Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    maddi tazminatta zararın belirlenmesinde başvurulan unsurlar

    1 ziyaretçi

    maddi tazminatta zararın belirlenmesinde başvurulan unsurlar bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İş Sağlığı ve Güvenliği Final 5. Deneme Sınavı

    AB iş sağlığı ve güvenliği direktifleri olarak tanımlanan düzenlemelerde;

    İşçilerin sağlık ve güvenliiğini korumak için uygulanacak temel ilke ve kurallar

    İşçilerin sağlık ve güvenliğini bir iş kolunda veya işte ya da bir tehlike veya riskten korumak için uyulacak asgari gerekler

    Demografik özellikleri veya iş ilişkileri nedeni ile risk grubu oluşturan işçilerin sağlık ve güvenliğini korumak için uyulacak asgari gerekler

    İşçileri, tehlike ve risklerden korumak için kullanıllan teçhizat ile asgari gerekler belirlemiş fakat,

    "İşverenin sağlık ve güvenliğini korumak için asgari gerekler" AB'nin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında yapılan düzenlemelerde, iş sağlığı ve güvenliği direktiflerinden biri olarak belirlenmemiştir.

    Yazı kaynağı : aof.sorular.net

    Maddi Zarar ve Bu Zararın Belirlenmesi

    Okuyucular bu eserde ortaya koyulan açıklamaları, Roma Hukuku'ndan başlamak üzere modern kanunlaştırma hareketlerine kadar ki tarihi temeller, mukayeseli hukuk düzenlemeleri, Avrupa Birliği Sorumluluk hukuku esasları , İsviçre Federal Mahkeme Kararları ve özellikle Yargıtay kararları ile birlikte Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirme olanağı bulacaklardır. Bu çerçevede okuyucu bu eserde genel olarak şu sorulara cevap bulacaktır.

    - Maddi zarar ve menfaat kavramlarından ne anlaşılır?

    - Maddi zarar ve onun belirlenmesine yönelik teoriler nelerdir?

    - Zarar ve menfaat aynı kavramlar mıdır?

    - Maddi zarar ve menfaat türleri nelerdir? Özellikle fiili zarar, kar mahrumiyeti , doğrudan zarar dolaylı zarar, yansıma zarar, olumlu ve olumsuz zarar ve diğer zarar türleri neyi ifade eder ve uygulamada nasıl karşımıza çıkar?

    - Maddi tazminat nedir ? Tazminatın belirlenmesine etki eden faktörler ve tazminat türleri nelerdir?

    - Maddi zararın belirlenmesi nedir ? Maddi zararın belirlenmesinde özellikle eşyaya verilen zararlarda zararın belirlenmesi yöntemleri nelerdir?

    - Zararın belirlenmesinde nazara alınması gereken olgular nelerdir? Zarar belirlenmesinde hangi yer ve zaman esas alınması gerekir? Zararın denkleştirilmesinin zararın belirlenmesindeki etkisi nedir?

    - Vücut bütünlüğünün ihlaline yönelen zararlar ve mala verilen zararlar nelerdir? Bu tür zararlar nasıl tazmin edilir?

    - Genel olarak borca aykırılık hallerinde zarar nasıl belirlenir ? Borçlunun temerrüdü durumunda kusurlu imkansızlık halinde , zapt halinde ve maddi ayıp durumunda maddi zarar nasıl belirlenir?

    Konu Başlıkları

    - Maddi Zarar – Menfaat Kavramları ve Türleri

    - Maddi Zararın Belirlenmesi ve Zararın Belirlenmesinde Dikkate Alınan Başlıca Hususlar

    - Sözleşmeler ve Haksız Fiilde Maddi Zararın Belirlenmesi

    İçindekiler

    İkinci Baskıya Önsöz 7
    Önsöz 9
    Yazarın Önsözü 11
    Kısaltmalar 19
    GİRİŞ
    I. KONUNUN ÖNEMİ VE SORUNUN ORTAYA KOYULMASI 21
    II. KONUNUN SINIRLANDIRILMASI 22
    III. TERMİNOLOJİ 27
    IV. ARAŞTIRMA PLANI 29
    Birinci Bölüm
    MADDÎ ZARAR – MENFAAT KAVRAMLARI VE TÜRLERİ
    I. MADDÎ ZARAR 31
    A. Kavram 31
    B. Unsurları 47
    1. Malvarlığı 47
    2. Malvarlığının Azalması 52
    3. Malvarlığında Meydana Gelen Azalmanın İrade Dışı Gerçekleşmesi 60
    C. Başlıca Maddî Zarar Türleri 63
    1. Genel Olarak 63
    2. Fiilî Zarar – Kâr Mahrumiyeti 64
    a. Genel Olarak 64
    b. Fiilî Zarar 67
    c. Kâr Mahrumiyeti 73
    3. Doğrudan Zarar – Dolaylı Zarar – Yansıma Zarar 102
    a. Genel Olarak 102
    b. Doğrudan Zarar–Dolaylı Zarar 109
    c. Yansıma Zarar 118
    4. Olumlu Zarar–Olumsuz Zarar 123
    a. Genel Olarak 123
    b. Olumlu Zarar – Olumsuz Zarar 128
    5. Mevcut Zarar–Müstakbel Zarar–Muhtemel Zarar 144
    6. Şahsa Verilen Zarar – Eşyaya Verilen Zarar 151
    7. Soyut Zarar–Somut Zarar 157
    D. Maddî Zararın Manevî Zarardan Ayırt Edilmesi 159
    II. MENFAAT 173
    A. Kavram 173
    B. Tarihi Gelişimi ve Uygulama Alanı 189
    1. Klasik Hukuk Dönemi 189
    2. Klasik Sonrası Dönem 197
    3. Orta Çağ 199
    4. Orta Çağ Sonrası 205
    C. Menfaat Kavramının Kullanım Biçimleri 209
    1. Genel Olarak 209
    2. Kullanım Biçimleri 210
    a. Fark Anlamına Gelecek Şekilde Kullanılması 210
    b. Paylaştırma Anlamına Gelecek Şekilde Kullanılması 213
    c. İkincil Nitelikte Edimi İfade Edecek Şekilde Kullanılması 214
    d. Davacının Davalıdan Talep Edebileceği Edimin İçeriğini İfade Edecek Şekilde Kullanılması 215
    D. Sınırlandırılması 216
    E. Başlıca Menfaat Türleri 227
    1. Genel Olarak 227
    2. Türleri 231
    a. Olumlu ve Olumsuz Menfaat 231
    b. Koruma Menfaati 237
    c. Malvarlığına Yönelik Menfaat 238
    d. Yere ve Zamana Yönelik Menfaat 239
    e. Hissi Değere Yönelik Menfaat 239
    f. Objektif Menfaat – Kararlaştırılmış Menfaat – Kişisel Menfaat 244
    g. Doğrudan Menfaat – Dolaylı Menfaat 246
    F. Roma Hukuku ve Modern Hukuk Menfaat Anlayışının Karşılaştırılması 255
    İkinci Bölüm
    MADDÎ ZARARIN BELİRLENMESİ VE ZARARIN BELİRLENMESİNDE DİKKATE ALINAN BAŞLICA HUSUSLAR
    I. MADDÎ ZARARIN BELİRLENMESİ 261
    A. Genel Olarak 261
    B. Maddî Zarar Kavramına İlişkin Olarak Ortaya Koyulan Başlıca Teorilerin Kısaca Değerlendirilmesi 270
    1. Genel Olarak 270
    2. Fark Teorisi ve Somut Zarar Teorisi 273
    C. Zararın Belirlenmesinin Tazminatın Belirlenmesi ile Karşılaştırılması 278
    1. Maddî Tazminat Kavramı ve Tazminatın Belirlenmesi 278
    a. Genel Olarak 278
    b. Tazminatın Belirlenmesinde Dikkate Alınan Başlıca Hususlar 295
    aa. Genel Olarak 295
    bb. Zarar Veren Kişinin Kusurunun Ağırlığı 296
    cc. Birlikte Kusurun Varlığı 301
    dd. Zarar Veren Kişinin Zor Durumda Kalacak Olması ve Hâkimin Takdirine Bağlı Diğer Sebepler 312
    2. Zararı Tazmin Türleri 317
    a. Genel Olarak 317
    b. Türleri 319
    aa. Aynen Tazmin 319
    bb. Nakden Tazmin 325
    II. ZARARIN BELİRLENMESİNDE DİKKATE ALINAN BAŞLICA HUSUSLAR 328
    A. Zararın Belirlenmesinde Esas Alınacak An 328
    B. Zararın Denkleştirilmesi 341
    C. Eşyaya Yönelik Zararların Belirlenmesine İlişkin Esaslar 354
    1. Zararın Belirlenmesinde Kullanılan Başlıca Yöntemler 354
    a. Genel Olarak 354
    b. Objektif Hesaplama Yöntemi 357
    c. Subjektif Hesaplama Yöntemi 363
    2. Hasar Gören Şeyin Zarar Gören İçin İfade Ettiği Hissi Değer 366
    3. Şeyin Tamamen Telef Olması Durumu 369
    4. Şeyin Hasara Uğraması Durumu 371
    a. Tamir Masrafları 372
    b. Hasar Gören Şeyin Yerine Yenisinin Alınması İçin Gereken Değerin Ödenmesi 372
    5. Zararın Belirlenmesinde Esas Alınacak Yer 373
    D. Şahsa Yönelik Zararın Belirlenmesine İlişkin Esaslar 377
    1. Vücut Bütünlüğünün İhlâline Yönelik Zararın Kapsamı ve Belirlenmesi 378
    a. Genel Olarak 378
    b. Tedavi Masrafları 382
    c. Çalışma Gücünün Yok Olması veya Azalması ve Ekonomik Geleceğin Sarsılması Nedeniyle Oluşacak Zarar 392
    2. Ölüm Durumunda Zararın Belirlenmesi 396
    E. Zararının Belirlenmesine Getirilen Sınırlamalar 401
    Üçüncü Bölüm
    SÖZLEŞMELER VE HAKSIZ FİİLDE MADDÎ ZARARIN BELİRLENMESİ
    I. GENEL OLARAK SÖZLEŞMEYE DAYALI VE SÖZLEŞME DIŞI SORUMLULUK 405
    II. GENEL OLARAK ZARARI TAZMİN BORÇLARININ SEBEPLERİ 414
    III. SÖZLEŞMELERDE MADDÎ ZARARIN BELİRLENMESİ 419
    A. Genel Olarak 419
    B. Sözleşmelerde Maddî Zararın Belirlenmesinin Esasları 423
    1. Genel Olarak 423
    2. Borca Aykırılık Hallerinde Zararın Belirlenmesi 425
    a. Genel Olarak 425
    b. Borcun İfa Edilmemesi 432
    c. Borcun İfa Edilmemesi Kapsamına Giren Durumlarda Maddî Zararın Belirlenmesi 451
    aa. Borçlu Temerrüdü Durumunda 451
    aaa. Genel Olarak 451
    bbb. Para Borçlarında 463
    ccc. Tam İki Tarafa Borç Yükleyen Sözleşmelerde 471
    bb. Kusurlu İfa İmkânsızlığı Durumunda 489
    cc. Borcun Gereği Gibi İfa Edilmemesi Durumunda 494
    aaa. Genel Olarak 494
    bbb. Zapt Durumunda 495
    ccc. Ayıplı İfa Durumunda 514
    IV. HAKSIZ FİİLDE MADDÎ ZARARIN BELİRLENMESİ 544
    A. Genel Olarak 544
    B. Haksız Fiil ve Suç Ayırımı 550
    C. 12 Levha Kanunu’nda Mala Verilen Zararlar 557
    D. Mala Verilen Zararda Zararın Belirlenmesi 560
    1. Genel Olarak 560
    2. Mala Verilen Zarar’da Zararın Belirlenmesinin Esasları 570
    a. Geçmişe Yönelen Zararı Belirleme Yöntemi 570
    b. En Yüksek Değer Üzerinden Zararı Belirleme Yöntemi 571
    c. Geçmişe Yönelik Hesaplamada En Yüksek Değerin Esas Alınmasının İşlevi 572
    3. Lex Aquilia’nın Birinci Kısmına Göre Zararın Belirlenmesi 576
    4. Lex Aquilia’nın Üçüncü Kısmına Göre Zararın Belirlenmesi 583
    5. Mala Verilen Zarar’da Zararın Belirlenmesinde Menfaatin Yeri 589
    Sonuç 597
    ZUSAMMENFASSUNG 611
    Kaynakça 627
    Kavramlar Dizini 645

    Yazı kaynağı : www.hukukmarket.com

    BaroKart - BLOG

    1 – Şahıs varlığına verilen zararlarda kimler maddi tazminat isteyebilir?

    Haksız eylem ya da hukuka aykırı bir fiil sonucu insanın şahıs varlığına verilen zararlar genel olarak ikiye ayrılır.

    Bedensel bütünlüğün ihlalinden doğan zararlar ve destekten yoksun kalma zararları.

    Haksız eylem ya da hukuka aykırı bir fiil sonucu ölümle sonuçlanan olaylarda, müteveffanın desteğinden yoksun kalanlar, bu sebeple uğradıkları kayıpları tazminat olarak isteyebilirler. Buna “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı” denir.

    Önemli: Bedensel bütünlüğü zarara uğrayan kişi isterse bitkisel hayatta olsun, sağ olduğu sürece destekten yoksun kalmadan söz edilemez.)

    Haksız eylem ya da hukuka aykırı bir fiil sonucu meydana gelen Bedensel Bütünlük Zararı genelde, yaralanma, sakatlanma, hastalanma ya da ruhsal bunalımla sonuçlanma olarak ortaya çıkar.

    (Önemli: Bedensel bütünlük zararlarında, bizzat bedensel zarara uğramış kişi ya da kişiler maddi tazminat isteyebilir.)

    2- Dava dilekçesinde bulunması gerekli asgari unsurlar nelerdir?

    Tazminat isteme hakkı yasalarla sınırlandırılmış ve bir takım koşullara bağlanmıştır. Yasalarda açıklık bulunmayan durumlar ise öğreti ve yüksek mahkeme içtihatları ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Her zararın sonucunda maddi tazminat doğmayabilir. Bu, somut olayın soyut kurallara uyumlandırılması ve değerlendirilmesi ile ortaya çıkarılır. Bu değerlendirme “hukuki değerlendirme”dir. Tazminat hukukunun asıl belirleyici unsuru hukuki değerlendirmedir. Hukuki değerlendirme sonucunda zararın “kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilden” meydana geldiğine dair mahkemede kanaat oluşursa tazminine hükmedilir.

    (Olay ile zarar arasındaki nedensellik (illiyet) bağının mutlaka kurulması gerekir. Zarar haksız eylem ya da hukuka aykırı bir durumun sonucu oluşmalıdır.)

    Talep bölümünde mutlaka istenilen maddi ve manevi zarar miktarları belirtilmelidir. Manevi tazminat miktarının gerçek değeri yazılmalıdır. Maddi tazminat miktarı sonradan verilecek bilirkişi raporuna göre “ıslah” yolu ile değiştirilebileceği gibi “belirsiz alacak” ya da “kısmi dava” olarak da dava açılabilir. İstenecek faizin zarar tarihinden itibaren istenmesi uygun olacaktır.

    3 – Bedensel Bütünlük Zararı nedir?

    Bedensel bütünlük zararı, kişinin doğal koşullar altında tam ve normal bir yapıya sahip bedeninin ya da ruhunun kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarara uğramasıdır. Kişinin bedensel bütünlüğü her şeyden önce Anayasal güvence altındadır (AY Md.17). Bu güvence çeşitli kanunlarla da desteklemektedir (BK. Md.48, MK. Md.23,24, 5521 Sayılı iş K. Md.21).

    4 – Bedensel bütünlük zararı nedeniyle açılacak tazminat davasında hangi mahkemede dava açılmalıdır?

    • Adli yargı kolunda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (6100 sayılı HMK. Md. 2).
    • İş kazası nedeniyle oluşan bedensel zararlarda tarafların işçi ve işveren olması koşulu ile iş mahkemesi görevlidir (5521 sayılı K. Md.5).
    • Yolcuların gidecekleri yere salimen ulaştırılması yükümlülüğünü yerine getiremeyen taşıyıcıya karşı Ticaret mahkemesinde dava açılır (6102 Sayılı TTK Md. 914, 1256).
    • İdari yargı kolunda somut davanın mahiyetine göre dava, İdare mahkemeleri, Danıştay ya da AYİM’de görülür.

    5 -Bedensel bütünlük zararı nedeniyle açılacak tazminat davası nerede açılmalıdır?

    Bu davalarda 6100 Sayılı HMK Md.5 gereği genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
    Ayrıca, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK. Md.16).

    6 – Kimler dava açabilir?

    Bedensel bütünlük zararı nedeniyle açılan davalarda kural olarak sadece zarar gören kişi dava açabilir. Açılacak davanın konusunu, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucu oluşan zararın giderilmesi oluşturur.

    7 – Ne kadar süre içerisinde dava açılabilir? Zamanaşımı süresi ne kadardır?

    Bu tip davalarda zaman aşımı BK. Md.72’ye göre; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır”.
    Kural olarak zamanaşımı başlangıç tarihi zararın meydana geldiği tarihtir. Zarardan sonra yeni zararlar meydana gelirse, zamanaşımı bu yeni olayın meydana geldiği tarihten itibaren başlar.

    8 – Bilirkişi incelemesinde hangi hususlara dikkat edilir?

    Bedensel zararlar genellikle, yaralanma, sakatlanma, hastalanma ve ruhsal bunalım şeklinde oluşur. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda kişi/kişiler, geçici ya da sürekli iş göremez hale gelebilirler. Zarara maruz kaldıklarından itibaren, çeşitli tedavileri görebilirler. Bu tedavileri için çeşitli masraflar yapabilirler. Bedensel zararlardan dolayı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabilirler. Maddi tazminat hesabı, konusunda uzman bilirkişiler tarafından yapılır. Bedensel zararlar olarak bilirkişiler maddi zarar hesap unsuru olarak şunları dikkate alırlar (BK. Md. 54):

    • Tedavi giderleri, (Dava dosyası ekine, tedavi, ulaşım, iyileşme giderleri ve dava konusuyla ilgili diğer masraflara dair belgelerin mutlaka koyulması gerekir. )

    • Kazanç kaybı, (Zarar miktarı hesaplanırken davacının söz konusu zararın meydana gelmesinden önceki geliri esas alınır. Tüm zarar hesabı bu gelir üzerinden yapılacağından dava dosyasında bulunması gereken belki de en önemli belge bu belgedir. Bu nedenle dava dosyası ekine mutlaka davacının gelirini gösterir somut belge koyulması gerekir. Somut belge bulunamıyor ya da gerçeği yansıtmıyorsa gerçek geliri yazılır, aynı iş yerinden emsal aylık miktarını belirten bir tanığın beyanı delil olarak koyulabilir. Bunun gerekiyorsa ticaret meslek odalarından mahkemece sorulması istenir.)

    • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, (Davacının çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi yetkili sağlık kurumunun vereceği “meslekte kazanma gücünden kayıp oranı ya da sürekli iş göremezlik raporu ile ortaya koyulur. Davacı bu oranda zarara uğramış kabul edileceğinden bu rapor çok önemlidir. Oluşan zarar nedeniyle böyle bir rapor alınmışsa dava dosyası ekine koyulmalıdır. Rapor yoksa mahkeme res’en yetkili sağlık kurumundan bu raporu vereceği ara karar ile aldıracaktır. Eğer % 100 tam iş göremezlik söz konusu ise mutlaka mahkemeden iki asgari ücret tutarında “bakıcı ücreti” ayrıca talep edilmelidir.)

    • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. (Bu tip zararlar davacının özel durumu nedeniyle ayrıca uğrayacağı istisna zararlardır. Örneğin ses sanatçısının sesini kaybetmesi, bir mankenin vücudunda kalıcı iz oluşturacak şekilde yaralanması, futbolcunun sakatlanarak futbol oynayamayacak hale gelmesi gibi. İlave belge gerektirir.)

    9 – Destekten Yoksun Kalma Zararı ve Tazminatı nedir?

    Destekten yoksun kalma tazminatı hukuki niteliğini, haksız fiillere dayalı sorumluluk ve sözleşmeye dayalı sorumluluktan almaktadır.

    Haksız fiillere dayalı sorumluluğu düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 53/3’üncü maddesi ile destekten yoksun kalma tazminatı açıkça zikredilmiştir. Hukuki nitelik olarak, bu zararın giderimi borcu, doğrudan haksız fiili işleyen kişi/kuruma ait olduğu gibi, bizzat haksız fiili işlememekle beraber, haksız fiilden sorumlu tutulabilecekleri de kapsamaktadır. Bir başka deyişle, sorumluluk hukuku açısından, sorumluluğun sebep ya da kusur sorumluluğu olmasının önemi yoktur.

    Sözleşmeye dayalı hükümlere aykırı hareket hususunda destekten yoksun kalma tazminatı konusunda iki örnek önümüze çıkmakta ve pozitif hukuk açısından çözüme kavuşturulduğu görülmektedir. Bunlar, işverenin sorumluluğu hakkındaki BK. Md. 417/2 ve İş Kanunu Md. 77’deki düzenlemeler ile taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen TTK Md. 914’deki düzenlemelerdir. Bu iki halin dışındaki hallerde doktrin ve içtihatlarda bir görüş birliği yoktur.

    Sözleşme dışı sorumlulukta yansıma zarar dolayısıyla genel olarak bir giderim (tazminat) yükümünden söz edilemez. Kural olarak giderim talebinde bulunabilecek olan kişi yalnızca doğrudan zarara uğrayan kişi (ya da kişiler)dir. (KELLER, Haftpflicht,s.70) Bu genel kuralın istisnasını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 53/3’te zikredilen “ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” cümlesi ile “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı” teşkil etmektedir.

    Bu bağlamda destekten yoksun kalma nedeniyle uğranılan zarar, yasada açıkça öngörülmüş biçimde talep hakkı tanıyan yansıma zararı oluşturmaktadır. (STARK, Ausservertragliches Haftpflichtrecht, s.43) Destekten yoksunluk tazminatı, ölüm nedeniyle ortaya çıkan, miras hukukundan bağımsız, yansıma yolu ile uğranılan maddi zararın tazmini amacını güden bir taleptir.(Emre Gökyayla S:46 vd)

    10 – Kimler destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilirler?

    Ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumlusundan isteyebilirler. Yargıtay’ın ifadesi ile “Destekten yoksun kalma davası ile davacı miras bırakanın (müteveffanın) doğmuş bir dava hakkını değil, kendilerine yardım eden kimsenin gelirinden ve yardımından yoksun kalmaları sebebiyle muhakkak olan fakat halele uğratılan menfaatleri oranında uğradıkları zararın giderilmesi istenir.” (4 HD. 14.10.1963, K.9019, ÇENBERCİ, S.807) (Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında, ölenin eşi, çocukları ile anne ve babası, doğal olarak destekten yoksun kalan olarak alınmaktadır.

    Bunun için dava dosyasına bir belge olarak sadece “vukuatlı nüfus kayıt örneği” koyulması yeterlidir. Diğerleri için belge ile ispat gerekmektedir.)

    6098 Sayılı Borçlar Kanunu Md. 53/3.’e göre, ölüm halinde uğranılan zararlar arasında müteveffanın desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar yer almaktadır.

    (Buradaki önemle vurgulanacak husus zarar görenin ölmüş olmasıdır. Destek kavramı ölüm ile ortaya çıkar. Zarar gören ne şekilde olursa olsun hayatta ise destekten söz edilemez.)

    Müteveffanın desteğinden söz edebilmek için, ölmeseydi o kişinin geçimini kısmen ya da tamamen karşılıyor ya da ilerde kuvvetle muhtemel karşılayacak olması gerekir. Bu karşılamanın geçici olmaması, eylemli ve düzenli olması, zararın meydana geldiği olaydan sonra da devam ediyor olması gerekir.

    Ayrıca, destek konusunda olay anında kişi ya da kişilere var olan destek için “fiili (gerçek) destek”, ilerde kuvvetle muhtemel doğacak için de “farazi destek” ayrımı yapılmaktadır.

    Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenden intikal eden bir miras değil, yasal olarak destekten yoksun kalanlara tanınmış bir haktır.

    11 – Destek Pay Oranları ne kadardır?

    Desteğin hak sahiplerine olan destek pay oranı hesabı tamamen varsayımsal bir dağılımı içerir. Bu nedenle, bilirkişilerce çok çeşitli şekilde destek pay oranı dağılımları yapılmaktadır. Tüm dağılımlar, desteğin iyi bir eş, iyi bir ebeveyn, iyi bir evlat olarak farz edilip, gelirinin bir kısmını hak sahiplerine ayırdığı varsayımı üzerine kurulur. Destek pay oranları hesabında yargı kollarında bir birliktelik yoktur. Her yargı kolu ve hatta çevresi farklı bir oran kullanmaktadır.

    12 – Zarardan İndirim Oranları ne kadardır?

    Maddi Zarar hesabı yapıldıktan sonra bulunan zarardan somut davanın durumuna göre bazı indirimler yapılabilir. Bunlardan Bazıları şunlardır:

    Dul Eşin Tekrar Evlenme İhtimali

    Doğal yaşamın gereği, dul kalan eş tekrar evlenebilir. Bu durumda müteveffadan alacağı yardım kesilecektir. Destekten yoksun kalma hesabı yapılırken dul kalan eşin evlenme ihtimaline göre elde edeceği maddi tazminattan belli oranda indirime gidilir. İndirim varsayımsal bir oran ile yapılmaktadır. Dul eşin tekrar evlenme ihtimali ile ilgili olarak genelde “AYİM Dul eşin Evlenme Şansı İndirim Oranları Tablosu” kullanılmaktadır. Tabloda geçen değerler kadına göre üretildiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu TUİK verilerine dayanarak erkek eş için bu değerlerin %77,13 ile alınmasının uygun olacağını içtihat etmiştir (Hukuk Genel kurulunun 02.02.2011 gün, 2010/4712 Esas, 2011/4 Kararı).

    Müterafik Kusur

    Zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesi durumunda, zarara uğrayana ödenecek tazminat miktarı kusuru oranında azaltılabilir ya da tamamen kaldırılabilir. Müterafik kusur oranı mahkemece kusur bilirkişileri marifeti ile belirlenir.

    Yazı kaynağı : barokart.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap