Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    mustafa bilici hoca kimdir

    1 ziyaretçi

    mustafa bilici hoca kimdir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Mustafa Bilici Hocaefendi Hakk'a yürüdü

    Mustafa Bilici Hocaefendi Hakk'a yürüdü

    Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’nde yaklaşık 2 aydır tedavi gören Mustafa Bilici Hocaefendi dün vefat etti.

    Bilici'nin naaşı yarın öğle namazını müteakip Fatih Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Sakız Ağacı Mezarlığı’na defnedilecek.

    İSLAMA ADANMIŞ BİR ÖMÜR

    1932’de Trabzon’un Of ilçesine bağlı Onur Köyü’nde doğan Bilici Hocaefendi, hıfzını Of’ta 1948-1950 yılları içerisinde tamamladı.

    Şeyhülkurrâ Mehmet Rüştü Âşıkkutlu Hoca Efendi’den tâlim ve tashîh-i hurûf dersleri alan Hocaefendi, özel olarak sarf, nahiv, belâğat, tefsîr, hadîs, fıkıh ve kelâm alanında çalışmalarda bulundu.

    1959’da İshak Paşa Câmii’nin imam hatipliğine başladı. Ardından Debbağ Yûnus Câmii’ne tayin olan Bilici Hocaefendi, ilerleyen dönemde Fâtih Kovacıdede Câmii’nde yıllarca imam hatiplik yaptıktan sonra emekliye ayrıldı.

    17 yaşında yanına geldiği ve hiçbir zaman ayrılmadığı Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi’den medrese ilimlerini tahsil eden Bilici, İsmailağa Heyeti’nin de üyelerinden birisiydi.

    Bilici Hocaefendi, İslâmî ilimler ve tarîkat hizmetlerinin devamı konusundaki çalışmalarını son hastalığına dek sürdürdü.

    Yazı kaynağı : www.yenisafak.com

    Mustafa Bilici Hocaefendi kimdir? - Yeni Akit

    Mustafa Bilici Hocaefendi kimdir? - Yeni Akit

    Akit haber güncel son dakika gündem haberleri ve haber arşivi.

    Biz her vakit, hakikati haykırdık ve gerçeğin izinde olduk. Her devrin gazetesi olmadık, milletin gazetesi olduk.

    www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.

    Yüklenme süresi 0.0197 sn.

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    İSLAMİ İLİMLER

    Ölmeyen Diri olan Allah’ın adıyla..

    1932 Of’a bağlı Onur köyünde dünyaya gelen Mustafa Bilici Hocaefendi çocukluk yıllarında Kuran’ı ezberleyerek hafızlığını yaptı. Mehmet Aşıkkutlu Hocaefendiden kıraat dersleri aldı. Akabinde Arapça İslami ilimler tahsili yapmak üzere Mahmud Efendi hazretlerine talebe olan Mustafa efendi 15 yaşından beri onunla beraberdir. Ondan manen ve cismen hiç ayrılmamış, Hazretle birlikte İstanbul’a gelerek Mevlânâ Ali Haydar Efendi Hazretleri’nin sohbetlerine yetişmiş, bir asırlık çınar. Mahmud Efendi Hazretleri’nin ilk okutup icazet verdiği talebelerindendir. Efendi hazretleri şeyh olduğunda ise onun ilk müridlerinden ve sadık ihvanından olmuştur.

    Mustafa efendi İsmailağa büyük heyetinin de önde gelen âzalarınden, Allah’ın bir salih kulu.

    Gogoşum” lakaplı Mustafa Bilici Hoca efendi, okul imtihanlarını dışarıdan vererek İsmailağa camiine 100 metre mesafede bulunan Kovacı Dede camiine imam olmuştur. Harap halde bulunan bu garip camide kendisi bizzat çalışarak tamirinde bulunmuş ve yarım asır Allah’ın dinine hizmet ettikten sonra yaş haddinden zorunlu emekliye ayrılmıştır. Tekauddan sonraki baki ömrünü Şeriat ve Tarikatın hizmetine adamıştır. Hz Ömer mizaçlı bir o kadar da sevecen ve babacan olan Mustafa efendi hocamız cemaat tarafından çokça sevilen ve sayılan bir muhterem zat idi. 

    Mustafa Bilici Hocamız Anlatıyor:

    “Efendi Hazretleriyle, ilk önce Sûre-i Bakara’nın “tashih-i huruf”unu sonuna kadar yaptım. Ondan önce de -köyünde imam idi- ben de hâfızlığa çalışırken talebesiydim. Okurdum O’ndan… Efendi’nin evi ile caminin arası 100 metre; Efendi genç, köyde imam, herkes yatsıyı kılar evine gider sabah namazına gelir.. Efendi Hz gitmezdi camide yatardı. Biz de talebeleri olarak camide yatardık.

    Molla: Efendi hazretleri evli miydi o vakit ?

    Mustafa Efendi: Tabiî, çocukları bile vardı. Efendi askerden önce evlenmiş. Biz de orada kalırdık, eve gitmezdik. Efendi haftada bir akşam eve giderdi. Diğer vakitler camide kalırdı. Gece kalkar, bizleri de kaldırırdı. Köyünde Arapça dersi okuturdu, icazet verirdi. Bize de hâfızlık okuturdu. Sorulması gereken yerlere işaret koydurur, her hafta eniştesi ve hocası, hocamız Hacı Dursun Efendi’ye giderdiler. Ablasıyla evliydi Hacı Dursun Efendi. Bir akşam orada kalırdı. Sorulması gereken yerleri ona sorardı ve geri gelirdi.

    Efendi Hazretleri’nin köyünden Hacı Dursun Efendi’nin köyüne en az 1,5 saat vardı. Yaya olarak giderdi, o zaman şimdiki gibi çok araba yoktu. Bir araba vardı ama Efendi Hazretleri onu beklemezdi. Ekseriyetle yaya giderdi, yolda rastlarsa arabaya binerdi.

    Efendi Hazretleri bizim köyün karşısındaki bir köye imam oldu, Yaranos köyüne. Bize komşu oldu. Ama köylü bırakmıyor O’nu.. ben kendisinden “Emsile”den başladım. Efendi Hz nin kendi köyünde hâfızlık okudum, imamlık yaptığı köyde de Arapça. Yaz günlerinde ara verildi. Efendi Hazretleri de köyüne gitti. Ben de onun yanına gittim. Birkaç ay burada “İzhara” kadar okudum. Evvelinde ahirinde hep hocamdır.

    Fakat şunu iyice bilelim ki, Efendi’nin hayatını sormak isterseniz, bunu ne ben anlatabilirim, ne de zaman yeter! Şöyle bir örnek vereyim: Yolda giderken, yerde kâğıt parçası, mukaddesat ona yazılmış olur diye kâğıt parçasını yerde gördüğü zaman hemen onu alır ve ayağın basmadığı yere koyardı.

    “Dostlarının Dilinden Efendi Hazretleri” Adlı Eserden Mustafa Bilici Hoca Efendi bir anısını şöyle anlatır:

    Ali Haydar Efendi Hazretleri’ni ilk ziyaret ettiğimde bana ismimi sordu, kulakları ağır işittiği için yazıyla “Mustafa” yazıp kendisine gösterdim. Bunun üzerine Ali Haydar Efendi Hazretleri “Başka yok mu?” diye sorunca tek ismim olduğunu beyan ettim. Bunun üzerine Ali Haydar Efendi Hazretleri: “Ben de buna Nuri ilave ediyorum” buyurdular. Bu saatten sonra isminin “Mustafa Nuri” olarak anıldım.”

    Lokman hoca anlatıyor: Senegal’den bir şeyh gelmişti. Ben Fransızca bildiğim için tercüme etmeye beni çağırmışlardı. Şeyhin sakalı hafifçe idi çeneye yakın. Mustafa efendi hocamız ilk buyurduğu “söyle ona sakalı uzatsın” tercüme ettim. Senegalli şeyh “bizim memleket çok sıcak oluyor” diye cevap verdi. Mustafa efendi “söyle ona, cehennem daha sıcak” buyurdu. Tercüme ettim şeyh hıçkırarak ağlamaya başladı. Allah dostlarının sözleri böyle tesirlidir.

    Mustafa Efendi hocamızın üzerimizde hakkı büyüktür. Hangimiz ondan ders değiştirmedik ki. Dersini tam yapmamış olanlara darılır, sertçe çıkışır, lakin o çıkışları ilaç gibi tesir eder ihvan dersine bir başka sarılırdı. Mustafa efendi hocamız tarikatı aliyyeye böyle haris ve hâmi idi. Yolun muhafazasına böyle gayretli idi.

    Bir hatıram: Askere gidecektim. Ergenekon küfür komitesinin askeriyeyi sardığı yıllar, 28 Şubat sürecinden aylar önce. Yüzümde sünnet sakal başımda takke sarık sırtımda cübbe şalvar. Bütün akrabam bana sakalımı kesip de gitmemi nasihat ediyor yoksa çok eza ederler diyor.. Sakal bizim için dokunulmaz, bizim davamız, davamızın en yüksek bayrağı.. tereddüt içindeyim, zayıflık hissi içinde kessem mi Allah Yolunda ezayı göğüsleyip kesmesem mi.. Bu gelgitler içinde bocalarken bir sabah işraktan sonra ismailağadan çıktım. Mezarlık önünde Mustafa efendi hocamız vardı. Genç bir molla yanaştı efendim bir soru sormak istiyorum askere gideceğim sakalımı keseyim mi kesmeyim mi çok sıkıntı ederler diyorlar..” dedi. Mustafa efendi “asla sakalını kesme başına ne gelecekse sakalından gelsin” dedi. O talebe ne yaptı bilmiyorum ancak bu bana büyük kuvvet oldu. Askere İzmir’e sakalımla gittim ve aksine Allah’ın büyük lütuf ve ikramlarına nail oldum. Elhamdülillah. Allah dostlarının sözlerini dinlemekte büyük bereketler var.

    Mustafa efendi hocamız bugün korona veba salgını hastalığından 90 yaşında arkasında 4 evlat bırakarak rahmeti Mevla’ya vasıl olmuştur. Allah şehadet makamı ihsan eylesin, mekanı cennet makamı âli olsun. Meşayıhı kiram hazeratıyla haşreylesin. Bizleri de Allah şefaatine nail eylesin

    Derleyen: İsa Erdoğan

    Mustafa Bilici Hoca efendi hocamızın cenazesinde Cübbeli Ahmet Hoca’nın tezkiye konuşması

    Yazı kaynağı : isaerdogan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap