Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    uğur mumcu ölüm yıldönümü mesajları

    1 ziyaretçi

    uğur mumcu ölüm yıldönümü mesajları bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Uğur Mumcu ölüm yıldönümünde sözleri ile hatırlanıyor...

    Uğur Mumcu'nun 19. Ölüm Yıldönümü Mesajı

    Uğur Mumcu'nun 19. Ölüm Yıldönümü Mesajı

    Kültür Ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın Uğur Mumcu'nun 19. Ölüm Yıldönümü Mesajı

    Bakan Günay'ın mesajı şöyledir:

    Gerek gazeteci gerekse araştırmacı yazar kimliği ile Türk toplumu nezdinde büyük bir saygınlığa sahip olan gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun uğradığı menfur saldırıda hayatını yitirerek bizleri kedere boğmasının bugün 19. yıldönümü.

    Uğur Mumcu, bu ülkenin yetiştirdiği seçkin bir bilim adamı, nadir rastlanabilecek kıymette bir yazar ve çok değerli bir gazeteciydi.

    Katledilişinin ardından geçen bunca zamana rağmen sevgili Uğur'un yeri doldurulamadı ve asla da doldurulamayacak. Uğur Mumcu yargısız infazların kahreden bir örneği, faili meçhul cinayetlerin en masum kurbanlarından biri olarak milletimizin vicdanında ve kalbinde ebediyen kalacaktır.

    Bu duygularla, araştırmacı gazeteciliğin öncü ismi, gerçek bir vatansever ve dürüst kalem Uğur Mumcu'yu ölümünün 19'uncu yıldönümünde bir kez daha rahmet, şükran ve hasretle anıyorum.

    Yazı kaynağı : www.haberler.com

    Suikaste Kurban Giden Uğur Mumcu İçin Anma Mesajları

    Uğur Mumcu ölümünün 27. yılında anılıyor! İşte Uğur Mumcu’nun unutulmaz sözleri

    Uğur Mumcu ölümünün 27. yılında anılıyor! İşte Uğur Mumcu’nun unutulmaz sözleri

    Uğur Mumcu ölümünün 27. yılında anılıyor! İşte Uğur Mumcu’nun unutulmaz sözleri

    Usta gazeteci ve yazar Uğur Mumcu'nun ölümünün üzerinden tam 27 yıl geçti. 24 Ocak 1993 tarihinde suikaste uğrayan gazeteci, sevenleri tarafından özlemle anılmaya devam ediyor. İşte akıllara kazınan en güzel Uğur Mumcu sözleri...

    Türkiye’nin en önemli gazetecileri arasında yer alan Uğur Mumcu, ölüm yıl dönümünde özlemle anılıyor. Uğur Mumcu’nun ölümünün ardından 27 yıl geçmesine rağmen cesurca kaleme aldığı yazıları ve sözleriyle hatırlanmaya devam ediyor. 24 Ocak 1993 yılında aracına konulan bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giden Uğur Mumcu’nun unutulmayan en güzel sözlerini sayfamızda sizler için derledik. İşte Uğur Mumcu sözleri…

    UĞUR MUMCU’NUN UNUTULMAYAN SÖZLERİ

    Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur.

    Kemalizm benim yaşam şeklimdir.

    Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.

    Hangi iktidar din sömürüsüne sığınmışsa, mutlaka yıkılmıştır.

    Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur.

    Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır.

    Milliyetçilik, sömürücülerin değil; Mustafa Kemal devrimcilerinin bayrağıdır.

    Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar Güç merkezi değiştikçe dönerler; fırıldak olurlar.

    Sürekli güçlünün yanında yer almak adamı yalaka, dalkavuk yapar. Çünkü güç dengeleri sürekli değişir.

    Kaplanın sırtında hüküm sürenler, bir gün o kaplana yem olmaktan kurtulamazlar.

    Ne zaman uygar olacağız bilir misiniz? Bir katil ya da kaçakçı ile bir aydın arasındaki farkı anladığımız gün!

    Evrensel kültürün sanat ve düşün rüzgârları ile Türkiye er geç çağdaş uygarlığa demir atacak.

    İnsanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludurlar.

    Bir ulus, ne kadar okuma-yazma, öğrenme, araştırma eğilimde ise, o kadar sağlam, o kadar hoşgörülü ve demokrat yapıda olur.

    Kimi ölüler bize ne kadar yakın. Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü.

    Ne zaman uygar olacağız bilir misiniz? Bir katil ya da kaçakçı ile bir aydın arasındaki farkı anladığımız gün!

    UĞUR MUMCU KİMDİR?

    Uğur Mumcu 22 Ağustos 1942'de Kırşehir'de doğmuştur.Eşi Şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden bir oğlu (Özgür) ve bir kızı (Özge) olmuştur. Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994'te Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı adında bir vakıf kurulmuştur.

    Eşi Şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM'ye İzmir Milletvekili olarak girmiş ve 10 Ağustos 2007 – 7 Haziran 2015 tarihleri arasında TBMM Başkanvekilliği görevini yürütmüştür. Ağabeyi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Ceyhan Mumcu'nun Uğur Mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı Kardeşim Uğur Mumcu adıyla bir kitapta toplanmıştır.

    İlkokulu Ankara Devrim İlkokulunda ve ortaokulu Ankara Bahçelievler Deneme Lisesinde okumuştur. 1961'de başladığı üniversite eğitimini avukat olmak üzere başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1965'te tamamlamıştır. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Türk Sosyalizmi” başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü almıştır. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalışmıştır.

    Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Uğur Mumcu, 1975’ten itibaren Cumhuriyet’te “Gözlem” başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda Anka Ajansında çalışmaktaydı. 1975 Mart'ında makalelerinden oluşan Suçlular ve Güçlüler adlı kitabını yayınladı. Aynı yıl, Altan Öymen'le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel'in hayalî mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası adlı kitabı yayınlandı.

    1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. “Gözlem” başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 1977’de Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçe kitapları yayımlandı. Ertesi yıl, Sakıncalı Piyade adlı yapıtını Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarladı. Oyunu Ankara Sanat Tiyatrosunda tam 700 kere sahneledi. 1978’de, ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı “Büyüklerimiz” yayımlandı.

    1981’de terörün silah kaçaklığıyla ilgisini ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak için yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör yayımlandı. Aynı yıl, Mehmet Ali Ağca'nın Papa'yı öldürme girişiminden sonra Ağca üzerine inceleme ve araştırmalarını yoğunlaştırdı.

    Türkiye'de terör olaylarının artması nedeniyle 1979 yılında 12 Mart dönemi öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz Sokak’ı yayımladı.
    1982’de Ağca Dosyası, ardından Terörsüz Özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı. 1983 yılında Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. 1984 yılında Aziz Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığına sunulan, ancak Kenan Evren'in imzalayanları “vatan hainliği” ile suçlayarak dava açtığı Aydınlar Dilekçesi'nin hazırlanmasına katıldı; 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan Sakıncasız adlı oyunu yazdı; Papa-Mafya-Ağca kitabını yayımladı.

    1987’de araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve 12 Eylül adlı kitapları; 1991’de en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925 yayımlandı.

    1991 yılında İlhan Selçuk ve yaklaşık seksen Cumhuriyet gazetesi çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat – 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet gazetesinde yazan Mumcu, Cumhuriyet gazetesindeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü.

    Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde “Mossad ve Barzani” isimli bir yazı yazdı. Bu yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi:

    “Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında?” “Yoksa CIA ve MOSSAD, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?”

    8 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki Ültimatom başlıklı yazısında ise yakında yayınlayacağı kitabında istihbarat örgütleri ile Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı. Kardeşi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu, cinayetten önce Uğur Mumcu'nun İsrail elçisiyle görüşme yaptığını basına gönderdiği açıklamada yazmıştı.

    Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmeden önce polis-mafya-siyaset ağının derin boyutlarını araştırmaktaydı. Öldürülme sebebi olarak Abdullah Öcalan'ın bir müddet Millî İstihbarat Teşkilatı için çalıştığını araştırması iddia edilmektedir.

    Yazı kaynağı : www.sozcu.com.tr

    Işıklar'dan Mumcu'yu Anma Mesajı

    Uğur Mumcu sözleri! Atatürk, hukuk ve gazetecilikle ilgili Uğur Mumcu tarafından tarihe geçen resimli sözler!

    Uğur Mumcu sözleri! Atatürk, hukuk ve gazetecilikle ilgili Uğur Mumcu tarafından tarihe geçen resimli sözler!

    Uğur Mumcu, katledilmesinin 29’uncu yılında sevenleri tarafından anılıyor. Karanlığa karşı mücadelesinden vazgeçmeyen Uğur Mumcu’nun adı geçen yıllara rağmen hâlâ yaşıyor. Ankara’daki evinin önünde 24 Ocak 1993’te bombalı suikast sonucu öldürülen araştırmacı-gazeteci Uğur Mumcu’nun bugün 29’uncu ölüm yıldönümü. Cumhuriyet Gazetesi’nde 1975 yılında yazdığı bir yazıda geçen “Vurulduk ey halkım, unutma bizi” demişti, 29 yıl geçti hala unutulmadı. Uğur Mumcu’yu ölümünün 29. Yılında kendi sözleriyle anmak isteyenler için biz de Uğur Mumcu sözleri derledik.

    UĞUR MUMCU SÖZLERİ

    "Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım unutma bizi... Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi..."

    "Ben Atatürkçüyüm.... Ben, cumhuriyetçiyim... Ben lâikim... Ben antiemperyalistim... Ben tam bağımsız Türkiye'den yanayım... Ben insan hakları savunucuyum... “

    "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz."

    "Biz siyaset bakımından karşıtlarımıza özgürlük tanımazsak birer gizli faşistiz demektir."

    "Bir kişiye yapılan haksızlık tüm topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Susanlar da bu insanlık suçlarına katılmış olur."

    "Bu masum insanlar Yahudi de olur, Arap da, Hristiyan da. Ölenlerde ırk, din ayrımı yapılmaz. Ölen insandır."

    Paranın girdiği yerde ancak ÇIKARLAR konuşur.

    Kemalizm benim yaşam şeklimdir.

    Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık. Bir kadın eline, değmemişti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha. Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına. Herkes tanıktır ki, korkmadık. İçimiz titremedi hiç. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı gibi dimdik, boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

    Biz unutkan bir ulusuz. Unutuyoruz olup bitenleri. Unutuyoruz ve oğulları kızları ölen ana babaları, kanlı gözyaşlarıyla baş başa bırakıp gidiyoruz.

    Unutmayalım ki cesur bir kez, korkak bin kez ölür. Önemli olan, insanın böyle bir toplumda “mezar taşı” gibi susmamasıdır.

    Katilin sağcısı, solcusu olmaz, katil katildir.

    İnsanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludurlar.


    Yazı kaynağı : www.gazetevatan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap