Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    mektubun tarihi gelişimi ile ilgili araştırma kısa

    1 ziyaretçi

    mektubun tarihi gelişimi ile ilgili araştırma kısa bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Mektup Türünün Özellikleri Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri | Çokbilgi.com - Türkçe ve Edebiyat Güncesi

    mektupEdebî anlamda olmasa bile ilk Türkçe mektup örnekleri bin yıl öncesine, Doğu Türkistan’daki Uygurlara aittir. Mektubun, Türkçe karşılığı “betik/bitik”tir. İslamiyet’in kabulünden sonra “mektup” sözcüğü yaygınlık kazanmıştır.

    Divan edebiyatında ise, mektup inşa (düzyazı) içinde değerlendirilmiştir. İnşa seçili düzyazı demektir; ancak edebiyatımızdaki ilk yazıya geçmiş mektup örnekleri olarak “münşeat” kitaplarındaki bu inşalar kabul edilmektedir. Tanzimat dönemine kadar, mektup inşa başlığı altında yer alır. Halk edebiyatında da türkülere, mânilere ve âşıkların manzum/mensur mektuplarına, asker mektuplanna –ki anonim kültür içinde değerlendirilebilir– yansıyan bir mektup kolu daha vardır.

    Uzakta bulunan herhangi dosta, arkadaşa gönderilen ya da kamu kuruluşları arasında haberleşmeyi sağlayan bir yazı türüdür. Mektuplarda dilek ve arzu bildiren duygu ve düşüncelere yer verilir.


    Mektupta kullanılacak anlatım, bunu okuyacak kişinin kültür düzeyine göre ayarlanır. Arkadaşa yazılacak bir mektupta kullanılacak dil, büyüğe yazılacak mektuptaki dilden elbette farklı olmalıdır.

    Edebiyatımızda mektup türü, Tanzimat Edebiyatı döneminde gelişmeye başlar. Özellikle Abdülhak Hamit TARHAN ile Namık Kemal’in birbirlerine yazdıkları mektuplar, bu gelişmenin önemli ve tipik örnekleridir. Bilim, edebiyat ve siyaset adamlarının mektupları, ayrıca çağının özelliklerini yansıttığı için, birer “belge” niteliği de taşırlar.

    Mektup Yazarken Dikkat Edilmesi Gerekenler:

    Mektup türü için diğer türlerde olduğu gibi nasıl yazılacağı veya hangi özelliklere sahip olması gerektiği gibi konularda belirlenebilmiş kurallar söz konusu değildir. Mektubun sınırlarını tam olarak belirlemek mümkün değildir, çünkü yazan kişiye sınırsız konulan sınırsızca yazma özgürlüğü tanır ve yazan kişi farklı meslek, kültür, yaş ve statülerden olabilir. Bununla birlikte, mektup yazarken dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Mektup türünün nasıl yazılması gerektiği tanımlanamasa da mektup yazımından yola çıkarak her mektubun olmazsa olmazları vardır diyebiliriz:

    mektup• Mektuplar mutlaka bir hitapla başlamalıdır.
    • Resmî bir makama mektup yazılıyorsa çizgisiz bir kâğıt ve renksiz bir zarf kullanılmalıdır; ancak özel mektuplarda renkli, desenli kâğıt ve zarf mektup kullanılabilir.
    • Mektup, yazılan kişiye/kuruma göre bir üslupla kaleme alınmalıdır.
    • Sağ üst köşeye tarih düşülmeli, yine mektubun sonuna kişi adını yazarak imzalamalıdır.

    E-posta/iletide de dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Konu başlığına mutlaka hangi konuda yazdığımıza dair bir iki sözcük yazılmalıdır. Mektupta olduğu gibi, e-postalar/ iletiler de hitapla başlamalı ve bitiş sözcüklerine yer verilmelidir. E-posta’nın/ iletinin kime ya da kimlere gönderildiği dikkatli bir biçimde belirtilmelidir. Bir gruba e-posta/ileti gönderilecekse kişilerin e-posta/ileti adresleri to/kime alanına değil Bcc alanına yazılmalıdır. Bu şekilde, alıcıların birbirlerinin e-posta/ileti adreslerini görmesi engellenmiş olur. Her e-posta/ileti adres sisteminin bu özelliği mevcuttur.

    Günümüzde iletişim yollarının çeşitlenmesi ve teknolojinin getirdiği olanaklarla mektup tercih edilen bir haberleşme aracı olmaktan çıkmıştır. Telefon, cep telefonu ve sonrasında internet kullanımının giderek yaygınlaşması bunda başlıca etkendir. Ancak elektronik postalar/iletiler yoluyla ve cep telefonlarındaki yazılı bilgi / mesaj gönderme seçenekleri sayesinde mektup yüzyılımızda da farklı bir biçimde yaşamaya devam etmektedir.

    Günümüzde iletişim özelliğini kaybeden mektup, edebî bir tür olarak da ortadan kalkmıştır. Mektubun ortadan kalkmasının nedenlerinin başında bireyin haberleşme özgürlüğünün genişlemesi gelir.

    “Mektup” sayfasına dön! «|

    Yazı kaynağı : www.cokbilgi.com

    mektubun tarihi gelişimi ile ilgili araştırma yapınız edindiğiniz bilgileri defterinize not alınız

    mektubun tarihi gelişimi ile ilgili araştırma yapınız edindiğiniz bilgileri defterinize not alınız

    mektubun tarihi gelişimi ile ilgili araştırma yapınız edindiğiniz bilgileri defterinize not alınız bilgi90'dan bulabilirsiniz

    1. Mektubun tarihî gelişimiyle ilgili araştırma yapınız ve edindiğiniz bilgileri defterinize not - Eodev.com

    MERHABA ✨

    insanlar birbirine duygu ve düşüncelerini iletmek için mektup kullanırlardı. Günümüzde mektuplaşmanın azalmasının nedeni haberleşme için telefon,bilgisayar,tablet vb. cihazlardan yararlanmamız.

    Mektup, Antik dönemde rastlanmış ve Ortaçağ döneminden beri kullanılıyordu. Avrupa'da 17.yüzyılda kültürel ve sosyal hayatın merkezi olarak görülen edebî salonlarda yaygınlaştı. 18.yüzyılda daha da çok gelişerek edebî türünü 19.yüzyıla kadar taşıdı. Mektubun bir çok çeşidi vardır.

    asker mektubu

    aşk mektubu

    arkadaşlık mektubu

    mektubu

    davet mektubu

    resmi mektup

    hayran mektubu

    veda mektubu

    tavsiye mektubu

    ßaşarılar✨

    Yazı kaynağı : eodev.com

    Vermek Çoğalmaktır Etkinlik Metni Cevapları 6. Sınıf Türkçe Ata Yayıncılık Sayfa 10, 11, 12, 13, 14 Etkinlik Soruları ve Cevapları

    Vermek Çoğalmaktır Etkinlik Metni Cevapları 6. Sınıf Türkçe Ata Yayıncılık Sayfa 10, 11, 12, 13, 14 Etkinlik Soruları ve Cevapları

    Hazırlık Çalışması

    1) Cömertlik nedir?
    Cömertlik; yardım etme alışkanlığına verilen bir isimdir. Cömertlik, hiçbir karşılık beklemeden iyilikte, bağışta bulunmak demektir. Cimriliğin zıddıdır.

    Cömert insanın özellikleri nelerdir?
    Cömert kişi sahip olduklarını esirgemeden, hiçbir tereddüt yaşamadan paylaşır. Yaptıkları yardımlarında ferdi menfaat gözetmezler. Cömert insanlar, kendileri yemekten çok başkasına ikram etmekten zevk alırlar. Onların kapıları, sofraları ve kalpleri sürekli açıktır. Güler yüzlü, tatlı dillidirler. Maddi durumları ne olursa olsun, az çok demeden, sürekli bir şeyler ikram ederler.

    2.Etrafınızda cömert olduğunu düşündüğünüz kimse bir kimse var mı? Bu kişinin cömert olduğunu hangi davranışlarından anlıyorsunuz?

    Cevabı: Evet. Etrafındaki ihtiyaç sahibi olan herkese yardım ediyor. Evlerine gittiğimizde ikramlarda bulunuyor. İnsanlara hediye vermeyi seviyor.

    1. Etkinlik

    Metinde yer alan kelimelerle oluşturulmuş aşağıdaki bulmacayı çözünüz.
    (KISMET) 1. Tanrı’nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip.
    (ŞEFKAT) 2. Sevecenlik.
    (İLİM) 3. Bilim.
    (MEDRESE) 4. İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yer.
    (RAHMET) 5. Yağmur.
    (NİŞAN) 6. İşaret, iz, belirti, alamet.
    (İKRAM) 7. Bir şeyi armağan olarak verme, sunma.
    (ŞÖHRET) 8. Ün.

    Yeni öğrendiğiniz kelime ve kelime gruplarını yazmak için bir sözlük oluşturunuz.

    2. Etkinlik

    a) Aşağıdaki cümlelerde yer alan deyimlerin altını çiziniz.
    “Bana mı?” Talebenin yüzü kızardı. (Yüzü kızarmak)
    O, tefekkürüyle ve ince düşünüşüyle medresede şöhret kazanmış bir gençti. (İnce düşünmek)
    Aşçı, üzümlerin güzelliğine hayran olmuştu. (Hayran olmak)
    b) Altını çizdiğiniz deyimlerin anlamlarını TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nden yararlanarak yazınız.

    Yüzü kızarmak: Utanmak “Boynundan bir kese çıkardı fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı.”
    İnce düşünmek: Bir konuyu etraflıca ,bütün ayrıntılarıyla, insana faydalı olmak için düşünmek.
    Hayran olmak: Birine ya da bir şeye karşı hayranlık duyan, o şeyi ya da kimseyi aşırı ölçüde beğenen (kimse).

    3. Etkinlik

    Aşağıdaki soruları, okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.

    1.Köylü, talebeye ne hediye etmiş?
    Bir salkım üzüm hediye etmiş.

    2.Talebe,hediye veren köylüye hangi cevabı vermiş?
    Teşekkür ederim. Onları hemen hocama götüreceğim ,ikramınıza çok memnun olacaktır demiş.

    3.Köylü neden ısrarla hediyeyi kapıyı açan talebeye vermek istemiş?
    Çünkü, köylü ne zaman kapıyı çalsa kapıyı talebe açıyormuş. Ne zaman üzümleri kuraklıktan kırılsa talebe her gün köylüye yiyecek ekmek veriyormuş.

    4.Hediyeyi kabul eden talebe, onu kime ikram etmek istemiş? Daha sonra hediye başka kimlere hediye edilmiş?
    Talebe üzümü kendisine ilim ve hikmeti öğreten hocasına ikram etmek istemiş. Üzüm başka medresedeki hasta talebe ,medresenin aşçısına hediye edilmiş.

    5.Hikayenin sonunda hediyenin tekrar kendisine döndüğünü gören talebe, hediyeyle ilgili neyi anlamış?
    Talebe üzümler tekrar kendisine dönünce bu üzümlerin gerçekten de kendi kısmeti olduğunu anladı: Cömertlik, dostluğun parlak bir nişanıydı.

    4. Etkinlik

    Okuduğunuz metnin konusu ve ana fikri uygun başlığın altına yazınız.
    Metnin konusu:
    Cömertlik ve cömertliğin insana sağladığı fayda.
    Metnin ana fikri: Yapılan hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz.

    5. Etkinlik

    Hediyeyi ilk kabul eden talebenin yerinde siz olsaydınız verilen hediyeyle ne yapardınız?
    İhtiyacım kadarını alır ve arkadaşlarımla paylaşırdım.

    6. Etkinlik

    Öğretmenimizin hazırlıksız konuşma yöntemiyle ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Ardından cömertlik, yardımseverlik, dostluk konularından birini seçiniz ve seçtiğiniz konuyla ilgili hazırlıksız konuşma yapınız.

    Cömertlik: Cömertlik, birisinin bir şeyi istemesini veya hak etmesini beklemeden verebilmektir. Gösteriş yapmadan, kimseyi incitmeden, yapılanı başa kakmadan, sahibine göre değerli olan maldan, karşılık, teşekkür ya da övülme beklemeden yapıldığında anlam kazanır. Cömert kimse veren değil, verdiğine sevinen kişidir.
    Cömert kimsenin kazancı ve malı bereketli olur.

    Yardımseverlik: Bir başkasına ya da herhangi bir canlıya, yardım etmekten dolayı sevinç, mutlu ve huzurlu olma gibi pozitif duyguların yaşanmasına yardımseverlik denir

    Hayatta her insanın maddi ya da manevi durumları eşit olmayabilmektedir. Kimi zaman bazı insanlar lüks içinde yaşarken, bazı insanlar ise karınlarını zor doyurabilmektedir. Maddi ya da manevi herhangi bir konu ile ilgili yardıma muhtaç olan kimselere yardım edilmesi durumuna yardımseverlik adı verilir. Yardımseverlik kavramını benimseyen ve hayatında önemli bir yere koyan kişilere ise yardımsever denmektedir.

    Dostluk: Birbirine değer veren iki kişi arasında kurulan sevgi bağı. Çok emek harcamayı gerektirir, ama ödülü de büyüktür; zira dostluk dünyadaki en değerli mutluluk kaynaklarından birisidir.

    7. Etkinlik

    Aşağıdaki hikaye haritasını ‘Vermek Çoğalmaktır’ metninden hareketle doldurunuz.

    Şahıs ve Varlık Kadrosu:

    Talebe, köylü, hoca, medresedeki hasta çocuk, medresenin aşçısı, üzümler.

    Mekan: Medrese
    Zaman: Bir zamanlar, zaman belirtilmemiş.
    Olay Örgüsü: Köylünün medreseye üzüm getirmesi, talebenin üzümleri hocasına vermesi, Hocasının üzümleri medresedeki hasta çocuğa vermesi, Hasta çocuğun üzümleri medresenin aşçısına vermesi, Aşçının üzümlerin güzelliğini takdir etmesi için talebeye vermesi.
    Anlatıcı: 3. şahıs. Anlatıcı hikayenin karakterlerinden değildir.

    8. Etkinlik

    Okuduğunuz hikayeden hareketle defterinize cömertlik konulu bir hikaye yazınız.

    Zeynep her zaman olduğu gibi okula gidecektir. Annesi ona poğaçalar hazırlamıştı beslenme çantasına koydu yanına meyve suyu da koymuştur. Zeynep bugün çok sevinçliydi en sevdiği poğaçalar ile birlikte okula gidecekti. Sınıfında fakir ve aç olan Erhan Zeynep’in iyi arkadaşlarından birisidir.

    Dersler bittikten sonra beslenme zamanı gelmişti masasına sofra bezini sererek çantasının içinden poğaçalarını çıkartır. Meyve suyunu da masaya koyduktan sonra Erhan’ın öyle masasında oturduğunu görünce çok üzülür. Uzun zamandır aynı şekilde bir şey yemezdi okul çıkışında belki evde yiyecekti ne zaman sorsa sabah kahvaltı yaptığını söylüyordu. Zeynep dayanamadı karnının aç olduğunu anlamıştı büyük bir cömertlikle kendisini çağırdı poğaçaların çok olduğunu söylemesi ile davet etti. İştahla yemeye başlayan Erhan çok mutlu olmuştu Zeynep’in yaptığı bu cömertliğine karşı her zaman en iyi dostu olacağını söyledi. Zeynep’te olanlara çok sevinmişti.

    Gelecek Derse Hazırlık

    1. Mektubun tarihi gelişimiyle ilgili araştırma yapınız ve edindiğiniz bilgileri defterinize not alınız.

    Mektup türüne ait en eski metinler MÖ 15-16. yüzyıllara kadar gitmektedir. Bu mektuplar Mısır Firavunları tarafından yazdırılmıştır. Hitit krallarının yazdırmış olduğu mektuplar da bulunmaktadır. Bu mektuplar haber vermek veya emir ve istekleri bildirmek için yazıldığı için duyguları bildirmemektedir. Divan edebiyatında mektup türünün en önemli örneği Fuzuli’nin Şikayetnamesi’dir.

    Mektup türündeki en önemli gelişme teknolojinin gelişmesiyle olmuştur. Mektuplar artık zarfa konma özelliğini neredeyse kaybetmek üzeredir. İnsanlar daha ekonomik ve çok daha hızlı olan elektronik postayı (e-posta) tercih etmektedirler.

    Not: Elektronik postalar (e-posta) gönderildikleri ortamın özelliğinden dolayı bu adı almıştır. Mektuplar oluşturulma amacından yola çıkılarak sınıflandırılır.

    2. Çoklu medya ortamından yada yazılı kaynaklardan bir edebi mektup örneği belirleyiniz ve belirlediğiniz mektubu defterinize yazınız.

    Ankara, 27 Ocak 1944

    Kardeşim Kaplan,

    Bir yığın can sıkıntısı, üzüntü ve yorucu iş arasında mektubuna cevap veremedim. O bir tarafa, o güzel makalene de vaktinde teşekkür etmek lazımdı. Fakat daha iyisi tebrik etmeliyim. Çünkü hakikaten güzel makaleydi. Artık birinci sınıf bir muharrir olduğuna hiç şüphe etmiyorum. Sana çok bağlı olduğum için bundan mesudum. Orhan Seyfi biraderimiz, daha doğrusu Yusuf Ziya Bey’in biraderi, Raks manzumesi için yaptığı latif tenkitten sonra, bu sefer de senin yazdığına cevap vermiş. Ben okumadım. Yine kafiyelere çatıyormuş. Tabii görüşlerimiz ayrı. Münakaşaya değmez. Hakikat şu ki ben kafiyeye bağlıyım. Yani bir ses müşabehetini mısranın sonunda lüzumlu görüyorum. Ayrıca kafiyenin ve şekli kafiyenin şiirde yeri olduğuna inanırım. Tedaviyi açar. Fakat çok defa bir aksan müşabehetini, kafiye benzerini tercih ederim. Benim şekil dediğim şey, ne vezinden, ne kafiyeden gelir. O cümlenin, hayal ve tasavvurun, hülasa kendisini tamamlamış yahut tamamlamamış idee poetiçue (ide poetik)in kendisidir. “Mest kendi güler altındaki rahş oynardı” mısrayı tek başına kafiyesiz de güzeldir. Ben kafiyesi zayıf yüzlerce mısra tanırım ki güzeldir. Fakat onların anladıkları kafiye bende yoktur. Merhum Cenab’ın dediği gibi, baston sapı gibi mısradan ayrı kafiye. Hülasa kendi zaviyelerine göre haklıdırlar. Fakat ben onların haklarından bir şey anlamadım. Ne ise… Kitabın müsveddelerini göndereyim. Mahur Beste adlı bir yolculuğa çıktık. Canım neler, ne tembellikler istiyor, ben neler yapıyorum. Çok yorgunum. Başımda bir de Erzurum yazısı var. Behice’ye çok selam ve dostluklar. Senin de gözlerinden öperim kardeşim.

    Ahmet Hamdi TANPINAR Güzel Yazılar, Mektuplar

    Yazı kaynağı : www.egitimsistem.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazı kaynağı : bilgi90.com

    Mektubun özellikleri, tarihi gelişimi ve türleri

    Mektubun özellikleri, tarihi gelişimi ve türleri

    Bir şeyden haber vermek, bir şeyi sormak, istemek veya duyguları bildirmek için birine posta yoluyla gönderilen metin, yazı.

    Mektup türüne ait en eski metinler MÖ 15-16. yüzyıllara kadar gitmektedir. Bu mektuplar Mısır Firavunları tarafından yazdırılmıştır. Hitit krallarının yazdırmış olduğu mektuplar da bulunmaktadır. Bu mektuplar haber vermek veya emir ve istekleri bildirmek için yazıldığı için duyguları bildirmemektedir. Divan edebiyatında mektup türünün en önemli örneği Fuzuli’nin Şikayetnamesi’dir.

    Mektup türündeki en önemli gelişme teknolojinin gelişmesiyle olmuştur. Mektuplar artık zarfa konma özelliğini neredeyse kaybetmek üzeredir. İnsanlar daha ekonomik ve çok daha hızlı olan elektronik postayı (e-posta) tercih etmektedirler.

    Not: Elektronik postalar (e-posta) gönderildikleri ortamın özelliğinden dolayı bu adı almıştır. Mektuplar oluşturulma amacından yola çıkılarak sınıflandırılır.

    Oluşturulma amaçlarına göre mektuplar:

    1.Özel Mektup

    2.Resmi mektuplar

    3.İş Mektupları

    Özel Mektup:

    Uzakta bulunan bir arkadaş, dost, tanıdık veya herhangi bir kişinin diğerine yazdığı mektuptur.

    Mektubun dil ve anlatımını belirleyen etkenler ele alınan konunun niteliği, mektubun göndericisi ile alıcısının birbirlerine karşı tutumlarıdır. Ayrıca gönderilen mektupta geçen konunun içeriğine göre özel mektuptaki üslup farklılaşır. Üzüntü ve sevinç ifade eden mektuplar aynı üslupla yazılmaz.

    Mektupta anlatılanlar bilgi aktarmak amacıyla yazıldığıysa dil göndergesel işlevde, duygu ve heyecan aktarmak amacıyla yazıldıysa heyecana bağlı işlevde, gönderici alıcıdan bir şeyler yapmasını istiyorsa alıcıyı harekete işleviyle kullanılır.

    Mektuplarda giriş, gelişme ve sonuç bölümleri bulunur. Bu bölümler bir mecburiyet olarak değil de duygu ve düşünceleri daha rahat anlatabilmek içindir. Giriş bölümünde mektubun yazılış amacı belirtilir, gelişme bölümünde asıl anlatılmak istenen ortaya konur ve ayrıntılara girilir, sonuç bölümünde iyi dileklerle mektup tamamlanır.

    Eski edebiyatımızda mektupların bir araya getirildiği eserler mektubatlardır. Münşeatlarda mektuplara da yer verilmiştir. Mektupların Tanzimat’tan itibaren kitaplaşma süreci hızlanmıştır.

    Özel mektup yazarken mektubun biçim özelliklerine de dikkat etmek gerekir. Bu özellikler şunlardır:

    Mektuplar uzmanlık alanlarına göre edebi mektup, felsefi mektup, askeri mektup gibi isimler alır. Bu mektuplar da bir çeşit özel mektuptur. Özel mektuplardan farkı, bu mektuplarda şahsi konuların yanında fikri ve edebi konuların da işlenmesidir.

    Özel mektuplarda kullanılan anlatım türleri konuya göre farklılık gösterir. Arkadaş, dost ve akrabalarımıza yazdığımız mektuplarda daha çok söyleşmeye bağlı anlatım, açıklayıcı anlatım, öyküleyici anlatım ve emredici anlatım kullanılır. Edebiyat ve düşünce adamlarının yazdığı mektuplarda yukarıda saydığımız anlatım türleriyle beraber tartışmacı, öğretici ve kanıtlayıcı anlatım türleri de kullanılır.

    Resmi Mektup:

    Kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu hizmeti veren tüzel kişi niteliği kazanmış oda, sendika, baro, meslek birliği gibi çeşitli kuruluşların vatandaşlara ve tüzel kişilere gönderdiği resmi içerikli her tür yazıdır.

    Resmi mektupların biçim ve içerik bakımından nasıl olacağı yönetmeliklerle ve genelgelerle belirlenmiştir.

    Resmi mektuplarda ciddi, duru, yalın ve açık bir anlatım vardır.

    Resmi mektuplarda daha çok emredici anlatım vardır. Dilin alıcıyı harekete geçirme işlevi ve göndergesel işlev de kullanılır.

    Resmi mektuplar çizgisiz beyaz kağıda yazılır. Postayla ve e-postayla gönderilir.

    Dilekçe:

    Herhangi bir istek, ihbar ve şikayetin bildirilmesi veya herhangi bir konuda bilgi istenmesi için sunulan imzalı ve adresli mektuplara denir.

    Dilekçede sade, anlaşılır ve duru bir dil kullanılır. Yanlış anlamaya müsait ifadelerden kaçınılır.

    Dilekçelerde istekler yasalara uygun olmalı, şikayetler de somut delillerle dile getirilmeli.

    Dilekçeler doğru makama ulaştırılmalı.                   

    Dilekçelerin biçim özellikleri:

    İş Mektupları:

    Ticari işletmelerin birbirlerine ve vatandaşlara, vatandaşların da bu işletmelere gönderdikleri iş, hizmet ve ticaret konul mektuplardır.

    İş mektuplarında sipariş, satış, borç alıp verme isteği, bilgi isteme, bir ürün ya da hizmetle ilgili şikayeti dile getirme gibi konular ele alınır.

    İş mektuplarında açık, anlaşılır, sade ve duru bir dil kullanılır. Ciddi bir üslubu vardır.

    İş mektupları göndericinin özelliğine göre ikiye ayrılır:

    1.İşletmelerin, kişilere ve başka işletmelere gönderdiği mektuplar:

    Bu tür mektuplarda işletmenin adı, adresi ve logonun bulunduğu antetli beyaz kağıtlara bilgisayarla yazılır. Reklam mektupları, teklif-satış mektupları, sipariş, kredi ve teşekkür-özür mektupları bu mektuplara örnektir.

    2.Kişilerin işletmelere gönderdikleri mektuplar:

    Bu iş mektubunda gönderici, ticari veya sanayi faaliyetleri bulunan bir kuruluş ya da hizmet alım ilişkisine giren bir kişi olarak mektubunu yazar. Bu mektuplar ekonomiyle ilişkilidir. Gönderici çoğunlukla iş yerinden bir istekte bulunur veya iş yerinin ürün ve hizmetleriyle ilgili şikayetlerini bildirir.

    Not: Bu tür iş mektuplarıyla dilekçeler biçimsel olarak anı özellikleri taşımaktadır. Fark, bu metinlerin gönderici ve alıcının birbirlerine karşı özel durumlarıdır. Dilekçede alıcı devlet, gönderici ise vatandaştır. Resmi makamlardan isteklerinin karşılanmasını ister.

    İş mektuplarında dil göndergesel işlevde ve alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır. Bu mektuplarda açıklayıcı ve emredici anlatımdan faydalanılır.

    Mektubun Diğer Öğretici Metin Türleriyle İlişkisi

    Bazı yazarlar çeşitli türlerde oluşturdukları metinleri mektupların özelliklerinden yararlanarak meydana getirmişlerdir. Böyle metinler bir yönüyle mektuba benzese de içerik ve işlev bakımından mektup değillerdir. Bunlar aslında deneme, makale, fıkra, eleştiri, gezi yazısı ve söyleyişi türünde yazılardır.

    Edebiyatımızda bu şekilde mektubun samimi havasından ve hitap tarzından yararlanarak oluşturulmuş bazı eserler şunlardır:

    Ahmet Rasim  mektup biçiminde yazdığı “Şehir Mektupları” adlı eserinde fıkra ve sohbetlerini bir araya getirmiştir.

    Cenap Şahabettin’in “Hac Yolunda”, Ahmet Rasim’in “Romanya Mektupları” , Falih Rıfkı Atay’ın “Londra Konferansı Mektupları” adlı mektup biçiminde yazdıkları eserleri gezi yazılarıdır. Nurullah Ataç’ın “Okuruma Mektuplar” adlı eseri denemedir. Namık Kemal’in Ziya Paşa’nın Harabat adlı antolojisini eleştirmek için yazdığı “Tahrib-i Harabat” ve “Takip” adlı eserleri mektup biçiminde düzenlenmiş eleştiri eserleridir.

    Not: Açık mektup, kişiden kişiye seslenmekle birlikte o kişiye gönderilmek amacıyla değil de gazete, dergi gibi süreli yayınlarda  ya da internet ormanında yayımlanmak üzere yazılmış mektuptur. Açık mektuplarda kişisel konular değil, geniş kitleleri ilgilendiren önemli güncel, siyasi ve sosyal konular ele alınır. Açık mektup, mektup türünün özelliklerinden faydalanılarak yazılan ve daha çok gazetelerde ve dergilerde yayımlanan mektuplardır.

    Öğretici Metin Olan Mektupla Edebi Metinlerin İlişkisi

    Edebi metinlerin bir kısmında metinlerin tamamı veya önemli bir bölümü kurmaca karakterlerin birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşur. Goethe’nin “Genç Werther’in Istırapları”, Halide Edip Adıvar’ın “Handan”ı, Reşat Nuri Güntekin’in “Bir Kadın Düşmanı” adlı eserleri buna örnektir. Bu eserlerde geçen kişiler, mekanlar ve olaylar kurmacadır. Bu sebeple bu metinler öğretici metin değil, edebi metindir.

    Bazı edebi metinler de mektup biçiminde yazılmıştır. Yani sadece bir mektuptan oluşan şiir veya hikayedir. Bunlar tek başlarına birer edebi metindir. Necip Fazıl Kısakürek’in Zindandan Mehmede Mektup, Nazım Hikmet Ran’ın Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları adlı şiirleri buna örnektir.

    Mektup Örnekleri:
    Cemil Meriç’in mektupları                                                             

    Yazı kaynağı : edebiyatsultani.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap