Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    senedi ittifakın devlet yönetimine ters düşen yönü

    1 ziyaretçi

    senedi ittifakın devlet yönetimine ters düşen yönü bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Sened-i İttifak

    Sened-i İttifak

    Sened-i İttifak, (29 Eylül 1808) Osmanlı Sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa'nın Rumeli ve Anadolu âyanlarını İstanbul'da toplayarak yapmış olduğu anayasal bazı vasıflar içeren bir antlaşmadır.

    Anayasa hukukçuları Türk tarihindeki ilk anayasal belge olarak genellikle Sened-i İttifak’ı kabul ederler ve Türkiye’deki anayasacılık hareketlerini bununla başlatırlar. “Devlet iktidarını sınırlandırmayı maksad edinen bir girişim olarak” bu belgeyi 1215 yılında İngiltere'de kabul edilen İngiliz Magna Carta’sına benzetenler de vardır.[1] Ancak Shaw ve Berkes gibi birçok önemli tarihçi Türkiye'de anayasal düzenin ve demokrasinin tarihi gelişiminde Sened-i İttifak'ın iddia edildiği kadar mühim bir rol oynamadığını belirtmektedir.[2][3]

    Sened-i İttifak'ı Hazırlayan Şartlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    1807 yılında meydana gelen Kabakçı Mustafa İsyanıyla III. Selim tahtan indirildi ve yerine IV. Mustafa geçirildi. III. Selim’in ıslahat düzenlemeleri kaldırıldı, özellikle de Nizam-ı Cedid ordusu dağıtıldı. Bunun üzerine III. Selim’i tekrar tahta oturtmak için Rusçuk âyanı Alemdar Mustafa Paşa İstanbul’a yürüdü. Alemdar’ın askerleri sarayı kuşatmışken, tahtını kurtarmak isteyen IV. Mustafa III. Selim’i öldürttü. Kardeşi veliaht Şehzade Mahmud’un idamını da emretti ama Mahmud harem kadınlarının yardımıyla cellâtlardan kaçmayı başardı. Alemdar askerleriyle saraya girdi ve Mahmud’u tahta geçirdi. Kendisi de Sadrazam oldu.

    Bu devirde, Osmanlı Devleti’nin merkezî otoritesi taşrada büyük ölçüde etkisizdi. Rumeli, Anadolu ve Mısır gibi eyaletlerde Âyanlar âdeta bağımsız idareler kurmuşlardı. Özellikle 18. yüzyılın başından beri zenginleşen Rumeli topraklarında çok güçlü toprak beyleri ortaya çıkmıştı. Bu şartlarda, Alemdar Mustafa Paşa padişahın ve merkezi devletin otoritesini sağlamak için güçlü âyanlarla bir anlaşma yapmayı ilk çare olarak görüyordu.[4]

    Bu maksatla valileri ve meşhur ayanları başkentte “meşveret-i ammeye” davet etti. Bu ayanların pek çoğu davete icabet etti ama Arnavutluk’taki Tepedelenli Ali Paşa gibi bazı büyük ayanlar gelmedi. 29 Eylül 1808’de merkezi devletin ileri gelenleriyle ayanlar arasında yapılan meşveret sonucunda Sened-i İttifak denilen belge ortaya çıktı. Bu belge vezirler ve diğer üst düzey devlet yöneticileri, askeri ocak temsilcileri ve bazı ayanlar (toplam dört) tarafından imzalandı ve II. Mahmut tarafından onaylandı.

    İçeriği[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sened'in bir giriş, 7 şart ve 1 zeyl bölümü vardır. Giriş bölümünde Osmanlı devlet düzeninin bozulduğu, devlet otoritesinin sarsıldığı ve bu durumun taraflarca gözlemlendiği, devletin kuvvetlenmesi gayesiyle bu toplantının yapıldığı ve sonunda bu anlaşmaya varıldığı yazılıdır.

    Sened-i İttifak bir belge olarak incelediğinde merkezi iktidarın yetkilerini sınırlayan, meşrutiyetçiliğe doğru atılan adımlar vasfında bazı hükümler taşıdığı görülmektedir. Sened’e göre ayanlar, Padişahın mutlak vekili olarak Sadrazam’dan gelen tüm emir ve yasaklara uyacaklardır. Ancak Sadrazamlık makamından kanuna aykırı rüşvet, yolsuzluk ve devlete zararlı işlemler çıkarsa, senedi imzalayanlar (asıl olarak ayanlar) ona karşı gelip engelleyeceklerdir. Senedi imzalayanlar, “gerek âyan ve gerek vükelâ ve rical birbirlerinin zatına ve hanedanlarına kefil” olmaları gerekliliğini ortaya koyduktan sonra, birçok taahhütte bulunmaktadırlar. Buna göre, Sened-i İttifak şartlarına aykırı bir hareketi kanıtlanmadıkça, âyanlardan birisine devlet veya devletin taşradaki görevlilerinden “taarruz vukua gelir ise uzak yakın denilmeyip” cümlesiyle taarruzu def etmek için çalışacaklarını taahhüt etmektedirler. “Fukaraya zulm” edenlerin “te’dip ve terbiyesine say olunacağı” ve taşra memalik hanedanları da kendi idareleri altındaki âyanları ve ileri gelenleri koruyacakları öngörülmektedir. Ayrıca, fakir reayanın korunması ve güvenliği gerekli olduğundan, ayanlar idarelerindeki kazalarda emniyetini sağlayacaklar ve vergilerde aşırılığa ve haksızlığa gitmeyeceklerdir.

    Sened-i İttifak bir zeyl ile sona ermektedir. Burada, senedin devamlı olarak uygulanabilmesi için bundan sonra sadrazam ve şeyhülislam olacakların makamlarına geçer geçmez bu senedi imzalamaları öngörülmektedir. Ayrıca Sened-i İttifak'ın içerdiği koşulların sürekli uygulanmasını bizzat padişahın denetleyeceği öngörülmektedir.

    Sened-i İttifak Osmanlı'nın Magna Carta'sı mıdır?[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sened-i İttifak içeriği itibarıyla meerkezi iktidarı sınırlandıran bazı maddeleri barındırsa da, Sened'i doğuran siyasi şart ve olaylar, uygulanışı ve daha sonraki olaylara etkisi açısından baktığımızda, bu belgenin Türkiye’de demokrasi ve anayasacılık hareketlerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu söylemek oldukça zordur. Bir kere, ne Padişah, ne de ayanlar Sened-i İttifak’ı gerçekten benimsememişlerdir. II. Mahmut bunu şartların zorlamasıyla geçici olarak kabul etmiş, sonrasında Alemdar Mustafa Paşa’nın Yeniçeriler tarafından ortadan kaldırılmasına seyirci kaldığı gibi, gücü eline geçirir geçirmez Senedi İttifak’ı ve ayanları ortadan kaldırıp, merkezi idareyi yeniden kurmayı temel bir gaye haline getirmiştir. Merkezi otoriteyi sağlama maksadına da (her ne kadar Mısır’daki Mehmet Ali Paşa’ya karşı hareketinde başarılı olamasa da) büyük ölçüde ulaşmıştır. Ayanlara gelince, Sened-i İttifak onların istek ve baskıları sonucunda ortaya çıkmış bir belge değildir. İstanbul’a gelen ayanların birçoğu Sened-i İttifak’a katılmadan geri dönmüşlerdir. Senedi sadece dört ayan imzalamıştır. Zaten, daha sonra Arnavutluk’ta Tepedelenli Ali Paşa, Suriye’de Genç Yusuf Paşa, Mısır’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa gibi gerçek büyük ayanlar isyan ve bağımsızlaşma çabalarına başlamışlardır. Sonuç olarak, Niyazi Berkes’in (1978) ifadesiyle “İttifak Senedi ölü doğmuş bir belge” olarak kalmıştır.[3] Ayrıca, Sened-i İttifak Osmanlı döneminin daha sonraki meşrutiyetçilik hareketlerinde de kullanılmamıştır. Böylece tarihsel olarak çok sınırlı bir etkisi ve önemi olmuştur.[2][5]

    Yalçın Küçük ise, Aydın Üzerine Tezler kitabının birinci cildinde şunu yazmıştır: "Sened-i İttifak’ın gerici niteliğine ilk dikkati çeken, benim saptamalarıma göre, Doğan Avcıoğlu oluyor. Türkiye’nin Düzeni’nde şöyle yazdı: 'Ne var ki, bazı hukuk otoritelerimiz, herhalde batı örneklerinin etkisi ile, Sened-i İttifak’ı despot padişahın yetkilerini sınırlayan ‘Türkiye’deki ilk âmme hukuku kaidesi’ saymaktadırlar. Kanımızca, bu belge için ‘eşkiyalığın meşrulaştırılması’ deyimini kullanmak hiç de aşırı bir görüş değildir." [6]

    Sened-i İttifak'ın İnsan Hakları Açısından Önemi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sened-i İttifak devletin iktidarını sınırlandırması bakımından önemli bir belgedir. Halkın katılımı olmadan hazırlanmıştır. Katılımcıları ne halktır ne de toplumun temsilcileridir. Osmanlı tarihinde işkenceyi yasaklayan ilk belge olması önem arz etmektedir.

    Sened-i İttifak'ın Biçimi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sened-i İttifak hukuken, sözleşme anayasadır. Maddi anlamda, anayasadır. Şekli anlamda, anayasa değildir.

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    SENED-i İTTİFAK

    SENED-i İTTİFAK

    BA, HH, nr. 35242.

    Şânîzâde, Târih, I, 61-75.

    Cevdet, Târih, IX, 2-8, 275-283.

    İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Meşhur Rumeli Âyanlarından Tirsinikli İsmail, Yılık Oğlu Süleyman Ağalar ve Alemdar Mustafa Paşa, İstanbul 1942, s. 138-144.

    Sıddık Sami Onar, İdare Hukukunun Umumî Esasları, İstanbul 1960, I, 135.

    Server Tanilli, Anayasalar ve Siyasal Belgeler, İstanbul 1976, s. 3-8.

    Yücel Özkaya, Osmanlı İmparatorluğunda Âyânlık, Ankara 1977.

    Suna Kili – A. Şeref Gözübüyük, Türk Anayasa Metinleri, Ankara 1985, s. 3-7.

    Bülent Tanör, Osmanlı-Türk Anayasa Gelişmeleri: 1789-1980, İstanbul 1996, s. 30-47.

    Ali Akyıldız – Şükrü Hanioğlu, “Negotiating the Power of the Sultan: Ottoman Sened-i Ittifak (Deed of Agreement), 1808”, The Modern Middle East: A Sourcebook for History (ed. C. M. Amin v.dğr.), Oxford 2006, s. 22-30.

    Ali Akyıldız, “Sened-i İttifak’ın İlk Tam Metni”, İslâm Araştırmaları Dergisi, sy. 2, İstanbul 1998, s. 209-222.

    Halil İnalcık, “Sened-i İttifak ve Gülhane Hatt-ı Hümâyunu”, TTK Belleten, XXVIII/112 (1964), s. 607.

    Hayati Hazır, “Sened-i İttifak’ın Kamu Hukuku Bakımında Önemi”, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, sy. 2, Diyarbakır 1984, s. 17-28.

    Sina Akşin, “Sened-i İttifak ile Magna Carta’nın Karşılaştırılması”, TAD, XVI/27 (1994), s. 115-123.

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Senedi ittifak nedir? Tarihi, içeriği, önemi, sonuçları, kısaca WİKİTARİH

    Senedi ittifak nedir? Tarihi, içeriği, önemi, sonuçları, kısaca WİKİTARİH

    Bu yazıda Senedi İttifak nedir? sorusunun cevabını arayacağız. Senedi İttifak padişah 2. Mahmut’la ayanlar arasında imzalanan ve Osmanlı tarihinde padişahların mutlak otoritesini ilk kez sınırlayan belgedir. İmzalandığı tarih 7 Ekim 1808’dir. Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa önderliğinde hazırlanmıştır. Bazı tarihçiler bu belgeyi İngiliz tarihindeki Magna Carta’ya benzetir.

    KISACA ÖZET
    Senedi İttifak nedir?
    Osmanlı padişahı ve ileri gelen Osmanlı yöneticileriyle yerel düzeyde güç kazanmış ayanlar arasında yapılan görüşmeler sonucunda 7 Ekim 1808 tarihinde imzalanmış belgedir.

    Senedi İttifak hangi padişah döneminde imzalanmıştır?
    2. Mahmut

    İçeriği nedir?
    Bu belgeyle ayanlar 2. Mahmut’a itaat edip emirlerini yerine getirme sözü vermişlerdir. Buna karşılık padişah ve devlet yöneticileri ayanların bazı haklarını garanti altına almış, haksızlık yapılması durumunda ayanların karşı koyma hakkı tanınmıştır.

    Senedi İttifakın önemi nedir?
    Bu belgeyle Osmanlı tarihinde padişahın mutlak yetkileri ilk kez sınırlanmıştır. Bu açıdan bazı tarihçilere göre, bu belge Türkiye’de demokrasi yolundaki ilk gelişmelerden biridir.

    Sonuçları nelerdir?
    2. Mahmut gücünü attırıp, merkezi yönetimi güçlendirdikten sonra bu belgeyi yok saymıştır. Daha sonraki anayasal gelişmelerde de Senedin ciddi bir etkisi olmamıştır. Dolayısıyla bu belgenin Osmanlı tarihinde önemli sonuçlar doğurduğu söylenemez.

    Senedi İttifak Hangi Şartlarda Ortaya Çıktı?

    1807 yılında meydana gelen Kabakçı İsyanıyla Üçüncü Selim tahtan indirildi ve yerine IV. Mustafa geçirildi. III. Selim’in reform düzenlemeleri kaldırıldı, özellikle de Nizam-ı Cedid ordusu dağıtıldı. Bunun üzerine Üçüncü Selim’i tekrar tahta oturtmak için Rusçuk âyanı Alemdar Mustafa Paşa İstanbul’a yürüdü. Alemdar’ın askerleri sarayı kuşatmışken, tahtını kurtarmak isteyen IV. Mustafa III. Selim’i öldürttü. Kardeşi veliaht Şehzade Mahmud’un idamını da emretti ama Mahmud harem kadınlarının yardımıyla cellâtlardan kaçmayı başardı. Alemdar Mustafa Paşa askerleriyle saraya girdi ve Şehzade Mahmud’u tahta geçirdi. Kendisi de Sadrazam oldu. Alemdar Mustafa Paşa padişahın ve merkezi devletin otoritesini sağlamak için güçlü ayanlarla bir anlaşma yapmayı ilk çare olarak görüyordu.

    Ayanlar kimdir?

    Bu devirde, Osmanlı Devleti’nin merkezî otoritesi taşrada büyük ölçüde etkisizdi. Taşrada güçlü toprak beyleri ortaya çıkmıştı. Bu toprak beyleri ayan olarak isimlendiriliyordu. Ayanlar etkili oldukları bölgelerde güçlü yönetimler kurmuştu. Rumeli, Anadolu ve Mısır gibi eyaletlerde âyanlar yarı bağımsız hale gelmişlerdi. Padişahın ve İstanbul’un otoritesi ayanların hakim olduğu topraklarda pek hissedilmiyordu.

    Senedi İttifakın İmzalanması ve İçeriği

    Ayanlarla padişahı uzlaştırmak isteyen Alemdar Mustafa Paşa, valileri ve ünlü ayanları İstanbul’a toplantıya davet etti. Ayanların pek çoğu bu davete icabet etti ama Arnavutluk’taki Tepedelenli Ali Paşa gibi bazı büyük ayanlar gelmedi. 29 Eylül 1808’de merkezi devletin ileri gelen yöneticileriyle ayanlar arasında yapılan toplantı sonucunda Senedi İttifak denilen belge ortaya çıktı. Bu belge vezirler ve diğer üst düzey devlet yöneticileri, askeri ocak temsilcileri ve bazı ayanlar tarafından 7 Ekim 1808 tarihinde imzalandı ve sonrasında padişah 2. Mahmut tarafından onaylandı.

    Senedi İttifak bir belge olarak incelediğinde merkezi iktidarın yetkilerini sınırlayan, meşrutiyetçiliğe doğru atılan adımlar niteliğinde bazı hükümler taşıdığını görülmektedir. Senede göre ayanlar, Padişahın mutlak vekili olarak Sadrazam’dan gelen tüm emir ve yasaklara uyacaklardır. Ancak Sadrazamlık makamından kanuna aykırı rüşvet, yolsuzluk ve devlete zararlı işlemler çıkarsa, senedi imzalayanlar (asıl olarak ayanlar) ona karşı gelip engelleyeceklerdir. Senedi imzalayanlar, “gerek âyan ve gerek vükelâ ve rical birbirlerinin zatına ve hanedanlarına kefil” olmaları gerekliliğini ortaya koyduktan sonra, birçok taahhütte bulunmaktadırlar. Buna göre, Senedi İttifak şartlarına aykırı bir hareketi kanıtlanmadıkça, ayanlardan birisine devlet veya devletin taşradaki görevlilerinden “taarruz vukua gelir ise uzak yakın denilmeyip” cümlesinin taarruzu def etmek için çalışacaklarını taahhüt etmektedirler. “Fukaraya zulm” edenlerin “te’dip ve terbiyesine say olunacağı” ve taşra memalik hanedanları da kendi yönetimleri altındaki ayanları ve ileri gelenleri koruyacakları öngörülmektedir. Ayrıca, fakir reayanın korunması ve güvenliği gerekli olduğundan, ayanlar yönetimlerindeki kazalarda güvenliği sağlayacaklar ve vergilerde aşırılığa ve haksızlığa gitmeyeceklerdir.

    Önemi ve Sonuçları

    Bu belgeyle Osmanlı tarihinde padişahın ve merkezi yönetimin mutlak otoritesine ilk kez bazı sınırlar getirilmiştir. Bu açıdan Türk tarihinde ilk anayasal belge olarak genellikle Senedi İttifak kabul edilir ve anayasacılık hareketleri bununla başlatılır.

    Ancak bu belgeyi doğuran siyasi şart ve olaylar, uygulanışı ve daha sonraki olaylara etkisi açısından baktığımızda, bu belgenin Türkiye’de demokrasi ve anayasacılık hareketlerinde önemli bir dönüm noktası olduğu söylenemez. Bu belge büyük ölçüde Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa’nın çabaları ve yönlendirmesiyle ortaya çıkmıştır. Ne Padişah, ne de ayanlar Senedi gerçekten benimsememişlerdir. 2. Mahmut bunu şartların zorlamasıyla geçici olarak kabul etmiş, sonrasında Alemdar Mustafa Paşa’nın yeniçeriler tarafından ortadan kaldırılmasına seyirci kaldığı gibi, gücü eline geçirir geçirmez Senedi İttifak ve ayanları ortadan kaldırıp, merkezi idareyi yeniden kurmayı temel bir amaç haline getirmiştir. Merkezi otoriteyi sağlama amacına da (her ne kadar Mısır’da Mehmet Ali Paşa’ya karşı hareketinde başarılı olamasa da) büyük ölçüde ulaşmıştır.

    Ayanlara gelince, Senedi İttifak onların istek ve baskıları sonucunda ortaya çıkmış bir belge değildir. İstanbul’a gelen ayanların birçoğu Senede katılmadan geri dönmüşlerdir. Senedi imzalayan ayanlar az sayıdadır. Zaten, daha sonra Arnavutluk’ta Tepedelenli Ali Paşa, Suriye’de Genç Yusuf Paşa, Mısır’da Mehmet Ali Paşa gibi gerçek büyük ayanlar isyan ve bağımsızlaşma hareketlerine başlamışlardır.

    Ayrıca, Senedi İttifak Osmanlı döneminin daha sonraki anayasal hareketlerinde de bir fikir olarak kullanılmamıştır. Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, Kanuni Esasi ve Meşrutiyetin ortaya çıkmasında Senedin kayda değer bir etkisinin olduğu söylenemez.

    Senedi İttifak ve Magna Carta Karşılaştırması

    Devlet iktidarını sınırlandırmayı amaçlayan bir girişim olarak Senedi İngiliz Magna Carta’sına benzetenler vardır. İçeriği itibariyle Magna Carta ile Senedi İttifak arasında bazı benzerlikler vardır. Her iki belgede de hükümdarın karşısındaki güçler (İngiltere’de soylular ve Osmanlı Devleti’nde ayanlar) bazı haklar kazanmış ve hükümdarın mutlak gücü sınırlanmıştır.

    Ancak Senedi İttifak sonuçları ve daha sonraki olaylar üzerindeki etkisi açısından Magna Carta’dan farklıdır. Magna Carta İngiltere’de demokrasinin gelişmesinde önemli bir dönüm noktasıdır ve daha sonraki gelişmeler üzerinde etkili olmuştur. Yukarıda açıkladığımız gibi Senedi İttifak için aynı şeyi söyleyemeyiz. 2. Mahmut gücünü toplar toplamaz bu belgeyi rafa kaldırmış ve ayanlara savaş açmıştır. Alemdar Mustafa Paşa yeniçeri isyanı sonrasında öldürülmüştür. Bu süreçte ayanlar büyük ölçüde güçlerini kaybetmiştir ve daha sonraki anayasal ve demokratik gelişmelerde ciddi bir etkileri olmamıştır. Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, Kanuni Esasi ve Meşrutiyetin ortaya çıkmasında Senedi İttifakın önemli bir etkisi olmamıştır.

    Yazı kaynağı : www.wikitarih.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap