Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    vücut sıcaklığını ayarlayan merkez

    1 ziyaretçi

    vücut sıcaklığını ayarlayan merkez bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Vücut Isısı Nasıl Düzenlenir?

    Vücut Isısı Nasıl Düzenlenir?

    Vücut Isısı Nasıl Düzenlenir?

    Sıcak bir yaz günü geçiriyorsunuz ve hava durumu 30 dereceyi gösterse bile hissedilen 40 derece diye yakınıyorsunuz. Peki böyle bir sıcaklığın altında vücut ısısı nasıl sabit tutuluyor hiç düşündünüz mü? O güneşin altında kulaklarımızdan buhar çıkmadığı için belki de fazlasıyla şanslıyızdır. Bu şansın altında yatan mekanizma nedir peki? O zaman şimdi vücut ısısının düzenlenmesi nasıl gerçekleşiyor bir göz atalım.

    İnsan homeoterm (sıcakkanlı) bir canlıdır; iç ortamın ısısını daima sabit tutmaya çalışır. Vücut ısısının sabit sürdürülmesindeki kahramanlardan belki de en önemlisi hipotalamustur. Hipotalamustaki ısı düzenleme merkezleri tarafından vücut ısısı ayarlanır. Burada sinirsel geribildirim mekanizmaları ile düzenlenir. Hipotalamusta preoptik alan olarak adlandırılan bölgedeki nöronların, ısı reseptörü gibi işlev gördükleri düşünülmektedir. Bu alanda çok sayıda sıcağa duyarlı nöron ve bunların yaklaşık üçte biri kadar soğuğa duyarlı nöron bulunur. Bu bakımdan preoptik alanın ısı kaybından sorumlu olduğu söylenebilir.

    Vücut Isısı Hipotalamusta Ayarlanır

    Sıcağın oluşturduğu tepkisel cevaplar hipotalamusun ön bölgesinden doğar. Ayrıca deri ve derin dokularda da sıcağa ve soğuğa duyarlı reseptörler bulunur. Hipotalamusun aksine, derideki soğuğa duyarlı reseptörler, sıcağa duyarlı olanlardan yaklaşık 10 kat daha fazladır. Bu nedenle ısının çevresel kontrolünde sıcak değil, özellikle soğuk rol oynar.

    Deri ve derin dokulardan gelen uyarılar hipotalamusun arka bölgesine iletilir. Hipotalamusun arka bölgesinde soğuğa duyarlı reseptörler vardır. Soğuğun oluşturduğu tepkisel cevaplar hipotalamusun arka bölgesinde doğar. Vücut ısısının artması durumunda, sıcağa duyarlı reseptörlerin uyarı sıklığı artar ve ısı kaybettiren mekanizmalar çalışır. Vücut ısısının azalması durumunda ise soğuğa duyarlı reseptörlerin uyarı sıklığı artar. Preoptik alan ve çevreden gelen uyarılar hipotalamusun arka bölgesinde birleşirler. Daha sonra vücutta ısıyı oluşturan mekanizmalar çalıştırılır.

    Vücut ısısının düzenlenmesi için kritik düzey ağız içi sıcaklığın 37,1 derece olmasıdır. Bu noktada ısı yapım ve kayıp mekanizmalarının çalışmadığı kabul edilir. Bu nedenle 37,1 derece sistemin ”ayar noktası” olarak adlandırılır. Ayar noktasının üstündeki değerlerde ısı kaybı arttırılır ve ısı oluşumu azaltılır. Böylece vücut ısısı düşürülerek ayar noktasına getirilir. Bunun altındaki değerlerde ise ısı kaybı azaltılır ve ısı oluşumu arttırılır. Böylece vücut ısısı ayar noktasına yükseltilir.

    Vücut Isısını Azaltan veya Artıran Mekanizmalar

    Sempatik sinir sistemi vücut ısısının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Vücut ısısı arttığı zaman, azaltılması için derideki kan damarlarında genişleme ve terleme ile ısı oluşumunun azalması süreci gerçekleşir. Damarlardaki genişleme vazodilatasyon olarak adlandırılır. Bu işlem gerçekleşirken hipotalamusta damarların daralmasını sağlayan mekanizmanın çalışması engellenir. Derideki kan damarları genişledikçe deriye ısı transferi artar. Vücut ısısı arttığı zaman hipotalamusta, preoptik alanın sıcaklıkla uyarılması terlemeye yol açar. Bu bölgeden başlayan uyarılar otonom sinir sistemi yolu ile omuriliğe ve vücudun her tarafındaki deriye iletilir.

    Vücut ısısı azaldığı zaman deride vazokonstriksiyon olur ve tüyler dikleşir. Isı oluşumunun artması için titreme, sempatik aktivasyon ve tiroksin salınımı gerçekleşir. Bu etkiler hipotalamustaki sempatik merkezlerin uyarılması ile sağlanır. Böylece deriye ısı transferi azaltılır. Dolaşımdaki adrenalin ile noradrenalinhormonları aracılığıyla hücre metabolizmasının hızı artar. Besin maddelerinden ihtiyaçtan daha fazla enerji oluşumu sağlanır. Buna ”kimyasal termogenez” denir. Hayvanlarda kimyasal termogenez kahverengi yağ dokusu ile orantılıdır. Bu tip yağ içeren hücrelerde fazla mitokondribulunur ve böylece ısı üretimi daha fazla yapılır. Bebeklerde vücut ısısının yetişkinlerden yüksek olmasının sebeplerinden biri de kahverengi yağ dokusunun fazla olmasıdır.

    Bazal Metabolizma Hızı ile Vücut Isısı Düzenlenebilir

    Bu süreçlerin dışında hormonal sistem bazal metabolizma hızını ayarlar. İstemli motor hareketleri arttırarak veya azaltarak vücut ısısının düzenlenmesi konusunda yardımcı olur. Vücut ısısının düşmesi durumunda tiroit uyarıcı hormon (TSH) salınımı artar ve buradan tiroksin hormonu salgılanır. Artan tiroksin hormonu, vücutta hücre metabolizmasını hızlandırır. Ancak bu artış ani olmaz ve haftalar sonrasında görülür. Bu nedenle kutuplarda yaşayan insanlarda guatr hastalığı görülme riski yüksektir.

    Peki neden ateşimiz çıkıyor sorusu ile yazımızı sonlandıralım. Ateş, vücut ısısının normal sınırlarının üzerine çıkması durumudur. Böylece hipotalamustaki ayar noktasının sınırı aşılmış olur. Ayar noktasındaki ısı değeri yükselince, ısı üreten tüm mekanizmalar harekete geçer. Yaklaşık 8 ile 10 dakika içerisinde ateş meydana gelir.

    Enfeksiyonlarda Vücut Isısı Uyarı Gibi Çalışır

    Ateşin yükselmesine enfeksiyonlar, beyin tümörleri ve sıcak çarpması gibi durumlar sebep olabilir. Enfeksiyonlara cevap olarak gelişen ateş ile artan vücut sıcaklığı organizmanın cevabını uyarır. Zarar görmüş dokular, ateşin yükseldiği durumlarda hızlanan metabolizmadan dolayı hızla tamir edilirler. Orta dereceli ateş ile seyreden enfeksiyon hastalıklarında ne yapılması gerektiği konusunda farklı görüşler vardır. Ateşin düşürülmemesi gerektiğini savunan görüşler de vardır.

    Vücudumuzda ki tüm süreçlerin hassas bir ayarda düzenlendiğine tekrar şahit olduğumuz bu mekanizmanın önemi yadsınamaz. Bu kadar hassas bir ayarda çalışıp hiç sızlanmayan fizyolojik süreçlerimize bir teşekkür borçluyuz.

    Hazırlayan: Damla Uludağ

    https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK279457/

    https://goo.gl/YlVpv7

    https://www.icr.org/article/4558

    https://goo.gl/eqzxOf

    Yazı kaynağı : sinirbilim.org

    Hipotalamus

    Hipotalamus

    Hipotalamus, beyinde talamusun altında bulunan ve üçüncü ventrikülün tabanını oluşturan önbeyin bölgesidir. Küçük nukleuslardan oluşur ve en önemli görevlerinden birisi hipofiz bezi aracılığı ile beyin ve endokrin sistem arasındaki bağlantıyı sağlamaktır.

    Tüm omurgalılarda bulunur. İnsanda, kabaca bir badem şeklindedir. Memelilerde beyin merkezleri arasında ilinti sağlar. Vücut sıcaklığı mekanizmasını, sempatik sinir sistemini ve hipofizin çalışmasını denetler. Susama, acıkma hislerinin merkezi olup vücut ısısını ve kan basıncını ayarlar. Ayrıca ürettiği RF maddesi ile hipofizi uyarır. İç denge (homeostaz) hipotalamus ile korunur. Karbonhidrat-yağ-protein metabolizmasını dengeler. Hipofiz, alt uç kısmında küçük bir yuvarlak durumundadır. Hipofiz arka lobunun salgıladığı antidiüretik hormon ile oksitosin denen madde hipotalamusta yapılıp hipofize aktarılmaktadır. Duyguların fiziksel temeli de hipotalamus tarafından oluşturulmaktadır.

    Görevleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Girdiler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hipotalamus insanlarda kompleks bir bölgededir ve küçük nükleuslara bile önemli görevler yüklenmiştir. Örneğin, paraventriküler nükleus, hipofize bağlı olan oksitosin ve vazopressin nöronlarına sahip olmanın dışında ACTH ve TSH salınımını, gastrik refleksleri, anne davranışını, kan basıncını, beslenmeyi, bağışıklık sistemini ve vücut sıcaklığını da düzenler.

    Hipotalamus, pek çok davranışsal ve hormonal sirkadyen ritmi, nöroendokrin çıktıları, homeostatik mekanizmaları ve önemli davranışları koordine eder. Bu nedenle çok sayıda iç ve dış uyarana cevap vermek zorundadır. Buna yönelik olarak da merkezi sinir sisteminin çoğu yeri ile zengin bir bağlantı içindedir. Beyin sapının retiküler formasyonu ve otonomik bölgeleri ile limbik sistem (özellikle amigdala, septum, Broca'nın diyagonal bandı, olfaktör ampuller ve serebral korteks) bu yerler arasındadır.

    Hipotalamus şunlara duyarlıdır:

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    V�cut Is�s� ve Hipotalamus - Prof.Dr.Metin �ZATA

    Bölüm Hakkında

    İnsan vücudunun ısı dengesini ayarlayan mekanizma  (termoregülasyon )beyinde yer alan çok fonksiyonlu bir bez sayesinde gerçekleşir.

    İnsan vücudu normal sıcaklığın üzerinde bir ısı ile karşılaştığında ısı düzenleyici (termoregülasyon ) mekanizması bozulur  (ısı üretimi, ısı kaybını geçmesi durumu ) bunun sonucunda vücut sıcaklığı 40⁰C ve üzerine çıkar.

    Yaz aylarında açık havada bulunmak, sauna gibi sıcak buharlı ve nemli ortamlar,  bazı  mesleklerde çalışanlar örneğin;   fırıncılar, cam sanayide çalışanlar, çiftçiler, askerle, sıcak ortamda egzersiz yapanlar, yaşlılar, kalp yetmezliği olanlar, şeker hastalığı olanlar, çocuklar, aşırı alkol tüketenler, çok fazla sıvı tüketmeyenler, aşırı kilolu olanlar, sedef hastalığı veya egzama gibi bazı cilt hastalığı olanlar bu durumdan daha çok etkilenirler.

    Isı dengesini ayarlayan bu merkezin işlevinin bozulması sonucu başta sinir sistemi olmak üzere iskelet kasları, karaciğer, böbrekler, akciğerler,  kalp gibi organların hasarına yol açar.

     Bazen vücutta pıhtılaşma mekanizmasını düzenleyen sistemlerin de hasarına bağlı olarak yaygın damar içi pıhtılaşma bozukluğu gibi ciddi durumlarda görülür.

    Hastada görülecek bulgular: Cildin kuru ve sıcak olması (kızarık cilt ), eğer kişi yoğun bir egzersiz yapmış ise daha çok terli bir cilt görülür, çarpıntı, kasların gergin ve sert olması, bazen geçici felç oluşması, baş dönmesi, ishal, bulantı, halsizlik.

    Sıcak hastalığı şiddetine göre ( en hafiften en ağıra)  belli başlı alt guruplara ayrılır:

    *İsilik (ısırgın) :  Ter bezlerinin gözeneklerinin kapanmasından kaynaklanan durumdur.

    *Sıcak ödemi: Sıcağa bağlı kan damarlarının genişlemesi sonucu kanın özellikle bacaklarda ve ayaklarda göllenmesi durumudur.

    *Sıcak krampları: Genelde aşırı egzersiz yapma veya uzun mesafe yürüyüşlerde vücudun susuz kalmasına bağlı kas hücrelerinin işlevinin bozulmasına bağlı kaslarda gelişen ağrı durumudur.

    * Sıcağa bağlı bitkinlik: Susuzluk hissi, vücutta kasılmalar, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş, terleme, susuzluğa ikincil olarak gelişen çarpıntı ve tansiyon düşüklüğü durumudur.

    ***Sıcak krampları ve sıcak bitkinliği  sıcak ortamda aşırı terleme sonrası oluşur!!!

    *Sıcağa bağlı baygınlık: Sıcağa maruz kalan ve uzun süre ayakta bekleyen kişinin kan damarlarının ısıdan dolayı genişlemesine bağlı olarak hayati organlardan olan beyne kanın pompalanmaması sonucu gelişen geçici bir durumdur.

    *Sıcak çarpması: Sıcak hastalığın en ciddi formu olup ısı düzenleyici mekanizmasının tamamen bozulmasına bağlı olarak vücut sıcaklığının 40⁰C üzerine çıkması durumudur.

    (Hastada tuhaf davranışlar, baş ağrısı, bulantı,  kusma, ishal, nöbet, koma gelişebilir)

    Sıcak çarpmasında ciddi anlamda böbrek ve karaciğer  işlevi  bozulur !!!!

    *Güneş çarpması: Herhangi bir koruma kullanmadan (şapka ve benzeri ) çıplak kafanın güneş ışınlarına maruz kalması sonucu beyin zarlarının etkilenmesi ve yukarda sayılan bulgulardan biri veya birden fazlasının meydana gelme durumudur.

    *Baygınlık geçiren ama bilinci açık olan kişinin soğuk/ serin bir ortama taşıyın ve düz bir zeminde sırt üstü yatırarak bacaklarını kaldırın.

    *Sıkı giysilerini gevşetin.

    * Hastanın etrafında var olan kalabalığı dağıtın hastanın serin ortamda olması ve sürekli hava akışının sağlanması önemlidir.

    * Hafif durumlarda hastaya dengeli tuzlu içecekler içirin.

    *Soğuk su ile hastanın kafasını ıslatın, imkân varsa soğuk örtüler ile hastanın vücudunu soğutun.

    * Hastanızın sürekli kullandığı ilaçlar varsa mutlaka hekimi bu konuda bilgilendirin.

    *En kısa sürede sağlık kuruluşuna transferini sağlayın.

    *Hastaya doktor tavsiyesi olmadan ateş düşürücü vermeyin.

    *Hastayı soğuk suya daldırmayın.

    * Soğutma aracı için alkol içeren petleri ve benzeri ürünleri kullanmayın, ciltten emilen alkolün genel zehirlenme etkisi yapabileceğini unutmayın.

    * Soğuk uygulaması yaparken çok soğuk buz torbası, örtü, bez kullanmayın aşırı soğuk hastanın titremesine ve bunun sonucunda vücutta metabolizma (yapım/yıkım =canlıda yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal tepkimelerdir)sonucu oluşan zehirli maddelerin birikmesine neden olur.

    Yazı kaynağı : www.losante.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap