Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    vücut suyunun yüzde kaçının kaybedilmesi ölümle sonuçlanır

    1 ziyaretçi

    vücut suyunun yüzde kaçının kaybedilmesi ölümle sonuçlanır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Vücudun susuz kalması "ölümle sonuçlanabilir" - Sağlık Haberleri

    Vücudun susuz kalması

    Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Baturalp Abduşoğlu, son günlerde hava sıcaklarının artmasının etkisi ile acil servislere, vücudun susuz kalmasına bağlı halsizlik, ateş ve bilinç kaybı gibi nedenlerle başvuran hasta sayısının arttığını söyledi. Günde en az 2 litre su içilmesi uyarısında bulunan Dr. Abduşoğlu, vücudun aşırı derece susuz kalmasının kişinin ölümle sonuçlanabileceğine de dikkati çekti. 

    Vücudun, yetersiz sıvı alımı ve aşırı terleme, ishal, aşırı idrar söktürücü ilaç kullanımı, şekerden zengin ve kafein içeren sıvılar alınması gibi nedenlere bağlı oluşan sıvı kaybı sebepleri ile susuz kaldığını ifade etti.

    "En sık belirtiler susuzluk hissi ve halsizlik"

    Dr. Abduşoğlu vücüttaki susuzluğun tehlikesine dikkat çekerek sunları söyledi: "Su kaybının en sık belirtisi susuzluk hissi ve halsizliktir. Halsiz kalan kişi ruhsal yönden kendini kötü hisseder. Dehidratasyon, kayıpların oranına göre hafif veya ağır seyreder. Yüzde 2 oranında sıvı kaybı hafif dehidratasyonu gösterir. Bu oran arttıkça baş dönmesi yaşanır, tansiyon düşer, nabız artar, kas krampları oluşur, böbrek yetmezliği ortaya çıkar ve bilinç kaybı olabilir. Oran yüzde 15 olduğunda hayati tehlike başlar ve kayıp yüzde 20'ye ulaştığında ise ölümle sonlanabilir" dedi. 

    Acil servislere gelenlerin çoğu yaşlı hastalar

    Hava sıcaklığının aşırı arttığı şu günlerde özellikle acil servislere dehidratasyona bağlı halsizlik, ateş, hatta bilinç kaybı gibi yakınmalarla gelen hasta sayısında artış olduğunu açıklayan Abduşoğlu, bunların büyük çoğunluğunun yeterli su tüketimi yapamayan yaşlı veya bakıma muhtaç hastalar olduğunu söyledi. 

    Yazı kaynağı : www.cnnturk.com

    Dehidrasyon Sonucu Ölenlerin Vücudunda Neler Oluyor?

    Dehidrasyon Sonucu Ölenlerin Vücudunda Neler Oluyor?

    Su, vücudumuzun yaklaşık % 55 – 65’ini oluşturur. Beynin düşünmesini, kan akışını ve kasların hareket etmesini sağlayan hayati bir bileşendir. Ama beden eğitimi dersinde terledikten, sahilde bir gün geçirdikten ya da susuzluğunuzun görmezden geldikten sonra ne olacak? Dehidrasyon(vücutta oluşan tepkimeler sonucunda moleküllerden kaynaklanan su kaybı) herkes için farklıdır. Ne kadar çalıştığınıza, çevrenizdeki sıcaklığa ve genelde ne kadar terlediğinize bağlıdır. Fakat hızlı bir şekilde tehlikeli olabilir.

    1.Evre: Susuzluk

    Su Kaybı: Vücut ağırlığının %2’si- 77 kiloluk bir kişi- için bu 1 kilodur. Bu kadar terlemeyi, sıcak bir odada su içmeden bir saat boyunca kick boks yaparak kaybedebilirsiniz.
    Etkileri: Susuzluk başladığında, vücudunuz kalan tüm neme yapışır. Böbrekleriniz mesanenize daha az su gönderir ve idrarınız koyulaşır. Terleme azaldıkça, vücudunuzun sıcaklığı yükselir. Kanınız daha kalınlaşır ve halsizleşir. Oksijen düzeylerini korumak için kalp atış hızı artar.

    2.Evre: Bayılma

    Su Kaybı: Vücut ağırlığının %4’ü-. 77 kiloluk bir kişi- için bu 3 kilodur. Bu kabaca üç saat boyunca aşırı ısınırken susuz kalarak bisiklet sürmekle ya da iki gün süreyle susuz kalmakla eşdeğerdir.
    Etkileri: Kanınız o kadar yoğunlaşmıştır ki, oluşan kan akışındaki azalma cildinizin büzülmesine neden olur. Tansiyonunuz düşer, bayılma eğilimi baş gösterir. Temel terlemeniz durur ve bu soğuma olmadan aşırı ısınmaya başlarsınız.

    3.Evre: Organ Hasarı

    Su Kaybı: Vücut ağırlığının %7’si-77 kiloluk bir kişi- için bu 5 kilodur. Su almadan sekiz saat boyunca yoga yaparak bu teri kaybedersiniz.
    Etkileri: Vücudunuz kan basıncını sürdürmekte zorlanır. Hayatta kalmak için, böbrekleriniz ve bağırsağınız gibi hayati organlara kan akışını yavaşlatır ve bu hasara neden olabilir. Böbreklerinizin kanı filtrelemeden hücresel atıklar hızlı bir şekilde toparlanır. Kelimenin tam anlamıyla bir bardak su için ölürsünüz.

    4.Evre: Ölüm

    Su Kaybı: Vücut ağırlığınızın %10’u- 77 kiloluk birisi için- bu 7 kilodur. Bu, su almadan 32 derece sıcaklıkta beş gün boyunca yürümek ya da 11 saat koşmak gibidir.
    Etkileri: Biraz su içmelisiniz! Eğer sıcaksa, kontrol edilemeyen vücut ısısı, hayati organlarınızın aşırı ısınması riski anlamına gelir ve muhtemelen karaciğer yetmezliği sizi öldürür. Ancak şartlar hafif ise, zehirli atıklar kanınızda birikir ve sizin ölüm raporunuz bilinen tabiriyle şöyle olur: böbrek yetmezliği.

    Çeviren: Sercan Kule

    Yazı kaynağı : popsci.com.tr

    Bu durum ölüme yol açıyor!

    Bu durum ölüme yol açıyor!

    Yaz aylarında hava sıcaklarındaki artışa bağlı oluşan terleme ve sıvı kaybı, susama duygusu daha çok hissettiriyor. Vücuttaki her organın fonksiyonlarını sağlıklı şekilde yerine getirebilmesi için kaybedilen sıvının yerine konulması ve düzenli su tüketimi büyük önem taşıyor. Su içmeden geçirilen birkaç saat sonrasında elektrolit dengesi bozulabiliyor, halsizlik ve bitkinlik gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Diyetisyen Berna Ertuğ, vücudun su ihtiyacının karşılanması için yalnızca sıvı alımı ve su tüketiminin yeterli olmadığını, bazı besinlerin de düzenli tüketilmesi gerektiğini söyledi.

    SUSUZLUK VÜCUT DENGESİNİ BOZUYOR

    İnsan vücudundaki su oranının korunmasının yaşamsal önem taşıdığını kaydeden Berna Ertuğ, vücutta yüzde 2'lik bir su azalması olduğunda bile asit dengesinde değişimler meydana geldiğini söyledi. Yüzde 7'lik bir değişimin insan vücudunda yorgunluk ve halsizliğe hatta halüsinasyon görmeye yol açabildiğine değinen Ertuğ, "Yüzde 10'luk bir değişim ise böbrek fonksiyonlarını sonlandırıp ölüme yol açar" dedi.

    KAYBEDİLEN SU YERİNE KONULMALI

    Sıcak hava, hareket, fazla proteinli ve tuzlu besinlerin tüketimi, terleme, idrara çıkma gibi aktivitelerin vücudun su ihtiyacının artmasına neden olduğuna değinen Ertuğ, "Vücut ısısını artıran ateşli hastalıklarda, solunum yolu ve ishal gibi sorunlarda, bağırsak yoluyla su kaybedilir. Gün boyunca kaybedilen toplam su miktarı 2,5 litreye ulaşırken, pek çok kişi bunun bilincinde ve farkında olmadan vücudunu susuz bırakmaktadır. Hücrelerin yaşamsal faaliyetlerini yerine getirmesi ve bu sayede vücudun fonksiyonlarını tamamlayabilmesi için vücudun su dengesinin korunması gereklidir" diye konuştu.

    ÇAY VE KAHVE SUYUN YERİNİ TUTMAZ

    Vücudun yeterli miktarda sıvı alabilmesi için günde en az 2-2.5 litre su tüketimi gerektiğini vurgulayan Berna Ertuğ, "Vücut direncini kaybetmeden, susuzluk duygusu hissedilmeden su tüketilmelidir. Özellikle yaz aylarında asitli içeceklerin fazla miktarda tüketilmesi, içilen çay ve kahvenin de miktarının fazla olması, sık idrara çıkmaya ve sıvı kaybına yol açabilir. Bu nedenle suyun yanında daha çok taze sıkıymış meyve suları, ev yapımı limonata, ayran ve maden suyu gibi sağlıklı içecekler tercih edilmelidir" dedi.

    EGZERSİZ YAPARKEN SUSUZ KALMAYIN!

    Berna Ertuğ, yaz aylarında egzersiz yapılırken de su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Egzersize başlamadan 15 dakika önce 1-1.5 bardak, egzersiz sırasında ise 10-15 dakika aralarla yarım bardak su içilmesi gerektiğine değinen Ertuğ, sıcak havalarda beslenme programına vücudun su ihtiyacını karşılayan besinlerin dahil edilmesi gerektiğini söyledi

    Susuzluğu gideren ve vücudun sıvı ihtiyacını karşılayan besinler konusunda da bilgi veren Ertuğ, şunları kaydetti:

    "Salatalık, kavun, domates, çilek, yoğurt, karpuz, biber, kabak, marul ve limon tüketilmelidir. Salatalık, çilek, biber, limon ve kavunun yüzde 90'ı, domates ve marulun yüzde 95'i, yoğurdun yüzde 80'i, karpuzun yüzde 92'si sudur. Bu besinler A, B ve C vitaminin yönünden zengindir. Serinletici bir özelliği olan yoğurt, kemikler, dişler, kaslar ve sinir iletimleri için çok yararlıdır. Çilek, kalp ve damar hastalıklarını önler, enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olur. Lifli yapısı sayesinde uzun süre tok tutar. Karpuz enerjiyi korumaya yardımcı olur, kan dolaşımını hızlandırır ve zararlı maddeleri damarlarınızdan uzak tutarak kolesterol seviyesinin yükselmesini engeller."

    Yazı kaynağı : www.sabah.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap