Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    osmanlıda lale devri hangi padişah döneminde yaşanmıştır

    1 ziyaretçi

    osmanlıda lale devri hangi padişah döneminde yaşanmıştır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Lale Devri

    Lale Devri Nedir? Lale Devri Padişahı Kimdir? Lale Devri Islahatları (Yenilikleri), Nedenleri Ve Sonuçları

    Lale Devri Nedir? Lale Devri Padişahı Kimdir? Lale Devri Islahatları (Yenilikleri), Nedenleri Ve Sonuçları

    Lale devri, Osmanlı İmparatorluğu zamanında 1718-1730 yılları arasında görülen kısa bir dönemdir. 3. Ahmet'in saltanat sürdüğü ve sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim paşa zamanına denk gelen devir, Osmanlı İmparatorluğu'nun en çok konuşulan ve tartışılan dönemlerindendir.

     Lale Devri Nedir?

     Lale devri, Osmanlı döneminde on iki yıl süren bir zamanı simgeler. 1718 yılında Pasarofça anlaşmasının imzalanması ile başlayan Lale devri, Patrona Halil İsyanı ile sona ermiştir. Lale devri süresince yenilikler ve eğlence hakim olmuştur. Batı ile olan ilişkiler gelişmiş ve reform hareketleri başlamıştır. Özellikle Avrupa ile olan kültürel etkileşim bu dönemde artmıştır.

     Lale Devri Padişahı Kimdir?

     Lale devri padişahı 3. Ahmet'tir. Sadrazamı ise Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'dır. Sultan 3. Ahmet, 1673'de doğmuştur. Babası Sultan Dördüncü Mehmet annesi ise Emetullah Rabia Gülnuş Sultan'dır.

     İyi bir tahsil görmüş ve dönemin ünlü hocalarından dersler almıştır. 1703 yılında Edirne'de tahta geçmiştir. Osmanlı devleti açısından önemli olan Lale devri boyunca padişahlık yapmıştır. Hattat ve şairdir. "Necib" mahlası ile şiirler yazmıştır. Musiki ile yakından ilgilenmiştir. Divan şairlerinden Urfalı Nabi Efendi'nin şiirlerini beğenmiştir.

     Lale Devri Islahatları ( Yenilikleri )

     - İlk kez Avrupa'da geçici elçilikler açıldı.

     - Lale devrinde askeri alanda ıslahat yapılmamıştır.

     - Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından ilk özel matbaa kuruldu.

     - İlk kez çiçek aşısı kullanıldı.

     - Kütüphaneler açıldı.

     - Avrupa mimarisinden etkilenildi. Barok ve Rokoko tarzı sivil mimari ön plana çıktı.

     - İstanbul'da bahçeler, köşkler, saraylar yapıldı.

     - İstanbul'da bir çini atölyesi ve kumaş fabrikası kuruldu.

     - Yalova'da bir kağıt fabrikası açıldı.

     - Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.

     - Humbaracı ve lağımcı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.

     - Batı ve doğu eserleri tercüme edildi.

     - Yeniçerilerden kurulu bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.

     Lale Devri Nedenleri ve Sonuçları

     Nedenleri:

     - Her yönden kötü giden bir devlet yapısının varlığı

     - Görevlerini yerine getirmeyen ve aksayan askeri ve devlet kurumlarının varlığı

     - Teknolojik bakımdan gerekli ilerlemenin sağlanamaması

     - Sağlık alanında yaşanan gelişmelere ayak uydurulmamış olması

     - Edebiyat ve sanat alanlarında batıya uygun gelişmelerin sağlanamamış olması

     - Devletin işleyiş ve devamının sağlanması için yenilikler yapılmasına ihtiyaç duyulması

     - Avrupa'nın yaşantısının incelenerek örnek alınması

     - Avrupa'daki gelişmeleri takip etme ve bu gelişmelerin ülkeye uyarlanmak istenmesi

     Sonuçları:

     Lale devri, Patrona Halil İsyanı ile son bulmuştur. Halkın sıkıntılı olduğu dönemde bir kısım devlet erkanının lüks ve eğlence içinde olduğu kanaati ile dönem sona ermiştir.

     - Osmanlı matbaa ile Lale devrinde tanışmıştır. Ancak okuma-yazma sorunları ve basım maliyetlerinin yüksek olması sebepleri ile etkili bir fonksiyon olmamıştır. Lale devrinin en önemli yeniliği olan matbaa, hattatların işsiz kalmasına neden olmuştur. İstanbul'da sayıları doksan bini bulan hattatların bazıları isyana taraftar olmuştur.

     - Bu dönemde inşa edilen köşkler, saraylar, konaklar yıkılmıştır.

     - İsyanın temelinde, Lale devrinin sona ermesinde asıl etken Batı taklitçiliği ve devlet ricalinin zevk ve sefaya dalması ve eğlencenin yayılmasıdır.

     - Lale devrinin sonucu olan Patrona Halil İsyanı ideolojik kökenli bir ayaklanma değildir. Dini hassasiyetlerle de ortaya çıkmamıştır.

    Kripto Para Piyasaları için Bigpara

    Kripto Para Piyasaları için Bigpara

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Lale Devri nedir? Lale Devri hangi tarihlerde yaşanmıştır? Lale Devri ne zaman başladı, ne zaman bit | Gündem Haberleri

    Lale Devri nedir? Lale Devri hangi tarihlerde yaşanmıştır? Lale Devri ne zaman başladı, ne zaman bit | Gündem Haberleri

    Bir bilgi yarışması programında sorulan soruyla gündeme gelen Lale Devri, sosyal medyanın en fazla merak edilen konuları arasında kendine yer buldu.

    Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihteki en önemli dönemleri arasında yer alan Lale Devri ile ilgili merak edilen detaylar...

    LALE DEVRİ NE ZAMAN BAŞLAMIŞTIR NE ZAMAN BİTMİŞTİR?

    Lale devri 18. yüzyılda 1718 yılında başlayıp 1730'da son ermiştir. 

    LALE DEVRİ PADİŞAHI KİMDİR? 

    Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir.Bu dönemin padişahı III. Ahmet, sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'dır. 

    LALE DEVRİ NEDİR? 

    Lale Devri, "Zevk ve sefâ" devri olarak bilinir. Adını, O dönemde İstanbul'da yetiştirilen ve zamanla ünü Dünya'ya yayılan lale çiçeklerinden alması, çok sonradan olmuştur. Bu dönem Osmanlı İmparatorluğunun hiçbir devrinde Lale Devri olarak anılmamıştır. Yahya Kemal samimi arkadaşı Ahmet Refik Altınay ile bir sohbeti sırasında, III. Ahmed'in Veziri Azamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile beraber 1718-1730 yılları arasında yaptıkları, Osmanlı İmparatorluğundaki yaşam biçimini değiştirme etkinliklerini Lale Devri olarak tanımlar. Ahmet Refik de bu dönemi anlatan kitabına "Lale Devri" (istanbul 1331/1913 Muhtar Halit Kitabhanesi) ismini verir ve bir süre sonra bu dönem Lale Devri olarak anılmaya başlar. 

    LALE DEVRİ TARİHÇESİ 

    Sultan III. Ahmet, sadrazam Damat İbrahim Paşa ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan Lâle Devri'nde sanat ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii'de birer kütüphane, Ayasofya'da Bâb-ı Humâyun'un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da "Deryayi Sim" adlı bir su bendi inşa ettirmiştir. Bunlardan başka Üsküdar Yeni Vâlide Câmii, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Damat İbrahim Paşa Camii ve Külliyesi, İstanbul'da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler de yine bu dönemde yapılmıştır.

    Dönemin belki de en gözde eseri olan Sâdâbâd Kasrı, maalesef günümüze kadar gelememiş, bize yıkıntıdan fazla bir şey kalmamıştır.

    LALE DEVRİ'NDE NELER OLDU? YENİLİKLER VE DEVRİMLER

    Paris, Londra ve Viyana gibi Avrupa başkentlerine geçici elçilik heyetleri yollanmış, böylelikle Avrupa'yı daha yakından tanıma imkânı sağlanmıştır.
    Said Efendi ve İbrahim Müteferrika Avrupa'dan matbaayı getirmişlerdir.
    İlk kez çiçek hastalığına karşı aşı uygulanmıştır.
    İstanbul'daki yangınları önlemek için yeniçerilerden Tulumbacılar adı verilen bir itfaiye ocağı kurulmuştur.
    Çini atölyeleri açılmıştır.
    Kağıt fabrikası açılmıştır.
    Lale Devri’nde sanat alanında görülen en önemli kişi Levnî’dir. Asıl adı Abdülcelil Çelebi olan Levnî döneminin en büyük nakkaşıdır.
    Lale Devri'nde, Türk tarihinde bir ilk olarak İbrahim Müteferrika önderliğinde Çeviri Konseyi açılmıştır. Türk tarihinde çeviri çalışmalarındaki ilk enstitüleşme olarak bu konsey görülür. 

    Yazı kaynağı : www.haberturk.com

    LÂLE DEVRİ

    LÂLE DEVRİ

    BA, MD, nr. 129, s. 185; nr. 133, s. 237; nr. 134, s. 156, 190; nr. 135, s. 303.

    Silâhdar, Nusretnâme, s. 384-385, 388-389, 396 vd.

    Râşid, Târih, IV, 311; V, 145-449.

    Çelebizâde Âsım, Târih, İstanbul 1282, tür.yer.

    Mehmed Efendi, Le paradis des infidèles (ed. Cl. Galland – G. Veinstein), Paris 1981.

    Subhî, Târih, s. 6 vd.

    Destârî Sâlih Tarihi: Patrona Halil Ayaklanması Hakkında Bir Kaynak (nşr. Bekir Sıtkı Baykal), Ankara 1962, tür.yer.

    Lady M. Montagu, Türkiye Mektupları: 1717-1718 (trc. Aysel Kurutluoğlu), İstanbul, ts. (Tercüman 1001 Temel Eser), s. 66-67.

    Hammer, Büyük Osmanlı Tarihi (trc. Vecdi Bürün), İstanbul 1991, VII, 249 vd., 347 vd.

    M. de Bonnac, Mémoire historique sur l’ambassade du France à Constantinople (ed. Ch. Schefer), Paris 1894, tür.yer.

    Ahmed Refik [Altınay], Hicrî On İkinci Asırda İstanbul Hayatı: 1100-1200 (İstanbul 1930), İstanbul 1988, s. 63-68, 71, 77-81, 85-91, 94-97, 100-101, 105-107.

    a.mlf., Lâle Devri (haz. Haydar Ali Diriöz), İstanbul 1973.

    a.mlf., “Eski Kâğıthâne Âlemleri”, Akşam, İstanbul 7 Mart 1936.

    1730 Patrona İhtilâli Hakkında Bir Eser: Abdi Tarihi (nşr. Faik Reşit Unat), Ankara 1943.

    Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, IV/1, s. 147-148, 152 vd.; IV/2, s. 513 vd.

    Münir Aktepe, Patrona İsyanı, İstanbul 1958.

    a.mlf., “Kâğıdhâne’ye Dair Bâzı Bilgiler”, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya Armağan, Ankara 1976, s. 335-374.

    a.mlf., “Damad İbrahim Paşa Devrinde Lâle”, TD, IV/7 (1952), s. 85-126; V/8 (1953), s. 85-104; VI/9 (1954), s. 23-38.

    a.mlf., “Ahmed III”, DİA, II, 36-38.

    a.mlf., “Dâmâd İbrahim Paşa, Nevşehirli”, a.e., VIII, 441-442.

    Lewis, Modern Türkiye’nin Doğuşu, s. 46-48.

    M. L. Shay, The Ottoman Empire from 1720 to 1734 as Revealed in Despatches of the Venetian Baili, New York 1978, s. 17 vd.

    Mehmet İpşirli, “Lâle Devri’nde Teşkil Edilen Tercüme Heyetine Dâir Bazı Gözlemler”, Osmanlı İlmî ve Meslekî Cemiyetleri (haz. Ekmeleddin İhsanoğlu), İstanbul 1987, s. 33-42.

    Niyazi Berkes, Türkiye’de Çağdaşlaşma, İstanbul 2002, s. 42, 46-50, 63, 86.

    Arslan Terzioğlu, “Türk-İslâm Kültür Çerçevesinde Uçma Denemeleri, Otomatik Makinalar, Denizaltı ve Roket Teknolojisi”, Türkler (nşr. Hasan Celâl Güzel v.dğr.), Ankara 2002, XI, 265.

    Faik Reşit Unat, “III. Ahmed Devrine Ait Bir Islahat Takriri”, TV, I/2 (1941), s. 81-160.

    W. Heinz, “Die Kultur der Tulpenzeit des Osmanischen Reiches”, WZKM, sy. 61 (1967), s. 62 vd.

    N. Suner Pekin, “Yahya Kemal’le Konuşmalar ve Hatıralar”, Yahya Kemal Enstitüsü Mecmuası, sy. 3, İstanbul 1988, s. 265.

    Salim Aydüz, “Lâle Devri’nde Yapılan İlmî Faaliyetler”, Dîvân: İlmî Araştırmalar, II/3, İstanbul 1997, s. 143 vd.

    Irène Melikoff, “Lāle Devri”, EI2 (Fr.), V, 645-648.

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap