Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    türkler tarafından kurulan yararlı cemiyetler

    1 ziyaretçi

    türkler tarafından kurulan yararlı cemiyetler bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Milli Mücadelenin Hazırlık Dönemi. Yararlı Cemiyetler. Zararlı Cemiyetler.

    I. Dünya Savaşı Öncesi Osmanlı Devleti. I. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Devleti ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan iyice zayıflamıştı. Kapitülasyonlardan dolayı Avrupa'ya bağımlı hale gelmiş, Sanayi Devrimi'nden dolayı ekonomisi çökme noktası tehlikesiyle yüz yüze kalmıştı. Osmanlı dış borçlarının faizini ödeyemez hale gelmiş ve borçların tahsili için Duyun-ı Umumiye İdaresi kurulmuştu. Ayrıca 1789 Fransız İhtilalinin sonuçları Osmanlı'yı derinden etkilemiş, Osmanlı Devleti milliyetçi ayaklanmalar sonucu parçalanmaya başlamıştı. Ayrıca Devlet-i Aliye, İttihat ve Terakki Fırkasının etkisiyle mutlakıyetten meşrutiyete geçmiş, Avrupalı devletlerin içişlerine karışmalarını engellemeye çalışıyordu.

    Osmanlı Neden Almanya'nın Yanında Yer Aldı? Osmanlı yönetimi savaşın Almanya'nın kazanacağını düşünüyordu. Osmanlı, Siyasi yalnızlıktan kurtulmak istiyordu. Osmanlı, Trablusgarp ve Balkan savaşlarında kaybettiği toprakları geri almak istiyordu.

    ? ÖRNEK SORU. Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşında Üçlü Bağlaşma (İttifak) Devletleri yanında savaşa girmesinde etken olmamıştır?

    A) Almanya'nın savaşı kazanacağına duyulan inanç

    B) Almanya'ya duyulan yakınlık

    C) Uzlaşma Devletleri'nin Osmanlı topraklarına saldırması

    D) Goben ve Breslav harp gemilerinin Rus limanlarına saldırması

    E) Osmanlı İmparatorluğu'nun coğrafi durumu (1974-ÜSS]

    ÇÖZÜM: İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarına saldırması, Osmanlının savaşa girişinden daha sonradır. YANIT C

    Savaşa Almanya'nın yanında giren Osmanlı bu savaşı en az 2 yıl uzatsa da, Almanya'dan gerekli yardımlar gelmeyince, müttefikleri Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan savaşlarda yenilince ve Bulgaristan'ın da savaştan çekilmesi ile Almanya-Osmanlı arası kara bağlantısı kesilince Osmanlı savaştan çekilmek zorunda kaldı.

    Wilson İlkeleri: ABD Başkanı Wilson'un, I. Dünya Savaşına girerken yayınladığı bildiridir. Buna göre; Yenenler yenilenlerden toprak almayacak, Milletler, kendi geleceklerine kendileri karar verecek, Yenilen devletler savaş tazminatı ödemeyecek, Osmanlı Devleti'nde Türklerin oturdukları bölgelerde Türk egemenliği sağlanacak, Dünyada barışı sağlayacak bir teşkilat kurulacaktı.

    I. Dünya Savaşı'nın Sonuçları. Bolşevik İhtilali ile Rusya'nın savaştan çekilmesi İtilafların işini zorlaştırmıştı ancak ABD'nin savaşa girmesi savaşın seyrini İtilafların lehine çevirdi. İttifakların arasında köprü vazifesi gören Bulgaristan'ın savaştan çekilmesi de İttifak Devletlerini zora sokmuştu. Avusturya-Macaristan'ın da savaştan çekilmesi ile Osmanlı ateşkes istemek zorunda kaldı. Savaştan en karlı çıkan devletlerden biri İngiltere, bir diğeri de Almanya'nın uzak doğu sömürgelerini alan Japonya oldu. Almanya, Osmanlı, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları parçalandı. Dünya barışını korumak amacıyla Milletler cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kuruldu. Demokratik rejimler ön plana çıktı. Sömürgeciliğin yerini manda ve himaye aldı. İlk kez bu savaşta kimyasal silahlar, denizaltı ve tank kullanıldı. Savaş sonrası imzalanan antlaşmalar barış getirmedi ve II. Dünya Savaşı'na neden oldu. Savaşlarda sivil kayıpların artması üzerine sivil toplum örgütleri kuruldu. Dünya siyasetinde dengeler ve haritalar değişti. Rusya'da Sosyalizm, Almanya'da Nazizm ve İtalya'da Faşizm tarzı yeni rejimler ortaya çıktı.

    MONDROS MÜTAREKESİ (30 EKİM 1918). Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak ve bu bölgeler, İtilaf devletleri tarafından işgal edilecektir. İç güvenlik ve sınırların korunması dışında, Osmanlı ordusu dağıtılacaktır. [amaç, işgalleri kolaylaştırmak] Toros tünelleri, telsiz, telgraf, demiryolları İtilaflar Devletlerine geçecektir. [ amaç, ekonomiyi ve iletişimi engellemek] 7. Madde: İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaklardır. [amaç, İşgallere bahane yaratmak, işgallere zemin hazırlamak]

    ? ÖRNEK SORU. 1918 yılında İtilâf Devletlerinin, bir yandan Anadolu'yu kendi aralarında paylaşırken, bir yandan da dünya kamuoyunu Türkler aleyhine oluşturmaya çalışmalarındaki amaç aşağıdakilerden hangisidir?

    A)Anadolu'daki azınlıkların yardımlarını sağlama

    B)Türklere yaşama hakkı tanımayan bir görüşü dünyaya yayma

    C)Anadolu'yu haklı nedenlerle paylaştıklarını dünyaya kabul ettirme

    D)Türkleri, uygarlık alanında geri kalmış bir toplum olarak dünyaya tanıtma

    E)Türklerin Anadolu'dan Orta Asya'ya geri gönderilmelerini sağlama (1977-ÜSS)

    ÇÖZÜM: İtilaf devletleri Anadolu'yu işgallerini haklı göstermek için dünya kamuoyunu yanlarına çekmek için hiçbir algı operasyonlarından kaçınmamışlardır. YANIT B

    24. Madde: Doğu Anadolu'da karışıklık çıkarsa altı ilde (Erzurum, Van, Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Bitlis) karışıklık çıkarsa İtilaf devletleri bu illeri işgal edebilecek. [amaç, Ermeni Devleti kurmak] En ağır iki maddesi 7 ve 24. maddelerdir.

    Paris Barış Konferansı. I. Dünya Savaşı'nda yenilen devletlerin durumunu görüşmek için Paris'te toplandı (18 Ocak 1919). 32 ülke temsilcisinin katıldığı konferansta İngiltere ve Fransa ilk günden itibaren denetimi ele aldılar. İtalya'ya söz verilen Batı Anadolu Yunanistan'a bırakıldı.. İtilaf Devletleri; Almanya ile Versay, Avusturya ile Sen Jermen, Bulgaristan ile Nöyyi ve Macaristan ile Triyanon Antlaşmalarını imzaladı.

    İzmir'in İşgali. Yunan ordusu 15 Mayıs 1919 yılında İzmir'e asker çıkarak kenti işgal etmeye başladı. Gazeteci Hasan Tahsin yaşananları hazmedemeyip Yunan askerlerine ateş etmesi sonucu şehit edildi. Yunanlılar pek çok Türk'ü şehit etti. Atatürk, İzmir'in işgaline sessiz kalınmamasını ve bu durumun protesto edilmesini istedi. İşgali protesto etmek için ülkenin birçok yerinde mitingler yapıldı. Bu mitingler ve işgaller Kuvayımilliye bilincinin doğmasını sağladı.

    Kuvayımilliye. Anadolu'da uygulanan işgallere karşı Türk halkı teşkilatlanarak bir milli direniş ruhu oluşturdu. Kuvayımilliye düzenli ordu kurulana kadar bölgesel olarak işgalci devletlere ve azınlıklara karşı vatanı savunan silahlı gruplardı. İşgallere karşı ilk direniş Hatay Dörtyol ilçesinde başlamıştır. Kuvayımilliye tek bir merkezden yönetilmiyordu ve düzenli değildi.

    YARARLI CEMİYETLER.

    1. İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti. İzmir'in ilhakını önlemek amacıyla kuruldu.

    2. Redd-i İlhak Cemiyeti. İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye adını değiştirerek "Reddi İlhak" olmuştur.

    3. Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti. Trabzon ve çevresinde Pontus Rum Devletinin kurulmasını engellemek amacıyla kuruldu. Erzurum kongresinin toplanmasında etkili oldu.

    4. Şark Vilayetleri (Doğu Anadolu) Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti. Ermenistan Devletinin kurulmasını engellemek amacıyla kuruldu. Erzurum kongresinin toplanmasında etkili oldu.

    5. Trakya Paşaeli Cemiyeti. Trakya'yı Yunan işgalinden kurtarmak için kuruldu.

    6. Kilikyalılar Cemiyeti. Adana ve çevresini Fransız ve Ermeni işgalinden kurtarmayı amaçladılar.

    7. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti. Mustafa Kemal'in ve Sivas valisinin eşinin gayretleri ile kuruldu.

    8. Milli Kongre Cemiyeti. İşgalleri basın ve yayın yoluyla protesto etti.

    9. Gizli Karakol Cemiyeti. İstanbul'dan Anadolu'ya silah sevkiyatı yaptılar. Milli Mücadele lehine İstihbarat faaliyetinde bulundular.  Zabitan adı verilen istihbarat teşkilatı kurdular.

    10. Kars İslam Şurası Cemiyeti.  İlk yararlı cemiyettir. Sivas'ta birleşerek "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adını aldılar.

    ZARARLI CEMİYETLER

    Mavr-i Mira. Rumlar tarafından kuruldu. Amacı Megali İdea 'yı gerçekleştirerek büyük Yunanistan'ı kurmaktı. İstanbul'daki Rum Patrikhanesi tarafından organize edildi.

    Etnik-i Eterya. Rumların yaşadığı bütün toprakların Yunanistan'a katılması için çalıştı.

    Pontus Rum. Amacı Trabzon ve çevresinde bir Rum devleti kurmaktı.

    Taşnak ve Hınçak. Ermeniler tarafından kurulan bu cemiyetlerin amacı Doğu Anadolu ve Çukurova'da bir Ermeni devleti kurmaktı

    Alyans İsralit ve Makabi. Yahudiler tarafından kurulan bu cemiyetin amacı orta doğuda bağımsız bir Yahudi devleti kurmaktı.

    Sulh Ve Selamet-i Osmaniye Fırkası. Kurtuluşun padişaha bağlı kalmakla sağlanacağını savunan kişiler tarafından kuruldu. Hürriyet ve İtilâf Fırkası ile birlikte hareket etmişlerdir.

    İslam Teali.  Anadolu'daki ulusal direnişe karşı olan bu cemiyet, halifelik yanlısı bir politika izlemiştir.

    Kürt Teali. Wilson İlkelerine dayanarak Doğu Anadolu'da bağımsız bir Kürdistan kurmayı amaçlamıştır.

    İngiliz Muhipleri. Milli mücadeleye karşı çıkıp İngiliz mandacılığını savunmuşlardır.

    Wilson İlkeleri. Amerikan mandacılığını savunmuşlardır.

    Mustafa Kemal Paşa, kurtuluşun Anadolu'da olduğunu biliyordu, bu yüzden Anadolu'ya geçmesi lazımdı. Tam da bu sırada Rumlar 7. maddeyi bahane ederek Türklerin kendilerine saldırdığını söylüyor ve İngilizlerden yardım istiyorlardı. İngilizler olayların durmasını aksi halde 7. madde gereğince Samsun ve çevresini işgal edeceklerini söyleyince Osmanlı Hükümeti olayları bastırması için Mustafa Kemal'i 9. Ordu Müfettişliği görevine getirdi. Kemal Paşa, 16 Mayıs'ta yola çıktı ve 19 Mayıs 1919'da vardığı Samsun'da Kurtuluş savaşını başlatmış oldu. Burada yayınladığı Samsun Raporunda Türklerin sorun çıkarmadığı asıl taşkınlıkları Rum ve Ermeni çetelerinin yaptığını söyleyince ilk kez görevine ters düşmüştür. Ardından Havza'ya geçen Mustafa Kemal burada Havza Genelgesini yayınlayarak Mondros Ateşkes antlaşmasına karşı çıkmalarını ve işgallere karşı mitingler düzenlemelerini ve işgalleri protesto etmelerini istedi. Amacı Türk milletinde milli bilinci uyandırmaktı.

    Yazı kaynağı : www.canlidershane.net

    Yararlı Cemiyetler (Milli Cemiyetler)

    Yararlı Cemiyetler (Milli Cemiyetler)

    Bu yazımızda cemiyetleri bir tablo altında gösterdikten sonra yararlı cemiyetler ve özelliklerini inceleyeceğiz.

    İşgaller sonrası direnişi amaçlayan yerel cemiyetlerin ( yararlı cemiyetler ) yanı sıra kurtuluşu İstanbul Hükûmeti’nin politikalarına bağlı kalmakta ya da güçlü bir devletin koruması altına girmekte bulan cemiyetler de kurulmuştur.

    Yararlı cemiyetler konumuza geçmeden önce açılan tüm cemiyetleri bir tablo ile gösterelim.

    Cemiyetleri tablomuzda gördükten sonra bu yazımızın konusuna yani yararlı cemiyetler konusuna giriş yapalım.

    Yararlı Cemiyetler (Milli Cemiyetler) :

    İtilaf devletleri Mondros‘un 7.Maddesini gerekçe göstererk Anadolu’yu işgale başlayınca bazı azınlıklar da bundan cesaret alıp taşkınlıklarını artırmaya başlamışlardı. İstanbul Hükümeti de işgaller karşısında sessiz kalınca bazı aydınlar vatanı korumak için cemiyetler açtılar.

    Bu cemiyetlerin önemli olanları ise şunlardır:

    Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.

    Yazı kaynağı : tarihvakti.com

    Yararlı ve Zararlı Cemiyetler Nelerdir? Özellikleri ve Faaliyetleri

    Milli Mücadeleye Yararlı ve Zararlı Cemiyetler Hangileridir?

    Milli Mücadeleye Yararlı Cemiyetler

    Osmanlı Devletinin Mondros Mütarekesinin ardından başlayan işgallere karşı tepkisiz kalması sonucunda, Türk milleti kendi kendini örgütlemiş ve mücadeleye girişmiştir.

    Bu amaçla işgallere karşı bölgesel özellikler taşıyan çok sayıda cemiyet kurulmuştur.

    Bu cemiyetler, Sivas Kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri adı altında tek bir çatı altında toplanmalarına dek, vatanın bütününden çok bulundukları bölgelerin kurtuluşunu hedeflemişlerdir.

    Faaliyetleri genel olarak,

    Trakya-Paşaeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti:

    30 Kasım 1918‘de kurulmuştur. Bu nedenle kurulan ilk “yararlı cemiyet” tir.

    Amacı, Trakya’daki Türklerin azınlıklar karşısında direnişini artırmak ve bölgenin Türklüğünü savunmaktır.

    Edirne, Kırklareli, Çatalca, Tekirdağ ve Gelibolu’da örgütlenen Cemiyet, 1919’da bir dizi kongreler düzenlemiş, hatta Osmanlı Devletine dayatılacak barış koşullarının görüşüldüğü Paris Barış Konferansı’na bir heyet gönderermek suretiyle isteklerini iletmiştir.

    Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Sivas Kongresi‘nden alınan kararlar gereğince Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin bir şubesi olmuştur.

    Cemiyetin başlıca yayın organları “Yeni Edirne” ve “Ahali” gazeteleridir.  

    Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti:

    Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti 4 Aralık 1918‘de kuruldu.

    Cemiyetin temel amacı, Ermenilere verilmek istenen doğu illerinin Türk olduğunu kanıtlamak ve Türklerin haklarını korumaktı.

    Başkent İstanbul’da kurulan Cemiyet, Erzurum, Erzincan, Sivas, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Elazığ illerinde şubeler açmıştır.

    Görüşlerini yaymak için “Hadisat” ve Fransızca yayımlanan Le Pays (Vatan) isimli gazeteler çıkarmıştır.

    Cemiyetin bir diğer önemli özelliği, Erzurum Kongresi‘nin toplanmasına öncülük etmiş olmasıdır.

    Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti:

    Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti, 12 Şubat 1919’da Trabzon’da kuruldu. Giresun, Ordu ve Of’ta şubeleri bulunmaktaydı.

    Cemiyetin yayın organları; Trabzon’da İstikbal, Giresun’da Karadeniz ve Yeni Giresun isimli gazetelerdi.

    Cemiyetin hedefi, yörenin Osmanlı Devleti’ne bağlılığını korumak ve ulusal haklara dokunulmasını engelleyecek çalışmalarda bulunmak olarak belirlenmişti.

    Yörenin Türklüğünü ve etnik durumunu belirten ayrıntılı raporlar yayımlayan cemiyet, Erzurum Kongresi’nin toplanmasına destek olmuş ve temsilci göndermiştir.

    İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti:

    İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti, 1 Aralık 1918‘de İzmir’in Yunanlılara verileceği haberleri üzerine kuruldu.

    Cemiyetin temel amacı, Wilson İlkeleri‘ne dayanarak İzmir ve Aydın’da Türklerin nüfus, arazi ve emlak yönünden çoğunlukta olduğunu göstermeye çalışmak ve böylece Yunan işgalinin önüne geçmekti.

    Cemiyet, İzmir’in işgalinin ardından “Reddi İlhak” adını aldı.

    Kilikyalılar Cemiyeti:

    Kilikyalılar Cemiyeti, 21 Aralık 1918 tarihinde Adana ve çevresinin Fransızlara verileceği haberleri üzerine kuruldu.

    Hem Fransız işgaline hem de bölgedeki Ermeni faaliyetlerine karşı mücadele yürüten Kilikyalılar Cemiyeti, bölgenin Türk olduğunu ve ana vatandan ayrılmak istemediğini belirten yayın yaptı.

    Yayınladığı raporlarda bölgedeki Hıristiyan nüfusun sadece yüzde on düzeyinde olduğunu belirten Cemiyet, Wilson İlkeleri doğrultusunda Türklerin haklılığını savunmuştur

    Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti:

    Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti, 9 Aralık 1919‘da Sivas Valisi Reşit Paşa’nın eşi Melek Hanım ve arkadaşları tarafından Sivas’ta kuruldu.

    Anadolu’nun pek çok yerinde şubeler açan Cemiyet, Türk kadınının Kurtuluş Savaşına katılmasını simgelemesi açısından önem taşımaktadır.

    Milli Kongre Cemiyeti:

    Milli Kongre Cemiyeti, Mondros Mütarekesi sonrasında bütün siyasal partileri ve dernekleri içine alacak ulusal bir cephe oluşturmak hedefiyle kuruldu.

    Cemiyetin öncülüğünü göz doktoru Esat Işık yaptı.

    Cemiyetin amacı; ulusal güçleri birleştirmek, vatanın haklarını ve yararlarını koruyacak ve gerçekleştirecek yolları ve araçları sağlamaya çalışmak olarak belirlenmişti.

    Milli Kongre Cemiyetinin en önemli özelliği,  23 Mayıs 1919’daki Sultanahmet Mitingi‘ne de öncülük etmiş olmasıdır.

    Milli Mücadeleye Zararlı Cemiyetler

    Zararlı Cemiyetler, Mondros Mütarekesi’nden sonra başlayan işgallere karşı, Türk halkının direnişini kırmak ya da Saray ve Hükümetin çizgisini egemen kılmak amacıyla Müslümanlar ya da azınlıklar tarafından kurulan cemiyetlerdir.

    Azınlıklar Tarafından Kurulan Zararlı Cemiyetler:

    Osmanlı sınırları içinde uzun yıllar Müslüman unsurlarla barış içinde yaşayan Rum ve Ermeni azınlıklar Osmanlı Devleti’nin sona ermiş olmasından hareketle işgallerden cesaret almışlar ve işgalcilerle işbirliği yapmak suretiyle Türk insanına karşı yıkıcı eylemlere girişmişlerdir. 

    Doğu Anadolu’da büyük bir Ermeni Devleti kurmak için faaliyet gösteren Ermeniler, önceki yıllarda kurulmuş olan Hınçak ve Taşnaksütyun Cemiyetleri aracılığıyla yıkıcı faaliyetlerine hız vermişlerdir. 

    Ermeni Patrikliği de patrik Zaven Efendi aracılığıyla bu yöndeki girişimleri büyük destek vermiştir. 

    Rumlar ise kurdukları Pontus Cemiyeti aracılığıyla Trabzon ve civarında faaliyet göstererek Pontus Rum Devleti kurma amacına yönelmiş; Mavri Mira Cemiyeti ile de büyük Yunanistan mücadelesine girişmişlerdir. 

    İstanbul, Trakya ve Batı Anadolu’da faaliyet gösteren Mavri Mira Cemiyetinin amacı, “Megali İdea” olarak adlandırılan Büyük Yunanistan kurma hedefidir.

    Rum azınlıkların bu faaliyetleri, Yunan Kızılhaçı, Rum okulları, Göçmenler Cemiyeti ve Rum Patrikhanesi aracılığıyla desteklenmiştir. 

    Müslümanlar Tarafından Kurulan Milli Varlığa Düşman Cemiyetler:

    İşgaller karşısında teslimiyetçi bir tutum izleyen bir kısım Türk ve Müslümanlarda direnişe karşı çıkmak için çeşitli cemiyetler kurmuştur. 

    Padişah ve Osmanlı Hükümetinin çizgisinden çıkılmamasını isteyen bu cemiyetler, direnişe karşı çıkmışlardır. 

     Bu cemiyetlerin belli başlıları şunlardır:

    Kürt Teali Cemiyeti, 1918 Aralık ayında  kuruldu. 

    Eski Danıştay Başkanı Seyyit Abdülkadir, eski Adliye Müfettişi Emin Ali, emekli Albay M. Ali, Mevlanzade Rıfat, Bahazade Şükrü, eski Polis Müdürü Halil Fuat ve Hamdi Paşalar cemiyetin önde gelen isimleridir. 

    Derneğin faaliyetleri; 

    Van, Bitlis, Harput, Diyarbakır ve Musul’da Kürtlerin ezici çoğunluğu oluşturduğu; Sivas, Konya, Ankara, Adana ve Halep’te de belli bir kesimin Kürt olduğu iddialarını dile getiren cemiyet, belli bir bölgede Kürtlere İngiliz mandası altında özerklik verilmesini talep etmiştir. 

    Ancak, Cemiyet, Güneydoğu’da önemli bir taraftar kitlesi toplayamamıştır. 

    Bu durumun oluşmasında Mustafa Kemal Paşa’nın özellikle güneydoğudaki aşiret liderleri ile yakın temasta bulunmasının büyük bir rol oynamıştır. 

    Nitekim, 23 Nisan 1923’te açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Güneydoğu Anadolu illerini temsil eden çok sayıda Kürt kökenli milletvekili yer almış ve Kürtler Türklerle aynı siyasi birlik içinde yer almak duygusuyla, Türk Kurtuluş Savaşı’nın içinde yer almıştır. 

    İngiliz Muhipleri Cemiyeti, 20 Mayıs 1919‘da kuruldu. 

    Cemiyet, İstanbul’daki resmi çevrelerden ve özellikle de Vahdettin ve Damat Ferit Paşa‘dan büyük destek almıştır.

    Damat Ferit Paşa ve Sait Molla derneğin fikir babaları olarak kabul edilir. 

    Bununla beraber cemiyet, çok sayıda asker-sivil üst düzey yönetici ve emekli bürokrat üyeye de sahiptir. 

    Hürriyet ve İtilaf Partisi ile Kürt Teali Cemiyeti İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin en yakın ilişkide olduğu cemiyetler olmuştur.

     Cemiyet amacını, toprak bütünlüğünü sağlamak olarak ortaya koymuş, bu amaçla İngiliz desteğini sağlamayı ise hayati önemde görmüştür.

    Cemiyete göre, yüce İngiltere milyonlarca Müslüman’ı yönetmektedir.

    Bu nedenle, yüzyıllardır süren Osmanlı-İngiliz dostluğunu sürdürmek ve güçlendirmek İslamiyet’in yararınadır. 

    İttihat ve Terakki Partisi‘nin Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile ittifak yapması, Osmanlı-İngiliz ilişkilerini zedelemiştir.

    Bu nedenle cemiyet, İngiltere’nin dostluğunu yeniden kazanma yolunda çalışacağını ve bu yolla, Osmanlı haklarını korumaya hizmet edeceğini iddia etmiştir. 

    Özetle İngiliz Muhipleri Cemiyeti, İngiliz manda ve himayesini savunmuştur.

    Bu nedenle ulusal mücadele karşıtı bir harekettir. 

    İngiliz Muhipleri Cemiyeti; 

    İngiliz mandası için halktan imza toplayan cemiyet, özellikle Rahip Robert Frew ile Sait Molla’nın ortak çalışmaları ile ayaklanmaları teşvik etmiştir. 

    Basında da kendine sözcüler bulan cemiyet, Yeni İstanbul gazetesinde Sait Molla, Peyam’da Ali Kemal, Alemdar’da Refi Cevat Ulunay aracılığıyla fikirlerini yaymaya çalışmıştır. 

    Teali-i İslam Cemiyeti, 19 Şubat 1919’da İstanbul’da kuruldu. 

    Cemiyetin önde gelen üyeleri, İskilipli Atıf Hoca, Hoca Mehmet Zeki Efendi, Şemsettin Efendi, Hayrettin Efendi ve Hasan Fehmi Efendi’dir.

    Medrese hocaları tarafından kurulan bu cemiyetin en belirgin özelliği, ümmetçi  oluşu ve hilafete mutlak itaati savunmasıdır. 

    Bu görüşler doğrultusunda hareket eden Cemiyet, Anadolu’da önemli sayıda şube açmış, Hürriyet ve İtilaf Partisi’ne bağlı bir yan kuruluş gibi çalışmıştır. 

    Cemiyete göre İttihatçılık dinsel bir sapmadır ve Osmanlının son yıllarda başına gelen bütün kötülüklerinin sebebidir. 

    Anadolu’daki direniş hareketini de İttihatçılığın bir devamı olarak gören Cemiyet, Ulusal Mücadele aleyhindeki propagandalarıyla geniş kitlelere ulaşmıştır.

    Yayımladığı koyu din sömürüsü yapan beyannamelerle öne çıkan Cemiyet,  Kuvay-i Milliye‘ye karşı mücadele etmeyi ve Hilafete bağlılığı, dinin bir gereği olarak sunmuştur. 

    Hürriyet ve İtilaf Fırkası, II. Meşrutiyet döneminde, 1911 yılında kuruldu. 

    İttihat ve Terakki iktidarı döneminde etkisizleşen parti, Mütareke döneminde yeniden ön plana çıktı. 

    Mesuliyet, Alemdar, Peyam-ı Sabah, İrşad ve Ferda gazeteleri, cemiyeti destekleyen gazetelerdir. 

    Partinin en belirgin niteliği, İttihat Terakki düşmanlığı ve Damat Ferit Hükümetlerine verdiği kayıtsız şartsız destektir. 

    Milli Mücadeleyi, İttihatçı hareketin bir devamı olarak gören partiye göre bu hareket, meşru hükümete karşı girişilmiş bir isyan hareketidir. 

    Milli Mücadele yanlılarını, saltanat ve hilafeti parçalamak isteyenler şeklinde tanımlayan partinin temel hedefleri, milli mücadeleye karşı çıkmak ve hilafetçi ayaklanmaları desteklemek olarak ortaya çıkmıştır. 

    Bu amaçla, özellikle Kürt Teali Cemiyeti ve İngiliz Muhipleri Cemiyeti ile sıkı bir işbirliği içinde bulunmuştur. 

    Cemiyet, 4 Aralık 1918’de İstanbul’da kuruldu. 

    Halide Edip Adıvar, Refik Halit, Ali Kemal Bey, Celal Nuri İleri, Yunus Nadi Abalıoğlu, Ahmet Emin Yalman, Necmettin Sadak, Celalettin Muhtar Bey gibi dönemin ünlü gazeteci ve yazarları cemiyetin üyeleri arasındadır. 

    Cemiyetin kurulmasına neden olan, Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru ABD Başkanı Wilson tarafından açıklanan ilkelerdir. 

    Wilson Prensibi” olarak adlandırılan bu ilkeler Osmanlı aydınlarında, Türklerin çoğunlukta olduğu topraklarda egemenliğin sürdürülebileceği ve adil bir barış antlaşmasının imzalanabileceği yolunda beklentiler doğurmuştur.

    Wilson Prensipleri Derneğinin amacı, bu beklentileri gerçekleştirebilmek ve ABD’nin yardımını sağlamaktır. 

    ABD’nin siyasal ve ekonomik korumasını isteyen cemiyet üyeleri, 5 Aralık 1918’de Wilson’a yazdıkları mektupla bu isteklerini iletmişlerdir. 

    Cemiyete göre, Osmanlı Devleti birlikten yoksun olup, kendi olanaklarıyla kalkınması imkansızdır. 

    Bu nedenle ABD aracılığıyla bir kurul oluşturulmalı ve bu  kurul; maliye, ziraat, sanayi, ticaret, eğitim, bayındırlık gibi  alanlarda yapılacak reformları yöneterek, araç-gereç sağlamalıdır. 

    Ülkenin eğitim düzeyini yükseltecek ve kalkınmasını gerçekleştirecek olan bu kurul; adalet, güvenlik ve yerel yönetim alanlarında da çeşitli reformlar gerçekleştirecektir.

    Özetle cemiyetin hedefi, Osmanlı Devletinin ABD aracılığıyla kalkındırılmasıdır. 

    Cemiyet, “ABD mandası” anlamına gelecek olan bu fikri,  milli mücadeleyi yönetenlere de kabul ettirmeye çalışmış, ancak Mustafa Kemal Paşa’nın bu fikre kesin olarak karşı çıkması sonucunda Sivas Kongresinde alınan kararla, “manda fikri” kesin olarak reddedilmiştir. 

    Sivas Kongresinde alınan bu kararla, Cemiyet etkinliğini kaybetmiş, Cemiyetin Halide Edip ve Yunus Nadi gibi önde gelen üyeleri, Anadolu’ya geçmek suretiyle Kurtuluş Savaşına katılmıştır. 

    Yazı kaynağı : tarihibilgi.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap