Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    rusya ukrayna geriliminin sebebi

    1 ziyaretçi

    rusya ukrayna geriliminin sebebi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Rusya Ukrayna krizi sebebi nedir, nasıl başladı?

    Rusya Ukrayna krizi sebebi nedir, nasıl başladı?

    Rusya Ukrayna krizi sebebi nedir, nasıl başladı?

    2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesiyle başlayan Rusya Ukrayna krizi, savaşın eşiğine geldi. Rusya, Belarus ile birlikte Ukrayna sınırına asker yığarak hem karadan hem de denizden askeri tatbikatlar yaparken AB ve NATO üye ülkeleri de diplomasi trafiği başlattı.

    Başlangıcı yıllar öncesine dayanan Rusya Ukrayna krizi büyüyerek savaşma noktasına geldi. Ukrayna’nın batı ülkeleriyle yakınlaşması, Rusya tarafından hoş karşılanmadı ancak iki ülke arasındaki krizin dönüm noktası Mart 2014’te Kırım’ın ilhakı oldu.

    RUSYA UKRAYNA KRİZİ SEBEBİ NEDİR, NASIL BAŞLADI?

    Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan gerilimlerin tarihçesi aslında Orta Çağa’a kadar gidiyor. Kriz dolu ancak ortak geçmiş nedeniyle Putin iki ülkeyi sık sık “tek halk” olarak nitelendiriyor.

    1991 yılında Sovyet Birliği ardından Rusya, Ukrayna ve Belarus Bağımsız Devletler Topluluğu’nu kurdu. Rusya’nın bu birlik ile amacı hem nufüzunu devam ettirmek hem de ucuz doğal gaz arzı yoluyla ülkeleri yeniden kendisine bağlayabilmekti. Fakat Belarus, Moskova ile yakın bir ittifak kurarken, Ukrayna yönünü giderek Batı’ya doğru çevirdi.

    İki ülke arasında “soğuk” ilişki 2014 yılında kritik eşiğe geldi. Ukrayna’da yaşanan otorite boşluğundan yararlanan Rusya Mart 2014’te Kırım’ı ilhak etti. Ukrayna’nın doğusundaki, Rusya sınırındaki Donetsk’te de Rusya’dan destek alan Rus yanlısı ayrılıkçılarla Ukrayna ordusu arasında da çatışmalar yaşandı. Konumu Avrupa ile Rusya arasında olan Ukrayna’da yaşayan vatandaşlar da Rus ve Batı yanlıları olarak kutuplara bölündü.

    ABD’DEN ‘RUSYA UKRAYNA'YI İŞGAL EDECEK' AÇIKLAMASI

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan cuma günü yaptığı açıklamada Rusya’nın “Çin Olimpiyatları” bitmeden Ukrayna’yı işgale başlayabileceğini söyledi. Sullivan, Ukrayna’da işgalin her an başlayabileceğini, Amerikalıların derhal ülkeyi terk etmesi gerektiğini ve işgal durumunda tahliye operasyonu yapmayacaklarını ifade etti. Sullivan ayrıca, Amerikan vatandaşlarının önümüzdeki 24 ila 48 saat içinde ülkeyi terk etmeleri gerektiğini ifade etti.

    RUSYA: YAPAY GERİLİMİ TIRMANDIRMAK İÇİN KUMPAS BAŞLATILDI

    İşgal haberlerine ilişkin Rusya'dan ilk açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Batı medyasında yer alan Rusya'nın, Ukrayna'yı işgal edeceği ile ilgili haberlerin gerçeği yansıtmadığı ifade edilerek, “Rusya Federasyonu'nun güvenlik garantileri konusundaki haklı taleplerini itibarsızlaştırmak için Moskova'ya karşı koordineli bir enformasyon saldırısı gerçekleşiyor. Batı ülkeleri ve Batı medyası, Ukrayna çevresindeki yapay gerilimi tırmandırmak için kumpas başlattı” ifadelerine yer verildi.

    İŞGAL PLANI AYRINTILARI PAYLAŞILDI

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceği iddiasıyla artan gerilim karşılıklı açıklamalarla son dönemde hızla tırmanırken, Batı basınında işgal planının ayrıntıları da paylaşıldı.
    Kremlin’deki komutanlar tarafından sunulan planlara göre Rusya, 130 bin askerle Ukrayna hükümetini devirmek için çok boyutlu bir plan hazırladı.

    İngiliz Daily Mail gazetesinin aktardığı plana göre Rusya önce Belarus ve Kırım’dan Ukrayna’ya girecek, daha sonra ülkenin doğu sınırında konuşlandırılan Rus askerleri hızla Kiev’e ulaşarak Ukrayna hükümetini indirecek.

    Doğudan ülkeye girecek Rus askerleri, Ukrayna’nın doğudaki birliklerinin başkenti savunmak üzere Kiev’e ulaşmasını da engelleyecek.

    Bu plan hız gerektirdiği için Rusya’nın daha hafif araçları ve silah sistemlerini tercih ettiği de söyleniyor.

    ‘PUTİN, KİEV'DE RUSYA YANLISI HÜKÜMET İSTİYOR'

    Batılı ülkeler, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’da Batı yanlısı hükümeti devirip yerine Rusya yanlısı bir hükümet getirmeyi planladığını düşünüyor.

    Rusya, halihazırda sınırlara yığdığı 130 bin askerle Ukrayna’yı farklı cephelerden kuşattı. 20 bin Rus askerinin de birliklere katılmak üzere hazır beklediği iddia ediliyor.
    Bir kaynak, “Asker ve ekipman konuşlandırma düzeyi benzersiz ve çok endişe verici. Bunun amacı işgal. 15 Rus birliğinin daha Ukrayna sınırına doğru yola çıktığı tahmin ediliyor” dedi. Kaynak, hava ve deniz desteğinin de hazır olduğunu, Rusya’daki birçok askeri birimde tatillerin iptal edildiğini, Rus gemilerinin Karadeniz ve Akdeniz’de hazır beklediğini belirtti.

    ‘RUS ASKERLER HIZLA KİEV'E ULAŞMAYI PLANLIYOR'

    Rusya’daki muharebe birliklerinin yüzde 60’ının Ukrayna işgali için hazır durumda olduğu kaydedilirken, kaynaklar Rusya’nın Kiev’e hızla ulaşmak zorunda olduğunu ve planını buna göre yaptığını ifade ediyor.

    Kaynaklara göre ayrıntılı işgal planı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e sunulacak ve Putin işgalle ilgili nihai kararını verecek.

    Kiev, Rus askerlerinin konuşlandırıldığı Belarus’un güney sınırına 240 kilometre uzaklıkta ve Rus birlikleri kente 6 saatte ulaşabilir.

    ‘AMAÇ KANSIZ DARBE'

    Kaynaklardan biri, Rusya’nın birliklerinin Kiev sokaklarında sıcak çatışmaya girmesini istemediğini, kansız bir darbe amaçladığını da ifade etti.

    Kaynağa göre Rusya, Ukraynalıların ülkeyi savunmak için savaşma arzusunu fazla hafife alıyor ve işgal planı çok kanlı olabilir. Kaynak, çok sayıda insanın ölebileceğini ve işgalin Rusya için ekonomik ve siyasi açıdan çok maliyetli olabileceğini de kaydetti.

    2014’te Kırım’ı ilhak eden Rusya, Ukrayna sınırına binlerce asker yığmasına rağmen bu ülkeyi işgal planı yapmadığını savunuyor.

    Yazı kaynağı : www.sozcu.com.tr

    Rusya ile Ukrayna Arasındaki Gerilim Neden Tırmandı?

    Tarayıcınız bu videoyu desteklemiyor.

    Ukrayna ve Batılı ülkeler, Ukrayna sınırındaki Rus askeri yığınağının, Moskova'nın eski Sovyet komşusunu işgal etme planlarının işareti olabileceğinden endişeliler.

    Kremlin böyle bir niyeti olmadığında ısrar ediyor ve Ukrayna'yı ve Batılı destekçilerini, kendi saldırgan planlarını örtbas etmeye çalışmakla suçluyor.

    Rus birliklerinin yoğunlaşmasının, bir saldırının habercisi olup olmadığı belli değil. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, NATO'nun Ukrayna'yı ittifaka almasına karşı Batı’nın garanti vermesi için bastırıyor ve bu askeri yığınağın da bu baskının etkisini arttırma girişimi olabileceği yorumları yapılıyor.

    Rusya-Ukrayna geriliminin temelinde neler var?

    Bir Sovyet cumhuriyeti olmadan önce yüzyıllar boyunca Rus imparatorluğunun bir parçası olan Ukrayna, 1991'de SSCB'nin dağılmasıyla bağımsızlığını kazandı. Ülke, emperyal Rus geçmişinden kopmak ve Batı ile giderek daha yakın ilişkiler kurmak için harekete geçti.

    Ancak Kremlin yanlısı Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'in Moskova ile daha yakın ilişkiler lehine, Avrupa Birliği ile bir ortaklık anlaşmasını reddetme kararı, 2014'te devrilmesiyle sonuçlanan kitlesel protestolara yol açtı.

    Rusya buna Ukrayna'nın Kırım Yarımadası'nı ilhak ederek ve Ukrayna'nın doğusunda patlak veren ayrılıkçı ayaklanmaya ağırlığını koyarak yanıt verdi.

    Ukrayna ve Batı, Rusya'yı isyancıları desteklemek için birliklerini ve silahlarını göndermekle suçladı. Moskova, ayrılıkçılara katılan Ruslar’ın gönüllü olduğunu savunarak, suçlamaları reddetti.

    Ukrayna'nın doğusunda Donbas olarak bilinen sanayi bölgesini harabeye çeviren çatışmalarda 14 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

    Fransa ve Almanya'nın aracılık ettiği 2015 barış anlaşması, büyük çaplı çatışmaların sona ermesine yardımcı oldu. Ancak siyasi bir anlaşmaya varma çabaları başarısız kaldı ve gergin temas hattı boyunca ara sıra çatışmalar devam etti.

    Bu yılın başlarında, doğuda ateşkes ihlallerinde ani bir artış ve Ukrayna yakınlarındaki Rus askeri yığınağı savaş korkularını körükledi; ancak Moskova'nın manevralardan sonra kuvvetlerinin büyük bir kısmını Nisan ayında geri çekmesiyle gerginlik azaldı.

    Rusya’nın yeni askeri yığınağı ne çapta?

    ABD istihbarat yetkilileri geçen hafta Rusya'nın tahmini olarak 175 bin asker konuşlandırmayı planladığını ve bunların neredeyse yarısının 2022'de başlayacak olası bir askeri çıkarmaya hazırlık olarak Ukrayna sınırına yakın çeşitli noktalara halihazırda konuşlandırıldığını tespit etti.

    Ukrayna, sonbahar aylarında Rusya'nın batısındaki büyük savaş tatbikatlarının ardından Moskova'nın iki ülke sınırından çok uzakta olmayan bir bölgede 90 binden fazla askeri tuttuğunu bildirdi.

    Ukrayna Savunma Bakanlığı, Rusya kara kuvvetleri birliklerinin, Ukrayna sınırının yaklaşık 260 kilometre kuzeyindeki Yelnya kasabası yakınlarında olduğunu kaydetti.

    Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov 3 Aralık’ta milletvekillerine, Ukrayna yakınlarındaki ve Rusya'nın ilhak ettiği Kırım'daki Rus askerlerinin sayısının 94 bin 300 olarak tahmin edildiğini belirterek, Ocak ayında "büyük çaplı bir gerilimin" mümkün olduğu konusunda uyardı.

    Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valerii Zaluzhnyi de ülkenin isyancıların kontrolundaki doğusunda Rusya'nın yaklaşık 2 bin 100 askeri personeli olduğunu ve Rus subaylarının ayrılıkçı güçler içindeki tüm komuta pozisyonlarını elinde bulundurduğunu söyledi.

    Moskova, Ukrayna'nın doğusunda askerlerinin varlığını defalarca yalanladı. Rusya, kendi topraklarında konuşlanmaların kimseyi ilgilendirmemesi gerektiğini savunarak, asker sayıları ve yerleri hakkında herhangi bir ayrıntı vermiyor.

    Moskova ne istiyor?

    Kremlin, Ukrayna'yı 2015 barış anlaşmasının şartlarına uymamakla suçlamış ve Batı'yı Ukrayna'nın uyumunu teşvik etmediği için eleştirmişti. Anlaşma, Moskova’nın Kiev’e diplomatik bir darbesiydi ve Ukrayna'nın isyancı bölgelere geniş özerklik vermesini ve isyancılara kapsamlı bir af teklif etmesini gerektiriyordu.

    Ukrayna ise Rusya’nın desteklediği ayrılıkçıların ateşkes ihlallerine dikkat çekerken, Kremlin'in inkarlarına rağmen isyancıların kontrolundaki doğu topraklarında Rus askeri varlığının devam ettiği konusunda ısrar ediyor.

    Rusya, karşılıklı suçlamalar sürerken, Ukrayna, Fransa ve Almanya ile dörtlü bir görüşmeyi reddetti ve Ukrayna'nın 2015 anlaşmasına uymayı reddetmesi göz önüne alındığında bunun faydasız olduğunu savundu.

    Moskova, ABD ve NATO müttefiklerini Ukrayna'ya silah sağladığı ve ortak tatbikatlar düzenlediği için sert şekilde eleştirdi ve bunun Ukrayna’nın şahin kanadını, isyancıların elindeki bölgeleri zorla geri almaya teşvik ettiğini söyledi.

    Putin bu yılın başlarında, Kiev’in doğuyu geri almaya yönelik askeri girişiminin "Ukrayna devleti için ciddi sonuçlar doğuracağını" söylemişti.

    Rusya Cumhurbaşkanı Ruslar’ı ve Ukraynalılar’ı defalarca "tek halk" olarak tanımladı ve Ukrayna'nın Sovyet döneminde haksız şekilde tarihi Rus topraklarını aldığını iddia etti.

    Putin, Ukrayna'nın NATO'ya katılma arzusunun Moskova için bir kırmızı çizgi olduğunu şiddetle vurguladı ve ayrıca bazı NATO üyelerinin Ukrayna'da askeri eğitim merkezleri kurma planlarından duyduğu endişeyi dile getirdi. Rusya Cumhurbaşkanı bu projenin, Ukrayna ittifaka katılmasa bile, NATO ülkelerine Ukrayna topraklarında askeri zemin sağlayacağını söyledi.

    Putin geçen hafta da Rusya'nın ABD ve müttefiklerinden "NATO'nun doğuya doğru herhangi bir hamle yapmasını ve topraklarının yakınında Ruslar’ı tehdit eden silah sistemlerinin konuşlandırılmasını dışlayacak güvenilir ve uzun vadeli güvenlik garantileri" isteyeceğini vurguladı.

    NATO'nun askeri altyapısını Rusya'ya yaklaştırması nedeniyle "tehditlerin Batı sınırında tırmandığını" öne süren Putin, Batı'ya konuyla ilgili kapsamlı görüşmelerde bulunma teklifinde bulundu ve Moskova'nın yalnızca sözlü güvencelere değil, "yasal garantilere de ihtiyacı olacağını" da vurguladı.

    Rus istilası olasılığı gerçek bir tehdit mi?

    Rusya, Batı'nın karalama kampanyası olduğunu söylediği işgal planını reddediyor ve iddiaların Ukrayna'nın doğuda bir saldırı yapma niyetini gizleme amaçlı olabileceği suçlamasında bulunuyor. Ukrayna ise bu tür bir planları olmadığını savunuyor.

    Bazı gözlemciler, askeri yığılmayı, Putin'in, Rusya'nın NATO'yu Moskova'nın kırmızı çizgilerine saygı duymaya ve Ukrayna'ya asker ve silah göndermeyi bırakmaya ikna etmek için, riskleri arttırmaya hazır olduğunun bir göstergesi olarak yorumluyor.

    Putin geçen ay, Moskova'nın uyarılarının nihayet bir miktar ilgi gördüğünü ve Batı'da "belirli bir stres" yarattığını memnuniyetle dile getirdi. Rus lider, "Onları mümkün olduğu kadar uzun süre bu durumda tutmak gerekiyor ki batı sınırlarımızda ihtiyacımız olmayan bir çatışma çıkarmak akıllarına gelmesin" dedi.

    Amerikalı yetkililer, Moskova'nın niyetinin net olmadığı konusunda hemfikir, ancak Rusya'nın geçmişteki davranışlarını endişe nedeni olarak gösteriyor.

    Biden da 3 Kasım’daki açıklamasında Putin'in Ukrayna'ya saldırmasını "çok, çok zor" hale getireceği taahhüdünde bulundu ve yönetiminden gelen bir dizi yeni girişimin Rus saldırganlığını caydırmayı amaçladığını söyledi.

    Yazı kaynağı : www.amerikaninsesi.com

    Rusya ve Ukrayna arasında kriz nasıl başladı, sebebi ne? İşte Rusya ve Ukrayna geriliminin nedenleri

    Rusya ile Ukrayna savaşın eşiğine nasıl geldi?

    Rusya ile Ukrayna savaşın eşiğine nasıl geldi?

    Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimin tarihçesi aslında Orta Çağ'a kadar uzanıyor. Her iki devletin kökenleri, 9'uncu yüzyıldan 13'üncü yüzyılın ortalarındaki Moğol istilasına kadar hüküm süren Kiev Knezliği (Dükalığı) adlı Doğu Slav devletine dayanıyor. Bu yüzden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin sık sık "tek halktan" bahsediyor. Ancak tarihsel akışa bakıldığında, her iki ulusun yollarının yüzyıllar önce ayrıldığı görülüyor. Her ne kadar birbirine benzese de, ortaya iki farklı dil ve kültür çıktı. Rusya, siyasi olarak bir imparatorluğa dönüşürken, Ukrayna kendi devletini kurmayı başaramadı. 17'nci yüzyılda, bugünkü Ukrayna topraklarının büyük bölümü, Rus İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi. İmparatorluğun 1917'de parçalanmasından sonra kısa bir bağımsızlık dönemi yaşayan Ukrayna, Sovyet Rusya'ya bağlı askerî birlikler tarafından yeniden fethedildi. 1922 yılında kurulan ve Ukraynalılar dahil 100'den fazla etnik grubu bünyesinde barındıran Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük ülkesi olarak 70 yıla yakın varlığını sürdürdü.

    1990'lar: Rusya, Ukrayna'nın ayrılmasına izin verdi

    Aralık 1991'de bir araya gelen Rusya, Ukrayna ve Belarus liderleri, Sovyetler Birliği'ni feshederek Bağımsız Devletler Topluluğu'nu (BDT) kurdu. Moskova, böylece eski Sovyet ülkeleri üzerindeki nüfuzunu devam ettirmeyi amaçlıyordu. Kremlin yönetimi ayrıca eski kardeş cumhuriyetleri, ucuz doğal gaz arzı yoluyla kendisine bağlayabileceğine inanıyordu. Ancak evdeki hesap çarşıya pek uymadı. Belarus, Moskova ile yakın bir ittifak kurarken, Ukrayna yönünü giderek Batı'ya doğru çevirdi.

    Bu durum Kremlin'i rahatsız ettiyse de 1990'larda konu, henüz kriz boyutuna dönüşmedi. Moskova, Ukrayna konusunda rahat görünüyordu, zira Batılı ülkeler Kiev'i bünyelerine entegre etmek istemiyordu. Bu gelişme, ekonomik olarak sıkıntılı bir dönem yaşayan ve bir yandan da Çeçenistan Savaşı nedeniyle başı hayli ağrıyan Rusya'nın işine geliyordu. Moskova yönetimi, 1997'de imzalanan ve "Büyük Antlaşma" olarak bilinen mutabakatla  birlikte, çoğunlukla etnik Rusların yaşadığı Kırım Yarımadası da dahil olmak üzere, Ukrayna'nın sınırlarını tanıdı.

    Post-Sovyet dostluğunda ilk çatlaklar

    Putin'in başkan olmasıyla Moskova ile Kiev arasında ilk büyük diplomatik kriz yaşandı. 2003 sonbaharında, Rusya şaşırtıcı bir şekilde Kerç Boğazı'nda, Ukrayna'ya bağlı Tuzla adasına doğru bir baraj inşa etmeye başladı. Kiev bu adımı, "sınırı yeniden çizme ve Tuzla'yı ilhak girişimi" olarak gördü. Kriz giderek tırmandı ve ancak başkanların baş başa görüşmesinin ardından sorun çözüldü. Baraj inşaatı durduruldu, ancak iki ülke arasındaki Post-Sovyet dostluğu derin bir yara aldı.

    Ukrayna'da 2004 devlet başkanlığı seçimlerinde Moskova yönetimi, Viktor Yanukoviç'i destekledi. Batı yanlısı siyasetçi Viktor Yuşçenko karşısında seçimi Moskova güdümlü adayın kazandığı açıklandı. Akabinde başlayan ve tarihe "Turuncu Devrim" olarak geçen halk ayaklanması sonunda muhalif politikacı Yuşçenko, Devlet Başkanlığı koltuğuna oturdu. Onun görev süresi boyunca Rusya, 2006 ve 2009 yıllarında Ukrayna'nın doğalgaz musluğunu iki kez kapattı.

    2008 yılında dönemin ABD Başkanı George Bush, NATO'ya üye olma hedefiyle Ukrayna ve Gürcistan'ı resmî bir hazırlık programına dahil etmeye çalıştı. Putin derhal itiraz etti. Moskova, Ukrayna'nın bağımsızlığını tam olarak kabul etmediğini açıkça belirtti. Almanya ve Fransa, Bush'un planlarını engelledi. Bükreş'teki NATO zirvesinde Ukrayna ve Gürcistan'a üyelik sözü verildi, ancak somut bir tarih belirlenmedi

    NATO ile işler hızlı yürümediği için Ukrayna, Batılı ülkelerle ilişkilerini bir AB Ortaklık Anlaşması imzalayarak geliştirmeyi düşündü. Anlaşmanın imzalanmasına bir kaç ay kala Moskova yönetimi, 2013 yazında Kiev'e büyük bir ekonomik baskı uyguladı ve Ukrayna'nın ithalat yapmasını engelledi. 2010 seçimlerini kazanarak iktidarı elinde bulunduran dönemin Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç, imza aşamasında olan AB ile ortaklık anlaşmasını askıya aldı. Bu, muhalefetin büyük protestosuna neden oldu ve sonunda Yanukoviç, Şubat 2014'te Moskova'ya kaçmak zorunda kaldı. 

    Kırım'ın ilhakı dönüm noktası oldu

    Kremlin, Kiev'deki siyasi otorite boşluğundan yararlanarak, Mart 2014'te Kırım'ı ilhak etti. Bu, "ilan edilmemiş bir savaşın" başlangıcı ve iki ülke arasındaki krizin dönüm noktasıydı. Aynı zamanda Rusya'ya bağlı paramiliter güçler, zengin kömür yataklarının bulunduğu Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinde bir ayaklanma için seferber olmaya başladı. Donetsk ve Luhansk'ta "Halk Cumhuriyetleri" ilan edildi, idarenin başına Ruslar getirildi. Ukrayna ise buna cevap vermek için ülkedeki devlet başkanlığı seçimlerinin sonucunu bekledi. Yaklaşık iki ay sonra, Mayıs 2014'te "Antiterör Operasyonu" adını verdikleri büyük bir askerî misyona girişti.

    Haziran 2014'e gelindiğinde ise yeni seçilen Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin, Normandiya Çıkarması'nın 70'inci yıldönümü anma törenlerinde Almanya ve Fransa'nın arabuluculuğunda ilk kez bir araya geldi. Böylece "Normandiya formatı" adı verilen diplomasi tarzı doğdu.

    Ukrayna ordusu, ayrılıkçıları geri püskürtmeyi başardı. Ancak Kiev'e göre Moskova tekrar askerî açıdan yoğun şekilde müdahil oldu. Bu nedenle Ukrayna birlikleri, Donetsk'in doğusundaki Ilovaisk kasabasında yenilgiye uğradı. Bu yine önemli bir dönüm noktasıydı. Savaş, Eylül 2014'te Minsk'te imzalanan ateşkesle sona erdi.

    Donbas mevzi savaşı

    Ardından bugüne kadar devam eden bir mevzi savaşı başladı. 2015'in başında Rus yanlısı ayrılıkçılar tekrar saldırıya geçti ve Kiev yönetiminin aktardığına göre, Rus ordusu yine rütbe armaları olmayan üniformalarla bölgeye konuşlandırıldı. Moskova ise bu iddiaları reddediyor. Ukrayna silahlı kuvvetleri, bu kez stratejik öneme sahip Debaltseve kentinde ikinci bir yenilgi aldı ve mevzilerini adeta koşar adım terk etmek zorunda kaldı. Nihayetinde Batılı ülkelerin arabuluculuğunda, bugüne kadarki barış çabalarının temelini oluşturan Minsk-2 Anlaşması üzerinde mutabakat sağlandı. Ancak barış umutları bir türlü gerçeğe dönüşmedi.

    Son olarak 2019 sonbaharında küçük bir umut ışığı doğdu. Her iki tarafa ait birliklerden bazıları, ara hattaki mevzilerden çekildi. Ancak Aralık 2019'da Paris'te yapılan Normandiya zirvesinden bu yana taraflar arasında başka bir buluşma gerçekleşmedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Minsk mutabakatını uygulamadığı gerekçesiyle Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile şimdilik yüz yüze görüşmek istemiyor. Putin ayrıca ABD'den, Ukrayna'nın hiçbir zaman NATO'ya katılmamasını ve askerî yardım almamasını açıkça talep ediyor. NATO, bu talebi geri çevirdi.

    Roman Goncharenko

    © Deutsche Welle Türkçe

    Yazı kaynağı : www.dw.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap