Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kyoto protokolü ne zaman imzalandı

    1 ziyaretçi

    kyoto protokolü ne zaman imzalandı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kyoto Protokolü / T.C. Dışişleri Bakanlığı

    BMİDÇS, iklim değişikliğiyle mücadelede ileriye dönük temel bir adım teşkil etmiştir. Bununla birlikte, sera gazı emisyonlarının küresel ölçekte artmaya devam etmesi ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin giderek daha fazla hissedilir hale gelmesi üzerine, gelişmiş ülkelerin bağlayıcı yükümlülükler üstlenmeleri için BMİDÇS’ye taraf ülkeler mevcut Sözleşme’nin niteliğini güçlendirmek amacıyla, Kyoto Protokolü’nü (KP) müzakere etmeye başlamışlardır. İki buçuk yıl süren müzakereler sonucunda, Protokol, Sözleşme’nin 1997 yılında Kyoto’da yapılan 3. Taraflar Konferansı’nda kabul edilmiş, 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz Protokol’e 2009 yılında taraf olmuştur. Protokol’e halen 191 ülke ve AB taraftır.

    Emisyon azaltımı ya da kontrollü artış yükümlülüğü olan Sözleşme’nin Ek-I ülkeleri, Protokol’ün Ek-B listesini oluşturmaktadır. KP’nin hedefi, Ek-B Listesi’nde yer alan ülkelerin sera gazı emisyonlarının toplamının, 2008-2012 yılları arasındaki birinci taahhüt döneminde, 1990 yılındaki seviyenin % 5 altına düşürülmesidir. Bu genel hedefe ulaşmak için anılan ülkeler, müzakereler sonucunda farklı oranlarda sera gazı emisyon azaltımı/sınırlandırması yükümlülükleri üstlenmişlerdir.

    KP’yı müteakip dönemde iklim politikalarının belirlenmesi amacıyla, 2007 yılında Bali’de gerçekleştirilen 13. Taraflar Konferansı sonucunda oluşturulan Bali Yol Haritası, önemli bir dönüm noktasını teşkil etmiştir. Daha sonra, 2009 yılında Kopenhag’da düzenlenen 15. Taraflar Konferansı’nda ikinci taahhüt dönemi için uzlaşamayan taraflar, 2012 yılında Doha’da düzenlenen 18. Taraflar Konferansı’nda uzlaşmaya vararak, Protokol’ün 2020 yılına kadar devam etmesi kararı almışlardır. Böylece, ikinci taahhüt dönemi 2013-2020 yılları olarak belirlenmiştir.

    Protokolün ikinci taahhüt dönemini oluşturan “Doha Değişikliği” ile Ek-B listesinde bulunan tarafların emisyonlarını ilk taahhüt döneminden farklı olarak 2020 yılında 1990 yılına göre en az %18 azaltması kararlaştırılmıştır. Yürürlüğe girebilmesi için, 144 taraf ülke tarafından kabul edilmesi gereken Kyoto Protokolü’ne getirilen Doha Değişikliği 10 Aralık 2019 tarihi itibariyle, 135 ülke tarafından kabul edilmiş olup, yürürlüğe girmemiştir. ABD, Japonya, Rusya ve Yeni Zelanda ikinci taahhüt döneminde yer almamışlardır. Bu bağlamda, iklim değişikliğiyle mücadele, AB ile bazı küçük gelişmiş ülkelerin salım azaltımı konusundaki taahhütlerine bırakılmıştır.

    Protokol’e taraf olan, Ek-B listesi dışındaki diğer ülkeler, Ek-dışı ülkeler olarak adlandırılmakta olup, bunların sera gazı emisyon azaltımı konusunda sayısal yükümlülükleri bulunmamaktadır.

    Protokol kabul edildiğinde BMİDÇS tarafı olmayan Türkiye, Protokolün Ek-B listesine dahil edilmemiştir. Dolayısıyla, ülkemizin sayısallaştırılmış emisyon sınırlandırma / azaltım taahhüdü bulunmamaktadır.

    Yazı kaynağı : www.mfa.gov.tr

    Kyoto Protokolü

    Kyoto Protokolü

    Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır. Bu protokolü imzalayan ülkeler, karbon dioksit ve sera etkisine neden olan diğer beş gazın salımını azaltmaya veya bunu yapamıyorlarsa karbon ticareti yoluyla haklarını arttırmaya söz vermişlerdir. Protokol, ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki düzeylere düşürmelerini gerekli kılmaktadır. 1997'de imzalanan protokol, 2005'te yürürlüğe girebilmiştir. Çünkü, protokolün yürürlüğe girebilmesi için, onaylayan ülkelerin 1990'daki emisyonlarının (atmosfere saldıkları karbon miktarının) yeryüzündeki toplam emisyonun %55'ini bulması gerekmekteydi ve bu orana ancak 8 yılın sonunda Rusya'nın katılımıyla ulaşılabilmiştir.

    Kyoto Protokolü şu anda yeryüzündeki 160 ülkeyi ve sera gazı salımının %55'inden fazlasını kapsamaktadır. Kyoto Protokolü ile devreye girecek önlemler, pahalı yatırımlar gerektirmektedir. Sözleşmeye göre;

    Kyoto Protokolü şu prensipleri temel alır:

    Pratikte bu kurallar Ek 1'de yer almayan ülkelerin sera gazı sınırlamalarına tabi olmadıklarını ama sera gazını azaltan bir projenin bu ülkelerde uygulanması durumunda elde edilen Karbon Kredisinin Ek 1 ülkelerine satılabilineceğini anlatır.

    Bu mekanizma şu iki ana nedenden dolayı koyulmuştur:

    Tüm Ek 1 ülkeleri Kyoto Protokolü içinde sera gazı salım değerlerini gözetim altında tutmak için ulusal daireler kurmuşlardır. Japonya, Kanada, İtalya, Hollanda, Almanya ve daha birçok ülke devletleri karbon kredisi için bütçeden pay ayırmışlardır. Bu ülkeler kendi büyük enerji, petrol, doğalgaz holdingleri ile birlikte çalışarak mümkün olan en fazla sayıda Karbon Kredisini en ucuza almaya çalışmaktadırlar.

    Hemen hemen tüm Ek 1'de yer almayan ülkeler de kendi Kyoto Protokolü süreçlerini izlemek amacıyla ve özellikle TGT Yönetim Kuruluna destek için sunacakları projeleri belirlemek amacıyla yönetim birimleri kurmuşlardır.

    Bu iki ülke grubunun çıkarları birbirine terstir, Ek 1 ülkeleri mümkün olan en ucuza Karbon Kredisi almak isterlerken Ek 1'de yer almayan ülkeler ise kendi TGT projelerinden elde ettikleri Karbon Kredisinden en fazla değeri elde etmek istemektedirler.

    Amaçlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kyoto Protokolü'ndeki amaç, “atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun, iklime tehlikeli etki yapmayacak seviyelerde dengede kalmasını sağlamak”tır. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, 1990 ile 2010 yılları arasında 1.4 °C ile 5.8 °C arası sıcaklık artışı tahmin etmektedir. Tahminlere göre, başarılı bir şekilde uygulanması durumunda Kyoto Protokolü bu artışı 0.02 ile 0.28 C arasında düşürebilecektir. Kyoto Protokolü savunucuları bu protokolün amaca ulaşmak için ilk adım olduğunu ve amaca ulaşıncaya kadar hedeflerin değiştirileceğini belirtmektedirler.

    Anlaşmanın Durumu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Anlaşma Aralık 1997'de Japonya'nın Kyoto şehrinde görüşülmüş, 16 Mart 1998'de imzaya açılmış ve 15 Mart 1999'da son halini almıştır. Rusya'nın 18 Kasım 2004'te katılmasıyla 90 gün sonra 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Aralık 2006 tarihinde toplam 169 ülke ve devlete bağlı örgütler anlaşmaya imza atmışlardır (Ek 1 ülkelerinin salımlarının %61.6'sından fazlasına karşılık gelmektedir). İmza atmayan önemli ülkeler arasında ABD ve Avustralya gibi gelişmiş ülkeler haricinde, gelişmekte olan Türkiye (şubat 2009 itibari ve meclis kararı ile Türkiye 2013 yılına kadar Ek 2 ülkeleri içinde yer almak ve karbon salım azaltımına bu tarihe kadar gitmemek kaydı ile Kyoto Protokolünü imzalamıştır) gibi ülkeler de yer almaktadır. Çin ve Hindistan gibi bazı ülkeler ise anlaşmaya imza atsalar bile karbon salımlarını azaltmak zorunda değillerdir.Anlaşmanın 25. maddesine göre anlaşma “Ek 1'de yer alan en az 55 ülkenin imzalaması ve bunun Ek 1 ülke salımlarının en az %55'ine karşılık gelmesi durumunda, buna uyulduğu tarihten sonraki doksanıncı gün yürürlüğe girer.” 55 ülke şartı 23 Mayıs 2002'de İzlanda'nın anlaşmayı kabul etmesi ile, %55 şartı da Rusya'nın 18 Kasım 2004'te anlaşmayı imzalaması ile sağlanmış, anlaşma 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

    Anlaşmanın detayları[değiştir | kaynağı değiştir]

    Birleşmiş Milletler Çevre Programı basın bildirisine göre:

    “Kyoto Protokolü gelişmiş ülkelerin sera gazı salımlarını 1990 yılına göre %5.2 azaltmalarını öngören bir anlaşmadır (protokolün uygulanmaması durumunda 2010 yılı salım tahminleri dikkate alınırsa bu, %29'luk bir azalmaya karşılık gelmektedir). Amaç altı sera gazının – karbon dioksit, metan, nitröz oksit, kükürt heksaflorür, HFC'ler ve PFC'ler – 2008-2012 arası beş yıllık ortalama salım değerlerini azaltmaktır. Ulusal hedefler AB ve başka bazı ülkeler için %8'lik, ABD için %7'lik, Japonya için %6'lık azaltma, Rusya için %0 değişiklik ve Avustralya için %8 ile İzlanda için %10'luk bir artış şeklinde çeşitlilik göstermektedir.”

    Anlaşma 1992'de Rio De Janeiro'da yapılan Dünya Zirvesi'nda kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (BMİDÇS) ek olarak kabul edilmiştir. BMİDÇS üyesi tüm ülkeler Kyoto Protokolüne imza atabilir, üye olmayanlar atamazlar.

    Kyoto Protokolünün birçok maddesi BMİDÇS Ek 1'de belirtilen gelişmiş ülkeler için geçerlidir.

    Ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar[değiştir | kaynağı değiştir]

    BMİDÇS “ortak fakat farklılaştırılmış” sorumluluklar tanımlamaktadır. Ortak ülkeler

    kabul ederler.Diğer bir deyişle Çin, Hindistan ve diğer gelişmekte olan ülkeler anlaşma gereklerinden muaftırlar çünkü şu andaki iklim değişikliklerine neden olan salımların ana sorumlusu değildirler.Kyoto Protokolünü eleştirenler gelişmekte olan ülkelerin ve özellikle Çin, Hindistan gibi ülkelerin yakın bir zamanda en fazla sera gazı salımı yapan ülkeler olacağını söylemektedirler. Aynı zamanda, protokol sınırlamaları yüzünden gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere çıkış olacağını ve dolayısıyla net sera gazı salımlarının değişmeyeceğini söylemekteler.

    Salım ticareti[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kyoto Protokolüne göre ülkeler 2008 ile 2012 yılları arasında salımlarını 1990 yılına göre %5.2 düşürmekle yükümlüdürler. Buna rağmen, pratikte birçok ülke belirli sanayi kuruluşlarına sınırlamalar koymuştur (kâğıt endüstrisi, enerji santralleri gibi). AB'de bu uygulama vardır ve birçok ülke de buna doğru kaymaktadır. Buna göre, belirlenen seviyeden fazla salım yapacağını anlayan bir şirket bir şekilde başka yerlerden Karbon Kredisi bulmak zorundadır. Bu da Karbon ticaretini ve borsasını ortaya çıkarmıştır.

    Yaptırımlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    BMİDÇS Uygulama Biriminin bir Ek 1 ülkesinin salım hedeflerine uymadığına karar vermesi durumunda o ülke salım hedefi farkı ile birlikte fazladan %30 daha salımını azaltması gerekmektedir. Aynı zamanda ülke salım ticareti programın yüzde 50'sini kapsamaktadır.

    Kyoto Protokolü ve Türkiye[değiştir | kaynağı değiştir]

    2004 yılında BMİDÇS'ye taraf olan ancak uzun süre Kyoto Protokolü'nü imzalamayan Türkiye 30 Mayıs 2008'de Protokolü imzalayacağını resmen açıklamıştır. Başlangıçta tüm OECD ülkeleri gibi hem Ek 1 hem de Ek 2'de yer alan Türkiye, kendi başvurusu üzerine 2001'de Fas'da yapılan toplantıda geçiş ülkesi sayılarak Ek 2'den çıkarılmıştır.[2] Zamanın Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Dışişleri Bakanlığı’na, “Kyoto Protokolü’ne taraf olmayı kabul ve TBMM tarafından onaylanmasının uygun olduğuna” ilişkin yazı gönderdiğini açıklamıştır. Dışişleri Bakanlığı’nın da taraf olmayı onaylaması halinde, anlaşma önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ardından da TBMM’nin gündemine girecektir.[3] 5 Haziran 2008 tarihinde Protokolün imzalanmasına ilişkin tasarı meclise sunulmuştur. Türkiye'nin, Kyoto Protokolüne katılmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun tasarısı 05.02.2009 tarihinde, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Tasarının maddelerinin görüşülmesinden sonra, tümü üzerinde yapılan açık oylamada, kanun tasarısı, 3'e karşı 243 oyla kabul edildi. Oylamada 6 milletvekili de çekimser kaldı.[4] 17 Şubat 2009 tarih ve 27144 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5836 Sayılı Kanun ile birlikte meclis oylamasında alınan karar yasal olarak yürürlüğe girmiş oldu.

    Türkiye'nin kişi başı sera gazı salınımı 5,9 ton'dur. Bu oran OECD ortalamasının 1/3'ü, Avrupa Birliği ortalamasının 1/2'si kadardır. Türkiye'nin küresel ısınmaya katkısı son 150 yılda %0,04 oranındadır. 1990 yılında 187 milyon ton sera gazı salınmı, 2009 yılında 370 milyon tona çıkmıştır. Günümüzde enerjisinin %20'sini yenilenebilir enerjiden elde eden Türkiye 2023'te bu oranı %30'a çıkartmayı hedeflemektedir[5].

    Türkiye 2010-2020 yıllarını kapsayacak Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesini kabul etmiştir. Bu belgeye dayalı eylem planı 2011 yılında tamamlanmıştır[5].

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Kyoto Protokolü nedir? Kyoto Protokolü amacı, maddeleri ve imzalayan ülkeler

    Kyoto Protokolü nedir? Kyoto Protokolü amacı, maddeleri ve imzalayan ülkeler

    Enerji kaybına yol açacağı için birçok ülke Kyoto Protokolünü imzalamamıştır. Bu ülkelerinde başında Amerika Birleşik Devletleri yer almaktadır. Bunun dışında protokole imza atmayan diğer ülkeler şunlardır - Angola - Afganistan - Orta Afrika Cumhuriyeti - Fildişi Sahili - Çad - Somali - Tacikistan - Filistin - Vatikan - Tayvan - Kongo Cumhuriyeti

     Kyoto Protokolü Nedir?

     Kyoto protokolü küresel ısınmanın neden olduğu zararları ortadan kaldırmak için hazırlanmış uluslararası bir anlaşmadır. Bu anlaşma ile birlikte yüzden fazla ülkenin uyması gereken kurallar belirlenmiştir. Buna göre ülkeler en fazla %5 oranında sera gazı kullanabilir. Yapılan araştırmaların sonucunda bu gazların küresel ısınmaya ve iklim krizine neden olduğu tespit edilmiştir.

     Bazı ülkelerde ise yıllık sera gazı salınımı, ortalamanın altındadır. Protokolün hedeflerinden biri de bu ülkelerin gaz oranlarını yükseltmektir. Bundaki temel amaç, ülkelerin ekonomik açıdan zarar görmesini engellemek ve emisyon salınımını dünya genelinde dengede tutmaktır.

     Not -1- 1997 yılında kabul edilen Kyoto Protokolü, 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.

     Not -2- Türkiye, 30 Mayıs 2008 tarihinde Kyoto Protokolüne taraf olmuştur.

     Kyoto Protokolünün Amacı

     Kyoto Protokolünün amacı dünya genelinde yaşanan doğal afetlerin önüne geçmek ve iklim krizini ortadan kaldırmaktır. Bu protokol ile birlikte Yemen ve Afganistan'da görülen kuraklık ile mücadele etmek için somut adımlar atılmıştır.

     Protokolün en temel amaçlarından bir diğeri çevre kirliliğini en aza indirgemektir. Anlaşmaya göre her ülke, hava - su ve toprak kirliliğini azaltmak için radikal adımlar atmalıdır. Cam, plastik ve metal eşyaların geri dönüşümü için ortaklaşa hareket edilmelidir. Yeni filtre sistemleri üretmek ve bu sistemleri üretim tesislerinde kullanmak da Kyoto Protokolünün amaçları arasında yer alır.

     Kyoto Protokolünün Maddeleri Nelerdir?

     Protokolün birinci maddesinde, ülkeler anlaşmanın tüm şartlarına uyacaklarını taahhüt eder. Madde 2'de, tarımsal üretimde doğal ve sürdürülebilir yöntemlerin dünya genelinde yaygınlaştırılacağı yazar. Buna göre hormonlu gıdaların üretimi azaltılırken, daha doğal ve sağlıklı üretim faaliyetleri için gerekli adımlar atılacaktır.

     Kyoto protokolünün 3. maddesinde, anlaşmayı imzalayan ülkelerin sera gazı ve karbondioksit oranlarında gözle görülür oranda azaltmaya gideceği beyan edilir.

     Diğer maddelerde yer alan temel prensipler ve tarafların uyması gereken kurallar şu şekilde özetlenebilir:

     - Karbon salınımını minimum %5 oranında azaltmayan ülkelere bir sonraki yıl için birtakım yaptırımlar uygulanacaktır. Anlaşmanın ilgili maddesine uymayan her ülke, bir sonraki yıl sera gazı kullanımını %30 oranında azaltmak zorundadır.

     - Ülkeler, emisyon indirimlerinin aylık ve yıllık raporlarını hazırlamalı ve hazırlanan raporlar belirlenen zaman içerisinde Birleşmiş Milletlere iletilmelidir.

     Not -1- Avrupa Birliğine üye olan ülkelerin tamamı Kyoto Protokolünü imzalamıştır.

     Not - 2- Kyoto Protokolünün maddeleri 191 ülke tarafından kabul edilmiştir.

     Kyoto Protokolünü İmzalayan Ülkeler

     Kyoto Protokolünü İmzalayan Avrupa Ülkeleri - İtalya - İspanya - Fransa - Norveç - Finlandiya - Belçika - Hollanda- Malta - Hırvatistan - Macaristan - Almanya - Letonya - Litvanya - Rusya - Ukrayna - Bulgaristan - Yunanistan

     Kyoto Protokolünü İmzalayan Asya Ülkeleri - Türkiye - İran - Japonya - Vietnam - Irak - Gürcistan - Moğolistan - Nepal

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap