Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    milletvekili maaşları öğretmen maaşını geçmesin

    1 ziyaretçi

    milletvekili maaşları öğretmen maaşını geçmesin bilgi90'dan bulabilirsiniz

    JavaScript is not available.

    We’ve detected that JavaScript is disabled in this browser. Please enable JavaScript or switch to a supported browser to continue using twitter.com. You can see a list of supported browsers in our Help Center.

    Help Center

    Terms of Service Privacy Policy Cookie Policy Imprint Ads info © 2022 Twitter, Inc.

    Yazı kaynağı : twitter.com

    vekil maaşları öğretmen maaşlarını geçmesin

    atatürk'ün öğretmenden 100 kat fazla maaş alması

    CHP'li Tanal'dan kanun teklifi: Öğretmen maaşları milletvekilleriyle aynı olsun

    CHP'li Tanal'dan kanun teklifi: Öğretmen maaşları milletvekilleriyle aynı olsun

    T24 ANKARA

    CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, öğretmen maaşlarının milletvekili maaşlarıyla aynı olması için kanun teklifi verdi. Atatürk’e milletvekili maaşlarının ne olması gerektiği sorulduğunda, “Öğretmen maaşını geçmesin” dediğini kaydeden Tanal, “Biz de Atatürk’ün gösterdiği yoldan yürüyerek öğretmen maaşlarının milletvekili maaşlarıyla aynı olması için kanun teklifini verdik" dedi.

    Tanal, "Bu vesileyle öğretmenlerimizin sosyal-kültürel açıdan hak ettikleri yere gelmeleri, ekonomik refaha ulaşmaları, bunun sonucu olarak kendilerine olan güvenlerinin artması ve yetiştirdikleri evlatlarımıza da huzur ve refah ile eğitim vermelerini amaçladık” diye konuştu.

    CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, öğretmenlik mesleğinin tarihi geçmişinin, insanlık medeniyeti kadar eski, toplumsal hayatın bir ürünü olduğunu ifade etti. Kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünden yola çıkarak, öğretmen maaşları ile milletvekili maaşlarını eşitleyen bir Kanun Teklifi hazırlayan Tanal, şunları söyledi:

    “Türkiye'de öğretmenlik mesleğini icra etmek maddi açıdan çok zordur. Yapılan araştırmaya göre; öğretmenlerin yüzde 75'inin kredi, eş dost, akraba ya da esnafa borcu bulunuyor. OECD'nin Raporunda ülkemizde ilköğretimde görev yapan bir öğretmenin başlangıç maaşı yıllık 25 bin 536 dolardır. Aynı raporda Lüksemburg'daki öğretmenin maaşı yıllık 51 bin 799 dolar, Danimarka'da ise başlangıç için 46 bin 950 dolardır. Öğrencilerine sosyalleşmelerini, tiyatroya, sinemaya gitmelerini, spor yapmalarını, kitap, dergi ve gazete okumalarını, kaliteli yaşam kültürünü öğütleyen öğretmenlerimiz önerdiklerinin çoğunu kendilerinin yapamadığı ortadadır. Öğretmenlerimizin sorunlarını çözdüğümüz takdirde eğitimin sorunları büyük ölçüde çözülecektir. Öğretmenlerimizin maaşı yükseltilmelidir. On yıllardır sürüncemede bırakılan temel sorunları çözülmüş öğretmenlerimiz, yöneticileri tarafından takdir ve motive edilmiş öğretmenlerimiz, maaşları kamu çalışanları arasında en yüksek grupta anılması gereken öğretmenlerimiz mutlaka diğer sorunların üstesinden gelecek ve ülkemizi muasır medeniyet hedefine koşar adım taşıyacaktır. Bugün bir milletvekili 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre en yüksek aylık alan devlet memurunun aylığını almaktadır. Ulu Önderimiz Atatürk'ün sözünü hatırlatmakta fayda vardır. Atatürk, 'Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz, ne kadar verelim?' sorusuna, 'Öğretmen maaşlarını geçmesin' demişti. Söz konusu düzenleme ile öğretmenlerin aylıklarının milletvekillerinden daha fazla olacak şekilde değiştirilmesi amaçlanmıştır.

    Yazı kaynağı : t24.com.tr

    Hikmet Altınkaynak : Başöğretmen Atatürk

    Hikmet Altınkaynak : Başöğretmen Atatürk

    Okula ilk adımını atan çocuklar, tıpkı Behçet Necatigil’in “Resim” şiirindeki gibi, sınıflarında Atatürk resmiyle karşılaşırlar. Bu karşılaşma içtendir:

    Kürsünün üstünde bir resim:

    Gözleri denizlerden mavi

    Bakışları güneşlerden sıcak,

    Dört mevsim

    ...

    Bu duygularla ellerine kalemi alıp okuma yazma için alfabemizin ilk harfi “A” ile başlarlar. Buna ünsüz harf ekler, yeni ekleriyle okuyup yazarlar. İlkin “Ata”, sonra “Atatürk” yazarlar...

    Cahit Külebi’nin “Atatürk Kurtuluş Savaşında” şiirinde dediği gibi de önce onun adını öğrenirler:

    Önce adını öğrenir çocuklarımız

    Eli kalem tutup yazanda.

    Böylece sanatçı Ali Rıza Binboğa’nın türküsündeki “İlk öğretmenin kim senin/Kim öğretti alfabeyi” sorusuna yanıt olacak deneyim kazanırlar. Dahası öğretmene, bir harf öğretene, kırk yıl köle olmaya hazırdırlar. Çünkü o bu türküdeki gibi, anne baba gibi kutsaldır.

    Yazı devrimi

    Evet, hepimiz bu kutsal değerlerimiz öğretmenlerimizden öğrendik okuma yazmayı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1928’de yeni Türk alfabesinin kabulü yasasıyla yazı devrimini gerçekleştirdi. Okuma yazmayı kolaylaştırdı. Çünkü Türklere 8. yüzyılda Arap alfabesi zorla kullandırılmış, alfabeleri ellerinden alınmıştı.

    Bir ulusun alfabesine kavuşması, hem kendi benliğine dönmesi hem de geleceği/çağdaşlığı görmesi demekti. Atatürk bunu yaptı. Yeni yazı 1929 yılbaşından başlayarak her alanda kullanıldı. Anayasamıza göre de değiştirilemez yedi Devrim Yasası arasında yerini aldı.

    Atatürk, 8 Ağustos 1928’de şöyle seslendi: “Arkadaşlar, bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak mecburiyetindesiniz.” (Zafer Toprak, Atatürk/Kurucu Felsefenin Evrimi, İş Kültür Yayınları, 2020)

    Atatürk’ün dediği oldu. Kısa sürede, önce kurulmuş olan halk mektepleri, halk dershaneleri ve gece kursları, Millet Mektepleri’ne dönüştürülerek büyük bir okuma yazma seferberliği başlatıldı. Amaç, “kafalarımızı demir çerçeveden kurtarmak”, halkı hızla okuryazar hale getirmek, ona yaşamda gerekli olan temel bilgi ve becerileri kazandırmaktı.

    Atatürk, Millet Mektepleri’nin Başöğretmeni oldu. Karatahta başına geçti, beyaz tebeşiri eline aldı, halka okuma yazma öğretti. Bu nedenle daha sonraki yıllarda bu tarih 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlandı. Ancak öğretmenlerin anne babadan sonra gelen kutsallığına, önemine ne yazık ki özen gösterilmedi. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü ile bu özen gösterilmeli.

    Öğretmenler Günü’nde öğretmenler

    Toplum öğretmene büyük bir değer veriyor. Ancak siyasal iktidarların ücret, eğitimöğretim politikası, bu değeri altüst ediyor. Bunun zararı da hem öğretmene hem de topluma yansıyor. Geleceğimiz demek olan çocuklar, gençler çağın koşullarına uygun yetiştirilemiyor.

    Bunun ilk göstergesi, öğretmen yetiştiren Köy Enstitülerinin, öğretmen okullarının kapatılması, onların yerine geçen/açılan eğitim kurumların da yeterli olamaması, öğretmene de hak ettiği ücretin ödenmemesidir.

    Bu devleti kuran Mustafa Kemal Atatürk, yüz yıl önce öğretmen maaşını ölçü alıp milletvekili maaşının belirlenmesini istemişti. Hatırlayalım: 1923’te TBMM’de milletvekili maaşları ele alınmıştı. Maliye Bakanı Hasan Fehmi Bey (Ataç), Mustafa Kemal’e “Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz; ne kadar verelim” diye sormuştu. Mustafa Kemal de “Öğretmen maaşlarını geçmesin!” demişti.

    Günümüzde vekil maaşları öğretmen maaşlarını dört - beş kat geçmiş durumda. Yani dört - beş öğretmen maaşı ancak bir vekil maaşına ulaşabiliyor. Dahası bunun da bütçeye yük getirdiği söyleniyor!

    Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden öğretmenler, elbette anne baba gibi kutsaldır. Günümüzde Öğretmenler Günü’nü kutlamak için öğretmenlerin önce ekonomik ve sosyal sorunları çözülmeli ki onlar da “fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştiren” gerçek öğretmenliği yapabilsinler.

    Tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyorum!

    Yazı kaynağı : www.cumhuriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap