Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    transferrin satürasyonu düşüklüğü

    1 ziyaretçi

    transferrin satürasyonu düşüklüğü bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Demir Eksikliği Anemisi

    Bebeklik döneminde geçirilen ağır demir eksikliği anemisinin zeka testlerinde 10 puan düşmeye yol açabileceği unutulmamalıdır. Çabuk yorulan, halsiz ve soluk görünümde olan, iştahsız ve sık hasta olan çocuklarınız da demir eksikliği anemisi akla gelmelidir.

    Bebeklerinize 9-12 ay arasında, diğer yaş grupları ve adolesan dönemde ise yılda bir kez kan sayımı yapılmalıdır.

    Demir Eksikliği Anemisi Nedir?

    Demir eksikliği anemisi sık görülen bir anemi türüdür. Anemi alyuvarlarınız yeterli hemoglobin içermediğinde ortaya çıkabilir. Hemoglobin, vücuda oksijen taşıyan, alyuvarlarda bulunan ve demirden zengin olan protein yapısında bir moleküldür.

    Demir eksikliği anemisi vücudunuzun sağlıklı alyuvar yapımı için yeterli demire sahip olmadığı durumlarda zaman içinde gelişir. Yeterli demir olmadığında, vücudunuz depoladığı demiri kullanmaya başlar. Kısa bir süre sonra depolanmış demir tüketilir. Depolanmış demir bitince vücudun ürettiği alyuvarlarda normalden daha az hemoglobin bulunur.

    Demir eksikliği anemisi solukluk, halsizlik, yorgunluk gibi belirtilere neden olabilir.

    Ağır demir eksikliği anemisi çocuklarda büyüme ve gelişme ile ilgili problemlere, enfeksiyona yatkınlık ve kalp sorunları gelişmesine yol açabilir.

    Bebekler, küçük çocuklar ve adolesan dönemde büyüme ve gelişmenin daha hızlı olduğu dönemlerde demir eksikliği gelişme riski artmıştır.

    Demir Eksikliği Anemisi Niçin Oluşur?

    Çocuğun vücudunda yeterli demir bulunmaması demir eksikliği anemisi gelişmesine yol açabilir. Hızlı büyüyen bebeklerde özellikle ilk 6 aydan sonra ek gıdalara geçilmeksizin yalnız anne sütü tüketilmesi, inek sütüne bir yaşından önce başlanması ve günde 500 ml’den fazla inek sütü tüketimi demir eksikliği gelişmesine yol açabilir. İlk 6 aydan sonra demir proflaksisi kullanmamış bebeklerde demir eksikliği anemisi gelişmesi için artmış risk söz konusudur. Erken doğan ve düşük doğum ağırlıklı bebekler demir eksikliği anemisi açısından daha büyük bir risk altındadırlar. Bu bebeklerin vücutlarında depolanan demir 2 ay içerisinde tüketilir. Prematüre veya düşük doğum ağırlıklı bebeklerde demir proflaksisine daha erken dönemde başlanmalıdır.

    Bu nedenle 9-12 ay arasında en az bir kez kan sayımı yapılmalıdır.

    Demir Eksikliği Anemisinin Bulgu ve Belirtileri Nelerdir?

    Demir eksikliği anemisinin bulgu ve belirtileri durumun ağırlığına bağlıdır. Hafif-orta ağırlıktaki demir eksikliği anemisi hiçbir bulgu ve belirti vermeyebilir. Bulgu ve belirtiler çok hafif olabileceği gibi oldukça şiddetli de olabilir.

    Tüm anemi çeşitlerinde en sık görülen belirti halsizlik ve yorgunluk hissidir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda anemi bulguları arasında iştahsızlık, gelişme ve büyümede yavaşlama, davranış bozuklukları, hırçınlık ve sık enfeksiyona yakalanma bulunabilir. 

    Demir eksikliği anemisi bulunan kişiler toprak, buz, kahve telvesi, kağıt, kireç, kül ve boya gibi yiyecek olmayan maddelere ilgi duyabilirler. Yiyecek olmayan maddeleri yeme alışkanlığına ‘PİKA’ denilmektedir. Pika’sı olan kişilerde demir ve çinko eksikliği mutlaka araştırılmalıdır.

    Demir Eksikliği Anemisinin Tanısı Nasıl Konulur?

    Demir eksikliği anemisinin tanısında tam kan sayımı, serum demir düzeyi, demir bağlama kapasitesi ve serum ferritin düzeyi ölçülmelidir. Serum demirinin, serum demir bağlama kapasitesine oranı olan transferrin saturasyonu ve serum ferritin düzeyi düşük bulunursa demir eksikliği ve hemoglobin de düşükse demir eksikliği anemisi tanısı konulur. Ferritin vücut demir depolarını ölçen bir testtir. Aynı zamanda akut faz reaktanı olduğu için enfeksiyon sırasında ferritin düzeyi artar. Bu nedenle demir testleri çocuğun enfeksiyonunun olmadığı bir dönemde yapılmalıdır. Ayrıca periferik yayma da bize çocuğun anemi nedeni hakkında ciddi ipuçları sunmaktadır. Demir eksikliği anemisi varsa periferik yayma incelemesinde alyuvarlar normale göre daha küçük ve soluk görünür.

    Demir Eksikliği Anemisi Nasıl Tedavi Edilir?

    Demir (Fe+2) içeren damla, şurup veya kapsüllerle demir eksikliği anemisinin tedavisi gerçekleştirilir. Bir yaş altında 4 mg/kg/gün ve bir yaşından sonra 6 mg/kg/gün dozunda 2 veya 3 doza bölünerek demir tedavisi başlanır. Hastanın hemoglobin düzeyi yaşa ve cinsiyetine göre normale ulaştığında, almakta olduğu demir dozu yarıya düşülerek bir ay daha demir verilir. Böylece hastanın demir depoları da doldurulur ve demir tedavisi kesilir. Demir eksikliği anemisinin tedavi süresi 2-3 aydır. Ayrıca hastanın beslenme tarzını değiştirmesi günde 500 ml’den fazla inek sütü içmemesi, demirden zengin kırmızı eti haftada en az iki kez tüketmesi önerilir.

    Demir tedavisine bağlı olarak çocukların dişlerinin boyanabileceği ve gaita renginin siyaha dönebileceği konusunda aileler uyarılmalıdır. Çocukların dişlerini fırçalaması ile dişlerdeki renk değişikliklerinin düzelebileceği ve bu boyanmanın kalıcı olmadığı konusunda gerekli bilgilendirmeler yapılmalıdır. Demir tedavisi ile eş zamanlı süt ve süt ürünleri kullanılmaz. Süt ve süt ürünleri demir emilimini negatif yönde etkiler. Demir tedavisinde yarım saat önce ve iki saat sonra süt ve süt ürünlerini tüketebilir. Demir, C vitamininden zengin meyve sebzelerle birlikte verildiğinde demir emiliminin daha iyi olduğu da akılda tutulmalıdır. 


    Yazı kaynağı : www.medistate.com.tr

    Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık ve Tiroid Sağlığı | Synevo Laboratuvarları

    Demir eksikliği tiroid ve otoimmün tiroid hastalıkları olan kişilerde en sık görülen mineral eksikliğidir. O nedenle tiroid sorunları olan kişilerde mutlaka demir paneli istenmeli ve demir eksikliği değerlendirilmelidir. Aşırı yorgunluk şikayetleri olan kişilerde de demir eksikliğinden kuşkulanmak gerekir. Bu yazıda tiroid sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte demir eksikliği anemisinden söz edeceğiz.

    Öncelikle, demir eksikliğine bağlı kansızlıktan konuşacak olsak da bir insanda demir eksikliği olmadan kansızlık olabileceğini belirtmek gerekir. Başka bir deyişle, demir eksikliği, anemi yani kansızlık nedenlerinden sadece biridir. Anemi vücudun yeterli kırmızı kan hücresi veya hemoglobin üretememesinden kaynaklanır. Birçok doktor her zaman hastasında demir paneline bakılmasını istemese de rutin testlerden olan tam kan sayımında kırmızı kan hücreleri (eritrosit), hemoglobin ve hematokrit gibi anemiyle ilgili değerler bulunur. Anemisi olan bir kişide bu değerlerden bazıları düşük çıkabilir. Hemoglobin kana kırmızı rengini veren, demirden zengin bir proteindir. Genellikle demir düşük olduğunda hemoglobin düşüktür, kırmızı kan hücrelerinin sayısı ve hematokrit düşük olabilir.  Ne var ki bu üç değerin normal olması bir kişide demir eksikliği olmadığı anlamına gelmez.

    Tam kan sayımı gibi rutin fizik muayenelerde bakılan kan testlerine demir paneli de dahil edilmesinde fayda vardır. Eğer demir paneli normal olan bir kişide eritrosit (kırmızı kan hücreleri), hemoglobin, ve/veya hematokrit düşükse aneminin başka potansiyel sebepleri araştırılmalıdır. Öte yandan, eğer kişide anemi olup olmadığından bağımsız olarak demir eksikliği söz konusu ise bu eksikliğin sebebi aranmalıdır.

    Demir eksikliğinden kuşkulanılan bir hastada çoğu kez yalnızca serum demiri ve/veya ferritin değerlerine bakılır. Aslında tam bir demir paneli istenmesi gerekir. Bunun nedenleri aşağıda belirtilmiştir.

    Serum Demiri:  Kandaki demir miktarını ölçer. Ortalama referans aralığı 60-170 ug/dL olmakla birlikte 90-100 ug/dL  arasında olması istenir.

    Ferritin:  Demiri depolayan proteindir. Düşük ferritin düzeyi genellikle demir eksikliğinin ilk belirtisidir. Bir kişide serum demiri normal olabilir ama ferritinin düşük olması demir eksikliğinin göstergesidir. Normal referans sınırları birçok laboratuvarda 12-150 ng/mL arasındadır. Ancak ferritin değeri  en az 40-45 ng/mL, bazı kaynaklara göre ise 70-90 ng/mL arasında olmalıdır. İnflamasyonun ferritin düzeylerini yükseltebileceği unutulmamalıdır. Onun için tek başına güvenilebilecek bir test değildir.

    Demir Satürasyonu:  Tranferrin satürasyonu veya % satürasyon olarak da bilinir.  Demir satürasyonu bize, transferrin denen proteine gerçekten ne kadar serum demirinin bağlı olduğunu gösterir. Sözgelimi bir kişide bunun değeri % 20 ise transferrin proteininin bağlanma yerlerinin % 20’sine demir bağlanmış demektir. Demir eksikliğinde bu değer genellikle düşüktür. Normal referans değeri % 15 ile 50 arasındadır ama ideali % 30 ile 35 arasında olmasıdır.

    Toplam Demir Bağlama Kapasitesi (TIBC): Demir kanda dolaşırken transferrine bağlıdır.  TIBC transferrinin kanda demiri ne kadar taşıdığını ölçer.  Yüksek bir TIBC değeri demir depolarının düşük olduğu anlamına gelir.  Laboratuvar referans aralığı genellikle 240-450 ug/dL arasındadır.

    Doktorlar laboratuvar değerleri referans sınırların dışında olan bir kimsede demir eksikliği bulunduğunu varsayarlar. Sözgelimi bir hastanın serum demiri 65 ug/dL, ferritin değeri 15 ng/mL ve demir satürasyonu % 18 olduğunda çoğu doktor bunu normal kabul edecektir. Ne var ki birçok başka kan testinde de söz konusu olduğu gibi “laboratuvar” referans aralığı ile “fonksiyonel” referans aralığı farklı şeylerdir. Eğer  ferritin laboratuar referans aralığı içerisinde ama alt sınıra yakınsa o kişide demir eksikliğinden kuşkulanmak gerekir. Özellikle demir satürasyonu, serum demiri düşük ve/veya TIBC (toplam demir bağlama kapasitesi) yüksekse kişide demir eksikliği olabilir.

    Bir kimsede demir eksikliği oluşmasının başlıca üç ayrı nedeni vardır. Bunlardan birincisi kan kaybıdır. O nedenle demir eksikliği olan bir hasta sindirim sistemindeki bir kanamayı ekarte etmek için gastroenteroloji uzmanına yönlendirilmelidir. Böyle bir durumda dışkıda gizli kan testiyle araştırmaya başlanabilir. Endoskopi bu hastaların büyük bölümünde kanama kaynağının bulunmasını sağlar.

    Demir eksikliğinin ikinci sebebi demir emiliminin yetersiz oluşudur (demir malapsorpsiyonu). Pek çok faktör buna neden olabilir. Örneğin otoimmün tiroid hastalıklarında sık rastlanan H. Pylori enfeksiyonu demir eksikliğine yol açabilir. H. Pylori bakterisinin ortadan kaldırılması (H. Pylori eradikasyonu) serum demiri düzeylerinde düzelme sağlayabilir. Giardia paraziti demir emilimini bozan bir diğer faktördür. Kronik enfeksiyonlarda demir eksikliği ve bağırsaklardan emilim bozukluğu sıktır. Enfeksiyonların dışında iltihabi bağırsak hastalığı demir eksikliği anemisine neden olabilir. Çölyak hastalığı demir eksikliği anemisinin bir diğer sebebidir. İnce bağırsaklarda aşırı bakteri çoğalması da (SIBO) demir eksikliğiyle sonuçlanabilen bir durumdur. Çok toksik bir tarım ilacı olan glyphosate demiri bağlayarak demir eksikliğine yol açabilir.

    Demir eksikliği anemisinin üçüncü nedeni beslenmeyle demir alımının yetersiz olmasıdır. Demir iki farklı formda bulunur. Hem demiri etlerde bulunan demir formudur. Bitkisel kaynaklarda bulunan non-hem demire göre hem demiri daha kolay emilir. Bu nedenle vejetaryen ve vegan beslenenlerde, et yemeyenlerde demir eksikliği gelişme olasılığı daha yüksektir. Ancak madalyonun öbür yüzüne baktığımızda kırmızı etten hem demiri alımı potansiyel olarak kalp damar hastalığı, kolon kanseri ve safrakesesi problemlerini de arttırabilir. Ancak ilgili çalışmalarda yenilen etin kalitesinin dikkate alınmadığını ve bunun da kronik sağlık sorunlarının gelişmesinde bir faktör olabileceği belirtilmelidir.

    Tiroid hormonu metabolizması için önemli olan çok sayıda mineral vardır. İyot ve selenyum tiroid hormonu yapımıyla ilgisi iyi bilinen minerallerden ikisidir. Ancak demir eksikliği de heme-bağımlı tiroid peroksidaz enziminin aktivitesini azaltarak tiroid hormonu sentezinin bozulmasına yol açabilir. Her ne kadar Hashimoto tiroiditi ve demik eksikliği anemisi olan bir hastada tiroid hormonlarının düşüklüğünden birinci olarak bağışıklık sistemi sorumlu olsa bile düşük demir düzeyleri burada rol oynayabilir.
    Demir eksikliği tiroid hormonu düzeylerini doğrudan etkileyebildiği gibi, otoimmün tiroid hastalığına neden olan başka faktörler de demir eksikliğine yol açabilir. Daha önce söz ettiğimiz H. Pylori enfeksiyonu tiroid otoimmünitesini tetiklemenin yanı sıra demir emilimini azaltabilir. O yüzden otoimmün tiroid sorunları olan bir hastada daima tam bir demir paneli yapılmalıdır.

    Yazı kaynağı : synevo.com.tr

    Türk Hematoloji Derneği

    ÇOCUKTA DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ

    Demir eksikliği anemisi her yaş grubunda ve her iki cinste de görülebilmekle birlikte özellikle 6-24 aylık süt çocuklarında ve ergenlik çağında aneminin en önemli nedenidir. Ülkemizde demir eksikliği anemisi okul öncesi dönemde %30-%40 oranında saptanabilmektedir.  Annede çok ağır anemi olmadıkça zamanında doğan sağlıklı bebeklerde yeterli demir deposu vardır ve ilk 6 ayda demir eksikliği anemisi gelişmez. Altıncı aydan sonra demir eksikliği anemisinin temel nedeni hızlı büyümeyle birlikte diyette demirin yetersiz bulunması ve süt ağırlıklı beslenmedir. Ergenlik döneminde (12-18 yaş) hızlı büyümenin yanında özellikle genç kızlarda adet kanamasıyla kan kaybı, vejeteryan beslenme, yetersiz besin alımı ve zayıflama rejimleri önemli nedenlerdir.

    Demir niçin önemlidir?
    Demir, yaşam için çok önemli bir elementtir. Protein sentezi, oksijen taşınması, elektron transportu, hücre solunumu, pek çok enzimin yapı ve işlevinde görev alır. Eksikliğinde sadece anemi değil, sinir sistemi gibi diğer sistemlerin işlevlerinde de bozukluk ortaya çıkar.

    Demir eksikliği anemisi nasıl ortaya çıkar?
    Besinlerle alınan demirin ancak %10 kadarı (1-2mg/gün) barsaklardan özellikle duedonumdan emilir; geri kalanı dışkı ile atılır. Vücutta en önemli demir kaynağı eski eritrositlerin yıkımıyla açığa çıkan demirdir (20 mg). %12-25 kadarı karaciğerde gerektiğinde kullanılmak üzere depolanır. Günde 0,5-1 mg demir deri ve mukozal yüzeylerdeki hücrelerin dökülmesi ile kaybedilir. Adet gören kızlarda kanama süresince günde 1 mg kadar demir fazladan kaybedilir; besinle alınan demir miktarı artırılmazsa bir süre sonra açık ortaya çıkar. Tüm kişilerde eğer besinle alınması gerekli demir az alınırsa, emilimi bozulursa, demirin organizmadaki iletimi yapılamazsa, demire ihtiyaç artarsa ve kan kayıpları varsa demir eksikliği ve buna bağlı demir eksikliği anemisi gelişir (Tablo 1). Demir eksikliği anemisi bir hastalık değil, bulgudur; mutlaka altta yatan nedenin ortaya konması gereklidir.

    Demir eksikliğinin klinik bulguları nelerdir?
    Anemi geliştiğinde yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, çarpıntı, çabuk yorulma, deri renginde solukluk, dilde ağrı, tad alma duyusunda azalma, tırnaklarda kırılma ve çizgilenme,  ağız köşelerinde yara gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Besin değeri olmayan toprak, buz, tuz, kağıt, kireç gibi maddeleri yeme isteği olabilir. Demirin eritrosit dışındaki fonksiyonları nedeniyle sinirlilik, iştahsızlık, derslerde dikkati toplayamama, okul başarısında düşme, anlama ve algılama güçlüğü, zeka düzeyinde azalma, sık enfeksiyon geçirme gelişebilir. Süt çocukları yutma güçlüğü, ağlarken morarıp kalma (katılma nöbeti) ve gelişmelerinde duraklama, gerileme ile gelebilirler. Bebek otururken oturamaz, yürürken yürüyemez olur. Bu bulgular demir eksikliğinin erken döneminde, daha anemi ortaya çıkmadan da görülebilir.

    Tablo 1. Çocukluk ve ergenlikte demir eksikliği anemisinin nedenleri
     Doğum öncesi nedenler
          İkiz ve çoğul gebelikler 
          Bebekten anneye veya ikiz eşine kan geçişi
          Diğer kanama nedenleri
    Oksijensiz (hipoksi) kalmak
     Doğum sonrası nedenler
          Alım yetersizliği
    - Beslenme yetersizliği 
          - Ek besinlere geç başlama
          - Aşırı inek sütü kullanımı (>500ml)
          - Vejeteryan beslenme
          - Zayıflama rejimleri
    - Yeme bozuklukları
          Emilim bozuklukları
          - Kronik ishaller
          - Kronik enfeksiyonlar
          - Sindirim sistemi doğuştan anomalileri
    - Cerrahi olarak barsakların kısaltılması
          - Emilim bozukluğu ile giden hastalıklar
    - Anti-asit tedavisi, yüksek mide pH’ı
    - Çinko gibi elementlerin fazla alımı
          Demir gereksiniminin arttığı durumlar
          Akut veya kronik kan kaybı
          Paraziter enfeksiyonlar
          Hızlı büyüme dönemleri
    Düşük doğum ağırlığı olan bebekler
    Erken doğmuş bebekler
    Gebelik

    Demir eksikliği anemisinin laboratuvar bulguları nelerdir?
    Demir eksikliği olduğunda ilk önce depodaki demir azalır, serum ferritini düşer. Daha sonra serum demiri azalır, demir bağlama kapasitesi artar. Bu dönemde transferrin saturasyonu azalır, ancak anemi henüz gelişmemiştir. En son dönemde demir eksikliği aşikar hale gelir, artık anemi de vardır ve buna bağlı bulgular ortaya çıkar. Demir eksikliği anemisinde eritrosit sayısı, hemoglobin, hematokrit değerleri düşüktür; ortalama eritrosit hacmi, ortalama eritrosit hemoglobini, ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu azalmıştır Eritrosit dağılım genişliği artmıştır. Eritrosit içi serbest protoporfirin düzeyi ve serum soluble transferrin reseptör düzeyi  artmıştır. Kemik iliği örneği alınıp demir boyası ile boyandığında eritrosit öncüllerinde demirin hiç olmadığı veya çok azaldığı izlenir. Erişkinlerde kemik iliği aspirasyonu tanı için kullanılmaktaysa da çocuklarda tanı için çok gerekli değildir.

    Demir eksikliği anemisi hangi hastalıklarla karışabilir?
    Demir eksikliği anemisi sıklıkla akdeniz anemisi (talasemi) taşıyıcılığı ve bazı hastalıklar sonucu gelişen anemilerle karışabilir. Bu hastalıklar arasında enfeksiyonlar, böbrek yetmezliği, karaciğer hastalıkları ve kanserler sayılabilir.
    Akdeniz anemisi taşıyıcılığı görülme sıklığı Türkiye genelinde %2 olmakla birlikte İzmir’de %5, Akdeniz Bölgesinde yer yer %10’un üzerindedir. Ailesinde Ege adalarından, Trakya’dan göçmenlik öyküsü olanlarda görülme oranı daha sıktır. Demir eksikliği tedavisine yanıt yoksa, kan sayımında doktorunuzun dikkatini akdeniz anemisi taşıyıcılığı ile uyumlu bulgular çekerse hemoglobin elektroforezi tetkikini isteyerek bu tanıyı doğrulayabilir. Akdeniz anemisi taşıyıcılığı tanısı konulsa da bunun bir hastalık durumu olmadığı, ancak aynı şekilde taşıyıcı olan biriyle evlilik halinde çocuklarda akdeniz anemisi hastalığı görülebileceği bilinmeli ve gebelik öncesi her ikisi de taşıyıcı olan çift mutlaka kan hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Demir eksikliği anemisi Akdeniz anemisi taşıyıcılığı ile birlikte de olabilir, bu durumda önce demir eksikliği tedavi edilmeli, sonra hemoglobin elektroforezi tetkiki yaptırılmalıdır.
    Enfeksiyonların neden olduğu anemi, özellikle ilk iki yaşta çocukları etkiler.  Ağır enfeksiyonlara aneminin eşlik ettiği uzun süredir bilinmektedir. Son yıllarda hafif ve yaygın enfeksiyonlarda da anemi görülebileceği üzerinde durulmaktadır, hemoglobin değerlerinde 1,5 g/dl kadar düşme olabilir.

    Demir eksikliği anemisinin tedavisi nasıl yapılır?
    Tedavide ağızdan alınacak damla veya şurup şeklinde demir içeren ilaçlar verilir. İlaçlar genellikle günde iki kez ve tercihen çocuk aç iken, öğün aralarında verilir. Süt ve süt içeren gıdalarla birlikte verilmez, en az yarım saat geçmiş olmalıdır. C vitamini içeren içecek ve yiyecekler demir emilimini artırır.
    Demir ilaçlarının düzenli ve yeterli süreyle kullanılması çok önemlidir.  Birlikte mutlaka aileye ve hastaya dengeli ve demirden zengin beslenme hakkında bilgi verilir. Kas içine veya damardan iğne ile demir ilaçlarının verilmesi şeklindeki tedavi sadece bazı özel durumlarda gereklidir. Bunlar arasında demirin barsaklardan emiliminin olmaması, kolit gibi barsak hastalıkları, böbrek yetmezliği gibi durumlar sayılabilir.
    Çocuklarda ağır anemi nedeniyle kalp yetmezliği bulgularının ortaya çıkması durumunda eritrosit süspansiyonu 5 ml/kg 3-4 saat içinde vital bulgular yakından izlenerek verilir. Daha sonra demir tedavisine devam edilir. Kalp yetmezliği bulguları yoksa hastaya kan transfüzyonu yapılmaz.
    Demirin azı kadar çoğu da zararlı olabilir. Bu nedenle demir ilaçlarını hekimin önerdiği doz ve sürede kullanmak önemlidir. Demir tedavisinin kulanım yolu dozu ve süresi konusunda hekiminizin önerilerine uymanız bu bakımdan da önemlidir.

    Tedavi süresi ne kadar olmalıdır?
    Tedavi süresi yaklaşık üç aydır. İlk bir aylık tedaviden sonra hemoglobin değerinin normal sınırlara geldiğini görmek gerekir. Hemoglobin değeri normal değere ulaştıysa demir ilacının dozu azaltılarak 6-8 hafta daha tedaviye devam edilir. Böylece demir depoları da doldurulmuş olur. Demir tedavisi kesildikten üç ay sonra çocuk yeniden değerlendirilmelidir; yine anemi ortaya çıkıyorsa altta yatan bir neden vardır, bunun ortaya çıkarılması gerekir.
    İlk bir ayda hemoglobin değeri normale ulaşmadıysa bir problem vardır; çocuğun tedaviyi doğru alıp almadığı, ek kayıpların varlığı, tanının doğru olup olmadığı gözden geçirilmelidir.

    Demir içeren ilaçların kullanımında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
    Demir içeren ilaçların tadı çok tatlı olmadığından bazı çocuklarda ilaç alımına karşı direnç görülebilir. Bu çocuklarda ilacın portakal suyu ile birlikte verilmesi hem tadı hem de emilimi artırması açısından yararlı olur.
    İlaç kullanımı ile birlikte bazı çocuklarda kabızlık veya ishal, karın ağrısı ve midede yanma hissi gelişebilir. Karın ağrısı varsa ilaç açken akşam saatlerinde verilebilir. Midede yanma ilacın tok karnına, yemekten en az yarım saat sonra alınması ile kontrol altına alınabilir. İlacın kullanımı sırasında çocuğun dışkısı renginin siyaha yakın koyulaştığı izlenebilir.

    Demir eksikliği anemisi tedavi edilmezse ne olur?
    Süt çocukluğu döneminde gelişmiş demir eksikliği anemisinin erken tanı konulup tedavi edilmediği durumda çocukta ileride demir tedavisi ile kan değerleri normale ulaşsa bile beyin gelişiminde demir elementinin rol alması nedeniyle zeka düzeyinde düşüklük olur. Demir eksikliği anemisi olan çocuklarda sıralama ve yürümede gecikme şeklinde gelişme geriliği, algılamada gerilik ve dikkat dağınıklığı oluşabilir. Okul başarısı düşer. Ayrıca demir eksikliği anemisi devam ederse giderek ilerleyen halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık günlük yaşamı zorlaştırır. Ağır demir eksikliği anemisinde kalp yetmezliği ortaya çıkabilir.

    Demir eksikliği anemisi nasıl önlenebilir?
    Demir eksikliğinin önlenmesi için süt çocuklarına zamanında doğmuş ise dördüncü ayın sonunda, erken doğmuş ise birinci ayını doldurunca düşük dozda koruyucu demir ilacı başlanması, zamanı gelince demirden zengin ek gıdaların verilmesi önemlidir. Sağlık Bakanlığı koruyucu demir tedavisi uygulamasını desteklemektedir. Çocukların beslenmesine altıncı aydan sonra demir içeriği fazla olan kırmızı et ve yumurta gibi ek gıdaların eklenmesiyle demir eksikliği anemisinin gelişmesi önlenebilir. Ekonomik durumu iyi olan ailelerin süt çocuklarında ilk yıl inek sütü yerine demir içeren devam mamalarını kullanmaları da demir eksikliği anemisi riskini azaltır. Çocuklara günde 500 ml’den fazla inek sütü verilmemelidir.
    Şekil. Sağlık Bakanlığının koruyucu demir tedavisi verilmesi ile ilgili bir çalışması

    Demirden zengin beslenme nedir?
    Demirden zengin gıdalar dana ve koyun eti gibi kırmızı et çeşitleri, karaciğer, yumurta sarısı, mercimek-nohut gibi bakliyat ve üzüm pekmezidir. Çocuklarda bu gıdaların uygun porsiyonlar halinde her birinin haftada en az üç-dört kez tüketilmesi demirden yeterli beslenmeyi sağlar. Ispanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde fazla demir yoktur ve bitkisel yapısı nedeniyle içeriğindeki demirin emilimi de azdır.

    Kaynaklar

    Yazı kaynağı : www.thd.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap