Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    sezai karakoç mona roza hikayesi

    1 ziyaretçi

    sezai karakoç mona roza hikayesi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Sezai Karakoç Monna Rosa şiirini kime yazdı? Muazzez Akkaya kimdir? İşte Monna Rosa şiirinin tamamı ve hikayesi

    Mona Roza ve Hikayesi....

    Mona Roza ve Hikayesi....

    MONA ROSA

    Belki de mahşeri kalabalığa okunan bu şiirin hangi hislerle yazıldığını tahmin bile edemezsiniz? Bilinen gerçekleri arda, arda sıralamak sizleri aydınlatabilir. Dilenirse şairimiz hakkında kısaca bilgi vererek konuya girmek istiyorum.

    Şöyle ki; şiirimizin yazarı Sezai Karakoç ilk, ortaokulu ve liseyi Diyarbakır, Gaziantep, K.Maraş’ta tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal bilimler fakültesini kazanır. Ve gider, gider ama başına geleceklerden veya başına getireceği olaylardan habersizdir.

    Neden sonra başlar okula dersler devam ederken şairimim gönlünü kaptırır bir muhacir kızına ve işte bütün mesele başlar, başlar ki ne başlar. Sonu olmayan bir başlangıçtır. Kısa bir süreden sonra dayanamaz ve kendini o kıza açmaya karar verir. Uzun bir tasavvurdan sonra İstediği gibi yapar ve gönlünde biriktirdiği aşkı artık kaldıramaz olmuştur.teklifine ret cevabı alma riski yüksek olduğu halde bırakır kendini uçsuz bir ummana.istediği cevabı alamamıştır,bu samimi Anadolu çocuğu kırılmıştır işte o an. Lakin bu kırgınlık uzun sürmez (çünkü uzunu daha başlamamıştır.) azimle tekrar deneyecektir.lakin istediği gibi hiç olmayacaktır.Ve bu hep böyle sürer gider. Ta ki gelir ,gelir ve bir yerde tıkanır işte bu tıkandığı yer 4. sınıf olur.ama o samimi delikanlı hiç pes etmemiştir.tam dört yıl hep istemiştir onu ,kendinden. Ama istediği hiç olmamıştır.belkide bir gün olacaktır.! Artık okul bitmek üzeredir.tam dört yıl geçmiştir .Geçmiştir ,ya delmişte geçmiştir kimi sineleri.

    Mezuniyet merasimi düzenlenmektedir Ankara üniversitesinde öğrenciler 4 yılın yorgunluğunu ,bitirmenin sevinciyle bu merasimde birleştirecektir.lakin birleştiremeyenlerde vardır o mahşeri kalabalıkta onlar gerçekle yapışmış yüreklerini koyacaklardır ortaya. İşte burada Sezai Karakoç onların hepsine tercüman olacaktır o mükemmel ve emsalsiz sevgisiyle .
    Bu program da Sezai Karakoç yazdığı şiiriyle yerini almıştır.ve de işte o beklenen an gelir çatar. O yılların gerçekleri bir şamar gibi patlar ortada ve sesi yankılanır Ankara sokaklarında.

    Sezai Karakoç anons edilir. Yazdığı şiiri okumak üzere. Ankara siyasalın önü ana baba günü gibidir herkes ordadır bütün hocalar öğrenciler ve hatta misafirler lebalep dolup taşmıştır.merasim alanı.Sezai Karakoç şöyle bir kalabalığa bakar o buğulu gözlerle ,gönlünde yer alamadığı insanı aramaktadır mahşeri kalabalık içinde ve şiirini okumaya başlar.

    Mona roza siyah güler ak güller
    Geyve’nin gülleri beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah senin yüzünden kana batacak
    Mona roza siyah güller ak güller …

    Şiir bitene kadar kalabalıktan hiç ses gelmez olur, ta ki son kıtayı okuyana dek ve kalabalıkta müthiş bir uğultu patlar. Herkes bir birine bir şeyler sormaktadır ama sadece bilinen bir gerçek var ki herkes bu şiirden çok etkilenmiştir hele biri var ki gönlünde fırtınalar kopmuştur tam dört yıl sonra geçte olsa anlamıştır ve işte o uğultunun arasından bir kız öğrenci sıyrılır kürsüye yaklaşır dört yılı harabeden ve sonrasını da edecek olan kişidir o, o Muazzez Akkaya'dır.Ağlayarak ve yalvarmalı sesiyle

    - ben seni kabul ediyorum, der.

    Ama çok geçtir artık çünkü bu samimi genciz bu ağır aşka dayanacak takati kalmamıştır kürsüye dönerek

    - şimdi de ben kabul etmiyorum, der

    ne derece yürekten gelerek söylediği tartışılır ama beklide bir intikamdır, beklide ilk defa gururu aşkının önüne geçmiştir delikanlının Ve bir daha Muazzez Akaya’yı hiç kimse görmemiştir çünkü o ret cevabının ardında intihar etmiştir. Doğruyu geç bulup erken kaybetmek buna denir galiba

    Şimdi Sezai karakoç 65-70 yaşlarında ve hiç evlenmemiş hiç gönlüdeki o muazzam yere dokunmamıştır. size şimdi bir sır veriyorum Mona Rosa şiirinin kıtalarının ilk harfleri onun ismini veriyor.


    Mona Roza, siyah güller, ak güller
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah, senin yüzünden kana batacak
    Mona Roza, siyah güller, ak güller

    Ulur aya karşı kirli çakallar
    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
    Mona Roza, bugün bende bir hal var
    Yağmur iğri iğri düşer toprağa
    Ulur aya karşı kirli çakallar

    Açma pencereni perdeleri çek
    Mona Roza seni görmemeliyim
    Bir bakışın ölmem için yetecek
    Anla Mona Roza, ben bir deliyim
    Açma pencereni perdeleri çek

    Zeytin Ağaçları söğüt gölgesi
    Bende çıkar güneş aydınlığa
    Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
    Seni hatırlatıyor her zaman bana
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

    Zambaklar en ıssız yerlerde açar
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
    Işıksız ruhumu sallar da durur
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar

    Ellerin ellerin ve parmakların
    Bir nar çiçeğini eziyor gibi
    Ellerinden belli oluyor bir kadın
    Denizin dibinde geziyor gibi
    Ellerin ellerin ve parmakların

    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
    Saat onikidir, södü lambalar
    Uyu da turnalar girsin Rüyana
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

    Akşamları gelir incir kuşları
    Konar bahçenin incirlerine
    Kiminin rengi ak, kimisi sarı
    Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
    Akşamları gelir incir kuşları

    Ki, ben, Mona Roza bulurum seni
    İncir kuşlarının bakışlarında
    Hayatla doldurur bu boş yelkeni
    O masum bakışlar Su kenarında
    Ki, ben, Mona Roza bulurum seni

    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
    Henüz dinlemedin benden türküler
    Benim aşkım sığmaz öyle her saza
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

    Artık inan bana muhacir kızı
    Dinle ve kabul et itirafımı
    Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
    Alev Alev sardı her tarafımı
    Artık inan bana muhacir kızı

    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
    Birgün gözlerimin ta içine bak
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

    Altın bilezikler, o kokulu ten
    Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
    Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen
    Bir tüy ki, kapalı gece ve Güne
    Altın bilezikler, o kokulu ten

    Mona Roza, siyah güller, ak güller
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
    Mona Roza, siyah güller, ak güller.

    Sezai Karakoç

    Yazı kaynağı : mbirgin.com

    Sezai Karakoç Mona Roza hikayesi nedir? Mona Roza ne demek? Muazzez Akkaya kim?

    Sezai Karakoç Mona Roza hikayesi nedir? Mona Roza ne demek? Muazzez Akkaya kim?

    Diriliş Şairi olarak bilinen usta şair Sezai Karakoç dün 88 yaşında hayatını kaybetti. Şairin vefatının ardından Mona Roza şiiri internette yoğun şekilde araştırılmaya başlandı. Peki Sezai Karakoç'un Mona Roza şiirinin hikayesi ne? Mona Roza'yı yazdığı Muazzez Akkaya kimdir? İşte Mona Roza şiiri ve hikayesi...

    MONA ROZA ŞİİRİNİN HİKAYESİ

    Sezai Karakoç ve Muazzez Akkaya aşkına ilişkin birçok hikaye bulunmaktadır. Hikayelerden biri ise şöyle:

    Sezai Karakoç, üniversite yıllarında bir okul arkadaşına sevdalanır. Bu kişi Muazzez Akkaya'dır. Şair bir gün aşkını Muazzez Akkaya'ya iletir ancak olumsuz cevap alır. Okulların tatil olmasıyla birlikte Muazzez Hanım Geyve'de yazlıkta kalmaya başlar. Sezai Karakoç ise tam karşısındaki yazlıkta bahçıvan olarak çalışmaya başlar. Her gün karşılıksız sevdiği kadını seyreden Karakoç, ona şiirler yazar. Muazzez Akkaya'nın isminin baş harfleriyle yazılmış olan yani akrostiş şiir "Mona Roza" şiiri ortaya çıkar.

    Okul bittiğinde mezuniyet töreni gerçekleştirilir. Şair, mezuniyet töreninde Muazzez Akkaya'nın karşısında Mona Roza şiirini okur. Şiir bittikten sonra bir alkış tufanı kopar ve herkes şiirin bir kez daha okunmasını ister. Sezai Karakoç 3 kez şiiri art arda okur. Sahneden ineceği sırada Muazzez Hanım koşarak gelir ve teklifinin hala geçerli olup olmadığını sorar. Ancak şair "Senin Aşkın artık benimkine yetişemez" diyerek hayır cevabını verir. Muazzez Hanım orada bayılır. Sezai Karakoç ise hala evlenmemiştir.

    MONA ROZA NE DEMEK?

    Sezai Karakoç'un en sevilen şiirlerinden biri olan Mona Rosa, 'Gül Hanım' anlamına gelmektedir.

    MUAZZEZ AKKAYA KİMDİR?

    1930 yılında Geyve'de doğan Muazzez Akkaya, Hamid Akkaya ve Fitnat Hanım'ın kızıdır. Muazzez Akkaya, Mülkiye'yi bitirdikten sonra Hazine avukatı olarak çalışmış, aynı kurumdan Orhan Giray'la aşk evliliği yapmıştır. Çiftin bu evlilikten 3 çocuğu olmuştur. Akkaya, 1955 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü'nde, daha sonra tekrar Maliye Bakanlığı'nda çalışmıştır. Mart 1957'de ise Devlet Su İşleri'nde memurluk yapmıştır.  

    Ankara Hukuk Fakültesi’nde fark sınavı verip sertifika alan Akkaya, Maliye Bakanlığı hazine avukatlığına getirilmiştir. 1964 yılında eşi Orhan Girey'in Tel-Aviv Mali Müşavirliğine atanması üzerine Tel-Aviv'e gitmiştir. 1967 yılında yeniden yurda dönerek avukatlık yapmaya başladı. Mona Roza'nın yazılmasına ilham olan Akkaya, 82 yaşındayken Garanti Bankası'nın bir reklam filminde de yer almıştır.

    MONA ROSA 

    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
    Kanadı kırık kuş merhamet ister.
    Ah senin yüzünden kana batacak.
    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

    Ulur aya karşı kirli çakallar,
    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
    Mona Rosa bugün bende bir hal var.
    Yağmur iri iri düşer toprağa,
    Ulur aya karşı kirli çakallar.

    Açma pencereni perdeleri çek,
    Mona Rosa seni görmemeliyim.
    Bir bakışın ölmem için yetecek.
    Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
    Açma pencereni perdeleri çek.

    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
    Bende çıkar güneş aydınlığına.
    Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
    Seni hatırlatır her zaman bana.
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

    Zambaklar en ıssız yerlerde açar
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
    Işıksız ruhumu sallar da durur.
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

    Ellerin, ellerin ve parmakların
    Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
    Ellerinden belli olur bir kadın,
    Denizin dibinde geziyor gibi.
    Ellerin, ellerin ve parmakların.

    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
    Saat onikidir söndü lambalar
    Uyu da turnalar girsin rüyana,
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

    Akşamları gelir incir kuşları,
    Konarlar bahçemin incirlerine.
    Kiminin rengi ak kiminin sarı.
    Ah beni vursalar bir kuş yerine.
    Akşamları gelir incir kuşları.

    Ki ben Mona Rosa bulurum seni
    İncir kuşlarının bakışlarında.
    Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
    O masum bakışların su kenarında.
    Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
    Henüz dinlemedin benden türküler.
    Benim aşkım uymaz öyle her saza.
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

    Artık inan bana muhacir kızı,
    Dinle ve kabul et itirafımı.
    Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
    Alev alev sardı her tarafımı.
    Artık inan bana muhacir kızı.

    Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
    Bir gün gözlerimin ta içine bak
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
    Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

    Altın bilezikler o kokulu ten
    Cevap versin bu kuş tüyüne.
    Bir tüy ki can verir gülümsesen,
    Bir tüy ki kapalı geceye güne.
    Altın bilezikler o kokulu ten.

    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
    Kanadı kırık kuş merhamet ister,
    Ah senin yüzünden kana batacak.
    Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. 

    Yazı kaynağı : www.trhaber.com

    Sezai Karakoç Mona Rosa Şiiri Hikayesi

    Sezai Karakoç Mona Rosa Şiiri Hikayesi

    Yakın zamanda aramızdan ayrılan şair Ahmet Sezai Karakoç şiirlerinin yanı sıra birçok eser yazmış aynı zamanda siyasetle uğraşmıştır. Aklımızda yer edinen şiirlerden bir tanesi olan Monna Rosa şiiri hüzünlü bir hikayeye sahiptir. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyan Sezai Karakoç, bu şiiri ile sınıf arkadaşına duyduğu tek taraflı aşkını dile getirmiştir.

    Şiirde, her kıtadaki harfler bir araya getirildiğine "MUAZZEZ AKKAYAM" kelimeleri ortaya çıkar. Son kıtadaki akrostişi tamamlayan ‘M’ harfi Sezai Karakoç’un Muazzez Akkaya’ya karşı hissettiği masum duyguları göz önüne sermektedir.

    Sezai Karakoç bu şiirini öğrencilik yıllarında 1950 tarihinde yazmıştır. Monna Rosa şiiri 2002 yılında yayınlanmıştır.

    Monna Rosa Şiirinin Hikayesi

    Üniversite yıllarında kaleme aldığı Monna Rosa şiirini Sezai Karakoç, sınıf arkadaşı olan Muazzez Akkaya’dan ilham alarak yazmıştır. Sezai Karakoç, Muazzez Akkaya’ya sevdalanır. Fakat kendini bu aşkı itiraf etmek için yeterli bulmaz. Onu uzaktan izler. Muazzez Akkaya bu hislerin farkına varsa da emin olamaz. İkisinin de davetli olduğu bir törende Sezai Karakoç kalabalığın önünde Monna Rosa şiirini okur. Bu şiir kalabalık karşısında oldukça beğenilir. Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç’un kendisine karşı olan hislerinin gerçek olduğunu anlar ve karşılık verir. Ama artık çok geçtir. Sezai Karakoç, Muazzez Akkaya’ya “Senin aşkın benimkine yetişemez.” cevabını verir ve onu reddeder.

    sezai karakoç ve Muazzez akkaya

    Halk arasında dolaşan bazı rivayetlere göre bahsedilen olaylar mezuniyet töreninde geçmiştir. Sezai Karakoç’un “Senin aşkın benimkine yetişemez.” sözleri üzerine Muazzez Akkaya’nın intihar ettiği söylenir. Fakat bu bilgi doğru değildir.

    Diğer bir söylentiye göre ise bu olaylar şiir okuma töreninde gerçekleşmiştir. Muazzez Akkaya’nın önceden nişanlı olduğu söylenir. Sezai Karakoç’un şiiri üzerine Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç’a kendisi için nişan yüzüğünü atabileceğini söyler. Sezai Karakoç bunu kabul etmez ve şu sözleri dile getirir. “Sen beni değil şiirimi sevdin, senin aşkın benimkinin yanında yeterli değil.” Bunun üzerine Muazzez Akkaya’nın intihar ettiği söylemleri ortaya çıkar. Bu söylemler de doğru değildir.

    Muazzez Akkaya (Muazzez Giray) şuan Amerika’nın New York eyaletinde en büyük kızıyla birlikte yaşamaktadır. Yakın bir tarihte Garanti Bankası’nın bir reklam filminde yer almıştır. Aynı zamanda yaptığı bir konuşmada kendisinin şiiri duyduktan sonra Sezai Karakoç’un yanına gitmediğini, yalnızca şiiri hayranlıkla dinlediğini söylemiştir.

    muazzez akkaya(Sağ taraftaki Muazzez Giray (Akkaya).)

    Sezai Karakoç üniversite yıllarında yazdığı Monna Rosa’yı ikinci sınıfta bir kır gezisinde büyük ısrar üzerine arkadaşlarına okumuştur. Arkadaşları tarafından çok beğeni alır. Bunun üzerine üst sınıflardan bir arkadaşı şiiri ister. Sezai Karakoç derin duygularla bestelediği şiirini vermek istemez.

    Sezai Karakoç’tan habersiz şiirini Hisar dergisinde yayınlarlar. Monna Rosa şiiri okuyanları tarafından fazlasıyla beğenilir, dillerden dile dolaşır. Fakat 30 yıl boyunca kimse Monna Rosa şiirinin akrostiş bir şiir olduğunu anlamamıştır. Sezai Karakoç buna karşılık şiirini çok sevdiğini söyleyen bir gazeteciye “Herkes şiirimi sevdiğini iddia ediyor ama kimse Monna Rosa’nın akrostiş bir şiir olduğunun farkında bile değil.” cümlesini kurmuştur. Koskoca 30 yılın sonunda Monna Rosa’nın Muazzez Akkaya’ya yazıldığı fark edilir.

    Monna Rosa şiirinin her satırı ayrı bir duyguyla yazılmıştır. Üçüncü kıtasında ki “Açma pencereni perdeleri çek Monna Rosa seni görmemeliyim” cümlelerinin ise şöyle bir hikayesi vardır: Muazzaz Akkaya Geyve’deki yazlık evine taşınır. Sevdiğinin peşinden sürüklenen Sezai Karakoç Geyve’de Muazzez Akkaya’nın evinin tam karşısındaki evin bahçesinde bahçıvanlık yapmaya başlar. Her gün ve her gece Muazzez Akkaya’yı izler. Ona şiirler yazmaya başlar. Sezai Karakoç’un beslediği sevgi gerçektir.

    “Bir bakışın ölmem için yetecek

    Anla Monna Rosa, ben bir deliyim

    Açma pencereni perdeleri çek...”

    Monna Rosa Şiiri

    Monna Rosa (Mona Roza)

    Mona Roza, siyah güller, ak güller

    Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak

    Kanadı kırık kuş merhamet ister

    Ah, senin yüzünden kana batacak

    Mona Roza siyah güller, ak güller

    Ulur aya karşı kirli çakallar

    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

    Mona Roza, bugün bende bir hal var

    Yağmur iri iri düşer toprağa

    Ulur aya karşı kirli çakallar

    Açma pencereni perdeleri çek

    Mona Roza seni görmemeliyim

    Bir bakışın ölmem için yetecek

    Anla Mona Roza, ben bir deliyim

    Açma pencereni perdeleri çek...

    Zeytin ağaçları söğüt gölgesi

    Bende çıkar güneş aydınlığa

    Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi

    Seni hatırlatıyor her zaman bana

    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

    Zambaklar en ıssız yerlerde açar

    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur

    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar

    Işıksız ruhumu sallar da durur

    Zambaklar en ıssız yerlerde açar

    Ellerin ellerin ve parmakların

    Bir nar çiçeğini eziyor gibi

    Ellerinden belli oluyor bir kadın

    Denizin dibinde geziyor gibi

    Ellerin ellerin ve parmakların

    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

    Saat on ikidir söndü lambalar

    Uyu da turnalar girsin rüyana

    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar

    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

    Akşamları gelir incir kuşları

    Konar bahçenin incirlerine

    Kiminin rengi ak, kimisi sarı

    Ahhh! Beni vursalar bir kuş yerine

    Akşamları gelir incir kuşları

    Ki ben Mona Roza bulurum seni

    İncir kuşlarının bakışlarında

    Hayatla doldurur bu boş yelkeni

    O masum bakışlar su kenarında

    Ki ben Mona Roza bulurum seni

    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

    Henüz dinlemedin benden türküler

    Benim aşkım sığmaz öyle her saza

    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler

    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

    Artık inan bana muhacir kızı

    Dinle ve kabul et itirafımı

    Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı

    Alev alev sardı her tarafımı

    Artık inan bana muhacir kızı

    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış

    Bir gün gözlerimin ta içine bak

    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış

    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

    Altın bilezikler o kokulu ten

    Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne

    Bir tüy ki can verir bir gülümsesen

    Bir tüy ki kapalı gece ve güne

    Altın bilezikler o kokulu ten

    Mona Roza siyah güller, ak güller

    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak

    Kanadı kırık kuş merhamet ister

    Aaahhh! Senin yüzünden kana batacak!

    Mona Roza siyah güller, ak güller

    Sezai Karakoç

    Sezai Karakoç'tan Monna Rosa'ya Dair Açıklamalar

    Tüm bu hikayelere karşın Sezai Karakoç şiirinin sanat amaçlı yazıldığını savunan şu cümleleri kurmuştur:

    “Bu şiir gittikçe beni dünyasına sürüklemekteydi. Gül kavramını tekrar diriltmenin gereğini düşünüyordum hep . Monna Rosa böyle var oldu, modern bir Leyla ile Mecnun denemesiydi bu. Bu şiir bir gencin dilinden anlatılış şeklinde başladı . Rosa bilindiği gibi gül demektir. Böylece değerini kaybeden gül kavramını yeniden gündeme getirmek istedim.’’

    “Monna Rosa’nın her şiir gibi bir doğuşu var. Ama şiire bakıp bir takım senaryolar uydurulduğu iddia ediliyor ki bunların çoğu asıl ve esastan mahrumdur. Şiire bakıp tümünü hayatın bir karesi gibi düşünmek, şiiri hiç anlamamak demektir. Dante’nin ilahi komedyasında yer alan Beatris'in gerçekten var olup olmadığı tartışılmış ve bir takım yakıştırmalardan öte kimlik bağlantısı kurulamamıştır.”

    Sezai Karakoç bu cümlelerinde her ne kadar gül kavramını ön planda tutsa da şiirde geçen hislerini inkar etmemiştir.

    Monna Rosa’nın dillerden dile dolaşan kulaktan dolma hikayesi her ne kadar yarım kalsa da, Sezai Karakoç Monna Rosa’sına ulaşamasa da Geyve’nin gülleri Monna Rosa’nındı. “Monna Rosa” ise bize sunulan armağan. Monna Rosa siyah güller, ak güller…

    Kaynakça

    https://www.siir-defteri.com/turk-sairler/Sezai-Karakoc/Mona-Roza/128-1

    https://www.malumatfurus.org/sezai-karakocun-mona-roza-siirini-yazdigi-muazzez-akkayanin-intihar-ettigi-iddiasi/

    https://www.biyografi.info/kisi/sezai-karakoc

    https://onedio.com/haber/sezai-karakoc-un-hayatina-dair-bilmeniz-gereken-15-ilginc-bilgi-723244

    https://tiyazar.com/2021/03/10/mona-rosanin-siirinin-huzunlu-hikayesi/

    https://www.fikriyat.com/edebiyat/2021/03/02/monna-rosa-siirinin-arkasindaki-gizem

    https://www.hurriyet.com.tr/mona-roza-ile-sezai-karakoc-ayni-karede-5749412

    https://www.geyve.com/karakoc-un-ardindan-muazzez-akkaya-giray-ne-dedi/3486/

    https://www.hurriyet.com.tr/mona-roza-ile-sezai-karakoc-ayni-karede-5749412

    Yazı kaynağı : iyikigormusum.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap