Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    tarih kültür ve medeniyet bilinci semineri

    1 ziyaretçi

    tarih kültür ve medeniyet bilinci semineri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Okul Yöneticileri Semineri

    Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Okul Yöneticileri Semineri

    Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Okul Yöneticileri Semineri

    Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Okul Yöneticileri Seminerindeyiz.

    23-06-202223-06-202223-06-202223-06-202223-06-202223-06-202223-06-202223-06-202223-06-2022

    Yazı kaynağı : nerimanerolyilmazsbl.meb.k12.tr

    Milli Eğitim Bakanı Özer “Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Semineri"nde konuştu

    Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer; Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Semineri kapsamında Anadolu lisesi okul yöneticileri ile bir araya geldi.

    Milli Eğitim Bakanlığınca okul yöneticilerine yönelik seminerler kapsamında İstanbul'da üçüncüsü düzenlenen Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Semineri'ne tüm Anadolu lisesi yöneticileri katıldı.

    Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, seminerin açılışında yaptığı konuşmada, fen ve sosyal bilimler lisesi okul yöneticilerinden sonra Anadolu lisesi yöneticileriyle İstanbul'da bir arada bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek İstanbul'da yönetici akademisini kurduklarını, Türkiye'deki tüm okul yöneticilerini bir kez İstanbul'a getireceklerini söyledi.

    Eğitimcilerin mutlaka İstanbul'a gelip İstanbul'u görmesi gerektiğini ifade eden Özer, tarihin canlı bir şekilde kalbinin attığı İstanbul'dan Türkiye'ye bakılması gerektiğini kaydetti. Türkiye'de son 20 yılın eğitimde çok kritik bir döneme tekabül ettiğini belirten Özer, "Tüm kademelerinde bu memleketin evlatlarının, çocuklarının eğitime erişimi kolaylaştı. Bu dönem, eğitim literatüründeki karşılığıyla eğitimde kitleselleşme, evrenselleşme sürecidir. Beş yaştaki okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı, 2000'li yıllarda yüzde 11 idi. Yani 100 çocuğumuzdan sadece 11'i okul öncesi eğitime erişebiliyordu. Bugün bu oran yüzde 93'e çıktı. Ortaöğretimde yüzde 44 olan okullaşma oranı, yüzde 90'ların üzerine çıktı. Yükseköğretimde yüzde 14 olan net okullaşma oranı yüzde 48'lerin üzerine çıktı. Yani eğitim sistemimiz büyüdü. Şu anda 19 milyon öğrencinin olduğu dev bir eğitim sisteminden bahsediyoruz. Bizim eğitim sistemimiz yaklaşık 150 ülkenin toplam nüfusundan daha fazla öğrenciyi bünyesinde barındırıyor." diye konuştu.

    Bu dönemin aynı zamanda 2000'li yıllardan önce devreye sokulan toplumsal mühendisliğin eğitime yansımalarının hasarlarının tedavi edildiği bir dönem olduğuna işaret eden Özer, "Eğitime erişimdeki en önemli engellerden biri, başörtüsü yasakları. Bu ülke bunu çok hızlı unuttu. Başörtüsü yasaklarından dolayı özellikle yükseköğretim aşamasındaki gençlerimiz, kızlarımız, kadınlarımız yurt dışına gittiler. O da imkânı olanlar gidebildiler. Katsayı uygulaması, imam hatip liselerinin ve mesleki eğitimin önünü kesmek için akademik olarak başarılı öğrencileri bu iki okul türünden uzaklaştırmak için katsayı uygulaması 1999 yılında yürürlüğe girdi ve 2012 yılına kadar bu ülkede katsayı uygulandı. Bu da bu dönem kaldırıldı. Yine başörtülü öğretmenlerin öğretmenlik yapabilme imkânı da bu dönem yerine getirildi. Yine imam hatip liselerinin dışındaki bu coğrafyada isteyen öğrencilere seçmeli ders olarak Kur'an-ı Kerim, peygamberimizin hayatı ve temel dinî bilgiler dersleri bu dönem kondu. Yani bu dönem iki boyutlu iyileşmenin gerçekleştirdiği bir dönem..."

    Özer, bu dönemde Türkiye'nin her bölgesinde vatandaşların çocuklarının eğitime erişiminin kolaylaştığı, aynı zamanda eğitim sisteminin önündeki antidemokratik uygulamaların tek tek kaldırıldığı ve bu uygulamaların yol açtığı hasarların tedavi edildiği bir dönem olduğunu kaydetti.

    OECD ülkelerinin eğitimde kitleselleşme evrelerine 1950'li yıllarda yüzde 90'lara, çoğu ülke yüzde 100'lere eriştiğini belirten Özer, Türkiye bu sürecin 70 yıl gecikmeyle son 20 yılda gerçekleştiğini ifade etti. Türkiye'de belli kesimlerin eğitime erişimini zorlaştırmak için her türlü manipülasyona başvurulduğunu, aynı kesimlerin tekrar ortaya çıkarak garip bir şekilde YKS sonuçları üzerinden eğitimle ilgili spekülasyonlar yaptıklarını dile getiren Özer, bu kesimlerin 20 yıl önce vatandaşın çocuklarının eğitim erişimini engelleyen zihniyetin 2022 yılı versiyonu olduğunu söyledi.

    Özer şöyle devam etti: "Peki, eğitim gerçekten kalitesiz mi? O zaman nereye bakacağız? O zaman uluslararası öğrenci başarı araştırmalarına bakacağız. OECD'nin yapmış olduğu 15 yaş grubundaki PISA araştırmasına bakacağız. Uluslararası eğitim araştırma kurulunun yapmış olduğu TİMS 4 ve 8. sınıftaki matematik ve fen okuryazarlığıyla ilgili araştırma sonuçlarına bakacağız. Türkiye son 20 yılda girmiş olduğu PISA ve TİMS öğrenci başarı araştırmalarında her döngüde bir önceki döngüden çok daha yüksek puan almış ve sıralamasını sürekli yükseltmiş. O halde problem yok. Eğitimin kalitesi sürekli artıyor ve son PISA araştırmasında OECD'nin raporu şunu gösteriyor; özellikle vurguda bulunmuşlar, diyor ki dünyada bunun örneği yok. Niye 15 yaş grubunda yapıyorlar, biliyor musunuz? OECD ülkelerinde zorunlu eğitim yaşı 15'tir. 15 yaştan sonra iş gücü piyasasına veya ileri eğitime geçiyor öğrenciler. Oraya geçerken ana dil, matematik ve fen okuryazarlığına nasıl bakıyor? Ülkeler kendi performanslarını gelişmiş ülkelerin performanslarıyla karşılaştırabilme imkânına sahip oluyor. Orada Türkiye'yle ilgili çarpıcı bir ifade var: '15 yaşta öğrenci sayısını en fazla artıran ülke olmasına rağmen matematik ve fen okuryazarlığında puanlarını istatistiksel olarak anlamlı artıran birinci ülke Türkiye'dir.' diyor." değerlendirmesinde bulundu. Haber Merkezi

    * Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.

    Yazı kaynağı : www.iletisim.gov.tr

    Başkan Şeker “MEB-Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Semineri”ne Katıldı | Türkiye Bilimler Akademisi

    Başkan Şeker “MEB-Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Semineri”ne Katıldı | Türkiye Bilimler Akademisi

    Başkan Şeker “MEB-Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Semineri”ne Katıldı

    TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Milli Millî Eğitim Bakanlığınca okul yöneticilerine yönelik seminerler kapsamında İstanbul'da ikincisi düzenlenen tüm sosyal bilimler lisesi yöneticilerinin yer aldığı “Tarih, Kültür ve Medeniyet Bilinci Semineri”ne katıldı.

    Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, seminerin açılışında yaptığı konuşmada, 2021-2022 eğitim öğretim yılının yüz yüze ve kesintisiz bir şekilde tamamlanmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek "Allah'a şükür, sizin gibi yiğit insanlarla birlikte yürüyerek tüm topluma kararlı bir şekilde kararımızın arkasında kalabildiğimizi göstermiş olduk. Ben bu süreçteki desteklerinizden dolayı hepinize, tüm yöneticilerimize, tüm öğretmenlerimize en içten şükranlarımı sunuyorum. Gerçekten bu, tarihî bir adımdı. Tüm dünya, özellikle Türkiye, okulun sadece bir öğretim mekânı olmadığını; aynı zamanda psikolojik gelişim, sosyal gelişim, kültürlenme, ortak kültür sanat etkinliklerle dolu bir mekan olduğunu ve bundan uzak kalındığı zaman sadece öğrenme kayıplarının telafi edileceğini ama diğer kayıpların telafi edilemeyeceğini ilk defa görmüş oldu. Onun için belki de siz değerli eğitim camiasıyla bu süreçte yapmış olduğumuz en büyük katkı ve tarihe not, okulları açık tutabilme iradesiydi." ifadelerini kullandı. 

    Seminerde TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Sadettin Ökten, TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Fatih Andı, Prof. Dr. M. Sabri Küçükaşçı ve Doç. Dr. Osman Sezgin sunum yaptı.

    Seminerde konuşan Başkan Şeker “Eğitim Felsefesi ve Okul İdarecileri İçin Notlar” başlıklı konuşmasına “Eğitim nedir?” sorusunu sorarak başladı. Türk-İslam medeniyetlerinde eğitim tarihini anlatan Şeker, konuyu Mehmet Akif Ersoy, Nurettin Topçu, Cemil Meriç, Sezai Karakoç’un medeniyet, ilim, eğitim hakkındaki görüşleriyle örneklendirdi. Bilgi temelli toplumun önemi, bilimsel bilginin üretiminde yaşanan sorunlar ile hızla değişen teknolojiler ve uyum sorunu üzerinde durdu. Türkiye’nin geleceği hakkında ise eğitim yatırımlarında nicelik ve nitelik dengesinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Şeker, bilim ve teknoloji, eğitim ve akademi ortaklığı ile endüstri 5.0 konuları üzerinde durdu. Seminer 25 Haziran’a kadar devam edecek.

    Yazı kaynağı : tuba.gov.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap