Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    sivilcenin içinden çıkan beyaz şey nedir

    1 ziyaretçi

    sivilcenin içinden çıkan beyaz şey nedir bilgi90'dan bulabilirsiniz

           

    Sivilce (Akne), gözeneklerin tıkanarak, sebumların birikmesinden dolayı, ciltte iltihaplı veya iltihapsız şişkinliklerin oluşumu olarak beliren bir çeşit cilt rahatsızlığıdır. Sivilce, bu rahatsızlığın halk arasında kullanılagelmiş adı olup, tıp dilinde Akne Vulgaris, veya kısaltılarak Akne diye adlandırılır. Genelde, %90 gibi çok yüksek bir oranla en çok 12-24 yaş arası ergenlik çağındaki çocuklar veya gençlerde görülse de, 12 yaş altındaki çocuklarda %28-61, 25 yaş üzerindeki kadınlarda %54, erkeklerde ise %40 oranla, tüm yaş gurubundaki insanların yaşadığı, çok yaygın bir cilt sorunudur. Gerçi, insanın vücut sağlığı için tehlikeli bir durum oluşturmasa da, çirkin görüntüsü, özellikle kalıcı iz bırakması ile estetik acıdan rahatsız ederek, ciddi bir psikolojik baskı oluşturacağı için, sivilce ile ilgili genel bir bilgi edinerek, onun çıkma nedenlerinden sakınmak, ayrıca, çıktığı takdirde de zamanında ve doğru yöntemlerle tedavi etmek oldukça önem arz ediyor.

    Sivilcenin oluşumu

    Tek kelimeyle, sivilce, gözeneklerin sebum ve ölü hücre kalıntılarıyla tıkanmasıyla başlar.

    Normalde, vücudumuzun neredeyse tüm bölgesinde, kıl folikülü adı verilen ve gözenek diye bildiğimiz keseler içinde uzun kısa farklı boylarda kıllar bulunur. Ayrıca, bu kıl foliküllerinin etrafında, sebum adındaki doğal nemlendirici yağları salgılayan, çok sayıda yağ bezleri bulunuyor. Normal şartlarda, sebumlar cilt yüzeyine açılan kanallardan cilt yüzeyine çıkarak, cildin nem dengesini sağlayıp, cildi dışarıdan gelen alerjenler, bakterilerden korur. Ancak, belli koşullar altında, akım kanalının daralması veya tamamıyla kapanmasıyla, sebumun cilt yüzeyine çıkması engellenir. Bu durumda, gözenek içinde biriken sebumlarla, ölü deri hücreleri birleşerek, kümeler oluşturmaya başlar ve kümelerin çoğalmasıyla gözeneklerin çevresine doğru şişkinlikleri oluşturur. Ayrıca, sebumların bol olduğu, kapalı bir ortam, cildimizde yerleşik bulunan akne bakterilerinin hızla çoğalmasına imkan sağlayıp, cilt dokularının iltihaplanmasına neden olur. Gözeneklerin iltihaplanmasıyla durum daha kötüleşerek, cilt dokuları tahriş edilir, irinler oluşur ve şişkinliklerin daha da büyümesine yol açarak bizim gördüğümüz beyaz uçlu veya kırmızı, pembe renkteki şişkinlik, sivilceleri meydana getirir.

    Sivilcenin çıkma nedenleri

    Gerçi, yaş, mevsim, yaşam alışkanlıkları, coğrafik bölge gibi faktörlere göre, sivilce çeşitleri, çıkma olasılığı ve çıkacağı vücut bölgesinde de farklılıklar gösterse de, sivilcenin nedeni temel olarak, cildin sebum üretimin artması ve kıl folikülünün tıkanmasından ibaret iki faktöre bağlıdır. O açıdan, sebum üretimin artması ve kıl folikülünün tıkanmasına sebep olan tüm etkenleri de sivilcenin nedeni olarak düşünebiliriz. Aşağıda bu etkenleri tek tek inceleyeceğiz.

                    

    Erkeklik hormonu: sivilcenin çıkmasındaki en önemli nedenlerden biri, yüksek androjen, diğer adıyla erkeklik hormonu seviyesidir. Yüksek erkeklik hormonu seviyesi, yağ bezlerinin çalışmasını tetikleyerek, sebum üretimini arttırır. Fazla sebum üretimi de, kıl folikülü dokularının keratinize olarak, folikül kanalının daralmasını tetiklemekle beraber, sebum-ölü hücre kümesinin oluşumunu hızlandırır ve sonuç olarak folikül kanalının tıkanmasını meydana getirir. Folikül kanalının tıkanmasıyla, cilt yüzeyine çıkamayan sebum ve ölü hücre kalıntıları, daha da fazla ve daha da büyük kümeleri oluşturarak, gözeneklerin şişmesine neden olur. Eğer, bu durum iyileşmeden devam ederse, yerleşik akne bakterileri, sebumların bol olduğu bu kapalı ortamdan beslenerek çoğalma hızını arttırır ve gözeneklerin iltihaplanmasına yol açar. Böylece, ilk baştaki iltihapsız kabartmalar, irin dolu, kırmızı veya pembe renkli, büyük şişkinliklere dönüşür. Erkeklik hormonları, erkek ve kız çocukların ergenlik döneminde artış gösterir. Sivilcenin en çok ergenlik dönemindeki gençlerde ortaya çıkması tam da bu sebeptendir. 

                    

    Genetik yatkınlık: erkeklik hormonun yanında, genetik yatkınlık da, sivilce oluşumunda en etkili olan faktörlerden biridir. Okul çağındaki çocuklar üzerinde yapılan çalışmalarda, sivilce sorunu yaşayan çocukların çoğunluğunda aile öyküsünün olduğu tespit edilmiş, yani, kişinin ailesinde sivilce sorununun olması bile tek başına sivilceye neden olabilir.

    Stres: stres, vücut sağlığına çok yönlü ve geniş çapta etki gösteren bir faktördür. Sivilce ile ise esas olarak, iki yönden ilişkilendirebilir. Öncelikle, vücut strese maruz kaldığı zaman, erkeklik hormonu salgılanmasını tetikleyerek, vücudun sebum üretiminin artmasına sebep olur. Yukarıda anlatıldığı gibi, sebum üretim miktarının artması, sivilce oluşumundaki en temel faktördür. Diğer yönden, stres, otonom sinirleri etkileyerek, derinin bariyer fonksiyonunun zayıflamasına neden olur. Derinin bariyer fonksiyonu zayıflayınca, ölü deri hücrelerinin dökülmesi zorlaşarak, folikül duvarını kalınlaştırır. Folikül duvarının kalınlaşması da, folikül kanallarının daralması demektir. Folikül kanalları daralınca, sebumların deri yüzüne çıkması zorlaşıp, ölü hücrelerle kümeler oluşturarak, gözenek içinde birikmeye ve gözenekler de git gide şişmeye başlar. Bu sürecin devamında, sebumlarla beslenen akne bakterileri hızla çoğalarak, kıl folikülünün iltihaplanmasına yol açarak, daha da şişmiş, irin dolu, kırmızı, pembe renkli kabarıkları oluşturur.

    Beslenme alışkanlığı: birçok bilimsel çalışmalara göre, beslenme ile sivilce yakından ilişkilidir.

    Öncelikle, kanda fazla miktarda insülinin olmasının, yağ bezlerinin daha fazla yağ üretmesine neden olacağı bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında, kandaki insülin miktarının artmasına neden olacak yüksek oranda şeker içeren yiyecekler, vücudun sebum üretimini hızlandırarak, sivilce riskini arttırabilir. Ancak, şeker içeriği düşük, kakao içeriği yüksek olan çikolataların sivilce üzerinde etkisinin olmadığı bilinmelidir.

    Şeker oranı yüksek yiyeceklerden başka, yağlı yiyecekler, derinin iltihaplanmasını tetikleyip, kızarmasına neden olan pro-inflamatuar maddeleri serbest bırakarak, sivilce oluşumuna sebep olabilir.

    Vitaminlerden, A, B2 ve B6 vitaminleri, cildin turn-over döngüsü ile yakından alakalı olup, eksiklik durumunda, ölü hücre dokularının dökülüp atılmasında sorunlar yaşanarak, kıl folikülü duvarının kalınlaşması ve folikül kanalının daralmasına sebep olacaktır. Folikül kanalının daralması da, sivilcenin en temel nedenlerinden biridir.

    Mevsim: hava sıcaklığı direkt olarak kan dolaşım hızını etkileyeceği için, dolaylı olarak sebum üretim hızını da etkiler. Yanı, hava sıcaklığı yüksekken, yağ bezlerinin sebum salgılama hızı da artar, aksine soğuk havalarda bezlerin sebum salgılaması azalır. Alın kısmı örnek alındığında, kış aylarına göre, yaz aylarında 2 kat daha fazla sebum salgılandığı söylenir. Mevsimler içinde, genel olarak yaz aylarında daha çok sivilce çıkmasının nedeni de budur.

    Yukarıda bahsedilen erkeklik hormonu, genetik yatkınlık, stres ve beslenme alışkanlıkları, sivilce oluşumunun nedeni olarak en etkili ve en yaygın görülen faktörlerdir. Bunlardan başka, cilt temizliğine önem verilmemesi, cildin kuruluğu, uykusuzluk, ultraviyole ışınları, sigara, içki, bazı makyaj malzemeleri, hamilelik, menopoz, adet öncesi, bazı ilaçlar, terleme gibi birçok faktör de sivilceye neden olabilir.

    Sivilcenin çeşitleri

    Sivilceler, ortaya çıkmaya başladığı mikro komedon aşamasından son evresi olan mor sivilce olarak gelişmesine kadar, faklı şekil, boyut ve özellikler göstererek, çeşitli sivilce tiplerini oluşturur. Sivilce tiplerine göre, yaratacağı etki ve tedavi yöntemleri de farlılık gösterdiğinden dolayı, tedavi edilmeden önce, sivilcenin tipini belirlemek oldukça önemlidir.

    Sivilceler oluşumuna göre 6 çeşittir. Ancak, iltihaplanma durumuna göre, öncelikle iltihapsız sivilce ve iltihaplı sivilce olarak iki türe ayırabiliriz.

    İltihapsız sivilce

    İltihapsız sivilce, oluşma aşamasına göre, kendi içinde yine mikro komedon, beyaz nokta, siyak nokta olarak 3 tipe ayrılır.

    Mikro komedon: sivilce oluşumunun ilk aşamasıdır. Bu aşamada, kıl folikülünün daralıp, sebum ve ölü deri hücrelerin birikmesiyle, gözenekler şişmeye başlar. Gözeneklerin şişmesinden oluşan bu kabartmalara komedon adı verilir. Bu aşamada komedon daha çok küçük olduğundan dolayı, deri yüzeyinden çıplak gözle teyit edilmez. Ancak, zamanla gelişerek beyaz nokta, siyah nokta ve hatta daha da ilerleyerek iltihaplı sivilcelere dönüşebilir.

    Beyaz nokta (Kapalı komedon): Sivilce oluşumun ikinci aşaması olup, gözeneğin daralması daha da ilerleyerek, sebum ve ölü deri hücreleriyle tamamıyla kapanması sonucu meydana gelen durumdur. Çok yaygın görülür. Ancak, siyah noktadan farklı olarak, kanaldaki tıkanma siyah noktaya göre derinin daha derininde, ayrıca, gözenek üstü ince bir deri tabakası ile kapalı olduğu için, ilk bakışta fark edilemeyebilir. Ayrıca, üstü kapalı, gözenekte biriken sebumlar hava ile temas etmeyeceği için, sebemun beyaz-sarı olan doğal rengi korunarak deri yüzeyinden sadece beyaz bir nokta olarak gözükür ve zamanla ucu açılıp, siyah nokta olarak gelişebilir. Sıkıldığı zaman iltihaplanarak iz bırakabilir.

    Siyah nokta (Açık komedon): gözeneklerdeki sebumlar aşırı birikerek sınıra ulaşınca, verdiği basınçla gözeneklerin ucu açılır. Gözenek ucunun açık kalmasıyla, birikmiş sebumlar hava ile temas edince oksitlenerek, karakteristik siyah renk oluşur.  Siyah noktalar, en çok yağlı cildi olanların yaşadığı ve en çok yüzün T bölgesinde görülen sivilce çeşididir. Çapı yaklaşık 2-3mm gibi çok küçül olmasına rağmen,  siyah rengiyle, hemen göze çarparak rahatsız edebilir. Ancak, sıkılmadığı sürece, iltihaplanmaz ve iz de bırakmaz. O yüzden asla sıkılmamalıdır.

    İltihaplı sivilce

    İltihaplı sivilce, beyaz ve siyah noktaların iltihaplanmasıyla, şişkinliklerin daha da büyümesi, irinlemesi, kızarması gibi süreçlerle beliren bir durumdur. İltihaplı sivilce de, gelişme sürecine göre 3 aşamadan oluşur.      

    Kırmızı sicilce (Papüller): gözeneklerin tıkanmasıyla oluşan beyaz ve siyah noktalarda, sebumlar deri yüzeyine çıkamayacağı için, gözenek içinde birikmeye devam eder. Sebumaları seven yerleşik akne bakterileri, bu ortamda hızla çoğalarak, gözeneklerin iltihaplanmasını meydana getirir. Akne bakterilerinin sürekli çoğalması ve tahrip etmesiyle sonunda gözenek duvarları delinir. Gözenek duvarının delinmesiyle, iltihaplanma gözenek çevresine de yayılmaya başlar ve kırmızı, pembe şişkinliklerin oluşmasıyla sonuçlanır. Kırmızı sivilce, büyük veya küçük olabilir ve pembe-kırmızı yumrular şeklinde vücudun herhangi bir bölgesinde görülebilir. Gözenek dokuları tahriş edildiği için, sınırları belli değildir. O yüzden deri dokuları ile birleşerek döküntü yapabilir. Kırmızı sivilce genelde ağrılıdır. Ama, kırımızı sivilceler, genelde derin bir lezyon olmadığı için, çabuk ve iz bırakmadan iyileşebilir. Sıkıldığı zaman içinden herhangi bir şey çıkmaz, tersine, iltihabın daha da yayılmasına neden olacağı için, sakın sıkılmamalıdır.

    Benzoil peroksit kremi, kırmızı sivilcenin iyileşmesi ve leke oluşmasını önlemekte yardımcı olabilir. Kendiliğinden iyileşemeyen ve ya doğru yöntemlerle tedavi edilmeyen kırmız sivilce gelişerek sarı sivilceye dönüşür.

    Sarı sicilce (Püstüller) : kırmızı sivilcenin oluşumuyla iltihaplanma çevreye yayılmaya başlayınca, vücudun savunma sistemi harekete geçerek, lezyona beyaz kan hücrelerini gönderir. Beyaz kan hücrelerinin saldırısı ile ölen bakteri ve hücre artıklarının karışmasıyla sarı renkli sıvı, irin oluşur. Sarı sivilceler de aslında, kırmızı sivilce gibi yumruya benzeyen kırmızı-pembe renkli şişkinlikken, irinlerin oluşumuyla, gözeneğin merkezinde sar-beyaz sıvı dolu şişkinlik ortaya çıkar. İltihaplanma ve irinden dolayı dokular hasar gördüğü için, sarı sivilceler, özellikle, ağır durumlarda koyu pigmentasyon ve çukurlaşmalar bırakabilir. Sarı sivilceleri sıkmak, daha da artmalarına ve daha yoğun bir iz bırakmalarına neden olacağı için, kesinlikle sıkılmamalıdır. Kırmızı sivilcelerde olduğu gibi, hafif sarı sivilceler, benzoil peroksit kremi ve temizleyicilerle ile tedavi edilebilir. Salistik asit de, sivilceyi kurutmak için iyi bir yöntemdir. Ancak, iltihaplanma çok ağır ve sivilce çok fazla yayılmış durumlarda, reçetesiz ilaçlarla kontrol altına almak zor olacağı için, artık dermatoloğa gitmeyi gerektirir.

     Mor sivilce (Nodüller, Kistik sivilce) :

    Bazı sivilceler, folikül duvarından deri yüzeyine değil, dermisin derinliklerine doğru gelişir ve sürecin ilerlemesiyle, iltihaplanma dermise kadar yayılır. Bu durumda gözenek ve dermis dokuları ağır tahribe uğrayarak, gözeneğin derin kısımlarında, kan ve irin dolu, sert bir yumru oluşur. Yumru, genel olarak, derinin iç kısmı derinliklerinde olsa da, deri yüzeyinden rahatlıkla dokunulabilir ve dokununca ciddi acılar verir. Sürecin devamında, iltihaplanma daha da yayılır, doku tahripleri ağırlaşır, sebumler, ölü hücreler, irinler daha da birikir ve sonunda deri yüzeyine taşarak, pembe-kırmızı renkli, acılı büyük nödül veya kisitleri oluşturur. Bu durum, nodül, kistik sivilce veya nodülokistik sivilce diye adlandırılır.

     Mor sivilce, sivilcelerin içinde çok yaygın görülen, iz bırakma olasılığı en yüksek, tedavisi de en zor ve en ağır olan sivilce çeşididir. Genelde ergenliğe yeni girmiş erkeklerde daha yaygın görülür. Ancak, hormonal dengesizlik durumlarında, kız erkek fark etmeksizin, çocuklardan yetişkinlere kadar tüm yaş gurubunda görülebilir ve diğer sivilce çeşitlerinden farklı olarak, çok çabuk geçmez. Ayrıca, kökü derinin derin dokularında olduğu için, genelde reçetesiz ilaçlarla tedavi edilmesi zor, aynı yerde tekrar oluşur ve kalıcı iz bırakabilir. O yüzden derinizde mor sivilce oluştuğu takdirde, fazla geciktirmeden dermatoloğa gidilmesi gerekir.

    Dr. Ablet Uygar

    Yazı kaynağı : www.vuvu.com.tr

    Sivilce Nedir ve Sivilce Patlatmanın Etkileri Nelerdir?

    Sivilce Nedir ve Sivilce Patlatmanın Etkileri Nelerdir?

    Cilt problemleri kişilerin yaşamları boyunca karşılaştığı sağlık sorunlarının başında gelir. Özellikle ergenlik dönemi ile cilt yapısının değişmesi, başta sivilce gelişimi olmak üzere çeşitli dermatolojik rahatsızlıklar ortaya çıkar. Akne veya sivilce sorununa yönelik kişilerin en çok başvurduğu yöntem ise sivilcenin patlatılmasıdır ancak bu durum bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.

    Sivilce Nedir?

    Sivilce veya akne; ciltte yaygın olarak bulunan yağ bezlerinin salgısını bıraktıkları kanalların çeşitli nedenlerle tıkanması sonucu yağ bazlı salgının cilt tabakaları arasında birikmesi ve zamanla mikroorganizmalarla enfekte olmasıyla ortaya çıkan bir cilt rahatsızlığıdır. Ergenlikle birlikte hormon düzeylerinin artmasına paralel olarak yağ bezlerinin salgısı da artarak akne gelişimini hızlandırır. Bununla birlikte akne problemi yaşam boyu vücudun farklı bölgelerinde görülebilir.

    Sivilce gelişimi açısından çeşitli koşullar risk faktörü olarak kabul edilir ve akne gelişimini kolaylaştırır. Özellikle hormon düzeylerinde farklılıklara yol açan ergenlik, gebelik, doğum, doğum kontrol hapı kullanımı gibi durumlar; alerjik bünyeye sahip kişilerde gelişen alerjik reaksiyonlar; ciltte yer alan mikroorganizmalar ve bunlara bağlı gelişen enfeksiyonlar; cilde uygulanan ürünler, kozmetikler, makyaj ve kimyasallar bunların başında gelir. Bu faktörlerin etkisinde gelişen sivilceler aşağıdaki formlarda cilt yüzeyinde izlenebilir:

    Siyah nokta: Cilt gözeneklerinin ciltten dökülen hücreler ve yağlı salgılar tarafından tıkanması sonucunda, tıkaca yol alan doku parçalarının zamanla havaya temasına bağlı kararması, siyah nokta olarak görülmesine neden olur.

    Beyaz nokta: Siyah nokta gelişimine benzer olarak cilt gözeneklerindeki tıkanıklıkların üstünü cilt dokusunun kapatmasıyla beyaz noktalar gelişir.

    Püstül: Ciltten kabarık, çevresi ve kendisi kızarık, hassas ve ağrılı şişlik durumlarında püstülden söz edilir. Gözeneklerde meydana gelen tıkaçların mikroorganizmalarca enfekte olması sonucunda püstül gelişir. Bunun yanında püstül gelişimi alerjik reaksiyonlar veya bazı romatolojik hastalıkların seyrinde de ortaya çıkabilir.

    Sivilce Patlatmak Neden Sakıncalıdır?

    Sivilce dokusunun dışarıdan uygulanan basınçla patlatılması ile püstül veya cilt gözeneklerinin içerisinde yer alan içerik çevre cilt dokularının üzerine bulaşır ve yayılır. Püstül içinde yer alan iltihaplı sıvı, mikroorganizmalar ve bağışıklık sistemine ait hücreler ciltte yaygın iltihaplanmaya yol açabildiği gibi; tıkanmaya yol açan yağlı salgı ve hücre kalıntıları diğer gözeneklerde de tıkanıklığa neden olabilir. Bu sebeple patlatılan sivilcenin ardından yeni akne gelişimleri görülebilir, gözenekler iltihaplanabilir.

    Ayrıca, patlatılan sivilce dokusunun açık yara hale gelmesi sonucunda sivilce içeriğinde yer alan mikroorganizmaların iltihabi reaksiyonu daha geniş bir alana yayılmış olur. Açık yara, yeni bakterilerce tekrar iltihaplanmaya müsait hale gelir ve kalıcı izler kalabilir.

    Sivilce patlatma teşebbüsünün başarısız olduğu durumlarda, akne çevresine uygulanan basınç akneye yol açan tıkacın ve dolayısıyla tıkaç civarında gelişen iltihabın daha derin dokulara itilmesine neden olabilir. Bu ise akne boyutunda artışa, akneye bağlı ağrı, hassasiyet, kaşıntı gibi şikayetlerin şiddetlenmesine ve daha ciddi cilt altı enfeksiyonların gelişebilmesine neden olur.

    Bir diğer sakıncalı nokta ise, sivilcenin patlatılmasının ardından serbest hale gelen iltihaplı sıvının vücudun kan dolaşımına geçiş yapabilme riskidir. Özellikle cildin oldukça inceldiği ve kanlanma gösterdiği göz, burun ve ağız çevresinde gelişen aknelerin patlatılması; cilt altında yer alan toplardamar ve kılcal damarlara iltihabın yayılmasına, buradan da beyindeki toplardamar sistemi ile olan bağlantısı nedeniyle iltihabın kafa içine yayılmasına imkân vermesine neden olur. Sonuçta nadiren akne enfeksiyonları menenjit gibi ciddi enfeksiyon hastalıklarının gelişmesine yol açabilmektedir.

    Sivilce Tedavisinde Neler Yapılır?

    Sivilcelerin giderilmesinde hangi tipte akne lezyonunun olduğu ve hangi yöntemin kullanıldığına bağlı olarak tedavi başarısı değişkenlik gösterir. Aşağıdaki yöntemler, sivilce tedavisinde kullanılabilir:

    Yazı kaynağı : www.medicana.com.tr

    Akne ( Sivilce ) Neden Oluşur? Sivilce nasıl geçer? | Özel Başarı Hastanesi

    Akne (Sivilce) Nedir?

    Akne (sivilce), kıl kökleri ve yağ bezlerinde meydana gelebilen bir sağlık problemidir. Yağ bezleri, cildi nemli tutmak amacıyla sebum adı verilen yağ salgılamaktadır. Bu bezlerin tıkanması sonucunda iltihaplı sivilce ve kistler oluşabilmektedir.

    Akne çok yaygın görülmektedir. Her ırktan ve yaştan insanda sivilce vardır. 40'lı ve 50'li yaşlarındaki insanlar bile sivilceye sahip olabilir. Bununla birlikte, sivilce en çok ergenlik çağında görülür. Ergenlik döneminde, hem erkek hem de kızlarda erkek cinsiyet hormonlarının (androjenler) seviyeleri artmakta ve bunun sonucunda yağ bezleri daha fazla yağ üretmektedir.

    Normalde üretilen sebum kıl köklerinden ve gözeneklerden cilde geçer. Ancak fazla sebum gözenekleri tıkayarak sebum geçişini bloke edebilir. Foliküller tıkandığında, ciltte bulunan bakteriler foliküllerin içinde büyümeye başlar. Bunun sonucunda iltihap ve sivilce büyümesi gelişir. En yaygın sivilce türleri şunlardır:


    Sivilce neden olur?

    Ergenlik döneminde yükselen hormon seviyeleri sivilceye neden olabilir. Akne oluşumuna yatkınlık genellikle kalıtsaldır. Sivilce oluşumunun diğer nedenleri arasında şunlar sayılabilir:

    Sivilceleri sıkmak veya cildi çok sert biçimde ovalamak sivilceleri daha da kötüleştirebilir ve sivilce izine sebep olabilir. Cilt ayrıca kasklardan, sırt çantalarından veya dar kıyafetlerden kaynaklanan sürtünme veya basınç sonucunda, kirlilik ve nem sebebiyle de tahriş olabilir. Sırt çantaları ve kıyafetler sırt sivilceleri oluşturabilir.


    Sivilce belirtileri nelerdir?

    Akne, apsesi olmayan sivilceler veya patlayarak daha büyük apselere neden olan irin dolu kistler şeklinde görünebilir. Vücudun herhangi bir yerinde akne oluşabilir. Bununla birlikte, akne en çok, aşağıda bahsedilen yüksek miktarda yağ bezlerinin bulunduğu bölgelerde görülür:

    Akne, diğer cilt rahatsızlıklarının belirtileri ile benzerlik gösterebilir. Tanı için mutlaka doktorunuzla görüşmeniz gerekmektedir.

    Sivilce nasıl teşhis edilir?

    Doktorunuz genellikle cildinizi inceleyerek sivilceyi teşhis edebilir.


    Sivilce Tedavisi ve Kullanılan Sivilce İlaçları

    Doktorunuz, hangi tedavinin sizin için en iyi olduğunu belirlerken yaşınızı, genel sağlık durumunuzu, sivilcenin tipini, seviyesini ve diğer faktörleri dikkate alacaktır.

    Akne tedavisi, sivilce izlerini en aza indirmeye ve görünümü iyileştirmeye odaklanır. Akne tedavisi, cildinize uyguladığınız veya hap şeklinde aldığınız sivilce ilaçlarını içerebilir. Bu sivilce ilaçlarından bazılarının doktorunuz tarafından reçete edilmesi gerekir. Bazı durumlardaki sivilcelere her iki türün kombinasyonu önerilebilir.

    Cilde direk uygulanan sivilce ilaçları genellikle sivilceyi tedavi etmek amacıyla reçete edilir. Bunlar sivilce izi için krem, jel, losyon veya çözelti formunda olabilir. Örnekler şunları içerir:

    Topikal tazoroten, azelaik asit, salisilik asit ve dapson da yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Ağızdan aldığınız sivilce ilaçları veya oral antibiyotikler genellikle orta - şiddetli geçmeyen sivilceleri tedavi etmek için reçete edilir ve aşağıdakileri içerebilir:

    Spironolakton veya doğum kontrolü hapları, kadınlar tarafından hormon seviyelerini etkileyerek akne oluşumunu azaltmak için kullanılabilir.

    Orta ila şiddetli akneyi kontrol etmek için fotodinamik tedavi adında bir lazer prosedürüdü de kullanılmaktadır.

    İzotretinoin, şiddetli, kistik veya iltihaplı akne için ağızdan alınan reçeteli bir ilaçtır. Diğer yöntemlerin yaygın yara izini önleyemediği durumlarda kullanılır. İzotretinoin, cilt yağı yapan yağ bezlerinin boyutunu azaltır. Bu etkiler sivilce gelişimini azaltır. İzotretinoin, kullanan insanların çoğunda sivilceyi temizleyebilir. Bununla birlikte, ilacın önemli yan etkileri olabilir. Hamile olan veya hamile kalmak isteyen kadınlar, izotretinoin almamalıdır. İlaç bebekte doğum kusurlarına neden olabilmektedir. İzotretinoin kullanımı ayrıca düşük veya erken doğuma neden olabilir.

    Doktorunuz sivilce izlerini en aza indirmek için gerekli tedavileri önerecektir.

    Akne genellikle kronik bir durum olsa da, sadece ergenlik döneminde sürse de ömür boyu geçmeyen sivilce izleri bırakabilir. Sivilce izleri genellikle krater benzeri izlere benzer. Uygun tedavi, sivilce izini azaltmaya yardımcı olsa da aşağıda bahsedilen bazı dermatoloji prosedürleri sivilce izini daha da azaltmaya yardımcı olabilir:

    Sivilcelerin komplikasyonları nelerdir?

    Akne, ömür boyu sürecek fiziksel izler bırakabilir ve kişide özgüven problemlerine neden olabilir.


    Sivilce önlenebilir mi?

    Akne, ergenlik döneminde meydana gelen normal hormonal değişikliklerden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple sivilce oluşumunun tamamen önlenmesi çok zor, hatta imkansızdır.

    Ancak sivilceye neden olabilecek maddelerden kaçınmak akne oluşumunu engellemeye yardımcı olabilir. Belirli ilaçlar (kortikosteroidler, lityum ve barbitüratlar gibi), yağlı ürünler veya belirli kozmetiklerin kullanımı akne riskini arttırmaktadır. Ayrıca saçın günlük yıkanması, saç derisindeki yağın cildinize bulaşmasını önleyerek akne oluşumunu engellemeye yardımcı olabilir. Aknenin erken tedavisi, daha kötüye gitmesini ve iz oluşumunu engelleyebilir.


    Doktorunuzu ne zaman aramalısınız?

    Akne yaygın görülen bir durumdur. Evde bakım ile geçmeyen, şiddetli veya yara izi bırakan sivilceleriniz varsa, doktorunuza danışın.

    Yazı kaynağı : basarihastanesi.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap