Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    peygamberimizin doğum günü ile ilgili hadisler

    1 ziyaretçi

    peygamberimizin doğum günü ile ilgili hadisler bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Doğum günü ile Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününde oruç tutmak

    Doğum günü ile Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününde oruç tutmak

    Allah’a hamd olsun.

    Birincisi:

    Ebu Katâde el-Ensârî'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

    أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّی اللَّهُ عَلَیْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ عَنْ صَوْمِ الِاثْنَیْنِ فَقَالَ : فِیهِ وُلِدْتُ، وَفِیهِ أُنْزلَ عَلَیَّ. [ رواه مسلم ]

    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Pazartesi günü orucu hakkında soruldu. Bunun üzerine o şöyle buyurdu:

    - O günde doğdum ve o günde bana indirildi (Kur'an âyetleri bana indirilmeye başladı)." (Müslim; hadis no: 1162)

    Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    ( تُعْرَضُ الْأَعْمَالُ یَوْمَ الِاثْنَیْنِ وَالْخَمِیس، فَأُحِبُّ أَنْ یُعْرَضَ عَمَلِی وَأَنَا صَائِمٌ. [ رواه الترمذی وصححه الألبانی فی صحیح الترمذی]

    "Ameller, Pazartesi ve Perşembe günleri (Allah'a) arz edilir.Bundan dolayı ben, oruçlu iken amelimin (Allah'a) arz edilmesinden hoşnut oluyorum." (Tirmizî; hadis no: 747. Elbânî; "Sahihi't-Tirmizî'de "hadis sahihtir" demiştir.)

    Yukarıda geçen sahih hadislerden de açıkça anlaşılacağı üzere Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu günde dünyaya gelmesine şükretmek için ve yine bu günün fazîletli olmasından dolayı Pazartesi günü oruç tutmuştur. Nitekim bu günde vahiy ona inmeye başlamıştır. Yine bu günde ameller Allah'a arz edilir.Bundan dolayı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- oruçlu iken amelinin Allah'a arz edilmesinden hoşnut olmuştur. Bundan dolayı O'nun mübârek doğumunun Pazartesi gününde olması, bu günde oruç tutmanın sayısız sebeplerinden birisi olmuştur.

    Her kim, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in oruç tuttuğu gibi Pazartesi günü oruç tutarsa, o günde Allah'tan mağfiret ümit ederse, Allah Teâlâ'nın bu günde kullarına ihsanda bulunduğu nimetine şükrederse, -ki kullarına lütuf ve ihsanda bulunduğu en büyük nimetlerden birisi de, peygamberini dünyaya getirmesi ve O'nu elçi olarak göndermesidir- ve bu günde kendilerine mağfiret olunan kimselerden olmayı ümit ederse, bu güzel bir davranıştır ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetinden sâbit olan şeye mutabıktır. Fakat bu amelin, sadece bir haftaya veya bir aya özel olmaması gerekir. Aksine gücü yettiğinde yılın tamamında böyle yapmalıdır.

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğumunu kutlamak amacıyla yılın sadece bir gününü oruca tahsis etmeye gelince, bu bir bid'attır ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine aykırı olan bir davranıştır.Zirâ Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Pazartesi günü oruç tutmuştur. Bu belirli gün, yılda bir Pazartesi gününde olduğu gibi, haftanın diğer Pazartesi günlerinde de olur (yani oruç, yılın sadece birPazartesi günü değil de haftanın her Pazartesi günü olur).

    Mevlid-i Nebevî'yi kutlamak ve bunun hükmü hakkında (13810) ve (70317) nolu soruların cevaplarına bakabilirsiniz.

    İkincisi:

    Günümüzde insanlar arasında doğum günü olarak adlandırılan ve kutlanması yaygın hale gelen bu davranış, meşrû olmayan bir bid'attır. Müslümanlar için, Ramazan ve Kurban bayramından başka kutlayabilecekleri bu iki bayramdan başka bayramlar yoktur.

    Nitekim (26804) ve 9485) nolu soruların cevaplarında bunun açıklaması geçmişti.

    Ayrıca dünyaya gelişi gerçek bir nimet olan ve Allah Teâlâ'nın:

    وَمَا أَرْسَلْنَاکَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِینَ [ سورة الأنبیاء الآیة: 107 ]

    "(Ey Rasûl!) Biz, seni âlemlere sırf rahmet vesilesi olman için gönderdik." (Enbiyâ Sûresi: 107)

    Buyurduğu gibi, bütün insanlar için umumî bir rahmet ve insanlar için her hayrın başı olan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğumu nerede, insanlardan birisinin doğumu veya ölümü nerede?

    Ayrıca Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashâbı ile onlardan sonra gelen selef-i salihler bu amelden ne kadar uzak idiler.

    Haftanın veya ayın veyahut da yılın sadece bir gününde oruç tutmanın meşrû olduğunu veya Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisinin doğum günü olan her hafta Pazartesi günü oruç tuttuğu için bu günün bayram kılınmasını, seleften veya önceki ilim ehlinden hiç kimse söylememiştir.Şayet bu davranış meşrû olsaydı, her hayırlı amelde bizi geçen ilim ve fazîlet ehli bunu bizden önce yaparlardı.

    Onlar bunu yapmadıklarına göre, insanların yaptıkları bu şeyin dînde sonradan ihdas edilen ve yapılması câiz olmayan bir davranış olduğu anlaşılmaktadır.

    Yazı kaynağı : islamqa.info

    Bir kimsenin doğum gününü kutlamanın hükmü

    Bir kimsenin doğum gününü kutlamanın hükmü

    Allah’a hamd olsun.

    Kur'an ve sünnetten şer'î deliller, doğum günlerini kutlamanın dînde sonradan çıkarılan yeniliklerden olduğuna ve temiz İslâm şeriatında bunun hiçbir aslının olmadığına delâlet etmiştir.

    Bu kutlama dâvetine icâbet etmek câiz değildir. Çünkü bu davranış, bid'atları onaylamak ve onlara teşvik etmek demektir.

    Oysa Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

    أَمْ لَهُمْ شُرَکَاء شَرَعُوا لَهُم مِنَ الدِّینِ مَا لَمْ یَأْذَنْ بهِ اللهُ وَلَوْلَا کَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِیَ بَیْنَهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِینَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِیمٌ [ سورة الشوری الآیة:21]

    "Yoksa onların (müşriklerin) Allah'ın izin vermediği bir dîni meşrû kılan ortakları mı var? Eğer Allah'ın süre tanıyarak onlara dünyada azap etmeyeceğine dâir kazâ ve kaderi olmasaydı, derhal onların aralarında azap etmek sûretiyle hüküm verilirdi. Şüphesiz ki zâlim (kâfir)ler için (kıyâmette) acıklı bir azap vardır." (Şûrâ Sûresi: 21)

    Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

    ثُمَّ جَعَلْنَاکَ عَلَی شَرِیعَةٍ مِنَ الْأَمْرِ فَاتَّبعْهَا وَلَا تَتَّبعْ أَهْوَاءَ الَّذینَ لَا یَعْلَمُونَ. إِنَّهُمْ لَنْ یُغْنُوا عَنْکَ مِنَ اللهِ شَیْئاً وَإِنَّ الظَّالِمِینَ بَعْضُهُمْ أَوْلِیَاءُ بَعْضٍ وَاللهُ وَلِیُّ الْمُتَّقِینَ [ سورة الجاثیة الآیة: 18-19]

    "(Ey Peygamber!) Sonra dîn işinde, seni apaçık bir yola koyduk. Sen ona (şeriata) uy ve gerçeği (Allah'ın şeriatını) bilmeyenlerin hevâlarına uyma. Çünkü (sen, eğer onların hevâlarına uyarsan) Allah’tan gelecek herhangi bir azabı önleme hususunda, onlar sana hiçbir fayda veremezler. Zâlimler, (mü'minlere karşı) birbirlerinin yardımcılarıdır. Allah ise, takvâ sahiplerinin yardımcısıdır (velisidir)." (Câsiye Sûresi: 18)

    Yine, Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

    اتَّبعُواْ مَا أُنزلَ إِلَیْکُمْ مِنْ رَبِّکُمْ وَلاَ تَتَّبعُوا مِنْ دُونِهِ أَوْلِیَاءَ قَلِیلاً مَا تَذَکَّرُونَ [ سورة الأعراف الآیة: 3]

    "(Ey İnsanlar‍! Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak sûretiyle) Rabbinizden size indirilen Kur’ân'a (ve sünnete) uyun. O’nun (Allah'ın) dışındaki dostlara uymayın.Şüphesiz ki siz, çok az ibret alarak hakka dönüyorsunuz." (A'râf Sûresi: 3)

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sahih olarak rivâyet olunduğuna göre o şöyle buyurmuştur:

    مَنْ عَمِلَ عَمَلاً لَیْسَ عَلَیْهِ أَمْرُنَا فَهُوَ رَدٌّ. [ رواه مسلم ]

    "Her kimişimiz (dînimiz) üzere olmayan bir iş işlerse, o işlediği şey reddolunmuştur (bâtıldır ve ona itibar edilmez)." (Müslim; hadis no:1718)

    Yine, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    إِنَّ أَصْدَقَ الْحَدیثِ کِتَابُ اللهِ، وَخَیْرَ الْهَدْیِ هَدْیُ مُحَمَّدٍ صَلَّی اللهُ عَلَیْهِ وَسَلَّمَ، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَکُلَّ مُحْدَثَةٍ بدْعَةٌ، وَکُلَّ بدْعَةٍ ضَلَالَةٌ، وَکُلَّ ضَلَالَةٍ فِی النَّارِ . [ رواه النسائی وصححه الألبانی فی صحیح سنن النسائی]

    "Şüphesiz sözlerin en doğrusu, Allah'ın kitabıdır. Yolların en güzeli, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yoludur. İşlerin en şerlisi, (dînde aslı olmayıp) sonradan çıkarılan yeniliklerdir (dîndeki bid'atlardır). (Dînde) sonradan çıkarılan her yenilik, bid'attir. Her bid'at, dalâlettir (sapıklıktır). Her dalâlet (in sahibi) de, ateştedir." (Nesâî; hadis no:1560. Elbânî, "Sahîh-i Sünen-i Nesâî; hadis no:1578)

    Bu anlamdaki hadisler, pek çoktur.

    Hiç şüphe yok ki bu kutlamaların, dînde aslı olmayan çirkin bir bid'at olmasının yanında yahudi ve hıristiyanların doğum günü kutlamalarında onlara benzemek de vardır. Oysa Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- onların yoluna uymaktan şiddetle uyarmış ve şöyle buyurmuştur:

    لَتَتَّبعُنَّ سُنَّةَ مَنْ کَانَ قَبْلَکُمْ بَاعًا ببَاعٍ وَذرَاعًا بذرَاعٍ وَشبْرًا بشبْرٍ حَتَّی لَوْ دَخَلُوا فِی جُحْرِ ضَبٍّ لَدَخَلْتُمُوهُ. قَالُوا یَا رَسُولَ اللهِ! الْیَهُودُ وَالنَّصَارَی؟ قَالَ: فَمَنْ. [ رواه البخاری ومسلم ]

    "Şüphesiz siz, sizden öncekilerin yoluna karış karış, arşın arşın uyacaksınız (onları takip edeceksiniz). Hatta onlar, bir keler deliğine bile girseler, onların arkasından siz de gireceksiniz.

    Bunun üzerine sahâbe:

    - Ey Allah’ın elçisi! Onlar yahudi ve hıristiyanlar mıdır? diye sordular.

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    - Ya kim olacak! (Tabii ki onlardır)." (Buhârî ve Müslim)‎

    Yine, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

    مَنْ تَشَبَّهَ بقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ. [ رواه أبو داود وأحمد ]

    "Her kim, bir topluluğa (kavme) benzerse (onların giyindiği gibi giyinirse, gittiği yolda giderse ve onların işlediği fiilleri işlerse, günah ve sevap bakımından) o da onlardandır." (İmam Ahmed; hadis no: 2/50. Ebu Davud; hadis no: 4/314. İbn-i Teymiyye, "İktidâu's-Sıratı'l-Mustakîm"; c: 1, s: 279'da hadisinin senedinin ceyyid-iyi olduğunu söylemiştir.Suyutî de "el-Câmiu's-Sağîr"; hadis no: 5893'de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.)

    Yazı kaynağı : islamqa.info

    Kutlu Doğum'a özel 40 hadis - GÜNCEL Haberleri

    Kutlu Doğum'a özel 40 hadis - GÜNCEL Haberleri

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) anmak için, her yıl Rebiülevvel ayında organize edilen,Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid Rebiulevvel ayının 12. gecesi, asırlardır milletimiz tarafından "Mevlid Kandili" olarak kutlanmaktadır.

    Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamış, bu düşünce ile de Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan etmiştir.

    “Kim bana bir defa salât getirirse, Allah da ona on salât getirir ve on günahını affeder; on derece yükseltir.” (Nesei, Sehv, 55)

    “Yeryüzünde Allah'ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (anında) bana ulaştırırlar.” (Nesei, Sehv, 46)

    1.) HADİS-İ ŞERİF;

    Abdullah b. Amr Radıyallahu anh'dan rivayetle Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;"Küçüklerimize merhamet etmeyen ve büyüklerimizin hakkını tanımayan bizden değildir."

    Ebu Davud, Sünen, Edeb, 58. H.No; 4943; el-Hâkim, el-Müstedrek ale's-Sahiheyn, c1.s.131. H.No; 209.

    2.) HADİS-İ ŞERİF;

    Abdullah b. Amr b. El-Âs Radıyallahu anhuma'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;"Merhametli olanlara Rahman rahmet eder. Yerde olanlara merhamet edin ki gökte bulunanlarda sizlere merhamet etsin."

    El-Beyhaki, Şua'bu'l-İman, c.7.s.476. H.No; 11048.

    3.) HADİS-İ ŞERİF;

    EL-Abbas b. Abdulmuttalib Radıyallahu anh Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'den şöyle işittiğini söylemiştir;" Allah Teala'ya rab olarak, İslam'a din olarak ve Muhammed'e (Sallallahu aleyhi ve sellem) peygamber olarak razı olan, imanın tadını tadar."

    Müslim, Sahih, İman, 11. H.No; 56.

    4.) HADİS-İ ŞERİF;

    Enes Radıyallahu anh'dan rivayetle Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Nefsimi elinde bulundurana yemin ederim ki, sizden biriniz ben ona babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça iman etmiş olamaz."

    Buhârî, Sahih, İman, 8; Müslim, Sahih, İman, 69.

    5.) HADİS-İ ŞERİF;

    Enes b. Malik Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Kulun kalbi istikamet üzere olmadan, imanı istikamet üzere olamaz, dili istikamet üzere olmadan da kalbi istikamet üzere olamaz. Şerlerinden komşusu emin olmayan kişi cennete giremez."

    Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.3. s.198; el-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.1. s.53.

    6.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ümmü Habibe Radıyallahu anha'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;"Ademoğlunun her sözü aleyhinedir, lehine değil. Ancak marufu (hak ve doğru olanı) emretmek, münkeri (yasak ve çirkin olanları) nehyetmek ve Allah Azze ve Celle'yi zikir hariç."

    İbn Mace, Sünen, Fiten, 12. H.No; 3974; el-Beyhaki, Şua'bu'l-İman, c.4.s. 246. H.No; 4954.

    7.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Bir grup bir mecliste otururlarda sonra Allah Teala'yı zikretmeden ve peygamberine Salavat-ı şerife okumadan ayrılırlarsa o meclis onlara kıyamet gününde ancak bir pişmanlık olur."

    El-Hâkim, el-Müstedrek ale's-Sahiheyn, c.1. s. 668. H.No; 1810.

    8.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Ümmetimin içinden bana en şiddetli sevgisi olanlar, benden sonra gelip onlardan biri ehli ve malına karşılık beni görmek arzusunda olan insanlardır."

    Müslim, Sahih, Cennet, 4. H.No; 12.

    9.) HADİS-İ ŞERİF;

    Sufyan b. Abdillah es-Sekafiyy Radıyallahu anh anlatıyor;

    "Ya Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem bana İslam'dan bir söz söyleki ondan senden sonra kimseye sormayayım." dedim, şöyle buyurdu; "Allah Teaya'ya İman ettim de ve istikamet üzere /dosdoğru ol."

    Müslim, Sahih, İman, 12. H.No; 60.

    10.) HADİS-İ ŞERİF;

    Zeyd b. Erkam Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Kim ihlaslı olarak "Lailâhe İllallah Muhammedun Resulullah" derse cennete girer." "Onun ihlası nedir" diye soruldu; "Kişiyi Allah Teala'nın haramlarınadan korumasıdır" buyurdu."

    El-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c. 1.s.18; et-Taberani, el-Mu'cemu'l-Evsat, c.2. s.56.H.No; 1235.

    11.) HADİS-İ ŞERİF;

    Abdullah b. Amr b. El-As Radıyallahu anhuma'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Sizden biriniz, hevası benim getirdiğime tabi olmadıkça iman etmiş olamaz."

    Ed-Deylemi, el-Firdevs bi Me'suri'l-Hitab, c.5. s.153. H.No;7791;

    ibn Receb, Câmiu'l-Ulumi ve'l-Hikem, c.2. s.393.

    12.) HADİS-İ ŞERİF;،

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Ümmetimin fesada uğradığı bir anda benim bir sünnetime yapışan için şehit sevabı vardır."

    El-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.1. s.172.

    13.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Benimle ümmetimin durumu; Bir adamın ateş yakıpta hayvanların ve böceklerin o ateşe hücum etmeleri gibidir. Ben ise sizin kemerlerinizden sıkıca tutuyorum sizler ise o ateşe yüz üstü girmeye zorluyorsunuz."

    Müslim, Sahih, Fezail, 6. H.No; 2284.

    14.) HADİS-İ ŞERİF;

    İbn Abbas Radıyallahu anhuma'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Kimin üç (erkek) evladı olur da onlardan birine "Muhammed" ismini koymaz ise cahillik etmiştir."

    Et-Taberani, el-Mu'cemu'l-Kebir, c.11.s.71. H.No;11077;el-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.8. s.49.

    15.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Kim bana bir defa salavat-ı şerife okursa Allah Teala ona on salat eder."

    Müslim, Sahih, Salat, 17. H.No; 408.

    16.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu'd-Derdâ Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Kim, sabaha ulaşınca on defa, akşam ulaşınca on defa bana salavat-ı şerife okursa kıyamet gününde benim şefaatim ona ulaşır."

    El-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.10. s.120.

    17.) HADİS-İ ŞERİF;

    Enes b. Malik Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Kim bana on defa salâvat okursa Allah Teala'da ona yüz salât eder."

    el-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.10. s.163.

    18.) HADİS-İ ŞERİF;

    Enes B. Malik Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Kim bana yüz salâvat okursa Allah Teala onun iki gözünün arasına nifaktan ve ateşten berat yazar ve onu kıyamet gününde şehitler ile beraber bulundurur."

    el-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.10. s.163.

    19.) HADİS-İ ŞERİF;

    Enes b. Malik Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Ben, insanlar diriltildiğinde onların ilk çıkanıyım, onlar huzura varınca onların hatibiyim ve onlar ümitsizleşince onların müjdecisiyim. Livaü'l-Hamd o gün benim elimdedir. Ben Rabbime karşı âdemoğlunun en üstünüyüm, bunda övünç yok."

    Tirmizi, Sünen, Menakib, 1. H.No; 3610.

    20.) HADİS-İ ŞERİF;

    Cabir b. Abdullah Radıyallahu anh'dan rivayetle Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Ben peygamberlerin önderiyim, övünç yok. Ben, peygamberlerin sonuncusuyum, övünç yok. Ben şefaat edeceklerin ilkiyim, şefaat verilenenlerin de ilkiyim, övünç yok."

    Ed-Dârimi, Sünen, Mukaddime,50; el-Heysemi, Mecmeu'z-Zevaid, c.8. s.254.

    21.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh anlatıyor; Sahabe-i Kiram; " Ya Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem, Peygamberlik sana ne zaman vacip oldu /verildi ?" diye sordular. Buyurdu ki;

    "Âdem Aleyhisselam ruh ile ceset arasındayken"

    Tirmizi, Sünen, Menakıb, 1. H.No; 3609.

    22.) HADİS-İ ŞERİF;

    Cabir b. Semüre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Muhakkak ki ben, peygamberliğimden evvel Mekke'de bana selam veren taşları biliyorum. Ve onları şimdi de tanıyorum."

    Müslim, Sahih, Fedail, 1. H.No; 2277.

    23.) HADİS-İ ŞERİF;

    İbn Abbas Radıyallahu anhuma'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Allah Teala İsa Aleyhisselam'a ; "Ey İsa! (Aleyhisselam) Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e iman et ve ümmetinden ona yetişecek olanlara da emret ona iman etsinler. " diye vahyetmiştir."

    El-Hâkim, el-Müstedrek ale's-sahiheyn, c.2. s.671. H.No; 4227.

    24.) HADİS-İ ŞERİF;

    İbn Abbas Radıyallahu anhuma'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Allah Teala İsa Aleyhisselam'a ;…"Muhammed olmasaydı Adem'i yaratmazdım, Muhammed olmasaydı cenneti ve cehennemi de yaratmazdım" diye vahyetmiştir.

    El-Hâkim, el-Müstedrek ale's-sahiheyn, c.2. s.671. H.No;4227.

    25.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ömer b. El-Hattab Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Cennet, ben oraya girene kadar tüm peygamberlere, benim ümmetim oraya girene kadar da tüm ümmetlere haram kılınmıştır."

    El-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.10. s.69.

    26.) HADİS-İ ŞERİF;

    Aişe Radıyallahu anha'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Ben, sizlerin mahiyeti gibi değilim, muhakkak ki Rabbim beni yediriyor ve içiriyor."

    Müslim, Sahih, Sıyam, 12. H.No; 1105.

    27.) HADİS-İ ŞERİF;

    Cabir Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Muhakkak ki Musa Aleyhisselam hayatta sizlerin arasında olsaydı bana tabi olmaktan başka hiç bir şey ona helal olmazdı."

    Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.3. s.338,387.

    28.) HADİS-İ ŞERİF;

    İbn Abbas Radıyallahu anhuma'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Topluluklara ne oluyor da benim akrabalığımın fayda vermeyeceğini iddia ediyorlar. Her sebep ve nesep kıyamet gününde bitecektir. Ancak benim sebebim ve benim nesebim müstesna çünkü o dünya ve ahirette (fayda olarak) ulaşıcıdır."

    El-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.8. s.216.

    29.) HADİS-İ ŞERİF;

    İbn Abbas Radıyallahu anhuma'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Allah Teala'yı nimetleri ile sizleri rızıklandırdığı için sevin, beni Allah Teala'nın sevgisinden dolayı sevin ve benim ehli beytimi de benim sevgim için sevin."

    Tirmizi, Sünen, Menakıb, 31. H.No;3789.

    30.) HADİS-İ ŞERİF;

    Hz. Aişe Radıyallahu anha'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Kim şu din işimizde olmayanı sonradan uydurursa o ret olunmuştur."

    Müslim, Sahih, Ekdıye, 8. H.No;1718; Buhârî, Sahih, İ'tisam,20;

    31.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Said el-Hudri Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; "Allah Azze ve Celle için üç hürmet vardır. Kim onları muhafaza ederse Allah Teala'da onu din ve dünya işinde muhafaza eder. Kim de onları muhafaza etmez ise Allah Teala'da onun için hiçbir şeyi muhafaza etmez; İslam'a hürmet, bana hürmet ve akrabalık bağım olanlara hürmet."

    Et-Taberani, el-Mu'cemu'l-Kebir, c.3.s.126. H.No;2881. el-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.9 S.168.

    32.) HADİS-İ ŞERİF;

    Osman b. Hanif Radıyallahu anh anlatıyor; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem gözünde rahatsızlığı olan bir kişiye şöyle dua etmesini emretmişti;

    "Allahım, ben rahmet peygamberi, peygamberin Muhammed vesilesi ile sana yöneldim ve senden istiyorum. (Ya Rasulullah ) ben senin vesilenle benim bu ihtiyacımın görülmesi hakkında rabbime yöneldim. Allahım onu bana şefaatçi kıl."

    Tirmizi, Sünen, Daavât,118. H.No;3578; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.4. s.138.

    33.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    " Ben sizin aranızda iki şey geride bıraktım; onlara yapıştığınız müddetçe asla sapıtmazsınız; Allah Teala'nın kitabı ve peygamberinin sünneti"

    Malik, Muvatta, Kader, 1. H.No; 3.

    34.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;  "Ümmetimin tamamı cennete girecekler ancak, diretenler hariç. "Ya Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem direten kimdir?" dediler. "Bana itaat eden cennete girecek, bana isyan eden de muhakkak diretmiştir."buyurdu.

    Buhari, Sahih, İ'tisam, 2.

    35.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle

    Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; "Sizi neyi yasakladıysam onu terk edin. Size neyi emrettiysem onu da gücünüz yettikçe yapın. Çünkü sizden öncekileri (gereksiz) çok soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleri helak etti."

    Müslim, Sahih, Fedail, 37. H.No; 2337.

    36.) HADİS-İ ŞERİF;

    İbn Mes'ud Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; "Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanı onların bana en çok salâvat-ı şerife okuyanıdır."

    İbn Hibban, Sahih, c.3. s.192. H.No;911.

    37.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ali Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; " Rabbim bana; " Ey Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) razı oldun mu" diye nida edep bende; "Razı oldum ya rabbi" diyene kadar ben ümmetime şefaat edeceğim."

    Ebu Nua'ym, Hilyetü'l-Evliya, c.3. s.179.

    38.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; "Makam-ı Mahmud; şefaat etmektir."

    Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.2. s.478.

    39.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Benim şu kıblemi görüyor musunuz? Allah Teala'ya yemin ederim ki sizin rükûlarınızdan ve huşularınızdan hiç biri bana gizli değildir. Muhakkak ki ben sırtımın gerisinden sizleri görüyorum."

    Buhârî, Sahih, Ezan, 88.

    40.) HADİS-İ ŞERİF;

    Ebu Hureyre Radıyallahu anh'dan rivayetle Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;

    "Kim beni rüyasında görürse yakza-uyanık halinde de görecektir. Çünkü şeytan benim suretime giremez.

    Buhârî, Sahih, İlim 38; Ta'bir, 10; Müslim, Sahih, Rüya, 11.

    Yazı kaynağı : www.haber7.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap