Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kuzey kibris türk cumhuriyetini taniyan ülkeler

    1 ziyaretçi

    kuzey kibris türk cumhuriyetini taniyan ülkeler bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dış ilişkileri

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dış ilişkileri

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), sadece Türkiye tarafından tanınmakta, diğer ülkeler ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınmamaktadır. Ülke, de jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'ne bağlıdır. Birçok devlet ve uluslararası kuruluş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni de facto (fiili) devlet olarak tanımlamaktadır.[1] Buna karşılık, uluslararası camianın Kıbrıslı Türklere karşı tutumu 2004'teki Annan Planı oylaması sonucu sempatiye dönüşmüştür. Bu sayede, KKTC devleti/kurumları bazı uluslararası politik, sportif, bilimsel, turistik ve kültürel örgütlere üye olmuşlardır.

    Uluslararası toplum ve devletler nezdinde statü[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, 15 Kasım 1983'te bağımsızlığını ilan etmesinin ardından BM Güvenlik Konseyi, 18 Kasım’da aldığı bir kararla bağımsızlık kararını kınadı.[2] Türkiye bağımsızlık kararı sonrasında KKTC'yi tanıdı. Pakistan ve Bangladeş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıdıktan sonra, ABD ve İngiltere’nin baskıları ile bu kararlarından vazgeçtiler.[3][4] 18 Kasım 1983’te de BM Güvenlik Konseyi 541 sayılı kararı ile üye ülkelere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanını tanımama çağrısı yapıldı.[5] Türkiye ve KKTC, kararda geçen ifadeye ("calls upon", "directs" değil) dayanarak, son kararın üye ülkelerde olduğu görüşünü savunmaktadır.

    BM ve AB, bazı KKTC kurum ve kuruluşlarını yasal olarak kabul etmektedir. Örneğin, 1974 sonrası yapılan mübadelede adanın kuzeyinde toprakları kalan Rumlara, bunlara karşılık olarak güneyde kalan Türk arazilerini veren KKTC Taşınmaz Mal Komisyonu; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından resmen bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmiştir.[6]

    Bazı devletler ve uluslararası kurumlar, KKTC yetkililerini Kıbrıs Türk Toplumu yetkilisi, cumhurbaşkanını Kıbrıs Türk Toplumu Lideri olarak anmaktadır.[7] Türkiye, KKTC yetkililerini daima sıfatlarıyla kabul etmektedir. Bunun dışında 2007 baharında KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref tarafından cumhurbaşkanı sıfatıyla davet edildi.[6] Ayrıca KKTC dışişleri bakanları, uluslararası bazı ortamlarda dışişleri bakanı olarak ağırlanmıştır.[8][9]

    Diplomatik temsilcilikler[değiştir | kaynağı değiştir]

    KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da ülkeyi tanıyan tek ülke olan Türkiye'nin büyükelçiliği vardır. Türkiye büyükelçiliği dışında bazı ülkelerin Lefkoşa'da temsilcilikleri bulunmaktadır. Hem Birleşik Krallık'ın hem de Birleşik Devletler'inin temsilcilikleri ve kendi diplomatik konutları bulunmaktadır. Bu iki ülke haricinde Almanya ve Avustralya temsilcilikleri; Fransız Kültür Derneği ve AB Destek Ofisi de KKTC'deki yabancı misyon şeflikleridir.[10] Bu temsilcilikler, dernekler, destek ofisleri ilgili ülkelerin KKTC'yi tanıdıkları anlamına gelmemektedir.

    KKTC'nin ise resmî olarak sadece Türkiye'de büyükelçiliği ve konsoloslukları vardır. Ankara Büyükelçiliği'nin yanında İstanbul, Mersin ve İzmir Konsoloslukları bulunmaktadır. Diğer ülkelerde ise tıpkı KKTC'deki yabancı temsilcilikler gibi resmî olmayan temsilcilikleri vardır. KKTC'nin Londra (Birleşik Krallık), Brüksel (Belçika), Washington (ABD) gibi toplam 19 ülkede 23 adet diplomatik misyon şefliği bulunmaktadır.[10] Bunun dışında bazı ülkelerde fahri konsoloslukları da bulunmaktadır.[11]

    Dışişleri Bakanı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nı 9 Aralık 2020 tarihinden itibaren Halkın Partisi'nden Kudret Özersay yürütmektedir.

    Annan Planı halkoylaması ve sonrasındaki gelişmeler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Referandum sonucunda Azerbaycan, KKTC'yi resmen tanımasa da gayri resmî ilişkileri geliştirdi.[12] KKTC'den Azerbaycan'a, Azerbaycan'dan da KKTC'ye uçak seferi düzenlendi (29.08.2005 / 27.07.2005 [13][14]). Ancak bu uçuşların devamı, hem maliyet sorunlarından hem de Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan’ın, AB üzerinden Azerbaycan’a uyguladıkları baskılardan dolayı gelmedi. Şimdilerde, KKTC'den kalkan uçaklar doğrudan seferler olarak sadece Türkiye'ye inebilmektedir. Charter seferlerle ise doğrudan uçuş yapılabilmektedir. KKTC-Birleşik Krallık ve KKTC-Almanya seferleri, Türkiye aktarmalı olarak yapılmaktadır. Referandumun ardından KKTC'ye uygulanmakta olan ambargoların kaldırılacağı beklentisi oluşmuş; ancak bu beklenti istenilen ölçüde karşılanmamıştır.

    Türkiye, 10 maddeden oluşan bir ara çözüm planı önermiştir:

    Bu öneri uluslararası toplumdan destek görmüş olsa da Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından reddedilmiştir.[16]

    Birleşik Devletler kongre üyelerinden oluşan bir temsilciler kurulu, KKTC devleti ile doğrudan bağlantıya geçti. Bu bağlantılar adanın güney kısmına gitmeden, doğrudan KKTC'ye yapılan ziyaretler ve iki tarafın bakanlıklarına yapılan milletvekili buluşmalarıdır.

    Eylül 2005'te ABD'nin New York eyaletinde düzenlenen İslam Konferansı Örgütü'nde, Türkiye'nin teşvikiyle üye ülkelere ve diğer devletlere Birleşmiş Milletler'in KKTC'ye yönelik kararlarını ve sınırlamalarını tanımamaları ve KKTC ile daha fazla doğrudan bağlantılar kurmaları yönünde çağrıda bulunulmuştur.

    Ayrıca diğer ülkelerin diplomatları, KKTC Ankara büyükelçiliğine ziyaretler düzenlemiştir. KKTC'ye karşı ilgisini olumlu yönde değiştiren Paraguay [17] ve Gambiya[18] da eklenebilir.

    İzolasyonlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kuzey Kıbrıs'a uygulanan izolasyonlar bazı alanlarda kalkmasına rağmen, önemli ölçüde izolasyon hala vardır.

    Futbol: KKTC Futboluna ambargo uygulanmaktadır. KKTC, Rumların bu tutumunu Avrupa'da Irkçılığa Karşı Futbol Örgütü'ne (FARE) şikayet etmiş; FARE, Kıbrıs Futbol Federasyonu'nun KKTC takımlarına veto uygulamaması gerektiğini ve uluslararası alanda temsiliyet amacıyla bağımsız ve tanınmış bir Kıbrıs Türk Federasyonu kurulması gerektiğini FİFA ve UEFA'ya bildirmiştir.[23]

    Basketbol: Dünyanın en geniş veri tabanına sahip ve en çok takip edilen basketbol sitesi eurobasket.com, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Basketbol Ligi'ni veri tabanına aldı.[24][25]

    İkili ilişkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kıbrıs Cumhuriyeti[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kıbrıs Cumhuriyeti, KKTC'ye uluslararası alanda hiçbir resmî konum vermemek için KKTC'yi yok saymakta ve diğer ülkelerin girişimlerini de caydırmaya çalışmaktadır. Rumlar, KKTC "sahte (pseudo) devlet" olarak görülmekte, KKTC yetkilileri ve devlet kurumlarını "sözde" ifadesiyle belirtmektedir.

    KKTC Cumhurbaşkanı; Kıbrıs Cumhuriyeti, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "Kıbrıs Türk toplumu lideri" olarak kabul edilmektedir. KKTC ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin hiçbir resmî tanımlamasını kabul etmez ve "de jure" yönetimi "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi" adlandırırak, bu yönetimin cumhurbaşkanını "Kıbrıslı Rum Önder" olarak kabul eder.

    Yeşil Hat boyunca Metehan, Bostancı, Ledra Palas, Akyar, Beyarmudu, Ledra Caddesi sınır noktaları açılmıştır. Yeşilırmak sınır noktasının açılmasına da karar verilmiştir.

    Kıbrıs Cumhuriyeti ile KKTC'nin 2008 Eylül'ünde başlayan birleşme çabalarında önemli noktalarda anlaşma sağlanamamıştır ve iki tarafın görüşleri taban tabana zıttır.[26]

    1990'dan bu yana federasyonların, konfederasyonların, devletlerin (aynı ırk, din, dilli Sırbistan-Karadağ bile) ayrışmasıyla 33 ülkenin hiçbir taviz vermeden bağımsız olup tanınması; buna karşılık tek 1 birleşmenin bile olmaması, Kuzey Kıbrıs'ın tanınma olasılığını son derece artırmıştır.[27] Bu gerçek, bağımsız Kuzey Kıbrıs'ta adada iki ülke çözümünü (tanınmayı) destekleyenleri çoğunluk haline getirmiştir ve bu irade 19 Nisan 2009 genel seçimlerine de yansımış[28] ve iki devlet çözümünü destekleyenler Kuzey Kıbrıs'ta iktidara gelmiştir.[28]

    Bağımsız Türk Kıbrıs devletinin devam eden tanıtılma çabalarının neticesinde;

    Uluslararası yasalara göre (bkz. Uluslararası Anlaşmazlık Mahkemesi - Permanent Court of Arbitration) adaların Münhasır Ekonomik Bölgeleri (Exclusive Economic Zone, EEZ), Ana Kıta'larla karşılaştırıldığında ihmal edilebilecek kadar küçüktür.[35][36][37]
    Türkiye Avantajlı: Türkiye, Mısır = Ana Kıta; Rum Kıbrıs, Türk Kıbrıs = Ada. EEZ belirlenirken, Türkiye ve Mısır Ana Kıta olduklarından, Türkiye ve Mısır ortalanmaktadır. Ana Kıtalar, adalara nazaran EEZ bakımından baskın olduğundan, Kıbrıs-Karpatos arasında kalan kısım, Türkiye EEZ'sine dahildir. Türkiye Ana Kıta, Türk Kıbrıs ada olduğundan, Türkiye - Türk Kıbrıs arasında EEZ belirlenirken, EEZ çizgisi Türk Kıbrıs'a daha yakın olmaktadır.
    KKTC Avantajlı: Türkiye'nin EEZ'si Kıbrıs Adası'nın güneyine geçememektedir. Karpaz Yarımadası, boylu boyunca uzandığından, Türkiye'nin EEZ'si Karpaz'ın güneyine geçmemektedir: Karpaz'ın güneyindeki EEZ tamamen Türk Kıbrıs'a aittir. Petrolün çoğu da zaten Karpaz etrafındadır. Karpaz'ın kuzeyindeki petrolü Türkiye, güneyindeki petrolü Türk Kıbrıs işletecektir. 400 Milyar $'lık petrol Türkiye ve KKTC arasında bölüşülecektir.
    Rumların Çabaları: Mülkiyet için birçok kez mahkemelere başvuran Rumlar, petrol için Uluslararası Anlaşmazlık Mahkemesi'nin referans kararları nedeniyle (adaların EEZ'si Ana Kıtalara göre ihmal edilebilir derecede küçük) hiçbir mahkemeye başvurmamışlardır.

    Türkiye[değiştir | kaynağı değiştir]

    KKTC ile Türkiye yakın ilişkilere sahiptir. KKTC bütçesinin %32.6'si Türkiye'den gönderilen yardımlardan oluşmaktadır.[38]

    2005'te KKTC, Türk göçmenleri düzene sokmak için girişimlerde bulundu. Bunun sebebi istihdam açığı ve suç oranlarının artmasından kaynaklanıyordu. Bu KKTC ile Türkiye arasındaki ilk büyük çapta uyuşmazlıktı ve Türk egemenliğinin demografik statükosu etnik Türk göçmenleri ile sürdürülmek isteniyordu.[kaynak belirtilmeli]

    Kıta Sahanlığı Antlaşması Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz sondajına başlamasının ardından, Türkiye ile KKTC de benzer bir adım atılacağını duyurmuştu.

    Akdeniz’de yapılacak aramalar için ilk adım atıldı ve KKTC ile Türkiye arasında kıta sahanlığını sınırlandırma anlaşması New York’ta imzalandı.

    Anlaşmaya, Türkiye adına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Kuzey Kıbrıs adına da Devlet Başkanı Derviş Eroğlu imza koydu.

    Rumların Ada’nın güneyindeki 12 nolu parselde başlayan çalışmalarına, fırkateynler ve savaş uçaklarıyla uzaktan izlemeye alan Ankara, benzer arama çalışmaları yapılması yolunda en somut adımı attı.

    KKTC ve Türkiye arasında imzalanan kıta sahanlığını sınırlandırma anlaşmasıyla, Akdeniz'de yapılacak arama çalışmaları için engel ortadan kalkmış oldu.

    Suriye[değiştir | kaynağı değiştir]

    KKTC ile Suriye arasındaki ilişkiler bir dönem oldukça iyiydi. 2007 senesinde Lazkiye-Mağusa arası feribot seferleri başlatılmış hatta karşılıklı olarak vizesiz seyahat uygulaması bulunuyordu.

    KKTC Bakanlar Kurulu 21 Haziran 2019'da Suriye vatandaşlarına vize muafiyetini kaldırdı.

    "Güney Kıbrıs'a geçmek için KKTC'ye gelen Suriyelilerin sayısındaki artışı, Ercan Havaalanı'ndaki yığılmayı ve buradaki insani koşulları dikkate alan hükümet, Suriye'nin vize uygulanan ülkelere dahil olmasına karar verdi."[39]

    Azerbaycan[değiştir | kaynağı değiştir]

    Aralarında ırk, din, dil ve ortak kültür birliği bulunan devletlerdir. Bu ortak değerler Azerbaycan-Kuzey Kıbrıs-Türkiye arasındaki ilişkilerde "bir millet, üç devlet" anlayışının gelişmesine ve bu anlayışın söz konusu ilişkilere yön vermesine yol açmış olsa da Azerbaycan KKTC'yi resmen tanımamaktadır. Azerbaycan'ın özerk cumhuriyeti olan Nahçıvan meclisi 1992'de yetkisi olmamasına rağmen KKTC'yi tanıdığını açıklamıştır.[40] KKTC-Azerbaycan ilişkileri özellikle Annan Planı’nı izleyen referandum döneminde daha da yoğunlaştığını söylemek mümkündür. Ancak bu gelişmeler, Türkiye ve KKTC’ni çevrelemiş bulunan kimi sebepler nedeniyle beklenen sonucu vermemiş ve giderek yoğunluğunu da kaybetmiştir.

    Libya[değiştir | kaynağı değiştir]

    2011'de Libya Ulusal Geçiş Konseyi'nin Sağlık Bakanı Abd el Rahman Ali El-Kıssa KKTC'ye gitti. Ziyarette Yakın Doğu Üniversitesi ile Libyalı yaralıların tedavileri hakkında bir protokol imzalandı. Bakan ziyareti "Libya ile KKTC arasındaki ilişkilerin gelişmesi için önemli bir fırsat" olarak niteledi.[41]

    ABD[değiştir | kaynağı değiştir]

    Amerika Birleşik Devletleri, resmen tanımamasına rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa'da diplomatik resmiyeti olmayan bir ofise sahiptir. Bu ofis Lefkoşa'nın Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimi altındaki bölümünde bulunan ABD Büyükelçiliğine bağlı olarak hizmet vermektedir. ABD Lefkoşa Büyükelçileri ya da diğer diplomatik görevliler Kuzey Kıbrıs'ta yaptıkları faaliyetler için bu mekânı kullanmaktadır.[42] Örneğin KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın vefatı sonrası bu ofisten ABD adına taziye mesajı yayımlanmıştır.[43] 2005 yılının Ramazan ayında burada KKTC'nin dinî görevlilerine iftar yemeği verilmiştir.[44] Farklı zamanlarda ofiste resepsiyonlar düzenlenmektedir.[45]

    Gine[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sadece Türkiye tarafından tanınan KKTC'yi Gine resmen tanımamaktadır fakat aralarında gayri resmi ilişkiler bulunmaktadır. Gine'nin tam üye olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı'na KKTC'de Kıbrıs Türk Devleti adıyla gözlemci statüsünde üyedir. Karşılıklı ilişkiler İslam İşbirliği Teşkilatı'nın 2004 yılında Kıbrıs Türklerine yönelik izolasyonların kaldırılmasına yönelik aldığı karar sonucu gelişme göstermiş, Gine Ekonomi Maliye ve Planlama Bakanı Ousmane Dore'nin 8 Nisan 2008 tarihinde KKTC'yi ziyaret etmesiyle ilişkiler belirli bir seviye kazanmıştır.[46] Dönemin KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı'nın davetiyle gerçekleşen ziyarette Dore bakan Avcı'nın dışında dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Ekonomi ve Turizm Bakanı Erdoğan Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Suat Günsel ile bir araya gelmiştir.[47]

    Ekvator Ginesi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Sadece Türkiye tarafından tanınan KKTC'yi Ekvator Ginesi resmen tanımamaktadır. İki ülke arasındaki diplomatik yönden en üst düzey temas BM Genel Kurulu toplantıları devam ettiği 21 Eylül 2011 tarihinde New York Ritz Carlton Otel'de[48] ve 25 Eylül 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Merkezi KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obiang Nguema Mbasogo'nun bir araya gelmesi ile gerçekleşmiş, görüşmelerde, ikili ilişkilerin geliştirilmesi ele alınmış ve bu bağlamda ticari, kültürel ve diğer ilişkilerin geliştirilmesi üzerinde durulmuştur.[49]

    Uluslararası Örgütler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Avrupa Birliği[değiştir | kaynağı değiştir]

    Her iki taraf arasındaki müzakereler, 2004 yılında Avrupa Birliği'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni kendi topluluğuna katmasıyla daha da karmaşık hale gelmiştir. KKTC, Avrupa Birliği'nin bu yeni üyesini yasadışı olarak görmekte ve kendisine danışılmadan böyle bir katılımın gerçekleştiğini savunmaktadır. Ayrıca Avrupa Birliği'ne katılan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkını temsil etmemektedir (6 milletvekilinden Kıbrıs Türklerine ayrılan 2 milletvekili de Rumlar tarafından doldurulmuştur). Yasal olarak Avrupa Birliği düzenlemeleri tüm ada için geçerli olsa da, uygulamada sadece de jure yönetim Avrupa Birliği müktesebatına tabidir.

    Kıbrıs Cumhuriyeti, Avrupa Birliği'nden KKTC'ye gönderilme sözü verilen yardım paketlerininin ulaşımını veto etmek için Avrupa Birliği'ndeki konumunu kullanmakta ve kendi üyeliğini KKTC'ye yapılan desteklere son vermek için kullanmaktadır Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Antlaşması'nı imzalamasına rağmen Kıbrıs Cumhuriyeti'ne bu antlaşmayı genişletmemiş, bunu KKTC'ye uygulanan izolasyonların sonlanrılmasıyla ilişkilendirmiştir.

    Avrupa Birliği, KKTC'yi Avrupa Birliği yasa/yasamalarından muaf tutulan bir ülke olarak kabul etmektedir. Kıbrıslı Türklerin seçim sürecine katılamamasına rağmen, Avrupa Meclisi'ndeki milletvekili sayısı (6) Kıbrıs'ın tüm nüfusu temel alınarak Kıbrıs için ayrıldı. 1960 yapısından (Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Meclisi'nde üyelerine ayrı ayrı oy vermesi) farklı olarak Kıbrıs Sorunu'nun çözümüne kadar, geçerli statüko yüzünden, Kıbrıslı Türkler Avrupa Birliği Kıbrıs üyeleri için sadece Kıbrıslı Rumlarla birlikte oy verebilmektedir. 2009 seçimlerinde, 97 Kıbrıslı Türk oy kullanmıştır.

    KKTC, Türkiye'nin AB'ye katılma girişimlerini tamamen desteklemektedir. Bu girişimlerin bir parçası olarak, Türkiye yeni AB üyeleri olan Gümrük Birliği'ni genişletmeyi öngören protokolü imzalamıştır. Bu protokole Türkiye'nin hâlâ tanımadığı Kıbrıs Cumhuriyeti de dahildir. Türkiye buna rağmen beyannamede böyle bir tanımlama ile aynı anlama gelmediğini belirtmekte ve de jure yönetimi, "Güney Kıbrıs'ın Kıbrıslı Rum Yönetimi" ifadesi ile betimlemektedir.

    Kuzey Kıbrıs'ın AB müktesebatına katılım çalışmaları 2008 yılında başlamıştır. Bu çerçevede İzleme komitesi, Alt Komite ve Çalışma Grupları oluşturulmuştur. Sürecin izleme ve yönlendirmesinden sorumlu olacak İzleme ve Yönetim Komitesi ile sektörlere ve o sektörleri ilgilendiren AB müktesebatı başlıklarına göre 7 tane alt komite kurulmuştur. Komitelerin çalışmalarını destekleme ve program hazırlama amacıyla çalışma grupları oluşturulmuştur. Kuzey Kıbrıs - AB müktesebat görüşmeleri toplam 12 Başlık'tan oluşmaktadır:[50]

    Birleşmiş Milletler[değiştir | kaynağı değiştir]

    1983 yılında BM iki Güvenlik Konseyi kararı aldı: KKTC'nin tek taraflı bağımsızlık kararını yasadışı olarak kabul etti ve diğer BM üyesi ulusların bu hususta KKTC'yi tanımamasını şart koştu. KKTC, 1972'de Pakistan'dan ayrılan Bangladeş'i tanıması nedeniyle Birleşmiş Milletler'in yaptığını çifte standart olarak tanımlamaktadır. Yeşil Hat boyunca barışı koruyan BM Barışı Koruma Gücü hâlâ Kıbrıs'taki varlığını sürdürmektedir.

    Türkiye ve KKTC, BM Barışı Koruma Gücü'nün Kıbrıs'taki varlığını devam ettiren BM Güvenlik Konseyi raporunu, KKTC'nin rızası alınmadığı gerekçesiyle veto etmiştir.[51] Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'ne üye olduktan sonra, KKTC adı BM raporlarında geçmeye başlamıştır.[52]

    Birleşme müzakerelerinin 40.sının yapılması sonrasında, Türklerle Rumların arasında oldukça büyük yaklaşım farkları olması nedeniyle, artık Birleşmiş Milletler'de B planı hazırlıkları başlamıştır.

    Kıbrıs'taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün (UNFICYP) statüsü 2009 Kasım ayında, Genel Sekreter Ban ki Moon'un raporuyla gözden geçirilecektir. UNFICYP'nin görev süresini yeniden değerlendirecek olan rapor ise 2009 Aralık ayında yine Ban Ki Moon tarafından hazırlanacaktır.

    Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi[değiştir | kaynağı değiştir]

    29 Nisan 2004 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından kabul edilen 1376 sayılı kararda Kıbrıs Türk toplumu seçilmiş temsilcilerinin AKPA çalışmalarına katılabilmelerine imkân verilmesine karar verilmiştir.

    Kabul edilen bu karar doğrultusunda Kıbrıs Türk toplumu seçilmiş temsilcileri ibaresi altında KKTC milletvekillerini davet eden AKPA, KKTC Cumhuriyet Meclisi üyesi olan ve KKTC'de yapılan genel seçimler ile seçilen kişileri, Kıbrıs Türk Toplumu adına çalışmalarına gözlemci sıfatı ile katmıştır. Görev alan her iki KKTC milletvekili tüm komite çalışmalarına ve tüm Genel Kurul oturumlarına katılabilmekte ve buralarda söz alıp konuşabilmekte, ancak oy hakkı bulunmamaktadır.

    2004 yılında kabul edilen bu kararla birlikte KKTC ile defa Avrupa'ya ait kurumlarda Kıbrıs Türk Toplumu adıyla bile olsa milletvekilleri marifetiyle resmen temsil edilmiş olmuştur. Diğer bir önemli husus ise KKTC'de yapılan seçimler sonucu seçilen milletvekillerinin AKPA tarafından Kıbrıslı Türkleri temsil etme noktasında kabul edilmesiyle KKTC seçimlerininde zimnen tanınması anlamına gelmektedir. Mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti ile hiçbir ilişkileri bulunmayan ve Rumlardan onay alınmaksızın, bu milletvekillerini bünyesine almak suretiyle meclis, Kıbrıslı Türklere yönelik olan siyasi ambargoları kısmet hafifletmiştir.

    Ekonomik İşbirliği Teşkilatı[değiştir | kaynağı değiştir]

    1992 yılında Kıbrıs Türk Müslüman Toplumu adıyla teşkilatın sadece bazı toplantılarına oy hakkı olmaksızın davet edilen KKTC yetkilileri, 2004 yılında alınan karar gereğince itibaren teşkilatın toplantılarına Kıbrıs Türk Devleti adıyla iştirak etmeye başladılar. 16 Ekim 2012 tarihinde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen ve üye ülkelerin Devlet veya Hükûmet başkanları seviyesinde gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 12. Zirve Toplantısı’nda KKTC, EİT'nin gözlemci üyeliğine kabul edilmiştir.

    Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY)[değiştir | kaynağı değiştir]

    1993 yılında kurulan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı'na (TÜRKSOY) KKTC gözlemci üye olarak katılmaktadır. Türk kökenli ülkeler arasında kültürel çalışmalar yürüten Türksoy'da üye ve gözlemci üyeler çalışmalarda eşit haklara sahiptir. Türksoy'un düzenlediği kültürel ve sanatsal faaliyetlere KKTC temsilcileri katılır ve bunların bazıları KKTC'de düzenlenir.

    Dünya Posta Birliği[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dünya Posta Birliği, KKTC'yi ayrı bir ülke olarak tanımamaktadır ve KKTC'ye gönderilen tüm postalar, "ulaştırılamadı" olarak gönderene geri dönmektedir. KKTC bu sorunu çözmek için doğrudan Türkiye'yi alıcı adresi olarak gösterir (bu adres "Mersin 10, Türkiye" olarak belirlenmiştir).

    Uluslararası örgütlere üyelik[değiştir | kaynağı değiştir]

    Politik[değiştir | kaynağı değiştir]

    1 KKTC, İslam Konferansı Örgütü'nün bir gözlemci-devlet üyesidir.[53]
    2 KKTC, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın gözlemci-devlet üyesidir.[54]
    3 KKTC, Türk Dili ve Lehçeleri Konuşan Ülke ve Bölgelerdeki Yerel Yönetimler Birliği'nin (TDBB) üyesidir.[55]

    Sportif[değiştir | kaynağı değiştir]

    1: Badminton: KKTC, Dünya Badminton Federasyonu ve Avrupa Badminton Konfederasyon’un gözlemci üyesidir.[56]
    2: Bilardo: Kuzey Kıbrıs Bilardo Federasyonu (KKBF), Avrupa Bilardo Federasyonu'nun (EPBF)[57] (ve böylelikle de Avrupa Bilardo Şampiyonası'nın[58]) üyesidir.
    3: Bocce: KKTC, Uluslararası Bocce Birliği'nin üyesidir.
    4: EasyKart: KKTC, Uluslararası EasyKart Federasyonu'nun üyesidir.[59]
    5: FutbolTenisi: KKTC, Uluslararası FutbolTenisi Birliği Federasyonu üyesidir.

    Bilimsel[değiştir | kaynağı değiştir]

    1 KKTC, Avrupa Ülkeleri Biyolojiciler Birliği (ECBA) üyesidir.[60]
    2 KKTC'nin üniversiteleri (6'nın 2'si) (yani, Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesi), Avrupa Üniversite Birliği'nin üyesidir.[61]

    Kültürel ve Turistik[değiştir | kaynağı değiştir]

    1 KKTC, Ulusal Turist Bürosu Birliği Temsilcileri'nin (Association of National Tourist Office Representatives (ANTOR)) üyesidir.[62]
    2 KKTC, TÜRKSOY'un üyesidir. (Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi)[63]

    Uluslararası başarılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bağımsız Kuzey Kıbrıs, her ne kadar de jure olarak küresel ölçekte tanınmasa da, son yıllarda birçok uluslararası yarışmalara katılmış ve oldukça büyük başarılar kazanmıştır:

    Sportif[değiştir | kaynağı değiştir]

    1: Bisiklet: 2009: Almanya: 7.Walkirch 24 Saat Uluslararası Dağ Bisiklet Yarışı: Türk Kıbrıs Yıldız Takımı 1., büyükler takımı 3., bayanlarda Şerife Akcan 1. oldu.[64]
    2: Bocce: 2009: Macaristan: Uluslararası Bocce Turnavası'nda Türk Kıbrıs, erkeklerde 2., bayanlarda 3. oldu.[65]
    3: EasyKart: 2008: İtalya: Dünya EasyKart Şampiyonası: 125cc Light'ta Türk Kıbrıs'tan Zeka Özteknik 1. oldu.[66]
    4: Tekvando: 2009: Malezya: Dünya Taekwondo Şampiyonası: Türk Kıbrıs, 3 altın, 1 gümüş, 2 de bronz madalya aldı.[67]
    5: Golf: 2009: Bulgaristan: Amatör Açık Golf Şampiyonası: Türk Kıbrıs'tan Gülay Garabli bayanlarda 1. oldu.[68]
    6: Yamaç Paraşütü: 2009: Bulgaristan: Yamaçparaşütü Dünya Kupası: 9 ülkeden 48 sporcunun mücadele ettiği şampiyonada Türk Kıbrıs'tan Eser Kişmir 17. oldu.[69]

    Kültürel[değiştir | kaynağı değiştir]

    1: Folklör: 2007: İsviçre: 33. Uluslararası Fribourg Festivali: Türk Kıbrıs 1. oldu.[70]
    2: Folklör: 2009: Bulgaristan: Primorsko kentindeki geleneksel Eurofolk Festivali: "Mister ve Miss Academy" yarışmasında Türk Kıbrıs 1. oldu.[71]
    3: Müzik: 2010: Çek Cumhuriyeti: 2010 Amadeus 17. Uluslararası Genç Piyanistler Yarışması: Türk Kıbrıs'tan Görsev Tepe, "Onur Ödülü" aldı.[72]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Azerbaycan-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkileri

    Azerbaycan-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkileri

    Azerbaycan-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkileri, Azerbaycan'ın 1991'deki bağımsızlığının ardından iki ülke arasında günümüze dek süregelen ilişkilerin bütünüdür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler üyesi olan ülkelerden yalnızca Türkiye tarafından tanınan, sınırlı tanınırlığa sahip bir ülkedir. 1983 yılından beri de facto bağımsız olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan tarafından tanınmazken ülkeye bağlı bir özerk yönetim olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti meclisi, yetkisi olmamasına rağmen KKTC′yi 1992 yılında tanımıştır.[1][2][3] Dönemin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Yüksek Meclisi Başkanı Haydar Aliyev'in aldığı bu karar, resmiyet taşımayıp sembolik bir tanıma olmuştur. Azerbaycan'ın ülkeyi tanımamasındaki başlıca neden, Ermenistan ile yapılan Karabağ Savaşı sonunda Azerbaycan topraklarının %20'sinin işgal edilmesidir. Azerbaycan'ın KKTC'yi tanıması işgal altındaki topraklarının üzerinde kurulan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin tanınması olasılığını taşımaktadır.[3][4]

    Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

    Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkiler, ilk defa Azerbaycan'ın 3. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından söylenen "bir millet, iki devlet" anlayışı çerçevesinde gelişim göstermektedir.[5] 2004 yılında Annan Planı doğrultusunda Kıbrıs′ta yapılan referandum sonrasında Azerbaycan ve KKTC ilişkilerinde gelişme ve atılım yaşanmıştır. İlerleyen yıllarda 3. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, verdiği bir konferansta Haydar Aliyev'in sözüne atfen "üç devlet, bir millet" sözünü telaffuz etmiştir.[6]

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 2004 yılında adanın ikiye bölünmüşlüğünü sona erdirmek için yapılan Annan Planı'nda Türk tarafının "evet", Rum tarafının ise "hayır" demesi durumunda Azerbaycan'ın KKTC'yi tanıyabileceğini söyledi.[7] Azerbaycan'ın KKTC ile ilişkileri bulunduğunu belirten Aliyev, KKTC'de başta kültür ataşesi olmak üzere çeşitli resmi görevlilerinin bulunduğunu, çeşitli uluslararası toplantılara KKTC'den de heyetleri davet ettiklerini, KKTC'deki millî günlere katıldıklarını belirtti.[7] 24 Nisan 2004'te yapılan halkoylamasında Türklerin %65'i evet derken, Rumların %76'sı hayır dedi.

    Azerbaycan, 2005 yılında KKTC pasaportlarını tanıyacağını duyurup KKTC'nin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'na resmî temsilcilerini gönderdi.[8][9] 27 Temmuz'da ise yüz kişilik Azeri iş adamı heyetini taşıyan Azerbaycan'daki Imair Havayolları'na ait uçak Bakü'den KKTC'ye doğrudan uçuş yaptı. Bu, KKTC'ye Türkiye dışında bir devletin yaptığı ilk doğrudan uçuş oldu.[9][10] Azeri heyeti KKTC'ye vardıktan sonra eski KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüştü. Talat, heyeti kabulünde: "Bu, Kıbrıs Türkünün haksız tecridinin bitmesi için atılmış bir adımdır" ifadelerini kullandı. Imair Havayolları Başkanı Fuzuli Fazullayev de uçuşların her pazar olacağını, ancak düzenli uçuşların üç ayı bulacağını açıkladı.[9][10]

    Durum Kıbrıs Cumhuriyeti'nde de yankılandı. Kıbrıs Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos yapılan doğrudan uçuşları protesto için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e bir mektup gönderdiğini belirterek: "Zamanı geldiğinde biz de bazı adımlar atarız" şeklinde bir açıklamada bulundu.[9] Ayrıca Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'ne Azerbaycan'ı şikayet edeceklerini belirtmesi üzerine Azerbaycan'ın dışişleri, yapılan ziyaretin devlet politikasını yansıtmadığı ve konunun iş adamlarının özel girişimi olduğu açıkladı. Dışişleri sözcüsü Tahir Tağızade, Bakü'nün Kıbrıs politikasının değişmediğini belirterek "Azerbaycan'da serbest pazar ekonomisi uygulanıyor. İş adamlarının faaliyetine karışmak devlet politikamızda yok" diyerek ziyaretlerin sorun olmaması gerektiğini belirten Tağızade, "İki amacımız var. İlki, Kıbrıs sorununun çözülmesinde destek vermek. İkincisi, BM'nin belirttiği gibi Kıbrıs Türklerinin insani ve ekonomik tecritten çıkarılması, Annan Planı'nı destekleyen Türk toplumuna yaklaşmak" dedi. Tağızade, konuyla ilgili Yunanistan'ın bilgisi olduğunu ve bir tepki alınmadığını belirtti.[8]

    2011 yılında Bakü'de Türkiye'den gelen gazeteciler ile bir araya gelen Siyasi ve Toplumsal Çalışmalar Daire Başkanı Ali Hasanov, gazetecilerin Azerbaycan'ın KKTC'yi neden tanımadığı sorusunu, "Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ı tanımamızı beklemeye hakkı var. Biz bunu anlıyoruz. Sanmayın ki Kıbrıs bize göre sizden az önemlidir. Sizin devletinizi yönetenler şunu çok iyi bilir ki bugün bir tek Azerbaycan Kuzey Kıbrıs'ı tanırsa, 15 devlet Dağlık-Karabağ'ı tanıyacak. Bunu koyun terazinin gözüne. Türkiye onu istemez." şeklinde açıklamıştır.[4]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    ‘KKTC’yi beş ülke tanımaya hazırlanıyor’

    ‘KKTC’yi beş ülke tanımaya hazırlanıyor’

    Selim Sayarı

    KKTC’nin Azerbaycan, Pakistan, Libya, Bangladeş ve Gambiya tarafından tanınma yolunun açıldığına dair medyada yer alan haberler, bugünkü Rum gazetelerinde manşet oldu.

    Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in partisi DİSİ’nin yayın organı Alithia gazetesi manşetinde “KKTC 5 Ülke Tarafından Tanınma Yolunda” ifadesini kullandı.

    Haberde Türkiye’yle kardeş ülkeler Azerbaycan, Pakistan, Libya, Bangladeş ve Gambiya’nın, 37 yıl önce kurulan KKTC’yi tanımaya hazır olduğunu yazdı.

    AZERBAYCAN’IN TANIMASI GÜNDEMDE

    Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in KKTC’nin tanınması konusunda endişeli olduğu yönündeki açıklamasına yer verilen haberde, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan’a yapacağı ziyaret çerçevesinde KKTC’nin Azerbaycan tarafından tanınmasının gündeme geleceği belirtildi.

    Habere göre, Rum yönetimi KKTC’nin tanınmasını engellemek için Azerbaycan’la diplomatik temasa geçti. KKTC’nin tanınması durumunda bunun Bakü - AB ilişkilerinde kötü sonuçlar doğuracağına dair tehditte bulunan Rum yönetimi, AB yetkilileriyle de temas ederek yardım istedi. 

    Yazı kaynağı : www.ntv.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap