Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    yeter söz milletindir kim söylemiş

    1 ziyaretçi

    yeter söz milletindir kim söylemiş bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Yeter! Söz Milletindir!

    Yeter! Söz Milletindir!

    Yeter! Söz Milletindir!, 1950 Türkiye genel seçimlerinde Demokrat Parti'nin kullandığı ana slogandır.

    1950'de siyasi propaganda serbest bırakılınca DP radyodan ve basılı malzemeden yararlandı. Afiş yoluyla propagandanın devrimle bütünleşen ilk örneğini veren "Yeter! Söz Milletindir!" afişinde "dur" anlamında bir el vardır, altında Demokrat Parti yazar. Üstte sağda "Yeter! Söz Milletindir!" yazısı vardır.

    Bu afiş mimar Selçuk Milar tarafından yapılmıştır. Tarihi tanıklıklara göre, bu afiş Demokrat Parti'nin seçimi kazanmasında kendisi kadar etkili olmuş, Cumhuriyet Halk Partisi üyeleri bile afişin etkisi karşısında şaşırmışlardır.[kaynak belirtilmeli]Selçuk Milar, CHP'lilerin de bir afiş için ricada bulunmaları karşısında, Türk milletinin demokrasiyi yaşamasını istediğini ve CHP'nin halkın oyuyla gitmesi gerektiğini söyleyerek afişine tam destek vermiştir.

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    yeter söz milletindir

    Yeter Söz Milletindir

    Yeter Söz Milletindir

    Büyülü slogan tam 69 yaşında... Tek parti döneminin sona erdiği 14 Mayıs 1950 seçimlerinde "Unutulmaz slogan" ilk kez kullanıldı... Demokrat Parti tarafından.
    "Sloganı bulan ve bu slogana uygun afişi hazırlayan" ise bir memurdu.
    Teknik Öğretim Müsteşarlığı'nda çalışan Selçuk Milar.
    Necati Özkan'ın "Seçim Kazandıran Kampanyalar" adlı kitabında "Bu sloganın öyküsü" ayrıntısıyla anlatılır (MediaCat Kitapları-2002).
    1950 seçimlerinden önce CHP iktidarının Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, "Yeter söz milletindir" sloganının yaratıcısı "Memurunu" çağırır...
    Selçuk Milar'ı:
    -Demokrat Parti'nin "Yeter Söz Milletindir!" afişini siz yaptınız değil mi?
    -Evet efendim, altında imzam var.
    -Sizi yürekten kutlarım.
    İnsanda hayranlık uyandıran çok üstün bir başarı.
    -Teşekkür ederim.
    Özellikle sizin beğenmiş olmanız beni çok mutlu etti.
    -Asıl sizden biz yararlanmak isterdik...
    -Siz benden böyle bir hizmet isteseydiniz yapmazdım.
    Çünkü ben Türk milletinin demokrasi gerçeğini dinlemesini değil, yaşamasının hasreti içindeyim.
    O nedenle sizin iktidarı halkın oylarıyla kaybetmeniz ve muhalefetteki partinin iktidara gelmesini istiyorum.
    -Peki ama "Yeter" sözü ile ne demek istiyorsunuz...
    "Ne yeter?" -Muhalifleri destekleyen vatandaşlara yapılanlar yeter; her gün gazetelerde okuduğumuz tatsız olaylar yeter; devletin görevi olan hizmetlerin muhalefetteki vatandaşlardan esirgenmesi yeter...
    -Bu afişi sizden kim istedi?
    -Onu size kesinlikle söyleyemem Bakanım.
    Neden?
    -Başlarına neler geleceğini bildiğim için.

    ***


    Sürgün ve İstifa

    Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel "Yeter söz milletindir" sloganının yaratıcısı "Memur Selçuk Milar'a" teşekkür eder... Elini sıkar.
    20 gün sonra... Selçuk Milar'ın "Urfa'da bir şantiyeye" tayini çıkar.
    Selçuk Milar da "İstifayı basar." Bugün...
    Selçuk Milar'ı kimse bilmiyor ama... "Efsane sloganı" hâlâ yaşıyor:
    "Yeter söz milletindir." 23
    Haziran'da...
    İstanbul'da...
    Yine "Söz milletin olacak."

    ***


    Biliyor Muydunuz?

    Türkiye'nin nüfusu... 14 Mayıs 1950 seçimlerine gidilirken... 20 milyon 947 bin 045 idi.
    Seçmen sayısı ise... 8 milyon 905 bin 743.
    Bugüne gelince... İstanbul'daki seçmen sayısı... 10 milyonun üzerinde...
    "Tam sayı 10 milyon 570 bin 939."
    Fakat... "Asıl söylemek istediğimiz şey" başka.
    1950 seçimlerinde...
    Kullanılan oy... "7 milyon 905 bin 743."
    Sandıklardan çıkan oy ise...
    "Kullanılan oydan fazla... 8 milyon 051 bin 650."
    Aradaki fark..."150 bine yakın." Kitapta (Seçim kazandıran kampanyalar) "Bu durum" şöyle anlatılıyor:
    -Anlaşılan ülkede örgütlü bir güç, miting meydanlarında 'gümbür gümbür geliyorum' diyen Demokrat Parti iktidarının önünü kesmek istemiştir.
    69 yıl öncesinde yaşanmış bu "Hayali seçmen" olayını biliyor muydunuz?

    ***


    Büyük Türkiye

    Süleyman Demirel'in dilinden düşmezdi...
    Turgut Özal'ın da... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da sık sık tekrarladığı söz...
    "Büyük Türkiye." "Büyük Türkiye" sözünü ilk kullananın Adnan Menderes olduğunu biliyor muydunuz?
    Koskoca bir seçim afişi.
    Adnan Menderes sağ elinin başparmağını seçmene doğru uzatıyor.
    Ve... "Büyük Türkiye için desteğinizi istiyorum" diyor.

    ***


    İlhan Cavcav... Mezarında Rahat Uyu

    Gençlerbirliği ile Denizlispor Süper Lig'deler... Kutluyoruz.
    Denizli "Şehir olarak" aylar öncesinden "Havaya girmişti." Yolu Denizli'den geçenler görmüşlerdir, her yerde "Denizlispor'la ilgili afişler" vardı.
    Ankaralının, Gençlerbirliği için "Böyle bir havaya girmişliği yoktu." Ama taraftar "Hırslıydı.
    Takımının arkasındaydı... Süper Lig'e kilitlenmişti." Dün... Başkanla konuştuk...
    Murat Cavcav'la... Dedi ki:
    Kupayı bekliyoruz... Süper Lig'e çıkan ilk iki takıma kupa verilecek.
    Kupayı alınca Yönetim Kurulumuz, hocamız ve futbolcularımızla birlikte Cebeci Asri Mezarlığı'na gideceğiz.
    Kupayı babamın mezarına koyacağım... Diyeceğim ki...
    Baba geçen sezon seni üzdük...
    Süper Lig'den düştük... Özür diliyorum... Ama bu sezon geri döndük... Yine Süper Lig'deyiz...
    Mezarında rahat uyu.

    Yazı kaynağı : www.sabah.com.tr

    “Yeter söz milletindir” sözünün tecelli ettiği gün: 14 Mayıs 1950... - YENİ ASYA

    “Yeter söz milletindir” sözünün tecelli ettiği gün: 14 Mayıs 1950... - YENİ ASYA

    Milletin sesini yükseltip, “yeter söz milletindir” dediği ve tek parti iktidarını devirip milletin iktidara geldiği bir tarih: 14 Mayıs…

    “Demokrasi bayramı”nız kutlu olsun

    “Demokrasi bayramı” olarak kutlanması gereken bir tarih...

    Devamını okumak için tıklayınız:

    Peki, neydi 14 Mayıs’ı demokrasi bayramı yapan…

    Bu tarih Türkiye’de tek partili baskıcı rejimden, iktidarların seçimle gelip, seçimle gittiği sistem olan demokrasinin tarihidir. Bu tarih 7 Ocak 1946’da kurulan Demokrat Parti’nin millet iradesiyle iktidara geldiği 14 Mayıs 1950’dir.

    Merhum Adnan Menderes’in DP’nin ilk kongresindeki sözleri bu misyonun amacını göstermesi açısından önemlidir: “Devlet partisi, devlet kılıcını kuşanmış, hükümet arabasına binmiş, cansız ve idealsiz bir kadrodan ibaret kalmıştır. Memleketin yürüttüğü demokrasi yolunda hürriyeti sevenlerin hizmeti büyük olmuştur. Demokrasi dâvâsında partimizin yolu açık ve milletimizin bahtı aydınlık olsun…”

    http://www.yeniasya.com.tr/mehmet-kara/demokrasi-bayrami-niz-kutlu-olsun_396914

    Demokrasi ışığının yandığı gün...

    Demokrat Parti 70 yıl önce 1946’da bu gün kuruldu...

    Demokrat Parti, 7 Ocak 1946'da kurulan ve dört yıl sonra yapılan seçimlerde (14 Mayıs 1950'de) 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa serbest seçimle iktidarı kazanan Türk siyasi partisidir.

    Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve on yıl boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur. Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Partinin kısa adı "DP"dir.

    Demokrat Parti'nin kökenleri

    Demokrat Parti'nin kökenleri, 1902 yılında yapılan Jön Türkler kongresine kadar uzanır. Bu kongrede Jön Türkler, merkezi otoritenin güçlü olmasını savunanlar ile liberal bir yönetim biçimini savunanlar şeklinde ikiye ayrılmıştı.

    Birinci grup Ahmet Rıza liderliğinde İttihat ve Terakki adını aldı. İkinci grup Prens Sabahattin çevresinde toplandı ve Osmanlı Ahrar Fırkası'nı oluşturdu.

    İttihat ve Terakki anlayışı I. Dünya Savaşı ve ardından başlayan Kurtuluş Savaşı yıllarında TBMM'de Birinci grup ve sonradan Halk Fırkası'nı en sonunda da Cumhuriyet Halk Partisi'ni ortaya çıkardı. İkinci Grup, Ahrar, Hürriyet ve İtilaf ile cumhuriyetin ilanı sonrası Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası adlarıyla partileşti. İşte 1946'da kurulan Demokrat Parti bu İkinci Gruptan nüvelenmiş ve sonunda doğmuştur.

    Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası, henüz cumhuriyet devrimlerinin tam oturmadığı aşamalarda ortaya çıktığı için, demokratik hayatın birer parçası olamadılar ve tarih sayfalarındaki yerlerini aldılar. ((wikipedia))

    “Ahrar” denilen demokratlar...

    http://www.yeniasya.com.tr/hasan-koc/ahrar-denilen-demokratlar_210702

    Demokrat Parti

    Demokrat Parti 1946’da bu gün kuruldu...

    Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları CHP’den istifa ederek yeni bir başlangıcın ateşini yakmışlardı.

    Türkiye, artık tek parti iktidarından bıkmış ve bir nefes almak istiyordu.

    Milletin maddî ve manevî hayatına en acımasız darbeler indiren bu militarist zihniyete darbe vurulma zamanı gelmişti.

    Demokrat Parti’nin kurulmasına hem dünyanın baskısı hem de içeride yaşanan baskıların önemli etkisi vardı.

    Demokrat Partinin kuruluşu ve Türkiye çapında teşkilâtlanması kolay olmamıştır.

    CHP’nin hayata ve bürokrasiye hâkimiyeti bütün şiddeti ile devam ediyordu.

    Bürokratik çevrelerden bir çekince ve korkaklık bu partinin teşkilâtlanmasında ve üye kayıtlarında bir çok sıkıntılar meydana getirdi.

    Bu aşamada tam teşkilâtlanmadan Türkiye  genel seçime gitti.

    “Açık oy gizli tasnif” hilesi ile Demokrat Parti’nin aldığı bir çok oylar iptal edilmişti. Bu vesile ile 1950’ye kadar sürecek süreçte Demokrat Parti meclise girememiş oldu.

    Dinî hayatı kökünden kazımak isteyen CHP yaptığı yanlışın farkında idi, ama iş işten geçmişti. Yolun sonu görünmüştü. 1950 seçimlerinde tam bir muzafferiyet ile Demokrat Parti tek başına iktidara geldi.

    Bediüzzaman Hazretleri ve talebeleri bu günlerde Afyon’da hapis hayatı yaşıyorlardı.

    Celal Bayar Cumhurbaşkanı seçilmiş, Adnan Menderes Başbakan olmuştu.

    Bediüzzaman Hazretleri, kendisine ve talebelerine tam zulüm hayatı yaşatılan Afyon Mahkemesinden beraat edince serbest bırakıldı ve Emirdağ’da mecburî ikamete tabi tutuldu.

    Bu arada Bediüzzaman Hazretleri, Celal Bayar’a bir tebrik telgrafı gönderirken, Zübeyir Gündüzalp’e sorar:

    “Zübeyir ben bu telgrafı niçin gönderiyorum?”

    “Siz bilirsiniz Üstadım”

    “Kardeşim bu Halkçılar derler ki “Bu Said’in maksadı başkadır, o ne sizden ne bizdendir, onun maksadı başkadır” derler ehl-i imana ve Nurculara saldırıda ellerinde bir delil olur” 

    Ve Bediüzzaman, Demokrat Partiyi “Kur’ân ve İslâmiyet namına muhafazaya çalışıyorum, onların muvaffakiyetleri için duâ ediyorum” diyerek bu desteğini vefatına kadar bu devam ettirmiştir.

    Talebelerine son vasiyetinde de Demokratların desteklenmesi vasiyetinde bulunmuştur.

    Merhum Menderes ilk bakanlar kurulu toplantısında ezanın aslî vaziyetinde okunması için karar aldırmış, bu tavrı Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulundaki bazı bakanların itirazlarına rağmen ezanın aslî vaziyetinde okunması CHP’li milletvekillerinin de müsbet oyları ile meclisten geçmiştir.

    Demokratlar, daha sonraki yıllarda ihtilâllere ve muhtıralara uğratılarak bir çok cendereden geçmişlerdir.

    Son yıllarda da sıfıra indirme çalışmaları devam etmektedir.

    Ama Bediüzzaman’ın sözlerini unutmuyoruz: “İnşallah o Demokratlar istibdadı mutlakı kaldırıp tam bir hürriyeti şer’iye ye muvaffak olacaklardır”

    Ümidimiz budur. Onun söylediği şeylerin hangisi çıkmadı ki?

    Raşit YÜCEL [email protected]

    Yakın tarih için kara bir leke: Menderes ve arkadaşlarının şehit edilişleri!

    Türkiye siyaset tarihi içinde Demokrat Parti döneminde, özellikle hak, hürriyetler başta olmak üzere ekonomi, dış ve iç ilişkiler gibi bir çok sahada pek çok yenilik ve güzellik ülkeye kazandırılmıştı.

    Peki hal böyleyken, bu vatan evlâtlarının suçu neydi ki hayatları darağacından sonuçlandı? İşte bu kabil suallerin cevaplarını tarihe birer yadigar olarak bırakılan çeşitli kaynaklardan öğrenmekteyiz.

    http://www.yeniasya.com.tr/gundem/yakin-tarih-icin-kara-bir-leke-menderes-ve-arkadaslarinin-sehit-edilisleri_358088

    Türkiye demokratlar döneminde büyüdü

    ​HESA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Ramazan Taş, TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisinin en hızlı büyüdüğü 10 yılın Menderes ve Demokrat Parti dönemi (1950-1959), en yavaş büyüdüğü 10 yılın ise 2000-2009 dönemi olduğunu açıkladı.

    http://www.yeniasya.com.tr/ekonomi/turkiye-demokratlar-doneminde-buyudu_364842

    Haber Merkezi

    Yazı kaynağı : www.yeniasya.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap