Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    tanık beyanlarına karşı beyan dilekçesi

    1 ziyaretçi

    tanık beyanlarına karşı beyan dilekçesi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Tanık Beyanlarına Karşı Beyan Dilekçesi - AP HUKUK BÜROSU

    Tanık Beyanlarına Karşı Beyan Dilekçesi - AP HUKUK BÜROSU

    Tanık Beyanlarına Karşı Beyan Dilekçesi

    ………………………. ….. İŞ MAHKEMESİ’NE tanık

    Dosya No: 2020/…….. E.

    DAVALI                :

    VEKİLİ                  : Av.

    DAVACI                 :

    VEKİLİ                  : Av.

    KONU                    : Tanık beyanlarına karşı beyanlarımızın sunulması hakkındadır.
    AÇIKLAMALAR :

    Mahkemeniz nezdinde görülen yukarıda esası belirtilen dosya kapsamına tanık beyanları alınmıştır. Söz konusu beyanlar bakımından aleyhe hususları kabul etmemiz mümkün değildir. Şöyle ki;

    Davacı tarafın tanık sıfatı ile Sayın Mahkemeniz huzuruna çıkarmış olduğu………….’ın Müvekkil şirket ile aralarında halen kesinleşmemiş davasının bulunduğu tanığın kendi ifadesi ile de sabittir. Öyle ki bu tanık doğal olarak müvekkilimizle başka davası olmasından ötürü müvekkillimizi hasım olarak gördüğü için tarafsız bir değerlendirmede bulunması düşünülemez. Müvekkilimi hasım olarak gören tanığın tarafsız bir beyanda bulunmasının düşünülmesi hayatın olağan akışına aykırı düşer.

    Davacı tanıklarından ………….. vermiş olduğu beyanında ‘ Davacı iş yerinde her türlü görevi yapıyordu. ‘ beyanında bulunmuştur. ………………. ise ‘ Şantiyede çalışan bir personel değildi. Davalı şirketlerin ofisinde ve şirket yetkililerin bağ bahçe işlerinde çalışıyormuş.’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafımızca dinletilen tanıklar da ‘Davacı genelde ofiste çay ve temizlik işlerinde çalışıyordu.’ ‘ Davacı genelde ofiste çay ve temizlik işlerinde çalışıyordu. Davacının sağlık raporu olmadığı için şantiyeye girmesi yasak olduğu için şantiyelerde çalışmıyordu. Davacı genelde patronun bağ ve bahçe işlerinde çalışıyordu. ‘ şeklinde beyanlarda bulunulmuştur. Beyanlardan da anlaşılacağı üzere davacı taraf mermer usta yardımcısı olarak çalışmamıştır.Dava dilekçemizde belirtmiş olduğumuz gibi davacı yan ../../…. tarihine kadar şantiyede ve ofiste çay servisi yapmak ve bulaşık yıkamak görevlerini ifa etmiştir. Dinlenen bütün tanıklar da dilekçemizi doğrular niteliktedir. Davacı taraf ise dilekçesinde mermer usta yardımcısı olarak çalıştığını iddia etmiştir. Davacı tarafın iddia etmiş olduğu gibi usta yardımcısı olarak bir çalışma söz konusu değildir. Diğer iddialar gibi bu iddiaları da gerçeklikle bağdaşmamaktadır.

    Tanık …………….. haftada bir kez çalışma saatinin 2-3 saat uzadığını beyan etmiştir. Davacı tanıklarından …………….. ise tüm çalışma dönemi boyunca mesainin 3 -5 kez uzadığını beyan etmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde ne kadar süre ile fazla çalışma yapıldığını belirtmemiştir. Sadece fazla çalışma ödemesi yapılmadığını belirtmiştir. Davacı tanığı ……………’ın da beyan ettiği üzere fazla çalışma yapılmamıştır. Davacı tanıklarından ……………. müvekkil şirkete karşı açmış olduğu davada da fazla çalışma ücret alacağı talebinde bulunmamıştır. Müvekkil şirkette fazla çalışma yapılmamaktadır. Davacı taraf haksız kazanç elde etmek istemektedir. Bu nedenle fazla çalışma ücret alacağının da reddi gerekmektedir. Yine Satılmış ÖNER, UBGT günlerinde de çalışmadıklarını beyan etmiştir. Dinletmiş olduğumuz tanıklardan Akın ATICI da vermiş olduğu beyanda ‘ Dini bayramlarda çalışmazdık. Yine diğer milli bayram ve genel tatillerde çalışmazdık.’ hususlarına yer vererek Davacı tanıklarından SAtılmış ÖNER gibi UBGT günlerinde çalışma yapılmadığını beyan etmiştir. Bu nedenle davacı tarafın UBGT talebinin de reddi gerekmektedir.

    Davacı tarafın dinletmiş olduğu tanıkların vermiş oldukları beyanları karşı tarafın iddialarını doğrulayacak düzeyde olmayıp soyut ifadeler olmaktan öteye gitmemiştir. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre soyut tanık ifadelerinin ispat değeri taşımadığı sabittir. İş yeri, yapılan iş , işin niteliği ve diğer hususlar birlikte değerlendirilmelidir.
    Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/7577 E. 2014/12267 K. 10/04/2014 Tarihli ilamında; ‘Somut olayda; fazla çalışma yapıldığını ispat külfeti üzerinde olan davacı işçinin dinlettiği tanık beyanlarının fazla çalışmaya ilişkin açıklamaları soyut olup, birbiri ile örtüşmemektedir. Bu nedenle ispatlanamayan, Mahkemece fazla çalışma ücret alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA,‘ hususlarına yer vererek, fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Dolayısıyla doğruyu yansıtmayan, taraflı, çelişkili ve yoruma dayalı olan tanık ifadelerini kabul etmiyoruz.

    Yukarı da açıkladığımız tüm nedenlerden dolayı davacı tanıklarının taraflı, çelişkili ve müvekkil şirket ile husumet içinde oldukları açıkça ortadır. Bu sebeplerle Sayın Mahkemenizce de re’sen göz önüne alınacak sebeplerle hüküm tesis ederken dikkate almadan karar oluşturarak, davanın reddine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz. ../../….

    Davalı Vekili
    Av.

    https://www.aphukuk.com/category/dilekceler/

    https://www.goc.gov.tr/

    Yazı kaynağı : www.aphukuk.com

    Tanık Beyanlarına Karşı Beyanda Bulunma Dilekçesi

                                      Tanık Beyanlarına Karşı Beyanda Bulunma Dilekçesi 

    Dosya Esas No: …/…
    Duruşma Günü: …/…/…
    KAYSERİ 3. AİLE MAHKEMESİNE
    Gönderilmek Üzere
    ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
    (Aile Mahkemesi Sıfatı İle)

    TANIK BEYANLARINA KARŞI
    BEYANDA BULUNAN
    DAVACI : Adı ve Soyadı, T. C. Kimlik No:
    Adres
    VEKİLİ :AV.AYTAÇ ER                                                                                                                                                         Reşatbey mh.Türkkuşu cad.Günep panorama iş Merk.B Blok Kat:8 no:801 Seyhan/ADANA Tlf: 322 458 4432 – 0532 113 1508


    DAVALI : Adı ve Soyadı
    Adres
    VEKİLİ : Avukat Adı ve Soyadı
    Adres
    TALEP KONUSU : Tanık beyanlarına karşı beyanlarımızın kabulü ile haklı davanın kabulüne karar verilmesi dileğidir.
    CEVAPLARIMIZ :
    1-Karşı tarafın dinlettiği tanıkların beyanlarını kabul etmiyoruz. O. Ö., bizimde tanığımızdır. Ancak bildiklerini doğru söyleyeceğine dair Allah’a ve namusu üzerine yemin etmesine rağmen doğruları söylemekten imtina etmiştir. Taraflar, Sarız İlçesinde 2 yıl, Kayseri’de ise 1 yıl kalmışlardır. O. Ö., davacı Leyla ile davalı Ali arasındaki şiddetli geçimsizliği bildiği halde davalının arkadaşı olarak gerçekleri söyleyememiştir. Çünkü davalı, O. Ö. geç saatlere kadar Sarız Öğretmen Evinde gece 24.00 – 01.00’lara kadar oyun oynamış, onunla benden daha fazla vakit geçirmiştir. Bu yüzden ikisi de ailelerini ihmal etmişliklerini gizlemek için işbirliği içinde hareket ederek bildiklerini dosdoğru söyleyememiştir.
    2- Yine davalı Ali, geç saatlerde eve geldikten sonra önce televizyon, daha sonra bilgisayar başında sabahlara kadar uyumayıp, müvekkilimi sürekli ayakta tutup, çay, kahve servisi isteyen, alerjisi olan müvekkilimin yanında günde iki paket sigara içen, müvekkilimle ilgilenmeyen, onu evde hizmetçi gibi görüp ezen, hakaret eden, hatta ayrı odalarda yatıp kalkıp, müvekkilime kocalık dahi yapmayan, hatta cinsel ihtiyaçlarını canı istediği zaman karşıladığında zor kullanan davalının, dört duvar içerisindeki davranışlarını tanık Osman’ın bilmesini de bekleyememekteyiz. Ama müvekkil, davalının davranışları yüzünden Sarız’da intihar etmeye kalkıştığında, engel olan O. Ö.’dür.. Kayseri’ye tayinen gelindiğinde (O. Ö.’de tayin olmuştur).
    3- 19 Mayıs tatilinden önce müvekkilim, babasının ameliyatı nedeni ile Erzincan’a gelmek istemesi nedeni ile davalı şiddet uyguladığı için müvekkil, gece yarısı O. Ö.’nün evine sığınmıştır. Karı koca birlikte o gece O. Ö.’nün evinde kalmış değillerdir. O gün çıkan kavga nedeni ile O. Ö., “bu adamdan sana koca olmaz. Git boşanma davanı aç. Ben de sana şahitlik edeyim” demiştir ve bu kavgadan iki ay sonra da müvekkilim, davalıdan kesin olarak ayrılmış ve boşanma davasını açmıştır. Tanık Osman’ın yanlı ifade verdiği ve arkadaşı Ali’nin tesirinde kaldığı mesajlar konusundaki beyanından da anlaşılmaktadır. Çünkü “mesajların taraflar arasında mı yoksa 3. şahıs arasında mı olduğunu bilmiyorum” derken 3. şahıs olabileceğini neden söyleme gereği duymuştur. Çünkü bu mesajlar davalının 0 505 1234567 no.lu telefonundan çekilmiştir. Davalının telefonundan, müvekkilime başka kim mesaj çekmiş olabilir ki? Müvekkil, 25.07.2002 den ayrıldıkları 01.07.2005 e kadar davalının hakaretlerine, şiddetine boyun eğmiş, davalı düzelir diye beklemiştir. Ancak 3 yılda yaşadıkları olaylar nedeni ile bu evliliğin yürümesi mümkün olmadığından müvekkilim boşanma davası açmıştır.
    4- Hiçbir kadın iyi giden bir evliliği, kendisini seven, sayan bir kocayı, hayat arkadaşını bırakıp baba evine gitmez. Müvekkilim, 3 yıl boyunca davalının sorumsuz, düzensiz yaşamına, hakaretlerine boyun eğmesinin bir diğer nedeni de öce Sarız’da, daha sonra da Kayseri’de öğretmenlik yapması ve başka bir yere tayin olabilmek için en az 3 yıl görev yapmış olması ve Kayseri’de hiç kimsesinin olmaması ve özellikle de eşinin haksız davranışlarına son verebileceği ümididir. Ancak davalı, haksız davranışlarına devam etmiştir.
    5- Diğer tanık İ. Y.’nin eşi ile müvekkilim samimidir. Tanık İzzet ile davalı, Sarız’da aynı okulda öğretmen ve arkadaş oldukları için onun tesirinde kalmıştır. Müvekkilim ile davalı Ali arasındaki şiddetli geçimsizlik nedeni ile tarafların arası düzelsin diye 2005 yılında (ama 19 Mayıstaki tartışmadan önce) evlerine kendileri çığırmışlardır. Oda bildiklerini söylememiştir. Çünkü müvekkilimin verdiği bilgiye göre oda, davalı ile benzer sorumsuz bir yaşam sürmektedir.
    6- Davalı Ali’nin nasıl birsi olduğu ve boşanmadaki kusuru dava tanıkları Semra, Adnan ve Suat’ın beyanları ile sabittir. Müvekkil Leyla’nın, davalı Ali’ye karşı sevgi ve saygısı kalmamıştır. Davalı Ali’nin ise Leyla’ya karşı sevgi ve saygısı hiç olmamıştır. Davalının, boşanma istememesi, boşanmaya karşı çıkışı Medeni Kanunun 2. md. sindeki “hakkın kötüye kullanılması” niteliğindeki bir savunmadır. Zaten davalı, bir eş ve koca olarak görevlerini layıkı ile yerine getirmiş olsaydı müvekkilim, bir çocuk sahibi olur ve bu evliliği devam ettirmek isterdi. Müvekkilim, fazlası ile yıpranmış ve üzülmüştür. Gelecekte kendisine daha düzenli bir hayat sürmek için boşanmaktan başka bir çaresi kalmamıştır.
    7- Dava dilekçemizde delil olarak dayandığımız ve müvekkilime ait 0 505 1234567 no.lu telefona davalıya ait olup 0 505 1234567no.lu telefon ile çektiği iki mesaj ve diğer 0 505 1234567 no.lu telefon ile dava açtıktan sonra çektiği bir mesajın yer aldığı müvekkilimin telefon kartını da (pin kodu 9607) delil olarak ibraz ediyoruz ve bu mesajların kayda geçirilmesini talep ediyoruz. Yine davalı, müvekkilimi Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2006/12345 no.lu icra dosyası ile de icraya vermiştir. Bu icra dosyası da tarafların evliliğinin fiilen bittiğini göstermektedir.
    HUKUKİ NEDENLER : HUMK. md. 245-274 ve İlgili mevzuat.
    SONUÇ VE İSTEM : Yukarda arz edilen nedenlerle tanık beyanlarına karşı beyanlarımızın kabulü ile haklı davanın kabulüne, gönderdiğimiz müvekkilime ait telefon kartındaki mesajların çözümünün yapılmasına, Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2006/6086 no.lu icra dosyasının celbine karar verilmesini saygıyla talep ederim. …/…/…

    Davacı vekili
    Avukat Adı ve Soyadı                                                                                                                                                          AV.AYTAÇ ER
      İmza

    Yazı kaynağı : www.avaytacer.com

    Tanık Beyanlarına Karşı Beyan Dilekçesi Örneği (Boşanma Davaları)

    Tanık anlatımlarına karşı beyan usulü - İzmir Avukat

    Herkese merhabalar, özellikle yeni hukukçu meslektaşlarımız için hazırladığımız bir beyan dilekçesi örneğini paylaşmak istiyorum. Dilekçenin konusunu velayetin değiştirilmesi davasında dinlenen tanık anlatımlarına karşı beyan oluşturmakta. Boşanmış çiftler arasında sık görülen bir dava türüdür velayetin değiştirilmesi davası. Görevli Mahkeme Aile Mahkemesidir. İzmir Boşanma Avukatlarının uzman olduğu dava tiplerinden biridir denilebilir. Kendi durumunuza göre gerekli değişiklikleri yapıp kullanabilirsiniz. Hukuk eğitimi almamış, yani avukat ya da stajyer avukat olmayan kişilerce kullanılması sakıncalı olup hiçbir sorumluluk almadığımızı belirtmek isteriz.

    AYDIN 1. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

    Dosya No: 2018/538 E.

    DAVACI : Serhat KARAGÖZLÜ

    VEKİLİ : Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

    KONU : Dinlenen tanık anlatımlarına karşı beyanlarımızın
    sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR :

    Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının 10.10.2019 tarihli duruşmasının 2 no’lu ara kararı uyarınca tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmak için taraflara gelecek celseye kadar süre verilmiş olup süresi içerisinde beyanlarımızı sunuyoruz.

    Öncelikle bildirdiğimiz tanıklar Kasım Hüseyin KARAGÖZLÜ ve Hakan HAKKINBÜYÜK’ın anlatımları iddialarımızı doğrular niteliktedir. Nitekim beyanları velayeti istenen küçük Selçuk KARAGÖZLÜ’in anlatımları ile de paralellik arz etmektedir ve tutarlıdır. Her iki tanığın da anlatımlarına aynen katılmaktayız.

    Bununla birlikte davalı yanca bildirilen ve huzurda dinlenen tanıklar Nalan KARAÇAY, Abdurrahman HAKKINBÜYÜK ve Selami DEREBEYLİ’un anlatımları ise gerek hayatın olağan akışıyla gerek küçük Selçuk KARAGÖZLÜ’in anlatımlarıyla son derece çelişkili ve inandırıcılıktan uzaktır.

    Davalı tanıklarının anlatımlarının aksine, davalı yanın aile yaşamları huzurlu olmaktan ve küçük Selçuk KARAGÖZLÜ’in gelişimi için uygun koşullara sahip olmaktan çok uzaktır. Davalı Neslihan DEREBEYLİ ve eşi tanık Selami DEREBEYLİ’un gerek kendi aralarında gerek başkalarıyla sürekli kavga ettikleri bilinmektedir. Bu hususlar 10.10.2019 tarihli beyan dilekçemiz ile bildirdiğimiz ve celbini talep ettiğimiz İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/4540 E. sayılı dosyası incelendiğinde de görülecektir.

    Davalı tanıkları velayete konu küçük Selçuk KARAGÖZLÜ’in hayatından memnun olduğunu iddia etmişlerse de, bu iddia da gerçeği yansıtmamaktadır. Nitekim küçük Selçuk KARAGÖZLÜ Mahkemeniz huzurunda ve pedagog eşliğinde şiddete ve tehdide maruz kaldığını, davacı babası ile yaşamak istediğini açıkça beyan etmiştir.

    Davalı tanıklarının iddialarımız ve küçük Selçuk KARAGÖZLÜ’in anlatımları ile çelişkisinin yönlendirilmiş olmalarından kaynaklandıklarını düşünmekteyiz.

    Tüm bu sebeplerden, davalı tanıkların anlatımlarına itibar edilmemesini, iddialarımız ve taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 30.10.2019

    Davacı Vekili
    Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ
    (*e-İmzalıdır.)

    Yazı kaynağı : www.izmiravukatlik.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap