Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    sakarya meydan muharebesi kimlere karşı yapılmıştır

    1 ziyaretçi

    sakarya meydan muharebesi kimlere karşı yapılmıştır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Sakarya Savaşı Sonuçları Ve Nedenleri: Sakarya Savaşı Kimler Arasında Yapıldı? Kısaca Önemi Nelerdir?

    Sakarya Savaşı Sonuçları Ve Nedenleri: Sakarya Savaşı Kimler Arasında Yapıldı? Kısaca Önemi Nelerdir?

    Sakarya Savaşı pek çok kitapta Sakarya Meydan Muharebesi olarak da isimlendirilir. Bu savaşın bilinen en önemli özelliği ise Türk ve dünya savaş tarihinin en uzun Meydan Muharebesi olarak kabul edilmesidir. Bu savaş sonrasında Yunanlılar bir an önce meydan muharebesini terk etmek için çaba göstermişlerdir. Savaşın bitmesinin ardından milletimiz ve Yunanlılar bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır.

    Sakarya Savaşı Sonuçları Ve Nedenleri

    Sakarya Savaşı çok çetin bir savaş olduğu için kayıplarda çok fazla olmuştur. Özellikle Türk ordusu açısından subay kaybı bu savaşta daha fazladır. Bu nedenle savaşa Subay Savaşı da denilmektedir. Savaşın Türk ordusu ve Yunanlılar açısından bilinen sonuçları şu şekildedir;

     - Sakarya Savaşı Yunan ordusunun son taarruz savaşı olarak bilinir.

     - Savaş sonrasında Fransızlar ile Türk ordusu arasında Ankara Anlaşması imzalandı.

     - İtilaf devletleri tarafından Türk milletine barış teklifi geldi fakat Türkiye Büyük Millet Meclisi bu teklifi kabul etmedi.

     - İtalyanlar Anadolu bölgesinden kesin olarak ellerini çektiler.

     - Mustafa Kemal'e bu savaş sonrasında hem gazilik hem de mareşallik rütbesi verildi.

     - Türk milleti açısından bu savaşın önemi ise uzun zamandır geri çekilişte olan Türk milletini bu geri çekiliş durumu son bulmasıdır.

    Sakarya Savaşı’nın nedenleri sadece Yunanlılar ile ilgili değil aynı zamanda İtilaf Devletleri ile de ilgilidir. Yunanlılar sadece savaşın taarruz aşamasında bulunmaktadır. Sakarya Savaşı’nın nedenleri;

     - Yunanlılara Ankara tarafına bir müdahalede bulunarak Milli Mücadele ruhunu Türk milleti açısından zedelemek ve tamamen yıkmak istediler. Bunun için özellikle İtilaf Devletleri, Türk ordusuna son bir kez daha saldırarak önce Sakarya'ya geçip ardından da Ankara'ya ulaşmayı hedeflediler

     - Yunanistan Türk milletinin ve ordusunun zor durumda olduğunu görerek, Türkiye topraklarına girip buralardan kendisine yer almaya çalışmıştır.

    Bu durumların hepsi Sakarya Savaşı'nın altyapısını oluşturarak, savaş için neden olarak kabul edilmiştir. Bu nedenleri gören Türk ordusu Sakarya Meydan Muharebesi ne başlamıştır.

    Sakarya Savaşı Kimler Arasında Yapıldı?

    Sakarya Savaşı, 23 Ağustos 1921'de tarihinde başlayarak, 13 Eylül 1921'de büyük kayıplar ile beraber sona ermiştir. Sakarya Savaşı Türkler ile Yunanlılar arasında yapılan en önemli savaşlardan birisidir. Bunun sebebi ise Sakarya Savaşı'nın Kurtuluş Savaşı esnasında başlamasıdır.

    Bu savaş Türk ordusu içinde en uzun şekilde süren Meydan muharebelerinden bir tanesidir. Özellikle Kurtuluş Savaşı devam ederken Sakarya Meydan Muharebesi'nin ortaya çıkması daha ağır sonuçları da beraberinde getirmiştir. Her ne kadar savaş Türkler ve Yunanlılar arasında yapılsa da aslında salar İtilaf devletleri ile yapılan bir savaş niteliğindedir.

    Savaşın sonunda güçlü bir şekilde direnen Türk ordusu, Yunanlıları bertaraf etmeyi başarmıştır. Bu savaştan sonra Yunanlılar adeta Türk topraklarından kaçarak uzaklaşmıştır. Fakat kaçarken Türk milletine büyük şekilde zarar vermiştir. Öncelikle demiryolları, binalar ve fabrika gibi üretim alanlarını yerle bir edip Türk milletine büyük zarar vermeyi planlamışlardır.

    Kısaca Önemi Nelerdir?

    Sakarya Savaşı, Kurtuluş Savaşı'nın hem bir dönüm noktası hem de önemli bir sonucu olarak kabul edilmiştir. Kurtuluş Savaşı'nda yer alan Türk ordusunun büyük eksikleri vardır. Bu eksikler Tekalif-i Milliye Emirleri ile tamamlanmış ve Türk ordusu savaşa hazır bir halde meydana çıkmıştır.

    23 Ağustos 1921'de tarihinde Yunanlılar Türk ordusuna taarruza başladılar. Mustafa Kemal Paşa ise bu savaş sırasında “Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Sözüyle Türk ordusunu coşturmuş ve yaklaşık 22 gün süren savaş sonunda Türk ordusu büyük bir zaferle savaştan ayrılmıştır.

    Yunan Ordusu ise 13 Eylül 1921 tarihinde Türk saflarını geri kaçarak terk etmiştir. Bu savaş sırasında Yunanlılar savunmaya geçerken Türkler bir anda taarruza geçmiştir. Özellikle Türkler Viyana Savaşı'ndan beri sürekli gerileme durumundaydı.

    Bu zaferle beraber Türklerin Batı ülkeleri karşısındaki gerilemesi de durmuştur. Savaş sonrasında başarılarına karşılık Mustafa Kemal Paşa'ya mareşallik ve gazilik rütbesi verilmiştir. Doğu sınırları kesinlik kazanırken, Bu bölgedeki birlikler için de bu zafer aslında kesin hüküm şeklindedir. 

    Yazı kaynağı : www.cnnturk.com

    Sakarya Meydan Muharebesi

    Sakarya Meydan Muharebesi

    Sakarya Meydan Muharebesi, Atatürk tarafından çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra ifadesi ile anılan, Türk Kurtuluş Savaşı'nın mühim bir muharebesi.[9]

    Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası sayılır.[10][11][12][13][14][15][16] İsmail Habip Sevük, Sakarya Meydan Muharebesi'nin önemini, "13 Eylül 1683 günü Viyana'da başlayan çekilme, 238 sene sonra Sakarya'da durdurulmuştur." sözüyle tasvir etmiştir.[5][17]

    Arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sakarya Meydan Muharebesi, Anadolu Türk tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Yunan General Papulas tarafından Yunan ordularına Ankara'ya harekât emri verilmişti. Savaşı Yunan tarafı kazansaydı TBMM, Sevr Antlaşması'nı kabul etmek durumunda kalacaktı.

    General Anastasios Papulas başlangıçta bu harekâta şiddetle karşı çıktı. Papulas'a göre Yunan ordusunu ıssız ve yolsuz Anadolu topraklarının derinine sürüklemek sonuçları ağır olabilecek bir maceraydı. Öte yandan savaş karşıtı örgütlerin ordu içine sızdırdığı broşürler Yunan askerinin savaşa olan inancını önemli ölçüde kırmıştı. Ancak Papulas kamuoyundan gelen yoğun baskılara ve "Ankara Fatihi" olmanın cazibesine karşı koyamayarak ordusuna taarruz emri vermiştir.

    Muharebe[değiştir | kaynağı değiştir]

    TBMM ordusu, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki yenilgisinden sonra cephe kritik bir duruma düşmüştü. Cepheye gelerek durumu yerinde gören ve komutayı eline alan TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi birliklerinin Yunan ordusuyla arada büyük bir mesafe bırakılarak Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesine ve savunmayı bu hatta devam ettirmesine karar verdiler.

    Gazi Mustafa Kemal Paşa, "Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz. Onun için küçük, büyük her cüzütamı (birlik), bulunduğu mevziden atılabilir. Fakat küçük, büyük her cüzütam ilk durabildiği noktada, tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki cüzütamın çekilmeye mecbur olduğunu gören cüzütamlar, ona tabi olamaz. Bulunduğu mevzide nihayete kadar sebat ve mukavemete mecburdur.[18]" emrini vererek muharebeyi geniş bir alana yaydı. Böylece Yunan kuvvetleri de karargâhlarından uzaklaşıp bölünmüş olacaktı.

    TBMM, 3 Ağustos 1921'de Genelkurmay Başkanı İsmet Paşa'yı azlederek, aynı zamanda Başvekil ve Millî Müdafaa Vekili de olan Fevzi Paşa'yı bu makama da atadı.

    22 Temmuz 1921'de Sakarya Nehri doğusuna çekilmeye başlayan Türk ordusu, güneyden kuzeye 5. Süvari Kolordusu (Çal Dağı güneyinde), 12, 1, 2, 3, ve 4. gruplar ile Mürettep Kolordu birinci hatta olacak şekilde tertiplendi. Çekilişin hızlı bir şekilde tamamlanmasından sonra Yunan birlikleri taarruz pozisyonu için tam dokuz gün Türk birlikleri ile karşılaşmadan yürüdü. Bu yürüyüşün hangi yöne doğru olduğu Türk keşif birlikleri tarafından tespit edilerek cephe komutanlığına bildirildi. Bu savaşın kaderini belirleyecek stratejik hatalardan biri oldu. Yunan taarruzu baskın olma özelliğini kaybetti. Ancak 14 Ağustos'ta ileri harekâta geçen Yunan ordusu, 23 Ağustos'tan itibaren 3. Kolordu ile Sakarya Nehri doğusundaki Türk kuvvetlerini tespit, 1. Kolordu ile Haymana istikametinde, 2. Kolordu ile Mangal Dağı güneydoğusunda kuşatıcı taarruza başladı. Fakat bu taarruzlarında başarısız oldular.

    Kuşatma taarruzunda başarı sağlayamayan Yunan kuvvetleri, sıklet merkezini ortaya kaydırarak savunma mevzilerini Haymana istikametinde yarmak istedi. 2 Eylül'de Yunan birlikleri, Ankara'ya kadar en stratejik dağ olan Çal Dağı'nın tamamını ele geçirdi. Fakat Türk birlikleri Ankara'ya kadar geri çekilmeyerek alan savunması yapmaya başladı. Yunan birlikleri Ankara'ya 50 km kalacak derecede bazı ilerlemeler sağlasa da Türk birliklerinin yıpratıcı savunmasından kurtulamadı. Ayrıca 5. Türk Süvari Kolordusu tarafından cephe ikmal hatlarına yapılan taarruzlar Yunan taarruzunun hızının kırılmasında önemli etkenlerden biri oldu. Yunan ordusu 9 Eylül'e kadar süren yarma teşebbüsünde de başarılı olamayınca, bulunduğu hatlarda kalarak savunmaya karar verdi.

    Türk Ordusu'nun 10 Eylül'de başlattığı, bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın komuta ettiği, genel karşı taarruzla Yunan kuvvetlerinin savunma için tertiplenmesine mani olundu. Aynı gün Türk birlikleri stratejik bir nokta olan Çal Dağı'nı geri aldı. 13 Eylül'e kadar süren Türk taarruzu sonucunda Yunan ordusu, Eskişehir-Afyon'un hattının doğusuna kadar çekilerek bu bölgede savunma için tertiplenmeye başladı. Bu çekilme sonucu 20 Eylül'de Sivrihisar, 22 Eylül'de Aziziye ve 24 Eylül'de Bolvadin ve Çay düşman işgalinden kurtulmuştur.

    Çekilen Yunan ordusunu takip amacıyla harekâta 13 Eylül 1921 itibarıyla süvari tümenleri ve bazı piyade tümenleri ile devam edildi. Fakat teçhizat ve istihkâm yetersizliği gibi sebeplerle taarruzlar durduruldu. Aynı gün Batı Cephesi'ne bağlı birliklerin komuta yapısı değiştirildi. 1 ve 2. Ordu kuruldu. Grup Komutanlıkları lağvedilerek yerine 1, 2, 3, 4 ve 5. Kolordular ile kolordu seviyesinde Kocaeli Grup Komutanlığı kuruldu.

    Savaş, 22 gün ve gece sürerek 100 km uzunluğunda bir alanda cereyan etti. Yunan ordusu, Ankara'nın 50 km kadar yakınından geri çekildi.

    Yunan ordusu geri çekilirken Türklerin kullanabileceği hiçbir şey bırakmamak için özen gösterdi. Demir yollarını ve köprüleri havaya uçurdu ve birçok köyü yaktı.[19]

    Muharebe sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sakarya Meydan Muharebesi sonunda Türk ordusunun zayiatı; 5713 ölü, 18.480 yaralı, 828 esir ve 14.268 kayıp olmak üzere toplam 39.289'dur. Yunan ordusunun zayiatı ise 3758 ölü, 18.955 yaralı, 354 kayıp olmak üzere toplam 23.007'dir. Sakarya Meydan Muharebesi'nde çok fazla subay kaybı olduğu için bu Muharebeye "Subay Muharebesi" adı da verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk bu muharebe için "Sakarya Melhame-i Kübrası" yani kan gölü, kan deryası demiştir.

    Yunanlar için geri çekilmek haricinde başka bir seçenek kalmadı. Geri çekilirken Türk sivil halkına karşı yaptığı tecavüzler, kundaklamalar ve yağmacılık sonucunda 1 milyonun üzerinde sivil Türk evsiz kaldı.[20]

    Mayıs 1922'de Yunan Ordusu Başkomutanı General Anastasios Papoulas ve kurmay heyeti istifa etti. Yerine General Georgios Hatzianestis atandı.

    Mustafa Kemal Atatürk, ünlü "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz." sözünü bu savaşa atfen TBMM'de söylemiştir. Muharebenin ardından Miralay Fahrettin Bey, Miralay Kâzım Bey, Miralay Selahattin Adil Bey ve Miralay Rüştü Bey, mirliva rütbesine terfi etti ve paşa oldu. Mustafa Kemal Paşa TBMM tarafından müşir rütbesine terfi ettirildi ve kendisine gazi unvanı verildi.

    Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi'ne kadar bir askeri rütbesi olmadığını, Osmanlı Devleti tarafından verilmiş olan rütbelerin yine Osmanlı Devleti tarafından alınmış olduğunu belirtir. Nutuk'ta şu ifadeleri kullanır: "Sakarya muharebesi neticesine kadar, bir rütbe-i askeriyeye haiz değildim. Ondan sonra, Büyük Millet Meclisince Müşir (Mareşal) rütbesi ile Gazi unvanı tevcih edildi. Osmanlı Devleti'nin rütbesinin, yine o devlet tarafından alınmış olduğu malûmdur."[21]

    Üst kademe komutanları[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]


    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Sakarya Savaşı (Meydan Muharebesi) kısaca özeti: tarihi, sonuçları, önemi, nedenleri ve sonuçları

    Sakarya Savaşı (Meydan Muharebesi) kısaca özeti: tarihi, sonuçları, önemi, nedenleri ve sonuçları

    Sakarya Meydan Muharebesi Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna zemin hazırlayan en önemli savaşlardan bir tanesidir. Osmanlı Devleti'nin yıkılması üzerine birçok devlet tarafından işgale uğrayan Anadolu toprakları Kurtuluş Savaşı sayesinde tekrardan Türklere ait olduğu kanıtlanmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi Kurtuluş Savaşı içinde bulunan en önemli savaşlardan biri olarak görülmektedir.

     SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ'NİN KISACA ÖZETİ

     Kurtuluş Savaşı sırasında Türkler ile Yunanlılar arasında meydana gelen Sakarya Meydan Muharebesi için Tekalif-i Milliye Emirleri yayınlanmış ve ordunun ihtiyaçlarını karşılanmaya çalışılmıştır. Ordunun ihtiyaçlarını bir kısmı karşılandıktan sonra Yunanlılara karşı 23 Ağustos 1921 tarihinde Sakarya Ovası önünde iki taraf arasında çatışmalar başlamıştır.

    Yunanlıların amacı Kütahya- Eskişehir Savaşı'nda olduğu gibi Türk ordusunun sol kanadını çember içine alarak yok etmek ve Ankara'ya ulaşmaktı ancak 23 Ağustos 1921'de Türk savunma hattı önünde saldırı düzenine giren Yunanlılar 24 Ağustos'tan itibaren iki Kolordu ile Türk sol kanadına saldırmaya başladılar. 31 Ağustos Yunan Ordusu'nun saldırılarında gerileme görüldü. Yunan Ordusu 7 Eylül'den itibaren sol kanattan kuvvetlerini çekmeye başladı daha sonra 12 -13 Eylül gecesi Sakarya doğusundaki arazi Yunanlılardan geri alındı.

    SAKARYA SAVAŞI TARİHİ

    Sakarya Savaşı 22 gün 22 gece sürmüş 23 Ağustos 1921 tarihinde başlamış ve 13 Eylül 1921 tarihinde sona ermiştir.

    SAKARYA SAVAŞI ÖNEMİ

    Sakarya Meydan Muharebesi Kurtuluş Savaşı'nın en önemli muharebelerinden kabul edilen savaştır. Tekalif-i Milliye Emirleri ile Türk ordusunun eksiklerini bir kısmı tamamlanmış ve savaşa hazırlanmaya çalışılmıştır. 23 Ağustos'ta Yunanlılar taarruzu başlamış Mustafa Kemal Paşa: ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.’ diyerek tarihe geçen sözünü bu savaşta söylemiştir. Böylece 22 gün 22 gece sürecek 13 Eylül 1921'de Türk ordusu büyük bir zaferle Yunan ordusunun kaçmasını sağlamıştır. Sakarya Meydan Muharebesi ile 1683 Viyana bozgunundan beri devam eden Türk geri çekilmesi durmuş Yunanlılar savunmaya Türkler taarruza geçmiştir.

    SAKARYA SAVAŞI NEDENLERİ VE SONUÇLARI

    Sakarya Meydan Muharebesi nedenleri:

    Yüzyıllar boyunca Anadolu topraklarına sahip olmak isteyen dış güçler özellikle 1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin kaybeden tarafta yer alması ile Anadolu toprakları işgale başlamıştır. Bu süreçte Yunanistan İzmir ve çevresi üzerinde hak iddia ederek bölgeyi işgal etmiş ve İzmir'in Yunanistan'a ait olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca Ankara'ya kadar gelmeyi amaçlayan Yunan Ordusu Büyük Millet Meclisi'ni kapatmayı amaçlamıştır. Türk direnişini tamamen bitirerek Anadolu topraklarını tamamen işgal etmeyi amaçlamışlardır.

     Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçları:

     - 22 gün 22 gece süren savaş sonucunda Yunanlılar yenilmiş ve savunma durumuna geçmişlerdir.

    - Türkiye Büyük Millet Meclisi hakkında halk arasındaki şüpheler ortadan kalkmıştır.

    - Mustafa Kemal'e TBMM tarafından gazilik ve mareşallik unvanı verilmiştir.

    - 5 ağustos 1921'de Kanun ile birlikte Mustafa Kemal'e Başkomutanlık yetkisi süresiz uzatılmıştır.

    - Kurtuluş Savaşı'nın son savunma savaşı olarak bilinir.

    - İtalyanlar Sakarya Savaşı'ndan sonra Anadolu topraklarını tamamen boşaltmışlardır.

    - Rusya aracılığı ile Kafkas cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalanmış ve doğu sınırı belirlenmiştir.

    - İngiltere ile esir mübadelesi anlaşması imzalanmış ve Malta'daki Türk Esirler serbest bırakılmıştır. Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmıştır.

    - Ukrayna ile dostluk Antlaşması imzalanmıştır.

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap