Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    tony robbins ben sizin yol göstericiniz değilim

    1 ziyaretçi

    tony robbins ben sizin yol göstericiniz değilim bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Tony Robbins: Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim

    Tony Robbins: Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim

    Tony Robbins: Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim

    Tony Robbins: Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim

    Tony Robbins: Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim

    Netflix’te izlemek için sıraya koyduğum diziler ve filmler var, vakit buldukça izleyeyim diye. Eşim bir film tavsiye etti “tam senlik” diye. “Tamam, bir ara izlerim” dedim. Ancak konuşmanın devamında “ben izlerken çok etkilendim” demesiyle, radarım bir başka çalıştı, merakım ağır bastı. O’nu etkileyen ne oldu ki acaba? Terapist eş olmak böyle bir şey işte ☺ Veee… filmi izledim. Hakikaten benlikmiş ☺

    TONY ROBBİNS: BEN SİZİN YOL GÖSTERİCİNİZ DEĞİLİM
    “Hayatınızı bir sanat eseri yapın.”

    Yaşam koçu ve yazar Tony Robbins için şu anda bulunduğu noktanın başlangıç noktası, kendisinin ve başkalarının acısını nasıl iyileştirebileceği düşüncesi olmuş. Kendi hayatındaki acının merkezinde, erken çocukluk yıllarının başından beri alkolik, ağrı kesici bağımlısı, dengesiz davranan ve kusturana kadar boğazına sabun dökmek ya da üniversiteye gitmemesi için baskı yapmak gibi fiziksel, duygusal şiddet gösteren bir annenin varlığı yer almakta. Tony Robbins annesinin şimdiki kişi olmasına sağladığı katkıyı öne çıkarmak adına, yaşadığı dönüşüm ve güçlenmenin annesi sayesinde olduğunu düşünüyor. Onu kötülemek yerine onu harika bir anne olarak nitelendiriyor. Zamanla kardeşlerini korumayı ve annesini memnun etmeyi öğreniyor. Kendi tabiriyle hayatının ilk dönemlerinde herkesi memnun etmeye çalışmış. Her insanın bunu hissedebileceğine vurgu yaparak bazen güçlü olmaktan yoruluruz ancak yaşadığımız şeyler bize muazzam bir kuvvet sağlar diye belirtiyor.

    Filmde öne çıkan ana fikir; hayatımızdaki en büyük sorun hiçbir sorunumuz olmaması gerektiğini düşünmemizdir. Hâlbuki sorunlar bizi olgunlaştırır ve bizi şekillendirir. Kendimizi geliştirme isteğimizi güçlendirir. Bu filmden anlıyoruz ki; hayatımızdaki sorunların ne olduğunu tanımlayabilirsek kendi güçlü yönlerimizi açığa çıkartabiliriz. Böylelikle kendimizi geliştirip, güçlendirip gurur duyacağımız harika insana dönüşürüz.

    Peki, ama nasıl dönüşürüz? Hangi soruları sormalıyız ki bulacağımız cevaplar bizi güçlendirsin ve olmak istediğimiz kişi olabilelim? İşte bu noktada bu filmi izlerken hangi soruları soracağımızı da öğreniyoruz. Çünkü Robbins’in de dediği gibi, sorunun kaynağını çözmedikçe sorunlar çözülmüş sayılmaz ve tabi ki hayatımızın kontrolünü de ele almamız mümkün olmaz. Öncelikle bakmamız gerekenin, hayatımızın hangi alanının istediğimiz gibi olmadığını belirlemek diyor Robbins. Hayatımızda değişmesini istediğimiz neler var? Neler bize hayal kırıklığı hissettiriyor? Hayatımızın tek amacı sevgiyi ve mutluluğu bulmak mı? Sevgi görmek için sevilmeye layık mı olmak lazım? Büyürken kimin sevgisine hasret kaldık? Ebeveynimizin bizi sevmesi için kim olmamız gerekiyor? Hayatı sadece siyah-beyaz görerek basite indirgerken tüm bu soruların cevabını bulmak mümkün değil maalesef.

    Bir terapist olarak, seanslarda da en çok gözlemlediğimiz şeylerden biri, sorun sandığımız şeylerin aslında halledemediğimiz başka şeylerin yansıması olması. Farkında olmadan yaptığımız şey ise kendimizi, büyük sorunlara dönüştürdüğümüz küçük şeylerle meşgul ederken; aslında bizi korkutan büyük sorunlarla yani travmalarımızla başa çıkmak yerine üstünü örtmeyi tercih etmemiz. Hâlbuki anlamamız gereken, hayatımızın gidişatını düzeltebiliriz. Ama sorunları içimize atmaya devam edersek, uzun vadede sağlığımız için yıkıcı etkileri olur.

    Kendimize durup bir soralım: Hayallerimizi yaşamamıza, hak ettiğimiz hayatı yaşamamıza neler engel oluyor? Hangi inanç, davranış, duygusal alışkanlık bizi engelliyor? Kendi hikâyemizi anlatırken nelerin yolumuza çıktığından bahsederiz. İçimizde hangi çatışmaları yaşıyoruz? Zihnimizde neler oluyor? Şu andaki hayatımızı sürdürmek için ne gibi düşük standartlara tahammül ediyoruz? Neleri değiştirmemiz gerekiyor? Tam da işe, tüm bu soruların cevaplarını bularak bir başlangıç yapabiliriz. Yoksa beyhude yere kendimizi zorlamak bizi tüketir. Bize lazım olan vazgeçmek değil, dinlenmektir. Eğer istersek hislerimiz, düşüncelerimiz, inançlarımız, değerlerimiz değişebilir ve böylelikle hayatımızın kontrolünü ele alabiliriz.

    İlişkiler ve hayat hakkında da tam bir sorgulamaya itiyor film. Ne tür bir insandan ne zaman sevgi görebiliriz? Aslında danışanların bilmeyip bizim bildiğimiz şey; bir ilişkide karşılıklı sevgi paylaşımı yerine tek taraflı sevgi alma durumu varsa işlerin bazen istediğimiz gibi olmayabildiğidir. Çünkü tüm ihtiyaçlarımız karşılanıyorken ve her şeye hakkımız olduğunu düşünürken, ilişkide bencil olmayı öğrenmiş olmaz mıyız? Hatta tek öğrendiğimiz bu olabilir. Neyin doğru olduğunu anladığımız an onu yapmaya başlamanın vakti gelmiş demektir. İşimize geldiğinde, rahat hissettiğimizde, aklımıza yattığında değil. Bazen yapılması gereken acı verici gelebilir. Hoşumuza gitmesi gerekmez. Doğru olduğunu bildiğimiz için yapmayı istemeliyiz. Doğru olan şeyi sistemimiz zaten biliyor. Doğuştan getirdiğimiz bir özellik çünkü. EMDR terapisinin ünlü bir sözü vardır; beynimizin doğuştan getirdiği adaptif bilgi işleme sistemi vardır. Bu sözü kaç danışana tekrar etmişizdir kim bilir? Sanki Robbins’in de bildiği bir şey ki filmde bunu izleyiciler için dile getiriyor ve ekliyor; zorluklarla karşılaştığımızda onları çözüp aşarız. Hata yaptığımızda ise telafi ederiz. Bunu yapabildiğimizde hayatı istediğimiz gibi, hak ettiğimiz gibi yaşayabiliriz. Hak ettiğimiz hayatı yaşamamıza engel olan şeylerden birisi de düşünme kalıplarımız. Bizi olumsuz tetikleyen durum, yer, olay ve kişi gibi şeylerle beraber çoğumuz bizi kontrol eden kalıplarımızın farkında olmayabiliyor. Hâlbuki hayatın ya da koşulların sunduğu fırsatlara göre hareket etmenin aksine, kas geliştirir gibi “kendimizin olmak istediğimiz şekline” karar vermek bizim elimizdedir. Ne istediğimize karar verip; yapabileceğimizden, paylaşabileceğimizden ya da verebileceğimizden daha azına tahammül etmemeliyiz.

    Hep söylerim, hayatımızda yaşadığımız olayların ne olduğunun çok bir anlamı yok aslında. Bunlar taciz, fiziksel, cinsel, duygusal ihmal ya da istismar, kaza, hastalık vb travmatik yaşantılar olsa da. Travmalar bizi olumsuz etkileyebilir. Yine de tüm bunların bizi nasıl dönüştüreceğine yani olumlu dönüşüme odaklanmak aslında daha iyi olanı bizim için. Hayatta istediğimize sahip olabiliriz. Çünkü bunu gerçekleştirecek güce sahibiz. Aklın yolu bir ☺ İşte bu yüzden kafanızın içinde kalırsanız ölürsünüz diyor Robbins Muhtemelen çoğu kişi aklından bu soruları geçiriyordur. Kaderimizi baştan tasarlayabilir miyiz? Değerleri ve kuralları bilirsek ve onları değiştirmeyi öğrenirsek bu mümkün olabilir mi? Cevabınız evetse sıra onları değiştirme sürecine gelir değil mi? Peki nasıl? Hayatınızın bir sonraki aşaması için nelere hazırsınız? Ne vereceksiniz? Ne olacaksınız? Ne yapacaksınız? Ne hissedeceksiniz? İşte tam da bunları belirlediğinizde kimilerimiz için hayatımızın ikinci doğum günü olabilir. Kendi yarattığımız bir doğum günü hem de. Yeni değerlerin, yeni hayatın, yeni bir yolun doğumu. Şimdi adım atma zamanı… Ama tam da bu noktada çoğu danışanın seans odasında dile getirdiği gibi, “hayatımda bazen ileri adım atmak istiyorum ama bir şey beni geriye doğru çekiyor gibi”. Aslında böyle düşünen herkesin fark edemedikleri şey, travmatik yaşantıların buna sebep olabileceğidir. İnsan bilinci ilginç bir araçtır. Çünkü beynin başlıca görevleri hayatta kalmamızı sağlamak ve durmadan öğrenmektir. Ama travma bazen yanlış öğrenmemize neden olur.

    Filmde insanların dönüşümünü izlemek güzeldi ve kendimiz için de neyin mümkün olduğunu düşündürten bir etkiye sahipti. Bizi asla terk etmeyen içimizdeki rehberle bağlantıya geçmemize teşvik ediyor. “Tony Robbins: Ben Sizin Yol göstericiniz Değlim” izlenmesini kesinlikle tavsiye edeceğim bir film, Yazımızı da filmde öne çıkan bazı replikleri ile sonlandıralım isterim:

    “Odaklandığınız şeyler hissettikleriniz, hissettikleriniz ise hayat tecrübenizdir.”
    “Bir şeye takıntınız olacaksa zorlukları aşmaya takıntınız olsun.”
    “Yaşanası ve tanıklık etmesi güzel olaylar yaşamanız temennisiyle…”

    Melis KAYA
    Psikoterapist

    Yazı kaynağı : saltpsikoloji.com

    anthony robbins

    Tony Robbins: Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim - Tony Robbins: I Am Not Your Guru | e-motivasyon.net

    Tony Robbins Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim izle (2016)

    Tony Robbins Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim izle (2016)

    Gerçekten de muhteşem ötesi….
    Şiddetle tavsiye ediyorum. Pişman olmazsınız.
    Görüyorum, duyuyorum, hissediyorum….!

    Yazı kaynağı : jetfilmizle.xyz

    Tony Robbins, Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim Belgeseli İle Motivasyonunuzu Arttırın

    Tony Robbins, Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim Belgeseli İle Motivasyonunuzu Arttırın

    Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim/Gurunuz değilim, Tony Robbins’in Kaderle Randevu (Date with Destiny) semineri konu alan bir Netflix belgeseli. Kaderle Randevu Semineri 6 gün sürüyor ve katılım ücreti 5000$, dünyanın neredeyse her bölgesinden bu seminere katılmak için binlerce insan geliyor.

    Tony Robbins Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim Belgeselini izlerken, Tony Robbins’in binlerce kişinin olduğu bir salona hakimiyetine hayranlık duydum. Binlerce kişi aynı anda gülüyor, hüzünleniyor, umutlanıyor, cesaretleniyor bu heyecanı ekran karşısında siz de aynı şekilde hissediyorsunuz. Belgesel bittikten sonra kendinizi daha güçlü hissediyorsunuz.

    Tony Robbins Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim belgeseli, Tony Robbins’in Kaderle Randevu etkinliğini konu aldığını ifade etmiştim. Tony Robbins, etkinliğin her gününü nasıl planlıyor, önemli sorunları olan kişileri sorunlarını ifade etmesi için nasıl seçiyor, onların şu an yaşadıkları sorunların kökeni nasıl tespit ediyor, belgesel bunlar üzerine kurgulanmış. Sizde kendinizi kendi kaderinizle bir randevunun içinde buluyorsunuz.

    Tony Robbins Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim belgeselindeki çok önemsediğim bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum;

    “Zorluklarla karşılaştığımızda onları çözüp aşarız. Hata yaptığımızda ise telafi ederiz. Bunu yapabildiğimizde hayatı istediğimiz gibi, hak ettiğimiz gibi yaşayabiliriz. Hak ettiğimiz hayatı yaşamamıza engel olan şeylerden birisi de düşünme kalıplarımız. Bizi olumsuz tetikleyen durum, yer, olay ve kişi gibi şeylerle beraber çoğumuz bizi kontrol eden kalıplarımızın farkında olmayabiliyor. Hâlbuki hayatın ya da koşulların sunduğu fırsatlara göre hareket etmenin aksine, kas geliştirir gibi “kendimizin olmak istediğimiz şekline” karar vermek bizim elimizdedir. Ne istediğimize karar verip; yapabileceğimizden, paylaşabileceğimizden ya da verebileceğimizden daha azına tahammül etmemeliyiz.” (Tony Robbins)

    Tony Robbins bizi sorunlarımızla barıştırmaya çalışıyor ve diyor ki “Hayatımızdaki en büyük sorun hiçbir sorunumuz olmaması gerektiğini düşünmemizdir.” Çünkü sorunlar bizi bugün olduğumuz biz yaparlar. Sorunlar bizi geliştirmek için var. Sorunlar bize bir şey söylemek istiyor. Bize sorunların asıl kaynağını göstermeye çalışıyor, önce içindeki yaralı çocuğu gör ve onu büyüt diyorlar.

    Peki Tony Robbins Kim?

    Neden insanlar binlerce dolar verip dünyanın dört bir yanından bu adamı dinlemek için geliyor hatta bu seminerin bedelini karşılayabilmek için bir şeyleri satıyorlar. Tony Robbins yaşam koçu kavramının babası sayılır. Yaşam koçluğu konusunda duayendir ama bizim şu an etrafta gördüğümüz küçük bir eğitim alıp yaşam koçu olanlarla karıştırmayın. Tony Robbins politikacı, ünlü ve kraliyet ailesinden birçok kişiye danışmanlık yapmıştır. Danışmanlık yaptığını bazı isimlerden birkaçı şöyle; Bill Clinton, Anthony Hopkins, Oprah Winfrey, Michael Jordan.

    Tony Robbins’in Sınırsız Güç isimli kitabında anlattığı, ilham verici bir başarı hikayesi var. Bir göz oda da bulaşıklarını banyo küvetinde yıkamak zorunda olan bir adamken dünyanın tanıdığı ve semerlerine gelmek için insanların binlerce dolar ödendiği biri haline gelmek tam bir başarı hikayesi.

    Tony Robbins, Ben Sizin Yol Göstericiniz Değilim Belgeseli

    Bir şeye takıntınız olacaksa zorlukları aşmaya takıntınız olsun.” (Tony Robbins)

    Tony Robbins Türkçeye Çevrilen Kitapları: Sınırsız Güç, İçindeki Devi Uyandır, Dev Adımlar

    Cesaretinizi hiç kaybetmemeniz dileğiyle.

    Yazı kaynağı : blogaraci.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap