Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    peygamberimizin islam davetine mekkeli müşriklerin tepkisi nasıl olmuştur

    1 ziyaretçi

    peygamberimizin islam davetine mekkeli müşriklerin tepkisi nasıl olmuşturi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Peygamberimizin (s.a.v.) İslam davetine Mekkeli müşriklerin tepkisi nasıl olmuştur? Açıklayınız.

    Peygamberimizin (s.a.v.) İslam davetine Mekkeli müşriklerin tepkisi nasıl olmuştur? Açıklayınız.

    Peygamberimizin (s.a.v.) İslam davetine Mekkeli müşriklerin tepkisi nasıl olmuştur? Açıklayınız.

    Hz. Muhammed (s.a.v.) ve İslam, putlara ve putperestliğe yönelik köklü eleştiriler getiriyordu. Oysa putlar, müşriklerin ‘atalar dini’ni temsil ediyor; onların çıkar egemenliğini koruyordu.

    Mekke bölgenin dinî, ticarî, idarî merkezi idi: Kâbe putlarla doldurulmuştu, panayırlar burada kuruluyordu, kabile reislerinin oluşturduğu Dârü’n-Nedve Mekke’de toplanıyordu. Peygamberimizin İslâm daveti ise, merkeze karşı bir başkaldırı niteliği taşıyordu.

    İslâmiyet, her tür sınıf ayırımına karşı çıkıyor, insanların eşitliğini savunuyordu; “üstünlük takvâda” diyordu. Mekke’nin ayrıcalıklı sınıfının bu durumu kabul etmesi zordu.

    Hz. Peygamber’in Haşimoğulları’ndan çıkmasını, diğer bazı kabileler ona iman etmekle Haşimîlerin üstünlüğünü kabul etmek olarak yorumladılar ve reddettiler.
    Müşrikler, Kur’ân’ın/vahyin, Kureyş’in ulularından birine değil de Hz. Peygamber’e inmesini ona yakıştıramadılar ve kabule yanaşmadılar.

    Konuya ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Tıklayınız

    Yazı kaynağı : www.egitimsistem.com

    5. Peygamberimizin (s.a.v.) islam davetine Mekkeli müşriklerin tepkisi nasıl olmuştur? Açıklayınız​ - Eodev.com

    5. Peygamberimizin (s.a.v.) islam davetine Mekkeli müşriklerin tepkisi nasıl olmuştur? Açıklayınız​ - Eodev.com

    Açıklama:

    Müslümanlarla alay ettiler onlara hakaretlerde bulundular. Gün geçtikçe baskılarının şiddetini arttırdılar Peygamber Efendimize ve Müslümanlara çeşitli baskılar eziyetler yaptılar. Özellikle de kölelere kimsesiz Müslümanlara dayanması zor işkenceler ettiler.

    İYİ ÇALIŞMALAR :)

    Yazı kaynağı : eodev.com

    Mekkeliler Peygamberimizin İslam’a davetine ne tür tepkiler verdiler?

    İslam ve İhsan

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

    “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

    İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

    Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

    Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

    Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

    Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

    Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

    İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

    İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.islamveihsan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Ali 10 Ay önce
    0

    bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yorum yap