Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    topluluk karşısında yapılan konuşmalarda konuşmacıların nelere dikkat etmesi gerekmektedir?

    1 ziyaretçi

    topluluk karşısında yapılan konuşmalarda konuşmacıların nelere dikkat etmesi gerekmektedir? bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Topluluk Önünde Konuşmanın Püf Noktaları |ListeList.com

    Topluluk Önünde Konuşmanın Püf Noktaları |ListeList.com

    Kalabalıklar karşısında konuşmayı geçtik bazen 2-3 arkadaşımıza ya da en yakınımıza bile kendimizi ifade etmekte zorlanıyoruz. Bu zorlanma ayrı listelerin konusu olsun burada topluluğa konuşma diğer adıyla hitabet sanatından bahsedeceğiz.

    Topluluk önünde konuşmak açık konuşmak gerekirse zor iştir. Bu zor işi kolaylaştırmak için sizlere bazı ipuçları verelim, genellikle korkulan bu kavramı daha kolay hale getirelim istedik.

    İşte topluluk önünde konuşma yaparken dikkat etmeniz gerekenler.

    1. Verdiğinizi mesajı dinleyicilerinize uyarlayın

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-001
    Bir insana kendinizden bahsederseniz sizi dinlemez, ondan bahsederseniz sizi dinler. Dinleyicilerin ihtiyaçlarına göre bir konuşma hazırlayın, klişe kalıplardan uzak durun. Bu sayede dinleyiciler sizin konuşmaya hazırlandığınızı görecekler ve dinlemeye daha hevesli olacaklardır. Dinleyicilerinizi tanıyın. Onların kim olduğunu, önem verdikleri konuları, anlatacaklarınızın onlara ne kazandıracağını, anlatacaklarınız hakkında ne bilip bilmediklerini ve duyduklarına ne tepki vereceklerini düşünün.

    2. Göz kontağı kurma konusunu ciddiye alın

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-002
    İlk kez konuşma yapan insanlardan binlerce kez yapanına kadar herkesin dikkat etmesi gereken önemli bir konu göz kontağıdır. Göz kontağı sadece dinleyicilerle iletişim için atılması gereken bir adım değildir, göz kontağı sayesinde dinleyicilerin tepkilerini de ölçebilir, konuşmanızı ona göre yönlendirebilirsiniz. Göz kontağı kurmadığınız zaman dinleyiciler sizle bir bağ kuramadığı gibi size karşı güven de duymuyorlar, hatta yaptığınızı kaba buluyorlar. Konuşma esnasında insanları tarayıp geçmektense kimisinin üzerinde 2-3 saniye hatta bir cümle süresince durmak daha etkiliymiş diye duyduk.

    3. Dikkat dağıtıcı hareketlerden kaçının

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-003
    İlk aklımıza gelenleri sayalım: Elleri kolları abartılı şekilde kullanmak, ileri geri turlamak, elleri cebe atmak, elde anahtarlık çevirmek, yüzüğünüzle oynamak, dudaklarını yalamak, üstünüzü başınızı düzeltip durmak, kalem çevirmek, elleri arkada kavuşturmak, elinizle yüzünüzü kapatmak… Bunların hepsi insanın çoğu zaman farkında olmadan yaptığı hareketler ancak bunları abartılı şekilde yaparsanız dinleyicinizi kaybetmeye başlıyorsunuz. Kendi konuşmanızı kayda alıp abartılı bulduğunuz hareketleri azaltmaya çalışmak size yardımcı olabilir.

    4. Konuşmanızı önceden prova etmeye çalışın

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-004
    Konuşmacıların genellikle yaptıkları hata konuşma sırasında kullanacakları notlara ya da sunuma fazlaca güvenmeleri oluyor. Bunun sonucunda ya ellerindeki ya da ekrandaki notlara bağımlı kalıp olumsuz bir imaj çiziyorlar. Tavsiye edilen ise tüm konuşmayı baştan sona en az bir kere sesli şekilde tekrar etmeniz. Özellikle giriş ve final bölümlerini birden fazla tekrar etmek konuşmanızı daha etkili bir hale getirebilir.

    5. Enerjinizi iyi kullanın

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-005
    Konuşmanız esnasında dışarıya yansıttığınız enerji emin olun en az anlattığınız konu kadar önemli. Yorgun düşseniz bile önemli olan bunu karşınızdakilere yansıtmamanız. Sıkıcı bir anlatım, tek düze düşük bir ses tonu, ifadesiz bir yüz dünyanın en önemli konusunu bile dinletmeyebilir. Doğal olun, gülümseyin, anlattığınız şeyden keyif alın ve sonuç olarak başarılı olun.

    6. Elinizdeki verileri dikkatli bir şekilde kullanın

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-006
    Tabii ki kendimizi güvende hissetmek için beynin sol yarısına yani matematiksel kısma abanmak kolayımıza geliyor ama ne zaman mantık, analiz, detay ve rakamları abartsak hem konuşma çok uzuyor hem de dinleyiciler sonunda iflas ediyor. Elinizde onlarca rakam bile olsa en basit anlaşılır ve en çarpıcı olanları kullanın yeter.

    7. İlham verici olmaya gayret edin

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-007
    Beynin sağ kısmı yani duygularınız, hikayeleriniz, örnekleriniz, esprileriniz, verdiğiniz his dinleyicileri yakalamak ve etkilemek için sol kısmıyla verdiğiniz rakamlardan daha değerlidir. Eğer bu duyguyu ve bağı oluşturamıyorsanız onun üzerine koyacağınız rakamla havada kalacaktır. Verdiğiniz bilgi tabii ki çok önemli ancak onu veriş şekliniz yani yansıttığınız duygu ve hisler sizin konuşmanızı unutulmaz ya da unutulur kılacak.

    8. Konuşma esnasında ufak boşluklar vermekten çekinmeyin

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-008
    Pek çok konuşmacı konuşmanın akışına kapılıp giderler ve arada neredeyse nefes almayı bile unuturlar. Bunun sebebi gerginlik olur, adrenalin olur ya da zamanın yetmeyeceği düşüncesi olur ama dinleyicinin canı yok mu?! Halbuki konuşmalarda vurucu olmak ve akılda kalmak istiyorsanız söylediğiniz önemli cümlelerin öncesinde ve sonrasında biraz durup beklemeniz gerekir. Bir de bir konudan başka bir konuya geçerken bir miktar beklemek herkes için faydalı olacaktır.

    9. Giriş kısmına önem gösterin, iyi bir başlangıç hayat kurtarır

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-009
    Bir işin en önemli kısmı başlangıcıdır, bunu aklınızdan çıkartmayın. Konuşmanın giriş kısmını anlamsız şeylerden bahsederek, yersiz şakalar yaparak, doğrudan sonucu vererek, herhangi bir sebeple abartılı özürler dileyerek harcarsanız o konuşma çöp olur. Çarpıcı bir cümle, etkileyici ve konuyla ilgili bir hikaye hatta beklenmedik bir soru hem dinleyicileri etkileyecek hem de konuşmanın devamına dair merak uyandıracaktır.

    10. Soru cevap kısmını konuşmanın sonuna bırakmayın

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-010
    Konuşmanın içinde soru cevap kısmı olması ya da arada doğaçlama şekilde soruları alıp onları yanıtlamak iyidir, konuşmacı ile dinleyici arasındaki iletişimi güçlendirir ama adet olduğu üzere konuşmayı soru cevapla bitirmek pek de iyi bir yöntem değildir. Konuşmanın finali, en vurucu en unutulmaz noktalardan biridir, böyle bir final yapıp ardından soruları alalım dediğiniz anda tempo da yarattığınız etki de düşer. Daha vurucu şeyler söylemenize sebep olacak bir soru alma ihtimaliniz ise açıkçası çok düşüktür. Kısa bir özet, insanları anlattığınız konular hakkında bir şeyler yapmaya teşvik edecek cümleler ve son bir vurucu kapanış cümlesi yeterince muhteşem olur. “Soruları alayım” ne yahu?!

    11. Kullandığınız slide’larda konu başlıkları ve hatırlatıcı kelimelerden fazlası olmasın

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-011
    Pek çoğumuz konuşmalarımızda destek almak ya da daha etkili konuşmalar yapmak için sunumlar kullanıyoruz. Bu sunumlarda şayet ağzımızdan çıkan şeyleri birebir yazarsak bir yerden sonra dinleyicileriniz ekrana kilitlenen okuyuculara dönüşecektir. O yüzden slide’ları sadece konu başlıklarını şemalandırmak ve anahtar kelimeleri unutmamak için kullanın.

    12. Özür dilemek yerine bırakın performansınız hatanızı örtsün

    topluluk-onunde-konusma-hitabet-sanati-012
    Belki toplantıya ya da katılacağınız programa geç kaldınız ve konuşmanızı dinlemek üzere orada bekleyen insanlardan hali hazırda size ufaktan uyuz oldu. Endişeye gerek yok. Konuşmaya “vallahi trafik çok kötüydü”, “Allah aşkına beni affedin”, “kusuruma bakmayın önceki toplantım uzadı” gibi cümlelerle başlarsanız daha girişten dinleyiciler üzerindeki olumsuz etkinizi pekiştirirsiniz. Özür dilemeyi bir kenara bırakın -en azından konuşmanın ileriki kısımlarında dinleyiciler yumuşayana dek- ve kendinizi iyi bir konuşma yaparak affettirin. Konuşmanız iyiyse zaten dinleyiciler kısa süre içinde geç kaldığınız unutacaklardır.

    Yazı kaynağı : listelist.com

    Etkili Konuşmada Dikkat Edilmesi Gereken Konular - TÜRKÇE ÖĞRETİMİ, YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ

    Etkili Konuşmada Dikkat Edilmesi Gereken Konular - TÜRKÇE ÖĞRETİMİ, YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ

    Yüz Yüze Konuşma

    "İnsan beyni doğduğunuz andan itibaren çalışmaya başlar ve toplum karşısında konuşmaya kalktığınız ana kadar durmaz."

    George Jessel

    Er ya da geç bir topluluk karşısında konuşmak zorunda kalacaksınız. Hele ordudaysanız bu kaçınılmazdır, engel olma olasılığınız düşüktür ve konumunuz yükseldikçe de kaçınılmaz olacaktır. Bu durum sizi düşündürüyor ve sıkıntıya sokuyorsa yalnız değilsiniz. Araştırmalara göre çoğu insan, topluluk karşısında konuşmayı ölüm korkusundan sonra ikinci sıraya koyar. Deneyimsizseniz; bu bölümdeki konuşma ipuçları ve esasları, size bu konuda yardımcı olacaktır. Başarılı bir konuşmacıysanız, bu bölümü tekrarlama açısından gözden geçirin ya da atlayın.

    Hedeflerinizden biri, konuşma düşüncenizi geliştirmek olmalıdır. Olumlu düşünün ve mükemmel olmak üzerine değil gelişmek üzerine odaklanın. Konuşma da dinleme gibi bir beceridir; bir kere temelini kaptığınız zaman geri kalanı; uygulama güzelleştirme ve tarzdır. İlk hatalarınızdan utanabilirsiniz; fakat yaşamaya devam edersiniz. Çoğumuz konuşmacı olmayabiliriz; fakat temel ölçütleri öğrenirsek hepimiz daha etkili konuşabiliriz. Mümkünse çevrenizdeki başarılı insanlardan konuşma ipuçlarını öğreniniz. Zaten başarılı bir konuşmacıysanız bildiklerinizi diğerleriyle paylaşın. Herkes nesnel ve zamanında geri besleme alırsa konuşmasını geliştirebilir.

    Her Şey Konuşma Tarzında Başlar

    1) SÖZLÜ İLETİŞİM

    Bilginizi ve düşüncelerinizi iletmek için sesinizi nasıl etkili kullanırsınız? Konuşma hızında, ses tonunda, vurgulamada, durmada ve sesinizin diğer etkenlerinde kontrolünüz vardır. O zaman sunumunuzun ilginç olması için sesinizi kullanın. Ne demek istediğimizi anlamak için bu bölümü dikkatli okuyun.

    Konuşma Hızı (Oran / Ritim)

    Her konuşmaya uyan bir konuşma hızı yoktur. Yine de unutmayın, insanlar bir dakikada konuşulan 120 sözcüğün 4 - 5 katı daha hızlı dinleyebilir. Bu yüzden çok yavaş konuşursanız, sizin konuşmanızdan daha hızlı bilgi alan birinin dikkatini ve ilgisini kaybedebilirsiniz. Diğer taraftan, her zaman aynı konuşma hızını kullanmak istemeyebilirsiniz. Sunumunuz esnasında neye vurgu yapmak istiyorsanız orada ses seviyenizi yükseltin.

    Ses Seviyesi / Gürültü

    Ses seviyesi konuşmanıza vurgu yapabileceğiniz başka bir sözlü tekniktir. Mümkünse odayı hangi ses seviyesi kullanacağınıza dair kontrol edin ve unutmayın ki kalabalık ortamlar sesi yutar. Seyyar mikrofon, özellikle büyük salonlarda, alçak sesli konuşmacılar için iyi bir çözümdür. Bir noktaya vurgu yapmak için sesinizi alçaltın veya yükseltin. Sesinizi alçaltmanız ve yumuşatmanız, vurgu yapmak için daha etkili bir yoldur.

    Vurgu / Ayar

    Vurguyu etkili kullanmak için bir müzisyenin yeteneklerini pratik yapmanız gerekir. Vurgu, ses perdesindeki notaların kullanımıdır. Sizin için uygun bir ses seviyesinden başlayın ve daha sonra vurgu için sesinizi alçaltın veya yükseltin, bunu da sesli - sessiz harflerdeki, sözcüklerdeki ve cümlelerdeki vurgulara dikkat ederek yapınız.

    Konuşmanızdaki "kesinlik" ifadelerinde yüksekten alçağa, şüphe ifadelerinde ise "alçaktan yükseğe" tonlama kullanın. Tonlamadaki bu değişiklikler konuşmanızı tekdüzelikten kurtarır ve dinleyicinin ilgisini toplar.

    Durak / Nefes Kontrolü

    Duraklar size nefes alma, dinleyicilere de sizin düşüncelerinizi anlama fırsatı verir. Asla acele etmeyin. Ara sıra durun ki izleyici ne demek istediğinizi anlasın. Burada önemli soru, nerede duracağınızdır.

    Konuşmadaki duruşlar, yazıdaki noktalamalar gibidir. Kısa duruşlar cümledeki iki ayrı noktayı, uzun duruşlar da cümlenin bittiğini anlatır. Aynı zamanda uzun duruşlar da bir düşünceden diğer düşünceye geçerken kullanılabilir. Bu duruşlar size uzun gelebilir; fakat genelde sizin düşündüğünüzden çok daha kısadır. Dinleyicileriniz de bundan memnun olacaktır. Fakat konuşmanızı gereğinden çok duraklamalarla da bölük pörçük bir hâle getirmeyin!

    Telaffuz ve Türkçe

    Telaffuzunuz Türkçeye olan hâkimiyetinizi gösterir. Söyleyiş, sözcükleri anlaşılır bir şekilde ifade etme sanatıdır. Telaffuz ise sözcükleri doğru söyleme sanatıdır. Düşüncelerinizi iyi ifade edebilirsiniz; fakat yine de sözcükleri yanlış telaffuz edebilirsiniz. Ne yazık ki çoğu insan sözcük telaffuzunu veya yanlış telaffuzu zekânızla doğru orantılı düşünecektir. Kendinizi dinleyin, sözcüklerinizi netleştirin ve dilinizi anlaşılabilir ve izleyicilere uygun hâle getirin. Telaffuzdan emin değilseniz, işinize başlamadan önce sözlüğe bakınız. Ayrıca İnternetteki bazı sözlüklerden de sözcüğü telaffuzuyla dinleyebilirsiniz.

    Uzunluk / Zamanlama

    Sunuculuk öğretmenlerinin "zamanlama" konusu üzerinde neden çok durduğunu hiç merak ettiniz mi? Çünkü sunumun uzunluğu çok önemlidir. Askerî ortamda düşüncelerinizi kısa ve etkili ifade etmelisiniz. Sözlü iletişimde ana kural konuşmayı kısa ve hoş tutmaktır. Gereksiz yere vaktini alan birini hoş görecek çok az kişi vardır. Konuşmadan önce elinizdeki malzemeyi toplayın. Ne söylemek istediğinizi bilin. Aklınızın bir köşesinde her zaman amacınızı ve izleyicinizi tutarak konuşun. Konuşma yaparken sesinizi kontrol etme ve yönetmek için gerekli noktalara değindik. Bu tavsiyelerimize uyarsanız herkesin imreneceği bir "radyo sunucusu" sesine sahip olursunuz. Fakat hepsi bu kadar değil. Toplum içinde konuşmak için sesinizi yönetmekten daha fazlasını yapmalısınız. Jestlerinizi, mimiklerinizi, hareketlerinizi heyecanınızı kontrol altına almalısınız.

    2) SÖZSÜZ İLETİŞİM

    "İlk izlenimi vermek için ikinci bir şansın yoktur."

    Birçok çalışma göstermiştir ki insanlar sözlü olarak anlatılanların %10'unu hatırlarlar. İlk izlenim ise daha çok sözsüz iletişime bağlıdır. Sözsüz iletişimin unsurları kıyafetiniz, kendinizi nasıl taşıdığınız, mimikleriniz ve diğer beden dilleridir. Karşılaşacağınız en büyük sorun endişeleriniz olacaktır. Bu yüzden sahne korkusunu üzerinizden atmaya hazır olun. Sahne korkusu, yanlış yönlendirilmiş enerjimizden başka bir şey değildir; hissettiğimiz endişe veya heyecan başkalarının göreceği bir şekilde ortaya çıkar. Çoğunuz çok güzel bir sunumun sadece heyecanı kontrol edememekten dolayı kötü bir sunuma dönüşmesine şahit olmuşsunuzdur. Aşağıda, sahne korkusunu yenebilmeniz ve en iyi adımı atabilmeniz için size bir kontrol listesi verilmiştir. En azından bu ipuçları ile izleyicilerinizi aldatabilirsiniz. Unutmayın; heyecandan tamamen kurtulmak imkânsızdır. Fakat heyecanınızın mesajınızı etkilemesini engelleyebilirsiniz.

    Terli Eller Korkusunu Yenmek

    -  İzleyicilerinizi çözümleyin: Dinleme özellikleri, gereksinimleri, davranışları ve eğitim geçmişleri... Bu sizin bilinmeyen sebepsiz korkunuzu yenmenizi sağlayacaktır.

    -  Konuşma yaptığınız yeri kontrol edin. Gelecek izleyiciyi alacak kapasitede mi?

    -  Tahtası var mı? Görsel yardımcılarınızı kullanabileceğiniz yer var mı? Masalar, sandalyeler, havalandırma, ışık, kalemler, kâğıt, telefonlar, fazladan projeksiyon lambası, vb... Bu yardımcılar düzgün çalışıyor mu?

    -  Uygulama! Uygulama! Uygulama! Teyp, kamera, uzun ayna, hatta arkadaşlarınızı kullanarak uygulama yapın. Ofiste veya başka bir yerde "kuru geçiş" yapmayı deneyin. Uygulama her şeydir.

    -  Konuya girişinizi ve ana meseleye geçişinizi unutmayın. Bu size her zaman ilk ve en zor anlarda yardımcı olacaktır.

    -  Her zaman güler yüzlü ve olumlu olun. İzleyicileriniz sizden başarmanızı bekliyor.

    -  Endişelerinizi ve heyecanınızı içinizde saklayın. Hataları siz söylemedikten sonra dinleyiciler anlamayacaktır.

    -  Sahneye çıkmadan hemen önce kısa bir yürüyüş yapın ki bir miktar enerjinizi alsın.

    -  Mesajı verin. Dikkatleri mesajın üstüne çekin, kendi üzerinize

    değil.

    -  Göz temasında bulunun ve geri besleme alın. İzleyicinizle oynayın. İzleyicileriniz onlara konuştuğunuzu ve baktığınızı bilsinler. Bu onların dikkatini çekecektir. Sadece notlarınıza bakarsanız izleyicilerin ilgisini kaybedersiniz. Onların uyuduklarını bilmezseniz, onları uyandıramazsınız!

    -  Konuşmacıların seviyesine uygun dil kullanın. Kısaltmalar kullanın ve cümleleri kısa tutun. Soyut ve karmaşık meseleleri anlatıyorsanız anahtar sözcükler üzerinde durun ve ayrıntılı, özel örneklerle açıklayın.

    -  Sunumunuzu gazete kupürü, karikatür, müzik, uygun ve ilgili sözler kullanarak zenginleştirin.

    -   Enerji fazlalığınızı doğal yollarla harcayın. Yüz ifadeleriyle, jestlerle, yürüyerek ve parmaklarınızı kürsüye veya sandalyeye bastırarak yüz ifadenizi, ellerinizi ve kollarınızı konuşmanızı etkili kılmak amacıyla kullanın; ama kesinlikle aşırıya kaçmayın. Geri yaslanmak, vücudu ileri itmek veya sağa sola yatmak ya da ayakları bükmek enerjiyi atmak için geçerli bir davranış tarzı değildir. Bu endişe verici durumlarla ilgili daha fazla bilgiyi yeri geldiğinde vereceğiz.

    -  İyi görünmek, özgüven oluşturur ve izleyicilere karşı kredinizi artırır. Saç tıraşına ihtiyacınız var mı? Üniformanız ütülü mü? Rütbeleriniz ve isimliğiniz düzgün olarak takılmış mı? Düğmeler takılı mı? Ayakkabılar boyalı mı? Dik, uyanık ve sakin misiniz? Unutmayın, dağınık bir üniforma ve şaşkın davranışlar, dağınık ve şaşkın bir konuşmacı demektir. Adil veya değil; ama izleyicinin beyni böyle çalışır. Hepimiz doğal birer eleştirmeniz!

    Garip Davranışlar

    Endişeyle ilgili son birkaç söz daha. Göz önünde olduğumuzda çoğumuzun yaygın olarak kullandığı garip davranışları olur. Burada önemli olan kendi garip davranışlarımızı bilmek ve bunlarda aşırıya kaçmamaktır. Her zaman kendinizi kontrol ediniz ve geri besleme alınız. Zaman içinde bunu sanata çevireceksiniz. Biz aşağıya birkaç tanesini çıkardık. Bunlardan hangisi size uyuyor?

    -Filika: Bu tür konuşmacı kendisini, canını kurtaracakmış gibi sahneye veya kürsüye bağlayan kişidir. En büyük korkusu, önünde kendisini güven ve huzur içinde hissettiği tahtayı terk etmektir; bu yüzden de ümitsizce iki eliyle kürsüye sarılır. Bu konuşmacı için sahnede yürümek düşünülemez bile.

    -İncir yaprağı: Bu konuşmacı yukarıdaki durumdan biraz kurtulup ara sıra izleyici önünde tur atan kişidir, fakat ellerini ne yapması gerektiğini hâlâ bilmez. Bu konuşmacı hızla, filika olan kürsüye dönmek ister; ama onun yerine sabit duran kollarında incir yaprağı gibi bir el diğerinin üzerindedir ve eller dinlenmededir. Bu resmi canlandırabildiniz mi?

    -EI yıkayanlar: Bunlar, tüm heyecanını elinde tutan konuşmacılardır. Bunlar konuşurken ellerini yıkarlar da yıkarlar. Tüm bu sürtünme sonunda ellerinde ısıdan dolayı yara olacağını sanırsınız; fakat onlara bir şey olmaz! Onların bu davranışına odaklanır, asıl konuşmayı kaçırırsınız.

    -Kafesteki kaplan: Bu konuşmacıları dinlemek tenis maçı izlemek gibidir. Bu konuşmacılar sahnenin bir tarafından diğer tarafına volta atarlar, nabızlarını ölçmek için bile durmazlar. O kadar çok enerji harcarlar ki sunumları bedensel bir çalışma olarak adlandırılabilir. Bu tekniği el yıkamayla birleştirirlerse kalori harcamaları çok daha fazla olur.

    -Sallananlar: Sallananlar, özgürlüklerine kavuşmak isteyen kaplanlar gibidir. Sahne korkusunun en yüksek basamaklarını yaşamışlardır ve onlarda artık terleme ve ağız kuruluğu yoktur. Onlar sadece sahnede konuşamama ve ayakta sabit duramama sorunu yaşarlar. Konuşma deneyimleri onları eğitmiştir; fakat bu sanatı istenilen rahat konuşma noktasına kadar getirmemiştir. İki türü vardır: İleri - geri ve sağa - sola.

    -Cep düşkünleri: Evet, kurallara uymuyor belki; ama bu türler kesinlikle ceplerini diktirmelidirler. Çünkü ne zaman konuşmaya başlarlarsa, akşam yediklerinden çocukluklarına kadar her şeyi anlatırlar. Bu türler ümitsizce, el yıkayanlar veya incir yaprağı grubuna dâhil olmak istemediklerinden ellerini ceplerine hapsederler. Bu hareketin seyirciyi kızdırıp dikkatlerini dağıtacağını unuturlar. Bu konuşmacılar ellerinde bir şey tutmanın onları "el yıkayanlar" grubuna dâhil etmeyeceğine inanırlar.

    -Kalemle oynayanlar: Bu konuşmacılar cep düşkünlerine benzerler. Elleriyle bir şey yapıyor olmak zorundadırlar. Bütün kalemler ve benzer nesneler bu konuşmacı sunumunu yapmak için ayağa kalkmadan önce kürsüden kaldırılmalıdır. Kendilerini ellerindeki bir kalemle oynamak zorunda hissederler ve bu da genellikle izleyiciden iyi puan almaz.

    Bu hareketler kendi başlarına bir konuşmacının başarısızlığına sebep olmaz; fakat aşırıya kaçarsa sorun oluşturabilirler. İzleyiciler konuşmacıyı dinlemek yerine onun hareketlerine takılabilir. Bir kez daha belirtelim, bu tarz hareketleri herkes bir veya birkaç kez yapar. Davranışlarınızdan haberdar olun, onları kontrol edin ve onların sürekli davranışlarınız olmasına ve mesajınızın etkisini azaltmasına izin vermeyin.

    Yazı kaynağı : www.turkceogretimi.com

    Konuşma Kuralları Nelerdir? Etkili Ve Güzel Konuşmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Etkili konuşmanın 7 yolu

    Konuşmak, insanların kendilerini etkili bir şekilde ifade etme yöntemlerinin başında gelir. Ancak herkes etkili konuşma becerisine sahip değildir. Peki, ister iş hayatında ister özel hayatta olsun etkili konuşmak için nelere dikkat etmek gerekiyor? İşte etkili konuşmanın 7 yolu.

    Hemen hemen herkes yaptığı konuşmayla ya da yazdığı metinle karşısındakini etkilemek ister. Yalnızca bir topluluk önünde konuşurken değil, iş hayatında da özel hayatında da etkili konuşan insanların bu özellikleri sayesinde ön plana çıktığı, sözlerinin dikkate değer bulunduğu bir gerçektir. Peki, bunun için nelere dikkat edilmesi gerekiyor?

    İşte etkili konuşmanın 7 yolu:

    Hazırlık yapın

    Etkili bir konuşma için öncelikle ne söyleyeceğiniz hakkında hazırlık yapın. Eğer planlı bir konuşmaysa ve bir metin üzerinden konuşmanızı yapacaksanız işe ilk olarak pratik yapmaktan başlayabilirsiniz. Ancak plansız ve hazırlıksız bir konuşma yapacaksanız, konuşmanız sırasında değineceğiniz noktaları kafanızdan geçirin, düşünmeden cümle kurmamaya ve hızlı konuşmamaya gayret edin.

    Göz teması kurun

    Etkili bir iletişim için uygulamanız gereken kuralların başında konuşurken göz teması kurmak yer alır. Eğer karşınızdakini konuşmanızla etkilemek ve söylediklerinizde samimi olduğunuza inandırmak istiyorsanız konuşurken göz teması kurmaktan çekinmeyin. Ancak bu yaparken rahatsız edici olmaktan kaçının.

    Beden dilinizi doğru kullanın

    Etkili bir iletişim için kullanılması gereken bir diğer yol da jest ve mimiklerinizdir. Beden dilinin önemini göz ardı etmeyin, enerjinizi doğru yayarak ve beden dilinizi doğru kullanarak, kendi duygu ve düşüncelerinizi beden dilinizle destekleyin.

    Ses tonunuza dikkat edin

    Dikkat etmeniz gereken bir diğer unsur ise ses tonunuzdur. Konuşurken doğru noktalarda nefes almaya, hızlı konuşmaktan ziyade tane tane konuşmaya dikkat edin. Ses tonunuz duygu ve düşünceleriniz hakkında ipucu verir. Bu nedenle heyecanlı, stresli, üzgün olduğunuz zamanlarda da bulunduğunuz ortama göre ses tonunuzu ayarlayın ve yüksek sesli veya kısık sesli konuşmamaya gayret edin.

    Konuşurken mesajınızdan uzaklaşmayın

    Anlattığınız şey hakkında karşınızda nasıl bir etki bırakmak istiyorsunuz? Dinleyiciye vermek istediğiniz mesaj tam olarak nedir? Farklı konulardan bahsetmek ve asıl konudan uzaklaşmak dikkatin dağılmasına ve verilmek istenen mesajın dinleyiciye ulaşmamasına neden olur. Konuşma yaparken vermek istediğiniz mesajın ekseninde konuşmanızı yapın. Bir amaca yönelmeden yapılan konuşmanın etkisiz kalacağını ve dinleyiciye ulaşmayacağını unutmayın.

    Dikkat çekin

    Etkili bir konuşmanın en önemli unsurları arasında, anlatılan şeylerle ilgili olarak dinleyicinin dikkatini çekmek yer alır. Eğer mizahi yönü güçlü birisiyseniz konuşmanız sırasında bu özelliğinizden faydalanabilirsiniz ya da konuşmanızla ilgili anektotlardan veya ilgi çekici verilerden faydalanarak dinleyicilerin dikkatini çekebilirsiniz.

    Sözü çok uzatmayın

    Gereğinden uzun konuşmalar hem inandırıcılığınızı kaybetmenize hem de dinleyicilerin dikkatinin ve ilgisinin azalmasına neden olur. Bu nedenle lafınızı uzatmamaya ve dinleyicinin ilgisini üzerinizde tutmaya dikkat edin.

    Yazı kaynağı : www.kariyer.net

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap