Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    manastırdaki yabancı konsoloslukların ayrılıkçı isyanlara ne gibi etkileri olmuştur

    1 ziyaretçi

    manastırdaki yabancı konsoloslukların ayrılıkçı isyanlara ne gibi etkileri olmuştur bilgi90'dan bulabilirsiniz

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 24

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 24 Cevapları Meb Yayınları’na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 24

    Soruları yandaki metne göre cevaplayınız.

    Mustafa Kemal’in Askeri İdadi eğitimi gördüğü Manastır şehrinin genel özellikleri şöyledir: Manastır, Makedonya’da önemli bir ticaret ve konsolosluklar şehridir. Bu özellikler şehirde kültürel bir zenginliğin oluşmasına katkı sağlamıştı. Fakat konsolosluklar Balkanlarda ayrılıkçı fikirlerin yayılmasında önemli rol oynadı. Aralarında çekişme bulunan çeşitli din ve milliyetten insanların bir arada yaşadığı Manastır’da özellikle Sırplar, Bulgarlar ve Yunanlar kiliseleri aracılığıyla bölgeye hâkim olmak istiyordu. (T. Faik Ertan, “Çoklu Zekâ Kuramı ve Askeri Okul Hayatının Atatürk’ün Liderliğine Etkileri”, s. 68) (Düzenlenmiştir.)

    1- Manastır’daki yabancı konsoloslukların ayrılıkçı isyanlara ne gibi etkileri olmuştur? Açıklayınız.

    2- Makedonya’daki gelişmeler Mustafa Kemal’de hangi kişilik özelliklerinin oluşmasına katkı sağlamıştır? Açıklayınız.

    8. Sınıf Meb Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 24 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : odevzamani.com

    Forum Sayfa Cevapları

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 19-20-21-22-23-24-25. Cevapları MEB Yayınları

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları - 1. Ünite (2021-2022) - Ders: Tarih

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları - 1. Ünite (2021-2022) - Ders: Tarih

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite başlıklı bu yazımızda 8. sınıf MEB inkılap tarihi ders kitabındaki tüm ünitelerin içindeki soruların cevaplarını hazırladık.

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite yazımızda aşağıdaki bölümlerde yer alan soruların cevaplarını hazırladık;

    Ders: Tarih Ekibi tarafından hazırlanan 8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite hakkında eklemek istediklerinizi aşağıdaki yorum bölümünü kullanarak bize iletebilirsiz.

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı 1. Ünite Cevapları

    8. sınıf inkılap tarihi ders kitabının birinci ünitesi olan Bir Kahraman Doğuyor, dört kazanımdan oluşmaktadır. Aşağıda bu dört kazanıma yönelik soruların cevapları bulunmaktadır.

    Anahtar Kavramlar

    8. sınıf inkılap tarihi ders kitabının birinci ünitesi olan Bir Kahraman Doğuyor ünitesinin Anahtar Kavramlar bölümünde yer alan 9 kavramı açıkladık.

    Belli bir topluluğu yüceltmeyi öne koyan ve o topluluğun içinde yaşayan kişilerin toplumu geliştirmek için iş yapması gerektiğini vurgulayan bir akımdır. Bu akım farklı etnik gruplara sahip devletlere olumsuz etkide bulunmuştur.

    Sanayi İnkılabı, buhar gücü ile çalışan makinelerin üretilmeye başlaması ve bu makinelerin insan, hayvan gücü üzerine kurulmuş üretim yerine geçerek buhar makineleri üzerine kurulmuş üretim sistemi yapılmasının başlangıcına verilen addır.

    Ekonomisini düzeltemeyen ve sanayileşemeyen Osmanlı Devleti’nin kaybettiği savaşlar üzerine savaş giderlerini karşılayamadığı için aldığı yüklü borçları ödeyememesi yüzünden kurulan bir borç idaresidir. Osmanlı’nın ekonomik özgürlüğünü büyük bir ölçüde kısıtlamıştır.

    Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti’nde yaşanan olumsuz olaylar üzerine Avrupalı devletlerin Osmanlı’nın iç işlerine karışmasını engelleme ve devletin parçalanmasını engelleme üzerine yayınlanmış bir fermandır.

    Islahat Fermanı, Osmanlı’da Tanzimat Ferman’ından sonra 1856 yılında yayınlanan, daha çok azınlık toplumların haklarını genişleten bir fermandır.

    Meşrutiyet, belli bir yönetici altında vatandaşların verdiği oylarla birlikte değişen bir meclise bağlı yürütme şekline verilen addır.

    Denge Politikası, Osmanlı Devleti’nin 1800 ile 1900’lü yıllar arasında uyguladığı bir politikadır. Bu politika Avrupa devletlerinin arasındaki çatışmalardan yararlanma ile devleti güçlendirme amacı gütmektedir.

    Osmanlı Devleti’nde daha çok orduya dahil olan kişilerin kurmuş olduğu bir cemiyettir. Bu cemiyet milliyetçilik akımını ön plana çıkarmıştır.

    Osmanlı Devleti’nde bulunan iki meclisten biridir. Bu meclis diğer meclisin aksine halk tarafından seçilen kişiler ile oluşturulmuştur. Halk tarafından oluşturulan meclise verilen addır.

    Konu İçindeki Sorular

    8. sınıf inkılap tarihi dersinin birinci ünitesi olan Bir Kahraman Doğuyor ünitesinin konu başlıkları altında yer alan tüm soruları (Konu Başı, Konu Ortası, Konu Sonu, Etkinlik ve Tartışalım) yanıtladık.

    Fransız İhtilali sonucunda çıkan milliyetçilik akımından kötü bir şekilde etkilenmiştir. Milliyetçilik akımına göre her ulusun devlet kurması fikri daha yaygın olmuş ve Osmanlı Devleti’nde yaşayan azınlıklar bu politikayı izlemeye başlamıştır. Bunun sonucunda Osmanlı Devleti büyük toprak kayıplar, askeri kayıplar ve kaynak kayıpları yaşanmıştır. Ayrıca bu kayıplar Osmanlı Devleti’nin otoritesini büyük bir ölçüde zayıflatıp bir süre sonra padişahı göstermelik padişah durumuna düşürmüştür. Bütün bu olaylar sonucunda Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının altyapısı oluşmuş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması için zemin oluşmuştur.

    Denge politikası Osmanlı devletinin Avrupa’daki devletler arasındaki çıkan çatışmalardan yararlanarak kazanç sağlamasına verilen addır. Osmanlı devleti bu politikayı ilk defa Mısır’ı ele geçiren Fransa’ya karşı İngiltere ve Rusya’dan destek alarak uygulamıştır. Denge politikası sayesinde Avrupa’daki çatışmaları kendi lehine çevirmiş ve birçok kazanç sağlamıştır. Osmanlı devletini bu politikayı uygulamaya zorlayan şeylerin başında toprak kayıpları gelmektedir. Balkan savaşlarında çok fazla toprak kaybettikleri için Avrupa’daki bu çatışmaları kullanmaya karar vermişlerdir. Bu politikayı varlığını devam ettirmek ve kaybettikleri yerleri hızlı bir şekilde geri almak için yapmışlardır. Bu denge politikasını yaparken iskân politikası sayesinde Türkleştirilen bölgelerde daha hızlı bir şekilde ilerlemişlerdir. Bölgeyi Türkleştirmelerinin bir avantajı da isyan çıkması önlenmiştir. Denge politikasının oluşmasındaki bir diğer etki de devletlerin Osmanlıya yaşlı adam gözüyle bakmasıydı. Osmanlı kendilerine karşı olan bu tutumu değiştirmek için çatışmalardan yararlanmıştır.

    Ham madde bir ürünün işlenmeden önceki saf, dokunulmamış ve doğada kendi halinde bulunan halidir. Bu terim genellikle hiç dokunulmamış maddeler için kullanılırken bazı durumlarda da çok az işlem görmüş maddeler için kullanılabilir. Ham madde ülkeler arası ticarette de önemli bir yere sahiptir. Ürerim ve alım satımın başlıca kaynağıdır. Gelişmiş ülkeler genellikle kendi ham maddelerini düzgün bir şekilde işleyen yada dışardan ham madde alıp onları işleyip satan ülkelerdir. Pazar ise işlenmiş yada işlenmemiş malların satıldığı yerlerdir.

    Pazar yaşadığımız dönemde internet üzerinden yapılmasına karşın eski zamanlarda ipek ve baharat yolu gibi önemli güzergâhlar kullanılarak yapılmaktaydı. Bu güzergâhlar hem ülkeler arası etkileşimi arttırıyordu hem de geçtiği ülkeleri parasal açıdan zenginleştiriyordu. Osmanlı bu yolların büyük bir bölümüne savaşlar sayesinde sahip olduğu için ve bundan çok para kazdığı için bu başka devletleri yeni yollar bulmaya itmiştir. Yeni ticaret yolları yada güzergahları bulunduğu zaman da Osmanlı maddi açıdan büyük bir kayıp yaşamış ve ekonomisini düzeltmek için birçok yol denemiştir.

    Bir devletin açık pazar haline gelmesi; o devletin başka devletlerden düşük gümrük vergisi alması, ticari anlamda kapitülasyon sağlaması vb. şeyler yaparak bu devletlere ticari anlamda avantaj sağlamasıdır. Bu sayede başka devletler o ülkenin ürettiği malları daha ucuz bir şekilde alarak o ülkeyi kendi pazarı haline getirir. Diğer ülkeler bu ülkeden kaliteli malları daha ucuz bir şekilde aldığı için o ülkenin kaynaklarını bir bakımdan sömürmektedir. Bir ülkenin açık pazar haline gelmesi o ülkeyi ekonomik anlamda zor duruma sokar ve ekonomisini bunaltır.

    Osmanlı devleti çok uluslu bir devletti. Fransız İhtilali‘nin ardından ortaya çıkan milliyetçi fikirler Osmanlı devletindeki azınlık olan ulusların bağımsızlık duygularını kamçıladı ve bu duygular yüzünden devlete karşı eylemler yapıldı. Bu eylemlerin sonucunda Tanzimat ve Islahat Fermanı ilam edildi. Bu eylemlere karşılık olarak çıkarılan fermanlarla uğraşan Osmanlı devleti dış sorunlardan habersiz kaldı ve 1. Dünya Savaşı’nda azınlıklarından birer birer devletten ayrılmasıyla Osmanlı devleti son buldu.

    (Bu soru sayfa 18’deki tabloya göre yanıtlanmıştır.)

    Osmanlıcılık, tek bir devlet adı altında Anadolu’da yaşayan toplumların birleşmesini savunan bir akımdır. Bu akımı savunanlar, Genç Osmanlılar Cemiyeti adı altında toplanmışlardır. Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal bu akımı savunanların başında gelir. Bu cemiyet, devletin yıkılmasını önlemeye yönelik çalışmalar yaparken meşrutiyet yönetimine geçilmesini istemiştir.
    Namık Kemal-Meşrutiyet-Genç Osmanlılar

    İslamcılık, tüm Müslümanların Osmanlı halifesinin etrafında toplanmasını savunur. Cemalettin Afgani, Sait Halim Paşa ve Mehmet Âkif (Ersoy) bu akımı savunanlardandır. II. Abdülhamit döneminde hâkim olmuştur ve İslam ülkeleri arasında birlik olması için çalışmalar yapılmıştır.
    Halife-İslam Birliği-II. Abdülhamit

    Türkçülük, milli bilinç kazandırmak adına ortaya çıkan bir akımdır. Dil, soy, ülkü ve din birliğinin sağlanması amaçlanmıştır. Bu şekilde de Osmanlı Devleti’nin güçleneceği amaçlanmıştır. Bu fikir akımını savunanlardan bazıları Gaspıralı İsmail, Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp’tir ve İttihat ve Terakki Cemiyeti bu akım doğrultusunda faaliyetler yürütmüştür.
    Türk Birliği-Ziya Gökalp-İttihat ve Terakki

    Batıcılık, Osmanlı Devleti’nin yıkılışını bilim, teknik ve yönetim anlayışının Avrupa’dan geri kalmasına bağlayan akımdır. Bu akımı Tevfik Fikret de savunmuştur ve Tanzimat Fermanı ile getirilen yeniliklerle Batıcılık ilkelerinin sağlanması amaçlanmıştır.
    Tanzimat Fermanı-Batı-Tevfik Fikret

    Doğup büyüdüğümüz yer yaşamımızı kültürel, toplumsal, biyolojik yönlerden ve yaşam kalitesi bakımından etkileyebilir. Bunun en kolay örneğini Nijerya’da yaşayan bir çocukla ABD’de yaşayan bir çocuğun farkını göstererek verebiliriz. Nijerya’daki çocuk, biyolojik olarak açlık ve susuzluktan dolayı kolera, çiçek hastalığı, sıtma, AIDS, menenjit gibi hastalıklarla karşı karşıyayken Amerika’daki çocuk sağlıksız beslenmeden dolayı obezite ya da bulimia gibi yaygın hastalıklarla karşı karşıyadır. Bunun yanı sıra kültürel olarak Nijerya’da suç oranı oldukça fazla olduğundan orada bulunan çocuk tehlikeli bir yaşam sürer. Nijerya’da homoseksüellik yasal değilken o sırada Amerika’da homoseksüel bireylerin haklarını korumak adına yürüyüşler düzenlenir. Bu da toplumsal farkı gösterir. Kültür olarak Nijerya, kabile anlayışına sahiptir ve dini ağırlıklı olarak İslam ve Protestanlık’tır. Amerika’da ise ağırlıklı olarak Hristiyanlık görülür. Bu fark, bu bölgelerde doğan kişilerin inanç sistemini etkiler. Bu farklar da tarih boyunca kolonileşme, kabileler ve sömürgelerin oluşmasıyla gerçekleşmiştir.

    (Bu soru sayfa 20’deki görsellere göre yanıtlanmıştır.)

    Selanik şehrinde ulaşımın gelişmiş olması, şehre pek çok özellik kazandırmıştır. Ulaşımın gelişmiş olması ile kara, deniz, hava ve demir yollarından kolaylıkla alım-satım yapılmıştır. Yapılan alım-satımlar sonucunda Selânik şehri bir ticaret merkezi olmuştur. Ticaretin artması pek çok farklı insanın Selânik şehrine gelmesine aracı olmuştur. Ayrıca ticaret haricinde, ulaşım kolaylığı sebebiyle turizm çoğalmış ve şehre gelen turist sayısı artmıştır. Böylece farklı kültürler bir araya gelebilmiş ve kaynaşmıştır. Ulaşımın gelişmiş olması ile ulaşım ağları sağlanmış ve bunun sonucunda da ticaret artmıştır. Artan ticaret şehrin ekonomisini olumlu yönde etkilemiştir. Diğer şehir ve kentlere yapılan satışlar sonucunda, Selânik’in sermayesi artmıştır. Yapılan alımlar ile halka daha fazla ve çeşitte imkanlar sağlanabilmiştir. Bu durum sonucunda halkın refah seviyesi artmıştır. Tüm bu imkanlar doğrultusunda gelişmiş bir ulaşımın olması, Selânik şehrinin daha merkezi olmasında etkili olmuştur.

    (Bu soru sayfa 20’deki görsellere göre yanıtlanmıştır.)

    Artan nüfus ile birlikte bina ihtiyacı artmış ve dolayısıyla bina ve yapıların sayısı artmıştır. Ayrıca eski, mimari açıdan daha düşük bir kalite seviyesine sahip ve dayanıksız binaların yerini; yeni, modern, lüks ve daha dayanıklı binalar almıştır. İnşa edilen yeni binalara bakıldığında bu binaların daha önce Selânik şehrinde yer alan binalara göre çok daha fazla insanın yaşamasına el verecek kadar uzun, geniş ve büyük evler olduğu görülür. Eski yolların yerini asfalt ve betondan yapılan sağlam ve daha güvenli yollar almıştır. Sokaklara, sokak lambaları eklenerek yapay ışıklandırma kullanılmıştır. Böylece hava karardığında insanların sokaklarda rahatlıkla dolaşabilmeleri sağlanmıştır. Erkeklerin oturup kahve veya çay gibi içecekler içerek sohbet ettikleri ya da başka amaçlar için kullandıkları kıraathaneler kaldırılmıştır. Atlı arabaların yerini araba gibi otomobiller almıştır. Kısaca 19. Yüzyıldaki Selânik şehri gelişmiş, modernleşmiş ve günümüzdeki halini almıştır.

    (Bu soru sayfa 20’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Selanik şehri; birçok milletten ve birçok kültürden insanın beraber yaşadığı bir yerdir. Bu nedenle farklı milletlerden insanların göç etmek için tercih ettikleri bir yerdi. Çok kültürlü olmasının yanı sıra demiryolu ile beraber ticari açıdan da fazlasıyla gelişmiş bir yerdi. Bu da insanların iş imkanlarını arttırmasından dolayı göç için tercih ettikleri bir yer olmasını sağlamıştır. Ayrıca liman kenti olması da ticari açıdan gelişmesini ve göç almasını sağlayan bir diğer önemli unsurdur. İpek yoluna yakın olması ve Avrupa – Asya kıtalarını birbirine bağlayan bir şehir olması da göç almasını doğrudan etkileyen sebeplerdendir.

    (Bu soru sayfa 20’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Selanik Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlaması, limana sahip olması ve demiryolunun olması nedeni ile birçok kültürün birleştiği bir yerdi. Selanik toplumunun yapısına baktığımızda ise Hristiyan, Müslüman, Yahudi ve Katolik gibi her inançtan insan görebiliyoruz. Birçok inancın bir arada yaşadığı bir toplumda ise inanç özgürlüğü kaçınılmaz bir hale gelmekte. Buna ek olarak Avrupa ve Asya arasında olması da Selanik’te yaşayan insanlara farklı yerlerdeki kitapları, gazeteleri ve dergileri direkt temin edebilme imkânı sunmuştur. Bu da farklı kültürleri tanıyan ve saygı duyan bir toplum yapısı oluşumuna sebebiyet vermiştir. Bu sayede de inanç özgürlüğü kaçınılmaz bir hale gelmiştir.

    (Bu soru sayfa 20’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Selanik Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan bir şehirdir ayrıca limana sahip olduğu için Avrupa’daki gelişmelerden limanlardaki gemiler aracılığı ile en kısa sürede haberdar olabilmekteydi.

    (Bu soru sayfa 20’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Tütün ve pamuklu yünlü kumaş en çok öne çıkan faaliyetlerdendir.

    (Bu soru sayfa 21’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım ile babası Ali Rıza Bey’in Mustafa Kemal’in eğitim hayatı ile ilgili görüşleri ve istekleri oldukça farklıdır. Zübeyde Hanım, Mustafa Kemal’in mektepte din ağırlıklı bir eğitim görüp dini bir meslek yapmasını istiyordu. Ancak babası Ali Rıza Bey daha modern bir eğitim anlayışına sahip olduğu için Şemsi Efendi mektebinde eğitim görmesini istiyordu. Dolayısıyla Zübeyde Hanım’ın daha geleneksel ve dini bir eğitim anlayışına sahipken Ali Rıza Bey’in dönem için daha modern bir eğitim anlayışı varmış.

    (Bu soru sayfa 21’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Osmanlı eğitim sisteminde bir birlik yoktur. Farklı meslek hedefleri için farklı okullar vardır. Ayrıca farklı dinler, kültürler ve milletler için de farklı okullar vardır. Eğitim – öğretimde bir birliğin olmaması birbirinden farklı ve kopuk bir neslin oluşmasına neden olmuştur.

    İleride olacağım mesleğe henüz karar vermedim fakat dans alanında kariyer sahibi olmayı çok isterdim. Bir sürü meslek araştırıyor ve hakkında bilgi edinmeye çalışıyorum ama hiçbir mesleği kendime yakın göremiyorum. Sadece dans etmek ve dansçı olma düşüncesi beni tatmin ediyor. Dansçı olmayı isterim fakat bu alanda çok iyi olabilmek için çok fazla vakit harcamam gerekiyor ve şu an ona o kadar harcayacak zamanım yok o nedenle daha çok derslere çalışmaya çalışıyorum. Şu anlık bir hedefim ya da hayalim yok. Zaman ilerledikçe aklımda daha çok fikir olacağını düşünüyorum. Ailemdeki herkes sağlık sektöründe çalıştığından dolayı o alana biraz ilgim var ama eğer meslek olarak yaparsam çok yorucu olacağını düşünüyorum ve eğer yaptığım işi sevmezsem mutlu olamam ve daha fazla yapamam. Ama ilerde deneyerek sevebilirim de. Kısacası ileride yapacağım meslek hakkında hiçbir fikrim yok.

    (Bu soru sayfa 22’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Askeri Rüştiyesi’ne başlamadan önce (yani Selanik Mülkiye Rüştiyesi’nden sonra) gerçekleşiyor. Mustafa, asker olmak ve bu işlerle ilgilenmek isterken annesi babasına olanların oğluna da olmasını istemediğinden dolayı bu kararına karşı çıkıyor ve Mustafa’nın asker olmasını istemediğini söylüyor. Mustafa ne kadar ısrar etse de kararı kesin olsa da annesi onun izin kağıdını mühürlemeyeceğini söylüyor.

    (Bu soru sayfa 22’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Mustafa’nın “Kemal” adını alması burada meydana geliyor. Selanik Askeri Rüştiyesi’nde okumaya başladıktan sonra üstün zekası ve akıllılığıyla dikkat çeken Mustafa’ya, onunla aynı ada sahip olan matematik öğretmeni Mustafa Bey onu sevdiği için ve olgun kişiliğinden dolayı “Kemal” adını veriyor. Bu olaydan sonra “Mustafa Kemal” olarak anılmaya başlıyor. Matematik öğretmeni Mustafa Bey, Mustafa Kemal’in kişilik oluşumunda önemli rol oynamıştır. Sadece seçkin kişilere verilen özellikleri Mustafa Kemal’e de vererek onun özgüvenin artmasını ve kendine güvenini kazanmasına yardımcı olmuştur.

    (Bu soru sayfa 22’deki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Mustafa Kemal’in annesinin düşüncelere dalmasının nedeni Osmanlı devletinin son dönemlerinde bir savaş içinde bulunmasıdır. Mustafa Kemal’in büyük kardeşi tarihte Plevne Muharebeleri Osman Paşa’yı okurken Mustafa Kemal’in annesi Mustafa Kemal’in de Osman Paşa gibi başarılı bir asker olmasını ister. Osmanlı’nın son dönemde bir savaşa girmesi ve bu aralıkta Mustafa Kemal’in Askeri İdadiye girip asker olacağını kesinleştirmesi Mustafa Kemal’in annesinde bu düşüncelere dalmasında temel etken olmuştur. Mustafa Kemal’in annesi oğlunun asker olmasını, son dönemi de göz önüne alarak, istemiyordu. Fakat oğlunun kararlı olduğunu da biliyordu. Bu yüzden eğer asker olacaksa en iyisi olsun istiyordu.

    Okul hayatımda beni etkileyen iki tane öğretmenim oldu. Bu öğretmenlerimden biri benim ilkokul öğretmenim diğeri ise benim ortaokuldaki fen bilimleri öğretmenim oldu. Bu öğretmenlerin beni en çok etkileyen özellikleri bir hedef belirleyip o hedef doğrultusunda her şeyini verebilecek yani idealist insanlar olmalarıydı fakat bu özelliğin yanı sıra birçok özellikleri beni etkiledi. Öğretmenlerim benim kendimi geliştirmem için benim potansiyelime göre bana verebilecekleri hiçbir destekten kaçınmıyorlardı. Bugünkü başarılarımın, liseye girmemin vb. şeylerin arkasında hep onların emeği var.

    (Bu soru sayfa 24’teki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Manastır, Osmanlı’nın zayıfladığı o dönemde Osmanlı topraklarında olan şehirlerden biriydi. Çok uluslu ve de kültürlü bu yapısıyla siyasi otoritesini tam olarak sağlayamayan Osmanlı’da ayrılıklara ve isyanlara çok açık bir yerdi. Konsolosluklar da Osmanlı Devleti’ne tabi olmadıkları için bu ayrılık ve isyanları destekleyen yapılar haline gelmişlerdir. Sırp, Bulgar, Arap gibi azınlıkları destekleyerek hali hazırda gergin olan ortamı kızıştırarak isyanlara zemin hazırlamışlardır. Böylece Osmanlı Devleti’nin zayıf otoritesini daha da sarsmayı amaçlamışlardır. Bunun altında yatan neden ise Osmanlı topraklarındaki birliği bozmaktır. Bunu azınlıkları destekleyerek yapmasının yanı sıra farklı yöntemler de kullanmıştır. Örneğin Türkler arasında Batılılaşma fikrini yaymaya çalışmışlardır. Böylece Türk halkının devlete olan bağlılığını zayıflatarak kaleyi içten fethetmeyi denemişlerdir. Bu tür isyan ve fikir ayrılıkları Osmanlı Devleti’nde büyük bir kargaşa ortamı yaratmıştır ve bir devletin yıkılışına giden süreci hızlandırmıştır.

    (Bu soru sayfa 24’teki metne göre yanıtlanmıştır.)

    Makedonya, Osmanlı Devleti’nde coğrafi konum bakımından en iyi şehirlerden birisidir. Ayrıca sosyo-kültürel açıdan da oldukça genişti. Birçok ulustan insanı bulunduran bu şehir, çok uluslu bir yapıya sahipti. Bu da farklı kültürleri açığa çıkarıyordu. Böyle bir durumda Mustafa Kemal, farklı kültür ve düşünceleri gördüğü için yeniliklere açık ve her görüşe saygılı biri haline gelmiştir. Ek olarak bu kadar fazla düşünce ve fikir akımına ön yargısız yaklaşması gerektiği için objektif bir kişilik kazanmıştır. Makedonya bu özelliklerinin yanı sıra Osmanlı Devleti’nin önemli bir ticaret ve konsolosluklar şehriydi. Bu yönüyle Mustafa Kemal’e dünyanın geri kalanını tanımayı ve dış basından haberdar olabilmesini sağlamıştır. Bu durumlar da kendisine analitik düşünce, ileri görüşlülük gibi kişisel özelliklerini kazanmasında yardımcı olmuştur. Son olarak, buranın iyi eğitim olanaklarına sahip olması da onun kendini geliştirmesine ve daha iyi tanımasına olanak sağlamıştır.

    (Bu soru sayfa 25’teki tabloya göre yanıtlanmıştır.)

    İstanbul, dönemin başkenti olması sebebiyle ülkede siyasetin yönetildiği ve siyasetten en çok etkilenen şehirdir. Bunun yansımaları, genç Mustafa Kemal’in siyasi gelişimine katkıda bulunmuştur. Bunun yanında işgalci devletlerin İstanbul’da hakimiyet elde etmesi ve Mustafa Kemal gibi gençlerin bu duruma koşulsuz şartsız karşı durması Mustafa’yı etkilemiştir. Bu durum gelecekte, onun milli mücadeleyi başlatırkenki halka olan inancını ve umudunu arttırmıştır. Mustafa Kemal, İstanbul’da ulaşabildiği çoğu Türk ve yabancı gazeteyi alarak dönemi birinci elden takip etmiştir.

    Fransızca dersleri almış ve bu sayede Fransız gazetelerini okuyabilmiştir. Fransız gazetelerini okuması, dönemin siyasi ideolojilerine -bilhassa milliyetçiliğe- aşina olmasına yaramıştır. Etnik kökenlerin çok çeşitli olduğu, Fransız İhtilali‘nden etkilenen bu azınlıkların isyanlar çıkardığı bir coğrafyada yaşaması da göz önünde bulundurulduğunda Mustafa Kemal’in milliyetçiliği Fransız kaynaklarından öğrenmesi, gelecekte hayata geçireceği “Atatürk milliyetçiliğinin” temellerini oluşturması bakımından önemlidir. Ayrıca saraya konum olarak yakın olması ve saraydaki işleyişten haberdar olması, halkın saraya olan tutumunu bilmesi; kendi kafasındaki “ideal siyasi yapıyı” şekillendirmesinde rol sahibi olmuştur.

    Şemsi Efendi
    Şemsi Efendi, Mustafa Kemal’in ilkokulda Mahalle Mektebi’nden sonra gittiği Şemsi Efendi İlkokulu’nun kurucusudur. Mustafa Kemal burada Mahalle Mektebi’ne kıyasla daha seküler ve modern bir eğitim almıştır. Bunun yansımaları eğitim hayatının devamında belirgin olmuştur.

    Yüzbaşı Mustafa Bey
    Yüzbaşı Mustafa Bey, Mustafa Kemal’in Selanik Askeri Rüştiyesindeki matematik öğretmenidir. Mustafa Kemal’e, adaş olduklarından dolayı Kemal ismini vermiştir. Mustafa Kemal’in matematikle tanışmasındaki rol sahibi öğretmenlerin başında gelmektedir.

    Topçu Kolağası Mehmet Tevfik Bey
    Topçu Kolağası Mehmet Tevfik Bey, Mustafa Kemal’in Manastır Askeri İdadisindeki tarih öğretmenidir. Mustafa Kemal’in tarih bilinci kazanması noktasında etkili olmuştur. Bu sayede Mustafa Kemal’in Avrupa ve Dünya tarihine olan etkisi artmıştır. Bunun avantajlarını milli mücadele döneminde görmüştür.

    Necip Asım
    Necip Asım, Mustafa Kemal’in Harp Okulu’ndaki Fransızca öğretmenidir. Fransızcanın yanında tarih öğretmenliği de yapan Necip Asım, Mustafa Kemal’in başta Fransa olmak üzere Avrupa tarihi ve siyaseti konularındaki bilgilerinin artmasında pay sahibi olmuştur. Ayrıca Fransızcanın Mustafa Kemal’in siyasi hayatındaki yeri de göz önünde bulundurulduğunda Necip Asım’ın Mustafa Kemal’e Fransızca öğretmiş olması, Mustafa Kemal’e çeşitli avantajlar sağlamıştır.

    (Bu soru sayfa 26’daki haritaya göre yanıtlanmıştır.)

    Atatürk askeri okuldan mezun olduktan 1905 senesinde Kurmay Yüzbaşı olarak ilk görev yeri olan Şam 5. Orduya atanmıştır. Mustafa Kemal Şam’da bir süre daha görev yaptıktan sonra Kıdemli Yüzbaşı rütbesini almıştır. Mustafa Kemal Şam 5. Ordudaki görevini tamamlayarak aynı yıl 3. Ordu Karargahı’nın Selânik şubesine atanmıştır. Aynı zamanda 1908 senesinde Selanik ve Üsküdar demir yolunun müfettişliğini de yapmıştır. 31 Mart Olayı‘nı bastırmak için Hareket Ordusunun kuruluşunda yer almıştır ve isyanı bastırmıştır. 1910 senesinde Pikardi Askeri Manevralarını gözlemlemesi için Fransa’ya atanmıştır. 1911 yılında İtalya, sanayii devriminden sonra sömürge bulmak için Osmanlının Trablusgarp bölgesine göz dikmiştir. İtalya büyük devletlerinde desteği ve onayıyla Trablusgarp’ı işgale karar vermiştir ve Eylül 1911’de Trablusgarp’ı işgal etmiştir. Donanımsal ve coğrafi nedenlerden dolayı Trablusgarp’a destek gönderilemediği için Mustafa Kemal ve arkadaşları gönüllü giderek Trablusgarp halkını örgütlemiştir ve İtalyanlara karşı isyan başlatmışlardır. Bu bölgedeki başarılarından dolayı binbaşılığa terfi edilmiştir.

    Osmanlı Devleti’nde dağılmalar üzerine etnik gruplar bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamıştır. Balkan Devletleri de Osmanlıya karşı ayaklanma başlatacaktır. Trablusgarp’ın kaybıyla cesaret alan Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan ittifak yapıp Osmanlıya saldırarak 1. Balkan Savaşı‘nı başlatmıştır. Donanımsal yetersizliklerle Osmanlı ağır bir yenilgi almıştır. Savaş sonucu Bulgaristan’ın fazla toprak almasından rahatsız olan Sırbistan ve Yunanistan ittifak olup Bulgaristan’ın onlara savaş açması sonucu 2. Balkan Savaşı başlamıştır. Karadağ ve Romanya’nın da savaşa girmesiyle Bulgaristan yenilmiştir. 1913 yılında savaşın bitmesiyle askeri ateşe olarak Mustafa Kemal Sofya’ya atanmıştır. Burada bölgenin politik, askeri, kültürel, sosyo-ekonomik yapısını detaylı incelemiştir.

    Atatürk askeri okuldan mezun olduktan 1905 senesinde Kurmay Yüzbaşı olarak ilk görev yeri olan Şam 5. Orduya atanmıştır. Şam’da görevdeyken arkadaşları ile Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurmuştur. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti Sultan II. Abdülhamit’in tek adam baskı yönetimine karşı kurulmuş gizli bir örgüttür. Mustafa Kemal ve subay arkadaşları vatanın tehlikede olduğunu düşünerek örgütlenip “Vatan” isimli bir gazete çıkarmışlardır. Bu gazete yüzünden yakalanmışlardır. Mezuniyetten sonra gizli bir şekilde gazete çalışmalarına devam etmişlerdir. Bir gece aniden tüm Vatan gazetesi evlerine baskın yapılmış ceza almışlardır. İlk görev yerinde Mustafa Kemal siyasi aktivitelere bulaşmaktan dolayı bir süre sürülmüştür. Orada Cantekin ile tanışmıştır. Müfit Özdeşin de katılımıyla Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurmuşlardır. Farklı şehirlerde de cemiyeti örgütlemişlerdir. Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurması Mustafa Kemal’in milliyetçiliğini ve vatan sevgisini gösterir.

    Osmanlı’da birinci meşrutiyet devri Padişah II. Abdülhamit tarafından kaldırılmıştı ve özellikle İttihat ve Terakki oluşumunun üyeleri bu duruma karşı gelmiştir. Bu karşıtlık sonucunda isyan çıkarmışlardır. Bu isyan günümüzde 31 Mart Olayı olarak anılmaktadır. Bu isyan Mustafa Kemal önderliğinde kurulmuş olan Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır. İsyanın bastırılmasına karşın II. Abdülhamit tahtan indirilmiş ve yerine V. Mehmet Reşat geçmiştir. Bununla beraber meşrutiyet ilan edilmiş ve II. Meşrutiyet dönemi başlamıştır. Ardından İttihat ve Terakki üyesi olan Mustafa Kemal bu örgütün resmi bir siyasi parti olmasını savunmuştur ve bu konu hakkındaki görüşlerini net bir şekilde oluşumun önde gelenleriyle paylaşmıştır. Bu konuda başarılı olan Mustafa Kemal daha yenilikçi fikirleri de dönemde dile getirmiştir. Bu fikrileri arasında ordunun siyasetten ayrılması gibi fikirlerin kabul görememesi sonucu Mustafa Kemal cemiyetten ayrılmıştır. Ve Osmanlı yıkılışına kadar meşrutiyetle yönetilmiştir.

    Mustafa Kemal’in kişiliği gereği kendisinin meşrutiyeti desteklenmesi gerekir çünkü. Bunun nedeni Mustafa Kemal’in bildiğimiz görüşleri kendisinin meşrutiyet gibi halkın azda olsa yönetimde söz sahibi olmasını desteklemesini bekleriz. Ancak kendisi o dönemde kurduğu ordu olan Hareket Ordusu, isyanı bastırmaya yönelik bir ordudur. İsyanın amacı meşrutiyetin tekrar yönetim şekli olmasını sağlamaktadır. İsyanın bastırılması meşrutiyetin tekrar ilan edilmesi şansının düşürücü bir eylemdir. Bu yüzden Mustafa Kemal’in bu amaçla hareket etmesi garip karşılanabilir. Kendisinin bunun yapmasının mümkün iki farklı açıklaması olabilir. Bu nedenlerden ilki kendisinin direk emirlere uyması gerektiği olabilir. Bir asker olan Mustafa Kemal’in mecburen emirlere uyması bu eylemleri açıklamakta. Bunun yanında kendisinin o dönemde İltihak ve Terakki cemiyetine olan karşıtlığı olabilir. 31 Mart Olayı başarılı olması halinde İltihak ve Terakki cemiyetinin var olan sistemlerini ve çok partili hayata zarar verebilecek eylemlerde bulundukları olabilir.

    Atatürk’ün Trablusgarp Savaşı‘nda ya da diğer ismiyle 1911-1912 Türk İtalyan Savaşında savunduğu topraklar olan Trablusgarp şehri, günümüzde Libya’nın kuzeybatı bölgesinde bulunmaktadır. Trablusgarp Libya’nın şehirleri arasında en büyük olan şehirdir. Trablusgarp Libya’nın başkenti konumundadır. Trablusgarp’ın hem çöle hem de Akdeniz’e kıyısı vardır. Bu açıdan önemli bir bölgedir. Bölgede ilk olarak Berberiler yer almıştır. Libya, ve dolayısıyla da, Trablusgarp Kuzey Afrika’nın Akdeniz kıyısında bulunmaktadır. Libya’nın güneyinde Nijer ve Çad, doğusunda Mısır, güneydoğusunda Sudan ve batısında Cezayir ve Tunus bulunmaktadır. Libya, Dünya’nın en büyük on altıncı, Afrika’nın ise dördüncü en büyük ülkesi olarak kabul edilmektedir. Günümüzde Libya’nın resmi dili Arapçadır. Libya’nın para birimi Libya Dinarı’dır. Libya’nın dini İslam’dır ve Libya devletinin adı Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi’dir. Libya’nın koordinatları 32°-20° kuzey enlemleri ile 10°-25° doğu boylamlarıdır. Libya dünya üzerindeki en büyük onuncu petrol rezervlerine sahip olan ülkedir. Libya geçmişi sebebiyle bize tarih açısından ışık tutan şehirlerden biridir.

    Mustafa Kemal, Trablusgarp Savaşı’na katılmak için kimliğini gizlemek zorunda kalmıştır. Mustafa Kemal, Trablusgarp Savaşına katılabilmek amacıyla Tanin Gazetesinin Muhabiri rolüne girerek ve Şerif Bey takma adını kullanarak Trablusgarp’a sızmıştır. Mustafa Kemal bu görevi tamamlamak amacıyla 15 Ekim 1991 tarihinde İstanbul’dan ayrılarak 21 Ekim 1991’de Mısır’a varmıştır. Mustafa Kemal’in Trablusgarp Savaşı’na katılmak için tüm bu uğraşları göstermesi ve zahmetlere katlanması Mustafa Kemal’in kararlı kişiliğine bir kanıttır. Bunun yanında Mustafa Kemal’in halkı bir araya getirerek savaşmaya ikna etmesi ve aslında asker olmayan halkı yöneterek savaşı kendi açısından olumlu duruma çevirebilmesi onun askeri yeteneğini ve liderlik özelliğini gösterir. Düşmanın hareketlerini önceden tahmin ederek buna göre hareket etmesi ön görüşlü olma özelliğini gösterir.

    Mustafa Kemal’in Derne ve Tobruk’taki çalışmaları Mustafa Kemal’e insanları örgütleme konusunda tecrübe kazanmıştır çünkü Mustafa Kemal ve arkadaşları Derne ve Tobruk’taki savaşa gönüllü olarak gitmişlerdir ve Mustafa Kemal bu gönüllü subayları örgütleyen kişiydi. Bunların yanı sıra Mustafa Kemal’in Derne ve Tobruk’taki çalışmaları ona liderlik alanında da tecrübe kazandırmıştır. Gönüllü olarak giden subayların nasıl hareket edeceğini vb. şeyleri ayarlayarak liderlik özelliği göstermiştir. Aynı zamanda Mustafa Kemal’in Derne ve Tobruk’taki çalışmaları Mustafa Kemal’in Askeri deha olarak da gelişmesini sağlamıştır. Yaptığı stratejiler ve uyguladığı taktiklerle İtalyanları Derne ve Tobruk’ta yenmeyi başarmıştır.

    (Bu soru sayfa 30’daki şiire göre yanıtlanmıştır.)

    Şiirde Balkanların kaybedilmesinden söz edilmektedir. Bunu şiirdeki Kıyını el aldı adalar elin… dizesine bakarak adaların kaybedilmesinden anlayabiliyoruz. Balkan savaşları 8 Ekim 1912- 10 Ağustos 1913 tarihleri arasında Osmanlı ile Sırbistan, Karadağ, Yunanistan ve Bulgaristan arasında olmuştur. Bu savaşlar 1.ve 2. Balkan savaşları olarak ikiye ayrılıyor fakat şiirde 1. Balkan Savaşı‘ndan bahsediliyor. Osmanlı İmparatorluğu bu savaşta Arnavutluk, Makedonya, Gökçeada ve Bozcaada dışındaki Ege adalarını kaybetti.

    (Bu soru sayfa 30’daki tabloya göre yanıtlanmıştır.)

    1. Balkan Savaşı’na Katılan Devletler:
    Yunanistan
    Bulgaristan
    Sırbistan
    Karadağ
    Bu devletlere karşı ise Osmanlı Devleti bulunmaktadır.

    2. Balkan Savaşı’na Katılan Devletler:
    Yunanistan
    Sırbistan
    Romanya
    Osmanlı Devleti
    Karadağ
    Bu devletlere karşı ise Bulgaristan bulunmaktadır.

    Not: Yukarıda kalın ve italik olarak yazılanlar tablodaki boşluklara yazılacak devletlerdir.

    (Bu soru sayfa 30’daki tabloya göre yanıtlanmıştır.)

    Romanya, 1. Balkan Savaşı’nda yer almadığı halde 2. Balkan Savaşı’na katılmıştır.

    (Bu soru sayfa 30’daki tabloya göre yanıtlanmıştır.)

    1. Balkan Savaşı sonucu Osmanlılar Balkan topraklarından geri çekilmek zorunda kaldı. Bu da Balkanlarda büyük bir otorite boşluğuna sebep oldu. Ayrıca bu savaşlar sonucunda Balkan devletleri çok fazla toprak kazandı fakat en fazla toprağı Bulgaristan kazandığı için diğer Balkan devletleri buna tepki gösterdi. Bu durum sonucunda Yunanistan ve Sırbistan Bulgaristan’a karşı ittifak kurdular. Bu ittifak sonucu Bulgaristan, bu iki devlete saldırdı ve 2. Balkan Savaşı başlamış oldu. Karadağ ve Romanya’nın da toprak kazanmak amacıyla Bulgaristan’a saldırması sonucu savaş geniş bir alana yayıldı. Bu sırada Osmanlı Devleti de Bulgaristan’ın cephelerde kaybettiğini görünce kaybettiği toprakları kazanmak amacıyla Bulgaristan’a saldırdı.

    (Bu soru sayfa 30’daki tabloya göre yanıtlanmıştır.)

    Osmanlı Devleti; Batı Trakya, Makedonya, Arnavutluk, Ege Adaları ve On İki Ada’yı Balkan Savaşları sonucunda kaybetti. Yani Balkanlar’daki Osmanlı Hakimiyeti sona ermiş oldu. Hakimiyet sona erse de Türkler hala orada yaşamaktaydı. Yani bu durum, oradaki Türkleri azınlık durumuna düşürdü. Azınlık durumuna düşen Türkler Balkanlar’da çok fazla baskı altında kaldılar. Bu durum onları Anadolu’ya göç etmeye sürükledi. Balkanlar’daki Türk nüfusu azalırken Anadolu’da bir artış olmuştur. Ayrıca 1. Balkan Savaş’ı sonucu bir reform ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Savaşlar sonucu yüzyıllarca Osmanlı’nın egemenliği altında bulunan Bulgaristan’ın başkente saldıracak kadar güçlenmiş olduğu Atatürk tarafından gözlemlendi. Yaptığı gözlemler ile gerçekçi ve de gerçekçi bir kalkınma nasıl gerçekleşir, bunu görmüş oldu.

    Türklerin Balkanlara göç etme durumları 1. Murad döneminde gerçekleşmiştir. Bunun da nedeni dönemde uygulanan iskân politikasıdır. Bu politika sonucu Türkler Balkanlara göç etmeye başlamıştır. Normalde bölge kontrolünü Osmanlı iktidarı sağlarken Balkan savaşlarından sonra işler biraz daha farklılaştı. Bu sürece kadar Türkler ve Balkandaki halk güzel bir şekilde geçinebilmişler ve huzurlu bir şekilde yaşamışlardır. Ancak Balkan Savaşları’ndan sonra kurulan yeni devletler ile bu durum biraz daha zor hale gelmiştir. Diğer devletlerin halkları Türklerle bu kadar iyi anlaşamamış ve yeri geldiğinde baskı kurmuştur. Bu süreçte Türkler etnik yapı doğrultusunda başka devletlerin baskısı altında kalarak daha fazla dayanamamış ve kurtuluş yolları aramıştır. Ve en sonunda da yeni kurulan Balkan devletlerinden kaçarak Osmanlı Devleti’ne tekrar gelmişlerdir. Ancak yine de bütün Türk olanlar Balkanlardan kaçmamıştır. Bu bağlamda geçmişteki zorlukların tamamen yeni kurulan Balkan devletleriyle yaşanılan etnik yapıdan kaynaklandığını söyleyebiliriz.

    Günümüzde ise Türkiye’nin güç kazanmasıyla beraber bu tarz etnik yapıyla doğrudan alakalı sorunlar olmamakla birlikte duyulan en büyük problem eğitim noktasındadır. Balkanlarda Türk okullarında okuyan gençler lise sona kadar eğitim aldıktan sonraki süreçte üniversite başvurularında herhangi bir üniversiteye kabulleri gerçeklememektedir. Bu noktada günümüzde ise Türkçe eğitim konusunda büyük bir sıkıntı yaşandığı söylenebilir. Ancak eskiye kıyasla çok da büyük sorunlar kalmamıştır.

    Mustafa Kemal, Sofya’ya Ataşemiliter olarak atanmıştır. Bu dönem II. Meşrutiyet zamanlarına tekabül etmektedir. Bu dönemde Osmanlı Devleti iç ve dış siyasette fazlasıyla karışıktır aynı zamanda Balkan Savaşları’ndan da maddi ve manevi acısan büyük kayıplara uğramışlardır. Tam da bu esnada Mustafa Kemal, Sofya’ya askeri ateşe olarak gitmiştir ve orada kendine yeni kapılar açılmıştır. Sofya’da sadece askeri tecrübelerini geliştirmemiştir. Aynı zamanda modern anlamda pek çok durumla karşılaşmıştır. Kendini sosyal ve entelektüel birikim anlamında geliştirmiştir.

    Öncelikle kendisi Avrupa’dan gelen devlet adamlarıyla görüşmüştür ve kendi düşünce dünyasını farklı perspektiflere açarak genişletmiştir. Aynı zamanda burada kendini diplomasi bağlamında geliştirmiştir. Sofya’da gördüğü yönetim yapısıyla beraber kendisinden Cumhuriyet fikri daha da şiddetlenmiştir. Ve Cumhuriyet yapısını daha yakından görmüştür. Orada katıldığı etkinliklerle beraber ilk defa operaya gitmiştir ve bunun gibi pek çok etkinliğe katılmıştır. Orada bulunan Türklerin sorunlarını dinleyerek toplumu daha yakından tanıma fırsatına erişmiştir. Kısacası Mustafa Kemal kendini askeri tecrübesinin yanı sıra sosyal ve diplomatik anlamda da geliştirmiştir.

    Ölçme ve Değerlendirme Bölümü Soruları

    8. sınıf İnkılap tarihi dersinin birinci ünitesi olan Bir Kahraman Doğuyor ünitesinin Ölçme ve Değerlendirme bölümünde yer alan tüm soruları yanıtladık.

    1-İstanbul

    2-Şam

    3-Gelibolu

    4-Selanik

    5-Sofya

    6-Trablusgarp

    1-sosyal

    2-ekonomik

    3-sosyal

    4-kültürel

    5-kültürel

    6-g, e, ç, b, f, a, h

    7-a, b, e, f, h

    8-b, ç

    9-f

    10-a, h

    İngiltere en fazla sömürge alanına sahip olan ülkedir.

    Nüfusu en fazla olan sömürgeci ülke Almanya’dır.

    İngiltere toprak ve yüz ölçümü bakımından bir adada bulunduklarından dolayı her ne kadar çok fazla alan kaplamasada askeri, diplomatik, siyasi ve stratejik başarıları ve politikalarının sonucunda I. Dünya Savaşı‘ndan sonra dünyanın dört bir yanında sömürge topraklar edinmiştir. Bu dönemde İngiltere sahip olduğu sömürgelerden kaynak, iş gücü sağlamaktaydı. Örneğin, sanayi devrimi sonrasında İngiltere’nin yoğun bir kömür ihtiyacı ortaya çıkmıştı çünkü kendi kömür rezervleri bir noktadan sonra ülkenin ihtiyacını karşılamamaktaydı bunun sonunca İngiltere sömürge topraklarına taş ocakları kurarak gerekli kömür ihtiyaçlarını sömürge topraklarındaki vatandaşları ucuz ücretlere çalıştırarak ucuz fiyatlar temin etmişlerdir.

    Örnekten de anlaşabileceği gibi İngiltere’nin o dönemde dünyanın dört bir yanında sömürgesi olduğu ve bu sömürgelerinden gerekli ihtiyaçlarını çok karlı bir şekilde elde ettiklerinden dolayı İngiltere I. Dünya Savaşı sonrasında gerek ekonomik gerek teknolojik olarak hız kesmeden ilerlemeye devam ederek gelişmişlik düzeyi ve refah düzeyi olarak dönemdeki ülkelerin bir hayli önüne geçmişti. Bu durumun sonucunda diğer ülkeler İngiltere’ye “üzerinde güneş batmayan ülke” şeklinde hitap etmeye başlamışlardır.

    14-vatanseverlik

    15-açık sözlülük

    16-yenilikçilik

    17-çok yönlülük

    Fransız İhtilali her ulusun bir ulusun kendi devletinin, kendi bayrağının, kendi, marşının, kendi egemenliklerinin ve bağımsızlıklarının olması gerektiği fikrini öne sürmekteydi. Fransız İhtilali’nin yaşandığı aynı zaman dilimde ise Osmanlı Devleti çok uluslu, kozmopolitlik bir nüfus yapısına sahip bir ülke idi. Yani Osmanlı’nın içinde farklı kültürlerin ve farklı ulusların vatandaşları bir arada hoşgörü içinde yaşamaktaydı. Ancak kısa bir zaman içerisinde Osmanlı Devleti’nin himayesi altındaki azınlıklar her ne kadar hoşgörü ve saygılı bir ortamda yaşamakta olsalar bile kendi bağımsızlıklarına ve kendi egemenliklerine sahip olmak için Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmaya başlamışlardı. Çünkü, bu azınlıktaki topluluklar herhangi bir devletin himayesindeki gruplar, kitleler, azınlıklar olarak değil bağımsız bir millet ayrı kendi egemenliği ve özgürlüğünü kazanmış olan bir devlet yapısına sahip olmayı istemekte idiler.

    Örneğin, o dönemde Osmanlı Devleti’nin topraklarında Türkler ile barış ve hoşgörü içinde yaşayan Ermeni ve Sırp azınlıkları Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanıp kendi bağımsız devletlerini kurmak için Osmanlı ile mücadele etmeye çalışmış Osmanlı’nın himayesinden çıkıp kendi topraklarına kendi bağımsız devletlerini kurma girişimlerinde bulunmaya başlamışlardır ve Fransız İhtilali’nden sonra Osmanlı Devleti uzun yıllar boyunca azınlık isyanları, ayaklanmaları, darbeleri ile mücadele etmiştir.

    18-C

    19-A

    20-D

    21-B

    22-C

    23-C

    1-İstanbul

    2-Sömürgecilik

    3-Manastır

    4-Trablusgarp

    5-Selanik

    6-İdadi

    7-Rüştiye

    8-Meşrutiyet

    Yazı kaynağı : derstarih.com

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı 19-20-21-22-23-24-25. Sayfa Cevapları MEB Yayınları

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı 19-20-21-22-23-24-25. Sayfa Cevapları MEB Yayınları

    8.Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı 19-20-21-22-23-24-25. Sayfa Cevapları MEB Yayınları 2022-2023 eğitim-öğretim yılı konusu içerisinde 8. sınıf öğrencilerinin en çok ihtiyaç duyabileceği konular arasında bulunan ve içerisinde Mustafa Kemal’in Çocukluk Dönemi ve Öğrenim Hayatı konusunun da bulunduğu 8. sınıf inkılap tarihi ders kitabı sayfa 19-20-21-22-23-24-25 cevapları konusunu paylaştık. Mustafa Kemal’in Çocukluk Dönemi ve Öğrenim Hayatı konusu içerisinde eksik veya hatalı kısımları bizlere yorumlardan yazarak bildirebilirsiniz.

    8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı 19-20-21-22-23-24-25. Sayfa Cevapları MEB Yayınları 2. Kitap

    8.Sınıf MEB Yayınları T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kitabı 19-20-21-22-23-24-25. Sayfa Cevapları Mustafa Kemal’in Çocukluk Dönemi ve Öğrenim Hayatı

    8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MEB Yayınları Sayfa 19 Ders Kitabı Cevapları

    Doğup büyüdüğümüz yer, yaşamımızı nasıl etkiler? Açıklayınız.
    Cevap: Doğup büyüdüğümüz yer de sosyal hayat nasılsa bizde ona göre şekilleniriz. Gittiğimiz okul, sohbet ettiğimiz insanlar, yapılan işler bizlerin hayatını ona göre şekillendirir. 

    8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MEB Yayınları Sayfa 20 Ders Kitabı Cevapları

    1-Selânik’te ulaşımın gelişmiş olması, şehre neler kazandırmıştır? Söyleyiniz
    Cevap: Ulaşımın gelişmiş olması oraya seyahat eden insanların olmasına kültürel etkileşim olmasını sağlar. Aynı zaman da ekonomik alanda da gelişimini sağlar. 

    2-Selânik şehrinde geçmişten günümüze nelerin değiştiğini görsellere bakarak açıklayınız. (Görsel 1.10, 1.11)
    Cevap: Geçmişten günümüze daha modern hale gelmiştir. 

    Yukarıdaki metne göre soruların cevaplarını boşluklara yazınız.

    1-Selânik’in göç alma nedenleri nelerdir?
    Cevap: Ulaşım kolaylığı ile ticaret gelişmiş ve göç alarak gelişim sağlanmıştır. 

    2-Selânik’teki inanç özgürlüğü konusunda düşünceleriniz nelerdir?
    Cevap: İnanç özgürlüğü olması çok güzeldir. Bu sayede insanlar farklı dinlere mensup olsa da bir arada yaşayarak anlaşma sağlanmıştır. 

    3-Avrupa’daki yeniliklerin Selânik’e kısa bir sürede ulaşmasının nedenleri nelerdir?
    Cevap: Demir yolları inşa edilmiş ve bu sayede ulaşım kolaylığı olduğu için yenilikler kısa sürede gelmiştir. 

    4-Selânik’te başlıca hangi ekonomik faaliyetler görülmektedir?
    Cevap: Pamuklu ve yünlü kumaş üretimi, tütün görülmektedir.

    8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MEB Yayınları Sayfa 21 Ders Kitabı Cevapları

    1-Mustafa Kemal’in eğitimiyle ilgili anne ve babasının tutumu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Söyleyiniz.
    Cevap: İkisi de farklı görüşleri savunan insanlardır. Anne ve babanın yaşadıkları çevreden gördükleri yaşam tarzı ile çocuklarını kendi istekleri doğrultusunda yönetmeye çalışmalarını doğru bulmuyorum. 

    2-Mustafa Kemal’in bu anısından yola çıkarak Osmanlı eğitim sistemi hakkında neler söyleyebilirsiniz? Açıklayınız.
    Cevap: Osmanlı devletinde eğitim din ile beraber yürümüştür. 

    Gelecekte hangi mesleği seçeceğinize karar verdiniz mi? Verdiyseniz bu kararı almanızdaki etkenler nelerdir? Söyleyiniz.
    Cevap: Evet karar verdim. Bu kararı alırken yapmayı sevdiğim, bu işi yaparken elimden geleni en iyisini yapacağımı düşünerek hareket ettim. 

    8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MEB Yayınları Sayfa 22 Ders Kitabı Cevapları

    1-Mustafa’yla annesi arasında geçen bu konuşma, Mustafa hangi okula başlamadan önce gerçekleşmiştir? Söyleyiniz.
    Cevap: Selanik Askeri Rüştiyesi ‘ne başlamadan önce gerçekleşmiştir.

    2-Metinde anlatılanlar, Mustafa’nın hangi kişilik özelliklerini yansıtır? Söyleyiniz.
    Cevap: Askeri alanda yetenekleri olan biri olduğunu göstermektedir. 

    Mustafa Kemal’in annesinin düşüncelere dalmasının nedenlerini, Osmanlı’nın son dönemlerini de düşünerek açıklayınız.
    Cevap: İyi bir asker olarak büyük başarılar elde edeceği düşüncelerine dalmıştır. 

    8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MEB Yayınları Sayfa 23 Ders Kitabı Cevapları

    Okul hayatınızda sizi etkileyen öğretmenler oldu mu? Bu öğretmenlerin daha çok hangi yönlerinden etkilendiniz? Açıklayınız.
    Cevap: Evet oldu. Zor şartlarda okuyarak başarıyı yakalayan öğretmenlerimin olması beni daha çok azimlendirmiştir. 

    8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MEB Yayınları Sayfa 24 Ders Kitabı Cevapları

    1-Manastır’daki yabancı konsoloslukların ayrılıkçı isyanlara ne gibi etkileri olmuştur? Açıklayınız
    Cevap: Konsolosluklar bu ayrılıkçı fikirlerin yayılmasına ve isyanların artmasına neden olmuşlardır. 

    2-Makedonya’daki gelişmeler Mustafa Kemal’de hangi kişilik özelliklerinin oluşmasına katkı sağlamıştır? Açıklayınız
    Cevap: Milliyetçilik ve devletçilik ilkelerinin temelini oluşturmuştur. 

    8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MEB Yayınları Sayfa 25 Ders Kitabı Cevapları

    1-Mustafa Kemal’in öğrencilik yıllarının bir bölümünün İstanbul’da geçmesi, onun siyasi konularda gelişmesine nasıl bir katkı sağlamıştır? Açıklayınız
    Cevap: Siyasetin ana şehri olan İstanbul’da yaşam sürdürmesi burada olan gelişmeleri görmesi onun daha çok fikir sahibi olup olaylara daha çabuk çözüm üretebilmesi gelişme göstermiştir. 

    2-Mustafa Kemal’in öğrenim hayatında onu etkileyen öğretmenler kimlerdir? Söyleyiniz
    Cevap: Yüzbaşı Naci (Eldeniz) bey, Fransızca öğretmeni Necip Ası bey, Harp okulunda Topçu Feriki (Tümgeneral) Ahmet Muhtar Paşa.

    Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşluklara verilen sözcükleri yazınız
    Cevap:

    8.Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları 19-20-21-22-23-24-25. Sayfa, Mustafa Kemal’in Çocukluk Dönemi ve Öğrenim Hayatı 2022-2023 eğitim-öğretim yılı konusu içerisinde eksik veya hatalı kısımları bizlere yorumlardan yazarak bildirebilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.forumsinif.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap