Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    rüya tabirleri islamiyet

    1 ziyaretçi

    rüya tabirleri islamiyet bilgi90'dan bulabilirsiniz

    RuyaTabirleri.com

    İslamiyet ve Rüyalar

    Rüya konusuna Kur’an-ı Kerim’de özellikle Yusuf Suresi’nde değinilmiştir. Bu surede Hz. Yusuf’un rüyaları söz konusu edilir ve Yusuf’un kendisiyle aynı zindanda olan 2 gencin rüyaları için yaptığı rüya tabirleri anlatılır. Ayrıca yine Kur’an’da yer alan el-Fetih, es-Sabbat ve el-İsra surelerinde Hz. Peygamber’in gördüğü rüyalardan söz edilir. Rüya yorumlama yeteneği her insanda bulunan bir yetenek değildir. Allah’ın peygamberlerinden birine veya birkaçına düşleri yorumlayabilme özelliğini verdiği anlaşılmaktadır ve sadece peygamber rüyaları bağlayıcı rüyalardır; diğer insanların gördüğü rüyalar bu özelliğe sahip değildir. Rüya yorumları yapan herhangi bir kaynakta gördüğünüz rüya tabirlerinin İslami rüya yorumları olduğunu düşünmeniz gerekmemektedir. İslami rüya tabirleri diye bir şey yoktur. Sadece rüyalar konusunun bütün dinlerde ve kültürlerde olduğu gibi İslam kültüründe de yer alması, varlığının kabul edilmesi, merak edilmiş ve araştırılmış olması söz konusudur.

    Rüyaların insanın içine attığı, bilinç altının derinliklerinde gizlenen birtakım duygu ve düşüncelerine dair ipuçları barındırıyor olabileceği bir gerçektir ve bazı psikiyatristler hastalarını tedavi etmek için rüya analizi yöntemine başvururlar. Rüyaların hayata yön veren, birtakım mesajlar içeren bir tarafı olduğu bazı bilim adamlarıyla alimler tarafından onaylanmıştır. Fakat İslamiyet prensiplerine göre işin ilahi tarafının inkar ve ihmal edilerek rüya konusundaki meseleleri bütünüyle bilinçaltına bağlamak da, tamamiyle görülen düşlere bağlı olarak hareket edip rüya tabirleri tarafından yönetilir bir hale gelmek de doğru değildir. Peygamberlerin gördüğü rüyalar bir yana rüyaların bir kesinliği ve bağlayıcılığı olmadığı kabul edilir. Rüyalar görüldükleri yönde veya ters yönde çıkabilirler; hiçbir şekilde çıkmayabilirler, geleceğe dair haberler ve ikazlar barındırıyor veya barındırmıyor olabilirler, bunun kesin bir şekilde bilinmesi mümkün değildir.

    Sonuçta rüyalar ve rüya tabirleri, ‘neden rüya görüyoruz?’ ve ‘rüyaların anlamı nedir?’ gibi meseleler insanoğlu tarafından tam anlamıyla çözülmüş ve anlaşılmış meseleler değildir. İslam dininin tavsiyelerine göre rüyaları, özellikle güzel rüyaları salih kişilere anlatmak gerekir. Çünkü bu özellikteki insanlar rüya tabiri ilmini bilmeseler de rüyaları hayra yorar ve anlatan kişiyi rahatlatırlar, onun kafasını karıştırmaktan veya üzüntü vermekten kaçınırlar. Kötü ve karışık rüyalara gelince; bunların kimseye anlatılmaması ve rüyadan zarar görmemek için dua edilmesi, şeytanın şerrinden Allah’a sığınılması tavsiye edilir.

    İslamiyet’te rüya hukuki bir kaynak veya delil teşkil etmez, sadece rüyayı gören kişiyle ilgilidir ve o kişiyi bağlar. Gördüğümüz rüyalar kaynakları bakımından genel olarak 3 grupta toplanır; rahmani rüyalar, nefsani rüyalar ve şeytani rüyalar. Çok seyrek de olsa hemen her insanın gördüğü rahmani rüya gaybî mesajlar ve sırlar içeren bir rüya türüdür. Nefsani rüya geçmişe dönük hatıraların veya kişinin arzu ettiği şeylerin düşüne girmesi halidir. Üzüntü, korku, kaygı gibi duygular uyandıran ve vesveselerden oluşan şeytani rüya; şeytanın telkiniyle görülen bir rüya tipi olarak kabul edilir ve kimseye anlatılmaması tavsiye edilir. Nefsani rüyalar bilim adamları tarafından bilinçaltı rüyaları olarak tanımlanan rüyalardır.

    Rahmani rüyalar ise salih rüya veya rüya-yı sadıka (sadık rüya)  olarak da bilinir. Böyle gaybî mesajlar içeren rüyaların levh-i mahfuzda yazılı olan bazı şeylerin kişilerin kalp aynasına yansıması olayı olduğu kabul edilir. İnsandaki küçük örneğinin hafıza (bellek) olduğunu söyleyebileceğimiz levh-i mahfuz; olmuş ve olacak olan her şeyin, zamanın içerdiği bütün anların ve mekanda bulunan bütün varlıkların yazılı olduğu bir kainat programı, bir ilahi muhafaza levhasıdır. İyi rüya veya doğru rüya olarak da bilinen salih rüyalar Allah tarafından kullarına gizli olan şeylerin gösterildiği ve manevi zevk veren rüyalardır.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed’in ilk peygamberlik alametleri her biri sabah ışığı gibi gerçek çıkan doğru rüyalar görmesiyle başlamıştır. Rivayete göre Ebû Kutâbe El-Ensari ismindeki sahabe peygamberimize kendisini hasta eden rüyalar gördüğünü söylediğinde Hazret- i Peygamberimiz  ona kötü rüya gördüğü zaman Euzübillahimineşşeytanirracim demesi durumunda rüyadan zarar görmeyeceğini ve bu kötü rüyayı kimseye anlatmamasını söylemiştir.

    Buhari tarafından nakledilen bir hadis-i şerifin mealine göre ise hoşumuza giden güzel bir rüya gördüğümüzde bu rüya Allah’tandır. Bu rüya için tanrıya şükretmek ve rüyayı sevdiğimiz kişilere anlatmak gerekir. Kötü rüyalar ise şeytandandır, hoşuna gitmeyen rüyalar gören kişi şeytana lanet etmeli ve rüyasını kimseye anlatmamalıdır.

    Tirmizî ile Darimî’nin Ebu Said’den naklederek rivayet ettikleri bir hadis-i şerifte ise rüyaların en gerçeğinin seherde görülen rüyalar olduğu söylenir.

    Yazı kaynağı : www.ruyatabirleri.com

    Rüya Tabirleri Sözlüğü

    Rüya Tabirleri Sözlüğü

    Rüya Sözlüğü Nasıl Kullanılır

    Öncelikle yukarıda alfabedik olarak verilen kelime listesinden rüyanıza uygun olan rüya başlıklarına tıklayıp. Rüyanızda görmüş olduğunuz Harf ile başlayan kelimeye ait başlığa tıklayın. Rüyanız sayfada yoksa diğer sayfalara bakın.

    Rüya yorumcusunda, a-dan z-ye verilen rüya sözlüğündeki başlıklar alfabetik şekilde olup bir veya birden fazla sayfadan oluşmaktadır. Rüya tabirleri sözlüğünün a-dan z-ye Rüya Ansiklopedisi'nin ana sayfasındasınız.

    Sözlükte "görmek" anlamındaki rüyet kökünden türeyen rüya kelimesi, uyku sırasında zihinde beliren görüntülerin bütününü ifade eder.

    Rüyada görülen varlıkların neye işaret ettiğini açıklayan, tabir eden birçok eser kaleme alınmıştır. Bu da edebiyatta yeni bir tür olarak tabirnâme, falnâme, segirnâme, tabirât-ı vâkıat, tabirât-ı rüya, rüyanâme, vâkıanâme, hâbnâme, düşnâme adlarıyla anılmıştır.

    Rüya görmek; rüyayı, birçok sözlük ve ansiklopedi genelde "bir kimsenin uyku sırasında gördüğü rüyayı zihninden geçen görüntü ve hayallerdir" şeklinde anlamlandırmışlardır. Sık sık rüya görüyor, rüya görme ve rüyaların anlamlarını bu sayfada bulacaksınız.

    Yazı kaynağı : www.diyadinnet.com

    Rüya Tabirleri ve İslamiyet

    Rüya Tabirleri ve İslamiyet

    Alttaki Yusuf suresinde de görebileceğimiz gibi Kuran’da rüya ve tabirinden bahsedilmiştir. Rüyaların bize gelecekten bilgi verebileceği kesindir.

    Fakat rüya yorumlama gibi bir yetenek her insanda bulunmamaktadır. Allah peygamberlerinden birine veya birkaçına (Yusuf Peygamber kesin Yakup peygamberden emin değilim) bu hediyeyi, yeteneğini verdiğini görüyoruz bunun dışında islamiyetle alakalı rüya tabiri veya tabircisi yoktur. İslami rüya tabirleride tamamen dini duyguların sömürülmesinden ileri gidememiştir.

    Sitemizdeki dahil dünyadaki hiç bir bir rüya tabiri kitabındaki ve internet sitesindeki rüya tabirlerinin islamiyetle yakından uzaktan alakası yoktur. Bir çoğu deneyimlere dayanılarak çıkarılmış olup kesinliği kesinlikle yoktur. Daha önce dediğimiz gibi dini duyguların sömürülmesi için “islamiyet” kelimesini kullanmışlardır.

    Bu bilgileri bildikten sonra sitemizde rüya tabirlerini okuyabilirsiniz şu andaki rüya tabirleri sözlüğümüz internetteki en geniş içeriğe sahip sözlüktür.

    Özetlemek gerekirse islami rüya tabirleri diye bir kavram kesinlikle yanlış olup islamiyetle çelişmeyen rüya tabiri daha doğru bir yaklaşım olacaktır..

    Yusuf Suresi

    4. Bir vakit Yûsuf babasına şöyle demişti: “Babacığım, ben rüyada on bir yıldızla, Güneş’i ve Ay’ı gördüm; onları bana secde ediyorlar gördüm.”

    5. “Yavrucuğum, dedi, rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra sana bir oyun oynarlar. Hiç kuşkusuz şeytan, insan için açık bir düşmandır.”

    99. Nihayet Yûsuf’un huzuruna vardıklarında Yûsuf, ana-babasına sarılıp kucakladı. Ve şöyle dedi: “Girin Mısır’a, Allah dilerse emniyet ve güven içinde olacaksınız.”

    100. Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf’un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi: “Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu, şeytan, benimle kardeşlerim arasına yakumluk soktuktan sora, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O’dur, Hakîm olan O’dur.”

    35. Bunca delili gördükten sonra bile Yûsuf’u bir süreye kadar zındana tıkmaları kararı onlara egemen oldu.

    36. Onunla birlikte zındana iki genç daha girmişti. Bir tanesi dedi ki: “rüyada gördüm, şarap sıkıyordum.” Öteki de şöyle dedi: “Ben de gördüm ki, başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor. Bunun yorumunu bize bildir. Biz senin, güzel düşünüp güzel davrananlardan olduğun kanısındayız.”

    37. Yûsuf dedi ki: “Rızıklanacağınız herhangi bir yemek size gelmeden önce onun yorumunu ikinize mutlaka bildiririm.” Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah’a inanmayan ve âhireti de tamamen inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.”

    38. “Ve atalarım İbrahim’in, İshak’ın Yakub’un milletine uydum. Bizim herhangi birşeyi Allah’a ortak tutmamız söz konusu olamaz. İşte bu, Allah’ın bize ve diğer insanlara bir lütfudur. Ama insanların çokları şükretmiyorlar.”

    39. “Ey benim zından arkadaşlarım! Parçalara bölünüp fırkalaşmış rabler mi daha hayırlıdır, Vâhid ve Kahhâr olan Allah mı?”

    40. “O’nun yanında nelere kulluk ediyorsunuz? Sadece bir takım isimlere ki, adlarını siz ve atalarınız koymuştur. Onlar hakkında Allah, hiçbir kanıt indirmemiştir. Hüküm yalnız Allah’ındır. O, yalnız ve yalnız kendisine kulluk etmenizi emretti. Eskimez ve pörsümez din işte budur. Ama insanların çokları bilmiyorlar.”

    41. “Ey benim zından arkadaşlarım! rüyanıza gelince: Bir taneniz rab edindiği kişiye şarap sunacak. Ötekiniz ise asılacak da kuşlar başından yiyecek. Hakkında fetva sorduğunuz iş, böyle hükme bağlanmıştır.”

    42. Yûsuf o iki kişiden, kurtulacağını düşündüğüne şöyle dedi: “Rab edindiğin kişi yanında beni an.” Ama şeytan o adama, rab edindiği kişiye hatırlatmayı unutturdu. Böylece Yûsuf yıllarca zındanda kaldı.

    43. Kral dedi ki: “Düşümde yedi semiz inek görüyorum. Bunları yedi cılız inek yiyor. Ayrıca yedi yeşil başak, yedi de kuru başak görüyorum. Ey bendelerim! Eğer rüyatabir ediyorsanız, bu rüyam hakkında bana bir fetva verin.”

    44. Dediler ki: “Bunlar, demet demet hayallerden ibarettir. Biz, hayal ve kuruntuların yorumunu bilenler değiliz.”

    45. Zındandaki iki adamdan kurtulanı, uzun bir zamandan sonra eskiyi hatırladı da şöyle dedi: “Onun yorumunu size ben haber veririm. Siz beni zındana gönderin.”

    46. “Yûsuf, ey özü-sözü doğru insan! Şu rüyayı yorumla bize. Yedi semiz inek var, yedi cılız inek bunları yiyor; yedi yeşil başak, bir yedi tane de kuru başak. Umarım buradan insanların yanına giderim, onlar da öğrenirler.”

    47. Yûsuf dedi: “Alışılageldiği şekliyle yedi yıl ekin ekeceksiniz. Biçtiklerinizden yiyecek kadar az bir miktar alır, geresini başağında bırakırsınız.”

    48. “Bunun ardından yedi kurak yıl gelecek. Bu yıllar, saklayabileceğiniz bir miktar ekin hariç, önceden biriktirdiklerinizi yiyip tüketecek.”

    49. “Bunun arkasından bir yıl gelecek ki, halk onda bol yağmura kavuşup rahat edecek; meyva suyu sıkıp süt sağacaklar.”

    50. Kral: “Bu yorumu yapanı bana getirin.” dedi. Elçi kendisine gelince, Yûsuf dedi ki: “Kralına dön de sor bakalım, o ellerini kesen kadınların derdi neydi? Rabbim, o kadınların hilelerini çok iyi bilmektedir.”

    Kaynak :www.kuranikerim.gen.tr

    Yazı kaynağı : www.ruyatabirleri.gen.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap