Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    total testosteron kaç olmalı kadın

    1 ziyaretçi

    total testosteron kaç olmalı kadın bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Testostoron Hormonu Nedir? Kadınlarda Testostoron Hormonu

    Testostoron Hormonu Nedir? Kadınlarda Testostoron Hormonu; Hormonlar, vücudun büyüme ve gelişme gibi değişimlere ayak uydurmasını sağlayan moleküllerdir. Testosteron da üreme sistemindeki organların olgunlaşmasından ve işlev görmesinden sorumlu bir hormondur.

    Testosteron Hormonu Nedir, Ne İşe Yarar?

    Testosteron, erkek üreme sistemi için kritik öneme sahip bir hormondur. Testosteron, erkeklerde testis adı verilen yapılarda üretilir.
    Bu hormonun üretimi ergenlik (puberte) ile ciddi ölçüde artmaya başlarken 30 yaşından itibaren üretim azalmaya başlar.

    Hormonlar, aynı zamanda vücuttaki değişimler için haberci görevi gören kimyasal moleküllerdir. Testosteron hormonu da erkeklerde yüz, koltuk altı ve kasıklarda kıllanma, ses kalınlaşması, omuz gelişmesi gibi ikincil cinsiyet karakterlerinin gelişmesinden sorumludur.

    Testosteronun bir diğer temel görevi sperm üretimidir. Erkeklerde testosteron düzeyi düşüklüğü, sperm sayısında azalmaya neden olabilir. Testosteronun en önemli etkilerinden biri de cinsel isteği artırmasıdır.

    Testosteron bir üreme hormonu olmasına rağmen vücutta üreme dışında etkileri de vardır. Bu etkilerin bir kısmı şu şekildedir:

    Testosteron Eksikliği

    Vücuttaki testosteron düzeyi beyin ve hipofiz bezi tarafından kontrol edilir. Testosteron düzeyleri 30 yaşından sonra yaşla birlikte azalması normaldir.

    Ancak ‘’Genç yaşta testosteron eksikliği neden olur?’’ sorusu sorulabilir. Testislerin travma ile yaralanması, kemoterapi veya radyoterapi almak, siroz, böbrek hastalığı, alkolizm gibi sağlık sorunları testosteron düzeyinin yaştan bağımsız olarak azalmasına yol açabilir.
    Erkeklerde testosteron eksikliğinde görülen belirtiler şu şekildedir:

    Erkeklerde genç yaşta testosteron düşüklüğü infertiliteye (kısırlığa) sebep olabilir. Hormon eksikliği nedeniyle infertilite başta olmak üzere çeşitli problem yaşayan hastalara, testosteron replasman tedavisi başlanabilir.

    Bu tedavide testosteron hastaya ağızdan hap şeklinde veya enjeksiyon şeklinde verilebilir. Testosteron iğnesi veya diğer tedavi yöntemleri uygulanan hastalarda, cinsel isteğin artması, kasların güçlenmesi gibi sonuçlar elde edilebilir.

    Ancak testosteron replasman tedavisinin yağlı cilt, testis hacminde küçülme, sıvı yüklenmesi, sperm üretiminde azalma gibi yan etkileri de olabilir. Yan etki riskini azaltmak için replasman tedavisi alan hastanın testosteron düzeyleri yakından takip edilmelidir.

    Testosteron düzeyinin gereğinden fazla yükselmesi, vücuttaki çeşitli geri bildirim mekanizmalarını uyararak testosteron üretimini azaltabilir.

    Tedavi süresince düzenli ve sık aralıklarla hormon düzeylerine baktırmak, yan etki görülme ihtimalini azaltmaya yardımcıdır.

    Kadınlarda Testosteron Hormonu Fazlalığı Neden Olur?

    Testosteron, erkek üreme hormonu olmakla birlikte kadın vücudunda da az miktarda üretilir. Kadınlarda testosteron üretimi, yumurtalıklar başta olmak üzere böbrek üstü bezleri, yağ ve cilt hücrelerinde gerçekleşir.

    Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da testosteron düzeyleri ergenlikle birlikte artmaya ve 30 yaşından sonra azalmaya başlar. Normal şartlarda kadınlardaki testosteron düzeyi erkeklere göre çok daha düşüktür.

    Testosteronun kadın vücudundaki etkileri, cinsel isteğin (libidonun), kemik yoğunluğunun ve kas gücünün artması şeklindedir.
    Kadınlarda düşük testosteron düzeyleri, cinsel isteğin azalmasına, kemik yoğunluğunun düşmesine, ruh halinin depresifleşmesine yol açabilir.

    Menopoz veya yumurtalıkların alınması gibi durumlar sonucu testosteron düzeyi düşen kadınlara, düşük doz testosteron uygulanması yapılabilir. Bu grup kişilerde testosteron uygulamasının nasıl sonuç verdiğine dair ise şu an için kesin bir sonuç yoktur.

    Kadınlarda testosteron hormonu üretimi bazı rahatsızlıklar sonucunda artabilir. ‘’Peki kadınlarda testosteron hormonu nasıl artar?’’ sorusunun cevabı ise şu şekilde verilebilir:

    Hirsutizm: Hirsutizm, kadınlarda yüz, kol, göğüs, sırt gibi bölgeler başta olmak üzere vücut genelinde artmış kıllanmayla karakterize bir hastalıktır.

    Hirsutizmde kıllanmadaki artış, hormonal bozuklukların sonucunda oluşur. Androjen hormonu düzeylerinin fazla olduğu bu rahatsızlığın gelişiminde genetik faktörler rol oynar.

    Polikistik Over Sendromu (Polycystic Ovary Syndrome, PCOS): PCOS, üreme çağındaki kadınları etkileyen ve yaygın görülen hormonal bir hastalıktır. PCOS hastaların androjen hormonu seviyelerinde artış mevcuttur.

    PCOS hastalarında yumurtalıklar genişlemiş haldedir ve çok sayıda folikül üretir. Ancak bu yumurtalıklardan düzenli olarak yumurta salımı gerçekleşmez.

    Dolayısıyla hastada düzenli ovulasyon (yumurtlama) görülmez. PCOS varlığında, düzensiz, seyrek veya uzun süren adet kanamaları görülebilir. PCOS’ta da hirsutizmde olduğu gibi atmış kıllanma sorunu vardır. PCOS hastaları Tip 2 diyabet, obezite gibi metabolik hastalıklar açısından da risk altındadır.

    Konjenital Adrenal Hiperplazi (KAH): Konjenital adrenal hiperplazi, böbrek üstü bezlerini etkileyen genetik hastalığa verilen genel addır.

    Adrenal bezler ya da diğer adıyla böbrek üstü bezleri, vücutta genel metabolizmayı etkileyen kortizol ve kan basıncını düzenleyen aldosteron gibi çok önemli hormonların sentezinden sorumludur.

    Böbrek üstü bezleri, bu hormonların yanı sıra testosteron da üretir. Bu bezlerde üretilen hormonlar, tek bir öncül maddeden sentezlenir. Konjenital adrenal hiperplazili hastalarda öncül maddeden çeşitli hormonların üretimini sağlayan enzimlerin biri eksik olur.

    Bu eksiklik, kortizol üretiminin düşmesine ve dolaylı olarak da testosteron üretiminin artmasına yol açar. Çokça merak edilen “Kadınlarda testosteron fazlalığı neden olur?” sorusu bu şekilde cevaplanabilir.

    Kadınlarda Testosteron Hormonu Fazlalığı Belirtileri

    Kadınlarda testosteron düzeylerindeki fazlalık, fiziki görünümü ve genel sağlığı etkileyebilir. “Testosteron hormonu artınca ne olur?” sorusuna ayrıntılı olarak cevap verilebilir. Kadınlarda yüksek testosteron belirtileri şu şekildedir:

    Kadınlarda Testosteron Ne Kadar Olmalıdır?

    “Kadınlarda testosteron fazlalığı nasıl anlaşılır?” ya da “Testosteron hormonu eksikliği nasıl anlaşılır?” soruları da sıkça sorulur. Testosteron yüksekliğini ya da düşüklüğünü anlamak için kan örneğinden hormon düzeylerine bakılması yeterli olur.

    Genel olarak kadınlardaki testosteron düzeyi, erkeklerinkinin %5-10’u kadardır. Yetişkin kadınlarda normal testosteron değerleri, 8 ng/dL ile 60 ng/dL arasında değişir. Bu aralığın altındaki değerler, testosteron eksikliği, üstündeki değerler ise testosteron fazlalığı olarak tanımlanır.

    Kadınlarda testosteron yüksekliği ile ilgili tüm sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

    Aklınıza takılan tüm sorularınız için Umut Ol Umut Bul Facebook grubumuza üye olabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : bahceci.com

    Östrojen Hormonu

    Östrojen Hormonu

    Östrojen Hormonu

    Kadınların yumurtalıklarında salgılanan östrojen, özellikle kadınlık ve kadınsal özellikler ile ilgili önemli bir hormondur. Bu nedenle kadınlarda yetişkinliğe geçiş döneminden itibaren yeterli miktarda salgılanması gerekir.

    Östrojen Hormonu Nedir, Ne İşe Yarar?

    Kadınlar için bu hormon özellikle üremeye hazırlık döneminde önemlidir. Temelde bu hormon yumurtalıklardan salgılandıktan sonra rahim içine doğru yönlendirilir. Bu nedenle rahim iç zarının gebeliğe hazırlanması amacıyla gerekliliği görülen bir hormondur.

    Östrojen Hormonu Neden Düşer?

    Kadın metabolizması içerisinde bu hormonun sentezlenmesi ve yumurta hücrelerinin gelişim göstermesi için beyin içerisinde bulunan hipofiz ve hipotalamus bezlerinin bazı gerekli hormonları üretmesi önemlidir. Eğer vücut içerisinde bu hormonlar gerektiği kadar üretilmez ise bu gibi durumlarda yumurtalık gereken östrojen üretimini de tamamlayamaz. Bunun sonucunda da yumurtalık içerisinde aktif yumurta hücresi eksilmesi yaşandığından dolayı yumurta hücresi gelişmez ve üreme hormonu eksikliği yaşanır. Örneğin, kadınlarda menopoz durumunun ortaya çıkması veya yumurtalıkların ameliyatla alınması gibi sonuçlar hormon düşüklüğünü ortaya çıkarır.

    Kadınlarda Östrojen Hormonu Eksikliği Belirtileri

    Kadınlarda bu hormon eksikliğinin ilk belirtilerinden birisi adet görememe durumudur. Çünkü hormon eksikliğinde beyin gerekli uyarıyı gerçekleştirmediği için veya uyarı gerçekleşse de yumurta hücresi gelişmediği için yumurtlama gerçekleşmez ve hormon sentezlenmediği için de adet görülmez. Ayrıca bu durumda rahim iç zarında da gereken gelişme oluşmaz.

    Östrojen Seviyesi Nasıl Artar?

    Vücut bu hormonu salgılamayı sürdürürken, yumurta hücresi gelişmeye devam eder. Ardından adet başlaması ile beraber ilk gün itibariyle yaklaşık 2 hafta sonrasında yumurtlama gerçekleşir. Yumurtlamadan sonra korpus luteum adı verilen bir yapı sayesinde progesteron hormonu salgılanmaya başlanır. İşte bu durumda kadın metabolizması içerisinde yumurtlama olayı gerçekleşmediği zaman üreme hormunu seviyesi sürekli bir şekilde artar ve yükselme durumu ortaya çıkar.

    Östrojen Hormonu Kaç Olmalı?

    Aslında bu hormon 3 farklı form ile birlikte birleşim oluşur. Bu formlardan ilkini östradiol diğer ikisini ise östriol ve östron hormonları oluşturur. Bu noktada iki tane önemli hormon seviyelerinin kadınlar için takip edilmesi gerekir. Bu değerlerin belirlendiği aralıklar 4 farklı dönem olarak göz önünde bulundurulur.

    Östrojen Hormonu Düşüklüğü Tedavisi

    Eğer vücutta bu hormonların düşüklüğü gibi bir durum bulunuyorsa, öncelikle bu durumun ortadan kaldırılması gerekir. Ancak öncesinde ise düşüklüğe neden olan durumların ortadan kaldırılması önemlidir. Rahatsızlık genellikle yumurtalık yetmezliği gibi bir durumdan kaynaklandığı için dışarıdan hormon desteği verilerek tedavi sağlanabilir.

    Kadınları Yöneten 3 Hormon: Östrojen, Testosteron, Progesteron

    Normal koşullarda kadın metabolizması üzerinde çok önemli etkileri bulunan üç hormon yer alır. Bu üç farklı hormon özellikle 28 gün gibi bir süre alan adet kanaması döngüsü içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Bu 4 haftalık süre içerisinde östrojen, testosteron ve progesteron psikoloji, enerji, romantizm veya sosyal hayat gibi her konuda etki gösterir.

    İlk hafta içerisinde östron salgılanması sayesinde 7 gün süre boyunca yavaşça hormon artışı ile birlikte ağrılı ve yorgun durumdan çıkılarak daha enerjik bir durum elde edilir. Bilimsel bir yaklaşım ile birlikte iştah kontrol altına alınır, uyku düzeni geri gelir ve gündelik hayat daha rahat bir hale gelmeye başlar.

    2 hafta içerisinde testosteron salgılanması ile birlikte özgüven yükselerek, daha kuvvetli bir hafıza ortaya çıkar ve cinsel yaklaşımlar daha rahat bir psikolojiye kavuşur.

    3 hafta içerisinde progesteron salgılanması ile hamilelik durumunda anne rahminin hazırlanmasına yardımcı olur. Bu dönem içerisinde daha yorgun, uykulu ve çekingen bir durum ortaya çıkar.

    Son hafta içerisinde hormon seviyeleri düşer, vücut su toplar, baş ağrısı ve hazımsızlık gibi belirtiler ortaya çıkar. Uykusuzluk yaşanabilir, hormon dengesizlikleri ile birlikte bazı sorunlar ön plana çıkabilir.

    Yazı kaynağı : www.gurganclinic.com

    Testosteron Hormonu Nedir?

    Testosteron Hormonu Nedir?

    Testosteron Hormonu Nedir?

    Testosteron, halk arasında erkeklik hormonu olarak bilinir. Erkek vücudunda testosteronun çok büyük büyük bir kısmı testislerde salgılanırken böbrek üstü bezleri de bu hormonun üretiminde az da olsa görev alır. Bir çocuğun cinsel gelişimini tamamlayarak yetişkin bir erkeğe dönüşümü testosteron hormonu ile sağlanır. Libidoyu, buna bağlı olarak da cinsel isteği artırır. Ergenlik döneminde vücutta gözlemlenen pek çok değişimin kaynadığı da yine bu hormondur. 

    Testosteronun erkek vücudundaki birincil görevi sperm üretimini sağlamaktır. Bunun da ötesinde cinsel isteğin uyanması, ereksiyon ve orgazm gibi seksüel fonksiyonlar da testosteron yardımı ile gerçekleşir. Testosteron hormonu kas gelişimi üzerinde de oldukça etkilidir. Ek olarak kemik yoğunluğu ve sağlığı, vücut ve kasık tüylerinin oluşumu gibi konular da yine bu hormon görevlidir. Tüm bunlar ışığından testosteron hormonu görevleri arasında başta cinsel sağlığın düzenlenmesi olmak üzere vücut gelişimi ile kas ve kemik dokuların desteklenmesi sayılabilir.

    testosteron hormonu

    Testosteron Hormonu Değerleri Nasıl Olmalıdır?

    Erkeklerde cinsel fonksiyonların ideal şekilde gerçekleşebilmesi için testosteron hormonu değerleri 300 – 1200 ng/dl arasında olmalıdır. Bu sınırlar içindeki bir testosteron hormonu ölçümü normal olarak kabul edilir. Ölçüm sonuçları 300 ng/dl’den az ise düşük, 1200 ng/dl’den çok ise yüksek testosteron seviyelerinden söz edilebilir. Bu hormonun özellikle eksikliği hâlinde bazı tedavilerin uygulanması gerekir.

    Testosteron Hormonu Neden Düşer?

    Testosteron hormonu, erkeklerde 30 yaşından itibaren azalma eğilimi gösterir ve bu durum doğal kabul edilir. Bu azalma yılda yaklaşık %1 oranında seyreder. 60 yaşından sonra ise testosteron miktarı minimum düzeye iner. Bu doğal sürecinin dışında kimi başka faktörler de bu hormonun idealden daha az üretilmesine neden olabilir. Bu nedenler arasında şunları sayabiliriz:

    Yeme Alışkanlıkları Testosteron Hormonunu Etkiler mi?

    Yeme alışkanlıklarının vücudun hormonal dengesi üzerinde etkisi olduğu bilinmektedir. Bu durum testosteron hormonu için de geçerlidir. Yani düzensiz ve sağlıksız beslenmek, bu hormonun üretimini ve dolayısıyla vücuttaki miktarını ciddi anlamda etkileyebilir. 

    Paketli yiyecekler yoğun miktarda katkı maddesi içerir. Bu katkı maddeleri arasında bulunan yüksek sodyum, trans yağlar ve ilave şekerler, testosteron hormonu dengesinin bozulmasına yol açabilir. Yoğun miktarda hazır ve paketli gıda tüketen kişilerin seksüel sağlığında kimi bozukların ortaya çıkmasının temelinde de bu etki yatar. Bu olumsuzluklarla karşılaşmamak adına paketli ve işlenmiş gıdaları tüketmekten mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Bunun yanında testosteron hormonu dengeleme konusunda sağlıklı besinler, en büyük yardımcılarınızdandır. Yani yeme alışkanlıkları ve sağlıklı beslenme ile testosteron arasında doğrudan bir ilişki olduğu rahatlıkla söylenebilir.

    Testosteron Hormonu Eksikliği Nelere Yol Açar?

    Düşük testosteron hormonu belirtileri; cinsel, psikolojik ve vücudun genel işleyişindeki sorunlar şeklinde sıralanabilir. Testosteron eksikliği, kişinin kendini depresyonda hissetmesine yol açar. Bu sorundan muzdarip kişi, herhangi bir konuya motive olmakta zorluk yaşar ve odaklanamaz. Hâlsizilik ve uykusuzluk da vücutta yeterli miktarda testosteron üretilmediğinin göstergesi olarak değerlendirilebilir.

    Testosteron azlığı durumda kas ve kemik sorunları ortaya çıkabilir. Bu dokuların yoğunluğundaki ve kuvvetlerindeki azalma ile psikolojik hâlsizlik etkisi birlikte değerlendirilebilir. Nedensiz ateş basmaları ve halk arasında anemi olarak anılan kansızlık da bu hormonun eksikliği durumunda ortaya çıkan belirtiler arasında yer alır. Memelerde gözlemlenen büyüme ve vücut kıllarında azalma gibi fiziksel göstergeler de yine bu hormonun eksikliğinin işaretleri olarak dikkat çeker. 

    Testosteron Hormonu Eksikliğinin Cinsel Yaşama Etkileri

    Testosteron hormonu eksikliği öncelikle cinsel işlev bozukluklarına neden olur. Bunlar arasında seksüel isteğin azalması, ereksiyon sorunları ve kısırlık sayılabilir. Sperm testi yaptırarak bu tür hücrelerin eksikliğine bağlı kısırlık problemi yaşayıp yaşamadığınızı öğrenebilirsiniz. Üstelik Geminilab; bu testi evinizin konfor ve mahremiyetinde yapmanıza imkân tanır.

    Testosteron hormonu etkileri cinsel yaşamın kalitesi üzerinde belirleyici bir etki yapar. Dolayısıyla ilişkilerin sağlığı açısından da bu hormon büyük önem taşır. Cinsel sağlığınızda bir düşüş hissediyorsanız testosteron hormonu testi yaptırarak bu sorunun kaynağını araştırabilirsiniz. Hormon testi size bu konuda önemli doneler sunacaktır. Bu testi ayrıca tüp bebek tedavisi için planlama aşamasında da yaptırmak gerekir. Şayet testosteron miktarınız 300 ng/dl’den düşük ise bir hekim tavsiyesi ışığında tedaviye başvurabilirsiniz. 

    Testosteron Hormonu Fazlalığı Risk Teşkil Eder mi?

    Testosteron hormonu yüksekliği, tıpkı azlığı gibi birtakım sorunlara neden olur. Bu sorunlar, genel olarak erkeklerde ve kadınlarda farklı şekillerde gözlemlenir. Söz konusu durumun erkekler üzerindeki en büyük etkisi ergenliğe erken girmektir. Testosteron fazlalığında erkenliğe girme yaşı 9’a kadar düşebilir. Penis boyunda, ereksiyon süresinde ve vücut kıllarında meydana gelen aşırı artış da yine bu hormonunun fazlalığı durumunda ortaya çıkan olumsuz durumlardır. Gelişimle ilgili bu sorunların yanında fazla testosteron; damar sertliği, yüksek kolesterol ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıkları da tetikler.

    Kadınlarda ise yüksek testosteron yumurtalık yetmezliği ve polikistik over sendromu riskini ciddi oranda arttırır. Sivilce artışı, ciltte yağlanma, aşırı kıllanma, saç dökülmesi, adet düzeninin bozulması, fazla kaslanma, seste kalınlaşma gibi fiziksel sorunlar da testosteron yüksekliğinde ortaya çıkabilir. Bu hormonun fazlalığı, saydığımız fiziksel olumsuzlukların yanında stres ve gerginlik gibi psikolojik sorunları da doğurabilir.

    Testosteron Hormonu Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Düşük testosteron hormonu tedavisinde izlenecek yol, eksiklik nedenine ve yaşa göre belirlenir. Tedavi vücutta eksik kalan maddelerin yerine konması mantığına dayanarak gerçekleştirilir. Bu amaçla kullanılan testosteron hormonu ilacı ağızdan alınabilir, cilt yüzeyine uygulanabilir ya da kasların içine enjekte edilebilir. 

    Ağızdan alınan ilaçların kullanımı, görülebilen yan etkiler nedeniyle oldukça sınırlıdır. Cilt üzerine uygulanan jel formundaki ilaçların ise yan etkileri oldukça azdır. Bu jeller, cildin sağlıklı ve tüysüz bölgelerine her gün uygulanır. Cilt yüzeyinden emilen ilaçlar, kana karışarak doğal testosteron düzeyinin yeniden yakalanmasına yardımcı olur. Enjeksiyon yöntemi ile uygulanan ilaçların da yan etki oluşturma sıklıkları ağızdan alınanlara kıyasla oldukça düşüktür. Uzun aralıklarla kullanılmaları, hastaların bünyesinin bu ilaçlara uyum göstermesini kolaylaştırır. Söz konusu enjeksiyonlar kalça ya da omuzdan uygulanır.

    Testosteron Hormonunu Artıran Besinler

    Bahsettiğimiz ilaçlı tedavi yöntemleri, testosteron azlığını gidermek için başvurulacak ikinci yol olarak değerlendirilebilir. Zira ilk olarak yaşam şeklinin ve beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesine çalışılır. Testosteron hormonu artıran besinler arasında şunlar sayılabilir:

    Bu saydıklarımızı testosteron hormonu içeren yiyecekler olarak anmak hata olur. Zira bu besinler testosteron içermez; metabolizmaya olumlu katkı yaparak bu hormonun salgılanmasını destekler. Spor ve egzersiz yapmak da testosteron hormonu arttırma amacıyla başvurulabilecek doğal yollardan biridir. Kas oluşumunu destekleyen testosteron hormonu vücut geliştirme için de oldukça önemlidir. Buradan hareketle spor ve testosteron arasında çift yönlü bir ilişki olduğu çıkarımı yapılabilir.

    testosteron hormonu için besinler

    Kadınlarda Testosteron Hormonu Bulunur mu?

    Testosteron, kadın vücudunda da bulunan bir hormondur; ama miktarı erkeklere göre oldukça azdır. Bu hormon kadın vücudunda yumurtalık tarafından üretilir. Hamilelik döneminde vücutta 0.1 – 0.9 ng/ml aralığında testosteron bulunması ideal kabul edilir. 

    Yazı kaynağı : geminilab.co

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap