Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    topkapı sarayı ne zaman yapıldı

    1 ziyaretçi

    topkapı sarayı ne zaman yapıldı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Topkapı Sarayı

    Topkapı Sarayı

    Topkapı Sarayı (Osmanlı Türkçesi: طوپقپو سرایی), İstanbul Sarayburnu'nda, Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca, devletin idare merkezi olarak kullanılan ve Osmanlı padişahlarının yaşadığı saraydır.[1] Bir zamanlar içinde 4.000'e yakın insan yaşamıştır.[2]

    Topkapı Sarayı Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılmış, Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene boyunca devletin idare merkezi ve Osmanlı padişahlarının resmi ikâmetgâhı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m²'lik bir alanda yer alan sarayın bugünkü alanı 80.000 m²'dir.[3]

    Topkapı Sarayı, saray halkının Dolmabahçe Sarayı, Yıldız Sarayı ve diğer saraylarda yaşamaya başlaması ile birlikte boşaltılmıştır. Padişahlar tarafından terk edildikten sonra da içinde birçok görevlinin yaşadığı Topkapı Sarayı hiçbir zaman önemini kaybetmemiştir. Saray zaman zaman onarılmıştır. Ramazan ayı içerisinde padişah ve ailesi tarafından ziyaret edilen Kutsal Emanetler'in bulunduğu Hırka-i Saadet Dairesi’nin her yıl bakımının yapılmasına ayrı bir önem verilmiştir.[3]

    Topkapı Sarayı’nın ilk defa, adeta bir müze gibi ziyarete açılması Abdülmecid dönemine rastlamıştır. O dönemin İngiliz elçisine Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eşyalar gösterilmiştir. Bundan sonra Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eski eserleri yabancılara göstermek gelenek haline gelir ve Abdülaziz zamanında, ampir üslupta camekanlı vitrinler yaptırılır, hazinedeki eski eserler bu vitrinler içinde yabancılara gösterilmeye başlanır. II. Abdülhamid tahttan indirildiği sıralarda Topkapı Sarayı Hazine-i Hümâyûn’un pazar ve salı günleri olmak üzere halkın ziyaretine açılması düşünülmüşse de bu gerçekleşememiştir.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 3 Nisan 1924 tarihinde halkın ziyaretine açılmak üzere İstanbul Âsâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğü’ne bağlanan Topkapı Sarayı önce Hazine Kethüdalığı, sonra Hazine Müdüriyeti adıyla hizmet vermeye başlamıştır. Bugün ise Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü adıyla hizmet vermeye devam etmektedir.

    1924 yılında bazı ufak onarımlar yapıldıktan ve ziyaretçilerin gezebilmeleri için gereken idari önlemler de alındıktan sonra Topkapı Sarayı 9 Ekim 1924 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır. O tarihte ziyarete açılan bölümler Kubbealtı, Arz Odası, Mecidiye Köşkü, Hekimbaşı Odası, Mustafa Paşa Köşkü ve Bağdat Köşkü’dür.[3]

    Günümüzde büyük turist kitlelerini kendine çeken saray 1985 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi'ne giren İstanbul Tarihî yarımada içerisindeki tarihi eserlerin en başında gelmektedir.[4] Günümüzde müze olarak hizmet vermektedir.[5]

    Topkapı Sarayı'nın bölümleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Topkapı Sarayı, Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında kalan tarihsel İstanbul yarımadasının ucundaki Sarayburnu’nda Bizans akropolü üzerinde kurulmuştur. Saray, kara tarafından Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı Sûr-ı Sultâni, deniz tarafından ise Bizans surları ile şehirden ayrılmıştır. Çeşitli kara kapılarıyla ve deniz kapılarıyla saray içerisindeki değişik yerlere açılan kapıların haricinde, sarayın anıtsal girişi Ayasofya'nın arkasında bulunan Bâb-ı Hümâyûn (Saltanat Kapısı)dur. Topkapı Sarayı yönetim, eğitim yeri ve padişahın ikâmetgâhı olması sebebiyle oluşturulan yapılanmaya uygun olarak iki ana bölüme ayrılmıştır. Bunlar, birinci ve ikinci avludaki hizmet yapılarından oluşan Birun ile iç örgütlenme ile ilgili yapılardan oluşan Enderûn’dur.[6]

    Saray-ı Hümayun ve İç Saray[değiştir | kaynağı değiştir]

    Surlarla çevrili Saray-ı Hümayun'un yapıları: Bab-ı Hümayun (Saltanat Kapısı), Hasbahçe (Gülhane Parkı), Istabl-ı Âmire (Has Ahırlar), Soğukçeşme Kapısı, Otluk Kapısı, Odun Kapısı, Balıkhane Kapısı, Vükela Kapısı, Yalıköşkü Kapısı, Alay Köşkü, Sepetçiler Kasrı, Yalı Köşkü, İncili Köşk, Şevkiye Köşkü, Eski Kayıkhaneler, Yeni Darphane, Darphane Köşkü, Gülhane Kasrı, Gotlar Sütunu, Çinili Köşk, Revan Köşkü, Bağdat Köşkü, III. Osman Köşkü, Sofa Köşkü.

    İç saraydaki yapılar: Bâbüsselâm (Selam Kapısı), Mutfak kanadı, Babüssaade (Saadet Kapısı), Arz Odası, Fatih Köşkü, Hekimbaşı odası, Ağalar Camii, İç hazine, Raht Hazinesi, Has Ahır, Kubbealtı, III. Ahmet Kütüphanesi, Sünnet odası, III. Murat Köşkü (DBİA, C.7, 283-5)

    Bab-ı Hümayun (Saltanat Kapısı)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sarayı şehirden ayıran ve Fatih Sultan Mehmed tarafından sarayın inşaatıyla birlikte yaptırılmış olan Sur-i Sultani içerisindeki saray alanına Bâb-ı Hümâyûn’dan girilmektedir.

    Kapının en üstünde Ali bin Yahya Sofi tarafından yazılmış bulunan müsemmen (karşılıklı) tarzda, celi sülüs hat ile Hicr Suresi'nin 45-48. ayetleri yazılıdır. Kapının üstündeki ilk kitabede sadeleştirilmiş şekliyle şöyle yazar: "Bu mübarek kale, Allah'ın rızası ve inayetiyle bina edilmiş. Karaların sultanı, denizlerin hakanı, iki alemde Allah'ın gölgesi, Doğu'da ve Batı'da Allah'ın yardımı, su ve toprağın kahramanı, Konstantiniyye'nin fatihi ve cihan fetihlerinin babası olan Sultan Mehmed Han oğlu Sultan Murad Han oğlu Sultan Mehmed Han'ın Allah Teala onun hükümdarlığını ebedi kılsın ve makamını feleğin en parlak yıldızının üstüne çıkarsın, Ebu'l Feth Sultan Mehmed Han emriyle 883(Hicri) yılının mübarek Ramazan ayında(Kasım-Aralık 1478) imar ve inşa edildi." ifadesi yer alır.

    Kitabenin altında ve kapının iç tarafında bulunan II. Mahmud ve Abdülaziz’e ait tuğralardan, kapının birkaç defa onarıldığı anlaşılmaktadır.

    Bab-ı Hümayun’un iki yanında, kapıcılara ayrılmış küçük odalar vardır. Kapının üstünde 1866 yılında yandığı için günümüze ulaşamayan, Fatih Sultan Mehmed’in kendisi için yaptırdığı köşk biçiminde küçük bir daire vardı. Üst katın asıl önemi Beytül mâl (Kapı arası hazinesi) olarak kullanılmış olmasıdır. Padişahın ölen kulları veya varissiz ölen şahısların servetlerinin sultan hazinesine alınması sistemi olan muhallefat sistemi ile bağlantılı olan bu mekan, sultan hazinesine alınmayan emtianın yedi sene emanete alındığı mekan olarak kullanılmıştır.[7]

    I. Avlu (Alay Meydanı)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bab-ı Hümayun'dan girilen, asimetrik planlı bu avluya saray-kent-devlet üçlü yönetim sisteminin ikinci derecede öneme sahip olan yapıları yerleştirilmiştir. Burası halkın belirli günlerde girebildiği ve devletle olan ilişkilerini yürüttüğü bir merkez niteliğindedir. Devlet erkanının at ile girebildiği tek alandır.

    Bab-ı Hümayun’u Bab-üs Selam’a bağlayan 300 metre uzunluğundaki ağaçlı yol sultanların Cülus, Sefer, Cuma Selamlıklarına ihtişamla geçtiklerine sahne olmuştur. Bu avlu aynı zamanda Elçi alayları, Beşik alayları ile Valide Sultanların saraya taşınmasındaki Valide alaylarına da sahne olmuştur.[8]

    Alay Meydanı’nında bulunan hizmet yapıları

    Sol tarafta sarayın ihtiyacını karşılayan odun ambarı ve hasırcılar ocakları bulunmaktaydı. Hamamları, koğuşları, işlikleri, ahırları ile bir bütün teşkil eden bu kısımlar günümüze ulaşamamıştır. Avlunun sol tarafındaki, günümüzde Karakol Restoran olarak hizmet veren bina, Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı'nın dış karakolu olarak kullanılmaktaydı.

    Bu yapılardan sonra gelen Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren Cebehane olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi günümüze ulaşmış ender yapılardandır. Cebehane’nin yanından başlayarak sarayın bahçelerine ve Çinili Köşk’e geçit veren yol boyunca uzanan bu yapılar günümüze tamamıyla değişmiş olarak gelmiştir.

    Darphanenin 17.786 metrekarelik kısmı günümüze ulaşmıştır, Darphane Genel Müdürlüğü Damga Matbaası Daire Başkanlığı, Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü ile Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuvarı Müdürlüğü bu yapıların bir kısmını kullanmaktadır. Koz bekçileri kapısından sonra gelerek İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin karşısında kalan yapıları Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kiralayan Tarih Vakfı kullanmaktadır.[8]

    Günümüzde I. Avlu'da Bulunmayan Yapılar

    Darphane binalarının sonunda Kız bekçileri veya Koz bekçileri adı verilen bir kuruluşun yerinin bulunduğu bilinmektedir. Görevleri depoların ve haremin dıştan korunması olan Koz Bekçiler Ocağı’nın bulunduğu kısımdaki yolun üzerindeki kapı da Koz Bekçiler Kapısı adıyla anılmaktadır.

    Bâb-ı Hümâyûn’un girişinden itibaren sağ tarafta sırasıyla Enderûn Hastahanesi, sarayın Marmara Denizi tarafındaki yapılarına ve bahçelerine inen yol ile Dizme ya da Dizme Kapısı denilen kapı, Hasfırın ve Dolap Ocağı vardı.

    Kapının girişine yaklaştıkça II. Abdülhamid tarafından meydanın bu kenarındaki duvara taşınan 16. yüzyıla ait Cellat Çeşmesi görülür. Yolun sol tarafında ise avlunun Bab-üs Selam’a yakın kısmında küçük sekizgen köşk biçiminde bir yapı bulunuyordu. Külah biçiminde sivri çatısı olan yapı Kağıt Emini Kulesi veya Deavi Kasrı olarak da tanınmaktadır. Buraya her gün Kubbealtı vezirlerinden biri gelerek halkın verdiği dilekçeleri toplar, dava sahiplerini dinler ve konuyu Dîvân-ı Hümâyun’a sunardı.

    Bugün aşağı yukarı bu mekânın bulunduğu yerde saraya giren-çıkan ziyaretçilere yiyecek-içecek servisi yapılan DÖSİM’e ait çay bahçesi bulunmaktadır.[8]

    Bâbüsselâm (Selam Kapısı / Orta Kapı)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bâbüsselâm (Selam Kapısı), Fatih Sultan Mehmed tarafından 1468 yılında yaptırılmıştır. Kanunî döneminde yapılan onarımlardan sonra, kesme taştan, geniş kemerli portal tonozu, yan nişleri ile 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin klasik unsurlarını yansıtan kapı, İki kulesi ile çağdaşı Avrupa kale kapılarına da benzer. Demir kapı 1524’te İsa bin Mehmed tarafından yapılmıştır. I. Avluya bakan cephede Kelime-i Tevhid, Sultan II. Mahmud tuğrası, yanlarda 1758 tarihli tamir kitabeleri ve Sultan III. Mustafa tuğraları vardır.

    II. Avlu (Divan Meydanı)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Avlu, tahminen 1465 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılmıştır. Etrafında saray hastanesi, pastane, Yeniçeri kışlaları, Istabl-ı Âmire adlı ahırlar, Harem bulunur. Kuzeyinde divan, güneyinde saray mutfakları vardır. Arkeolojik çalışmalarda Bizans ve Roma kalıntıları sarayda bulunmuştur. Bu buluntular 2. Avlu'da saray mutfaklarının önünde sergilenir. Sarayın altında Bizans döneminden kalma bir sarnıç vardır. Osmanlı döneminde kullanımdayken avluda büyük sayıda tavus kuşları ve ceylanlar bulunurdu.[9] Istabl-ı Âmire (Has Ahırlar), Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılıp Kanuni Sultan Süleyman döneminde renöve edilmiştir. Raht Hazinesi adı verilen geniş bir hazine mahrem ahırında tutulur. Harem ağası Beşir Ağa adına 18. yapılmış Beşir Ağa Cami ve Hamamı da burada bulunur.[10]

    Mutfaklar avluyla Marmara Denizi arasındaki bir iç sokakta bulunur. Edirne Sarayı'nın mutfaklarından ilham alan saray mutfakları 15. yüzyılda inşa edilmiştir. 1574 yangınından sonra hasar alan mutfaklar Mimar Sinan tarafından tekrar tasarlanmıştır.

    Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük mutfaklarıdır. Sayıları 800'e varan mutfak çalışanları yaklaşık 4.000 insana yemek sağlamaktan sorumluydu. Mutfaklar yurtlar, hamamlar ve çalışanlar için bir cami içerirdi, ancak bunların çoğunluğu zamanla yok oldu.

    Kubbealtı, Dîvân-ı Hümâyûn'a (Padişah Divanı) ev sahipliği yapardı. Fatih Sultan Mehmed'ten sonraki dönemde sadrazam (veya vezîr-i âzam) bu divanın başkanlığı görevini üstlenirdi.

    III. Avluda "iç" bir hazine daha olduğu için Dîvân-ı Hümâyûn Hazinesi'ne dış hazine denir. Yapılma zamanı belli olmasa da, inşa edilme şekli ve planlarından 15. yüzyılın sonlarında Kanuni döneminde yapıldığı tahmin edilir.

    Hazinede imparatorluğun mali yönetimi yapılırdı. Mali yöneticilerin vezirlere, elçilere ve saray sakinlerine verecekleri değerli kaftanlar, mücevherler ve diğer hediyeler burada saklanırdı. Yeniçerilerin üç ayda bir aldıkları ulufe adlı maaş burada bulunurdu. Topkapı Sarayı'nın müze hâline getirilmesinden 4 yıl sonra(1928) Topkapı Sarayı'nın silah ve zırh koleksiyonu bu binada sergilenir.

    1937'de yapılan arkeolojik çalışmalarda, binanın önünde 5. yüzyıldan kalma bir bazilika bulunur. Bu bazilika çıkarılan diğer kiliselerle eşleştirilemediğinden "Saray Bazilikası" olarak bilinir.

    Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Topkapı Sarayı’nın Tarihi Hikayesi | Blog | Elite World Hotels

    Topkapı Sarayı’nın Tarihi Hikayesi | Blog | Elite World Hotels

    Topkapı Sarayı; Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra 1460 yılında yapılmaya başlanmış ve 1478 yılında da tamamlanmıştır. Saray, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında, İstanbul yarımadasının ucundaki Sarayburnu’nda yer alan Doğu Roma yerleşkesinin üzerinde 700.000 metrekarelik bir arazi üzerine inşa edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet başta olmak üzere Sultan Abdülmecid’e kadar dört yüz yıl imparatorluğun; eğitim, idare ve sanat merkezi olan Topkapı Sarayı, yapılış gününden itibaren günümüze kadar önemini korumayı başarmıştır.

    Cumhuriyetin ilanından sonra 3 Nisan 1924 yılında, müze olarak kullanılmaya başlanan ve Cumhuriyet’in ilk müzesi olan Topkapı Sarayı, 400.000 metrekarelik bir alana sahiptir. Koleksiyonları, mimari yapıları ve yaklaşık 300.000 arşiv belgesi bulunan Topkapı Sarayı, dünyanın en büyük saray müzelerindendir. Pek çok farklı eseri çatısı altında bulunduran Saray, her yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor.

    Topkapı Sarayı’nın Bölümleri

    taopkapı sarayı

    Bahçeler ve meydanlar ile çevirili olan saray, birbirinin içinden geçilen dört avluya sahiptir. Halkın başvuru için girebildiği birinci avlu, sarayın birinci giriş kapısıdır. Cebehane olarak kullanılan bu alanın dışında darphane, hastane, fırın ve Aya İrini Kilisesi gibi hizmet binaları bulunurdu. Sarayın ikinci avlusu ise devletin idare binalarının yer aldığı bölümdür. Tarih boyunca pek çok resmi törene sahne olan ikinci avluda, divan toplantılarının yapıldığı Divan-ı Hümayun ve hazinenin Divan-ı Hümayun Hazinesi yer alıyor. Divan binasının arka kısmında ise sultanın adaletini simgeleyen Adalet Kulesi bulunuyor. Kubbealtı’nın yan tarafında Harem Dairesi girişi ve Zülüflü Baltacılar koğuşu vardır.

    Enderun (iç saray bölümü), padişahın şahsına ait alanlar ve II. Murad döneminde inşa edilen saray okuluna ait mekanlar üçüncü avlunun sınırları içerisinde yer alıyor. Padişah tarafından toplantı yapılan ve hem yerli hem de yabancı elçilerin kabul edildiği Arz Odası, Enderun Hazinesi, Fatih Köşkü, Has Oda, Seferli, Hazineli, Büyük Oda ve Küçük Oda gibi isimler ile anılan saray okulu koğuşları da üçüncü avlunun etrafına sıralanmıştır. Üçüncü avludan sonra ise asma bahçelerinin ve padişaha ait köşklerin bulunduğu dördüncü avluya geçiliyor. Osmanlı kültürüne ait klasik köşk mimarisinin en önemli eserleri, Bağdat ve Revan Köşkleri, Sünnet Odası ve İftariye Kameriyesi de bu alanda yer alıyor. Sofa Camii, Kara Mustafa Paşa Köşkü, Hekim Başı Kulesi, Esvab Odası ve Mecidiye Köşkü de dördüncü avluda bulunuyor.

    Topkapı Sarayı Hakkında Az Bilinen Gerçekler

    Topkapı Sarayı Hakkında

    İstanbul Sarayburnu’nda yer alan Topkapı Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıllık tarihinde 400 yıl boyunca oldukça önemli bir yere sahip olmuştur. Özellikle yabancı turistlerin akınına uğrayan Topkapı Sarayı, 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirasları Listesi’ndeki yerini almıştır.

    1574 yılında meydana gelen bir yangın nedeni ile büyük ölçüde hasar gören sarayın mutfak, harem ve arz odası, II. Selim’in emir vermesi ile Mimar Sinan tarafından restore edilmiştir.

    Topkapı Sarayı’nın yapımında tamamen Barok Mimarisi ve Osmanlı Mimarisi kullanılmıştır.

    Sarayın yapımında mimari dokunuşları bulunan ünlü isimler arasında; Mimar Sinan, Fatih Sultan Mehmet, Acem Ali, Davud Ağa ve Sarkis Balyan yer alıyor.

    Topkapı Sarayı, Cumhuriyet’in ilanı ile Topkapı Sarayı tamamen müze olarak kullanılmaya başlanmıştır.

    Sarayda her gün binlerce insanı doyuracak kadar yemek pişirilirdi. Ayrıca padişahın annesi, eşi ve çocukları da bu sarayda ikamet ederdi.

    Topkapı Sarayı Ziyaret Bilgileri

    Bilet gişelerinden saat 16.00’ya kadar alacağınız biletler ile kış sezonunda müze, Harem ve Aya İrini bölümlerini saat 09.00 ile 16.45’e kadar, yaz sezonunda ise saat 09.00’dan 18.45’e kadar ziyaret edebilirsiniz. 

    Bu yazılarımız da ilginizi çekebilir:

    İstanbul'a İlk Kez Gelecekler İçin Seyahat Rehberi

    İstanbul’da Görülmeye Değer 10 Alternatif Müze

    İstanbul’un Simgesi Galata Kulesi’nin Hikayesi

    İstanbul’da Yenilebilecek Geleneksel Yemekler

    İstanbul’da Baklava Yapan En İyi 7 Mekân

    İstanbul’da Hamburger Yapan En İyi 7 Mekân

    İstanbul’da Caz Dinleyebileceğiniz En İyi 8 Mekân

    İstanbul’da Mantı Ustası Sayılan 7 Mekân

    İstanbul’u Anlatan 10 Roman

    İstanbul’da Manzarasıyla Ünlü 6 Yer

    İstanbul’daki En İyi 7 Konser Mekânı

    İstanbul’da Yer Alan Kendinizi Dinleyebileceğiniz 7 Huzur Dolu Yer

    İstanbul’daki En İyi 8 Kahvaltı Mekânı

    İstanbul’un En Pahalı Restoranları

    İstanbul’da Gece Dışarı Çıkacaklara Öneriler

    İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin Geçmişten Gelen Hikayesi

    İstanbul’da Yer Alan Lahmacun Severlerin Mutlaka Gitmesi Gereken En İyi 10 Lahmacuncu

    Yazı kaynağı : www.eliteworldhotels.com.tr

    Topkapı Sarayı Müzesi: Bir Cihan İmparatorluğunun Tarihi

    Topkapı Sarayı Müzesi: Bir Cihan İmparatorluğunun Tarihi

    Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul tarihinin görkemli tanığı… Bir dönem cihana hükmetmiş Osmanlı padişahlarına ev sahipliği yapan Topkapı Sarayı, günümüzde o dönemin ihtişamlı hatıralarını yaşatan bir müze konumunda. Dünya tarihinde yeni bir dönem açan İstanbul’un fethinin ardından Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Topkapı Sarayı, 1478 yılından beri Haliç ve Boğaz’a hakim bir konumda, gururla yükseliyor.

    Topkapı Sarayı Hakkında Bilgiler: Hükümdarlığın Merkezine Hoş Geldin

    Topkapı Sarayı Hakkında Bilgiler

    Osmanlı İmparatorluğunun idare merkezi Topkapı Sarayı, tarihi boyunca 4 binden fazla önemli kişinin ağırlandığı yer olmuş. Buraya kimler gelmemiş ki? İmparatorlar, krallar, komutanlar, elçiler, tüccarlar, din adamları… Dünyanın dört bir köşesinden tarihin en önemli kişilikleri, Osmanlı padişahlarının huzuruna çıkmak için İstanbul’u ziyaret ettiklerinde Topkapı Sarayı’nda karşılanmış. Hazine Odası, Harem ve Saltanat Kapısı gibi bölümlerden oluşan avlulu bir yapıya sahip Topkapı Sarayı, inşa edildiği ilk zamanlardan beri Osmanlı’nın kalbi konumunda olmuş ve imparatorluk ışığı, buradan tüm cihana yayılmış…

    Topkapı Sarayı; çok büyük, çok gizemli ve çok estetik… Ayrıca çok eğlenceli! Topkapı Sarayı etkinliklerine katılırsan ne demek istediğimizi anlarsın. Mesela Sarayda Baklava Günü, Topkapı Sarayı’nda Sümbül Zamanı ve Topkapı Sarayı Şenlikleri gibi etkinlikler, kesinlikle katılmaya değer!

    Topkapı Sarayı Nerede?

    Topkapı Sarayı nerede?

    Topkapı Sarayı; Marmara denizi, İstanbul Boğazı ve ve Haliç arasındaki tarihi İstanbul yarımadasının ucunda bulunan Doğu Roma Akropolü üzerindeki 700.000 metrekarelik bir alana kurulmuş. Cumhuriyetin kuruluşunun ardından müzeye dönüştürülen yapı, günümüzdeki adres ismiyle Fatih semtinin Cankurtaran Mahallesi’nde bulunuyor ve 300.000 metrekarelik bir alana yayılmış durumda.

    Topkapı Sarayı Müzesi’ne Nasıl Gidilir?

    Topkapı Sarayı'na nasıl gidilir?

    Topkapı Sarayı Müzesi’ne gitmek için tramvayı kullanabilirsin. T1 kodlu, Kabataş ile Bağcılar arasında düzenli sefer yapan tramvaylara binerek Gülhane ya da Sultanahmet durağında indikten sonra kısa bir yürüyüşle oraya varabilirsin. Topkapı Sarayı Müzesi gezisinden sonra Sultanahmet, Gülhane ve Çemberlitaş çevresinde görülebilecek birçok başka yer de var, aklında bulunsun.

    Önce İstanbul’a gitmen gerekiyorsa ucuz İstanbul uçak biletini sana ayarladık. Sen sadece tarihini seç.

    Topkapı Sarayı’nın Tarihi

    Topkapı Sarayı ne zaman yapıldı?

    Topkapı Sarayı’nın tarihi, 1460; müzenin tarihi ise 3 Nisan 1924 yılında başlıyor. Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı ordusunun İstanbul’u 1453 yılında fethetmesinin ardından 1460 yılında yapımına başlanan Topkapı Sarayı, 1478 yılında tamamlanmış ve Fatih Sultan Mehmet’le beraber otuz birinci padişah Sultan Abdülmecit’e kadar geçen yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı’nın idare, hazine, eğitim ve sanat merkezi olmuş. 19. yy’nin ortalarına kadar Osmanlı padişahlarına ev sahipliği yapmış Topkapı Sarayı, daha sonra yerini Dolmabahçe Sarayı’na bırakmış.

    Günümüzde yaklaşık 300.000 arşiv belgesi, o döneme ait silah ve araç-gereçten oluşan harikulade koleksiyonları ve Kaşıkçı Elması gibi paha biçilemez hazinelerin yanı sıra kutsal emanetleriyle Topkapı Sarayı Müzesi, dünyanın en büyük saray müzelerinden biri konumunda. Yapısı gereği sürekli bakıma ihtiyaç duyan Topkapı Sarayı, arada sırada restorasyon çalışmalarına sahne oluyor; yani bazı bölümler zaman zaman ziyarete kapanıyor. Tüm güncel bilgileri Topkapı Sarayı Müzesi Resmi web sitesi aracılığıyla edinebilirsin.

    Topkapı Sarayı’nın Mimarı Kimdir?

    Topkapı Sarayı'nın mimarı kim?

    Topkapı Sarayı’nın tek mimari yoktur. Fatih Sultan Mehmet tarafından tasarlanan bu kompleks yapı, dönemin en ünlü mimarları olan Alaüddin’in baş mimarlığında inşa edilmiş ve zaman içerisinde Davud Ağa, Mimar Sinan, Sarkis Balyan, Acem Ali gibi isimlerin çalışmalarıyla geliştirilmiştir.

    Topkapı Sarayı; üçü limanda, dördü karada olmak üzere yedi kapılı sur içerisinde kasır, köşk, cami, divan, devlet dairesi, mutfak, koğuş, harem ve bahçe gibi yapılardan oluşur. Topkapı Sarayı’nın mimarisi büyüleyicidir; Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı mimarisinin tüm özelliklerini bu yapıda toplamış!

    Topkapı Sarayı’nın İçine Yolculuk: Büyülenmeye Hazırlan

    Topkapı Sarayı Müzesi’nin girişini bulmak için tramvayın Sultanahmet durağında indikten sonra Ayasofya Müzesi’ni geç ve tabelaları takip et. Gülhane durağında inersen parkın girişindeki tabelaları takip ederek müze girişini bulabilirsin. Topkapı Sarayı Müzesi giriş ücreti, bölümlerden bölümlere göre değişiklik gösteriyor. Ziyaretçi bilgileri için ilgili linki inceleyebilirsin.

    Topkapı Sarayı Müzesi Giriş Ücreti Ne Kadar?

    Topkapı Sarayı giriş ücreti ne kadar?

    Topkapı Sarayı Müzesi giriş ücreti (2018), biz bu yazıyı yazarken 40 TL idi. Zaman içerisinde değişmiş olabilir, müzenin resmi sitesinden bilgileri teyit edersin. Topkapı Sarayı Müzesi giriş ücretleri için bilgiler şu şekilde:

    İstanbul’daki veya Türkiye’deki müzelere indirimli fiyatlarla girmek istersen kendine bir Müzekart çıkartabilirsin.

    Topkapı Sarayı’nın Bölümleri

    Topkapı Sarayı kaç bölümden oluşuyor?

    Topkapı Sarayı’nın bölümleri, birçok yapıyı barındıran dört avlu ve bir haremden oluşuyor. Kara tarafından Sur-ı Sultani, deniz tarafından ise Bizans surlarıyla şehirden ayrılan saray, anıtsal girişi Saltanat Kapısı (Bab-ı Hümayun) çevresinde şekilleniyor. Saray, iki ana bölüme ayrılmış. Bunlardan ilki, hizmet bölümü Birun; diğeri ise iç örgütlenme yapılarını kapsayan Enderun. Tüm bölümler içerisinde Osmanlı mimarisinin, sanatının ve zanaatının en nadide örneklerini görmek mümkün. Yapıların ince işçiliği, özellikle Topkapı Sarayı çinilerinde kendini belli ediyor.

    Aya İrini Kilisesi

    1. Avlu: Padişah geçiş törenlerine sahne olan Alay Meydanı, Doğu Roma zamanlarından kalma dini yapı Aya İrini, Osmanlı ve Batı mimarisinin harmanlandığı törensel giriş kapısı Babüsselam ve I. avluya geçiş sağlayan diğer bir törensel kapı olan Bab-ı Hümayun bölümlerini kapsar.

    2. Avlu: Dört yanı revaklarla çevrili ve sancak teslimi, bayramlaşma ve ulufe gibi törenler için kullanılan Divan Meydanı, devlet işlerinin görüşüldüğü Divan-ı Hümayun (Kubbealtı), padişahın divan toplantılarını izleme yeri Adalet Kasrı, resmi hazine binası Dış Hazine, padişahın özel işleriyle sorumlu kişilerin kaldığı Zülüflü Baltacı Ocağı, padişahın seçme atlarının barındığı Has Ahırlar, ahırlarda çalışan görevlilerin kaldığı Beşir Ağa Camii ve Hamamı, saray çalışanlarının yemeklerinin hazırlandığı saray mutfakları, saray okulunun bulunduğu Babüssade ve Sohum Kalesi fethinden hatıra Sohum Kitabesi bölümlerinden oluşur.

    Topkapı Sarayı iç mimarisi

    3. Avlu: Padişah için oluşturulan selamlık bölümünü kapsayan Enderun Avlusu’nu (III. avlu) gezerek; yabancı elçilerin padişahla görüştüğü Arz Odası, eğitim gören saray görevlilerin yararlandığı III. Ahmet Kütüphanesi, Fatih Sultan Mehmet’in seyir köşkü olarak kullandığı Fatih Köşkü, saray hazinesinden sorumlu hazinedarbaşının yönettiği Hazine Koğuşu, kutsal emanetlerin saklandığı Has Oda ve Kutsal Emanetler Odası, saray eşrafının ibadet için kullandığı Ağalar Camii, padişah için yemeklerin hazırlanıp değerli mutfak eşyalarının saklandığı Kilerli Koğuşu, hareme giriş sağlayan Kuşhane ile Harem Kapısı ve Hırka-i Saadet Dairesi görevlileri için yapılmış Has Oda Koğuşu/Padişah Portreleri bölümlerini görebilirsin.

    Topkapı Sarayı'ndaki köşkler

    4. Avlu: Lale bahçesi ve Sofa-i Hümayun adlı terastan oluşan IV. avlu, saray kompleksinin 17. yy ortalarında Haliç tarafına doğru yapılan köşklerini de kapsar. Padişahın yazlık olarak kullandığı Sünnet Odası, 17. yy’de fethedilen Revan’ın anısına yaptırılan Revan Köşkü, Bağdat’ın fethine hitaben inşa ettirilen Bağdat Köşkü, Ramazan aylarında padişahların iftarını açtığı İftariye Kameriyesi, toplantıların yapıldığı ve saray görevlilerin spor müsabakalarının izlendiği Sofa Köşkü, ibadet amacıyla kullanılan Sofa Camii, Topkapı Sarayı’na en son eklenen yapı Mecidiye Köşkü, hekimlerin barındığı Hekimbaşı Odası ve padişahların tören kıyafetlerinin saklandığı Esvap Odası bölümleri, IV. avlu gezisiyle incelenebilir.

    Topkapı Sarayı Harem Odası / Hürrem Sultan Odası

    Topkapı Sarayı’nın günümüzdeki en gözde bölümlerinden Harem Odası, padişahın ailesinin ve cariyelerin yaşadığı yerdi. Halk arasında Hürrem Sultan Odası olarak da bilinen bu yapı, Topkapı Sarayı’nın en estetik bölümlerinden biridir. Herkesin girilmesine izin verilmeyen kutsal yer anlamına gelen harem, Osmanlı’nın Arap kültüründen aldığı bir gelenektir. Harem Odası, aynı zamanda eğitimli cariyelerin üst düzey saray görevlileriyle evlendirilerek saray aristokrasinin oluşturulduğu bölümdü ki bu yönüne bakarak haremin, sarayın yönetiminde ne kadar etkili olduğu anlaşılabilir. Ne diyelim, Topkapı Sarayı gezinde, Harem Odası’nı sakın es geçme!

    Topkapı Sarayı Müzesi gezisini, seyahat planların arasına eklediysen şu da aklında bulunsun: Müze girişinde kendine sesli rehber kiralayabiliyorsun.

    Topkapı Sarayı’nda Sanal Tur

    Topkapı Sarayı’nda sanal tura çıkabileceğini biliyor muydun?

    Tarihi yerlerde gezinmeyi seviyorsan, İstanbul’da gezilecek yerler çok… Topkapı Sarayı Müzesi gezisini ilk sıraya al, ikinciye Galata Kulesi’ni koy, devamına kendin karar verirsin!

    Yazı kaynağı : www.flypgs.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap