Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kuzey türkçesinin en önemli eseri

    1 ziyaretçi

    kuzey türkçesinin en önemli eseri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Tarihî Kıpçak Türkçesi ve Özellikleri

    Tarihî Kıpçak Türkçesi ve Özellikleri

    Kıpçak Türkçesi, kökünü Türklerin Kıpçak kolundan alan tarihî bir Türk lehçesidir. Bu lehçe göçler, köle ticareti ve paralı askerler sayesinde geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Kıpçak Türkçesi eserleri Karadeniz’in kuzeyinden Mısır’a kadar uzanan coğrafyada yazıya geçirilmiştir. Özellikle Osmanlı’nın bir imparatorluk hâline gelmesiyle Kıpçak Türkçesi üzerindeki Oğuz etkisi de iyiden iyiye artmıştır. Kıpçak Türkçesinin söz varlığı Kodeks Kumanikus adlı sözlükte toplanmıştır.

    Abstract

    Kipchak Turkish is a historical dialect that takes its roots from the Kipchak branch of the Turks. This dialect has spread over a wide geography thanks to migrations, the slave trade and mercenaries. The language has existed from the north of the Black Sea to Egypt. Especially with the Ottoman Empire becoming an empire, Oghuz influence on Kipchak Turkish has also increased. Historical Kipchak Turkish is the official language of the Golden Horde State as the lingua franca. It is also the language used in the Mamluk army. Historical Kipchak Turkish was derived from Eastern Turkish at the end of the development stages of Middle Turkish.

    İçindekiler

    1. Kıpçaklar kimdir?

    Kıpçak Türkleri (Kuman Türkleri), Altınorda’dan önce Karadeniz’in kuzeyindeki Doğu Avrupa bozkırlarında yaşayan göçebe Türklerdir. Nitekim Kırım Tatarları, Karaçaylar, Kumuklar ve Balkarlar da dâhil olmak üzere birçok Türk boyu Kıpçakların soyundan gelmektedir. Bugün, Kıpçak ya da Kuman şubesine ait bu çeşitli dillerin konuşmacıları, Kıpçak Türkçesinin türevlerini konuşmaktadır.

    [en. Kipchak Turks (Kuman Turks) are nomadic Turks who lived in the Eastern European steppes north of the Black Sea before Altinorda. Indeed, many Turkish tribes, including Crimean Tatars, Karachays, Kumuks, and Balkars, descend from the Kipchaks. Today, speakers of these various languages belonging to the Kipchak or Cuman branch speak variants of Kipchak Turkish.]

    Kıpçak Türkçesi, son kalesi olan Macaristan’ın Kumanya bölgesinde 17. yüzyılın başlarında yok olmuştur. Geleneksel olarak Tarihî Kıpçak Türkçesinin son konuşmacısının 1770’te ölen [Karcag’da (Macaristan)] yaşayan István Varró olduğunu kabul edilir.

    Kıpçaklar; Kazakistan, Rusya, Gürcistan, Macaristan, Romanya (örneğin, Besarab hanedanı), Moldova, Besarabya ve Bulgaristan’ın tarihinde önemli bir role sahiptir.

    Kıpçaklar özellikle köle ticareti ve paralı asker olarak Mısır coğrafyasında devletler kurmuş, etkin güç hâline gelmeyi başarmıştır. Mısır’da Kıpçak Türkçesiyle yazılan korunmuş eserlerin büyük bir kısmı dinî eserlerdir. Çünkü Memlûkler bir İslam devletiydi ve bu dönemde birçok dinî eser Arapçadan çevrildi. Ayrıca Deşt-i Kıpçak bozkırlarında Yakın Asya ve Orta Asya’dan Mısır ve Suriye’ye taşınan Müslüman Kıpçaklar dışında, İslam kültürüyle ilişkisi olmayan yarı şamanist ve şamanist Kıpçaklar da vardı. Özellikle Mısır’a köle olarak gelip emir veya sultanlığa kadar yükselen Kıpçaklar, Arapça bilmedikleri için, bu dönemde birçok dinî eser Arapçadan Türkçeye çevrilmiştir (Sadykbekov, 2015: 119).

    2. Kıpçak Türkçesinin Özellikleri

    Kıpçak Türkçesi gramer özellikleri ve fonetiği açısından diğer Türk lehçelerinden birçok konuda ayrılır. Nitekim bu lehçenin temel özellikleri şunlardır:

    3. Kıpçak Türkçesinin Morfolojik-Fonetik Özellikleri

    4. Kıpçak Türkçesi Dönemi

    Bu bilimsel bir kavramdan ziyade yaygın olarak Tarihî Kıpçak Türkçesi için kullanılır. Harezm Türkçesindeki Kıpçakizmden unsurlarından başlayarak Memlûk Kıpçak Türkçesine kadar uzanan tarihî süreç Tarihî Kıpçak Türkçesi olarak adlandırılır. Yani bu lehçe çok geniş bir coğrafyada konuşulmuştur.

    Kıpçak Türkçesinin bu kadar geniş bir coğrafyada konuşulması sebebiyle bu lehçeyi bir tarihî dönem olarak sınırlandırmak zordur. Bu da Kıpçaklara ait lehçenin çeşitli evrelerde geliştiğini ortaya koyar. Tarihî Kıpçak Türkçesi denildiğinde ise Harezmlerden başlayarak Memluklara kadar uzanan dönemdeki dil varlığı ima edilir.

    5. Kıpçak Türkçesi Eserleri

    Kıpçak Türkçesinin en önemli eseri Kodeks Kumanikus’tur. Gülistan Tercümesi ise edebî anlamdaki en kıymetli yapıttır. Bunların dışında atçılık, okçuluk vb. konularda yazılan birçok eser daha vardır. Tarihî Kıpçak Türkçesine ait eserlerden birçoğu Mısır coğrafyasında Arap çoğunluklu halkı yöneten Memlûk Türkleri tarafından halkla iletişimi sağlamak amacıyla yazılan sözlüklerdir.

    6. Codex Cumanicus (Kodeks Kumanikus) Özellikleri

    7. Kıpçak Türkçesinin en önemli eseri nedir?

    Codex Cumanicus‘tur. Eser yukarıda da anlattığımız gibi bir sözlüktür. İki bölümden oluşur. İlk bölüm Latin, Farsça ve Kıpçak Latin alfabesiyle yazılmış bir sözlükten ve Latince anlamıyla Kıpçak Türkçesine ait fiilleri, isimleri ve zamirleri içermektedir. İkinci bölüm, Kıpçak-Almanca sözlüğü, Kuman grameri hakkında bilgi ve Petrarch’a ait şiirlerden oluşmaktadır. Eser Türkçenin Latin alfabesiyle yazılan ilk yapıtıdır.

    Codex Cumanicus aynı zamanda Peçenek Türklerinin söz varlığına dair izler de taşır. Bu sebeple bu sözlük, hem Kıpçak hem de Peçenek edebiyatının ilk önemli edebî eseridir. Çünkü zaman içerisinde Peçenek ve Kıpçaklar ortak coğrafyaları paylaşmaları sebebiyle edebî alanda da Kıpçak lehçesini kullanmıştır.

    Kıpçak Türkçesi Kaynakçası / References

    Akar, A. Türkiye Türkçesi Ağızlarında Oğuzca Dışı Dil Unsurları.

    Güngör, O. C. (2017). Tarihî Kıpçak Türkçesi ve Edebiyatı Üzerine Yapılan Çalışmalarla İlgili Bir Kaynakça Denemesi. Zeitschrift für die Welt der Türken/Journal of World of Turks9(1), 191-213.

    Halasikun, T., Halasikun, T., & Salan, M. (2012). Kıpçak Türkçesi Filolojisi X: Et-tuhfe ve onun müellifi. Dil Araştırmaları11(11), 185-195.

    Kahya, H. Seyf-i Sarâyî’nin Gülistan Tercümesi’nde Devrik Cümleler. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi59(1), 89-108.

    Öztürk, A. (2018). Kuman, Memlûk, Ermeni Kıpçak ve Karay Türkçelerindeki Kip Eklerinde Görülen Farklılıklar Üzerine. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 63-74.

    Sadykbekov, K. (2015). Memluk Kıpçak Türkçesi ile Yazılmış Dini Eserler ve Özellikleri”, International Journal of Languages’ Education and Teaching, 3/2, p. 119-125.

    Tokay, Y. (2014). Memluk Kıpçak Türkçesinde İşlevsel bir Edat: “ançaġa tigrü kim”. I. Uluslararası Türk Dünyası Araştırmaları Sempozyumu.

    Yazı kaynağı : simitcay.com

    Kıpçak Türkçesi (Kuzey Türkçesi) eserleri kitapları ile yazılan dönemi Kodeks Kumanikus Gülistan Tercümesi

    Kıpçak Türkçesi (Kuzey Türkçesi)

    Kıpçak Türkçesi, 13-15. yüzyıllar arasında Altınordu, Mısır, Suriye bölgelerinde kullanılan Türkçedir. Kuzey Türkçesiyle oluşturulan eserlerin en önemlileri şunlardır:

    1. Kodeks Kumanikus: Hristiyanlık’a ait ilâhileri, bilmeceleri, Türkçe-Almanca-Latince-Farsça sözlük parçalarını içeren bir derlemedir. Eserdeki metinler, 1303 yılında İtalyan ve Alman rahipleri tarafından Karadeniz’in kuzeyindeki Kıpçak Türklerinden derlenmiştir.

    2. Hüsrev ü Şîrîn: Hüsrev ü Şîrîn, Genceli Nizamî’nin aynı isimli Farsça mesnevisinden 1341 yılında Turkçeye çevrilmiş manzum bir eserdir. Eseri Kıpçak Türkçesine çeviren şair, Kutb’dur.

    3. Gülistan Tercümesi: Sa’dî’nin Gülistan isimli Farsça eserinin Saraylı Sevf tarafından 1391 yılında Kıpçak Türkçesine yapılmış tercümesidir.

    Yazı kaynağı : www.edebiyatogretmeni.info

    Kuzey Türkçesi | Dil, ve Edebiyat Topluluğu, Türkçe, Dil Bilgisi Konu Anlatımı – Anadilim.org

    Kuzey Türkçesi

    Kıpçak Türkçesi ve Tatar Türkçesi olarak da adlandırılan Kuzey Türkçesi, Hazar denizinin kuzeyinden batıya doğru yayılan Türklerin kullandıkları yazı dilidir. Aslında bu yazı dilinin Doğu Türkçesi yazı dilinden pek de farklı bir yanı yoktur. Ancak Kazan ve çevresinde bilhassa 18. ve 19. yüzyıllarda gelişme göstermiştir. Bu dönemde tarihî yazı dilini kullanan Türk gruplarının yavaş yavaş edebî dillerine kendi ağızlarından kelimeler kattıklarını görürüz. Gaspıralı İsmail’in “Dilde, fikirde, işde birlik.” uranı* ile yayımladığı Tercüman gazetesi Kazan Türkçesini İstanbul ve Taşkent Türkçeleriyle birleştirmeyi amaçlamıştır. Bugünkü Kazan Tatarlarının, Kırgızların ve Kazakların dilleri Kuzey Türkçesinin önde gelen kollarındandır.

    Okuduğunuz bu yazı o kadar beğenildi ki, bugün 1 kez, toplamda ise 1 kez okunmuştur.

    Yazı kaynağı : www.anadilim.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap