Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    yenidoğan bebek beslenmesi

    1 ziyaretçi

    yenidoğan bebek beslenmesi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Yenidoğan bebeklerin beslenmesi

    Yeni Doğan Bebek Bakımı Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Durum | Çocuklu Dünya

    Yeni Doğan Bebek Bakımı Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Durum | Çocuklu Dünya

    Ay Ay Bebek Beslenmesi

    Tamamen anne-babaya bağımlı olan kırılgan yeni doğanın bakımı hassas bir konudur. Yeni doğan bebek bakımı, anne-babaların en çok kaygılandığı konulardan biridir. Bebek bakımı konusunda tecrübeli yakınların yardımına ihtiyaç duyan anne-baba, aynı zamanda bu konularda kendileri de bilgi sahibi olmak için bebek dünyaya gelmeden bolca araştırmalı ve okumalıdır.

    Anne-baba adaylarının yeni doğan bebek bakımını doğru verebilmek için bilgi sahibi olması gereken ilk ve en önemli konu bebek gelişimidir. Bebek gelişimi hakkında bilgi sahibi olan anne-baba bebeklerinden hangi dönemde ne beklemeleri gerektiğini, gelişim dönemine uygun beceriler kazanması için nasıl yardımcı olacağını bilir ve olası terslikleri tespit edebilir. Aynı zamanda bebek psikolojisi, bebek sağlığı ve yeni doğan bebeğin ihtiyaçları konusunda da fikir sahibi olur. Yeni doğan bir bebeğin temel ihtiyaçları arasında beslenme, korunaklı bir yuva ve uyku gibi fizyolojik ihtiyaçların yanında sevgi ve ilgi dolu bir aile ortamı da bulunur.

    Yenidoğan nasıl beslenmeli?

    Yeni doğan bebek beslenmesi anne-babaların en önemli kaygıları arasındadır. Yeni doğan bir bebeğin beslenmesi için en ideal besin tabii ki anne sütüdür ve en az ilk 6 ay yalnızca anne sütü ile beslenme en sağlıklısıdır. Anne sütü bebeğin ihtiyacı olan tüm besinleri alması için yeterlidir. Fakat yenidoğan bir çok farklı sebepten dolayı anne sütü alamayabilir, bu durumda bebeğin ona uygun formül mamalar ile beslenmesinde hiçbir sakınca yoktur.

    Ay ay bebek beslenmesi nasıl olmalıdır?

    - 1 aylık bebek2-3 saatte bir acıkacaktır gün içinde 8-12 kere beslemek gerekir. İlk ay yalnızca anne sütü ile beslenen bebeğin her emzirmede iki memeden de emmesi gerekir.

    - Anne sütünün yetmediği durumlarda bebeğe kesinlikle keçi sütü veya inek sütü verilmemesi gerekir, formül mama ile takviye etmek ihtiyacı olan besinleri alması için yeterlidir.

    - Bebeğin gece uyandırılarak beslenmesi gerekir.

    - Bu ay da yalnızca anne sütü, anne sütü alamıyor veya yetersiz geliyorsa mama takviyesi yeterlidir.

    - Bebeğin çene kasları güçlenmiş olduğu için emme süresi kısalır. Günde 7-8 kere beslemek yeterli olur.

    - Bebeği besledikten sonra bir süre dik tutmak gerekir, çünkü sık sık kusabilir.

    - 2. aydan itibaren geceleri bebeği emzirmek/beslemek için uyandırmaya gerek yoktur fakat bebek uyandığında ve emzirilmeli/beslenmelidir.

     - 3. ay da anne sütü tek besin olarak yeterlidir. Bebek günde 5-6 kere beslenmeye ihtiyaç duyar.

    - Geceleri 2 ya da 3 beslenme yeterli olur.

    - Yalnızca anne sütü hala yeterlidir. Anne sütünün yetmediği veya çocuğun ememediği durumlarda formül mamalar bebeğin ihtiyacı olan besinleri alması için yeterlidir.

    - Beslenme arasındaki süreler artar. Bebek gün içinde 4-5 kere beslenme ihtiyacı duyar.

    - Bebek artık daha fazla emer.

     - Bebek bu ayda daha uzun aralıklarla daha fazla emmeye başlar.

    - 5. ay bebeğin ek gıdaya geçmek için hazır olup olmadığını takip etmeye başlamak gereken dönemdir, yine de hala ek gıdaya geçmek için erkendir.

    - Anne sütü veya formül mamalar bebeğin alması gereken tek besindir.

    - Anne sütü veya formül mamanın yanında ek gıdaya başlamak 6. ayda uygundur.

    - Anne sütü hala bebeğin ana besin kaynağıdır.

    - Bebeğin çiğneme hareketleri yapması, anne-babanın yediklerine uzanması ve dik oturması ek gıdaya hazır olduğuna dair gösterdiği işaretlerdir.

    - Bebek verdiğiniz gıdayı diliyle itiyor, çiğnemiyor ve yutmuyorsa ek gıdaya başlamak için ısrar etmemek bir süre daha beklemek en doğrusudur.

    - Günde en fazla 2 ek gıda öğünü verilmelidir.

    - Meyvelerle önce şeftali, elma ve armut ile tanıştıktan sonra muz ve portakal gibi meyveler bebeğe verilebilir.

    - Sebze yedirmeye patates, havuç ve brokoli gibi sebzeler ile başlamak uygundur.

    - Bebeğin 3 saatte bir beslenmesi ve gün içinde 5-6 öğün yemesi uygundur.

    - Bebek ek gıdaya alışmıştır.

    - Anne sütüne devam etmek önemlidir, bebeğin beslenme düzeninin ana kaynağı hala anne sütü olmalıdır.

    - Keçi ve inek sütü vermeye 1 yaşına kadar başlanmamalıdır.

    - Günde en fazla 2 öğün ek gıda olmalıdır.

    - 7. ayda anne sütü ağırlıklı besin olmaktan yavaş yavaş çıkar.

    - Yumurta sarısı, peynir ve balık gibi gıdalar beslenmesine eklenebilir.

    - Bebek hala emiyorsa anne sütüne devam edilmelidir.

    - Bu ayda, bebek yavaş yavaş katı gıdaya geçmeye hazırdır. Minik lokmalar halinde bebeğe katı gıdaları vermek, ısırarak yemesi için eline sebzeler vermek uygundur.

    - 8. ay ile birlikte yemek saatlerinde ufak tefek sorunlar yaşanmaya başlanabilir. Bebek yemek yemeyi reddedebilir veya kendi yemek için uğraşır. Bu tarz zamanlarda diretmemek, bebeğin yiyebileceği gıdaları kendi yemesine izin vermek ve aç ve keyifli olduğunda yemeğe oturmak güzel yöntemlerdir.

    - Bebeğin 3 buçuk saat aralıklarla 4-6 öğün yemesi yeterlidir.

    - Bu ay bebeğin gece beslenmesine ihtiyaç duymamaya başladığı dönemdir.

    - Mercimek, makarna, tahıllar ve köfte menüye eklenebilecek gıdalar arasındadır.

    - Bebek ek gıdalara iyice alışır ve katı gıdalara geçiş zamanı gelmiştir. Bu dönem bebeğin çiğneme refleksinin gelişmesi için pütürlü ve katı gıdaların mutlaka verilmeye başlanması gereken dönemdir.

    - 9. ayda anne sütünü ve ek gıda yarı yarıya şeklinde ayarlanmalıdır.

    - Ek gıda öğünü 3’e çıkarılmalıdır. Bebek gün içinde 4-6 kez beslenmelidir.

    - Diş çıkarma sancıları bebeğin iştahını etkileyebilir.

    - 10. ayda bebek aile ile birlikte sofraya oturup, yemek saatlerinde eşlik etmeye başlamalıdır. Bu yemek ve sofra alışkanlığını kazanması için önemlidir.

    - Sofrada oturmaya başlayan bebeğe evde salçasız ve tuzsuz pişirilen yemekler verilmeye başlanabilir.

    - Yiyebildiği gıdalar artsa ve dişleri çıksa bile anne sütüne devam etmek bebeğin sağlığı için oldukça yararlıdır.

    - Bebeğin tat alma duyusu oldukça gelişmiştir ve hemen hemen bütün gıdaları tüketebilmeye başlar. 1 yaşına kadar yememesi gereken gıdalar için hala beklemek gerekir.

    - Sofrada aile ile oturan bebek artık bardak, çatal kaşık kullanarak kendi yemeğini kendi yeme çalışmalarına başlar. Bebeğin bu çabaları desteklenmelidir.

    - Anne sütü bebek emiyor ve anne de istiyorsa bebeğin almaya devam etmesi gereken önemli besin kaynağıdır fakat ek gıdanın oranı arttırılıp anne sütünün oranı düşürülebilir.

    - Bebek 12. ayla birlikte daha önce yiyemediği bir çok besini yiyebilmeye başlar. Bal 12. ay ile birlikte menüye dahil edilebilir.

    - Süt, et ürünleri, bal gibi gıdalar da dahil olmak üzere bebek artık çoğu gıdayı rahatlıkla tüketebilir.

    - Sofrada az tuzlu ve az yağlı pişen, ailenin tükettiği besinleri yemeye başlayabilir.

    - Anne sütü artık beslenmesinin ana kaynağı olmasa da, istediği zaman bebek emzirilebilir. Annenin sütü olduğu, bebek de anne de emzirmeyi istediği sürece 2 yaşına kadar çocuğun anne sütü alması, beslenmesi için olmasa da, bağışıklık sistemi ve sağlığı için önemlidir.

    - Bu dönem bebeğin büyüme hızının yavaşladığı ve yürümeye başladığı bir dönemdir. Bu durum iştahı etkileyebilir ve bebek yemek yemeye çok istekli görünmez, endişelenmeye gerek yoktur. Bebeğin aç ve keyifli olduğu anlarda yemek yedirmek güzel bir çözümdür.

    - Bebek artık kendi yemeğini kendi yiyebilir.

    - Bebeğin beslenmesinde mutlaka 3 ana öğün ve mümkünse 3 saat aralıklarla 3 de ara öğün olması gerekir

    - 1 yaş itibari ile bebeğin gece beslenmesine ihtiyacı kalmaz.

     - Bal

    - Yumurta beyazı

    - İnek ve keçi sütü

    - Tatlandırıcı içeren gıdalar

    - Hazır gıdalar

    - Doğal olmayan meyve suları

    - Salam, sosis ve sucuk gibi işlenmiş etler

    Bebeği nasıl emzirmeliyim?

    Bebeği emzirirken veya beslerken dikkat edilmesi gereken ilk şey bebeğin pozisyonudur. Bebeği hem annenin hem de bebeğin rahat edebileceği ve aynı zamanda sütü veya mamayı yutabileceği bir pozisyonda tutmak emzirmeyi kolaylaştırır. Bebeğin memeyi veya biberonu ağzına alıp emmesini sağlamak için meme ucunu veya biberonun ucunu bebeğin dudaklarına sürmek ağzını açtığında da ağzının içine yerleştirip emmesini beklemek uygundur. Emziren annenin her seferinde her iki memeden sırayla emzirmesi, ve emzirme aralıklarını çok uzatmadan sık sık emzirmesi gerekir.

    Yenidoğan Bebek Banyosu Nasıl Yaptırılmalı?

     Yeni doğan bebek doğumdan sonra hastanede temizlenir ve yıkanır. Anne-babanın bebeği eve geldikten sonra yıkamak için göbek bağının düşmesini beklemeleri gerekir. Göbek bağı düşmeden önce bebeğin temizliğinin nemli bir bezle nazikçe silinerek yapılması yeterlidir.

    Göbek bağı düştükten sonra bebeğin ne sıcak ne soğuk olan ılık bir su ile, göz yakmayan bebek şampuanları ile yıkanması uygundur. Bebeğin vücudunu önce, başını sonra yıkamak ve banyo süresini uzun tutmamak gerekir. Banyodan önce hem banyo sırasında hem de sonrasında kullanılacak şampuan, havlu ve banyo sonrası giydirilecek kıyafetlerin hazırlanması kolaylık sağlar ve bebeğin banyodan sonra hızlıca kurulanıp giydirilmesine olanak sağlar.

    Bebeklerde Gaz Sancısı

    Gaz sancısının sebebi bebeğin sindirim sisteminin henüz tam olarak gelişmemiş olmasıdır. Hemen hemen her bebeğin yaşadığı bu sorun sindirim sisteminin gelişmesi ile birlikte büyük ölçüde ortadan kalkan kısa süreli bir sıkıntıdır. Karnının tok olmasına ve görünen hiç bir sorun olmamasına rağmen ağlayan bebek ayaklarını karnına çekiyor, geriniyorsa ve karnında şişlik varsa gaz sancısının olma ihtimali yüksektir. Gaz sancısını hafifletmenin ilk yöntemi mümkünse yalnızca anne sütü ile beslemek ve emziren annenin dengeli beslenmesi, gaz yapan gıdalardan uzak durması ve bol bol sıvı tüketmesidir. Beslenme aralığını 2 saatten az tutmamak da oldukça etkili bir yöntemdir. Bunun yanında gaz sancısı olan bebeğin karnına ve ayaklarına ılık bezler koymak, her beslenmeden sonra bebeğin karnına ve sırtına masaj yapmak gaz sancısını azaltacak faydalı yöntemlerdir.

    Yazın Yeni Doğan Bebek Bakımı

    Yeni doğduklarında soğuğa oldukça duyarlı olan bebekleri buna uygun giydirmek gerekirken yaz aylarında bebeğin kat kat giydirilmesi bebeği rahatsız eder, bu nedenle açık renkli ve bol, tek kat penye kıyafetler giydirmek ve serin zamanlarda uzun kollu bir hırka ve bacaklarını kapatan pantolonlar giydirmek uygundur. Yaz aylarında bebekler de su kaybederler, anne sütü bebeği su ihtiyacını karşılamada yeterli olacaktır fakat ek gıdaya geçildiğinde mutlaka her yemekten sonra su verilmeli ve sulu gıdalar tüketilmelidir. Bebeğe her gün ılık banyo yaptırmak, sık sık bez değiştirmek ve bezini değiştirirken bir süre altını açık bırakmak bebeğin rahatlamasına yardımcı olur. Yazın bebeği doğru saatlerde dışarı çıkarmak oldukça önemlidir, yakıcı güneş ışınlarından bebeği korumak için başına takılan bir şapka ile sabah ve akşamüstü saatlerinde dışarı çıkarmak hem bebeği aşırı sıcaklardan koruyacak hem de ihtiyacı olan D vitaminini almasını sağlayacaktır. Yazın bebeğin ve bakım verenlerinin hijyenine de ishal ve başka hastalıklardan korumak için ekstra özen göstermek gerekir, sık sık elleri yıkamak, bebeği temizlemek, kullanılan suların temiz olduğuna emin olmak ve tüketilen gıdaların hijyen ve tazeliğine önem vermek sağlık sorunlarına karşı alınacak en iyi önlemdir.

    Yazı kaynağı : www.cocukludunya.com

    Yeni doğan bebeklerde emzirme düzeni nasıl olmalıdır?

    Yenidoğan Beslenmesi Nasıl Olmalı? Anne Sütünün Önemi Nedir?

    Yenidoğan Beslenmesi Nasıl Olmalı? Anne Sütünün Önemi Nedir?

    Yenidoğan (0-1 ay)

    Sevgili anne adayları ve anneler;
    Bebeğinizin, ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelen obeziteye yakalanmasını; şeker hastalığı, kalp damar hastalığı gibi kronik hastalıklarla yaşam kalitesini bozmasını istemiyor ve okulda daha başarılı olmasını istiyorsanız doğduktan hemen sonra başlayarak, ilk 6 ay sadece anne sütü, 6. aydan sonra uygun ek beslenme ile birlikte 2 yaş ve ötesine kadar onu anne sütü ile besleyin!

    Anne sütünün özellikleri nelerdir?

    Süt yapımının devamlılığı

    Bebeğimi kaç yaşına kadar emzirmeliyim?

    Bebeğime neden sadece anne sütü vermeliyim?

    Sütümün bebeğime faydaları nelerdir?

    Bebeğimi emzirmemin bana psikolojik yararı var mı?

    Anne sütünün benim sağlığı için faydaları var mı?

    Anne sütünün, bebek sağlığının yanı sıra, anne sağlığı için de önemli faydaları vardır.

    Doğumdan sonra süt üretimi nasıl gerçekleşiyor?

    Kolostrum: Annenin doğumdan sonraki birkaç gün boyunca ürettiği süttür, koyu ve kıvamlıdır, rengi sarımtırak ya da berraktır. Enerjisi olgun sütten daha azdır. Fakat protein, minerallerin tümü (en belirgin sodyum ve çinko) ve bazı (en belirgin karoten olmak üzere A, C, E) vitaminler açısından daha zengindir.

    Geçiş sütü: Kolostrumdan sonra salgılanmaya başlar ve yaklaşık iki hafta devam eder. Bu sütte laktoz, vitamin, yağ ve kalori değeri artarken toplam protein miktarı azalır.

    Matür Süt: Matür sütün içeriği emzirmenin başından sonuna doğru farklılık gösterir. Emzirmenin başında gelen süt, vitamin, protein ve sudan zengindir. Bu süte ön süt denir. Bebek sıvı ihtiyacının büyük bölümünü ön sütten karşılar. Öğünün sonunda salgılanan süte ise son süt denir. Son süt ön sütten daha beyaz görülür, çünkü yağ bakımından zengindir ve bebeğin enerji ihtiyacının büyük bölümünü karşılar.

    Bebeğimi ne kadar süre boyunca ve ne sıklıkta emzirmeliyim?

    Bebek emzirmenin başlangıcında gelen ön sütten ve emzirmenin sonlarına doğru gelen yağ yönünden zengin son sütten yararlanabilmelidir.

    Bunun için emzirme süresinin en az 15 dakika olması gerekir. Bazı annelerde süt salgılanma refleksinin yerleşmesinin gecikmesi nedeni ile bebeğin emme süresi değişkenlik gösterebilir. O nedenle emzirmenin sonlandırılmasında bebeğin isteği dikkate alınmalıdır ama unutulmamalıdır ki emzirme süresinin kısa tutulması sonucunda bebek lipit içeriği yüksek olan son sütten yararlanamaz.

    Bu durum; bebekte yetersiz kilo alımına, annede ise memenin yeterince boşalmamasına bağlı olarak meme sorunlarına ve yetersiz süt yapımına neden olmaktadır. İlk haftalarda bebek günde 8-12 kez emzirilmeli ve emzirme sıklığı saatlere göre değil, bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır. Bebeğin acıktığı ağlamasından, uyanmasından, ağız hareketlerinden ve fiziksel aktivitesinin artmasından anlaşılabilir. Fakat bazen bebeğin ağlaması emzirme için geç bir bulgu olabilmektedir. Bu nedenle bebek 3 saatten fazla emmediğinde; açlık belirtileri olmaksızın emzirilmelidir.

    Bebeğimi doğru emzirme pozisyonu nasıl olmalı?

    Anne, parmakları memenin altında göğsünde olacak şekilde işaret parmağıyla memeyi alttan desteklemelidir. Başparmak memenin üstünde olmalı, parmaklar meme ucundan uzakta tutulmalı ve kesinlikle memeye baskı yapılmamalıdır.

    Bebeğin Memeye Yerleştirilmesi

    Bebeğin emme hareketini doğru yapabilmesi ve etkili emebilmesi, annenin bebeğini memeye doğru yerleştirmesine ile doğrudan ilgilidir. Bebeğin memeye yerleştirilmesinde dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır.

    Referanslar:

    Yazı kaynağı : www.bebegimveben.com

    Bebek Beslenmesi

    hsgm resim 1Beslenme yaşamın her döneminde önemlidir. Büyümenin en hızlı olduğu evrelerden bebeklik döneminde beslenme ayrı bir önem taşımaktadır. Doğumdan iki yaşın sonuna kadar devam eden dönem, çocuklarda büyüme-gelişmenin en hızlı olduğu yaşama sağlıklı başlangıç için en kritik dönemdir. Çocukluk çağı hastalıklarının en önemli ölüm nedenlerinden biri olan büyüme geriliği, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri ile ishaller en sık 0-2 yaş grubu çocuklarda görülmektedir. Büyümenin en hızlı olduğu bu dönemde oluşan büyüme geriliğinin iki yaş sonrasında düzeltilmesi oldukça güçtür. Bu nedenle, süt çocuğu ve küçük çocukların beslenmesiyle ilgili alışkanlıkların bu dönem­de kazandırılması ve annelerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

    Anne Sütü

    Bir toplumun geleceği sağlıklı bireylerin varlığı ile süreklidir. Çocuk­ların sağlıklı olarak dünyaya gelmesi ve yetişmesi için annelerin gebe ve emziklilik döneminde, fetal gelişme, süt yapımı, besinlere olan gereksin­melerinin artması ve buna bağlı olarak yeterli ve dengeli beslenmeleri ve sağlıklarını korumaları konusunda bilinçlendirilmeleri gereklidir.

    Yenidoğan bir bebek için en uygun besin ANNE SÜTÜ’dür. Anne sütü bebeğin sağlıklı olması, tüm besin öğeleri gereksinmelerini karşılaması, kolaylıkla sindirilebilmesi ve enfeksiyonlara karşı koruması açısından yeri doldurulamaz bir besindir.

    Yenidoğan bir bebeğe İLK 6 AYLIK dönemde SADECE ANNE SÜTÜ verilmelidir.

    Anne Sütünün Yararları 

    Tamamlayıcı Beslenme

    Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesinin sağlanması uygun besinlerin verilmesi ile olanaklıdır. Anne sütü ilk 6 ay tek başına yeterli olmaktadır, ancak bu dönemden sonra bebeklerin gereksinmelerini tek başına karşılayamadığı için bebeklerin beslenme programlarına bazı eklemeler yapmak gerekmektedir. Anne sütünün tek başına süt çocuğunun enerji ve besin öğeleri gereksinmesini tam olarak karşılamadığı dönemde başlayan ve diğer yiyecek ve içeceklerin anne sütü ile birlikte verildiği sürece “tamamlayıcı beslenme” adı verilmektedir. Tamamlayıcı beslenme anne sütünden erişkin birey beslenmesine geçiş dönemi olarak da adlandırılmaktadır. Bu dönemde bebek değişik tat, lezzet ve yapıda besinlerle tanışır. Tamamlayıcı besinler, geçiş besinleri (süt çocuğu için özel hazırlanmış besinler) ve aile yemekleri (ailenin diğer fertlerinin sofrada tükettiği besinler) olmak üzere iki grupta incelenmektedir. Tamamlayıcı beslenme ile birlikte emzirmenin sürmesi çocuk sağlığı açısından önem taşımaktadır. Uygun zamanda başlatılan ve kurallara uygun şekilde sürdürülen tamamlayıcı beslenme, bebeğin bir yaş civarında aile sofrasındaki yiyecekleri tüketebilecek olgunluğa ulaşmasını sağlar. Tamamlayıcı besinlere zamanında başlanmalı, besinler yeterli, güvenilir ve uygun olmalıdır. Tamamen veya kısmen anne sütü ile beslenirken enerji ve besin öğelerine gereksinmelerinin arttığı dönemde başlanmalıdır (altıncı ay). Büyüyen çocuğun gereksinimi olan enerji, protein ve diğer besin öğelerini karşılayacak oranda olmalıdır. Hijyenik olarak hazırlanıp uygun koşullarda saklanmalı, temiz kaplarda ve temizlik kurallarına uygun olarak servis edilmelidir Çocuğun açlık ve tokluk durumu, iştahı, beslenme şekli (kendi kendine, kaşıkla ezme veya püre olarak) ve öğün aralıkları (günlük beslenme sayısı) düşünülerek planlanmalıdır.

    0-1 Yaş Döneminde Sakıncalı Besinler Çay, bitki çayları, bal, bakla gibi besinlerin süt çocukluğu döneminde verilmesi uygun değildir.

    Çay: Çay, süt çocukları ve küçük çocuklara önerilmez. İçeriğinde tanin olması, demir ve diğer mineralleri bağlayıcı özelliğinden dolayı demir eksikliğine, içine eklenen şeker ise iştahsızlığa ve diş çürümelerine neden olur.

    Bitki Çayları: Papatya çayı, yeşil çay v.s bitki çaylarının da demir emilimini azaltıcı etkisi vardır. Aynı zamanda bazı farmakolojik ajanlar içeren bitki çaylarının, süt çocukları ve küçük çocuklar için güvenilirliği konusunda yeterli bilimsel araştırma yoktur.

    Bal: Bal fruktoz (%41), glukoz (%41) ve suyun (%18) bileşiminden oluş- maktadır. Clostridium botulinum sporlarını içerebilmesi nedeni ile botulizm riski taşır. Süt çocuklarının mide asidi düzeyi düşük olduğundan bu sporları öldüremez, bu nedenle bir yaşından küçük çocuklara bal önerilmez.thumb shutterstock 573819535

    Şeker: Şeker pancarından elde edilen bir besindir. Şeker pancarı % 16-20 arasında sukroz (glukoz ve fruktoz) içermektedir. Şeker vücuda enerji sağlar, başka bir besin değeri bulunmamaktadır. Boş enerji kaynağı olduğu için bebek beslenmesinde şeker yerine pekmez veya süt şekeri laktozun kullanılması daha doğru bir yaklaşımdır. Ayrıca çocuklarda fazla tüketilmesi iştahsızlığa ve diş çürüklerine, ileriye dönük hatalı beslenme davranışlarının gelişmesine ve dolayısıyla şişmanlığa neden olmaktadır.

    Bakla: Toksinli baklanın neden olduğu zehirlenme anemi, hemoglobinüri ve yüksek ateşle karakterizedir. Toksinli bakla yenildikten 24-48 saat sonra etkisi görülür. Zehirlenme taze çiğ baklanın yenmesi ile olur. Bakla pişirildiği zaman toksinin etkisi kalmaz. Favizme neden olabileceği düşü- nüldüğünden süt çocukluğu döneminde bakla önerilmez.

    Tamamlayıcı Besinlerin Yeterliliği ve Uygunluğu Yaşamın ilk iki yılında hızlı büyüme ve gelişmeden dolayı, süt çocuğunun kilogramı başına düşen enerji gereksinmesi çok yüksektir. Günde 500 mL anne sütü alan süt çocuklarda, anne sütü 6 aydan sonra günlük enerjinin %31’ini, proteininin %38’ini, A vitamininin %45’ini ve C vitamininin %95’ini karşılamaktadır.

    Öğün Sıklığı

    Tamamlayıcı besinlerin verilme döneminde öğün sayısı besinlerin enerji yoğunluğuna ve her öğünde tüketilen miktarlarına bağlıdır. Sağlıklı beslenen anne tarafından emzirilen süt çocuğunun tamamlayıcı besinlerden alması gereken günlük öğün sayısı 6-8. aylar arasında 2-3 kez, 9-11. aylar arasında 3-4 kez, 12-24. aylar arasında 3-4 kez olmalıdır. Eğer her öğünde alınan besinin enerji yoğunluğu düşükse veya bebek emzirilmiyorsa öğün sıklığı arttırılmalıdır. Öğün sıklığının gerekenden daha fazla olması, anne sütünün daha az alınmasına yol açar. Ayrıca fazla miktarda besin hazırlığına, besinin uzun süre saklanmasına, bulaşma riskinin artmasına, güç ve zaman kaybına neden olmaktadır. Bir yaş sonrası çocuğun besin tüketimine göre 5 veya 6 farklı besin verilmesi önemlidir.

    Tamamlayıcı Besinlerin Güvenilirliği

    Zararlı mikroorganizmalarla bulaşmış tamamlayıcı besinler (özellikle besin hazırlanmasında kullanılan su), ishal oluşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle 6 ay süresince sadece anne sütü alan bebeklerde, tamamlayıcı besinlerin başlanması ile ishal oluşum sıklığı artmaktadır. Dünyada her yıl 1.8 milyon çocuğun ishalli hastalıklar nedeniyle öldüğü bilinmektedir. Besin kaynaklı enfeksiyonlar iştahsızlığa neden olmaktadır. Besin alımının azalması, ishal, kusma malabsorpsiyon ve ateş nedeniyle artan besin öğesi kayıpları bebek ve çocukların immün sistemlerini etkilemekte, büyüme ve gelişmeleri etkilenmektedir. Yapılan çalışmalarda ishalli hastalıkların ve diğer besin kaynaklı enfeksiyonların önemli bir bölümünün ev ortamında besinlerin hijyenik olmayan koşullarda hazırlanması ile oluştuğu gösterilmiştir. Besinlerin kontaminasyon kaynakları çeşitlidir (Şekil 1). Çiğ besinlerin kendileri kontaminasyonun kaynağıdır. Ayrıca besin hazırlama ve depolama koşulları çapraz bulaşma riskini arttırmaktadır. Besin kaynaklı enfeksiyon hastalıklarını önlemek için besinlerin tüketilmeden en az birkaç saat önce hazırlanması, patojenlerin üremesine veya toksinlerin oluşumuna uygun olmayan sıcaklık ve nem ortamlarında saklanması, besindeki patojenleri azaltmak için yeterli miktarda ısıtılması gerekmektedir. Besinlerin hazırlanmasından önce annenin ellerinin, yemekten önce annenin ve bebeğin ellerinin yıkanması uyulması gereken en önemli temizlik kuralıdır. Besinlerin hazırlanması ve sunulmasında temiz kase, bardak, kaşık v.s kullanılmalıdır.

    Aylara Göre Verilmesi Önerilen Tamamlayıcı Besinler

    0. ay

    6. ay

    7. ay

    8. ay

    Broşür için tıklayınız.

    Yazı kaynağı : sagligim.gov.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap