Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    türkçede hangi harfle başlayan kelime yoktur

    1 ziyaretçi

    türkçede hangi harfle başlayan kelime yoktur bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Türkçenin ses özellikleri

    Bugün Türkçede kullanılan sözcükler, Türkçe ve Türkçeleşmiş yabancı kökenli sözcükler biçiminde ikiye ayrılmaktadır. Türkçe, kendi ses düzenine yabancı asıllı sözcükleri uydurmaktadır.

    Ses düzeni bakımından öz Türkçe sözcüklerde görülen başlıca özellikler şunlardır:

    1. Türkçe sözcüklerde ilk heceden sonraki hecelerde "o" ve "ö" ünlüleri bulunmaz: Doktor, horoz, motor, balon, maydanoz, koro, sigorta, kozmopolit gibi sözcükler öz Türkçe değildir. -yor eki bu kurala istisna oluşturur.

    2. Türkçe sözcüklerde "j" sesi yoktur. Ancak yansıma sözcükleri bu kuralın dışındadır.

    Öte yandan Türkçede h sesleri, yalnızca ünlemlerde ve ses taklidine dayanan sözcüklerde görülür: hırıltı, hışır hışır, hışırtı, horlamak, oh Öz Türkçedir.

    3. Türkçe sözcüklerin başında c, ğ, l, m, r, z sesleri yansıma dışında bulunmaz: Cahil, can, cebir, lamba, lazım, leğen, mavi, nane, rapor, renk, rezil, rosto, ruh, vakum, vasıf, vazo, vezin, vize, zil. Bu sözcüklerden bazılarını dil kendine uydurmaya çalışır: ilazım, ileğen, ilimon, İramazan, irezil gibi. (İstisnai olarak caymak fiili Türkçedir, kaymaktan gelir.[1])

    Yansıma olan durumlar: melemek, mırıltı, mışıl mışıl, mışmak, miyav, ninni, vınlamak, vızır vızır gibi sözcükler öz Türkçedir. Bu kurala da az sayıda istisna bulunur: ne, var, varmak, vermek, vurmak

    4. Türkçede sözcük sonunda b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz: hesab, kitab, tac gibi sözcükler yabancı kökenlidir. Dil, bunları kendine uydurur: hesap, kitap, taç gibi. Bu kurala az sayıda istisna bulunur: ad, od, sac, yad

    5. Türkçe sözcüklerde sona gelen ç, k, p, t ünsüzleri iki ünlü arasında kalınca bazen yumuşarlar: çocuk-çocuğu, dolap-dolabı, genç-genci, sevinç-sevinci, tat-tadı, yurt-yurdu. Ancak tek heceli çoğu sözcük yumuşamaz: aç-açık, ek-eki, iç-içim, ip-ipi, süt-sütü, top-topu gibi. Bunun dışında çok heceli yumuşamayan sözcük varsa büyük olasılıkla o Türkçe değildir: kaset-kasedi, sepet-sepeti (Dil, kendine uyumlandırmış).

    6. Türkçe sözcüklerde bir hecede iki ünlü yan yana gelmez: aile, arkeolog, fuar, kaos, kuaför, matbaa, realizm, saat, ziraat, inşaat gibi sözcükler dışarıdan gelmiştir.

    7. Türkçe sözcüklerde başta birden fazla ünsüz bulunmaz: Fransa, kral, kraliçe, kravat, kreş, gram, granit, plan, Slav, spor. Kimi sözcükleri dil kendine uydurmaya çalışır: İskandinav, İslav, İspanya, iskele, istasyon, ispor gibi.

    8. Türkçe sözcük sonlarında belli çift ünsüzler bulunur:

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    türkçede sözcük başına gelmeyen harfler

    Türkçede sözcük başına gelmeyen harfler uydurması! Türkçe sözcükler c, f, h, j, l, m, n, p, r, ş, v, z ile başlar mı?

    Türkçede sözcük başına gelmeyen harfler uydurması! Türkçe sözcükler c, f, h, j, l, m, n, p, r, ş, v, z ile başlar mı?

    Türkçede sözcük başına gelmeyen harfler uydurması! Türkçe sözcükler c, f, h, j, l, m, n, p, r, ş, v, z ile başlar mı?

    Değerli üyelerimiz. Şu tür savları hepiniz çok sık duymuşsunuzdur:

    Bu konuda son derece büyük bir bilgi kirliliği bulunmakta olup birçok Türkçe ve Edebiyat öğretmenimiz bile bu yanlışların ayrımında değildir.

    1. Türkçede c, f, h, j, l, m, n, p, r, ş, v, z sesleri ile Türkçe sözcük başlamadığı ileri sürülmektedir.

    Çoğu kaynakta, Türkçede c, f, h, j, l, m, n, p, r, ş, v, z sesleri ile Türkçe sözcük başlamadığı ileri sürülmektedir. Kimleri, bu bilgiyi kullanarak, Türkçenin yetersiz olduğunu ileri sürmektedirler. Bu sözlükteki 28 ses ile başlayan (ğ ile zaten başlamaz) bölümlerden 12'sini çıkarmak demek. Bu çok büyük bir oran...

    Bu sav doğru mudur? Tartışalım...

    Öncelikle bu kuralın yanlış olmadığını, ancak çarpıtıldığını söylemeliyiz. Çünkü bu kural 1500 yıl öncesinin Türkçesinde var olan bir kuraldır. Orhun Yazıtları'nın yazıldığı dönem için doğrudur. O dönemde bile ayrıcalıklı (istisna) durumlar (ben anlamındaki "men" sözü gibi) durumlar vardı. Ancak aradan geçen 1500 yılda, çeşitli ses dönüşümleri, ses düşmeleri vb. olmuştur. Türkçe olan sözcükler değişime uğramıştır. Bunda göçlerle gelen iklim değişikliğinden tutun da, zaman etmenine kadar birçok değişik etmen vardır. Bunun sonucu olarak bu 12 sesten çoğu ile Türkçe köklü sözcükler başlar duruma gelmiştir. Bunun yanısıra, 1500 yıl önce de bugün de, yansıma köklü birçok sözcük zaten bu seslerle başlamış ve başlamaktadır. Bazı kaynaklar bu durumu "istisna" diye belirtirler. Derler ki: "... sesleri ile yansımadan türeyen sözcükler dışında Türkçe sözcük yoktur"...

    Tüm bunların yanında, Türkiye Türkçesi dışındaki Türkçelerde bu seslerle başlayan sözcük sayısı bizden açık ara daha çoktur. Diğer Türkçelerde ses dönüşümleri sonucu, örneğin; y sesi kimi zaman j'ye, kimi zaman c'ye dönüşmüştür. Bunun gibi türlü dönüşümler, bu kuralı değiştirmiştir.

    Günümüz Türkçesi ile bu sesleri tek tek ele alalım... (Yansımadan türeyenleri dışarıda bırakacağız)

    Türkçe kelimeler C ile başlar mı?

    carık: ışık (halk arasında)
    carıklık: aydınlık (halk arasında)
    caş: genç, delikanlı
    cay-: sözünden dönmek (çay- sözcüğünden)
    cazgır: bağıran kişi. (çar-: çağırmak kökünden)
    cepken: üste giyilen yelek (çekmen sözcüğünden)
    cığan: akçasız (çıgan sözcüğünden)

    cılız: çok zayıf (cılgız - Kırgız Türkçesinden)

    cırbala: küçük çocuk (halk arasında: cır+bala)
    cırık: yarık, yırtık
    cırmala-: tırmalamak (halk arasında)
    cırnak: tırnak (halk arasında)

    cıyın: sinir (halk arasında)
    cıyındırık: sinirli (halk arasında)
    cibin: sinek (çipin sözcüğünden)
    cibinlik: sineklik
    cibre: posa (çöp+re)
    cimcik: çimdik (halk arasında)
    cindoruk: en yüksek yer (çin+turug)
    cop: kısa değnek (çöp sözcüğünden)
    coş-: coşmak
    cucuk: peynir mayası (halk arasında)

    *EK: C sesi eski Türkçede yoktur. Çoğu zaman c sesi ile başlayan sözcüklerin ç veya y sesinden dönüştüğü görülür. Sözcük içinde açı > acı gibi uzun ünlülerin etkisiyle dönüşmüşlerdir.

    Türkçe kelimeler F ile başlar mı?

    ferik: piliç (halk arasında: bili+ç)
    filiz: sürgün (bili+ç)
    fitik: askerlikle ilgili belge (bitig sözcüğünden)

    *EK: F sesi eski Türkçede yoktur. Zamanla öbke > övke > öfke dönüşümünde olduğu gibi; b sesinin v'ye, onun da f'ye dönüştüğü görülmüştür.

    Türkçe kelimeler H ile başlar mı?

    habazan: başıboş, işsiz (h+abazan)
    haçan: ne zaman (kaçan sözcüğünden)
    hak: kurtulmuş meyve (kak sözcüğünden)
    hakan: kağan
    halı: halı (kalıñ sözcüğünden)

    hangi: soru adılı (kangı sözcüğünden)
    hanım: kadına verilen san (kañ kökünden)
    hani: soru adılı (kanı sözcüğünden)
    hapaç: apış arası (halk arasında)
    hapan: kapan (halk arasında)
    hara: nereye (ka+ra)
    hardan: nereden
    haşarı: yaramaz (aşırı sözcüğünden)
    hatun: kadın (katun sözcüğüden)
    havlu: kurulanmaya yarayan bez (kav kökünden)
    havut: deve semeri (kov: kof, boşluk kökünden)
    haylaz: aylak (ay: boşta gezen)
    hedik: haşlanmış buğday (halk arasında)
    heke: öfke, heyecan (öbke sözcüğünden)
    hep: bütün olarak (köp sözcüğünden)
    him: köşe, çalılık, temel (halk arasında: im kökünden)
    hin: açıkgöz (halk arasında: in kökünden)
    hoca: bilge (koca sözcüğünden)
    hotoz: süslü başlık
    höke: kibirli, ukala (halk arasında: öke sözcüğünden)
    hörgüç: devenin sırtındaki çıkıntı (örküç sözcüğünden)
    höyük: küçük tepe (üyük sözcüğünden)

    *EK: H sesi eski Türkçede yoktur. Ancak zamanla k sesinin önce q veya hırıltılı h sesine dönüşmesi, ardından da h'ye dönüşmesi ile oluşmuştur.

    Türkçe kelimeler J ile başlar mı?

    Türkiye Türkçesinde J sesi ile başlayan sözcük yoktur.

    L Sesi ile Başlayan Türkçe Sözcüklere Örnekler:

    laçın: bir tür şahin (ala+çın)
    lan: argo bir sesleniş (oğlan sözcüğünden)
    loş: az ışıklı yer (yoş sözcüğünden)

    Türkçe kelimeler M ile başlar mı?

    malak: manda yavrusu (bala+k sözcüğünden)
    mantar: ağaçlara saran bitki (DLT'deki mandar)
    mantı: bir yemek türü (ortak Türkçe sözcüklerden)
    melen: işlenmemiş toprak
    melengiç: çitlembik (melen sözcüğünden)
    men: ben
    mengi/mengü: sonsuz (bengü sözcüğünden)
    mertek: tavan kirişi (met kökünden)
    miçek: sivrisinek (halk arasında)


    murç: yaprak ve çiçek tomurcukları (halk arasında)
    murt: tortu (halk arasında)
    mutlu: kutlu (kut sözcüğünden kutlu mutlu ikilmesi ile)

    *EK: Türkçede baştaki b sesi kimi zaman m sesine dönüşmüştür.

    Türkçe kelimeler N ile başlar mı?

    narpız: yaban mersini (yarpız sözcüğünden)
    nasıl: soru adılı (ne+asıl)
    ne: soru adılı
    nen: şey (ne kökünden)
    neden: soru adılı
    nerede: soru adılı
    nereden: soru adılı
    nereye: soru adılı
    nesne: varlık (ne kökünden)
    nevin: buğday tanesinin özü (n+evin)
    neye: soru adılı
    neyse: ne ise
    nice: neçe
    niçin: soru adılı (ne+için)
    niye: soru adılı

    *EK: N sesi ile başlayan soru adılları, Türkçedeki "ny" sesinden gelmektedir.

    Türkçe kelimeler P ile başlar mı?

    palak: ayı yavrusu (bala+k)
    palaz: büyümüş civciv (bala+z)
    palto: üste giyilen yelek (DLT'deki partu sözcüğünden)
    pamuk: bitki adı (bamuk sözcüğünden)
    papak: uzun tüylü kalpak (kap sözcüğünden)
    parmak: eldeki uzantılar (bar kökünden)
    parpuz: yaban mersini (yarpuz sözcüğünden)
    pars: yırtıcı bir hayvan (bar: kaplan sözcüğünden)
    pastırma: et türü yiyecek (bas- kökünden)
    paşa: bir san (baş+ağa)
    pek: katı, çok (bek sözcüğünden)
    pekiyi: olur (bek+iyi)
    pekiş-: sertleşmek (bek kökünden)
    pekmez: bir yiyecek (bek kökünden)
    peksimet: bir yiyecek (beksi ekmek)
    petek: arı kovanında bal konan bölme
    perçem: saç (beçkem sözcüğünden)
    pısırık: korkak (bus- kökünden)
    piliç: büyümüş civciv (bili+ç)
    pire: bir böcek türü (bürge sözcüğünden)
    pis: tortu
    piş-: pişmek (biş- kökünden)
    pişi: bir yiyecek (biş- kökünden)
    pişir-: pişirmek
    pişkin: yüzsüz (biş- kökünden)
    poğaça: bir yiyecek türü (boğ kökünden)
    porsuk: bir hayvan türü (borsuk sözcüğünden)
    pot: budanöış, kısa, cüce (bod sözcüğünden)
    potuk: bir yıllık otsu tüysüz bitki (bodu kökünden)
    pörsü-: buruşmak (bürsü- sözcüğünden)
    pus: sis (buğu sözcüğünden)
    pusu: tuzak (buğu sözcüğünden)
    pürüz: kusur (pür kökünden)

    *EK: P ile başlayan sözcüklerin çoğu, b sesinin sertleşmesiyle olmuştur.

    Türkçe kelimeler R ile başlar mı?

    Türkiye Türkçesinde R sesi ile başlayan sözcük yoktur. Bu yüzden ses türemesi ile halk arasında başına ı veya i getirilerek söylenir.

    Örnek: iradyo, ürüzgar.

    Türkçe kelimeler Ş ile başlar mı?

    şad: prens
    şalgam: bir bitki türü (çal- kökünden)
    şayak: bir tür kumaş (halk arasında)
    şebek: maymun türü (çep+ek)
    şımar-: şımarmak (şım-: serbest bırakmak)
    şımkı: ince uzun değnek (çıb+kı)
    şıvgın: taze sürgün (çıvgın sözcüğünden)
    şimdi: şu an (imdi sözcüğünden)
    şimşek: şimşek (süğşek sözcüğünden)
    şiş: şişmiş olan (siş sözcüğünden)
    şiş-: şişmek (siş sözcüğünden)
    şişik: şişmiş (siş sözcüğünden)
    şişir-: şişirmek (siş sözcüğünden)
    şişkin: şişkin (siş sözcüğünden)
    şişman: şişmiş kişi (siş sözcüğünden)
    şölen: eğlenceli yemek (silen sözcüğünden)
    şöyle: şunun gibi (uş+öyle)

    *EK: Ş ile başlayan sözcüklerin çoğunun ilk sesi s veya ç sesinden dönüşmüştür.

    Türkçe kelimeler V ile başlar mı?

    var: yok karşıtı (bar sözcüğünden)
    var-: varmak, erişmek (bar- sözcüğünden)
    varak: varılacak yer (bar- sözcüğünden)
    varan: ardışıklık bildiren söz (bar- sözcüğünden)
    vargı: sonuç (bar- sözcüğünden)
    varış: varma işi (bar- sözcüğünden)
    varlık: zenginlik (bar sözcüğünden)
    varsıl: zengin (bar sözcüğünden)
    varvara: sonuç (bar- sözcüğünden)
    vaşak: yırtıcı hayvan (üş kökünden)
    ver-: vermek (ber- sözcüğünden)
    verecek: verilecek olan, borç (ber- kökünden)
    veresiye: sonra verilecek olan (ber- kökünden)
    verev: bir köşeden bir köşeye (yer kökünden)
    vergi: devlete ödenen bedel (ber- kökünden)
    veri: bilgi (ber- kökünden)
    verici: yayıcı (ber- kökünden)
    veriliş: akış (ber- kökünden)
    verim: verim (ber- kökünden)
    veriş: sunma (ber- kökünden)
    veriştir-: söylenmek (ber- kökünden)
    versek: ihbar dilekçesi
    vur-: vurmak (ur- sözcüğünden)
    vurgu: baskılı söyleme (ur- kökünden)
    vurgun: ani kazanç (ur- kökünden)
    vurma: vuruş (ur- kökünden)
    vuru: vuruş (ur- kökünden)
    vurucu: etkili (ur- kökünden)
    vuruş: vurma (ur- kökünden)

    *EK: V sesi ile başlayan sözcüklerin çoğunun ilk sesi b sesinden dönüşmüştür.

    Türkçe kelimeler Z ile başlar mı?


    zıpkın: av aleti (sıpkın sözcüğünden)
    zibek: havan (sibek sözcüğünden)
    zukma: yumruk (halk arasında: sok- sözcüğünden)

    *EK: Z sözcüğü ile başlayan sözcüklerin ilk sesi genelde s sözcüğünden dönüşerek oluşmuştur.

    SONUÇ:

    Örneklerden de görüldüğü gibi yalnızca iki ses (j ve r) ile başlayan sözcük Türkçede bulunmamaktadır. Diğer seslerle başlayan sözcükler 1500 yıl öncesinden bugüne değin ses dönüşümleri ile, halk arasında veya yazı dilinde oluşmuş durumdadır. Bu sözcüklerin sayısının diğerlerine göre az olması, olmadığı anlamına gelmez. Nasıl ki, başka dillerde de (örneğin İngilizcede X ile Y ile veya Z ile) bazı seslerle başlayan sözcük sayısı az ise bizde de bu doğaldır. Ancak "yoktur" demek yanlıştır. Burada; Türkçenin yoksul bir dil olduğu vurgusunu yapmak veya sonradan uydurulduğu söylemek isteyenlerce kullanılan bir çarpıtma söz konusudur. Elbette bu düşüncenin yayılmasında bilgisizlik ve sorgulamadan bilgiyi almanın da etkisi vardır.

    Yazan: Hasan Şahin KIZILCIK
    https://www.facebook.com/hskizilcik

    Dipçe: Buradaki örnek sözcükler, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy'un "Türkiye Türkçesindeki Türkçe Sözcüklerin Köken Bilgisi Sözlüğü"nden alınmıştır.

    Dipçe 2: 

    Türkçe kelimelerin sonunda b, c, d, g, harfleri bulunmaz.

    Türkçe kelimelerin sonunda b, c, d, g harfleri bulunmaz. Bu nedenle dilimize giren ve sonunda b, c, d, g harfi bulunan kelimelerin sonundaki bu harfler sertleşir.

    (b – p , c – ç,  d – t, g – k  dönüşme olur. )

    Örnek :
    Harab →  harap

    Özel Durumlar
    1. Bu  kural,bazı tek heceli kelimelerde anlam değişmesine yol açacağı için uygulanmaz  Örn.: Ad : isim .... at : bir hayvan
    (hac...haç, öd...öt, od...ot)

    2.Dilimizde bazı tek heceli kelimeler –ğ ile bitebilir. Bunun dışında Türkçe sözcüklerin sonunda –ğ bulunmaz.  
    (Yağ, dağ, sağ, çağ, bağ....)

    Yazı kaynağı : www.turkcenindirilisi.com

    ORHAN YILDIZ - TURKCEDE SOZCUK BASINA GELMEYEN HARFLER

    Türkçede hangi harfle başlayan bir kelime bulunmaz?

    Türkçede hangi harfle başlayan bir kelime bulunmaz?

    Türkçede hangi harfle başlayan bir kelime bulunmaz?

    Yazı kaynağı : sorhadi.net

    Türkçenin (Türk Dilinin) Ses Özellikleri

    Türkçenin (Türk Dilinin) Ses Özellikleri

    Türkçenin (Türk Dilinin) Ses Özellikleri

    Türkçe söz varlığının bir bölümü; Türkçe asıllı sözcükler, Arapça ve Farsçadan geçmiş sözcüklerden oluşmaktadır. Arapça ve Farsçadan gelmiş sözcüklerin bir bölümü o kadar Türkçeleşmiştir ki Arap veya Fars dilindeki durumundan oldukça farklıdır ve kimi sözcüklerin anlamı da farklılaşmıştır.

    Türkçede doğru tümce yapısı, özne, tümleç, yüklem biçimindedir. Ancak Türkçe esnek bir dildir. Bu yüzden günlük yaşamda devrik tümceler sıklıkla kullanılır. Örneğin, “Bugün yazılı sınav olacağız.” tümcesine eşdeğer “Yazılı sınav olacağız, bugün.” tümcesi kurulabilir. Bu tür tümceler daha şiirsel anlatıma sahiptir.

    Türkçede kısa yoldan anlatım ön plandadır. Örneğin, “sobayı yak” derken “sobanın içindeki odun ve kömürleri yak” anlamındadır. Bunun dil bilgisindeki adı “ad aktarması“dır.

    Türkçede kişi adılları dört tanedir. Örneğin Türkiye Türkçesinde, “ben, sen, o, biz, siz, onlar” biçimindedir. Türkçedeki önemli bir başka özellik, “siz” adılının kibar olarak 2. tekil kişiyi (sen) belirtmesidir.

    1- Türkçe kelimelerde kalın ünsüzlerinin kalın ünlülerle (a, ı, o, u); ince ünsüzlerinin ince ünlülerle (e, i, ö, ü) aynı hecede bulunmasından ortaya çıkan bir uyum vardır. (büyük ünlü uyumu).

    Yani, a, ı, o, u kalın ünlüleri g, k, l ünsüzleriyle; e, i, ö, ü ince ünlüleri g, k, l ünsüzleriyle aynı hecede bulunmazlar.

    kelimelerinin söylenişine dikkat edilirse “g, ğ, k, l” seslerinin buradaki örneklerde aynı sesler olmadığı sezilebilir.

    2- Türkçede “o, ö” ünlüleri (-yor eki dışında) sadece ilk hecede bulunur:

    İlk hece dışında o, ö sesleri olan kelimeler yabancı asıllıdır:

    3- Türkçede uzun ünlü yoktur.

    İçinde uzun ünlü bulunan kelimeler yabancı asıllıdır:

    Bazı ses olaylarıyla ortaya çıkan;

    kelimeleri istisnadır.

    4- Türkçede ince “a” ve ince “l” sesleri yoktur:

    Örneklere dikkat edilirse kelimelere getirilen eklerin ünlü uyumuna uymadığı görülür.

    5- Arapçadaki ayın ve hemze sesleri, Türkçede olmadığı için bunlar söylenmez, düşürülür.

    Bu seslerden önce ünlü olması durumunda ünlü, uzun okunur:

    Ancak anlam karışıklığı olmayacak kelimelerde bunların kesmeyle yazılmasından -son zamanlarda- vazgeçilmiştir:

    6- Dilimizde iki ünlü yan yana gelmediği için ünlüyle biten kelimeler, ünlüyle başlayan ekler aldığı zaman araya “y” koruyucu ünsüzü girer:

    Yan yana iki ünlünün bulunduğu kelimeler alınmadır:

    7- Türkçe bir hecede ancak bir ünlü bulunur.

    Aynı hecede iki ünlünün bulunduğu kelimeler alınmadır (Türkçe değildir).:

    8- Kelime kökünde ikiz ünsüz (şedde) yan yana bulunmaz:

    Anne (<ana), belli, bellemek, elli (<elig) kelimeleri istisnadır.

    9- Türkçede kelime kökünde ikiden fazla ünsüz yan yana gelmez:

    gibi kelimeler batı kaynaklı dillerden alınmadır. Türkçe, sertlik gibi örneklerde yan yana gelen üç ünsüzden ikisinin kelime köküne, üçüncüsünün eke ait olduğuna dikkat ediniz.

    10- Türkçe heceler ve kelimeler iki ünsüzle başlamaz:

    gibi kelimeler, başka dillerden alınmadır. Ağızlarda bu iki ünsüz arasında bir ünlü türetilir: kıral, sipor, tiren,…

    11- Türkçede kelime başında ” c, ğ, l, m, n, ñ, r, z ” sesleri bulunmaz.

    Çocuk dili kelimeleriyle (cici, mama, meme, ninni,…) nine ve ne ile ne’den yapılan kelimeler (nasıl (<ne asıl), ne, neden, nere, nereden, nereye, nice, niçin, nine, nitelik kelimeleri istisna oluşturur.

    Alınma kelimelere örnekler:

    12- Türkçe kelimelerin sonunda “b, c, d, g” ünsüzleri bulunmaz.

    Alıntı kelimelerdeki bu sesler sert karşılıkları olan “p, ç, t, k” ünsüzlerine çevrilir:

    Kelimenin ünlüyle başlayan bir ek alması hâlinde sert ünsüzler yumuşayarak eski şekline döner:

    gibi.

    “ad, sac, od, öd” gibi kelimeler istisnadır.

    13- Türkçede “f, h, j, v” sesleri bulunmaz:

    gibi kelimeler alınmadır.

    Yabancı dillerden alınan kelimelerde görülen “j” sesi halk ağzında “c” olarak söylenir.

    Türkçe kelimelerdeki “v” sesi, ya “b”den, ya “g/ğ”dan değişmiştir ya da “vur-” örneğinde olduğu gibi türemiştir:

    14- Hece ve kelime sonunda, aşağıdaki ünsüz çiftleri dışında ünsüz grupları bulunmaz:

    Aşk, arş, çift, disk, felç, film, fötr, harf, lüks, misk, modernizm, popülizm, risk, şevk, tolerans gibi kelimeler, Türkçenin bu ses özelliğine uymayan alınma kelimelerdir.

    Arapçadan ve batı dillerinden alınan kelimelerden bu ses özelliğine uymayanlar, araya bir ünlü getirilmek suretiyle Türkçeye uydurulmuştur. Bunlara ünlüyle başlayan bir ek veya kelime gelirse türetilen ünlüler düşer:

    15- “I” ünlüsü Türkçeye özgüdür.

    Batı dillerinin pek çoğunda, Arapçada ve Farsçada “ı” yoktur:

    16- Tabiat taklidi kelimeler için ses özellikleri açısından herhangi bir sınırlama yoktur.

    Bunlar hangi sesle başlarsa başlasın, içinde hangi ses bulunursa bulunsun Türkçe kabul edilir:

    17- Çocuk dili kelimelerinde de ses özellikleri aranmaz:

    baba, bibi, cici, dede, lala, kaka, nene, mama, meme,…

    Ayrıca bkz. ⇒ Ses Bilgisi

    Türkçeye, diğer dillerden giren kelimelerin pek çoğu bu ses özelliklerinden birine veya birkaçına uymaz. Dolayısıyla Türkçenin ses özelliklerini bilenler, sözlüğe bakmadan kelimenin Türkçe olup olmadığını (tesadüfen uyanlar dışında) kolaylıkla anlayabilirler.

    Aşağıdaki kelimeler, karşılarında sıralanan sebeplerden dolayı Türkçe değildir:

    Vilâyet :
    1. Ünlü uyumu yok.
    2. â uzun ünlüsü var.
    3. v sesi var.

    Monitör :
    1. Başta m sesi var.
    2. Ünlü uyumu yok.
    3. İlk heceden sonra ö sesi gelmiştir.

    Heyecân:
    1. h sesi var.
    2. Ünlü uyumu yok.
    3. Uzun ünlü var.

    Mürâcaat :
    1. Ünlü uyumu yok.
    2. Başta m sesi var.
    3. İki ünlü yan yana gelmiştir.
    4. Uzun ünlü var.

    Teşekkür :
    1. Düzlük – yuvarlaklık uyumu yok.
    2. İkiz ünsüz var.

    Yazı kaynağı : www.turkedebiyati.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap