Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    yeni doğan bebeklerde sarılık sınırı kaçtır

    1 ziyaretçi

    yeni doğan bebeklerde sarılık sınırı kaçtır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Yenidoğan Yoğun Bakım

    Yenidoğan Sarılığı

    Yenidoğan sarılığı ya da bebek sarılığı, yeni doğmuş bebeklerde kanlarındaki bilirubin miktarının artması neticesinde görülen bir çeşit sarılıktır. Doğumdan sonraki ilk haftada her doğan bebeğin kanında az veya çok derecelerde mutlaka bilirubin miktarında artış gözlenmektedir. Yenidoğan sarılığı, hayata yeni başlamış bebeklerde en sık görülen sıkıntılardan birisidir. Normal doğan bebeklerin %60'ında görülürken erken doğan bebeklerin %80'inde görülebilmektedir.

    Bir bebeğin anne karnında sahip olduğu kanındaki alyuvarlar normal bir insandakinden farklıdır. Bu tür alyuvarlar fetal hemoglobini (HbF) denilen türdendir. Bebek doğar doğmaz işlevini yitiren bu farklı tipteki alyuvarlar hızla parçalanıp yıkılmaya başlarlar ve yerine yeni tipte hemoglobin (HbA) içeren alyuvarlar üretilmeye başlanır. Bölünerek yıkılan alyuvarlar aşırı miktarda bilirubin maddesi üremesine neden olur. Normal bir bünyedeki biluribin karaciğerde işlenerek vücuttan atılacak biçime getirilir. Bebeğin karaciğerinin aşırı miktarda üretilen biluribini karşılayamadığı durumda, vucüttan atılması gereken bu dokular bebeğin kanında birikmeye başlar. Biluribin sarı renkli pigmentlere sahiptir ve kanda aşırı miktarda birikerek bebeğin derisine nüfuz ederek bebeğin sarı renkli bir görünüm almasına ve yenidoğan sarılığına neden olur.

    Nedenleri:
    Yenidoğan sarılığı aşağıdaki fiziksel nedenlere bağlı olarak gelişir.
    - Yeni doğmuş bebeklerdeki alyuvarların aşırı hızlı bir şekilde ve aşırı miktarda parçalanması.
    - Bebeğin karaciğerinin, kanındaki aşırı miktardaki bilirubin oluşumunu işleyecek kapasiteye sahip olmaması.
    - Diğer nedenler ise:
    - Bebeğin anne ve babasının kan ve ABO uyuşmazlığı.
    - Bebeğin alyuvarlarındaki (Kırmızı kan hücreleri) şekil ve işlev anomaliteleri.
    - Doğum esnasındaki zorlanmlara bağlı aşırı ezik ve çürükler.
    - Cephalohematoma
    - Bazı konjenital hastalıklar
    - Hepatit B veya karaciğerdeki bilirubin işlenmesini etkileyecek sorunlar.
    - Prematüre doğum.
    - Annedeki şeker hastalığı.
    - Yapay sancı ile doğrulan bebeklerde.
    - Doğumdan sonra çok kilo kaybeden bebeklerde.

    Belirtileri:
    Yenidoğan sarılığı doğumdan sonraki 2. veya 3. gün gözlenir ve bir hafta ile 10 gün arasında yok olur. Sarılığın kaybolması en son yüz ve boyun ve de onu takiben göz aklarında olur. Prematüre veya düşük kilolu doğan bebeklerde hastalığın belirtileri 4. ile 6. günler arasında meydana çıkabilir.
    Bilirubinin kandaki normal oranı yeni doğmuş bir bebekte 1-2 mg/dl'dir. Bu değer 5 mg/dl'yi geçtiğinde sarılık gözle farkedilebilir bir duruma gelir. İlk belirti bebeğin göz akındaki sararmadır. Bilirubinin kandaki miktarı ile vücuttaki sararmanın oranı ve gözlendiği bölgeler ilişkilidir.
    - Bilirubin oranı 5 ile 8 mg/dl arasında ise baş ve boyun bölgesi sararır.
    - Bilirubin mikarı 8 ile 10 mg/dl arasında ise gövdenin üst bölümü sararır.
    - Bilirubin miktarı 10 ile 13 mg/dl arasında ise gövdenin alt kısmı sararır.
    - Bilirubin miktarı 13 ile 16 mg/dl arasında ise kol ve bacaklar sararır.
    - Bilirubin miktarı 20 mg/dl civarında ise eller ve ayaklar sararır.
    Bu süreç, siyah ve kahverengi derili bebeklerde de aynı şekilde işler, fakat sararma yalnızca avuç içlerinde, ayak tabanlarında ve gözlerin beyaz kısmında görünür.
    Ancak yukarıda sözü geçen bu belirtilerin görünüş biçimi ve düzeyi bebeğin doğum haftası, kaç günlük olduğu ve kilosuna göre farklılık gösterebilmektedir. Hangi bebeğin tedavi edilmeyi gerektirecek düzeyde hasta olduğuna karar vermek çok önemlidir. Teşhisi koyabilmek için mutlaka gün ışığı ya da beyaz ışık altında gözlem yapmak gereklidir.

    Yenidoğan Sarılığının Türleri:
    1.Fizyolojik sarılık
    Henüz doğmamış bebeklerin kanındaki bilirubin maddesi fetusa bir zarar veremez çünkü plasenta aracılığı ile annenin kanına geçer ve annenin karaciğerinde işlenerek vücuttan atılır. Bebeğin kanındaki bilirubin maddesi doğumda 1-2 mg/dl civarındadır ve doğumdan sonra yavaş yavaş artmaya başlar, geçici olan bu duruma fizyolojik sarılık denir. Fizyolojik sarılık, bebeğin karaciğerinin bilirubini tutma ve dönüştürme sürecindeki enzim eksikliğinden kaynaklanır.

    Sağlıklı olarak 40 haftalık gebelik süresinin ardından doğmuş bir bebekteki (postterm) bilirubinin düzeyi doğumdan sonraki 3. ile 4. günlere gelindiğinde 5-6 mg/dl düzeylerinde bir pik yapar ve sonrasındaki ikinci evrede yavaş yavaş azalarak birkaç hafta içinde normal düzeyine iner.

    Prematüre doğan bebeklerde ise birinci dönemdeki bilirubin miktarı 10-12 mg/dl değerine kadar ulaşabilir. Prematüre bebeklerdeki fizyolojik sarılığın ikinci evresi de uzayabilir ve 2 ile 4 haftaya kadar çıkabilir.Fizyolojik sarılık, 42 haftanın üzerinde doğan bebeklerin neredeyse tamamında, normal süresinde doğan bebeklerin yaklaşık yarısında ya görülmez ya da çok hafif bir seyir izler.

    2.Anne sütü sarılığı
    Anne sütü ile beslenen bebeklerde görülebilir. Bu sütle beslenen bebeklerin %15'inde bilirubin miktarı 12 mg/dl'nin üzerine çıkarken, hazır mama ile beslenen bebeklerin %4'ünde ancak bu miktarın üzerine çıktığı gözlenir. Hastalığın genel seyri doğrultusunda doğumdan sonraki ikinci haftanın sonuna kadar bilirubin miktarı yükselir ve bunu takiben yavaş yavaş azalarak birkaç ay içinde azalır. Bu bebeklerde herhangi bir hastalık belirtisine ya da kilo sorununa rastlanmaz.
    3.Patalojik sarılık

    Fizyolojik ve anne sütü sarılığı nedenlerinin dışındaki tüm sarılık türleri patalojik sarılıktır. Patalojik sarılık son derece az sıklıkla görülmektedir ve fizyolojik sarılıktan daha erken veya daha geç görülür ve bilirubin düzeyi daha yüksektir.

    Patolojik sarılığın özellikleri:
    - İlk 24 saatte ortaya çıkan
    - Hızlı artan bilirubin konsantrasyonu (>5 mg/dl/gün)
    - Total serum bilirubin >17 mg/dl
    - Serum konjuge bilirubin >2 mg/dl ya da total bilirubinin >%20’si

    Komplikasyonları:
    Birçok bebek için fizyolojik sarılık tedavi gerektirmeden geçebilecek bir durum olsa da bu dönemin düzenli olarak doktor gözetiminde geçirilmesi önemlidir. Aksi taktirde sarılığın seviyesi yükseldiğinde ve tedavisinde geç kalındığında kernikterus ismi verilen bir hastalık bebekte görülebilir. Kanda aşırı derecede artan miktardaki bilirubin beyinde birikir ve beynin bazal ganglion bölgesini etkileyerek beyinde hasar oluşmasına neden olur. Bebekte yavaş hareketler, güçsüz ağlamalar, zayıf ve isteksiz emmeler, yavaş refleksler, kusma ve ateş gibi belirtiler gözlenir. Bu şekilde hastalanan bebeklerde ölüm de hastalığın getirdiği bir sonuçtur.

    Tedavi Yöntemleri:
    1.Anne sütü sarılığı
    Bu tür sarılık için bebeğin anne sütü ile beslenmesi 24 ile 72 saat arasında bir süre için kesilir ve bebek hazır mama ile beslenir. Sarılığın hızlı bir şekilde azaldığı gözlendikten sonra bebeğe anne sütü tekrar verilmeye başlanır. Anne sütü tekrar verilmeye başlandığında sarılığın tekrar artmaması beklenir.

    2.Fototerapi (ışık tedavisi):
    1958 yılında, kanlarındaki bilirubin düzeyleri yüksek olan sarılıklı bebeklerin bahçede gezdirilirken renklerinin güneş ışığının direkt teması neticesinde açıldığının farkedilmesiyle tesadüfen keşfedilmiştir.

    Düşük düzeyde devam eden fizyolojik sarılıklarda belli bir tedavi uygulamaya gerek yoktur ancak bebeğin yaşı (gün olarak) ve ağırlığı göz önüne alınarak 15 mg/dl'nin üzerindeki oranlarda en sık uygulanan tedavi yöntemi fototerapidir. Deride biriken bilirubin, uygulanan ışığın etkisiyle, suda eriyecek duruma dönüşür ve böbrekler vasıtasıyla idrar olarak vücuttan atılır.

    Tedavi sırasında, bebek üzerinde sadece alt değiştirme bezi kalacak şekilde soyulur ve gözlere koruma amaçlı bir maske takılır. Bu şekilde ışığın altına yatırılır. Işık tedavisi esnasında çok sıvı kaybı olacağından bebeğin en az iki saatte bir ya annesi tarafından emzirilmesi sağlanır ya da yine aynı sıklıkta bebeğe mama verilir. Işık tedavisi esnasında, bebeğin sindirim sistemi hızlı çalışacağından dışkılama sayısında ve miktarında da bir artış gözlenir.

    3.Kan değişimi (transfüzyon):
    Kandaki bilirubin düzeyi aşırı miktarda arttığında ya da artma eğilimi gösterdiğinde bebeğin kanının tamamen değiştirilmesi şeklinde uygulanır. Bebeğin kanının değiştirilmesine karar verilirken, bebeğin doğum haftası, doğum ağırlığı, kaçıncı günde (yaş) olduğu göz önüne alınır ve bilirubin miktarı 20-25 mg/dl'nin üzerinde olursa bu işlem doktor onayı ile uygulanır.

    Yazı kaynağı : centralhospital.com

    Bebeklerde Sarılık Derecesi Kaç Olmalıdır? Yenidoğan Bebeklerde Bilirubin Derecesi Kaç Olmalıdır?

    Yenidoğan bebek sarılığı nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

    Yenidoğan bebek sarılığı nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

    Yenidoğan bebek sarılığı, sık görülen bir durumdur, bebeğin kanında fazla miktarda bilirubin birikmesi nedeniyle cilt ve göz aklarının sararması şeklinde meydana gelen bir hastalıktır. Bilirubin, kırmızı kan hücrelerinin yıkımı sırasında hemoglobin moleküllerinin parçalanmasıyla oluşur. Karaciğere gelir ve safra olarak bağırsaklar ve idrar yoluyla dışa verilir. Bebeğin kanında karaciğerin safra olarak atabileceğinden daha fazla billrubin meydana gelmişse yenidoğan sarılığı meydana gelir. Bunun birçok nedeni vardır:

    Yenidoğan sarılığının nedenleri

    Yenidoğan sarılığının belirtileri

    Yenidoğan sarılığı değerleri

    Hangi durumlarda doktora başvurmalıyım?

    Yenidoğan sarılığı nasıl geçer, kaç gün sürer? 

    Biluribin miktarının ciddi olduğu durumlarda erken tanı ve gerekli tedavi yapılmazsa bilirubin nörotoksik etkisi ile; ölüme, sağırlığa, serebral palsi’ye, beyin hasarına ve uzun dönem nörolojik bozukluğa sebep olabilir (genellikle yüksek olduğu durumlarda= 25mg dan fazla). Nadir durumlarda ise vücuttaki sarılık tiroid problemi gibi başka bir hastalığın işareti olabilir. Yenidoğan döneminde olumsuz sonuçlara neden olabilecek sarılığı önlemek için doğumdan sonra özellikle ilk hafta kontrolleri yapmak gereklidir. Bu kontroller yapılarak ve aileler eğitilerek istenmeyen komplikasyonlar önlenebilir.

    Yüksek bilirubin seviyelerinin erken tanı ve tedavisinin yapılmadığı durumlarda bilirubin ensefalopatisinin gelişmesi tüm çocuk hekimlerini korkutmaktadır. Dünyada kernikterus bildirilen ülkeler arasında ülkemiz 3. Sıradadır. Erken tanı ve gerekli tedavi olmazsa bilirubinin nörotoksik etkisi ile ölüme ve uzun dönem nörolojik bozukluğa sebep olabilir. Yenidoğan döneminde olumsuz sonuçlara neden olabilecek sarılığı önlemek için doğumdan sonra özellikle ilk hafta kontrolleri yapmak gereklidir. Bu kontroller yapılarak ve aileler eğitilerek istenmeyen komplikasyonlar önlenebilir.

    Neden olarak en sık, nedeni tesbit edilemeyen (olasılıkla fizyolojik sarılık ve anne sütü sarılığı), ikinci sıklıkta ABO uyuşmazlığı saptanmıştır. Aileler, anne sütünün verilmesi, emzirme teknikleri konusunda, anne sütünün yanında şekerli su verilmemesi konusunda eğitilmelidir. Bebeklerde dolaşımda ki bilirubinin normal değeri 100 ml kanda 0.2-1.4 mg’ dır. Eritrositlerin hızla yıkıldığı bazı durumlarda indirekt bilirubin 100 ml kanda 7 mg’ın üzerinde çıkabilir (Hiperbilirubinemi).

    Sarılık bebeklere nasıl bulaşır?

    Yenidoğan sarılığının türleri

    Fizyolojik (normal) sarılık: Çoğu yenidoğanın karaciğeri tam olarak olgunlaşmadığı için hafif bir sarılık görülmesi normaldir. Bu durum doğumdan sonra 2-4 gün içerisinde belirgin hale gelir ve 1-2 hafta içerisinde kendiliğinden geçer.

    Prematüre Sarılık: Zamanında doğmuş bir bebeğin hafif sarılığı (ör 10 mg/dL bilirübin) tedavi bile edilmeden kendiliğinden geçebilirken aynı değer prematüre bir bebek için hayati olabilir ve tedavi gerektirir.

    Emzirme sarılığı: Bu tür sarılık bebek yeterli anne sütü almadığında oluşur, genellikle bebek emmediğinde ya da anne sütünün miktar olarak yetersizliğinden kaynaklanır. Bebekte bu türde bir sarılık varsa annenin emzirme ve anne sütünü artırma konusunda danışma almasında fayda vardır.

    Anne sütü sarılığı: Anne sütüyle beslenen bebeklerin % 1-% 2’inde bu durum gelişir. Sarılığa neden olan bilirubin artışı anne sütündeki bazı maddelerden kaynaklanır. Sorun bağırsak yoluyla biluribinin atılamamasındandır. Doğumdan sonra ilk 3-5 gün sonra başlar ve yavaş yavaş 3-12 haftada kendiliğinden iyileşir.

    Kan grubu uyuşmazlığı (Rh veya ABO sorunları): Kan grubu O olan anne, kan grubu A ya da B olan bir bebeği olduğunda, bu bebeğin yenidoğan döneminde belirgin sarılığının olması durumuna ABO UYUŞMAZLIĞI denir. Anne ve bebekte farklı kan türleri varsa, annenin vücudu bebeğin kırmızı kan hücrelerini yok eden antikorlar üretebilir. Bu bebeğin kanında kırmızı kan hücrelerinin yıkımına ve ani bilirubin oluşumuna neden olur. Doğumla birlikte ilk günde oluşur. Rh sorunu en ağır seyreden yenidoğan sarılık durumudur.

    Günümüzde bu durum anti-D gamma globulin (halk arasında kan uyuşmazlık iğnesi) ile kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Etkilenen bebeğe fototerapi uygulanması gerekebilir. Yenidoğan bebeklerin kan grubu A ya da B olduğunda, annenin kan grubu O ise, bebeğin yenidoğan sarılığı, çok dikkatle takip edilmelidir.

    Yenidoğan sarılığında muayene ve tanısı

    Muayenede sarılık düzeyi parmakla bastırılınca artaya çıkan renge bakılarak tahmin edilmeye çalışılır. Transkutanöz bilirubinometreler de aynı amaçla kullanılabilir. Ancak fototerapi veya kan değişimi kararı vermek için, serumda bilirubin testi yapılmalıdır.

    Bunun dışında tanıda, serum direkt ve indirekt bilirubin düzeyi, anne ve bebek kan grubu, hemoglobin, direkt coombs testi, retikülosit tayini ve periferik yayma incelenmesi yapılmalıdır. Bu tetkiklerle tanıya varılamayan, atipik klinik gidişli veya uzamış sarılıklarda ileri laboratuvar incelemeler yapılmalıdır.

    Yenidoğan sarılıklarında tedavi

    Sarılığın tedavisinde uygulanan üç yöntem vardır. 1) Fototerapi 2) Kan değişimi 3) Farmakolojik ajanlar

    Yenidoğan sarılığında fototerapi (ışık) tedavisi

    Yenidoğan sarılığında kan değişimi (transfüzyon) tedavisi

    Kandaki bilirubin düzeyi aşırı miktarda arttığında ya da artma eğilimi gösterdiğinde bebeğin kanının tamamen değiştirilmesi şeklinde uygulanır. Bebeğin kanının değiştirilmesine karar verilirken, bebeğin doğum haftası, doğum ağırlığı, kaçıncı günde (yaş) olduğu göz önüne alınır ve bilirubin miktarı 20-25 mg/dl’nin üzerinde olursa bu işlem doktor onayı ile uygulanır.

    Yenidoğan sarılığında ilaç tedavisi

    Hiperbilirubinemi tedavisinde kullanılan farmakolojik ajanlar, bilirubi atılımını hızlandırıcı (enterohepatik dolaşımı azaltıcı) veya bilirubin oluşmasını engelleyici etki gösterebilirler.

    Yenidoğan sarılığı bebeğe zarar verir mi?

    Yenidoğan sarılığı olan bebeklerin ailelerine öneriler

    Yenidoğan sarılığı sık olarak görülmesine ve birçok bebekte de kendiliğinden geçmesine rağmen bu durum her bebek için geçerli değildir. Hangi yenidoğanda bilirubin düzeyinin tehlikeli seviyeye ulaşacağı her zaman tahmin edilemeyeceği için bebeğin ilk üç-beş gün içerisinde yenidoğan doktorları ve hemşireleri tarafından izlenmesi çok önemlidir. Böylece, tedavi edilmediğinde kalıcı problemlere neden olabilecek hastalık önlenmiş olur.

    Yazı kaynağı : www.medikalakademi.com.tr

    Yeni doğan sarılığı nedir ve ne zaman tehlikelidir?

    Kandaki bilirubinin depolanmasına bağlı cilt renginin sarı olmasına sarılık denir. Yenidoğan sarılığı gözle değerlendirilebilecek bir durum değildir. Sarılığın düzeyi kesin olarak serumdaki bilirubin yoğunluğu ile otaya çıkar. Yenidoğan sarılığı bebeklerin pek çoğunda doğumu takip eden haftalarda görülür. Yenidoğan sarılığı nedenleri arasında en ciddi durum ise kan uyuşmazlığıdır. Sarılığın tedavisi sebebe bağlı olarak değişmektedir. Sarılık tehlikeli seviyelere çıkmadan gerekli müdahale yapılmalıdır.

    Bilirubin nedir?

    Bilirubinin büyük bir kısmı yaşlı alyuvarların yıkılması sonucu oluşur. İndirekt bilirubin olarak adlandırılan bu ürün albumin ile bağlanarak karaciğere kan yolu ile taşınır. Direkt bilirubin olarak adlandırılan bu ürün daha sonra safraya buradan da kaka ile vücuttan atılır. Bilirubinin serumdaki yoğunluk 5 mg/dl’den fazla olursa sarı renk ciltte görünür hale gelir. Fizyolojik sarılıkta bilirubin düzeyleri genellikle miyadında doğmuş bebekte 12.9 mg/dl’yi, erken doğmuş bebekte 15 mg/dl’yi geçmez. Bebeğe zarar verebilecek sarılık düzeyi çoğu araştırmada 30ml/dl olarak gösterilmekte olsa da hekimler 20 ml/dl üzerinde daha sık kan tahlili yaptırır bunun sebebi riski doğru değerlendirebilmektir.

    Yenidoğan bebeklerde sarılık nedenleri?

    Zamanında doğmuş yenidoğan bebeklerin % 60’ında, erken doğmuş bebeklerin % 80’inde ilk bir hafta içinde değişik derecelerde sarılık gelişir. Bu, araştırma gerektirmeyen Fizyolojik Sarılık denilen normal bir olaydır. Doğumdan sonra karaciğerdeki enzim sisteminin yavaş çalışması bunun en önemli nedenidir. Yenidoğan bebekler genellikle ikinci veya üçüncü gün sararırlar. Birkaç gün sonra karaciğerdeki enzim sisteminin hızı giderek artar ve sarılık doğumdan sonraki iki hafta içinde kaybolur. Yeni doğan sarılığı bulaşıcı değildir. Erken beslenme bilirubin düzeylerini azaltır. Anne sütü ile beslenme yenidoğan sarılığının süresini uzatır.

    Sarılık ne zaman tehlikelidir?

    Sarılık, alyuvarların  aşırı yıkımı sonucu artmış bilirubin üretimi olduğunda  ve  kandaki bilirubin yoğunluğu çok yüksek düzeylere ulaştığında  tehlikeli olur. Patolojik sarılık olarak adlandırılan bu durumun en önemli nedeni kan grup uyuşmazlığıdır.

    Aşırı bilirubin üretiminin sebepleri nelerdir?

    Yenidoğanın kan grubu uyuşmazlığına bağlı durumlar (ABO veya Rh uyuşmazlığı) ABO uyuşmazlığında annenin kan grubu O ve bebek kan grubu A veya B’dir. Rh uyuşmazlığı ise anne Rh negatif iken bebek Rh pozitiftir. Anne Rh negatif, baba Rh pozitif ve birinci gebelikteki bebek Rh pozitif  ise bu anneye doğumdan sonraki ilk 72 saatte mutlaka bir sonraki gebelikteki bebeği korumak için uygun tedavi (insan anti-D globulin “RhoGAM”) yapılmalıdır. Bu yapılmazsa ikinci gebelikteki bebek risk altına girecektir. Gebeliğin 28.-32. haftaları arasında yapılacak bir doz RhoGAM’ın ardından doğumdan hemen sonra yapılacak ikinci doz RhoGAM’ın tek dozdan daha etkili olduğu bildirilmiştir.

    Bu nedenle, ilk gebelikte doğum öncesi anne kan grubuna bakılmalı, anne Rh negatif  ise baba kan grubu değerlendirilmelidir.

    Bu bebeklerde yeni doğanın karaciğeri artmış bilirubin yükü ile baş edemeyeceğinden sarılık doğumdan sonra hızla gelişir. Bu bebeklerde sarılık genellikle ilk günde belirgin hale gelir. Bu bebekler evine gönderilmiş ise hemen sarılığın tanı ve tedavisinin yapıldığı bir sağlık merkezine götürülmelidir.

    Daha nadir görülen nedenler alyuvarların enzim sitemindeki bozukluklar, bebekte ciddi enfeksiyon durumu ve doğumda bebeğin başında meydana gelen doğum kanalından geçerken oluşan şişliklere bağlı olabilir.

    Şiddetli sarılık neden tehlikelidir?

    Bilirubinin kan düzeyi çok yükselirse beyine geçerek beyin hücrelerine zarar verir. Bilirubin Ensefalopatili (Kernikterus) denilen bu durumda bebeklerde zeka geriliği, sağırlık, konuşma bozuklukları, hareketlerde düzensizlik ve öğrenme güçlükleri gelişebilir.

    Yeni doğan sarılığı her zaman özel dikkat gerektirir. Bu nedenle sarılığı fark edilen bir bebek geciktirilmeden doktora götürülmelidir. Çünkü yüksek bilirubin düzeyleri beyine toksiktir.

    Bilirubin ensefalopatisi olan bir bebeği nasıl anlarız?

    Bilirubin ensefalopatisini nasıl önleriz?

    Yenidoğan sarılığında riskli bebekleri nasıl fark ederiz?

    Yenidoğan sarılığı derecesini nasıl değerlendirilir?

    Ciltten ölçüm ile sarılık düzeylerini belirleyen aletler bulunmasına rağmen, sarılığın kesin değerlendirilmesi sadece laboratuvarda serum bilirubin konsantrasyonları ölçülerek yapılır. Bilirubin birikimi, baştan aşağı; merkezden çevreye (baştan el ve ayaklara) doğru ilerlediği için hekim gözle vücut alanlarına bakarak yaklaşık bilirubin düzeyini tahmin edebilir fakat bilirubinin yüksek düşünüldüğü durumlarda mutlaka test yapılmalıdır.

    Doğru sarılık tedavisi için nasıl karar verilir?

    Hekim uygun yaklaşımı sarılığın derecesine göre belirler. Bunlar aşağıdaki üç yaklaşımdan biri olabilir:

    Fototerapi (Işık tedavisi) nedir?

    Fototerapi bilirubini ciltte, karaciğerde safra ile atılan,  suda çözünen izomerlerine dönüştürür. Etkili fototerapi bilirubin düzeylerini düşürür, kan değişimini önler ve bilirubin ensefalopatisini önler. Fototerapinin bebeğin vücut ısısı kontrol edildiği ve gözleri kapatıldığı sürece önemli bir zararlı etkisi yoktur.

    Prof. Dr. Mehmet Satar

    Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Neonatoloji Bilim Dalı, Adana

    Yazı kaynağı : www.kidsgourmet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap