesin çözümü yoktur. Sindirim sistemindeki gaz sancısı için özel tedavi, aşağıdakilere göre doktorunuz tarafından belirlenecektir:

    Gaz ağrılarınız başka bir sağlık sorunundan kaynaklanıyorsa, altta yatan durumu tedavi etmek rahatlama sağlayabilir. Aksi takdirde, gaz sıkışması genellikle diyet değişiklikleri, yaşam tarzı değişiklikleri veya reçetesiz satılan gaz giderici ilaçlarla tedavi edilir. Çözüm herkes için aynı olmasa da, küçük bir deneme yanılma sonrasında çoğu insan biraz rahatlama bulabilir.

    Gaz Sancısına Ne İyi Gelir

    Gaz Sancısı Tedavisinde Diyet

    Beslenme değişiklikleri vücudunuzun ürettiği gaz miktarını azaltmaya veya gazın sisteminizde daha hızlı hareket etmesine yardımcı olabilir. Diyetinizin ve gaz sancısı belirtilerinin günlüğünü tutmak, doktorunuza yardımcı olur ve diyetinizdeki değişiklikler için en iyi seçenekleri belirlemenize olanak sağlar. Bazı besinleri tüketmeyi bırakmanız veya daha küçük porsiyonlar yemeye başlamanız gerekebilir.

    Aşağıdaki diyet tavsiyelerine uymak gaz sancısının belirtilerini iyileştirebilir:

    Gaz Sancısı Tedavisinde Reçetesiz İlaçlar ve Takviyeler

    Aşağıdakiler bazı kişilerde gaz sancısı semptomlarını azaltabilir:

    Gaz Sancısı Tedavisinde Yaşam Tarzı Değişiklikleri

    Yaşam tarzı değişiklikleri yapmak aşırı gaz varlığı ve gaz sancısını azaltmaya veya hafifletmeye yardımcı olabilir.

    Gaz Sancısı Nasıl Önlenir 

    Lif açısından zengin besinlerle beslenmek, susuz kalmamak ve egzersiz yapmak, gaz sancıları yaşamamak için uzun vadede iyi bir yaklaşımdır. Bu önlemlerin gaz sancısı problemini iyileştirmediği durumlarda, polietilen glikol müshil kullanımı düşünülebilir.

    Yazı kaynağı : basarihastanesi.com

    Gaz Sancısı

    Gaz Sancısı

    Genel Tanıtım

    Gaz Sancısı Nedir?

    Aşırı hava yutulması neticesinde ya da besinlerin sindirimi sonucunda ortaya çıkan gazın artması, vücudun bu gazı atmasını olanaksız hale getirir ve gaz sancısı meydana getirir. 

    Tüketilen yemeklerin içeriği, hızlı yemek yeme, hareketsiz bir yaşam sürmek, yemek yerken ağzın çok açık kalmasına gibi pek çok faktör gaz sancısına sebep olabilir. Sağlıklı bir sindirimin sonucu olarak bir birey, günde yaklaşık 20 kez gaz çıkartır. 

    Her yaş grubundan insanın başına gelir ama bebeklerde daha sık gaz sancısı sıkıntısı yaşanmaktadır. Çünkü 2-3 haftalık olduktan sonra daha fazla süt tüketmeye başladığından bağırsaklarında oluşan gaz miktarı artar ve henüz gelişmemiş olan sindirim sistemleri bebeklerin gaz çıkarmasını zorlaştırır. 

    Beslenme alışkanlıklarının yanı sıra günlük rutinler bile gaz sancısına neden olabilir. Gaz sancısı beraberinde şişkinlik, ishal veya kabızlık ile daha da şiddetlenme eğilimi gösterir. 

    Bağırsakta ki yararlı bakterilerin solunum esnasında yutulan hava ile beslenmede tüketilen gıdaların fermente edilmesi sonucu, midede ve bağırsaklarda gaz oluşumu gerçekleşir. Oluşan gaz sağlıklı bir şekilde dışarı atılamadığı takdirde birikir ve gaz sancılarına sebebiyet verir. 

    Sancının şiddeti biriken gaz miktarına göre çeşitlilik gösterir. Gaz sancısı aslında ciddi bir sağlık sorunu doğurabilir ama çoğu zaman görmezden gelinir.

    Bağırsaklarda gaz birikmeye başladığında, gazı vücudunuzdan atmazsanız içinizde hapsolan gaz bir süre sonra kasılmalara, kramplara ve sancılara sebebiyet verir. Dolayısıyla biriken gazı vücuttan çıkarmak oldukça mühimdir.

    Gaz ve gaz ağrısında bir artış, gaz üretme olasılığı yüksek olan yiyecekleri yemekten kaynaklanabilir. Yeme alışkanlıklarında ki basit değişiklikler rahatsız edici gaz ataklarının azalmasına ortam hazırlayabilmektedir.

    İrritabl bağırsak sendromu veya çölyak hastalığı gibi bazı sindirim sistemi sıkıntıları gaz miktarı ve gaz ağrısında artışa sebebiyet verebilmektedir.

    Yazı kaynağı : www.acibadem.com.tr

    Gaz sorununuz varsa...

    Gaz sorununuz varsa...

    Hepimizin bağırsaklarında her gün makul miktarda metan gazı, karbondioksit, hidrojen ve nitrojenden oluşan bir karışım hep oluşur. Ancak bağırsaklarımız bu işi bazen abartır. İşte o zaman olur olmaz yerlerde, olur olmaz zamanlarda problemler yaşanır.
    Bazen bir sınavda, önemli bir toplantıda, uzun zamandır beklediğiniz bir randevuda, bazen de kalabalık bir asansörde böyle bir durumla karşılaşmak can sıkıcıdır.
    “Neden bazı bağırsaklar çok fazla gaz üretirler?” sorusunun cevabını vermek kolay değildir. Sebep bazen bağırsakların laktoz duyarlılığı, bazen de sinirsel kolit (yani mutsuz bağırsak) hastalığıdır. Gaz şikâyetinin arkasında beslenme hataları da olabilir.
    Gaz oluşumunu artırdığı bilinen meyve ve sebzeler, taneli tahıllar, fasulye, bezelye gibi baklagilleri fazlaca yiyenlerde aşırı gaz üretimi kaçınılmaz hale gelir.
    Yukarıda saydığımız besinlerin hepsi fazla miktarda lif içermektedir. Bu besinleri çok yiyenlerde -hele bir de su içmezlerse- gaz bir kader gibidir.
    İnce bağırsaklara ulaşan sindirilmemiş karbonhidratların kalın bağırsaklardaki bakteriler tarafından aşırı miktarda hazmedilmesi de gaz sorununa yol açar.
    Ülserotif, kolit Crohn hastalığı ve sinirsel kolit problemi olanlarda da gaz şikâyeti fazladır. Kabızlık nedeniyle bağırsak yumuşatıcısı ilaçlar (laksatif) kullananlarda, sık sık antibiyotik alanlarda da gaz şikâyetine sık rastlanır.
    Diğer taraftan süt ve süt ürünlerinde bulunan laktoz isimli maddeyi parçalayan bağırsak enzimi laktoz eksik ya da yetersiz ise sütlü gıdalar yendikten sonra gaz ve şişkinlik şikâyetine çok sık rastlanır.
    Mide üşütmesinden gıda zehirlenmesine, seyahat ishalinden dizanteriye kadar başka pek çok sorunda gaz şikâyeti olabilir.

    NE YAPMALI?

    Eğer böyle bir probleminizin olduğunu düşünüyorsanız beslenme planınızda lahana, turp, soğan, karnabahar, bezelye, mercimek, fasulye, kepekli tahıllar, kepekli ekmekler ve sebzelere özellikle salatalık ve kabağa daha az yer vermelisiniz.
    Meyveyi abartmamalı, laktoz içermeyen süt ürünleri kullanmalısınız. Yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durmalısınız. Lokmaları yavaş yemenizde yarar olabilir.
    Yemeklerden sonra içilen nane çayının nane yağı içeren kapsül ve damlaların, Asidofil bakteriler içeren probiyotik ürünlerin, sindirim enzimlerinin ve doğal karbonun da faydası olabiliyor.
    Eğer bu önlemlere rağmen şikâyetleriniz artarak devam ediyorsa, bir doktordan yardım istemeniz yararlı olacaktır. Özellikle gaz hikâyesine eşlik eden bulantı, kusma, ishal, kanama, kilo kaybı gibi sorunlar da mevcutsa, doktorunuzla görüşmekte geç kalmamanız gerekiyor.

    Bayramlar sizin için fazla yeme özgürlüğü anlamına geliyorsa...

    “Etrafımda zengin sofralar, çeşit çeşit bayram tatlıları varken kendimi nasıl kontrol edeceğim?” diye soruyorsanız, işte sizi bayram sofralarına ve ikramlarına psikolojik olarak hazırlayacak birkaç öneri:
    ? Bayramda gündelik beslenme programınızın dışında fazladan kaç kalori alabileceğinizi belirleyebilirsiniz. Sizin planlarınıza rağmen yemeniz konusunda ısrarcı bir tutum sergileyenler olursa, kendi kendinize şu soruyu sorun: Bu planladığım bir durum mu, değil mi? Eğer planınızı bozmanız gerekecekse kararlı biçimde reddedin.
    ? Size ısrarla ikram edilen çikolata, şeker gibi kalorisi bol yiyecekleri o anda reddedemiyorsanız kabul edip, oradan ayrıldıktan sonra başkalarına ikram edin.
    ? Her şeyi sınırsızca yiyememeyi “mahrum kalmak” olarak değil, sizi “daha ince ve formda biri olmaya yaklaştıran bir adım” olarak düşünün.
    ? Unutmayın ki, gün sonunda aşırı yemekten ötürü suçluluk duymak yerine, sizi zorlayan durumlarla başarılı bir şekilde baş etiğinizi hatırlayarak, kendinizle gurur da duyacaksınız. Seçim sizin...

    De(nge)liye her gün bayram!

    Dünya Sağlık Örgütü’nün “sağlık” tanımlaması, “kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam anlamıyla iyilik hali”dir. Buradan çıkan sonuç, “hastalık ya da engel/özür durumunun olmaması”nın sağlığın sınırlarını belirlemede yeterli olamayacağıdır. Gündelik yaşantı, çevre koşulları, iş ortamı, iklim gibi birçok etmen de devreye girmektedir. Yasalar, uygulayıcı kurumlar, eğitim çalışmaları ve diğer disiplinler de sorumluluk almaktadır. Ancak her koşulda öncelik, “yaşam biçimi” ve “güncel yaşamdaki alışkanlıklar ve uygulamalar”dadır.
    Hasta olmayı beklemeden, yaş ve cinsiyet gibi değişkenlere göre, gereken zamanlarda, uygun gelen incelemeleri yaptırmak bedensel iyilik için ilk koşuldur. Dengeli, nitelikli ve ölçülü beslenmek de ikinci önemli koşul olmalıdır. Verimli bir uyku ile bedeni dinlendirebilmek, iş ve ev ortamının niteliklerini yükseltmek, düzenli olarak fiziksel aktivite yaparak bedeni zinde tutmak da sağlık için “olmazsa olmaz”lar arasındadır.
    Uygarlığın simgesi pek çok buluşun, bizi atalarımızdan aldığımız genlerle donatan sistemin dışında ve çok üzerinde kolaylıklar sağladığı bir çağdayız. Taşıtlar, yürüyen merdivenler, asansörler ayağımızı yerden kesti. Gıdalarımız karmaşık, yüksek kalorili ve çok kolay ulaşılabilir yerlerde. Hareket azaldı, enerji yüklemesi arttı. Bu fazlalık mevduat hesabımızda olsa ne iyi olurdu; oysa bedenimizde oluyor. Yağ hücrelerimiz genişliyor!
    Bayramlar, sağlığımızın ruhsal ve sosyal tarafını “besleyen” ve güçlendiren çok önemli zaman dilimleridir. Ailelerin “7’den 77’ye” bir araya gelmeye çabaladıkları bu değerli saatlerin çoğu sofra başında geçer. İşte tam da o anlarda birbirimize olan sevgimizin ve saygımızın derinliğini göstermek istiyorsak, sofraları nitelikli gıdalarla kurmaya, servis yaparken ısrarcı olmamaya, tabağını yarım bırakanı ayıplamamaya özen göstermeliyiz.
    Uzun yıllar sevdiklerimizle aynı sofralarda bayram kutlaması yapabilmek için daha dengeli, nitelikli ve ölçülü beslenmeye çalışmalı ve aktiviteye zaman ayırmalıyız.

    Ylaçlar ve karaciğer

    Ylaç ve karaciğer etkileşimi iki ana başlıkta incelenebilir.
    1-Ylaçların yol açtığı karaciğer hasarı ve ilaca bağlı karaciğer hastalıkları
    2-Karaciğer hastası olduğu bilinen kişilerde ilaç kullanımı
    Ylaca bağlı karaciğer hasta-lıklarının bir kısmı toksisite potansiyeli olduğu bilinen ilaçlarla ve doz ile ilişkili olarak ortaya çıkar ve öngörülebilir.
    Bazı ilaç reaksiyonları ise dozdan bağımsız olarak, o ilacı kullananların yalnızca bir kısmında görülür.
    Karaciğer üzerinde toksik etkili olması beklenen bir ilaç kullanımına başlanmadan önce klinikte genellikle hastanın karaciğere ait tetkikleri yapılarak hasta yakın takibe alınır.
    Burada prensip, aniden başlayan bulantı, kusma, sarılık gibi bulgularla ortaya çıkan akut toksik hepatit tablosuna yol açan ilaçların derhal, zaman kaybedilmeden kesilmesi olmalıdır.
    Bu noktada her hekim, kullanmakta olduğu ilacın toksisite potansiyelini dikkate alarak, yaklaşımı hastaya ve içinde bulunulan duruma göre uygun şekilde düzenler. Karaciğerde toksik etkileri olduğu bilinen ağrı kesiciler, tüberküloz ilaçları, kolesterol düşürücü ilaçlar doktor gözetiminde yakın takiple kullanılmalıdır.
    Ağız yoluyla alınan ilaçların tümü öncellikli olarak karaciğerden geçerek dolaşıma katılır. Dolaşıma başka yollardan katılan ilaçların da büyük kısmı kan akımı oldukça fazla olan karaciğere gelerek, burada metabolize olur.
    Bu nedenle beklendiği gibi karaciğer hastalık-larında ilaçların büyük kısmının emilimi, dağılımı, vücutta taşınması, meta-bolizması ve atılımı değişir.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap