Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    manda ve himayenin kesin olarak reddedildiği kongre

    1 ziyaretçi

    manda ve himayenin kesin olarak reddedildiği kongre bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Manda Ve Himaye Nedir? Tarihte Manda Ve Himaye Düşüncesi İlk Kez Nerede Reddedilmiştir?

    Manda Ve Himaye Nedir? Tarihte Manda Ve Himaye Düşüncesi İlk Kez Nerede Reddedilmiştir?

     Manda ve himaye altına girmiş ülkelerin sömürge devletlerinden birçok farkı vardır. Sömürge devletler iç ve dış işlerinde tamamen bağımlıyken, başka bir devletin himayesine girmiş ülkeler iç işlerinde özgürdür. Sömürge belirsiz bir tarihe kadarken, manda ve himaye belirli bir zaman dilimini kapsar. 

     Manda ve Himaye Nedir? 

     Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşında Almanya'nın müttefiki olarak savaşa girdi. Osmanlı Devletinin savaştan ağır bir yenilgiyle ayrılması sonucu manda ve himayeyi savunan birçok cemiyet ve yazar ortaya çıktı. Onlara göre başka bir ülkenin himayesine girmek, ülkenin işgal edilmesinden daha mantıklıydı. 

     Tarihte İngiliz mandasını savunan yazarlar arasında Halide Edip Adıvar ve Ali Kemal da bulunuyor. Manda ve himayeyi savunan cemiyetlerden bazıları ise şunlardır: 

     Sulh Ve Selamet-i Osmaniye Fırkası

     Taşnak ve Hınçak Komitaları

     Mavri Mira Cemiyeti 

     Tarihte Manda ve Himaye Düşüncesi İlk Kez Nerede Reddedilmiştir?

     Tarihte manda ve himaye düşüncesi ilk kez 23 Temmuz 1919 tarihinde toplanan Erzurum Kongresinde reddedilmiştir.

     Bu kongrenin ardından Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuyla sonuçlanan birçok önemli karar alındı. Önce milli mücadele dönemi ve hemen akabinde Kurtuluş Savaşı başladı. Kuva-yı Milliye adında bir ordu kuruldu ve bu ordu ülkeyi işgal eden İngiliz, Fransız, Rus ve Yunan ordularına karşı savaştı. 

     29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi. Manda ve himayeyi savunanlar yargılandı. 

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    TÜRK MİLLETİ 100 YIL ÖNCE SİVAS’TAN DÜNYAYA SESLENMİŞTİ “MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ”

    TÜRK MİLLETİ 100 YIL ÖNCE SİVAS’TAN DÜNYAYA SESLENMİŞTİ “MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ”

    Emperyalist işgale karşı ilk manifesto Amasya Genelgesi idi. Ülke bütünlüğünün ve ulusun geleceğinin tehlikede olduğuna dikkat çekildikten sonra, kurtuluşun milletin azim ve kararı ile sağlanabileceğinin altı çiziliyor, en kısa zamanda Sivas’ta, halkın seçeceği temsilcilerle, kurtuluş çarelerinin aranacağı ve yol haritasının çizileceği bir toplantı çağrısı yapılıyordu.

    23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında yapılan Erzurum Kongresi, ülkenin genelini kapsayacak Sivas Kongresi’nin ön hazırlığı olarak okunmalıdır. Erzurum Kongresi, ülkenin genelini kapsayacak ve bölgesellikten merkezileşmeye yönelecek Sivas Kongresi’ne geçişin sağlanmasında önemli deneyimler kazandırmıştır.

    4 -11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleşen Sivas Kongresi, 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanacak Büyük Millet Meclisi’nin ön hazırlığı olarak değerlendirilmelidir. İngiliz işbirlikçisi Damat Ferit Hükümetinin bütün engelleme çabalarına karşın Sivas Kongresi, yurdun değişik yörelerinden gelen 38 delegenin katılımıyla gerçekleşmiştir.

    Sivas Kongresi’nde en çok tartışılan konulardan biri de ABD mandası altına girme konusundaki öneriler üzerine yapılmıştır. Bazı delegeler, ülkenin işgal ve parçalanmaktan kurtulması ve varlığını sürdürebilmesi için güçlü bir devletin vesayetini kabullenmek anlamına gelen mandayı savunmuşlar ve ABD mandasının kabulünde ısrar etmişlerdir.

    Sekiz gün süren kongrede alınan kararlar, aynı zamanda yeni bir devletin kuruluş ilkeleridir. Milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğunun vurgulanması, manda ve himayenin kesin olarak reddi, mücadele örgütlerinin yerellikten merkezileşmeye yönelmesi, 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılışına kadar görev üstlenecek olan Heyet-i Temsiliye’nin oluşturulması ve Başkanlığına Mustafa Kemal Paşa’nın seçilmesi, baştan sona hukuk meşruiyeti içinde gerçekleşmiştir.

    Türk Milleti’nin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin, Mustafa Kemal Paşa öncülüğünde kurumsallaştığı ve yeni devletin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin 100. yılında; “MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ” diyerek özgürlük yolunu açan kurtuluş ve kuruluş mücadelesinin kahramanlarını saygıyla anıyoruz.

    Türkiye Barolar Birliği

    Yazı kaynağı : www.barobirlik.org.tr

    Manda ve himaye nedir? Milli mücadele döneminde manda ve himaye ilk kez nerede reddedilmiştir?

    Manda ve himaye nedir? Milli mücadele döneminde manda ve himaye ilk kez nerede reddedilmiştir?

    Kendini yönetemeyecek durumda olarak görülen ülkelerin, kendi kendini idare edecek duruma gelene kadar başka ülkelerin yönetimi altına girme olayına manda denir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu terimler ön plana çıkmıştır. Birçok devlet ağır yara aldığı için daha fazla hasar almak yerine başka ülkenin yönetimi devralmasına izin vermesi manda terimini gündeme getirmiştir. Ülkenin yönetimi ya da idari işlerinin başka devletlerin eline verilmesine ve o devletlerin iç işlerine karışma yetkilerine sahip olmalarına verilen isim olarak da açıklayabiliriz.

    Himaye, kendisini koruyamayacak konumda olan ülkelerin kendisine bir koruyucu ülke bulmasına denir. Kendisini savunamayacak durumda olan ülkeler, başka bir ülkeden kendisini koruma talebinde bulunması ile bu terim ön plana çıkmıştır. I. Dünya Savaşı sonrası yenik düşen devletler sömürge haline gelmemek için bu yönteme başvurmuşlardır. Özellikle sanayi devriminin getirdiği ham madde ihtiyacını karşılamak için manda ve himaye terimi daha popüler olmuştur.

    MANDA VE HİMAYE İLK KEZ NEREDE REDDEDİLMİŞTİR?

    Manda ve himaye ilk kez, Erzurum Kongresinde reddedilmiştir. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihinde gerçekleştirilen Erzurum Kongresinde, manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

    MANDA VE HİMAYEYİ SAVUNAN CEMİYETLER

    "MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ" NE DEMEK?

    Sivas Kongresi'nde ABD mandası altına girme konusundaki öneriler tartışma konusu olmuştur. Delegelerden bazıları; ülkenin işgal ve parçalanmaktan kurtulması ve varlığını sürdürebilmesi için güçlü bir devletin vesayetini kabullenmek anlamına gelen mandayı savunmuşlar. ABD mandasının kabulünde ısrarcı olmuşlardır. Türk Milleti'nin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin devamı için, Mustafa Kemal Paşa öncülüğünde "MANDA VE HİMAYE KABUL EDİLEMEZ" kararı alınmıştır.

    SÖMÜRGECİLİK İLE MANDA VE HİMAYE ARASINDAKİ FARK NEDİR?

    Sömürgecilik, bir ülkeyi ekonomik yönden sömürmek, o ülkenin yer altı zenginliklerinden faydalanmak demektir. Manda ve himaye ise bir ülkeyi kendi etkisi altına almaktır. Yönetimi ve idareyi devralıp yönetmek demektir.

    Yazı kaynağı : www.sabah.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap