Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    pankreas hastalıkları belirtileri

    1 ziyaretçi

    pankreas hastalıkları belirtileri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Pankreas Hastalıkları Nelerdir? Belirtileri ve Tedavileri - Medicana

    Pankreas Hastalıkları Nelerdir? Belirtileri ve Tedavileri - Medicana

    Pankreasın endokrin ve ekzokrin olmak üzere, salgı yapan iki farklı dokusu vardır. Endokrin dokusu, kan şekerini dengeleyen insülin hormonunu salgılayarak kan dolaşımı aracılığıyla vücuda gönderir. Ekzokrin dokusu ise yağların, karbonhidratların ve proteinlerin sindirimi için gerekli olan enzimleri salgılar. Bu enzimler etkin hale dönüşebilmeleri için onikiparmak bağırsağına taşınır. Bazı durumlarda, pankreastaki dokular görevlerini yerine getiremeyecek şekilde hasar görür. Bu gibi durumlarda endokrin ve ekzokrin doku hasarına bağlı çeşitli pankreas hastalıkları oluşabilir.

    Pankreasın Vücuttaki İşlevi Nedir?

    Pankreas, karnın orta-arka bölümünde sağ tarafta bulunan karaciğerden sol taraftaki dalağın  bulunduğu alana kadar kaburga kavsinin alt tarafında uzanır. Midenin hemen arkasında kalın bağırsağın yatay bölümünün üstünde onikiparmak bağırsağına (duodenum) yapışık şekildedir. Salgıladığı hormon ve enzimlerle kan şekeri seviyesini dengeler ve midenin besinleri sindirmesine yardımcı olur.

    Pankreasın ekzokrin dokusunda üretilen enzimler, tükettiğimiz besinlerdeki vitamin, mineral, protein, yağ, karbonhidratın ayrıştırılmasında ve vücudun gerekli yerlerinde depolanmasında etkilidir.

    Pankreasın vücuttaki diğer temel görevi kan şekerini dengelemeye yarayan hormon üretimini sağlamasıdır. İnsülin hormonu, pankreasın endokrin dokusu tarafından üretilir. İnsülin hormonu, pankreasın ekzokrin dokusu  tarafından salgılanan enzimler tarafından sindirilen besinlerin vücutta kullanılmasına yardımcı olur.

    Pankreas Hastalıkları Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?

    Pankreas hastalıkları, pankreasın vücudun normal işleyişinde etkisi olan “insülin direncini” dengeleyememesinden ve sindirim görevini yerine getirememesinden kaynaklanır.

    Tükettiğimiz besinlerin vücutta işlenebilmesi ve metabolizmanın kullanımına hazır hale getirilmesi için kana karışabilecek şekilde parçalanmaları gerekir. Vücutta bu görevi pankreas, ince bağırsağa gönderdiği enzimlerle üstlenmiş olur. Bazı durumlarda pankreas bu enzimlerin salgılanmasını gerçekleştiremez. Bunun sonucu besinler parçalarına ayrıştırılmadan bağırsakta depolanır. Bu durum insanı rahatsız eden çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına yol açar.

    Pankreas tarafından salgılanan hormonlar enerji üretimi için elzemdir. Ancak bazı hastalıklarda pankreas kan şekerini dengelemek için yeterince insülin hormonu üretemez. Hormonun kana karışması güçleşir ve sonucunda metabolizmanın doğru işleyebilmesi için gerekli enerji üretilemez. Bu durum çeşitli pankreas hastalıklarına bağlı çeşitli belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur.

    Pankreas hastalıkları zamanla ya da aniden belirti vermeye başlayabilir. Şiddetli karın ağrısı ve bu ağrıya eşlik eden kusma ve ishal gibi belirtiler pankreas hastalığına işaret ediyor olabilir. Bu belirtilerin pankreas hastalıklarından kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit edebilmek için hastanın öncelikle iç hastalıkları (dahiliye)  uzmanı tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve sonrasında çeşitli tetkiklerle koyulan ön tanının desteklenmesi gerekir.

    Pankreas Hastalıkları Nasıl Teşhis Edilir?

    Pankreas hastalığı teşhisinin koyulabilmesi için öncelikle hastanın tercihen bir iç hastalıkları uzmanı tarafından hastalığın hikayesinin ve hastanın şikayetlerinin öğrenilmesi, ayrıntılı fizik muayene yapılarak değerlendirilmesi, sonrasında gözlemlenen belirtilerin kesin kaynağının bulunabilmesi için kan tetkikleri ve uygun görüntüleme yöntemlerinin kullanılması gereklidir. Pankreasın yapısından kaynaklı bir sorun olduğu düşünülüyorsa görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Ultrasonografi (USG), manyetik rezonans (MR) görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi değişik görüntüleme cihazları ile pankreas ve pankreas kanalları görüntülenebilir.

    Yapılan tetkiklerle pankreas hastalığı bulgusuna rastlanan kişilerdeki sorunun ani bir atak ya da uzun süreli kronik bir hastalık olup olmadığı netleştirilir. Pankreas hastalıkları, çeşitlerine göre tedavi ve iyileşme süreçlerinde oldukça farklılık göstermektedir.

    Pankreas Hastalıklarının Çeşitleri

    Pankreas hastalıkları, pankreastaki sorunun ne zaman başladığına, uzun süreli olup olmadığına ve belirtilerine göre değişiklik gösterir. Akut pankreatit, kronik pankreatit, kalıtsal pankreatit ve pankreas kanseri, pankreas hastalıklarının çeşitlerindendir.

    Akut Pankreatit Hastalığı ve Nedenleri

    Akut pankreatit, hızlı başlayan ve şiddetli seyreden bir pankreas hastalığıdır.

    Ekzokrin dokuları ile salgılanan enzimlerin, sindirim işlemini yapabilmesi için bağırsaklara pankreas kanalları aracılığıyla ulaştırılması gerekir. Ancak çeşitli sebeplerle bu enzimler pankreasın içinde kalır ve bağırsaklara geçemez. Bu sebeplerin başında safra kesesi ve kanallarında tıkanıklığa sebep olan safra taşları gelir.

    Enzimler yapısı gereği bağırsakta besinleri ayrıştırması gerekirken, bağırsaklara ulaşamadığı için pankreas hücrelerine saldırarak onları ayrıştırmaya başlar. Pankreasta depolanan bu enzimler pankreasa zarar verir ve hastada ataklar şeklinde görülen akut pankreatit belirtilerini oluşturur.

    Pankreasa yapılan görüntülemelerde ve kan tetkiklerinde, akut pankreatit (pankreas enfeksiyonu) teşhisi konulan kişilerin pankreasındaki bazı hücrelerde zarar görmüş yapılar ve pankreas kanalında tıkanmalar görülebilir.

    Akut pankreatit belirtisi gösteren kişilerde genellikle:

    Bu belirtilerin biri veya birkaçı aynı anda görülebilir. Pankreas dokusunun gördüğü zararın düzeltilmesi için tedaviye erken başlanmalıdır.

    Tedavi planı, hastada meydana gelen akut pankreatit belirtilerini kontrol altına alma, pankreatite sebep olan hastalık kaynağını bulma ve tedavi etme temeline dayanır. Hastalığa neden olan sorunun kaynağı yok edildiği durumlarda akut pankreatitin ataklar şeklinde tekrarlamasının da önü kesilmiş olur.

    Eğer akut pankreatitin sebebi safra yolu ve pankreas kanalının ortak kısmının safra taşı ile tıkanması ise bu alanın temizlenerek açılması akut pankreatit tedavisinde en iyi sonuç alınabilecek yöntemdir. Pankreastan salgılanan enzimlerin bağırsağa ulaşmasını sağlayan kanal bölümünün temizlenmesiyle hasta normal hayatına hızla dönebilir. Bu sebeple şiddetli karın ağrısı, kusma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden hastaneye müracaat edilmelidir. Hastalığın belirti gösterir göstermez tanı koyulması ve tedavi edilmesi önemlidir. İlerlemiş akut pankreatit tedavisinde kanal tıkanıklığı giderilse bile hastalığın tedavisi çok uzun bir sürece yayılabileceği unutulmamalıdır.

    Pankreastan salgılanan enzimlerin bağırsağa rahatça akamadığı durumlarda, pankreastan salgılanan enzim miktarının azaltılması ve dolayısıyla doku zararını engellenebilmesi için hastanın ağız yoluyla beslenmesi durdurulur. Beslenme damar yoluyla gerçekleştirilir. Böylece hasar görmüş pankreas “dinlendirilir” ve hasarın ilerlemesinin önüne geçilmiş olur.

    Her pankreas hastalığı akut pankreatit gibi kısa süreli ve ani başlayan bir hastalık olmayabilir. Bu sebeple kişideki pankreas hastalığının kronik olup olmadığı da araştırılmalıdır.

    Kronik Pankreatit Hastalığı ve Nedenleri

    Pankreasta tekrar eden iltihaplanmalar sebebiyle hasarlı hücrelerin artmaya devam etmesi sonucunda, pankreasta kalıcı hasarlar meydana gelir. Bu durum kronik pankreatit olarak adlandırılır. Ani gelişen bir sağlık sorunu değildir. Pankreasın zamanla işlevini yerine getirememesine ve salgıladığı enzimlerle kendi yapısında oluşturduğu kalıcı hasarlara bağlı gelişir. Düzenli ve yüksek miktarda alkol tüketimi kronik pankreatit oluşumuna zemin hazırlar. Kronik pankreatit, pankreastaki hasarın ilerlemesiyle pankreas yetersizliği gibi diğer durumlara neden olabilir.

    Kronik pankreatit belirtileri, akut pankreatit belirtileri ile benzerlik gösterir. Kronik hastalığa neden olan pankreas kanallarının tıkanıklığı pankreas kanalına ve dokusuna baskı yapar. Pankreasın uzun süreli baskılanması şiddetli karın ağrılarına neden olur. Bu ağrıları ağrı kesici ilaçlarla durdurmak giderek daha da zorlaşır.

    Besinler pankreas salgılarıyla bağırsakta sindirilemediği için hazımsızlık problemleri, hızlı kilo kaybı ve ishal sık görülen kronik pankreatit belirtilerindendir. Tedavi edilmeyen vakalarda diyabet (şeker hastalığı) ortaya çıkabilir.

    Pankreas enfeksiyonları en çok safra yolu ile pankreas kanalının ortak kısmının tıkanması sonucunda oluştuğundan, endoskopik yöntemlerle bu alanın temizlenmesi eğer teknik olarak mümkünse en etkili tedavi olmaya adaydır.

    Bununla beraber, hissedilen şiddetli ağrı gibi belirtileri hafifletmek, sindirime yardımcı olmak ve kan şekerini dengelemek için ilaç tedavisine başlanır. Vücutta depolanan A, D, E, K vitaminleri, pankreas hastalarının iyileşme süreçlerine katkı sağladığı için vitamin takviyesi de kronik pankreatit tedavisinde kullanılır. Bu tedavilere cevap vermeyen hastalarda çeşitli ameliyatlar gündeme gelebilir.

    Pankreasın yapısını etkileyen bazı etkenler de pankreas hastalığına neden olabilir. Yapısal sorunların çoğu genetik olarak kuşaktan kuşağa aktarılabilmektedir.

    Kalıtsal Pankreatit ve Nedenleri

    Pankreatit hastalarının yapılan değerlendirilmelerinde elde edilen tüm veriler, birçok pankreas hastalığının sebebinin kalıtsal olabildiğini göstermektedir. Aileden genler yoluyla aktarılan bu hastalık, kronik pankreatitle benzerlik gösteren ve uzun süreli bir hastalıktır. Pankreasın yapısında doğuştan gelen fonksiyonel bozuklukları ifade eder.

    Kalıtsal pankreatit, akut ve kronik pankreatit gibi belirli etkenlerin pankreası tetiklemesi sonucu oluşmaz. Doğuştan gelen bir hastalıktır. Belirtiler yaş ilerledikçe görülmeye başlar.

    Ailesinde pankreatit geçmişi olan ve tekrarlayan akut pankreatit atakları yaşayan kişilere kan tetkikleri ve genetik testler yapılır. Yapılan testler sonucu ağrıların kontrol altına alınmasına yönelik tedaviler uygulanır. Bu kişilerin pankreas kanserine yakalanma riski toplumun diğer üyelerine göre daha yüksektir.

    Otoimmün Pankreatit

    Vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırma etkisine “otoimmün” kavramı ile anılmaktadır. Eğer saldırılan doku pankreas ise ortaya çıkan hastalık otoimmün pankreatit olarak adlandırılır. Bu hastalık grubu belirti ve bulguları akut ve kronik pankreatiti olduğu kadar pankreas kanserini de taklit edebilmektedir. Sadece bu hastalık grubu bile pankreas hastalıklarının tanısının koyulmasında Hepatobiliyer hastalık birimlerinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

    Pankreas Kanseri ve Nedenleri

    Pankreas kanseri, pankreasta kötü huylu tümör hücrelerinin ortaya çıkarak çoğalmasıyla meydana gelir. Tümörlerin ortaya çıkma nedenleri arasında kalıtsal yatkınlık, kronik pankreas hastalıkları, obezite ve sigara kullanımı bulunur. Kötü huylu tümörler, pankreasın kendi dokusundan kaynaklanır. Pankreas kanseri, tümörün organdaki yerleşme yerine bağlı olarak değişik süreler içinde belirti vermeye başlar.

    Pankreas kanserinin belirtileri: Sarılık, karın şişliği, kısa zaman içinde ileri derecede kilo kaybı, ciddi halsizlik gibi bazen belirgin bazı hallerde ise net olmayan bulguları içerir. Bir başka önemli belirtisi ise kalıtsal herhangi bir faktör olmamasına rağmen kişide ani olarak başlayan şeker hastalığı görülmesidir. Birdenbire beliren şeker hastalığı şikâyetiyle hastaneye başvuran kişinin pankreasında hastalık olabileceğinden şüphe edilir.

    USG, BT ve MR gibi görüntüleme cihazları yardımyla pankreastaki kötü huylu tümör radyoloji uzmanı tarafından teşhis edilebilir. Bunun yanında pankreas kanseri belirtilerinin genellikle ileri dönemde görülmeye başladığı da unutulmamalıdır. İleri dönem kanser vakalarında tümörün kontrol altına alınması çok daha zorlaşmaktadır. Bu sebeple, tanısı konulan pankreas kanserinde vakit kaybetmeden tedaviye başlanması hayati önem taşır.

    Pankreas kanseri tedavisinin planlanmasına, diğer kanserlerde olduğu gibi öncelikle organdaki tümörün büyüklüğü, komşu dokulara yayılım gösterip göstermediği, diğer organlara sıçrama durumu tespit edilerek başlanır. Tümör teknik olarak ameliyat edilebilme sınırlarını aşmamış ve uygun evredeyse ameliyat edilerek çıkarılmalıdır. Tümörün pankreastaki yerleşim yerine göre ameliyat planlaması yapılır. Pankreas başı ve pankreasın unsinat çıkıntısında yerleşmiş pankreas tümörüne Whipple ameliyatı (pankreatikoduodenektomi ameliyatı) uygulanırken, pankreas gövde ve kuyruğunda yer alan tümörlere distal pankreatektomi ve splenektomi (dalağın çıkarılması) ameliyatı uygulanır. Ameliyatın açık,  laparoskopik veya robotik yöntemlerden herhangi biriyle uygulanmasının ameliyat sonrası hastanın beklenen yaşam süresi açısından farkı yoktur. Önemli olan geride tümör bırakılmadan çevre lenf bezlerinin de çıkarıldığı, kanser cerrahisi prensiplerinden ödün verilmeden yapılacak uygun cerrahi girişimdir. Bu da Hepatopankreatobiliyer (HPB) Cerrahi ekibinin tercihine ve sonuç olarak hasta ve yakınlarının kabulüne göre şekillenmelidir. Kötü huylu tümör komşu ana damarlar gibi hayati yapılara yayıldıysa, uzaktaki diğer organlara veya karın içine yaygın olarak sıçrama gerçekleştirdiyse ameliyatla tümörün çıkarılması teknik olarak mümkün olsa bile hastanın beklenen yaşam süresinin uzamasına yardımcı olmayacağından uygun bir yaklaşım değildir. Bu evredeki hastalar için kemoterapi, radyoterapi gibi cerrahi dışı alternatif tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.

    Pankreas Hastalıkları Teşhisi ve Tedavisi İçin Hangi Bölüme Gidilmeli?

    Pankreas hastalığı belirtisi gösteren kişiler İç Hastalıkları (Dahiliye) veya Gastroenteroloji uzamnları tarafından değerlendirilmelidir. Pankreas kanseri şüphesi olan veya tanısı koyulan hastaların mutlaka Hepatopankreatobiliyer Cerrahi Birimi olan bir merkezde değerlendirilmesi ve planlanacak tedavi yol haritasının HPB Tümör Konseyi tarafından ortaya koyulması gerekmektedir. Gastroenteroloji, HPB Cerrahisi, Medikal onkoloji, Radyasyon onkolojisi, Patoloji bölümlerinden uzmanların katılımıyla oluşan Tümör Konseyleri başarılı tedavi süreci için “olmazsa olmaz” konumundadır.

    Yazı kaynağı : www.medicana.com.tr

    Pankreas Kanseri

    Pankreas Kanseri

    KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

    Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

    1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

    Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

    Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

    İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

    2. Kişisel Verilerin Aktarılması

    Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

    3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

    Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

    4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

    Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

    Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

    5. Veri Güvenliği

    Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

    6. Şikayet ve İletişim

    Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

    Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

    Yazı kaynağı : www.acibadem.com.tr

    Pankreas Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

    Pankreas Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

    Pankreas kanseri, teşhisi ve tedavisi zor bir kanser olup, dünyada en ölümcül dördüncü kanser sayılmaktadır. Modern yöntemlere rağmen henüz etkili bir ilaç tedavisi geliştirilemeyen pankreas kanserine ancak cerrahi yöntemler ile müdahale edilebilmektedir. Genellikle hızlı yayılım gösteren hastalık daha çok 60 yaş sonrası görülmekte ve pankreas kanserinde erken teşhis ise hastalığın tedavisi için en önemli faktör olarak kabul edilmektedir. Pankreas kanseri erken evrede teşhis edildiğinde özellikle Whipple ameliyatı ile başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.  Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanları pankreas kanseri hakkında bilgi verdi.

    Pankreas Kanseri Nedir?

    Karın boşluğunda yer alan 15 santimetre uzunluğunda çift fonksiyonlu bir salgı bezi olan pankreasın etrafı mide, ince bağırsak, dalak ve karaciğer ile sarılmıştır. Ekzokrin ve endokrin adı altında iki temel görevi olan pankreasın, bu görevlerini yerine getirmesini sağlayan iki ayrı hücre grubu bulunur. Ekzokrin sindirime yardımcı olan özsuyu salgılayıp, ince bağırsağa iletir. Böylece besinlerde bulunan karbonhidrat, protein ve yağlar ayrıştırılır ve enerji olarak depolanır. Endokrin fonksiyonu ise glikojen ve insülin hormonları salgılayarak kandaki glikozu belli bir seviyede tutmaya çalışır.

    Pankreas kanseri ise pankreasta bulunan hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmaya başlamasıyla oluşur. Çoğunlukla pankreas kanseri pankreas kanallarını çevreleyen ekzokrin hücrelerin bulunduğu bölgede oluşmaya başlar. Bu bölgede başlayan pankreas kanseri adenokarsinom olarak da bilinen ekzokrin tümörüdür. Pankreas kanserinin çok daha nadir rastlanılan türü endokrin tümörü ise adacık hücrelerinde başlamaktadır.

    Pankreas Kanseri Türleri

    Rezektabl (cerrahi müdahaleye uygun, ameliyat edilebilir): Pankreas kanserinde tümör alınabilir durumda ise, pankreas kanserini iyileştirmek için tek çözüm yöntemi olan cerrahi yöntem uygulanmalıdır. Cerrahi yöntem ile tümör alınsa da çoğu zaman pankreas kanseri tekrarlayabilir. Pankreas ameliyatı sonrasında gemcitabine (gemzar) veya 5-FU ile birlikte uygulanan kemoterapi tedavisi ise kanserin tekrar etmesini 6 ay kadar geciktirebilmektedir.  

    Bölgesel olarak ilerlemiş: Eğer pankreas kanseri bölgesel olarak ilerlemişse, tümör etrafındaki kan damarları ve dokulara yayılsa da diğer organlara sıçramamıştır. Cerrahi müdahaleye uygun olmayan bu tümörlerde daha çok tıkalı safra kanalları açılır ya da kanserin tıkadığı bypass ile ince bağırsağa müdahale edilir.

    Metastatik (geniş alana yayılmış): Pankreas kanseri karın içine, karaciğere, akciğere, kemiklere ve beyne sıçramış ise tek başına radyoterapi veya cerrahi müdahale yeterli olmaz. Yayılmış pankreas kanseri için standart tedavi yöntemlerinden birisi, kemoterapi tedavisidir. Bu tedavi, kanseri küçülterek hastanın yaşam süresini uzatır.

    Nüks (tekrarlayan) Pankreas Kanseri: Pankreas kanseri ameliyatı sonrası aynı bölgede yakında ya da yakınında tekrarlayan kansere nüks denir. Eğer kanser uzakta bir bölgede nüks edecekse bu öncelikle karaciğerde ortaya çıkar. Ekzokrin pankreas kanseri tekrarladığında, metastatik kanserde uygulanan tedavinin aynısı planlanır ve hastaya, kemoterapi tedavisi uygulanır.

    NÖROENDOKRİN PANKREAS KANSERİ (PNET)

    Rezektabl (cerrahi müdahaleye uygun): Ameliyat yapılabiliyorsa tümörün türüne, büyüklüğüne ve pankreasta bulunduğu yere göre uygun görülen ameliyat tekniği belirlenir ve tümör alınır. Tümörün evresinin ve tam yerinin tespiti için ameliyat öncesi laparoskopi uygulaması yapılabilir.

    Anrezektabl (cerrahi müdahaleye uygun olmayan): Nöroendokrin pankreas tümörleri genellikle yavaş büyür. Bu tümörlerde endokrin kanseri görüntülemesi denilen moleküler görüntüleme yöntemlerinden olan Galyum 68 DOTATOC yöntemi kullanılır ve tümör incelenebilir. Tedavide iki yöntem bir arada uygulanır. Tümörden salgılanan hormonun yol açtığı sorunları yok etmek için hastaya proton pompa inhibitörü isimli asit salgısı azaltıcı mide ilaçları verilir. Sonrasında ise tümörü geriletmeye yönelik kemoterapi, akıllı ilaç uygulaması ve/veya hedeflenmiş radyoizotopların uygulaması uygulanır.

    Pankreas Kanserinde Risk Faktörleri

    Pankreas kanserinin nedenleri tam olarak bilinmese de sigara ve genetik faktörler kanser oluşumunda en önemli risk faktörleri olarak kabul edilmektedir.

    Pankreas kanserinin bilinen en büyük nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;

    Pankreas Kanseri Belirtileri

    Pankreas kanseri ilk evrelerinde belirti vermeden ilerleyebilir. Belirti vermeye başladığında ise tümör pankreas dışına taşınmış olup başarılı bir tedavi için geç kalınmaktadır. Bu nedenle erken teşhis ve düzenli doktor kontrolü pankreas kanseri için çok büyük önem taşımaktadır.

    Pankreas kanserinin belirtileri arasında bulantı, iştahsızlık, kilo kaybı, yavaş gelişen sarılık, mide çıkışında tıkanıklık ve ağrı görülebilir. Pankreasın baş kısmına yerleşmiş kanserde, ağrısız sarılık ve büyük abdestin camcı macunu gibi açık renk olduğu görülür. Pankreas kanserine bağlı olarak görülebilen sırta vuran ağrı, genellikle hastalığın lokal yayılımının habercisi olup, genelde kanserin pankreasın gövde ve kuyruk yerleşiminde görülür ve hastalığın ilerlediğinin belirtisi olarak kabul edilir. Hastalığın daha az görülen belirtileri “3 D” olarak hatırlayabileceğimiz diyabet (şeker hastalığı), diare (ishal) ve depresyondur. Pankreas kanserinde bu belirtiler de gözlenebilmektedir;

    Bu gibi belirtiler söz konusu olduğunda, vakit kaybetmeden doktorunuza başvurunuz.

    Pankreas Kanserinde Tanı

    Pankreas kanserinde tanının erken konulması, çok kolay olmayabilir. Çünkü pankreas kanserinin erken evrelerinde herhangi bir belirti ve bulguya rastlanmaz. Pankreas kanseri belirtilerinin pek çok hastalık belirtisine benzemesi ve pankreasın mide, ince bağırsak, karaciğer gibi organların arkasında saklanmış olması da erken tanı konulamamasında etkilidir.

    Pankreas kanseri tanısı genellikle çeşitli testler yardımı ile pankreas ve etrafının detaylı görüntülenmesi ile konur. Kanser hücrelerinin pankreas içine ve dışına ne derece yayıldığını belirleyen testlere evreleme (kanserin yayılma durumu) denir. Pankreas kanseri teşhisi koymak ve evresini belirlemek için aynı anda testler uygulanır. Pankreas kanserinde doğru bir tedavi planı için erken teşhisle beraber kanserine evresi çok önemlidir.

    Pankreas kanseri tanısı koyabilmek için uygulanan testleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz;

    Endoskopik Retrograd Kolanjiopankretikografi (ERCP): Bu yöntem ile on iki parmak bağırsağından pankreatik kanal ve ana safra yolu ve safra kanallarının görüntülenebilir. Küçük tüp şeklindeki kateter, endoskop içerisinden pankreatik kanallara sokulur ve kontrast madde enjekte edilerek safra kanallarının detaylı görüntüsü alınır.

    Cilt Altı Transhepatik Kolanjiyografi (PTC): Röntgen kullanarak safra kanalları ve karaciğeri görüntüleme yöntemidir. Bu uygulamaya, sadece ERCP yapılamadığı durumlarda söz başvurulur.

    Laparoskopi: Karın ve iç organlara içerden bakılarak, hastalık belirtilerini kontrol eden cerrahi bir yöntemdir. Laparoskop adı verilen ucunda ışığı bulunan ince tüp karın duvarına açılan küçük bir kesiden içeri sokulur. Biyopsi için doku örneği veya iç organların alınması söz konusu olduğunda işlem sırasında başka kesiler açılarak laparoskopa yardımcı başka aletler içeri sokulabilir.

    Biyopsi: Doku içerisindeki kanser bulgularının detaylı araştırılması için hücre veya doku örneğinin alınması işlemidir. Pankreas kanseri için birkaç farklı biyopsi yöntemi vardır. Röntgen veya ultrason sırasında ince bir iğne ile pankreastan hücre örneği alınabildiği gibi aynı işlemin laparoskopi sırasında yapılması da mümkündür.

    Pankreas Kanseri Evreleri

    Kanserli hücreler vücudu içerisine doku, lenf sistemi ve kan yolu aracılığı ile yayılır.  Kanser hücreleri ana tümörden koparak kan damarları ya da lenf kanalları yolu ile vücudun başka bölümlerine geçebilir ve farklı tümörler oluşturabilir. Bu duruma metastaz denir. İkincil ya da metastazik tümörler ana tümör ile aynı özelliklere sahiptirler. Pankreas kanseri evrelerini görüntüleme testleri kullanarak tespit etmek zordur. Bu nedenle cerrahi müdahale öncesinde kanserli tümörün tümünün alınıp alınmayacağı kararı çok önemlidir. Pankreas kanseri evrelerini bu şekilde açıklayabiliriz;

    0: Bu evrede yayılma yoktur. Ve pankreas kanseri sadece tek katman hücrelerle sınırlıdır. Pankreas kanseri,  görüntüleme testlerinde ne de çıplak gözle görülebilir.

    Evre I: Bu evrede kanser bölgesel olarak büyüme gösterir. Pankreas kanseri, pankreasla sınırlı ancak, 2 (evre 1A) veya 2 cm’den fazla (evre 1B) büyür.

    Evre II: Pankreas kanseri, pankreas dışında büyür veya lenf bezlerinin yakınına yaklaşır.

    Evre III: Bu evrede pankreas kanseri daha geniş yayılma gösterir. Tümör, yakınındaki ana damarlara veya sinirlere yayılır ancak metastaz göstermez.

    Evre IV: Bu evrede pankreas kanseri, karaciğer gibi uzak organlara yayılım yapar.

    Pankreas Kanseri Tedavisi

    Pankreas kanseri tedavisi ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi olmak üzere 3 ayrı yöntemden oluşmaktadır. Bu da pankreas kanseri tedavisinde farklı uzman hekimlerin müdahalesini ve kontrolünü gündeme getirir. Pankreas kanseri tedavisi gastroenteroloji, cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve birçok diğer alanda uzmanlaşmış doktorların tümü ile birlikte uygulanır.

    Pankreas kanserli hastaların çoğu uzak organlara erken kanser yayılımı veya yaygın lokal tutulum nedeni ile tedavi edici cerrahiye aday değildir. Bu hastalara, sarılık gibi tıkayıcı semptomları ve ağrıyı giderici, yaşam süresini uzatmayan ancak daha rahat bir dönem geçirtmeyi amaçlayan cerrahi girişimler yapılır. Hastaların genel durumuna ve yandaş hastalıklarına bağlı olarak, pankreas kanserinin vücutta diğer organlara yayılım gösterdiği hastalarda ortalama yaşam süresi 3 ile 6 ay arasındadır. Hastalığın lokal olarak yayılım gösterdiği hastalarda ise ortalama yaşam süresi 6 ile 10 aydır.

    Pankreas kanseri ameliyatları, cerrahinin en zor ve en sorunlu ameliyatlarından olup, özellikle ameliyat sonrası dönemde çıkabilecek komplikasyonlarla da hem cerrah, hem de hastane imkanları yeterli özellikte olmalıdır.

    Pankreas Kanserinde Whipple Ameliyatı

    Whipple ameliyatı, pankreas başı, safra yolları ve 12 parmak bağırsağı tümörlerinde hayat kurtarıcı bir ameliyattır. Whipple ameliyatı birbirine yakın ve bağlı olan 3 organda meydana gelen tümörlerde o bölgeyi komple temizlemek için idealdir. Whipple ameliyatı sırasında mide kapağı da denen adale sistemini korumak amacıyla “Pilor Koruyucu Whipple” operasyonu uygulanır. Böylece ameliyat sonrasında sindirim sitemi şikayetleri yaşanmaz. Whipple ameliyatı ile pankreas başı, midenin yarıya yakını, 12 parmak bağırsağının tamamı ve safra yollarının bu alana komşu bölümü komple çıkartılmaktadır. Operasyonun en önemli yanı alınan bu organların birbiriyle koordinasyonun yeniden doğru bir şekilde sağlanmasıdır. Bu nedenle Whipple ameliyatı mutlaka uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir.

    Whipple ameliyatı hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız!

    Radyoterapi

    Pankreas kanseri tedavisinde en sık kullanılan radyoterapi türü rxternal-beam radyoterapidir. Genellikle kemoterapi ile radyasyon tedavisi daha etkili olacağı için aynı anda uygulanır.  Kemoterapi ve radyoterapinin aynı anda uygulanması pankreas tümörlerimim küçülmesine ve yok olmasına yardımcı olabilir.

    Kemoterapi

    Pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini ve bölünmesini durdurmak amacıyla kemoterapi yani ilaç tedavisi yapılmaktadır.  

    Hedefe Yönelik Tedavi

    Pankreas kanserinde hedefe yönelik tedavi; kanserin belirli genleri, proteinler ya da kanserin büyüme ve hayatta kalmasına katkıda bulunan doku ortamını hedefleyen bir tedavi yöntemidir.

    Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

    Yazı kaynağı : www.memorial.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap