Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    osmanlı istihbarat teşkilatı

    1 ziyaretçi

    osmanlı istihbarat teşkilatı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Millî İstihbarat Teşkilatı Müzesi - Tarih Boyunca MİT

    Başlangıcında Hamza Grubu ismini alan ve TBMM’nin 23 Nisan 1920 tarihli kararıyla Erkân-ı Harbiye Umûmiye Riyaseti (Genel Kurmay Başkanlığı)’na bağlanan oluşum, gizli direniş gruplarının tek merkezden yönetilmesi amacıyla kurulmuştur.

    Ancak grubun ismi, grup mensuplarının gizli haberleşmede kullandığı şifrelerin düşmanın eline geçmesi ve Ankara’dan gönderilen kurye çantasının yolda kaybolması üzerine, 15 Aralık 1920 tarihinde Mücâhid olarak değiştirilmiş olup; İngiliz servisinin deşifre çabalarına karşı, 23 Şubat 1921 tarihinde Muharip ve 31 Ağustos 1921 tarihinde ise Felâh olarak değişmiştir.

    Felâh Grubu döneminde, istihbari faaliyetlerin yanı sıra propaganda çalışmalarına da ağırlık verilmiştir. Grubun çalışmaları, 4 Ekim 1923’e kadar devam etmiştir.

    Yazı kaynağı : www.mit.gov.tr

    Milli İstihbarat Teşkilatı

    B. XIX. Yüzyıl Sonları ve XX. Yüzyıl Başlarında Türkler'de İstihbarat

    1. II.Abdülhamid ve Yıldız İstihbarat Teşkilâtı (1880-1908)

    XIX. yüzyılın sonlarına doğru devlet istihbaratı geliştirilmiş, ancak özel çıkarlara hizmet veren bir araç haline getirilmiştir. II.Abdülhamid devrinde yaşanan iç ve dış olaylar, Abdülhamid'i Yıldız İstihbarat Teşkilâtı'nı kurmaya sevketmiştir. O hâtıratında, "Yabancı devletler kendi emellerine hizmet edecek kimseleri vezir ve sadrazam mertebesine kadar çıkarabilmişlerse, devlet emniyet içinde olamazdı. Doğrudan doğruya şahsıma bağlı bir İstihbarat Teşkilâtı kurmaya, bu düşünce ile karar verdim. İşte düşmanlarımın Jurnalcilik dedikleri teşkilât budur."[2] ifadeleri ile bu teşkilâta neden ihtiyaç duyduğunu belirtmektedir.

    II.Abdülhamid'in teşkilât kadrosundan beklediği diğer bir husus, kendi tahtına yönelik komploları ortaya çıkarmaktı. Onun bu yolda yürüttüğü operasyonlar, sadece imparatorluğun içinde yapılmamış, Avrupa'da kendisine karşı gruplaşan Jön Türkler'in bulunduğu Paris, Londra, Brüksel, Cenevre ve Kahire gibi şehirleri de kapsamıştır.

    Abdülhamid'in 33 yıllık yönetimine, İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin Makedonya'da başlattığı hareket sonunda, 23 Temmuz 1908 tarihinde II. Meşrutiyet'in ilânı ile son verilecektir. İttihad ve Terakki yönetimi, ihtilâlden hemen sonra Yıldız İstihbarat Teşkilâtı'nı ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir. Meclisi Vükelâ (Bakanlar Kurulu)'nın, Teşkilât'ın kaldırılmasına dair 29 Temmuz 1908 tarihli kararnâmesi ile Yıldız İstihbarat Teşkilâtı'nın faaliyetlerine son verilmiştir. II.Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra teşkilâta ait olan yüzbinlerce rapor (jurnal) saraydan alınarak yakılmıştır.

    2. Enver Paşa ve Teşkilâtı Mahsûsa (1913-1918)

    XIX. yüzyıl sonlarında, Osmanlı Devleti'ne karşı ayrılıkçı hareketlerin yoğunluk kazanması ve isyanların genişlemesi, istihbarat ve espiyonaj çabalarını da artırmıştır.

    Balkan Savaşı (1912-1913)'nın sonuna kadar, Osmanlı Devleti'nde geniş olarak istihbarat yapan gizli bir teşkilâta rastlanılmamaktadır. Balkan Savaşı'nın getirdiği kötü sonuçlardan sonra, Osmanlı İmparatorluğu gibi üç kıtaya hükmetmiş, çeşitli ırk ve mezhepte çeşitli milletleri idare etmiş bir devlet için gizli modern bir İstihbarat Teşkilâtı'na mutlak surette ihtiyaç olduğu artık anlaşılmıştır. Böyle bir teşkilâta sahip olma zaruretini düşünen, Harbiye Nazırı Enver Paşa olmuştur[3]. İşte Enver Paşa tarafından, Osmanlı Devleti'nin siyasî birliğinin korunmasını sağlamak, ayrılıkçı hareketleri önlemek ve yabancı devletlerin Orta Doğu'daki istihbarat ve gerilla faaliyetlerine karşı koymak amacıyla kurulan İstihbarat Teşkilatı'na, "Teşkilâtı Mahsûsa" veya "Umûru Şarkiye Dairesi" adı verilmiştir.

    Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı (ATASE) arşiv belgelerine göre yapılan bir çalışmada, Teşkilâtı Mahsûsa'nın 17 Kasım 1913 tarihinde resmî olarak kurulduğu anlaşılmaktadır. Teşkilât'ın ilk başkanının Kurmay Binbaşı (bilâhare Yarbay) Süleyman Askerî Bey[4, 5,6] , ikinci başkanının Ali Bey Başhampa ve son başkanının da Hüsamettin Ertürk olduğu bilinmektedir.

    Yazı kaynağı : www.mit.gov.tr

    Yıldız İstihbarat Teşkilatı

    yıldız istihbarat teşkilatı

    TEŞKÎLÂT-ı MAHSÛSA

    TEŞKÎLÂT-ı MAHSÛSA

    BA, DH.EUM.2.Şb. 5-90/28 Ca 1333; DH.KMS. 35-22/7 M 1334; DH.ŞFR. 55A-222/23 N 1333; 75-71/14 C 1335.

    Archives nationales (Paris), Fonds Emile Corra, 17/AS/23/dr2.

    Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyetinin 1906-1907 Senelerine Ait Muhaberatının Kopya Defteri, İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı, nr. O. 30, s. 23, 119-123, 180-181.

    Enver Pascha um Tripolis (trc. F. Perzynski), München 1918, tür.yer.

    Hüsamettin Ertürk, İki Devrin Perde Arkası (nşr. Samih Nafiz Tansu), İstanbul 1957.

    Galip Vardar, İttihat ve Terakki İçinde Dönenler (haz. Samih Nafiz Tansu), İstanbul 1960, tür.yer.

    Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler, İstanbul 1989, III, 275-292.

    Philip H. Stoddard, Teşkilât-ı Mahsusa (trc. Tansel Demirel), İstanbul 1993.

    Arif Cemil, I. Dünya Savaşı’nda Teşkilât-ı Mahsusa, İstanbul 1997.

    Vahdet Keleşyılmaz, Teşkilât-ı Mahsûsa’nın Hindistan Misyonu: 1914-1918, Ankara 1999.

    Mustafa Balcıoğlu, Teşkilât-ı Mahsusa’dan Cumhuriyete, İstanbul 2001.

    Atilla Çeliktepe, Teşkilât-ı Mahsusa’nın Siyasi Misyonu, İstanbul 2003.

    Polat Safi, The Ottoman Special Organization-Teşkilat-ı Mahsusa: A Historical Assessment with Particular Reference to its Operations against British Occupied Egypt, 1914-1916 (yüksek lisans tezi, 2006), Bilkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

    Nurettin Şimşek, Teşkilât-ı Mahsusa’nın Reisi Süleyman Askerî Bey: Hayatı, Siyasî ve Askerî Faaliyetleri, İstanbul 2008.

    İhsan Aksoley, Teşkilât-ı Mahsusa’dan Kuvâ-yı Milliye’ye, İstanbul 2009, s. 15-77.

    “Uhuvvet-i İslâmiyye Cemiyeti”, Şûrâ-yı Ümmet, sy. 122, İstanbul 1907, s. 4.

    Hamit Pehlivanlı, “Teşkilât-ı Mahsusa Türk Modern İstihbaratçılığının Başlangıcı mı?”, Yeni Türkiye, VI/31, Ankara 2000, s. 512-521.

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap