Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    mehmet akif ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız

    1 ziyaretçi

    mehmet akif ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Mehmet Âkif Ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

    Mehmet Âkif Ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

    Mehmet Âkif Ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

    Mehmet Âkif Ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 

    Mehmet Âkif Ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

    İstiklal Marşı’mızın Şairi Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’da, Fatih ilçesinin Karagümrük semtinde doğmuştur. Mehmet Akif Ersoy’a doğumunda verilen isim; Mehmet Ragif’tir. Babası imam olan Mehmet Akif Ersoy’un doğum yerinin kayıtlarda Çanakkale Bayramiç olarak görünmesi; babasının Mehmet Akif’in doğumunun ardından Çanakkale Bayramiç’te imam olarak görev yapmasıdır. Mehmet Akif Ersoy kimdir daha yakından bakalım…

    Mehmet Akif Ersoy’un Okul Hayatı

    Mehmet Akif Ersoy; ilköğrenimine 4 yaşında iken Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde başlamıştır. 3 yıl sonra ilkokul bölümüne geçen Mehmet Akif, aynı zamanda babasından da Arapça öğrenmiştir. Ortaöğrenimini Fatih Merkez Rüştiyesinde tamamlamıştır. Aynı zamanda da Fatih Camii’nde Farsça dersleri görmüştür. Türkçe, Farsça, Arapça ve Fransızcaya hakim olan yazar, rüştiyeden mezun olduktan sonra Mülkiye İdadisine gitmiştir. 1888 yılında bu okulun yüksek bölümüne devam ederken babasını kaybeden Mehmet Akif, ertesi yıl Fatih’te çıkan büyük yangında evlerini de kaybetmiştir ve bunun üzerine Mülkiye’yi bırakmıştır.

    Babasının öğrencisi olan Mustafa Sıtkı’nın evlerinin arazisi üzerine küçük bir ev inşa etmesi üzerine, aile evsizlikten kurtulmuştur. Bir an evvel meslek sahibi olmak isteyen Mehmet Akif Ersoy; o yıllarda yeni açılmış olan Ziraat ve Baytar Mektebi’ne yani Tarım ve Veterinerlik Okulu’na kaydolmuştur. Bu okulun baytarlık (veterinerlik) bölümünü 1893 yılında birincilikle bitiren Mehmet Akif Ersoy; okul yıllarında güreşten yüzmeye kadar pek çok spora ilgi duymuş ve başarıyla yapmıştır. Okulun son iki yılında şiire ve edebiyata da özellikle eğilmiştir.

    Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı

    Okuldan mezun olduktan sonra 6 ay içerisinde Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek hafız olmuştur. Fransızcasını geliştirmiştir. Çeşitli dergilerde yazıları ve şiirleri yayımlanmaya başlayan Mehmet Akif, Ziraat Bakanlığı’nda memur olarak işe başlamıştır. Veteriner müfettiş yardımcılığı olarak memuriyet hayatına başlayan Mehmet Akif, denetlemeler için Osmanlı Coğrafyasının pek çok yerine seyahat etmiştir ve burada halkla yakın ilişki içerisinde olmuştur.

    1893 yılından 1913 yılına kadar 20 yıl boyunca memuriyet hayatına devam eden Mehmet Akif, İstanbul’da bulunduğu dönemlerde öğretmenlik de yapmaktaydı. Devlet tarafından Ziraat ve Baytar Mektebi ile Çiftçilik Makinist Mektebi’ne Edebiyat öğretmeni olarak da atanan Mehmet Akif, aynı anda iki memuriyeti bir arada yürütmeye devam etmiştir.

    Aynı zamanda özellikle şiir alanında olmak üzere pek çok eser kaleme almayı da sürdüren Mehmet Akif’in edebiyata hepten eğilme sebebi olarak 2 Meşrutiyet’in ilanı gösterilmektedir. 1913’ten sonra Mehmet Akif’in kaleme aldığı eserler çoğalmıştır. Bu eserler önce arkadaşlarının açtığı gazete ve dergilerde yayımlanmış, sonrasında kendisi de bu gazete ve dergilere ortak olmuş ve baş yazarlık yapmıştır.

    Mehmet Akif Ersoy’un 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı Yılları

    Osmanlı Devleti, gerek pek çok dili iyi seviyede bildiği için, gerek edebi yönü güçlü bir hatip olması nedeniyle ve gerekse dini konulara hakim olması sebebiyle Mehmet Akif Ersoy’a Teşkilat-ı Mahsusa hafiyeliği (İstihbarat elemanı) teklif etmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda Almanlar ile birlikte savaşan Osmanlı Devleti; İngilizlerin Müslüman sömürgelerden toplayarak Osmanlı Devleti’ne karşı savaştırmasını engellemek istemiştir. Bu sömürgelerden savaşa getirilen ve Almanlara esir düşen kişilere gidip konuşma yapması adına Mehmet Akif istihbarat elemanı olarak Berlin’e gönderilmiştir.

    Mehmet Akif Ersoy, İngilizlerin dolduruşuna gelen Arapları ikna etmek adına Arap yarımadasına gitmiş, pek çok yerde istihbarat elemanı olarak çalışmıştır. Arap yarımadasında bulunduğu sırada Çanakkale Savaşı’nın kazanıldığı haberini almış ve “Çanakkale Şehitleri’ne” şiirini yazmıştır.

    Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul’u terk ederek Ankara’ya yerleşmiş ve Ankara’da yaşamaya başlamıştır. 1. Meclis’te 1920 ile 1923 yılları arasında milletvekili olarak görev yapmıştır. Kurtuluş Savaşı’na tam destek vermiş, yazıları ve vaazları ile halkı Kurtuluş Savaşı’na destek vermeye yönlendirmiştir.

    İstiklal Marşı yazılması konusunda açılan yarışmaya ödül verileceği için katılmak istemese de yoğun ısrarlar üzerine katılmış ve kazanmıştır. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’mızı yazarak kazandığı ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer’e (Kızılay) bağışlamıştır.

    Mehmet Akif Ersoy’un Edebi Kişiliği

    Mehmet Akif Ersoy ilkokul yıllarından beri edebiyata ve özellikle de şiire çok meraklı bir kişiliğe sahiptir. Mehmet Akif’in yayımlanan ilk şiiri “Kuran’a Hitap” adını taşımaktadır. Zaten şair edebi hayatı boyunca dini yönü ağırlıklı eserler ortaya koymuştur. 1908 yılından itibaren manzum şeklinde aruz ölçüsünde hikayeler de kaleme almıştır.

    Destansı şiirleri ile ününü artıran Mehmet Akif Ersoy’un en bilinen destansı şiiri şüphesiz İstiklal Marşı’dır. “Çanakkale Şehitleri’ne” isimli eseri de gayet ünlü olan Mehmet Akif Ersoy’un; Bursa’nın işgali üzerine yazdığı “Bülbül” isimli şiiri de çok bilinen eserleri arasında bulunmaktadır.

    Mehmet Akif’in Mısır’daki Yaşamı, Türkiye’ye Dönmesi ve Vefatı

    Mehmet Akif Ersoy yakın dostlarının teklifi ile 1926 yılına kadar kış aylarını Mısır’da geçirmeye başlamıştır. 1926 yılından sonra ise tamamen Mısır’a yerleşmiş ve oradaki üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı dersi vermiştir. Mehmet Akif Ersoy’un Mısır’daki hayatı siroz hastalığına yakalandığı 1936 yılına kadar devam etmiştir.

    17 Haziran 1936 tarihinde İstanbul’a dönen Mehmet Akif Ersoy tedaviye cevap vermemiş, 27 Aralık 1936 tarihinde 63 yaşında iken vefat etmiştir. Şair, veteriner, öğretmen, istihbaratçı ve milletvekili gibi pek çok mesleği başarı ile yapan Mehmet Akif Ersoy’un mezarı Edirnekapı Şehitliği’nde yer almaktadır. “Vatan şairi” ve “Milli şair” olarak da tanımlanan Mehmet Akif Ersoy’un Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara’da kaldığı ev, günümüzde müzeye dönüştürülmüştür ve ziyarete de açıktır.

    Mehmet Akif Ersoy’un Eserleri

    Mehmet Akif Ersoy’un eserlerinin tamamı “Safahat” adlı kitapta toplanmıştır. Safahat 8 kitaptan oluşmaktadır. Bu kitapların hiç birinde İstiklal Marşı yer almamaktadır. Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı’na bu kitaplarda yer vermemesini; “Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm” sözü ile açıklamaktadır.

    » Safahat (1911) – 44 manzume eser içermektedir.

    » Süleymaniye Kürsüsünde (1912) – Süleymaniye Camisi’ne giden iki kişinin konuşmalarıyla başlayan eser, Seyyah Abdürreşit İbrahim’in kürsüdeki konuşmaları ile devam etmektedir.

    » Hakkın Sesleri (1913) – İslami mesajlar ile topluma İslam’ı anlatmaya çalışan 10 adet manzume içerir.

    » Fatih Kürsüsünde (1914) – Tıpkı “Süleymaniye Kürsüsünde” isimli eserinde olduğu gibi; Fatih Camii’ne giden iki kişinin konuşmaları, vaizin konuşması ile devam etmektedir.

    » Hatıralar (1917) – Mehmet Akif’in gezileri ve görev için gittiği yerlerde karşılaştığı olayları kaleme aldığı eserdir.

    » Asım (1924) – Hocazade ile Köse İmam arasındaki konuşmaları içeren eserdir.

    » Gölgeler (1933) – 1918-1933 yılları arasında Mehmet Akif’in kaleme aldığı 41 adet manzume içermektedir.

    » Safahat (Toplu Basım) İlk kez 1943 yılında basılmıştır. 7 Safahatın hepsini içerir.

    ***4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları Sayfa 24 hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilir, emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilirsiniz.

    Yazı kaynağı : turkceodevim.com

    Forum Sayfa Cevapları

    4. Sınıf Türkçe Mehmet Âkif Ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.  konusunu kısaca ve uzun ele alacağız.

    Cevap : Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’da  dünyaya geldi. Mehmet Akif Ersoy bağımsızlık için yazılacak olan bağımsızlık marşı için ödül nedeniyle katılmak istemedi. Ancak arkadaşlarının ısrarı sonucunda yarışmaya katıldı. İstiklal Marşı 1921 tarihinde kabul edildi. Mehmet Akif; aldığı ödülü kızılaya bağışladı.

    Cevap : Mehmet Akif Ersoy ; 20 Aralık 1873, İstanbul’da dünyaya geldi. 4 yaşındayken Fatih’de Emir Buhari Mahalle Mektebi’ne başladı. Mehmet Akif Ersoy, 1920’de Burdur milletvekili seçildi. 1921 yılında milli marşımız için düzenlenen yarışmada, “para ödülü almamak” koşuluyla katılmayı kabul etti.

    Ödül olarak verilen 500 lirayı Kızılay bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına (İş Evi) bağışladı.

    1923 yılında Abbas Halim Paşa’nın daveti üzerine Mısır’a gitti. 1929 – 1936 yılları arasında Kahire’deki “Câmiü’l-Mısriyye” Üniversitesi’nde, Türkçe öğretmenliği yaptı. 17 Haziran 1936’da İstanbul’a dönmeye karar verdi. 27 Aralık 1936 tarihinde hayatını kaybetti ve Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi.

    Yazı kaynağı : www.forumsayfacevaplari.com

    Asım'ın Nesli Kitap Dostudur Metni Etkinlik Cevapları

    Asım'ın Nesli Kitap Dostudur Metni Etkinlik Cevapları

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Tema Okuma Kültürü Sayfa 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25  Asım’ın Nesli Kitap Dostudur Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

    Asım’ın Nesli Kitap Dostudur Metni Cevapları 

    Yemek içmek bedenin, okumak da beynin gıdasıdır. Okumak beyne canlılık kazandıran en etkili egzersizdir. (…)
    Sağlam düşünmek, sağlıklı karar vermek, selim bir kalbe sahip olmak için okumalıyız. Neyi, ne zaman, nasıl okuyacağımızı bilmeli, kitapla bağımızı yakın tutmalıyız. (…)
    Her okuma bir amaca yöneliktir. Okumanın amacı beyni düşünceye sevk etmektir. Anlamadan okunan kitap okunmamış sayılır. (…)
    İnsan anlayarak okumalıdır. Her metnin bir anlamı vardır. (…) Roman, hikâye, şiir, tiyatro gibi sanat metinlerinde kelimeler gerçek anlamlarının dışında daha çok yan ve mecaz anlamlarıyla kullanılır. Bu yüzden sanat metinlerini anlayarak okumak öğretici metinlerden daha zordur.

    HAZIRLIK

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 19 Cevabı

    1. Okumanın faydaları nelerdir?

    2. Kitap okuma alışkanlığımızı geliştirebilmek için ne yapabiliriz?

    1. ETKİNLİK 

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 20 Cevabı

    Kelimelerin anlamlarını tahmin edip tahminlerinizin doğruluğunu sözlükten kontrol ediniz. Kelimelerle birer cümle kurunuz. 

    egzersiz

    Anlamı: Alıştırma
    Cümlem: Akıcı okuma için bol bol kitap okuma egzersizi yapmak gerekir.

    cehalet

    Anlamı: Bilgisizlik
    Cümlem: Futbol konusundaki cehaleti nedeniyle arkadaşları tarafından dışlanıyordu.

    kalkınma

    Anlamı: Durumunu düzeltme, aşamalı bir biçimde gelişme, ilerleme işi
    Cümlem: Ülkemizi kalkındırmak için tüm vatandaşlarımızın birlik ve beraberlik içinde çalışması gerekir.

    vefa

    Anlamı: Sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı
    Cümlem: Onu büyüten aileye vefasını göstermek için ilk maaşıyla onları tatil hediye etti.

    hakikat

    Anlamı: Gerçek
    Cümlem: Eğer mahkemede hakikatleri anlatmazsan suçsuz bir genç yıllarca hapis yatacak.

    2. ETKİNLİK 

    Soruları metne göre cevaplayınız.

    3. ETKİNLİK 

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 21 Cevabı

    Yazarın okumaya bakış açısını değerlendirmeye yönelik soruları cevaplayınız.

    1. Yazar, bu metni kime yönelik olarak yazıyor?

    2. Yazarın bu metni yazma amacı nedir?

    3. Metnin mesajı nedir?

    4. Bu metinde anlatılanların günlük yaşamınızla ilişkisi nedir?

    4. ETKİNLİK 

    Verilen bilgilere göre “Asım’ın Nesli Kitap Dostudur” metni ile “Kitabın Büyüsü” metnini tür bakımından karşılaştırınız.

    “Asım’ın Nesli Kitap Dostudur

    Tür: Bilgilendirici metin

    Kitabın Büyüsü

    Tür: Şiir

    5. ETKİNLİK 

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 22 Cevabı

    a. Kelimelerin eş anlamlarını karşılarına yazınız.

    KELİME-EŞ ANLAMI

    anlam: (mana)
    zor: (güç)
    akıl: (us)
    hakikat: (gerçek)
    amaç: (gaye)
    cehalet: (cahillik)
    egzersiz: (alıştırma)
    zaman: (vakit)
    dünya: (cihan)

    b. Kelimeleri farklı anlamlılarıyla cümle içinde kullanınız.

    yan: Karşımızdaki bina sanki yan duruyor.
    yan: Garson siparişimizi almak için yanımıza geldi.

    yüz: Sıkıntıdan yüzünde sivilceler çıkmış.
    yüz: Dedem kesilen kurbanı bir güzel yüzdü, derisini Türk Hava Kurumu’na bağışladı.

    6. ETKİNLİK 

    Nokta işaretini uygun yerlerde kullanınız.

    • Dr. Ahmet Bey çok kitap okur.
    • Kitaplık 5. katta bulunuyor.
    • Yarın 9.30 ‘da okuma etkinliği yapılacak.
    • 20.02.2019 tarihinde kütüphane açılacak.

    7. ETKİNLİK 

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 23 Cevabı

    Akıllı işaretleri anlamlarıyla eşleştiriniz.

    Akıllı işaretler televizyon yayınlarının içeriğiyle ilgili bilgilendirici bir sınıflandırma sistemidir. Bir programın ne tür bir zararlı içerik taşıdığını ve hangi yaş grubu için önerildiğini belirtmek için semboller kullanılır.

    18 yaş ve üzeri için uygundur. (3)
    13 yaş ve üzeri için uygundur. (1)
    Olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar içerir. (5)
    7 yaş ve üzeri için uygundur. (2)
    Genel izleyici kitlesi için uygundur. (6)
    Şiddet/korku içerir. (4)

    8. ETKİNLİK 

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 24 Cevabı

    Mehmet Âkif Ersoy hakkında öğrendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

    İstiklal Marşı’mızın Şairi Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’da, Fatih ilçesinin Karagümrük semtinde doğmuştur. Mehmet Akif Ersoy’a doğumunda verilen isim; Mehmet Ragif’tir. Babası imam olan Mehmet Akif Ersoy’un doğum yerinin kayıtlarda Çanakkale Bayramiç olarak görünmesi; babasının Mehmet Akif’in doğumunun ardından Çanakkale Bayramiç de imam olarak görev yapmasıdır. Mehmet Akif Ersoy kimdir daha yakından bakalım…

    Mehmet Akif Ersoy; ilköğrenimine 4 yaşında iken Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde başlamıştır. 3 yıl sonra ilkokul bölümüne geçen Mehmet Akif, aynı zamanda babasından da Arapça öğrenmiştir. Ortaöğrenimini Fatih Merkez Rüştiyesinde tamamlamıştır. Aynı zamanda da Fatih Camii’nde Farsça dersleri görmüştür. Türkçe, Farsça, Arapça ve Fransızcaya hakim olan yazar, rüştiyeden mezun olduktan sonra Mülkiye İdadisine gitmiştir. 1888 yılında bu okulun yüksek bölümüne devam ederken babasını kaybeden Mehmet Akif, ertesi yıl Fatih’te çıkan büyük yangında evlerini de kaybetmiştir ve bunun üzerine Mülkiye’yi bırakmıştır.

    9. ETKİNLİK 

    Bir metni oluşturan ögeler tanıtılmıştır. Buna göre paragrafları ait olduğu bölümle eşleştiriniz.

    Bir metin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur.
    • Giriş bölümünde metindeki kahramanlar ve olayın geçtiği yer tanıtılır.
    • Gelişme bölümünde, konu ile ilgili örnekler, görüşler verilir.
    • Sonuç bölümü duyguların, düşüncelerin, görüşlerin, olayların toparlanıp bir sonuca bağlandığı bölümdür.
    Giriş ve sonuç bölümleri kısa, gelişme bölümü ise daha ayrıntılıdır.

    Öğlene doğru arkadaşlarımla kütüphanenin önünde toplandık. Hepsi çok heyecanlıydı. Özellikle Erkan hayatında ilk defa kütüphaneye geliyordu. Öncelikle kütüphaneye üye olduk. Daha sonra gruplara ayrılıp kaynakları aramaya başladık. (2)

    Sevgili Günlüğüm, Bugün heyecanla uyandım. Arkadaşlarımla birlikte sunum ödevini yapmak için kütüphaneye gidecektik. (3)

    Günün sonunda araştırmamızı bitirip çıktığımızda hepimiz çok mutluyduk. Hem araştırmayı bitirme mutluluğu hem de kütüphanede çalışmanın mutluluğuna ulaştık. Bir gün daha bitti. Günlüğüm, yarın görüşmek üzere. (1)

    Giriş: 2

    Sonuç: 3

    Gelişme: 1

    10. ETKİNLİK 

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları Sayfa 24 Cevabı

    Defterinize “Kitapsız büyüyen çocuksusuz yetişen ağaca benzer.” atasözünü açıklayan bir yazı yazınız. Yazınıza uygun başlık koyunuz. Yazınızı yazarken aşağıdaki plandan faydalanınız.

    Çocukluk çağı insan hayatının en önemli dönemidir. Hayata yeni gelmiş, gelişmek ve büyümek zorunda olan, etrafını ve dünyayı tanımaya çalışan çocukluk dönemindeki insan; ne kadar iyi yetişirse, gençlik ve olgunluk çağlarında o kadar sağlıklı bir birey olur. Dolayısıyla; fide konumunda olan ağaçlar için su ne ise, çocukluk dönemindeki bir insan için de kitap odur. “Kitapsız büyüyen çocuk susuz yetişen ağaca benzer” sözü de, kitabın çocuk için önemini vurgulamaktadır.

    Kitap, insanın zihin gelişimini doğrudan etkileyen, düşünce dünyasının şekillenmesine yardımcı olan manevi bir hazinedir. Kitap, insanın önünü aydınlatan bir el feneridir adeta. Kitap, insanı geliştirir ve yol gösterir.

    Giriş Bölümü: Kitap Nedir?

    Gelişme Bölümü: Kitap okumanın önemi nedir?

    Kitap okumak bizi nasıl geliştirir?

    Çocuk ve ağacın yetişmesi arasındaki benzerlikler nelerdir?

    İkisi de ilgi ister.

    İkisi de sevgi ile büyütülürler

    İkisinin de yetişmesi için emeğe ihtiyaç vardır.

    Sonuç Bölümü: Yemek içmek bedenin, okumak da beynin gıdasıdır.

    11. ETKİNLİK 

    Örneklerdeki farklı yazı stillerini inceleyiniz. Yansıma kelimeleri kendi yazı stilinize göre yazınız.

    Bu etkinliği kendiniz yapabilirsiniz.

    Vızır vızır:

    Şırıl şırıl:

    Fokur fokur:

    Tıkırtı:

    Fısıltı:

    Cızırtı:

    Şıkır şıkır:

    GELECEK DERSE HAZIRLIK

    İlk kütüphane hakkında araştırma yapınız. 

    ütüphane, isminden de anlaşılacağı üzere; yüzlerce kitabın bir arada bulunduğu ve kamuya açık, herkesin yararlanabileceği alanlara denilmektedir. Kelimenin kökü Farsça ve Arapçadır. Arapça kitaplar demek olan “Kütüp” ile Farsça ev demek olan “hane” kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur. Kütüphanelerde insanlar araştırma yapabilirler, bir konuyu onlarca farklı kaynaktan araştırabilirler ve kütüphaneleri okuma salonu olarak kullanabilirler. Kütüphaneler binlerce yıldır insanlığın gelişim alanları olmuştur. Dünyada ve Türkiye’de ilk kütüphane ne zaman kurulmuştur? Kütüphaneciliğin öncüleri kimlerdir? Ve daha pek çok sorunun cevabını içeriğimizde bulabilirsiniz.

    Kütüphaneciliğe dair ilk kayıtlara milattan önce 2500’lü yıllarda Sümerlerde ve Mısır’da rastlamak mümkündür. Sümerlerde taş bloklar üzerine çivi yazısı ile yazılan yapıtlar tapınak olduğu düşünülen ve ticari merkez olduğu düşünülen yerlerde bulunmuştur. Aynı şekilde Mısır’da da çivi yazısı ve Mısır hiyeroglif yazıları ile oluşturulmuş devletler arası antlaşma kayıtlarına rastlanılmıştır. Ancak bunların “kütüphane” amacı ile tutulmaması, ilk kütüphanecilik olarak kabul edilmemesine neden olmaktadır. Buna rağmen Sümer ve Mısır’ı pek çok konuda olduğu gibi kütüphaneciliğin de öncüleri olarak kabul edebiliriz.

    Dünyada ilk kütüphaneyi Asurlular kurmuştur. Asurluların son kralı olarak bilinen Asur Bani Pal ilk kütüphaneyi kuran kişidir. “Asurbanipal” olarak da bilinen bu kral, milattan önce 626 yılında Asur’un Başkenti olan Ninova Kenti’nde ilk kütüphaneyi kurmuştur. Günümüzde yapılan kazılarda elde edilen tablet deposu, dönemin kütüphanesi olan yere aittir. Bu kütüphanede 30 bin civarında tablet bulunmuştur. Asurluların başkenti olan Ninova Kenti’nde bulunan bu Kraliyet Kütüphanesi’nin yanı sıra; Asurlular’ın Nippur, Kuta, Borisippa ve Uruk Şehirlerinde de kütüphaneler bulunmuştur.

    Orta Asya kökenli olan Türklerde doğal olarak ilk kütüphane de burada bulunmuştur. Kazılar sonucu tespit edilen kütüphanenin Uygurlar tarafından kurulduğu anlaşılmıştır. Türklerde ilk kütüphaneyi kuran Uygurlara dair yapılan Turfan ve Karahoça kazılarında 30 binden fazla yazma eser bulunmuştur. Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinin ardından Gazneli Sultanı Gazneli Mahmut’un Büyük Saray Kütüphanesi de ünlüdür.

    Müslümanlık sonrası Arap yarımadası Çinlilerden kağıt yapımını öğrenmeye başlamıştır. Bunun ardından Müslümanlarda yazma eserler hızla çoğalmıştır. İslam’da ilk kütüphane Muaviye zamanında kurulmuştur. Müslümanlıkta kurulan ilk kütüphanenin Halid bin Yezid isminde memuru bulunmaktaydı. Bu kütüphaneye Abbasiler zamanında dini kitapların yanı sıra bilim kitapları da eklenmiştir.

    Ülkemizde kurulan ilk kütüphane 1661 yılında Köprülü Fazıl Ahmet Paşa tarafından kurulmuştur. Fazıl Ahmet Paşa’nın İstanbul’da kurduğu kütüphaneye Köprülü Kütüphanesi adı verilmiştir. Bunun yanı sıra; ismi “kütüphane” olarak geçmese de, 1618 yılında Kayseri’nin Tavlusun Köyü’nde Sadrazam Halil Paşa Kitaplığı ve yine Kayseri’nin Erkilet Köyü’nde aynı yıllarda Mehmet Paşa Kitaplığı bulunmaktadır.

    4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Tema Okuma Kültürü Sayfa 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25  Asım’ın Nesli Kitap Dostudur Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.evvelcevap.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap