Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    taylor swift cardigan şarkı sözleri

    1 ziyaretçi

    taylor swift cardigan şarkı sözleri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    cardigan (Türkçe Çeviri) – Taylor Swift | Genius Lyrics

    cardigan (Türkçe Çeviri) – Taylor Swift | Genius Lyrics

    “Cardigan” Taylor Swift'in 8. stüdyo albümü folklore'ün ilk single'ıdır. Albüm ile çıkış tarihi aynıdır ve birlikte yayınlanmıştır.

    Şarkı Covid-19 sırasında yazılmış ve kaydedilmiştir. Taylor'ın bir ilişkisindeki sevgi tomurcuklarına yazılmış bir şarkıdır.

    Taylor tarafından yazılan ve yönetilen müzik videosu da salgın sırasında çekildi, bir Tweet ile duyuruldu.

    Bunu açığa vurmak için
    saçlarında, makyajlarında ve stillerinde bile bunu açıkça belirtiyordu.

    Yazı kaynağı : genius.com

    Taylor Swift - cardigan (Türkçe Çeviri) - MuzikBuldum

    Vintage tee, brand new phone
    High heels on cobblestones
    When you are young they assume you know nothing
    Sequence smile, black lipstick, sensual politics
    When you are young they assume you know nothing
    But I knew you, dancin’ in your Levi’s
    Drunk under the streetlights
    I knew you, hand under my sweatshirt
    Baby, kiss it better

    Eski moda tişört, yeni bir telefon
    Arnavut kaldırımlarında topuklu ayakkabılar
    Gençken, hiçbir şey bilmediğini varsayarlar
    Sekans gülüş*, siyah ruj, şevhetli entrikalar
    Gençken, hiçbir şey bilmediğini varsayarlar
    Fakat seni tanıyordum, Levi’s’inin* içinde dans edişini
    Sokak lambalarının altında sarhoş oluşunu
    Seni tanıyordum, sweatshirtümün içindeki elini
    Bebeğim, bunu öpüp geçir*

    And when I felt like I was an old cardigan
    Under someone’s bed
    You put me on and said I was your favorite

    Ve ne zaman ben bir başkasının yatağının altında
    Eski bir hırka gibi hissetmeye başladığımda
    Beni giydin ve favorin olduğumu söyledin

    A friend to all is a friend to none
    Chase two girls, lose the one
    When you are young they assume you know nothing
    But I knew you
    Playing hide-and-seek and
    Giving me your weekends, I
    I knew you
    Your heartbeat on the High Line
    Once in twenty lifetimes, I

    Herkesle arkadaş olanın arkadaşı yoktur
    İki kızın peşinde koşan, birini kaybeder
    Gençken, hiçbir şey bilmediğini varsayarlar
    Fakat ben seni tanıyordum
    Saklambaç oynarken ve
    Bana kendi hafta sonlarını bahşederken, ben
    Ben seni tanıyordum
    High Line’daki kalbinin atışı
    Yirmi yaşamda bir kereleğine, ben

    And when I felt like I was an old cardigan
    Under someone’s bed
    You put me on and said I was your favorite

    Ve ne zaman ben bir başkasının yatağının altında
    Eski bir hırka gibi hissetmeye başladığımda
    Beni giydin ve favorin olduğumu söyledin

    To kiss in cars, in downtown bars
    Was all I needed
    You drew stars around my scars
    But now I’m bleedin’
    ‘Cause I knew you
    Steppin’ on the last train
    Marked me bloodstain, I
    I knew you
    Tried to change the ending
    Peter losin’ Wendy, I
    I knew you
    Leavin’ like a father, runnin’ like water, right
    When you are young they assume you know nothing

    Arabalarda öpüşmelerden, şehir merkezindeki barlara
    Bu tüm ihtiyacım olandı
    Yaralarımın etrafına yıldızlar çizdin
    Fakat şimdi kanıyorum
    Çünkü seni tanıyordum
    Son trene adım attın
    Beni kan lekesiyle bariz bıraktın, ben
    Seni tanıyordum
    Sonu değiştirmeye çalıştın
    Peter, Wendy’i kaybetti*, ben
    Seni tanıyordum
    Bir baba gibi terk edişin, su gibi akıp gidişin, doğru
    Gençken, hiçbir şey bilmediğini varsayarlar

    But I knew you’d linger like a tattoo, you kissed
    I knew you’d haunt over my hard days
    The smell of smoke would hang around this long
    ‘Cause I knew everything when I was young
    I knew I cursed you for the longest time
    Chasin’ shadows in the grocery line
    I knew you’d miss me when the thrill expired
    And you’d be standin’ in my front porch lock
    And you’d come back to me
    And you’d come back to me
    And you’d come back to me
    And you’d come back

    Fakat bir dövme gibi geçip gitmeyeceğini biliyordum, öptün
    Biliyordum en zor günlerimde aklımdan çıkmayacaktın
    Duman kokusu böyle uzun bir süre burada kalacaktı
    Çünkü ben gençken her şeyi biliyordum
    Seni lanetlediğimi biliyorum, en uzun süredir
    Marketteki gölgelerin peşine düşüyorsun
    Heyecanın bittiğinde beni özleyeceğini biliyordum
    Ve ön verandamdaki kilidimde duracağını
    Ve bana geri döneceğini
    Ve bana geri döneceğini
    Ve bana geri döneceğini
    Ve geri döneceğini

    And when I felt like I was an old cardigan
    Under someone’s bed
    You put me on and said I was your favorite

    Ve ne zaman ben bir başkasının yatağının altında
    Eski bir hırka gibi hissetmeye başladığımda
    Beni giydin ve favorin olduğumu söyledin

    Ç/N:

    *Sekans gülüş: Gülüşünün tıpkı yenilenip duran bir melodiye benzediğinden bahsediyor.
    *Levi’s: Bir marka. Kot pantolonlarıyla meşhurdur.
    *Öpüp geçir: Türkçe’de “Öptüm geçti!” gibi tabirlere karşılıktır. Acıyı alıp götürmesinden bahsediyor.
    *Peter, Wendy’yi kaybetti: Peter Pan hikayesindeki Peter Pan ve Wendy. Peter Pan, Wendy’yi kötü adamdan kurtarır ve beraber perili diyarlarda maceralara atılırlar fakat sonra Wendy evine geri dönmek ister ve gider.

    Yazı kaynağı : www.muzikbuldum.com

    Taylor Swift – cardigan Şarkı Sözleri ve Türkçe Anlamları

    Taylor Swift – cardigan Şarkı Sözleri ve Türkçe Anlamları

    Vintage tee, brand new phone
    – Vintage t-shirt, yeni cep telefonu
    High heels on cobblestones
    – Arnavut kaldırımlı yüksek topuklar
    When you are young, they assume you know nothing
    – Gençken hiçbir şey bilmediğini sanıyorlar
    Sequined smile, black lipstick
    – Parlak gülümseme, siyah ruj
    Sensual politics
    – Duyarlı siyaset
    When you are young, they assume you know nothing
    – Gençken hiçbir şey bilmediğini sanıyorlar

    But I knew you
    – Ama seni tanıyordum
    Dancin’ in your Levi’s
    – Levi’s pantolonunda dans etmek
    Drunk under a streetlight, I
    – Bir sokak lambası altında sarhoş
    I knew you
    – Seni tanıdım
    Hand under my sweatshirt
    – Sweatshirtimin altında el
    Baby, kiss it better, I
    – Bebeğim, daha iyi öp

    And when I felt like I was an old cardigan
    – Ve uzun kollu eski bir kazak olduğumu hissettiğimde
    Under someone’s bed
    – Birisinin yatağının altında
    You put me on and said I was your favorite
    – Beni giydin ve senin favorin olduğumu söyledin

    A friend to all is a friend to none
    – Herkes için bir arkadaş hiçbirinin bir arkadaşıdır
    Chase two girls, lose the one
    – İki kızı kovala, birini kaybet
    When you are young, they assume you know nothing
    – Gençken hiçbir şey bilmediğini sanıyorlar
    But I knew you
    – Ama seni tanıyordum
    Playing hide-and-seek and
    – Saklambaç oynamak ve
    Giving me your weekends, I
    – Bana hafta sonlarını veriyorum
    I knew you
    – Seni tanıdım
    Your heartbeat on the High Line
    – High Line’daki kalp atışlarınız
    Once in twenty lifetimes, I
    – Yirmi yaşamda bir

    And when I felt like I was an old cardigan
    – Ve uzun kollu eski bir kazak olduğumu hissettiğimde
    Under someone’s bed
    – Birisinin yatağının altında
    You put me on and said I was your favorite
    – Beni giydin ve senin favorin olduğumu söyledin

    To kiss in cars and downtown bars
    – Arabalarda ve şehir merkezindeki barlarda öpüşmek
    Was all we needed
    – İhtiyacımız olan tek şey
    You drew stars around my scars
    – Yara izlerimin etrafına yıldızlar çizdin
    But now I’m bleedin’
    – Ama şimdi kanıyorum

    ‘Cause I knew you
    – çünkü seni tanıyordum
    Steppin’ on the last train
    – Son trene adım atmak
    Marked me like a bloodstain, I
    – Beni kan lekesi gibi işaretledi
    I knew you
    – Seni tanıdım
    Tried to change the ending
    – Sonu değiştirmeye çalıştı
    Peter losing Wendy, I
    – Peter bir arkadaşını kaybediyor
    I knew you
    – Seni tanıdım
    Leavin’ like a father
    – Baba gibi ayrılmak
    Running like water, I
    – Su gibi koşmak
    And when you are young, they assume you know nothing
    – Ve gençken, hiçbir şey bilmediğini varsayıyorlar
    But I knew you’d linger like a tattoo kiss
    – Ama dövme öpücüğü gibi oyalanacağını biliyordum
    I knew you’d haunt all of my what-ifs
    – Bütün sorularıma musallat olacağını biliyordum
    The smell of smoke would hang around this long
    – Duman kokusu bu kadar uzun süre dolacaktı
    ‘Cause I knew everything when I was young
    – çünkü gençken her şeyi biliyordum
    I knew I’d curse you for the longest time
    – Seni en uzun süre lanetleyeceğimi biliyordum
    Chasin’ shadows in the grocery line
    – Markette gölgeleri kovalamak
    I knew you’d miss me once the thrill expired
    – Heyecanın süresi dolduğunda beni özleyeceğini biliyordum
    And you’d be standin’ in my front porch light
    – Ve ön sundurma ışığımda dururdun
    And I knew you’d come back to me
    – Ve bana geri döneceğini biliyordum
    You’d come back to me
    – bana geri döneceksin
    And you’d come back to me
    – Ve bana geri döneceksin
    And you’d come back
    – Ve geri döneceksin

    And when I felt like I was an old cardigan
    – Ve uzun kollu eski bir kazak olduğumu hissettiğimde
    Under someone’s bed
    – Birisinin yatağının altında
    You put me on and said I was your favorite
    – Beni giydin ve senin favorin olduğumu söyledin

    Yazı kaynağı : www.cevirce.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap