Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    tatlı tuzlu ekşi ve acı tatları dilimizin hangi bölümüyle algılarız

    1 ziyaretçi

    tatlı tuzlu ekşi ve acı tatları dilimizin hangi bölümüyle algılarız bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Dilin iki yan kısmı daha çok hangi tadı alır?

    Dilin Yapısı ve Tat Alma Duyusunun Önemi

    Dilin Yapısı ve Tat Alma Duyusunun ÖnemiDil canlıların beslenmesini sağlamaktadır. Canlılar aldığı besinlerin tadına dil sayesinde varmaktadır. Bitki ve hayvan kaynaklı olan bütün besinlerin kendilerine özgü farklı tatları bulunmaktadır. Aslında aynı elementten meydana gelse bile beynimiz bu tatları tatlı, acı, ekşi ve tuzlu olarak ayırmaktadır.İnsanlar bir çok meyveyi birbirlerine benzeseler bile tatları sayesinde birbirinden ayırt edebilmektedir.

    Tat alma duyusu dilimizin üzerindeki alıcı sinir uçları sayesinde gerçekleşmektedir. Bu sinir uçları tat alma tomurcukları olarak nitelendirilmiştir.Bu tat alma tomurcukları papilla adı verilen yapılarda bulunmaktadır. Tomurcuk şeklinde dil üzerinde çıkıntılar bulunmaktadır. Bunlar receptör sinir uçlarıdır.

    Tatlı besinleri algılayacak olan tomurcuk şeklindeki alıcı sinir uçları dilimizin yan kenarı ve ön kısmında bulunmaktadır. Tuzlu besinleri algılayacak olan receptörler dilimizin orta kısmındadır. Ekşi ve acı besin maddelerini algılayacak alıcılar ise dilimizin arka kısmında bulunmaktadır.

    Besin maddeleri suda çözünmektedir. Bu suda çözünen tat maddeleri tat alma tomurcuklarını uyarmaktadır. Tat alma tomurcuklarında meydana gelen uyarılma ile birlikte bu durum sinirler aracılığıyla beynimizin tat alma merkezine bildirilmektedir. Tüm bu işlemlerin sonunda almış olduğumuz besinin tadını algılarız.

    Dilin Yapısı ve Tat Alma Duyusunun ÖnemiTat tomurcukları hakkında bahsedecek olursak;
    Dilimiz üzerinde bulunan her bir tomurcuk üzerinde on ile elli arasında alıcı hücre yani receptör bulunmaktadır. Bu hücrelerin kendilerini yenileme özelliği bulunmaktadır. Aldığımız besinlerin aşırı soğuk ya da sıcak olması tat tomurcuklarını olumsuz etkilemektedir. Aşırı uyarılma ile birlikte alıcı hücreler ölmektedir. Bu hücrelerin kendini yenilemesi yaklaşık yaklaşık 2 haftayı bulabilmektedir. Dilimiz üzerindeki tat tomurcukları sayısı kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Genç insanların dillerinde tat tomurcukları yaşlı bir insana göre ortalama iki kat daha fazladır. Genç bir insanda neredeyse 10.000 adet tat tomurcuğu bulunmaktadır. Bu tat tomurcuklarının sayısı yaşlandıkça azalmaktadır. Bundan dolayı genç insanlar yaşlılara göre daha iyi tat alabilmektedir.

    Dilin Yapısı ve Tat Alma Duyusunun ÖnemiDört çeşit ana tat vardır. Bunlar tatlı, acı, ekşi ve tuzludur. Bir tadın hissedilmesi için mililitrede yaklaşık on katrilyon molekül bulunmalıdır. Dil her tadı aynı derece hissetmemektedir. Dilin hassas olduğu besin maddeleri acı, ekşi, tatlı ve tuzlu olarak sıralanmaktadır.

    Her besinde yapısına bağlı olarak farklı konsantrasyonlar bulunmaktadır. Bu konsantrasyonlardan dolayı bazı maddeler farklı tat hissi vermektedir. Örneğin sodyumklorür ve potasyumklorür moleküllerdeki yoğunluğa bağlı olarak farklı biçimde hissedilmektedir. Yani aynı madde yoğunluk değiştikçe hem tatlı hem tuzlu olarak algılanabilir. Belli bir yoğunlukta molekül bulunmaz ise tat hissedilmez.

    Bazı kişiler dil üzerindeki tat alıcılarının özelliğine bağlı olarak aynı tat üzerinde farklı yorumlar yapabilmektedir. Yani bir besin birine aşırı tatlı gelebilirken diğer bir kişiye normal gelebilmektedir. Günlük yaşamdan örnek verecek olursak; kimisi çorbasına çok fazla tuz koyarken, kimisi zaten tuzlu olduğunu düşünebilmektedir. Bu durum kişisel tat algıları ve alışkanlıklarla açıklanmaktadır.

    Yazı kaynağı : www.bilgiustam.com

    DERGİ - Dili 'tat bölgeleri'ne ayırmak doğru değilmiş!

    Tat alma

    Tat alma

    Tat sistemi veya tat duyusu, tat (tat) algı 'dan kısmen sorumlu olan duyusal sistem'dir.[1] Tat, ağızdaki bir madde ağız boşluğu'ndaki çoğunlukla dil 'de tat tomurcuğu'ndaki tat reseptörü (kemoreseptör) hücreleriyle kimyasal olarak reaksiyona girdiğinde uyarılan algıdır. Koku alma ve trigeminal sinir stimülasyonu (doku, ağrı ve sıcaklığı kaydetme) ile birlikte tat, yiyecek ve diğer maddelerin lezzetlerini belirler. İnsanlar tat tomurcuklarında ve dil ile epiglottis'in üst yüzeyi dahil olmak üzere diğer alanlarda tat reseptörlerine sahiptir.[2][3] Tat alma korteksi, tat algısından sorumludur.

    Dil, çıplak gözle görülebilen papilla adı verilen binlerce küçük çıkıntıyla kaplıdır.[2] Her papillanın içinde yüzlerce tat tomurcuğu vardır.[1][4] Bunun istisnası, tat tomurcukları içermeyen filiform papillalar'dır. Dilin arkasında ve önünde bulunan sayıları 2000 ile 5000 adet [5] arası tat tomurcukları vardır. Diğerleri ağzın tavanında, yanlarında, arkasında ve boğazdadırlar. Her tat tomurcuğu 50 ila 100 tat reseptör hücresi içerir.

    Kara omurgalılarında da tat alma, dildeki tat tomurcuğuyla gerçekleştirilir.[6] Balıklarda tat tomurcuğu dudaklarda, yüzgeçlerde ve bazı türlerde kuyrukta bulunur. Tat tomurcukları dil yüzeyinde gömülüdürler ve ağızdaki kimyasallar tat tomurcuğuna tat gözenekleri vasıtasıyla erişir.[6]

    Ağızdaki tat reseptörleri beş tat şeklini algılar: tatlılık, ekşilik, tuzluluk, acılık ve lezzet ("tuzlu" veya "umami" olarak da bilinir).[1][2][7][8] Bilimsel deneyler, bu beş tadın var olduğunu ve birbirinden farklı olduğunu göstermiştir. Tat tomurcukları, farklı moleküller veya iyonlarla etkileşimi tespit ederek farklı tatlar arasında ayrım yapabilir. Tatlı, lezzet ve acı tatlar, moleküllerin tat tomurcuklarının hücre zarı üzerindeki G protein-bağlı reseptörlere bağlanmasıyla tetiklenir. Tuzluluk ve ekşilik, sırasıyla alkali metal veya hidrojen iyonlar tat tomurcuklarına girdiğinde algılanır.[9]

    Temel tat modaliteleri gıdanın ağızdaki hissine ve tadına yalnızca kısmen katkıda bulunur - diğer faktörler arasında koku,[1] burnun koku alma epitel tarafından belirlenir;[10] doku[11] çeşitli mekanoreseptörler, kas sinirleri vb.;[12] sıcaklık, termoreseptörlerce belirlenir; ve "soğukluk" (mentol gibi) ve "sıcaklık" (keskinlik), kemestez aracılığıyla belirlenir.

    Tat sistemi hem zararlı hem de yararlı şeyleri algıladığından, tüm temel tat modaliteleri, hissettikleri şeylerin vücudumuz üzerindeki etkisine bağlı olarak ya caydırıcı veya iştah açıcı olarak sınıflandırılır.[13] Tatlılık, enerji açısından zengin yiyecekleri tanımlamaya yardımcı olurken, acılık, zehirlerin bir uyarı işareti olarak işlev görür.[14]

    İnsanlar arasında, tat algısı, dil papillasının kaybı ve tükürük üretiminde genel bir düşüş nedeniyle 50 yaş civarında azalmaya başlar.[15] İnsanlar da disguzi yoluyla zevklerinde bozulmalara sahip olabilirler. Memelilerin tümü aynı tat yöntemlerini paylaşmaz: Bazı kemirgen ler nişasta' nın tadına bakabilir (insanlar bunu yapamaz), kedi tatlılığı tadamaz ve diğer etoburlar sırtlan, yunus ve deniz aslanı da dahil olmak üzere atalarının beş tat modelinden dördüne kadarını algılama yeteneğini kaybetmiştir.[16]

    Temel tatlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Tatlı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Tatlılık, dile temas eden nesnelerde şeker ve bazı diğer maddelerin bulunması sonucu ortaya çıkar. Şekerlemeler, baklava gibi tatlılar ve elma, muz gibi meyveler, ağırlıklı olarak tatlı olan gıdalara örnek verilebilir.

    Tuzlu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Tuzluluk, nesnelerde başlıca olarak sodyum iyonları bulunması sonucu ortaya çıkar. Bazı diğer alkali metaller de tuzlu tat verirler.

    Ekşi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ekşilik, nesnelerdeki asit oranına bağlı bir durumdur. Ekşilik, hidroklorik asit baz alınarak ölçülür. Hidroklorik asitin ekşilik indeksi 1'dir. Vişne ve limon ağırlıklı olarak ekşi tada sahip yiyeceklere örnek gösterilebilir.

    Bitter[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bitter, buruk veya acımtırak olarak tanımlanabilecek bir tattır. Zaman zaman gıdalara kasıtlı olarak eklenmekle birlikte genellikle hoş olmayan bir lezzet olarak kabul edilir. Bitter tat veren nesnelere örnek olarak limon kabuğu, bira, zeytin ve kahve verilebilir. Doğadaki pek çok zehirli bitki bitter tada sahiptir ve evrim biyologları insanda düşük eşikli (keskin) bir bitter tat alma duyusunun bulunmasının evrimsel avantajları olduğunu düşünmektedir.

    Umami[değiştir | kaynağı değiştir]

    Umami, "lezzetli" anlamına gelen Japonca kökenli bir sözcüktür ve 20. yüzyılda insanın algıladığı ana tatlardan biri olduğu anlaşılmıştır. Umami, şekerli olmayan, etimsi tatları tarif etmek için kullanılır. Ağırlıklı olarak umami tada sahip gıdalara örnek olarak domates, tahıllar ve kuru fasulye verilebilir. Gıda katkısı monosodyum glutamat (MSG), kuvvetli bir umami tada sahiptir.

    Dil haritası yanılgısı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dil haritası veya tat haritası, dilin farklı kısımlarının farklı tatları algıladığı yönünde, yaygın bir yanılgıdır.[17][18] Kökü 1901'de Zur Psychophysik des Geschmackssinnes isimli bir Alman gazetesinde yazılmış bir makaleye dayanır. Günümüzde, duyarlılık eşiği değişebilmekle birlikte dilin tüm bölümlerinin tüm tatları algıladığı bilinmektedir.[17] Dilde tatlı, tuzlu, ekşi ve acı olmak üzere dört farklı tat için özelleşmiş tat tomurcukları bulunur. Farklılaşmış bu tat tomurcukları dilin her bölgesine yayılmıştır. Ancak farklı tat tomurcukları, dilin farklı bölgelerinde yoğun olarak yer alır. Bu nedenle dilin her kısmı her tadı alabilse de bazı bölgeler bazı tatlara karşı daha duyarlıdır.

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Dilin Tat Alma Bölgeleri Nelerdir? Dilin Tat Alan Kısımları

    Dilin görevleri ve kısımları nelerdir, dilin hangi kısmı ekşi, tatlı, tuzlu ve acı hissi verir

    Dilin görevleri ve kısımları nelerdir, dilin hangi kısmı ekşi, tatlı, tuzlu ve acı hissi verir

    Dil, yiyip içtiğimiz besinlerin tatlarını almamızı sağlayan duyu organımızdır. Dil ayrıca çiğnemeye, yutmaya ve konuşmaya yardımcı olur.

    Yiyip içtiğimiz besinlerin tadını alabilmek için besinlerin tükürükte çözünmesi gerekir. Dilin üzerinde tatları algılamayı sağlayan tat tomurcukları bulunur. Acaba dilimizin her bölgesi bütün tatları alabilir mi?

    Dilimizin her bölgesi tüm tatları alır. Ancak dilimizin bazı bölgelerinde bazı tatları alan tat tomurcukları fazladır. Dilimizin ucu tatlı, ön yanlar tuzlu, arka yanlar ekşi ve arkası acı tadını daha fazla alır.

    Tatlılık, dile temas eden nesnelerde şeker ve bazı diğer maddelerin bulunması sonucu ortaya çıkar. Şekerlemeler, baklava gibi tatlılar ve elma, muz gibi meyveler, ağırlıklı olarak tatlı olan gıdalara örnek verilebilir.

    Tuzluluk, nesnelerde başlıca olarak sodyum iyonları bulunması sonucu ortaya çıkar. Bazı diğer alkali metaller de tuzlu tat verirler.

    Ekşilik, nesnelerdeki asit oranına bağlı bir durumdur. Ekşilik, hidroklorik asit baz alınarak ölçülür. Hidroklorik asitin ekşilik indeksi 1'dir. Vişne ve limon ağırlıklı olarak ekşi tada sahip yiyeceklere örnek gösterilebilir.

    Tat alma, beş duyudan biridir. İnsanda tat alma, dile temas eden nesnelerdeki kimyasal maddelerin kemoreseptörler tarafından algılanması sonucu oluşur. Bilimsel anlamda dilin tat alma sistemi ile algıladığı beş temel (ana) tat vardır: tatlı, ekşi, tuzlu, bitter (buruk/acımtırak) ve umami. Bunlara ilaveten biber vb. yiyeceklerin oluşturduğu yanma hissi "acı" olarak tanımlanır ve gündelik kullanımda sıklıkla temel tatlara dahil edilir. Temel tatlar haricinde yağlı, metalik gibi çok çeşitli tat sınıfları mevcuttur.

    Aralarında insanın da bulunduğu kara omurgalılarında tat alma, dilde bulunan ve tat tomurcuğu adı verilen organ tarafından gerçekleştirilir. Balıklarda tat tomurcuğu dudaklarda, yüzgeçlerde ve bazı türlerde kuyrukta bulunur. Kimyasalları algılayan reseptör hücrelerin yaklaşık 50-150'si bir tat tomurcuğunu meydana getirir. Tat tomurcukları dil yüzeyinde gömülü durumdadır ve ağızdaki kimyasallar tat tomurcuğuna tat gözenekleri vasıtasıyla erişir.

    Yazı kaynağı : www.egitimsistem.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap