Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    yazar olmak için hangi derslerin iyi olması gerekir

    1 ziyaretçi

    yazar olmak için hangi derslerin iyi olması gerekir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Yazar olmak istiyorum. Hangi bölümü seçmeliyim?

    Yazar olmak istiyorum. Hangi bölümü seçmeliyim?

    Merhaba 12. sınıfa geçtim. Hızla yaklaşan sınavın ve onun ciddiyetinin farkındayım. Ama ne yapmak istediğime bir türlü karar veremiyorum. Hangi bölümü seçeceğime bir türlü karar veremiyorum. Yazar olmak istiyorum ama yazarlıkla alakalı bir bölüm yok. Ve yazarlıktan başka kendime tamamen uygun bir meslek de bulamıyorum. Ne tam olarak sayısalcıyım ne sözelci ne de eşit ağırlık. Ben sanatsal bir insanım. Yanlış yönlendirilmeyle fen lisesini seçtim. Her ne kadar oraya uyum sağlayamasam da oradan ayrılma gibi bir şansım yoktu. Üniversitede de yanlış bir bölüme gidip hata yapmak istemiyorum, lütfen bana yardım edebilir misiniz? Kişisel olarak, hayalci yönüm ağır basıyor. Her zaman mantık yerine sezgilerime göre hareket ederim. Aşırı hayalciyim. Geçmişe ve eve bağlıyım. Yazmayı, okumayı ve çizmeyi seviyorum. Özgüven eksikliği çeken, utangaç ve çekingen biriyimdir. Dil öğrenmeye yatkınım ama lisede dil üzerine yoğun bir eğitim almadığım için bunun yeterli olup olmayacağını bilmiyorum. Kimya ve biyolojiye ilgim var. Ama fiziği ne anlayabiliyorum ne de seviyorum. Yapamadıkça daha da soğudum. Matematik ve geometri çözmeyi seviyorum ama onlar üzerine bir bölüm seçmek istemem. Dil ve anlatım, edebiyat, tarih, felsefeyi çalışmaya ihtiyaç duymadan bile yapabiliyorum. Sizce ne yapmalıyım? Seçeciğim mesleğe ve bölüme karar veremedikçe korkuyorum. Yazar olmak istiyorum ama tamamen bu yolda yürümeye başlamadan önce kendimi geliştirdiğime emin olmalıyım. Bu süreçte gerçek bir mesleğe daha ihtiyacım var. Tavsiyelerinize ihtiyacım var, lütfen yardım edebilir misiniz? Okuduğunuz için teşekkür ederim. Saygılarımla,

    Derscalisiyorum Cevap:
    Merhabalar. Yazar yetiştirmek için açılmış bir bölümümüz yok zaten yazar olmak için belirli bir bölüm okuma gibi bir zorunluluğumuz da yok. Yazarlığa ilgisi ve yeteneğini varsa kendini geliştirdiyse iyi bir yazar olabilir. Dediğim gibi illa şu bölümü okumalısınız diye bir durum yok. Zaten yazarların mesleklerini incelerseniz farklı farklı bölümlerden mezun olduklarını görebilirsiniz. İllaki bir bölüm önermemi isterseniz; Edebiyat bölümü sizin ilgilendiğiniz mesleğe yönelik olduğu için önerebilirim.

    Yazı kaynağı : www.derscalisiyorum.com.tr

    Yazar olmak için lisede hangi bölümü seçmek gerekiyor?

    Yazar Olmak İçin İzlemeniz Gereken Adımlar | Düşle Yaşa

    İyi Bir Yazar Olmak İçin Bilmeniz Gereken Püf Noktalar

    İyi Bir Yazar Olmak İçin Bilmeniz Gereken Püf Noktalar

    Yazar Olmak İçin Neler Yapılmalı?

    Yazar olmanın kolay bir şey olmadığı herkes tarafından bilinir. Düşünsenize, düşüncelerinizi zorlayarak her gün kitabın bir sayfasını yazabilmek için saatlerce uğraştığınızı. Hatta bazen bir kelime bile yazamadığınızı... Kitap yazmak için sık dokumak ince elemek gerekir. Kimsenin inkâr edemeyeceği kadar zor bir şey olan iyi kitap yazmak; sabır, sevgi ve iyi bir donanımla yoğrularak olur.

    İşte hayali olan kişileri başarılı bir yazar yapabilecek tüyolar;

    1. İyi Bir Okur Olun

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    Yazar olmanın temeli yazmaktan ziyade çok okumaktan geçer. Yazarlık bir sürahi gibidir. Doldurmadan boşaltacağınız hiçbir şey olmaz. Ne kadar çok okursanız, o kadar çok yazmaya hazır hale gelirsiniz. Yazarları ayırt etmeden herkesten bir şeyler okuyun. Edebi niteliği olan kitaplara daha da ağırlık verin.

    2. Sürekli Araştırın

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    İyi bir yazar aynı zamanda iyi bir araştırmacıdır da. Bir konu hakkında yazılar yazarken hafızasındaki bilgilerle yetinmez. Her zaman farklı bilgilerle yazısının içeriğini zenginleştirir. Farklı kaynaklardan toparladıkları yazılar da tadından yenmez.

    3. Not Alın

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    İyi bir yazarın ya da yazar adayının not defteri sürekli yanındadır. Her zaman aklına gelenleri not alır. Hatta öyle ki uyanınca rüyasında hatırladıklarının notunu da alır. Yanında kalem kağıdın olmadığı zaman da telefonuna sesini kaydeder. Yani illa bir not alma derdi vardır. Bu notları zamanı geldiği zaman kullanır.

    4. Gözlem Yapın

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    Bakmak ile görmek aynı şey değildir. Bir yazar çevresinde olanları görmeli ve yaşanılan şeylerin farkında olmalıdır. Her şeyi hisseder, gönül gözüyle görür. Doğadaki canlıların yaradılış amaçlarını, davranışlarını, özelliklerini hafızasına kaydeder.

    5. İyi Bir Şekilde Dinleyin

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    İyi bir yazarın en büyük zenginliği insanlardan derlediği hikayelerdir. Yaşanılan hikayelerden yola çıkarak şiirler, romanlar yazabilir. Özellikle yaşlılardan ve çocuklardan yararlanarak onların dünyalarına yolculuğa çıkılmalıdır. Böylece çok değerli verilere ulaşabilirsiniz.

    6. Bilgiye Aç Olun

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    Amacınız büyük bir yazar olmaksa sürekli bir arayış içinde olmalısınız. Her ulaştığınız bilgi ile açlığınızı daha da hissetmelisiniz. Yani ne kadar bilirsiniz bilin bir o kadar da acıktığınızın farkında olun. Nice yazarlar biliyoruz ellerinden kitap düşmez. Bunun için iyi bir yazar olmak için bilgilerin peşinde koşulmalıdır.

    7. Çok Gezin

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    Evde oturarak ilham perisi uğramıyor. Hani derler ya; “çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı bilir” diye. İşte bunun cevabı şöyle olmalıdır: Gezerken çok okuyan bilir. İyi bir yazar adayı sürekli dolaşmalı, etkinliklere katılmalı, düşsel açıdan da kendini doldurmalıdır. Sürekli insanlarla konuşarak hikâyeler biriktirmelidir. Gittiğiniz yerlerdeki mekanlar, yapılar ve farklı şekiller yazılarınızın betimleme kısmını çok güzel bir doku şeklinde oluşturacaktır.

    8. İletişime Geçin

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    Çevrenizdeki insanları yüzeysel olarak değil onlarla sohbet ederek iyi bir şekilde anlayabilirsiniz. Çevrenizde gördüğünüz insanlarla sürekli iletişim halinde olunuz. Apartmanın kapıcısıyla, otobüs şoförüyle, hastanedeki hastayla yani kısacası, gün içinde bulunduğunuz ortamlardaki insanlarla sürekli bir iletişim içinde olunuz.

    9. Paylaşımcı Olun

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    Çevrenizdeki insanlarla sürekli bir paylaşım içine giriniz. İster bir ekmek bölüşün, ister gününün nasıl geçtiğini sorun, isteseniz de herhangi birinin yaşadıklarını anlatın. Sürekli anlattıkça fark edeceksiniz hikayelerin güzelliklerini.

    10. Kalemi Elinizden Bırakmayın

    Yazar Olmak için bilmeniz gerekenler

    Sürekli yazın ve yazmayı bir an olsun bile bırakmayın. Gerçek anlamda yazmakta verim sağlamak istiyorsanız ilham perinizin gelmesini beklemeden sürekli yazmaya çalışın. Yazmanın bir disiplin olduğunun farkında olun. Evet, iç sesimizin bizlere söylediklerini yazıya dökmek için ciddi bir şekilde çalışmamız şart.

    Yazar Olmak İsteyenlere Öneriler

    Yazmaya merakı olanların en büyük hayallerinin başında, toplumun genelinde kitapları okunan bir yazar olmak gelir. Bunun için yazı kurslarına gitmekte, kendini geliştirmek için farklı farklı keşiflerde bulunmaktadır. Her gün yatmadan önce, televizyon izlerken, otobüste seyahat ederken en az yarım saat acaba yazacağım kitabın konusu ne olsun, bu kitabı hangi aşamalardan geçerek yazabilirim şeklinde düşünür. Yazacağınız kitabı düşünürken üzerinize ağır bir yük binebilir, korkabilir ve bu kitabı yazmaktan bir anda vazgeçebilirsiniz. Biraz sakin sakin düşünün. "Herkes kitap çıkartıyor benim ne eksiğim var" der, bir anda kitap yazmaya karar verirsiniz. Tabi bir süre geçtikten sonra yine kitap yazmanın zorluğunu görerek kaçabilirsiniz. Herkes kitap yazabilir ancak siz herkes değilsiniz. Herkesten farklı olarak büyük bir yazar olabilirsiniz. Herkesten farklı olmak için de kitap yazarken büyük bir sorumluluk ve yazma becerisi gerektiğini bilmeniz gerekir. Bunun için çok çabalamalısınız. Kitap yazarken dikkat etmeniz gereken en önemli önerileri sizler için bir araya getirdik. İşte yazar olmak isteyenlerin bilmesi gereken püf noktalar;

    Yazı kaynağı : www.neoldu.com

    Yazar olmak isteyenlere yazarlardan tavsiyeler

    Yazar olmak isteyenlere yazarlardan tavsiyeler

    Yazarlık öğrenilmez, tohumunda varsa ve kendini yeterince besleyebilirsen yazar olabilirsin. Bu çok doğru. Yine de, gayet revaçta olan yazı atölyeleri, severek okuduğumuz yazarları kanlı canlı önümüze getirerek onlardan birebir tüyolar almamıza yardımcı oluyor.

    Bu yüzden 7 gün süren Seferihisar Yazı Kampı’na katıldım.

    Seferihisar yazı kampında konuşma yapan, “sırlarını açıklayan” yazarlar şunlardı: Yekta Kopan, İnci Aral, Enver Aysever, Işıl Özgentürk, Müge İplikçi, Mario Levi, Onur Behramoğlu, Gülşah Elikbank ve Onur Caymaz

    Her birinden ayrı ayrı bir şeyler öğrendim ve her biriyle çok konuda ithilafa düştüm. Ne olursa olsun, alışageldiğimiz yüzeysel siyaset dışındaki konularda ithilafa düşmek bile gerçekten keyifli.

    Yazar olmak isteyenlere tavsiyeler:

    1- Yazar olmak istiyorsan, önce bir meselen olacak. Siyasi, varoluşsal, ailesel, toplumsal, bilimsel… Her neyse… Toplumun geneli tarafından yok sayılan, muhalefet edilen bir meselen.

    2- Yazar olmak istiyorsan yapman gereken şey yazmak.

    Yazı başına oturulduğunda çoğu zaman beşinci cümlede takılınır kalınır. Mario Levi diyor ki, bunun iki açıklaması vardır. Biri kötü, diğeri daha da kötü.

    Kötü olan, bu konuda sandığınız kadar anlatabilecek hikayeniz, anekdotunuz olmaması. Daha kötü olanı ise malzemeniz olmasına rağmen anlatabilecek kabiliyetinizin olmaması…

    3- Yazar olmak istiyorsan önce okumalısın. Okumayan kişiler tesadüfen bir iki satır güzel cümle çıkarabilir ama bunları destekleyecek hikayeleri, fikirleri bütün halinde ortaya dökmesi çok zordur. Bunların örnekleri bir şekilde ünlü olmuş, çok satmış yazarlar arasında da çok fazladır.

    Yazarların en çok ithilafa düştüğü nokta “iyi okumanın ne olduğu” ya da “iyi okuma diye bir şeyin olup olmadığı” idi. Yani, her gün belli sayıda sayfa okumak iyi okuma mıdır, eline ne geçerse okumak, başladığın kitabı bitirmek iyi midir gibi sorulara cevaplar farklı farklıydı.

    Benim cevabım şu: Ele geçen her metnin bir şeyler öğretmesi mümkündür ama bu tesadüfe güvenerek plansız programsız okumak, zamanı kötü kullanmak olacaktır. İşinize yaramayacağından emin olduğunuz bir kitabı bitirmeye çalışmak da sadece kişinin kendisine eziyet etmesidir. Üçüncüsü, nasıl ki, üniversitede her dersin bir amacı ve ulaştırmaya çalıştığı bir nokta varsa, okuma planındaki her kitabın da benzer bir amacı olmalıdır. Kitap okuma yöntemleri ile üniversitelerin öğretmeye çalıştığı beceri çok benzerdir.

    Üniversitelerin en önemli işlevi bilgiye ulaşma yöntemlerini öğretmesidir. Tez ve antitezleri ayırma, benzerliklerini bulma, bunlar üzerinden fikirleri gruplayarak bir sonraki aşamaya geçme… Sentezleri nesnel yöntemlerle değerlendirme… Bunlar çok zor işlerdir ve işin profesyonelleri, deneyimlileri tarafından öğretilir.

    Doğru okuma da bu yüzden öğretilebilir. Yazı kampı boyunca da her yazarın bambaşka okuma tarihçeleri ve planları olduğunu görmek bunu ispatlıyor. Her birinin okuma tarihçesi, edebiyata, tarihe ve siyasete bakış açılarınıyansıtıyor. Bunlardan detaylı olarak bahsedeceğim.

    5- Herkesin “müthiş fikir”leri vardır. Yazmaya başladığı zaman çoğu sıradanlaşır. Eğer yeteri kadar okumuşsan, yazacağın fikre “müthiş” demekten o kadar çok imtina edersin. Cahil cesareti en çok yazarı komik duruma düşürür.

    6- Yazarlık aslında ağır bir işçiliktir. Öyle “duygularımı bilinçakışı ile dökeyim, aklıma ne gelirse yazayım, manayı okura bırakayım” demekle olmaz. Yazmak, matematik işidir. Zaman, kişi ve mekan üçlüsünün mantıklı bir şekilde kurgulanması, heyecan verici şekilde kırılıp bölünmesi, ayrıntıları doğru yerlerde vererek ya da saklayarak heyecan yaratma sanatıdır.

    7- Her saniye oku, yaşa, izle, dinle ve “yazar hazinenini” her türlü malzeme ile doldur. Malzemeleri nerede kullandığına kendin bile şaşıracaksın. Yeter ki tüm malzemeyi bir anda kullanmaya çalışıp yazıyı bulamaç haline getirme.

    Romanınız/hikayeniz bir şeyleri bildiğinizi ispatlama çabasına dönüştüğünde samimiyetini yitirir. Sloganlarla yazmak, okura bir şeyleri gözüne soka soka öğretmeye çalışmak hamlıktır.

    Mesela, Türkiye’deki toprak reformunu anlatıp “görgüsüz insanlar peydahlandı” diyerek slogan vari konuşma, madem öyle düşünüyorsun, öyle karakterler tasarla ki, görgüsüz insanlar yarattığı fikrine okuyucular kendisi varsın.

    8- Sözcük tasarrufu et. Aynı hissi daha kısa cümlelerle vermeye çalış ve aynı bilgiyi çok daha kısa ve vurucu şekilde ver.

    Anton Çehov der ki: “Vaktim olsaydı daha kısa yazardım.”

    Ders veren yazarlar bize şöyle bir uyarıda bulundu: Yeniyetme yazarlar, bazı bildiklerinin inanılmaz önemli olduğunu ya da yalnızca kendilerinin bildiklerini düşünür ve dönüp dolaşıp farklı cümlelerle tekrar tekrar söylerler. Okurlar, sürekli didaktik bir dilden çabuk sıkılırlar.

    9- İnsanları dinle. Onlardan malzeme topla. İyi yazarlar bunu yapar.

    Yazarlar, arkadaş çevrelerinde pek sevilmez çünkü insanlar, yazarlara anlatacakları her şeyin bir malzeme olarak kullanılacağını bilirler. Bu, onları rahatsız hissettirir. Yazarların bu sebeple sosyal hayatlarında sıkıntı yaşaması acı bir gerçektir ama yapacak bir şey yok.

    10- Her yazar, yazdıklarının kendisine zarar verebileceğinden çekinir. Satır aralarında babanızın sevmediğiniz yönlerini anlatmak, babanızın tepkisini çekebilir. Anne, baba, kardeş, eş, çocuk derken sizi sansürleyecek çok fazla bağınız vardır. Mümkün olduğunca sıyrılmaya çalışın bu korkulardan. Sıyrılamayorsanız, kimseyi birebir anlatmamaya, kimsenin bu karakterle özdeşleştirilememesi için uğraşın. Karakterinizi, gerçek hayattaki kişilerden farklılaştıracak öğelerle zenginleştirin.

    Öykü yazmak isteyenlere tavsiyeler:

    1- Hikayen, okuyanların bir işine yarasın.

    Eğer okurlar öykünü okuduktan sonra, “Ee yani? Niye anlattın ki şimdi bunu” diyorsa, konu hiçbir yere bağlanmamışsa ya da hikaye, okura hiçbir soru sordurmamışsa, bir an için bile nabzını arttırmamışsa yanlış yapmışsın demektir.

    Öykünün bunlardan birini yapabilecek kısımları olmalıdır. Bu, çok satmaktan, çok beğenilmekten farklıdır. Seni okuyan kişi sayısı çok az bile olsa onları heyecanlandırmış olman yeterlidir.

    2- İyi bilmediğin konulara girmemeye çalış.

    Doğuyu hiç görmediğin halde doğudaki acıları anlatmaya kalkman, bir zeytin bahçesi görmeden zeytin bahçesi romantizmi yapman seni komik duruma düşürecektir. Yaşar Kemal gibi büyük bir yazar bile gidip kent romanı yazmaya cesaret edememiştir mesela.

    3- Ya çok sıkı konun olmalı ya da samimiyetin… İkisi de yoksa sadece zaman kaybı olacaksın.

    4- Öykü yazarken iki kavramı iyi öğrenmeliyiz. Tip ve karakter…

    Tip, klişelerle dolu, herkesin kafasında üç aşağı beş yukarı aynı özellikleri canlandıran kalıplardır. Mesela puro ile viski içen bir büyükelçi bir tiptir. Doğru da olsa yanlış da insanların kafasında bu tip hemen canlanır.

    Bu kişiye sadece meyve suyu içirirsen onu bir tipten çıkarır ve bir karaktere büründürürsün. Çünkü bu ezberlenmişin dışındadır ve belli ki bir hikayesi vardır.

    Bu karakterin sadece meyve suyu içmek için bir sebebi olmalıdır. Bu sebebi de doğru seçmelisin, çünkü ona kendini bağlamış olacaksın. Mesela sebep mide kanseri geçirmiş olması ise hikayen boyunca bu gerçeği unutmaman gerekecektir. Hasta olduğu bir dönem olduğunu aklından çıkarmamak ve kurgunu ona göre yapmak zorunda kalacaksın. Mesela gastrit gibi basit bir şeye bağlamak daha güvenli olacaktır fakat bu sefer de bu konu basit kalacak ve öyküyü bir yere götürmeyecektir. Bu durumda meyve suyu içirmiş olmanın bir manası kalmayacak ve karakterden tekrar tipe düşmüş olacaksın. Klişeye dönmüş olduğun için hikayenin orjinalliği kalmayacaktır.

    5- Tasvirlerin işlevsel olmalı. Marcel Proust onlarca sayfa boyunca bir eteği anlatabilirdi çünkü toplumun farklı kısımları birbirlerinin ne giydiğinden, o eteğin nasıl bir şey olduğundan haberdar değildi. Fotoğraf ve sinema yoktu. Bu yüzden tasvirleri uzatmak zorunda idi.

    Mesela, bir eteğin mavi olduğunu söylüyorsanız bunu bir yere bağlamalısınız; ne bileyim “çocukluk aşkıyla ilk kez buluşmaya giderken de mavi giymişti” gibi bir anektod hikayeyi iyi yerlere götürebilir.

    6- Doğruluğundan emin olmadığın noktalarda çok detaya girme. Mesela karakterinin normaldışı hareketleri varsa, bunları bir psikojik hastalık ismi ile tanımlamak zorunda değilsin. Bu, seni zor durumlarda bırakır.

    Mesela bir yerlere bakıp kalma katatoni de olabilir, otizm de. Yazar olarak bunda bir çıkarım yapmak bizi komik duruma düşürebilir çünkü bir psikiyatr bizim bir otistiği mi yoksa katatoniği mi tanımladığımızı bizden çok daha iyi anlayacaktır. Eğer yanlış tanımladıysak komik duruma düşeriz ve samimiyetimizi kaybederiz.

    Sen karakterini tasvir et, okuyucu bir sıfat bir hastalık yakıştıracaksa kendisi yakıştırsın.

    7- Karakterlerini tüm yönleriyle bil. Hikayende kullanmayacak olsan da, bu karakterin kültürel durumunu, ekonomik tarihçesini, eğitimini, basit aile bilgisini kafanda kur. Yoksa savrularak kaybolma riskin artar. Bu savrulmayı okur hissederse yazıyı bırakıp gidebilir.

    8- Bir karakteri genelleyerek bir toplum eleştirisi yapacaksan, benzer karakterleri inceleyerek kendi fikrinin doğruluğundan emin ol. Zaten genellemen doğru ise toplum tarafından kabul görecektir. Oblomovculuk gibi…

    Bunu yapabilmek çok az kişiye nasip olsa da en azından karakterin ismi geçtiğinde herkes nasıl bir karakter olduğunu bilecektir: İnce Memed’in nasıl bir karakter olduğunu kitabı okumamış kişiler bile bilir mesela… Çünkü toplumun genelindeki bir tipi doğru şekilde karakterleştirilmiş ve toplum tarafından kabul görmüştür.

    Kısaca, yazar olmak, okur olmak hakkında, deneyimli yazarlardan çok şey öğrendim. Başta Işıl Özgentürk olmak üzere tüm yazarlara teşekkürlerimi sunuyorum.

    Yazı kaynağı : medium.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap