Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    lenfoma nedir belirtileri nelerdir kısaca

    1 ziyaretçi

    lenfoma nedir belirtileri nelerdir kısaca bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Lenfoma nedir? Lenfoma hastalığı nasıl anlaşılır? Lenfoma belirtileri neler?

    Lenfoma nedir? Lenfoma hastalığı nasıl anlaşılır? Lenfoma belirtileri neler?

    Lenfoma nedir, belirtileri nelerdir? sorularının yanıtı son günlerde gündeme gelen haberlerin ardından merak konusu oldu. Lenf bezlerinden ve bazen de herhangi bir organdan köken alan heterojen bir grup kanser türü olan lenfoma kenf bezi kanserleri Hodgkin ve Hodgkin Dışı Lenfoma olmak üzere iki alt tiptir. Bunların da kendi içinde çok sayıda alt grupları bulunmaktadır. Peki, lenfoma nedir? Lenfoma nasıl anlaşılır? Lenfoma belirtileri neler?

    LENFOMA NEDİR?

    Gündemde yer alan haberler ardından lenfoma hastalığı en çok konuşulan ve araştırılan konulardan biri oldu. Bir kanser türü olan lenfomayı ilk kez duyan vatandaşlar, 'Lenfoma nedir? Lenfoma hastalığı belirtileri neler?' gibi sorulara internet üzerinden tanıt arıyor. 

    Lenfoma, lenfatik sistemde ortaya çıkan bir grup kan kanseridir. Hastalık, genellikle lenf bezlerinden ve bazen de herhangi bir organdan köken alan heterojen bir grup kanser türüdür. Lenf bezi kanserleri Hodgkin ve Hodgkin Dışı Lenfoma olmak üzere iki alt tiptir. Bunların da kendi içinde çok sayıda alt grupları bulunmaktadır. Genetik, immünsupresyon, çevresel faktörler, infeksiyöz ajanlar (viruslar, bakteriler) kimyasal ve fiziksel ajanlar, radyasyon, kemoterapi, kollajen doku hastalıkları, bağışıklık sistemi bozulması ve bağışıklık sistemi hastalıkları lenfoma gelişme riskini artırmaktadır.

    Lenf bezesinde büyüklük (boyun, koltuk altı, kasık vb), vücutta 38 derece ve üzerinde ateş, kilo kaybı, gece terlemesi, ciltte kaşıntı, halsizlik, yorgunluk, düşkünlük ve tutulan organa ait herhangi bir belirti görülebilir.

    Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bir taraftan kanser tedavi edilirken diğer taraftan kanseri önleyici girişimler hayata geçirilmelidir. Lenfoma kür şansı olan yani tedavi sonrası tekrarlamayacak kanserlerden biridir. Güncel ilaç ve ışın tedavileri ile bazı lenfoma türlerinde %95’e kadar başarı sağlanabilir. Ağır seyreden bazı lenfomalarda ise kök hücre nakli ile yüksek başarı oranları sağlanabilir. Lenfoma tedavisinde dünyadaki ve Türkiye’deki çalışmaların amacı lenfomanın tansiyon, şeker vb. kontrol edilebilen kronik bir hastalık haline gelmesidir.

    Lenfomaya Neden Olan Faktörler

    Genetik, immünsupresyon, çevresel faktörler, infeksiyöz ajanlar (viruslar, bakteriler) kimyasal ve fiziksel ajanlar, radyasyon, kemoterapi, kollajen doku hastalıkları, bağışıklık sistemi bozulması ve bağışıklık sistemi hastalıkları lenfoma gelişme riskini artırmaktadır.

    Lenf bezesinde büyüklük (boyun, koltuk altı, kasık vb), vücutta 38 derece ve üzerinde ateş, kilo kaybı, gece terlemesi, ciltte kaşıntı, halsizlik, yorgunluk, düşkünlük ve tutulan organa ait herhangi bir belirti görülebilir.

    Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bir taraftan kanser tedavi edilirken diğer taraftan kanseri önleyici girişimler hayata geçirilmelidir. Lenfoma kür şansı olan yani tedavi sonrası tekrarlamayacak kanserlerden biridir. Güncel ilaç ve ışın tedavileri ile bazı lenfoma türlerinde %95’e kadar başarı sağlanabilir. Ağır seyreden bazı lenfomalarda ise kök hücre nakli ile yüksek başarı oranları sağlanabilir. Lenfoma tedavisinde dünyadaki ve Türkiye’deki çalışmaların amacı lenfomanın tansiyon, şeker vb. kontrol edilebilen kronik bir hastalık haline gelmesidir.

    LENFOMA İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER

    - Lenfoma Dünyada ve ülkemizde sık görülen bir kan hastalığıdır.

    - Diyabeti olanlar kan ve lenf bezi kanserleri bakımından daha dikkatli kontrol edilmeli.

    - Düzenli ve sağlıklı yaşam koşulları ve kilo kontrolü Lenfomadan korunmak için önemli.

    - “Kişiye özel tedavi planlaması” Lenfomada tedavinin başarısını artırıyor.

    - Lenfomada “ Yeni akıllı ilaçlar” yüksek başarı ve düşük yan etkileri dikkat çekiyor. Ağız yolu ile alınan ilaçların uygulamasının pratik olması da önemli avantaj sağlıyor.

    SİGARA LENFOMA RİSKİNİ ARTIRIYOR

    Lösemi, Lenfoma, Miyelom Hastaları ve Araştırma Eğitim Birliği Derneği (LLMBİR) Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hodgkin lenfomanın tedavi başarısı yüksek olan kanserler arasında yer aldığını belirterek, tedaviyle tüm hastaların yaklaşık yüzde 75'inde başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.

    Hodgkin lenfomanın, genellikle lenf bezleri ve bazen de dalakta büyüme ile kendisini gösterdiğini ifade eden Özcan, gece terlemesi, halsizlik, istemsiz kilo kaybı veya enfeksiyondan kaynaklanmayan ateş ve ilaçlarla düzelmeyen kaşıntının, hastalığın diğer bulguları arasında yer aldığını bildirdi. Özcan, akciğerlerde lenfoma yerleştiğinde nefes darlığı, öksürük gibi şikayetlerin de görülebildiğini vurguladı.

    "Lenfomaların bazı alt tipleri de sigara ile ilişkili"

    Prof. Dr. Özcan, birçok hastalığın gelişmesinden sorumlu olan sigara kullanımının, lenfoma üzerinde de etkili olduğunu vurguladı.

    Sağlıklı bir kişinin lenfomaya yakalanma riskinin yüzde 1 olarak kabul edildiğini belirten Özcan, bu riskin her sigara içildiğinde yükseldiğini aktardı.

    Danimarka'da yapılan ve hasta kayıt sistemi analizlerinin değerlendirildiği bilimsel araştırmanın, sigaranın Hodgkin lenfoma riskini artırdığını ortaya koyduğunu anlatan Özcan, şunları kaydetti:

    "Araştırmanın sonuçları, Uluslararası Annals of Oncology Dergisi'nde bilimsel makale olarak yayımlandı. 3 bin 335 hastanın yer aldığı araştırmada, 14 bin 278 sağlıklı kişi kontrol grubu olarak değerlendirildi.

    Araştırma, sigara kullanımının Hodgkin lenfomayı yaklaşık yüzde 20 artırdığını gösterdi. Araştırmaya göre, hiç sigara içmemiş kişilerle kıyaslama yapıldığında, sigara içenlerde Hodgkin Lenfoma riski nisbi 1,16 olarak daha fazla tespit edildi."

    Prof. Dr. Muhit Özcan, daha önceki yıllarda yapılan araştırmalarda da Hodgkin dışı lenfomaların bazı alt tiplerinin sigara ile ilişkisi olduğunun belirlendiğinin altını çizerek, "Dolayısıyla, sigaranın yol açtığı hastalıklara bir yenisi daha eklendi. Bu durumu bilmek önemli. Çünkü, sigara bağımlılığı, değiştirilebilir risk faktörüdür. Sigara kullanımı bırakıldığında, lenfoma riski de azalmaktadır" diye konuştu.

    LENFOMA FARKINDALIK GÜNÜ

    15 Eylül günü 2004 yılından beri her yıl, tüm dünyada “Lenfoma Farkındalık Günü” olarak kabul edilmektedir. Çoğu zaman grip gibi belirtiler gösteren lenfoma, erken teşhis ve gerekli tedavilerin uygulanması halinde tamamen iyileşme sağlanan bir kanser türü olduğu için lenfoma konusunda bilinçlenmek son derece önem arz etmektedir.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Lenfoma (lenf kanseri) nedir? Lenfoma belirtileri nelerdir?

    Lenfoma (lenf kanseri) nedir? Lenfoma belirtileri nelerdir?

    Lenf sistemi vücutta lenf düğümleri ve damar ağından oluşan ve bu damar ağı içerisinde lenf sıvısının dolaştığı önemli bir sistemdir. Lenf sıvısı vücutta hastalık oluşturma potansiyeline sahip mikroorganizmalar ile mücadele eden beyaz kan hücrelerini barındırır. Lenf nodları (düğümleri), bir filtre gibi fonksiyon göstererek virüs ve bakterilerin vücutta yayılmasını engeller. Lenf sistemini oluşturan lenf hücreleri (lenfositler) kontrolsüz çoğalma eğilimine girmesi ile lenf kanseri gelişimine neden olabilir.

    Lenf kanserinin tıbbi adı lenfomadır. Tüm kanserler içerisinde değerlendirildiğinde lenfomanın tespit edilme oranı %5 civarındadır. Lenfosit denilen kan hücrelerinin lenf bezlerinde aşırı çoğalması sonucu ortaya çıkar. Kötü huylu lenfositler lenf bezleri dışında dalak, karaciğer, kemik iliği ve diğer organlarda da çoğalabilirler. Lenf bezi kanseri tıbbi olarak Hodgkin Lenfoma ve Non Hodgkin Lenfoma olarak ikiye ayrılır. Non Hodgkin Lenfoma daha sık görülen lenf kanseri türüdür. Her iki lenfoma çeşidinin de alt tipleri bulunur. Bunlar hastalığın gidişatını ve tedaviyi belirlemesi nedeniyle önemlidir. Lenfoma hızlı ve yavaş ilerleyen olarak da gruplara ayrılabilir. Lenfoma, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür.

    En sık olarak genç erişkinlerde ortaya çıkan lenfoma, çocukluk çağında en fazla karşılaşılan kanser türlerindendir.

    Hodgkin lenfoma (HL) nedir?

    Hodgkin lenfoma, lenfoid doku hücrelerinin monoklonal (tek tipin aşırı çoğalması) kanseri olup yüksek tedavi oranlarına sahip bir rahatsızlıktır. Bu hastalık üzerinde yapılan biyolojik ve klinik çalışmalar hastalığın klasik Hodgkin lenfoma ve nodüler lenfosit predominant hodgkin lenfoma

    olmak üzere 2 temel kategoriye ayrılarak değerlendirilmesini sağlamıştır. Hodgkin lenfomanın patolojik incelemelerinde karakteristik olan B hücrelerinden köken alan “Reed-Sternberg hücreleri” tespit edilir.

    Klasik hodgkin lenfoma bu lenf kanseri türünün yaklaşık olarak %95’inde tespit edilen hodgkin lenfoma türüdür. Bu kanserler genellikle servikal (boyun) bölgesinde lenf nodlarında başlama eğilimindedir. Hastalığın altında yatan neden kesin olarak bilinmemekle birlikte Epstein Barr virüsü ile enfekte olan kişilerde, otoimmün hastalıklarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde Hodgkin lenfoma gelişimi için risk artışı söz konusudur.

    Genellikle genç yetişkin yaş grubunda ortaya çıkan hodgkin lenfoma yaklaşık olarak %80 tedavi oranına sahiptir.

    Non-Hodgkin lenfoma (NHL) nedir?

    Lenfoid dokuda ortaya çıkan bir diğer kanser türü olan non-Hodgkin lenfoma bu dokunun içerisinde yer alan olgun B ve T lenf hücreleri ve bu hücrelerin oluşumunu sağlayan kök hücrelerden kaynaklanır.

    Olgun B lenfositlerden kaynaklanan ve en sık olarak karşılaşılan NHL türleri arasında folliküler lenfoma, Burkitt lenfoma ve diffüz büyük B hücreli lenfoma, Mantle hücreli lenfoma, marjinal zone lenfoma ve primer (birincil) santral sinir sistemi lenfoması yer alır. T hücrelerinden kaynaklanan NHL arasında ise yetişkin t hücreli lenfoma ve mikozis fungoides türleri bulunur.

    Bu farklı non-hodgkin lenfoma türleri için tedavi tümörün evresi, derecesi, kanserin tipi ve hasta ile ilgili faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Non-hodgkin lenfoma en sık olarak 65-74 yaş aralığında kişilerde tespit edilir.

    Lenfoma belirtileri nelerdir?

    Lenfoma erken evrelerde her zaman belirti meydana getirmeyebilir. Hastalık ilerledikçe pek çok hastalığı taklit eden belirtiler oluşur ve hastalığın evresine göre bu belirtiler değişebilir. Bazen tek taraflı büyümüş bir bademcik ya da yumuşak deri altı nodülleri lenfoma tanısı alabilir. Bu lenf nodları vücudun birçok bölgesinde tespit edilebilir:

    Hastalığın erken evredeki bulgularının seçici olmaması nedeniyle lenfoma tanısı bazen gözden kaçabilir. Bu aşamada birçok belirti ve bulgu lenf nodu büyümesine eşlik edebilir:

    Lenfoma nedenleri nelerdir?

    Lenf kanserinde lenfosit adı verilen hücreler, lenfoma hücresine dönüşür. Bu hücreler lenf bezleri ve diğer dokularda kontrolsüz biçimde çoğalarak kitleler oluşturur. Çoğu vakada hastalığın nedeni bilinemez. Ancak EBV ve HIV enfeksiyonları ile lenfoma arasında ilişki bulunmuştur. Aynı aileden birden fazla kişide lenfoma olduğunda genetik faktör olduğu da düşünülür. Lenfoma, bağışıklık sistemi bozulmuş insanlarda daha sık görülür. Benzen ve tarım ilaçları da hastalığın nedenleri arasında sayılır.

    Çeşitli çevresel, enfeksiyöz ve genetik faktörler kişilerde lenfoma gelişimine zemin hazırlayabilir:

    Tarım alanında çalışan kişiler zararlı ot ve haşerelere karşı kullanılan herbisit ve pestisit kimyasallara maruz kalabilir. Bu maruziyet lenfoma gelişme riskinde artış ile ilişkilidir.

    Çeşitli mikroorganizmalar nedeniyle oluşan hastalıklar farklı türdeki lenfoma gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Helicobacter pylori adı verilen bakteri MALT (mukoza ilişkili lenfoid doku) lenfomaya, borrelia burgdorferi, chlamydia psittaci, campylobacter jejuni olarak isimlendirilen bakteriler, T hücre lenfotropik virüs yetişkin T hücreli lenfomaya, hepatit C virüsü lenfoplazmasitik lenfoma ya da diffüz büyük b hücreli lenfomaya, HHV8 virüsü ise primer efüzyon lenfoma ve Castleman hastalığına neden olabilir.

    Bu mikroorganizmalar ve hastalıklar dışında uzun süreli lenfoid dokunun uyarılmasına neden olan Epstein Barr virüsü ve sitomegalovirüs gibi virüslerde de lenfoma gelişme riski söz konusudur.

    HIV enfeksiyonu, organ transplantasyonu (nakli) sonrasında red gelişimini engellemek adına kullanılan ilaçlar ya da genetik olarak bağışıklık ile ilgili hastalıklara sahip kişilerde lenfoma meydana gelebilir.

    Bağışıklık sisteminin kendi hücre ve dokularına karşı antikor ürettiği ve bu yapılarda harabiyete neden olduğu hastalıklar otoimmün hastalık olarak ifade edilir. İnflamatuar bağırsak hastalıkları (İBH), romatoid artrit ve Sjögren sendromu otoimmün hastalık sınıflaması içerisinde yer alan hastalıklardandır. İBH’de enteropati ilişkili lenfoma hastalığı ortaya çıkabilirken, romatoid artrit ve Sjögren sendromunda diffüz büyük b hücreli lenfoma gelişimi için bir risk söz konusudur.

    Lenf bezi kanseri nasıl teşhis edilir?

    Hastalar genellikle büyümüş lenf bezleri nedeni ile sağlık kuruluşlarına müracaat ederler. Ancak lenfoma pek çok hastalığı taklit edebileceği için erken evrelerde bu hastalığın tanısının atlanması söz konusu olabilir.

    Hekimler çeşitli kan testleri istemekle beraber esas tanı koydurucu olan lenf bezi biyopsisidir. Biyopsi ile alınan parçada lenfoma hücreleri görülürse tanı konmuş olur. Hastalığın hangi evrede olduğunun anlaşılabilmesi için kemik iliği biyopsisi ve değişik radyolojik tetkikler yapılır. Akciğer grafisi, tomografi, MR ve PET yapılan tetkikler arasındadır. Büyüyen lenf bezlerinin sayısı ve dağılımı ve başka organ tutulumunun olup olmaması hastalığın evrelendirilmesinde çok önemlidir.

    Doku biyopsisi sonucunun lenfoma olarak gelmesi halinde hastalığın vücudun hangi bölgesinde aktif olduğunun tespiti için PET/CT taraması gerçekleştirilir. Bu tetkikte hastaya radyolojik olarak işaretli florodeoksiglukoz (FDG) maddesi kullanılır. Hastalığın aktif olduğu dokularda enerji tüketimi çok yüksektir dolayısıyla içeriğinde şeker bulunan ve işaretli olan bu maddenin kullanımı sırasında alınan görüntüler ile vücudun hangi bölgesinde lenfoma hastalığı olduğu konusunda fikir sahibi olunabilir.

    Lenfomaya tanısal yaklaşımın tamamlanmasının ardından tedavi planlamasına geçilmeden önce hastalığın evrelendirilmesi gereklidir.

    Hem hodgkin hem de non hodgkin lenfomanın klinik evrelemesinde Ann Arbor evreleme sistemi kullanılır. B semptomları olarak adlandırılan geçmeyen ateş, son 6 ay içerisinde vücut ağırlığının %10’undan fazla kilo kaybı ve gece terlemelerinin varlığı klinik sınıflama içerisinde değerlendirilen parametreler arasında yer alır. Laktat dehidrogenaz ve diğer hastanın kanı incelenerek tespit edilen biyokimyasal analiz sonuçları, hastanın metabolik belirteçler ve ürik asit değeri de evreleme sürecinde incelenen parametreler dahilindedir.

    Lenfomanın evreleri genel olarak şu şekildedir:

    Tek bir lenf nodu bölgesinde ya da dalak, timus ya da geniz bölgesinde tek bir lenfoid yapıda veya lenf dışındaki tek bir bölgede tutulum söz konusudur.

    Diyaframın aynı tarafında birden fazla lenf bezi bölgesi tutulur. Diyaframın aynı tarafında olmak üzere lenf nodu dışı tek bir organ ya da o bölgenin ve çevresindeki lenf bezlerinin tutulduğu lenfomalar da evre 2 olarak sınıflandırılabilir.

    Diyaframın her iki tarafındaki lenf nodu bölgelerinin tutulduğu lenfoma evre 3 olarak sınıflandırılır. Bu tutuluma dalak tutulumu veya bölgesel bir lenf nodu dışı organ tutulumu eşlik edebilir.

    Doku ve organlarda çok yaygın tutulum mevcuttur. Birden fazla odakta bir veya daha fazla lenf nodu dışı organ tutulumu tespit edilmesi halinde hastalık evre 4 olarak sınıflandırılır.

    Lenf kanserinin tedavisi nasıl yapılır?

    Lenf kanserinin tedavisi hematoloji-onkoloji servislerinde onkologlar tarafından yapılır. Modern kemoterapi ile lenfoma hastaları %70-80 oranında tedavi edilebilir. Hastalığın gidişatını etkileyen faktörler; hastalığın evresi, hastanın tedaviye yanıt verip vermemesi, lenfomanın tipi, lenfomanın tekrarlaması, beraberinde şeker hastalığı veya böbrek hastalığı olup olmamasıdır.

    Lenfoma kanserinin tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları tek başına ya da çeşitli kombinasyonlar şeklinde uygulanabilir. Bu ilaçlar kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasını ve çoğalmalarının engellenmesi amacıyla kullanılır. Lenfoma tedavisinde kullanılan kemoterapik ilaçlar hastalara genellikle göğüs bölgesinde yer alan büyük venöz damar yolundan verilir. Hodgkin lenfoma için kullanılan 3 temel kemoterapi rejimi mevcuttur.

    Hodgkin lenfomada olduğu gibi non-hodgkin lenfoma için de kullanılan çeşitli kemoterapi ajanları mevcuttur. Çeşitli kategorilerde incelenen bu ilaçlar seçilirken hastalığın evresi ve tipi göz önünde bulundurulur.

    Non-Hodgkin lenfomanın agresif seyrettiği hastalarda, kombinasyon terapisi şeklinde uygulanan kemoterapötik ilaçlar R-CHOP rejimi olarak isimlendirilir. Rituximab, siklofosfamid, doxorubicin, vincristine ve prednizon bu rejim içerisinde yer alan ilaçları oluşturur.

    Hastalara kemoterapi ile birlikte radyoterapi uygulanır. Kemoterapide kullanılan ilaçlar hastanın bağışıklık hücrelerini ve kan hücrelerini düşürebilir. Bu durumda hastaya kan nakli gibi destek tedavileri uygulamak da gerekebilir.

    Lenfoma tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi dışında başvurulan bir diğer tedavi yöntemi immünoterapidir. İmmünoterapide laboratuvar ortamında üretilen ve damar yoluyla vücuda enjekte edilen antikorlar, kanserli hücrelerin yerini belirleyerek onları yok etmeyi ya da gelişimlerini engellemeyi amaçlar. İmmünoterapi ile birlikte aynı zamanda kemoterapinin yan etkileri arasında yer alan bulantı ve kusmanın da azaltılması sağlanabilir.

    Hedefe yönelik tedavi kapsamında değerlendirilen immünoterapi direkt olarak kanser hücrelerini hedef alır. İmmün modülatör ilaçlar, monoklonal antikorlar, proteasome inhibitörleri ve küçük molekül tedavileri non-hodgkin hastalarında kullanılan immünoterapi ilaç sınıfları arasında yer alır.

    Lenfomanın tekrarlaması durumunda kemik iliği ve kök hücre nakline de sıklıkla başvurulur. Hastalığın nüksetmesi durumunda yüksek dozda kemoterapi uygulanması gerekir. Bu da kemik iliğine zarar vereceğinden kemoterapi öncesi hastanın kendisinden alınan kemik iliği, kemoterapi sonrası tekrar hastaya nakledilir. Kemik iliği tutulumu olan hastalarda ise aile yakınlarından da kemik iliği nakli gerçekleştirilebilir.

    Lenfoma tedavisinin yan etkileri var mıdır?

    Lenfoma tedavisi sonrasında ortaya çıkabilecek yan etkiler kullanılan kemoterapi ilacına, radyasyon verilmesine ya da yapılan cerrahi girişimlere göre değişkenlik gösterebilir. Tedavi planlamasında başvurulan kemoterapi ilaçları genel olarak kemik iliğini baskılar ve bu durum çeşitli kan hücrelerinin sayısının azalması ile sonuçlanır. Çoklu kemoterapi tedavileri hastalarda bulantı ve kusmayı arttırıcı etki yapabilir. Bu durumun önüne geçilmesi amacıyla hastalara bulantı önleyici serotonin reseptör antagonistleri veya benzodiazepin türevi ilaçlar reçetelendirilebilir.Doxorubicin ilacı kalp ile ilişkili yan etkileri ön planda olan bir ilaçtır ve kardiyotoksisite olarak tanımlanan yan etkiye neden olabilir. Vinkristin etken maddeli kemoterapi ilacı ise sinir dokusu üzerinde toksik etkilere sahip bir ilaçtır.

    Kemoterapi ilaçlarında olduğu gibi radyoterapi uygulamaları sonrasında da lenfoma hastalarında birtakım yan etkiler ortaya çıkabilir. Radyoterapinin en önemli yan etkilerinden biri kalbin iç dokusunda fibrozise (bağ doku artışı) neden olarak hastanın kalp yetmezliği tablosuna girmesine neden olabilmesidir. Boyun ve mediasten (göğsün orta kısmı) bölgesinden radyoterapi alan hastalarda yan etki olarak hipotiroidizm ortaya çıkabilir.

    Aynı zamanda radyoterapi ve sitotoksik (hücre öldürücü) kemoterapi uygulamaları sonrasında hastaların üreme sistemindeki dokularda fonksiyon kaybı ortaya çıkabilir. Bu durumun gelişebileceği tedavi uygulanan hastalarda ileri dönemde kullanılması amacıyla üreme hücrelerinin dondurulması tedavi sonrasında çocuk istemi bulunan kişiler için önemli bir seçenek olabilir.

    Hodgkin lenfoma tedavisi sonrası ortaya çıkan sekonder (ikincil) kanserler bu hastalardaki tedavinin önemli bir yan etkisidir. Bu lenf kanseri türü hastalarında tedavi sonrasında en sık gelişen kanser, akciğer kanseridir. Akciğer kanseri dışında meme, çeşitli yumuşak doku sarkomları, pankreas kanseri ve tiroid kanseri de hodgkin lenfoma tedavisi sonrasında bu hastalarda ikincil olarak ortaya çıkabilecek kanser türleri arasında yer alır.

    Lenfoma tedavisinin başarı ile sonuçlandığı hastalarda en sık olarak karşılaşılan belirti uzun bir süre boyunca devam eden halsizlik halidir. Bu durum non hodgkin lenfoma tanısı almış ve tedavi olmuş hastaların 3’te 2’sinde tespit edilir. Halsizlik genellikle tedavinin sonlanmasını takiben 1 yıl içerisinde gerileme eğilimindedir ancak bazı hastalarda bu durum daha uzun süreler de devam edebilir.

    Lenfoma tedavisi sırasında ve sonrasında aşağıdaki bulgular ortaya çıkabilir:

    Lenf bezlerinde şişlik, uzun süren halsizlik ve belirtiler kısmında bahsettiğimiz diğer bulgulardan herhangi biri sizde veya yakınlarınızda varsa mutlaka bir uzman görüşü almanız gereklidir.

    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

    Yazı kaynağı : www.medicalpark.com.tr

    Lenfoma nedir, lenf kanseri belirtileri nelerdir? - Neolife Tıp Merkezi

    Lenf kanseri (lenfoma) hakkında bilinmesi gerekenler

    Lenf kanseri (lenfoma) nedir ?

    Lenfoma, lenfositlerde (T hücreleri veya B hücreleri) başlayan kanser türüdür. Bunlar, bağışıklık sisteminin bir parçası olan hastalıklarla mücadele eden beyaz kan hücreleridir. Lenfomada, lenf nodlarında, lenf damarlarında ve vücudun diğer organlarında anormal sayıda lenfosit meydana gelir.

    Lenfoma vücudun mikroplarla savaşma ağı olan lenfatik sistemin kanseridir.

    Lenfatik sistem lenf nodlarını (lenf bezlerini), dalağı, timus bezini ve kemik iliğini kapsar. Lenfoma tüm bunları ve vücuttaki diğer organları etkileyebilir.

    Lenf kanseri türleri nelerdir?

    Lenfomanın birçok türü vardır. Temel kategorileri şunlardır:

    Hangi tedavinin sizin için en iyi seçenek olduğu lenfomanın türüne ve şiddetine bağlıdır. Lenf Kanseri Tedavisi kemoterapi, immünoterapi ilaçları, radyasyon tedavisi veya kemik iliği naklini içerebilir.

    Lenf kanseri çeşitleri nelerdir?

    Lenf kanseri belirtileri nelerdir?

    Lenfomanın işaret ve belirtileri aşağıdakileri içerir:

    Lenf kanseri nedenleri nelerdir?

    Doktorlar lenfomaya neyin sebep olduğu konusunda emin değildir.

    Lenfoma, lenfosit olarak adlandırılan hastalıklarla savaşan bir akyuvarın genetik kodunda bir mutasyon geliştirmesi ile ortaya çıkar.  Bu mutasyon hücreye hızlı şekilde çoğalmasını söyleyerek çoğalmaya devam eden birçok hastalıklı lenfosite yol açar.

    Mutasyonlar diğer hücreler ölürken bu hücrelerin yaşamaya devam etmesini de sağlar.  Bu, çok fazla sayıda hastalıklı ve etkisiz lenfositin lenf düğümlerinizde bulunmasına ve lenf nodlarının şişmesine sebep olur.

    Lenf kanseri risk faktörleri nelerdir?

    Lenfoma riskini artıran faktörler aşağıdakileri içerir:

    Kronik lenfositik lösemi

    Genel Bakış

    Kronik lenfositik lösemi (KLL) kan ve kemik iliğinde –kan hücrelerinin yapıldığı, kemiklerin içinde bulunan süngersi doku- oluşan bir kanserdir.

    Kronik lenfositik lösemideki “kronik” terimi tipik olarak diğer lösemi türlerinden daha yavaş ilerlediği gerçeğinden ileri gelmektedir. Kronik lenfositik lösemideki “lenfositik” terimi hastalıktan etkilenen hücrelerden – vücudunuzun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan lenfosit adı verilen bir grup akyuvar hücresi- gelir.

    Kronik lenfositik lösemi en yaygın şekilde yaşlı erişkinleri etkiler. Bu hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olacak tedaviler bulunmaktadır.

    Kronik Lenfositik Lösemi Belirtileri:

    Kronik lenfositik lösemisi bulunan birçok kişi erken evrede hiçbir belirti göstermez. İşaret ve belirti geliştiren bireyler aşağıdakileri yaşayabilirler:

    Kronik Lenfositik Lösemi Nedenleri:

    Doktorlar, kronik lenfositik lösemiye neden olan süreci başlatan etmenlerden emin değillerdir. Doktorlar, kan üreten hücrelerin DNA’sında bir genetik mutasyona yol açan bir şeylerin meydana geldiğini bilmektedirler. Bu mutasyon kan hücrelerinin anormal, etkisiz lenfositler - vücudun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan bir beyaz kan hücresi türü- üretmesine neden olur.

    Bu anormal lenfositler, etkisiz olmalarının ötesinde, normal lenfositlerin ölmesinden sonra yaşamaya ve çoğalmaya devam ederler. Bu anormal lenfositler kanda ve belirli organlarda birikerek komplikasyonlara yol açarlar. Sağlıklı hücreleri kemik iliğinin dışına itebilirler ve normal kan hücresi üretimini etkileyebilirler.

    Doktorlar ve araştırmacılar kronik lenfositik lösemiye neden olan kesin mekanizmayı anlamaya çalışmaktadırlar.

    Lenf kanseri risk faktörleri nelerdir?

    Kronik lenfositik lösemi riskinizi artırabilecek faktörler aşağıdakileri içerir:

    Lenf kanseri komplikasyonları nelerdir?

    Kronik lenfositik lösemi aşağıdakilere benzer komplikasyonlara neden olabilir:

    Lenf kanseri tanısı nasıl yapılır?

    Kemik İliği Biyopsisi:

    Lenfoma tanısını koymak için kullanılan testler ve işlemler aşağıdakileri içerir:

    Lenf kanseri tedavisi nasıl yapılır?

    Lenfomanın tedavi seçenekleri lenfomanızın türüne, saldırgan derecesine ve tedavi hedeflerinize bağlıdır.

    Tedaviler aşağıdakileri içerir:

    Melanoma Dışı Cilt Kanseri:

    Kutanöz B hücreli:

    Kutanöz B hücreli lenfoma, beyaz kan hücrelerinde meydana gelen ve deriye hücum eden nadir bir kanser türüdür. Kutanöz B hücreli lenfoma, lenfosit adı verilen hastalıklarla savaşan beyaz kan hücreleri bir türü olan B hücrelerinde başlar.

    Kutanöz B hücreli lenfoma türleri aşağıdakileri içerir:

    Kutanöz B hücreli lenfoma cildin altında cildinizle aynı renkte olabilen veya pembe veya mor renkte görünebilen bir nodül şeklinde ortaya çıkabilir.

    Kutanöz B hücreli Lenf Kanseri Tanı:

    Kutanöz B hücreli lenfoma tanısını koymak için kullanılan testler ve işlemler aşağıdakileri içerir:

    Tedavi:

    Kutanöz B hücreli lenfomanın tedavisi sizdeki lenfomanın türüne bağlıdır.

    Tedavi seçenekleri aşağıdakileri içerebilir:

    Kutanöz T-hücreli Lenfoma:

    Genel Bakış:

    Kutanöz T hücreli lenfoma, beyaz kan hücrelerinde meydana gelen ve deriye hücum eden nadir bir kanser türüdür. Kutanöz T hücreli lenfoma müştereken Hodgkin dışı lenfoma adı verilen birkaç lenfoma türlerinden biridir.

    Kutanöz T hücreli lenfoma döküntü benzeri kızarıklığa ve bazen cilt tümörlerine neden olabilir. Tedavilerin içerisinde cilt kremleri, ışık tedavisi, ilaçlar ve radyasyon terapisi yer alabilir.

    Mycosis fungoides ve Sezary sendromu dahil olmak üzere kutanöz T hücreli lenfomanın birkaç türü bulunmaktadır.

    Hodgkin Lenfoma (Hodgkin hastalığı):

    Bağışıklık sisteminin kısımları:

    Geçmişte Hodgkin hastalığı olarak bilinen Hodgkin lenfoma bağışıklık sisteminizin bir parçası olan lenfatik sistemin kanseridir.

    Hodgkin lenfomada, lenfatik sistemdeki hücreler anormal şekilde büyürler ve lenfatik sistemin ötesine yayılabilirler. Hodgkin lenfoma ilerledikçe vücudun enfeksiyonla savaşma yeteneğini bozar.

    Hodgkin lenfoma, lenfatik sistemin en yaygın görülen iki kanser türünden biridir. Diğer tür olan Hodgkin dışı lenfoma çok daha yaygındır.

    Hodgkin lenfomanın tanı ve tedavisindeki ilerlemeler bu tanının bulunduğu kişilere tam iyileşme şansı verilmesine yardımcı olmuştur. Prognoz, Hodgkin lenfomalı kişilerde iyileşmeyi sürdürmektedir.

    Hodgkin dışı lenfoma:

    Hodgkin dışı lenfoma vücudunuzun geneline yayılmış hastalıkla savaşan ağ olan lenfatik sisteminizden köken alan bir kanserdir. Hodgkin dışı lenfomada, tümörler bir beyaz kan hücresi türü olan lenfositlerden gelişir.

    Hodgkin dışı lenfoma, lenfomanın diğer genel türü olan Hodgkin lenfomadan çok daha sık görülür.

    Hodgkin dışı lenfomanın birçok farklı alt türü bulunmaktadır. Hodgkin dışı lenfomanın yaygın görülen alt türleri içerisinde difüz büyük B hücreli lenfoma ve foliküler lenfoma yer alır.

    Waldenström makroglobulinemisi:

    Genel Bakış:

    Waldenstrom makroglobulinemisi beyaz kan hücrelerinde başlayan nadir bir kanser türüdür.

    Sizde Waldenstrom makroglobulinemisi bulunuyorsa, kemik iliğiniz sağlıklı kan hücrelerini uzaklaştıracak çok sayıda anormal beyaz kan hücresi üretir. Anormal beyaz kan hücreleri kanda biriken, dolaşımı bozan ve komplikasyonlara neden olan bir protein üretirler.

    Waldenstrom makroglobulinemisi, Hodgkin dışı lenfomanın bir türü olarak düşünülmektedir. Bazen lenfoplasmasitik lenfoma olarak da adlandırılır.

    Semptomlar:

    Waldenstrom makroglobulinemisi yavaş büyür ve yıllarca bir işaret ve belirtiye neden olmayabilir.

    Bu durum meydana geldiğinde, işaretler ve belirtiler aşağıdakileri içerebilir:

    Nedenleri:

    Waldenstrom makroglobulinemisine neden olanlar tam olarak anlaşılabilmiş değildir.

    Doktorlar, hastalığın genetik kodunda hatalar (mutasyonlar) oluşturan bir anbormal beyaz kan hücresiyle başladığını bilmektedirler. Bu hatalar hücreye hızla çoğalmayı sürdürmesini söylemektedir.

    Kanser hücreleri normal hücreler gibi olgunlaşıp ölmediklerinden vücutta birikerek nihayetinde sağlıklı hücrelerin üretimine baskın gelirler. Waldenstrom makroglobulinemisi çoğu kemiğinizin merkezini dolduran yumuşak, kan üreten doku olan kemik iliğinden sağlıklı kan hücrelerini uzaklaştırırlar.

    Waldenstrom makroglobulinemisi hücreleri, sağlıklı beyaz kan hücrelerinin yaptığı gibi antikor üretmeye çabalamayı sürdürürler, ancak bunun yerine vücudun kullanmadığı anormal proteinleri üretirler. Immünoglobulin M (IgM) proteini kanda birikir, dolaşımı bozar ve komplikasyonlara neden olur.

    Risk faktörleri :

    Waldenstrom makroglobulinemisi riskinizi artırabilecek etmenler aşağıdakileri içerir:

    Yeni hizmetimiz E-hekim görüntülü hekim görüşmesi hakkında bilgi almak için tıklayınız.

    Yazı kaynağı : www.neolife.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap