Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kişisel risk algılamasını etkileyen faktörler

    1 ziyaretçi

    kişisel risk algılamasını etkileyen faktörler bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Risk Değerlendirmesi

    Risk Değerlendirmesi

    RİSK  DEĞERLENDİRMESİ  VE  RİSK  KONTROLÜ

    Yeni İSG yaklaşımının  esasını teşkil eden Risk Değerlendirme çalışmalarının temel kavramları ile uygulama yöntem ve basamakları hakkında bilgi aktarımında bulunmaktır.

    Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için konunun ele alınması esnasında aşağıdaki sorulara cevap/cevaplar aranması gerekmektedir.

    Sorular :

    Tehlike nedir ?

    Risk nedir ?

    Kabul edilebilir risk nedir ?

    Risk Değerlendirmesi ne demektir ?

    Risk değerlendirmesi adımları nelerdir ?

    Risk kontrolü ne demektir ?

    Risk kontrol yöntemleri nelerdir ?

    KONU  BAŞLIKLARI

    1.TANIMLAR

    2.AB MEVZUATINDA RİSK DEĞERLENDİRMESİ

    3.NEDEN RİSK DEĞERLENDİRME

    4.RİSK DEĞERLENDİRME ADIMLARI

    5.RİSK KONTROLÜ

    6.RİSK KONTROL YÖNTEMLERİ

    Tehlike ve risk, bu iki kavram,  yeni İSG yaklaşımının temelini teşkil etmektedir.  Bu kavramların oluşumu ve tanımlanması üzerinde ortak bir anlayış geliştirilmesine büyük ihtiyaç bulunmaktadır.

    Ancak bu konulara geçmeden önce ülkemizde 1475 sayılı İş Kanununun 73-82. maddelerine göre İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG)  faaliyetlerinin nasıl yürütüldüğüne bir göz atmak ve durum tespiti yapmak gerekmektedir.

    ÜLKEMİZDE İSG   UYGULAMALARI  DURUM TESBİTİ

    Ülkemizde 2003 yılı Haziran ayına kadar İSG Uygulamaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Eksenli,  Teftiş, Denetim ve İzleme ağırlıklı olarak yürütülmüştür. Bu yöntemin temelinde 1475 sayılı İş Kanunu ve bu kanuna göre yayımlanan İSG Mevzuatı ile 81 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü “İLO” Sözleşmesi “Sanayi ve Ticarette İş Teftişi Hakkında Sözleşme” bulunmaktadır.

    İş sağlığı ve güvenliği faaliyetleri teftiş ve müfettiş ile özdeşleşmiş durumdadır.

    Yani iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin merkezinde İş Teftiş biriminin bulunduğunu söylemek mümkündür. Konu ile doğrudan ilgisi olmayan kişilere İSG hakkında bilgisi sorulduğunda konu; baret, emniyet kemeri, teftiş, müfettiş, ceza vb. kelimeleri ile izah edilmektedir. Bu izah tarzı aslında iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerini ve amacını ortaya koymaktan oldukça uzaktır. İş sağlığı ve güvenliği konusunun; ilmi, sistemli, koruma, önleme, tedbir, eğitim sertifika vb. kelimeler ile anılır halde olmasının sağlanması gerekmektedir.

    Haziran-2003 dönemine kadar iş sağlığı ve güvenliği  teftiş ve uygulama faaliyetleri şu şekilde yürütülmüştür.

    -Yıllık çerçeve programların hazırlanması,

    -Yıllık program uyarınca aylık teftiş programlarının hazırlanması,

    -Teftişlerin icra edilmesi,

    -Noksanlıkların tesbiti,

    -Mehil yada yaptırımların uygulanması,

    -Kontrol teftişlerinin yapılması,

    -Noksanlıkların tamamlanması halinde işyerinin tekrar programa alınması,

    Haziran-2003 tarihinde ise 4857 sayılı yeni İş Kanunu yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu kanun ülkemizin çalışma hayatı ile ilgili değişen ve gelişen ihtiyaçlarının karşılanması ve Avrupa Birliği uyum sürecine hazırlık amaçlarını dikkate alınarak hazırlanmış bulunmaktadır. Yeni İş Kanunuyla iş sağlığı ve güvenliği hususuna bir takım yenilikler ve yeni bir anlayış getirilmeye çalışılmıştır.

    YENİ İSG  YAKLAŞIMININ  EN  BELİRGİN  ÖZELLİKLERİ

    Yeni İş Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği  yönünden getirilen yenilikler şunlardır.

    KARŞILAŞTIRMA

    İş sağlığı ve güvenliği açısından 4857 sayılı İş Kanunu ile getirilen başlıca yenilikler ile eski uygulamaların karşılaştırıldığı tablo aşağıya çıkarılmıştır.

    TEHLİKENİN  GENEL ANLAMI

    Tehlike ve risk kelimeleri ile ilgili olarak Türk dil kurumu sözlüğüne baktığımızda,

    Tehlike kelimesinin isim olduğu ve Arapça : Tehluke  kökünden geldiği, iki anlamının olduğu görülmektedir.

    Bu iki anlam aşağıdaki gibidir.

    1. Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara

    2. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen durum

    Risk kelimesinin ise isim olduğu,  Fransızca, risque kelimesinden geldiği

    Riziko anlamında kullanıldığı görülmektedir.

    TEHLİKE VE RİSK

    Tehlike ve risk kavramları yeni yaklaşımın üzerine yapılandırıldığı en temel kavramları oluşturmaktadır. Bu kavramların yerine iyi oturması ve  anlaşılması halinde her şey daha iyi anlaşılır  ve uygulanır hale gelebilecektir.

    Tehlike  ve risk  ne demektir ? Nasıl anlaşılmalı ve tanımlanmalıdır ? Nasıl  örnekleyebiliriz ?

    Bu sorulara tatmin edici cevaplar aramadan evvel birkaç örnek vererek kavramların oluşumunu sağlamaya çalışmamız daha doğru olacaktır.

    Risklerin Belirlenmesi:

    Risklerin belirlenebilmesi için, öngörülen tehlikelerin gerçekleşmesi halinde insanların sağlık ve güvenliğini olumsuz etkileyecek neler olabileceğini düşünmemiz gereklidir.

    Burada şu teoremi kesinlikle dikkate almamız gereklidir.

    Bir tehlike kaynağından birden çok tehlike, her bir tehlikeden de birden çok risk ortaya çıkabilir. Her bir riski birden fazla  yöntemle kontrol edebiliriz.(1)

    Şema-1:  Tehlike kaynağı – Tehlike – Risk – Risk Kontrolü arasındaki ilişki.

    Riskleri belirlerken tehlike belirlemede kullandığımız genel ifadeler yerine daha belirleyici net ifadeler tercih edilmelidir.

    RİSK KONTROLÜ

    Konu buraya kadar gelmişken ileride daha geniş ele alınacak olsa da kısaca risk kontrolü kavramından bahsetmede yarar olacağı düşünülmektedir.

    Vardığımız bu noktadan sonra düşüncelerimizi, sağlık ve güvenliğimizi olumsuz etkileyeceğini belirlediğimiz risklerin kontrolüne yönlendirerek şu sorulara cevap aramamız gerekmektedir.

    Bu soruların cevaplarını ileride aramaya devam edeceğiz. Risk değerlendirme çalışmalarında belirlediğimiz risklerin nasıl kontrol edilebileceğini düşündüğümüzde bir çok kontrol yöntemlerinin kullanılabileceği sonucuna ulaşırız.

    -Eğitim

    -Temizlik (Yıkama)

    -Havalandırma,

    -Tecrit,

    -İkame,

    -vb.

    Sayılan bu kontrol yöntemleri iyi bir şekilde uygulanırsa tehlikelerden kaynaklanan risklerden korunulabileceğini söylemek mümkündür. Uygulanan risk kontrol yöntemleri ile  tehlike ve risklerin tamamen ortadan kaldırıldığını söylemek doğru değildir. Doğru ifade risklerin uygulanan kontrol yöntemleri ile kabul edilebilir sınırlara çekilmiş olduğudur. Riskler hayatımızın bir parçasıdır, onlarla yaşamasını öğrenmek zorundayız. Hayatımızın kendisi bir riskler bütünüdür. Ancak risklerin kontrolünü, onların getirdikleri ile mücadele etmesini ve riskleri yönetmesini öğrenerek sağlık ve güvenlik içinde varlığımızı sürdürebiliriz.

    NOT : Kabul edilebilirlik risk sınırı hakkında ileride gerekli izah yapılmıştır.

    Konu dışı bu örnekten sonra endüstriyel alandan ikinci bir örnek verilmesi yararlı olacaktır.

    ÖRNEK

    Endüstriyel sağlık ve güvenlik tehlike ve risklerinin en önemli kaynaklarından birisi de iş ekipmanlarıdır. Bu sebeple örneğimiz iş ekipmanlarından seçilmiştir. Risk değerlendirme tekniği açısından çok doğru olmasa da tehlike kaynağı  olarak genel bir iş ekipmanı ele alınmıştır.

    Yukarıda Şema-1’deki sistematiğe uygun olarak  tehlike kaynağı noktasında İş Ekipmanı (torna tezgahı) olduğunu kabul edersek bundan kaynaklanan tehlikeleri bir çırpıda sayabiliriz.

    İş Ekipmanından  (Torna Tezgahı) kaynaklanan tehlikeler :

    İş ekipmanının cinsine, yapısına, kullanım şekline, kullanan kişininin özelliklerine kullanıldığı işyerine ve işin organizasyonuna göre bu tehlikelerin sayısını arttırmak yada düşürmek mümkündür.

    Bu tehlikelerden kaynaklanan İSG risklerin ve risk kontrol yöntemlerinin tamamını burada saymak konunun bütünlüğü açısından mümkün ve doğru değildir. Bu sebeple sayılan tehlikelerden sadece gürültüyü ele alarak uygulamamızı sürdürelim.

    Gürültü bir tehlike ise bu tehlikenin gerçekleşmesi durumunda çalışanlarda ne gibi sağlık güvenlik  problemleri oluşturacaktır. Bu soruya verilecek doğru cevapla riskleri belirlemiş oluruz.

    Gürültüden kaynaklanan İSG riskleri :

    -Geçici işitme kaybı

    -Kalıcı işitme kaybı

    -İletişim güçlüğü

    -Psikolojik etkiler ve Stress

    -Diğer, olarak belirlememiz mümkündür.

    Risklerin belirlenmesi, kontrol yöntemlerinin seçilmesi ve uygulanması konuları nesnel konular olup tamamen o anda işyerinde mevcut olan çalışma ortam ve şartlarına bağlı olarak değişmektedir.

    Sayılan risklerden birisi için geliştirilen bir kontrol yöntemi diğer risklerinde ortadan kaldırılmasını sağlayabilir. Bu tamamen özgün olayı belirleyen şartlara bağlıdır.

    Tehlike ve risk kavramı konusunda verilen örneklerden sonra şimdi de konu için gerekli görülen tanımlar üzerinde durulması uygun olacaktır.

    TANIMLAR

    Tehlike:

    Çalışma ortam ve şartlarında var olan,  ya da dışarıdan gelebilecek kapsamı belirlenmemiş, maruz kimselere,  işyerine        ve   çevreye   zarar   yada  hasar verme potansiyeli.

         Risk :

    Tehlikelerden kaynaklanan bir olayın,  meydana gelme ihtimali  ile zarar verme derecesinin  bir bileşkesidir.

    Risk  =  İ  x  D

    İ  : İhtimal

    D: Zararın derecesi

         Risk değerlendirmesi ne demektir ?

    Risk değerlendirmesi kavramının muhtelif kaynaklarda çok fazla tanımı bulunmaktadır. Bu tanımlar incelendiğinde bir takım ortak yönleri ile bazı farklılıklar bulunduğu dikkatleri çekmektedir. Konu hakkında bilgi sahibi olunması için bazı tanımlar aşağıya alınmış ve ayrıca bütün bu tanımlardan daha kapsamlı bir tanım tarafımızdan yapılarak aşağıya alınmıştır.

    (TS OHSAS 18001 Madde 3.15’e göre)

    ( BS 8800’e göre Tanım : 3.14 )

    Risk Değerlendirmesi: Tehlikelerin, (belirlenerek) sistematik bir yolla gözden geçirilmesine imkan veren bir dizi mantık adımıdır.

    (TS EN 1050)

    Risk Değerlendirmesi: İşteki tehlikelerden ortaya çıkan sağlık ve güvenlik risklerini değerlendiren bir prosestir.

    (İLO-OSH 2001 İSGYS REHBERİ)

    Risk  Değerlendirmesi  :

    Sistematik metotlarla çalışma ortamı, şartları ya da çevrede var olan tehlikeleri belirlemek, riskleri ortaya çıkarmak ve kontrol etmek için uygun nitel ve/veya nicel yöntemler kullanılarak yapılan çalışmaların bütünüdür.

    Kabul Edilebilir Risk : 

    kendi sağlık ve güvenlik politikası

    ve uygulamaları dikkate alındığında,

    kabul edebilecek düzeye indirilmiş risk

    İSG Yönetim Sisteminde, Risk Değerlendirme  Çalışmalarının yeri

    Tehlike Tanımlama Risk Değerlendirme ve Risk Kontrol süreçleri ile bunların çıktıları İSGYS’ nin tamamı için temel oluşturmaktadır. (TS 18002 4.3.1)

    AB İSG Mevzuatında  Risk Değerlendirilmesi Çalışmalarının Yeri

    AB müktesebatında İSG mevzuatının dayanağı anlaşmanın 100/A ve 118/A maddeleri ve temel belgesi de   89/391 EEC  sayılı İSG Çerçeve Direktiftir.

    Uyumlaşma çalışmalarının yürütüldüğü AB Mevzuatında Risk Değerlendirme konusuna büyük önem verilmiş ve sistem adeta bu yaklaşım üzerine kurulmuştur. Başta 89/392 sayılı Çerçeve Direktif olmak üzere yavru direktifler ve diğer ilgili direktiflerde konuya yer verilmiş ve uygulamalar sürekli olarak izlenmektedir. Konu ile ilgili olmak üzere Avrupa Birliğinin 2002-2006 yıllarını kapsayan stratejisinde aşağıdaki konulara özel olarak yer verilmiş olması bu söylediklerimizi doğrular niteliktedir.

    Avrupa Birliğinin  2002-2006 Stratejisi;

    * İşyerlerinde risk algılama ve önleme kültürünü oluşturmak ve geliştirmek,

    * İş sağlığı ve güvenliği anlayışına global bir yaklaşım getirmek,

    * İş sağlığı  ve güvenliği uygulamalarında yaygınlık, birlik ve beraberlik oluşturarak, serbest piyasa şartlarında rekabet eşitliği sağlamak

    Anılan Çerçeve Direktifin ilgili maddelerinde Risk Değerlendirme konusu şu şekilde yer almıştır.

    Md : 6/2.b-3.a İşverenlerin Genel Yükümlülükleri :

    Kullanılacak iş ekipmanının, kimyasal madde ve preparatların seçimi, işyerindeki çalışma düzeni gibi konular da dahil  işçilerin sağlık ve güvenliği yönünden bütün riskleri değerlendirecektir.

    Md 9/1.a – İşverenlerin Muhtelif Yükümlülükleri

    İşveren;

    -İşyerinde risklerden özel olarak  etkilenebilecek işçi gruplarının durumunu da kapsayacak şekilde sağlık ve güvenlik yönünden risk değerlendirmesi yapmak,

    -Risk değerlendirmesi sonucuna göre, alınması gereken koruyucu önlemlere ve gerektiğinde koruyucu ekipman kullanılmasına karar vermek,

    RİSKLERİN ALGILANMASI

    Riskler insanlar tarafından nasıl algılanır ?

    İnsanların riski nasıl algıladıkları konusu ilmi alanda üzerinde çalışılan bir konudur.

    Riskin nasıl algılandığını anlamak için; insanların riski nasıl tanımladıklarına bakmak gereklidir.

    Risk insanlarca oldukça farklı şekilde tanımlanmaktadır.

    FARKLI RİSK TANIMLARI

    Risk kaybetme ihtimalidir.

    Risk muhtemel kaybın  miktarıdır.

    Risk bir fonksiyondur ve ihtimal ve kayıp seviyesinin çarpımı olarak ifade edilir.

    Risk belirli bir tehlike karşısında kişinin şahsi varlıklarından bir kısmının veya tamamının kaybedilme ihtimalidir.

    Riskin algılanmasını etkileyen başlıca faktörler

    Kişisel risk algılamasını etkileyen faktörler

    •Tehlikenin ne ölçüde anlaşılabildiği

    •Tehlikenin ne denli eşit dağıldığı

    •Tehlikeyi ne derece önleyebileceği

    •Riskin bireyce  gönüllü olarak üstlenilip üstlenilmediği

    BİREY ALGILAMA VE EYLEM SİSTEMİ

    Risk Algılama Seviyesi ile Zaman İlişkisi

    Risk algılaması-zaman arasındaki ilişki;

    1. Risk kişi tarafından ilk belirlendiğinde bir önem seviyesinde algılanır. Ancak zamanla önem seviyesinde bir düşüş gözlenir. Bu olaya kanıksama denir.

    2. Konu ile ilgili ciddi bir kaza yaşanması sonrası risk algılama seviyesi aniden yükselir.

    3. Zaman geçtikçe risk algılama seviyesinde tekrar azalma gözlenir. Bu aşamada uyulması gerekli kurallar

    konmuştur. Fakat yine de umursamazlık ve kanıksama sonucu algılamada zamanla azalma meydana gelir.

    Günümüzde bilim adamları zamanla risk algılama seviyesinde görülen bu değişimin önlenebilmesi ya da dalgalanmanın azaltılması için çeşitli çalışmalar yürütmektedirler.

    RİSK KAYNAKLARI

    Endüstri işletmelerinde çalışanların sağlık ve güvenliklerini olumsuz etkileyen bir takım tehlike ve risklerin bulunduğu kabulü ile hareket ettiğimizi yukarıda açıklamıştık. Bu tehlike ve riskleri ortadan kaldırmamız veya kabul edilebilir seviyelere indirerek kontrol altına almamız, bundan daha öte olmak üzere yönetebilmemiz için, tehlike ve risklerin nelerden? ve nerelerden? kaynaklandığını iyi bilmemiz ve şu sorulara cevap aramamız gerekmektedir.   * Risk kaynakları nelerdir?

    * İşyeri riskleri nelerden kaynaklanır?

    Bu soruları, eğitimi ve hiyerarşik planda görev seviyesi ne olursa olsun, endüstriyel alanda görev alan  kişilere yönelttiğimizde bilgi ve birikimine bağlı olarak binlerce noktadan, konudan bahsedecektir. Gerçekten de endüstriyel alanda insanların sağlık ve güvenliğini olumsuz etkileyen binlerce konu bulunmaktadır.  Ancak başlangıçta da belirtildiği gibi konuyu tam bir sistematik bütünlük içinde ele almak durumundayız aksi durumda konunun atlanılan, gözden kaçan yada ihmal edilen yönleri bulunabilecektir.  Yukarıda sağlık ve güvenlik risklerinin belirli gruplar altında toplanıp toplanamayacağı yani risk gruplandırmasının yapılıp yapılamayacağı konusu tartışılmıştı.

    RİSKLER

    1. Yapılan işler  ya da  yürütülen faaliyetler

    Çalışma hayatında yer alan işletmelerde çok çeşitli işler yapılmakta ve yürütülmektedir. Bu işleri bir çok değişik şekillerde sınıflandırmak mümkündür. İş kollarına göre, (sanayi ve hizmet vb.), faaliyet türüne göre (İşletme, bakım onarım vb.), işin güçlüğüne (ağır ve tehlikeli işler, parlayıcı patlayıcı maddelerle çalışmalar vb.) ve diğer bir çok kıstas kullanarak sınıflandırma yapılabilir. Bütün  bu işlerin planlanması ve yürütülmesi aşamalarında çalışanlar bir  çok mesleki sağlık ve güvenlik riski ile karşı karşıya gelmektedir.

    2. İşlemler : (operasyonlar)

    İşletmelerde üretimi sağlamak üzere bir takım temel ve yardımcı prosesler (süreçler) gerçekleştirilmektedir. Bu prosesler genellikle onlarca alt proseslerden ve yüzlerce işlemden (operasyondan) oluşmaktadır. Bu alt proses ve işlemlerin gerçekleştirilmesi esnasında bir çok sağlık ve güvenlik riskleri ortaya çıkmaktadır.

    3. Kullanılan Maddeler:

    İşletmelerde gerek doğrudan üretim sürecinde gerek başka amaçlar için çok çeşitli, ham, yarı mamul ve mamul madde kullanılmakta ve çeşitli ürünler üretilmektedir. Çalışanlar bu maddeler ile çok çeşitli şekillerde etkileşim içine girmekte ve sağlık ve güvenlikleri az veya çok olumsuz yönde etkilenmektedir. Yani diğer bir ifadeyle kullanılan ve üretilen maddeler ile bunların atık ve artıkları çalışanlar açısından bir takım İSG riskleri taşımaktadır.

    4. Makina ve donanımlar :

    İşletmede kuruluş amacını gerçekleştirmek ve kanuni zorunlulukları yerine getirmek için bir çok iş ekipmanı bulundurulmakta ve ihtiyaç doğrultusunda kullanılmaktadır. Her ne amaçla olursa olsun bulundurulan bu iş ekipmanlarından çeşitli sağlık ve güvenlik riskleri ortaya çıkmakta ve çalışanların sağlığını olumsuz etkilemektedir. (iş ekipmanı tanımı için İş Ekipmanları Yönetmeliğine bakılmalıdır.)

    5. İnsanlar :

    İşletmelerde üretimin çeşitli kademelerinde Endüstriyel alanda yürütülen bilimsel çalışmalara paralel olarak çok hızlı teknolojik değişme ve gelişmeler yaşanmakta, bu gelişmeler çok kısa zamanda işletmelerin bünyesine aktarılmaktadır. Bu gelişmeler daha çok otomasyon sistemlerini çalışma hayatına kazandırmakta ise de üretimde insan olan ihtiyaç şekil ve muhteva açısından değişim göstermekle birlikte sürmektedir. Yani işletmelerde otomasyon sistemlerine rağmen başta üretim olmak üzere çok değişik amaçlar için insanlar bulunmaktadır. İşyerinde üretim, yönetim, iş takibi, eğitim, ziyaret, danışmanlık vb. işler için bulunan kişilerin eylemleri, kararları varlığı ve münasebetleri çeşitli İSG risklerini oluşturabilmektedir.

    İşletmelerde üretimin gerçekleştirilmesi amacına yönelik olarak oluşturulan her türlü organizasyon sistemleri ile bu organizasyonların tür ve nitelikleri, doğrudan yada dolaylı olarak bir takım sağlık güvenlik risklerini oluşturmaktadırlar. İşletmede oluşturulan başlıca organizasyon çeşitleri şunlardır.

    •İşin yapılması ve yürütülmesi için oluşturulan her türlü organizasyonlar,

    •Hiyerarşik yapı,

    •Yönetim Sistemleri (Kalite, İSG, Çevre, Gıda, vb.)

    •Eğitim Organizasyonu,

    •Yangın, Tahliye vb. Organizasyonlar

    Kuruluşlarda üretim faaliyetlerinin yürütüldüğü dahili ve harici çevre çalışanların sağlık ve güvenliği açısından önemli risk kaynaklarından birini oluşturmaktadır.  İş çevresini oluşturan unsurları iç çevre unsurları ve dış çevre unsurları olarak ele almak mümkündür.

    İç çevre unsurları; çalışma çevresi olarak isimlendirilen ve işin yapıldığı alanda yer alan ve çalışanı etkileyebilecek maddi olan /olmayan şartların tamamı, iç çevre unsurları olarak isimlendirilir. İç çevre unsurları çalışanın İSG açısından en çok etkileyen risklerin bulunduğu bölümdür.

    Dış çevre unsurları; işyerini de içine alan ve en geniş anlamı ile komşu araziler, jeolojik ve coğrafi yapı ile atmosferik unsurları içeren ve çalışanları etkileyebilecek her şeyin yer aldığı hacimdir.

    Buradan jeolojik riskler (deprem toprak kayması, göçük vb.), coğrafi riskler (sel baskını, uçak düşmesi vb.), atmosferik riskler (yağış, don, çevre işyerlerinden gelen gazlar, vb.) dikkate alınmalıdır. Ayrıca biyolojik çevreden gelen risklerde (hayvanlar, bakteri ve virüsler, bitkiler, vb. ) önemli bir husus olarak ele alınmalıdır.

    8. Faktörlerin Etkileşimi

    Bütün sayılan bu faktörlerin birden fazlasının birbirleri ile olan olumsuz etkileşimleri,  uyum ya da uyumsuzlukları İSG açısından önemli risklerin oluşmasına sebep olabilmektedir.

    Bu faktörlerin normal bir sıralamada birbirlerine bir üstünlükleri yoktur. Ancak öncelik sıralamasını yapılan işin türü, kullanılan malzemenin niteliği, çalışan elemanın özellikleri, yapılan işlem çeşidi, bulunulan çevre, kullanılan teknoloji vb. hususlar önemli oranda etkilemekte olduğu dikkate alınarak yapılacak her risk değerlendirme çalışmasında öncelik sıralamasının farklı olabileceği baştan kabul edilmelidir.

    Risk değerlendirmesi ne zaman yapılmalıdır?

    Kuruluşlarda risk değerlendirme çalışmalarının ne zaman yapılacağı karar verilmesi gerekli önemli konulardan birisidir. Risk değerlendirme çalışmaları aşağıdaki durumlarda yapılmalıdır.

    Kuruluşlarda Risk Değerlendirme Çalışmaları

    a. İşe başlama aşamasında

    b. İşyerinde bir değişiklik olması durumunda,

    c. İş kazası, meslek hastalığı, olay sonrasında,

    d. Düzenli aralıklarla:

    Elbette risk değerlendirme işleminin işverenler açısından kanuni bir zorunluluk halini aldığı tarih risk değerlendirmenin ilk yapılması gerekli olan zamandır.

    Bunun haricinde, işe ilk başlama aşamasında,  işyerinde çalışanların sağlık ve güvenliğini etkileyebilecek önemli değişiklikler (iş, çalışma konusu, işveren, teknoloji, hiyerarşik yapı vb.) olduğunda, işyerinde iş kazası, meslek hastalığı veya olaydan birinin meydana gelmesinden sonra (bu durumda genellikle kısmi değerlendirme yapılır) ve mevzuatta belirtilen düzenli aralıklarla ( Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddesi gereği beş yılda bir ) risk değerlendirme çalışmaları yapılmalıdır.

    Risk değerlendirmesi kim ya da kimler tarafından yapılmalıdır?

    Risk değerlendirme çalışmalarının işyerinde kim ya da kimler tarafından yürütüleceği önemli bir konudur. Bu konuda uzmanlarca ortaya konulmuş farklı görüşler bulunmaktadır. Bazıları risk değerlendirme çalışmalarının her zaman ekip halinde yürütülmesi fikrini savunurken diğerleri ise risk değerlendirme çalışmalarının yapılacağı işletmenin özelliğini dikkate alarak birey ya da takım tarafından yürütülmesi gerektiğini ileri sürmektedirler. Her iki görüşte doğru olmasına rağmen ikinci görüş daha esnek ve uygulanabilir bir görünüm sergilemektedir.

    Bu görüşe genel olarak herkes katılmaktadır. Ancak işletmelerin ve yapılan işlerin çeşitliliği göz ardı edilmemesi gereken önemli bir husustur.

    Risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü yukarıda sayıldığı gibi İş Kanunu kapsamına giren bütün işyerlerini kapsamaktadır. Bu kapsama sanayiden sayılan-sayılmayan, işçi sayısı üçten başlayarak on binlere varan ve maden ve metalürjiden başlayarak büro, yazıhaneye kadar varan birçok işyeri girmektedir. Bu sebeple üç katibin çalıştığı avukatlık yazıhanesi ya da mühendislik proje bürosu içinde ekip oluşturulması gerekecektir. Bu husus dikkate alınarak İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nin 7. maddesinde ÇSG Bakanlığının bazı özel durumlarda işverenlerin tek başlarına bu işlemi yapabileceğine izin vermiştir. Ancak bu konu ile ilgili düzenleme henüz Bakanlıkça tamamlanmamıştır.

    2. Risk değerlendirme çalışmaları işletmenin özelliğine göre birey ya da takım tarafından yürütülmelidir.

    Bu görüş birincisine göre uygulamacılara daha esnek bir hareket alanı bırakmaktadır. İşletmenin ve yapılan işin durumu incelenerek risk değerlendirme çalışmalarının birey ya da ekip tarafından yapılmasına karar verilebilecektir. Bazı küçük işletmelerde risk seviyesi de göz önüne alınarak yeterliliği olan kişilerin risk değerlendirme çalışmalarını yürütmesi mümkün olabilecektir.

    Risk değerlendirme çalışmalarının birey ya da takım tarafından yürütülmesi konusunda daha fazla görüş belirtmeye gerek olmadığı kanaatiyle tartışmaya son verilirken birey ve takım yaklaşımının avantaj ve dezavantajlarının değerlendirilmesi aşağıda yapılmıştır.

    Birey Yaklaşımının Yararları:

    Risk değerlendirme işleminin birey tarafından yapılması ile ilgili görüşümüzden yukarıda kısaca bahsedilmişti. Esas itibarı ile sadece işyerinin küçük olması ve İSG risklerinin düşük olması durumlarında kabul edilebilir bir seçenek olan birey yaklaşımının bir takım yararları da bulunmaktadır. Bu yaklaşımın başlıca yararları şunlardır.

    Çabuk  netice   alınmasını   sağlar : 

    Risk değerlendirme çalışmalarının birey tarafından yapılmasının, neticeye kısa sürede ulaşmayı sağlayacağı düşünülmektedir.

    Birey çalışmalar esnasında bağımsız olarak hareket edebilecek, kararlarını tek başına ve hızlı bir şekilde alacak ve süratle uygulayabilecektir. Bu sebeple neticeye kısa sürede ulaşılacaktır.

    -Kişinin  meslektaşları tarafından yönlendirilmesini engeller:

    Takım olarak risk değerlendirme çalışmaları yürütülürken üzerinde çalışılan konunun uzmanı olan yada hiyerarşik olarak üst pozisyonda olan kişiler ya da diğer takım üyeleri tarafından bir takım yönlendirmelerde bulunulabilmektedir. Bireyin çalışmaları bağımsız olarak yürütmesi halinde yönlendirmenin olumsuz etkilerinden kurtulması da sağlanmış olacaktır.

    —Bireyin kendisine olan özgüveni artar:

    Birey risk değerlendirme çalışmalarını bağımsız olarak yürütürken işe yarama ve iş başarma gibi tatmin noktalarına ulaşacağından kendine olan güveni artacaktır.

    —Maliyeti düşüktür:

    Risk değerlendirme çalışmalarının bireyce yapılması ve kısa sürede netice alınmasına bağlı olarak maliyet değeri de düşük olacaktır.

    Birey Yaklaşımının Mahzurları

    Teknik uzmanlık gerektirir:

    Kuruluşlarda risk değerlendirme çalışmalarının yürütülmesi ve fayda getirici neticelerin alınabilmesi için; işi, işyerini, işlemleri, kullanılan risk değerlendirme tekniğini ve İSG disiplinini iyi bilen elemana ihtiyaç bulunduğu herkes tarafından kabul edilen bir husustur. Bu sayılanlar da konu hakkında tam bir teknik uzmanlık gerektirmektedir.

    —Yönetimin anlayışı:

    Kuruluşlarda sağlık ve güvenlik konularının sadece iş güvenliği biriminin    işi olduğuna dair yaygın bir kanaat bulunmaktadır.  Bu anlayış ise iş sağlığı ve güvenliğinin konularının bütün çalışanlar tarafından anlaşılması, kavranması sorumluluk alınması ve katkı verilmesi konularının önünde en büyük engellerden birini teşkil etmektedir. Bireyce yürütülen risk değerlendirme çalışmaları katılımı engelleyerek konunun çalışanlara mal edilmesini önlemekte ve yönetimin yanlış anlayışının devamını sağlamaktadır.

    Bu yanlış kanaatin en kısa zamanda değişmesi gerektiği açıktır. Kuruluşta iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve geliştirilmesi konusunda bütün çalışanların görev ve sorumlulukları bulunmaktadır.

    — Tek boyutluluk:

    Kuruluşlarda risk değerlendirme faaliyetlerinin birey tarafından yürütülmesi görüşünün mahzurlarından biri de birey yaklaşımının tek boyutlu olmasıdır. Birey uygulamaları sadece kendi eğitim,  tecrübe bilgi ve birikimi ile çalışmaları yürütecektir. Bu da sonuçta bir yetersizlik getirebilir. Risk değerlendirme çalışmalarının çok boyutlu olması, uygulamada her zaman bir ekibin desteğine ihtiyaç olduğunu hissettirmektedir.

    -Katılım sağlanamadığından insanlar tehlikelerin kendi bölümlerinde olmadığını düşünürler:

    Risk değerlendirme çalışmalarının belki de en önemli prensibi katılımcılığın sağlanmasıdır. Katılımcılığın sağlanmasının yolu da ekip çalışmalarından geçmektedir. Risk değerlendirme çalışmalarına tam katılımının sağlanması için çalışanların fikirlerinin alınması ve kendilerine değer verildiğinin hissettirilmesi gereklidir. Aksi durumda çalışanlar kendilerine değer verilmediğini düşünerek, kuruluşa karşı bir mensubiyet hissetmeyecek ve yapılan çalışmalara ve alınan sonuçlara katılmayacak ve hatta karşı bir tutum geliştirebilecekler ve risk değerlendirme çalışmaları sonucunda belirlenen tehlikelerin kendi bölümlerinde bulunmadığını düşüneceklerdir.

    —Bireylerin farklı kavrama seviyeleri        değerlendirmeyi etkileyebilir.

    Bireyler yaradılışları gereği oldukça farklı anlama ve kavrama seviyelerinde bulunmaktadırlar. Birisinin kolayca idrak ettiği konular diğerlerince yeteri derecede anlaşılıp kavranamamaktadır. Bu durumun olumsuzluğu bireyce yürütülen risk değerlendirme çalışmalarında bir çok konuda kendini göstermektedir. Risk kültürüne sahip olmayan bireylerce yapılan risk değerlendirme çalışmalarından beklenen olumlu neticeyi elde etmek mümkün değildir. İşletmede çalışanların ortalama anlayış ve kavrayış seviyesinin üzerinde yapılan değerlendirmeler kolayca anlaşılmayacak ve bir takım karşı fikir ve hareketlerin oluşmasına sebep olacaktır.

    -Koruma faaliyetlerinin bireyleri etkilemesi değerlendirmeyi etkileyebilir.

    TAKIM YAKLAŞIMININ YARARLARI

    TAKIM YAKLAŞIMININ MAHZURLARI

    Risk Değerlendirme Takımın Oluşturulması

    Risk değerlendirme takımı oluşturulurken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir.

    Takım üyeleri yeteneklerine göre belirlenmelidir.

    TEKTİR . Risk Değerlendirme Takımın Üyeleri

    B Risk Değerlendirme Takımı işçi sayısı, yapılan işin ve işyerinin özellikleri dikkate alınarak en az aşağıdaki üyelerden oluşturulmalıdır.

    f)   Dışarıdan hizmet alınması durumunda, bu kişi yada kuruluş uzmanları,

    GÖZDEN KAÇAN TEHLİKE TİPLERİ

    Risk değerlendirme çalışmaları esnasında birtakım tehlike tiplerinin tesbit edilmesinde güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Bu tehlike tipleri şunlardır.

    I.  Uzman olmayanlarca fark edilemeyenler

    -Bu tehlikelerin tesbiti için özel araştırma ve gözlem yapılması gereklidir. İşletmede her yere bakılmalı ve  “Beş N bir K soruları sorularak cevap aranmalı”dır. (Ne, neden, nerede, nasıl, ne zaman ve kim tarafından)

    II. Sürekliliği olmayan durum ve davranışlar

    Kuruluşun rutinlerinden olmayan iş ve işlemler ile kişilerin olağan dışı davranışlarından kaynaklanan tehlikelerin  (tehlikeli davranışlar, kaba şakalar) belirlenmesi oldukça güçtür.

    III. Ön belirti göstermeyenler

    Bu tür tehlikeler genellikle

    Risk Değerlendirme İşleminin Yararları

    Risk değerlendirme prosesinin çalışma hayatının taraflarına çok çeşitli yararlarının olduğunu söylemek mümkündür.

    a) Çalışanlar Açısından Yararları

    1. Katılım hakkı,

    2. Haberdar olma,

    3. Sorumlulukların belirlenmesi,

    4. Kayıtlara ulaşabilme,

    5. Bütün çalışanları kapsama,

    6. Kuralların önceden belirlenmesi

    7. Proaktif yaklaşım-Sürekli gelişim,

    8. Acil Durum Hazırlığı,

    b) İşverenler Açısından Yararları

    c) Devlet Açısından Yararları

    RİSK DEĞERLENDİRME İŞLEM BASAMAKLARI

    Risk değerlendirme çalışmaları beş temel adımdan oluşmaktadır. Bu adımlar sırası ile şunlardır.

    1. Adım: Tehlikelerin belirlenmesi

    Kuruluşlarda risk değerlendirme çalışmalarına başlanmadan şu veriler toplanıp değerlendirilmelidir.

    Bu değerlendirmeler sonucu işyeri tehlikeleri belirlenerek listelenmelidir. Daha sonra işyeri oluşturulan takım tarafından, iş akış ya da yerleşim planı uyarınca incelenerek ön çalışmalardan elde edilen tehlike listesinin işyerine uygunluğu kontrol edilmelidir.

    Bu çalışmalar sırasında karşılaşılan yeni tehlikeler varsa listeye ilave edilmelidir.

    2.Adım:  Risklerin Değerlendirilmesi

    Belirlenen tehlike listesinde yer alan tehlikelerden kaynaklanan riskler tesbit edilerek bu risklerin her biri ayrı ayrı aşağıda belirtildiği şekilde değerlendirmelere tabi tutulmalıdır.

    NOT: Burada verilen örnek uygulamalarda Risk Değerlendirme tekniği olarak matris tekniği kullanılmıştır. Risk Değerlendirme işlemi için onlarca tekniğin bulunduğu unutulmamalıdır.

    R  = İ X D

    Burada: R= Risk    İ= İhtimal    D= Zararın Derecesi

    İHTİMAL/OLABİLİRLİK SKALASI

    İşletme şartlarında bir olayın gerçekleşme ihtimalini göstermek için aşağıdaki ihtimal skalası kullanılır;

    SONUÇ SKALASI  VE SONUÇLARA  KARAR  VERİLMESİ

    Muhtemel bir olay sonrası beklenen zarar veya hasarın derecelendirilmesi    için    aşağıdaki    skala   kullanılır.

    MATRİSİN OLUŞUMU VE RİSK SKORLARI

    RİSK DÜZEYİ VEYA RİSK SKORU / EYLEM  TABLOSU

    YÜKSEK RİSKİşi Durdur ve

    Derhal Çalışma Başlat

    12 – 8

    DİKKATE DEĞER RİSK

    Mümkün Olduğu Kadar Çabuk Müdahale Edilmeli

    6 – 1

    KABUL EDİLEBİLİR RİSKAcil Tedbir Gerekmeyebilir Çalışmayı Planla

    3. Adım:  Kontrol Tedbirlerine Karar Verilmesi

    Bu adımda belirlenen tehlikelerin ortadan kaldırılması ya da risklerin kabul edilebilir düzeye indirilmesi için gerekli kontrol tedbirlerine karar verilir. Genellikle kontrol yöntemleri alternatifli olarak belirlenir ve fayda maliyet analizi yapılarak yetkililerin tercihine sunulur.

    Risk kontrol önceliklerinin

    temel kuralı, tehlikenin ortadan kaldırılmasıdır.

    Bunun mümkün olmadığı durumlarda riske maruziyeti en aza indirecek kontrol tedbirleri alınmalıdır.

    İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği (89/391 EEC Çerçeve Direktif) Uyarınca Risk Kontrol Hiyerarşisi

    İşverenler aşağıdaki genel prensiplere uygun tedbirleri alacaktır.

    a)Tehlikeleri ortadan kaldırmak,

    b)Ortadan kaldırılamayan tehlikeleri değerlendirmelere tabi tutmak,

    c)Tehlikeler ile kaynağında mücadele etmek,

    d)İşleri kişilere uygun hale getirme, özellikle işyeri tasarımında, iş makinası, çalışma ve üretim yöntemi seçimlerinde, üretim temposunun sağlığa etkilerini düşünmek ve monotonluğunu azaltmak,

    e)Teknik gelişmeleri adapte etmek,

    f)Tehlikelerin yerine tehlikesizleri veya daha az tehlikelileri ikame etmek,

    g)Çalışma ortamına ilişkin bütün şartları, teknolojiyi, iş organizasyonunu, çalışma şartlarını ve sosyal ilişkileri bir arada değerlendirerek birbirini destekler mahiyette tedbirler politikası geliştirmek,

    h)Toplu korunma önlemlerine kişisel korunma önlemlerinden daha çok öncelik vermek,

    i)İşçilere uygun talimatları vermek.

    4. Adım: Kontrol Tedbirlerinin Uygulanması

    Bu adımda seçilen kontrol tedbirleri planlanıp sorumluları belirlenerek işyerinde uygulanarak tamamlanır.

    Kontrol tedbirlerinin uygulanması şu hususları içerir;

    5.Adım :

    İzleme ve Tekrar Gözden Geçirme

    Bu son adımda kararlaştırılan ve planlanan risk kontrol tedbirleri ile diğer bütün İSG etkinlikleri izlenmeli ve tekrar gözden geçirilmelidir

    Bu adımda en azından şu sorular cevaplandırılmalıdır.

    RİSK KONTROL PRENSİPLERİ

    1. Sistematiklik Prensibi

    Risk Değerlendirme çalışmaları başından sonuna kadar sistematik bir yaklaşım ve kurgu içinde yürütülmelidir.

    2. Toplu Koruma Prensibi

    Risk kontrol çalışmalarında öncelik, kişisel korunma tekniklerine değil toplu korunma tekniklerine verilecektir.

    3.

    Risk kontrol yöntemlerinin seçiminde ve uygulamasında,

    operatörler ve diğer çalışanlar için; ilave risk oluşturulmamasına azami dikkat edilmelidir.

    4. Koruma Ve Önleme Prensibi

    Risk kontrol tedbirleri önleme tedbirleri ve koruma tedbirleri olarak iki aşamada uygulanmalıdır.

    5. Ekonomik Olma Prensibi

    Risk kontrol yöntemi ile koruma derecesi arasında ekonomiklik açısından bir bağıntı bulunmalıdır. Diğer bir ifade ile en az harcama ile en yüksek koruma derecesini sağlayan kontrol yöntemleri araştırılarak tercih edilmelidir.

    6. Risklerin Özgünlüğü Prensibi

    Her kuruluşta risklerin ve kontrol yöntemlerinin kuruluşa özgü olduğu unutulmamalıdır.  Benzer işyeri, makina, ekipman ve şartlardan bile farklı riskler kaynaklanabileceği ve farklı risk kontrol yöntemlerinin uygulanabileceği dikkate alınmalıdır.

    7. Risk Algılama Değişkenliği Prensibi

    Mevcut riskler algılayıcıların   (kişilerin) özelliklerinden dolayı farklı düzey ve şekillerde algılanabilirler.

    Bu farklılığın başlıca sebepleri arasında; eğitim, kültür, statü, sosyal yapı, tecrübe, ekonomik durum vb. gibi sebepler yer almaktadır.

    8. Sübjektiflik Prensibi

    Risk Değerlendirmesi işleminin bütün aşamaları sübjektif kabul ve kararlara dayanmaktadır. Risk algılaması, olayın gerçekleşme ihtimali, zarar-hasarın derecesi, kontrol tedbirlerinin etkinliği, tecrübe gibi bütün konular sübjektif konular olup kişiden kişiye farklılık göstermektedir.

    Bu farklılığın ortadan kaldırılması ya da asgariye indirilmesi için geniş kapsamlı ve detaylı, ülke ve kuruluş bazında veri tabanları oluşturulmasına ihtiyaç vardır.

    9. Katılımcılık Prensibi

    Risk değerlendirme ve kontrol çalışmalarından beklenen olumlu gelişmenin sağlanabilmesi için mutlaka katılımcı bir yaklaşımla yürütülmesi gereklidir.

    Yönetim ve iş gücünün katılımı ile:

    10. Proaktif Yaklaşım Prensibi

    Risk değerlendirme ve kontrol uygulamaları, İSG faaliyetleri içinde proaktif davranışın kaynağını oluşturur. Proaktif davranış; kuruluşta istenmeyen olayların ortaya çıkmasından önce, harekete geçerek, varsayım, öngörü, değerlendirme ve analizlere dayanarak koruma ve önleme tedbirlerini almak, yani araba devrilmeden yol göstermek demektir.

    11. Mali yük Getirmeme Prensibi

    Risk kontrol çalışmaları sonucu alınacak hiç bir sağlık ve güvenlik tedbiri çalışanlara mali yük getirmemelidir.

    12. Koruma Düzeyini Yükseltme Prensibi

    Uygulanan risk kontrol tedbirleri çalışanların sağlık ve güvenlik koruma düzeyini yükseltici nitelikte olmalıdır.

    13. Diğer Sistemlere Entegre Olma Prensibi

    İSG koruma ve önleme çalışmaları ile uygulanan risk kontrol tedbirleri kuruluşun diğer bütün politika ve sistemlerine entegreolmalıdır.

    14. Gözden Geçirme ve Sürekli İyileştirme Prensibi

    İşletmede yürütülecek gözden geçirme çalışmaları ile sağlık ve güvenlik düzeyinin sürekli olarak iyileştirilmesi sağlanmalıdır.

    RİSK DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ

    Literatürde risk değerlendirme işlemlerinde kullanılan çok sayıda yöntemden bahsedilmektedir. Bu yöntemlerin sayısını kısa bir araştırma ile 100-150 civarına ulaştırmak mümkündür. Ancak bu yöntemlerin büyük bir kısmı belirli alanlara özgü olarak geliştirilmiş olup kullanım alanı oldukça sınırlıdır. Hatta bir kısım teknikler sadece bir tek sektör yada işyerinde sadece hazırlayıcısı tarafından kullanılmaktadır. Uygulamada en çok rastlanan tekniklerden bazıları aşağıya alınmıştır.

    •Kontrol Listeleri (Check- List)

    •Normal Sistemden Sapma ve Etkileri Analizi (FMEA)

    •Tehlike ve Çalışılabilirlik Analizi (HAZOP)

    •Hata Ağacı Analizi (FTA)

    •Kaza Sonuç Analizi (ETA)

    •Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP)

    RİSK DEĞERLENDİRİLMESİ ÖRNEK UYGULAMA

    TALAŞLI  İMALAT MAKİNALARINDA  (TORNA TEZGAHINDA)

    RİSK DEĞERLENDİRMESİ

    Konu Başlıkları :

    1. Tanımlar

    Talaş :Metal, ahşap, petrol esaslı , teflon, kompozit   vb. malzemelere

    istenilen   şekli   kazandırmak   için   üzerlerinden     kaldırılan, kesilen yada    soyulan  parçalı   yada   sürekli    parçacıklardır.

    Koruyucu: Makinaların transmisyon düzenlerinde hareketli parçalarında

    ve  operasyon noktalarında  kullanılan  koruma düzeni  ile güvenli olmayan    durumlarda   kullanılacak  durdurma sisteminin   bütünüdür.

    Transmisyon  düzeni: Güç aktaran miller, volanlar,   kasnaklar,  kayışlar,  kaplinler,  muylular, bilyeler, kranklar, kavramalar, dişli düzenleri, zincir ve dişlisi gibi elemanlardır .

    Operasyon noktası: Makina ve  tezgahta   talaş kaldıran,  şekillendiren,   ezen,    delen,    kesen   veya başka    şekilde  işlem   yapan   kısım   ile   iş   alıp   verirken   tehlikeli   olan   bölgelerin   tamamıdır.

    Hareketli parçalar:  Makina ve tezgâhlarda güç aktarmayan ancak hareket eden  ( kalem tespit başlıkları, besleme merdaneleri,  vargel tablaları gibi )    elemanlardır.

    2.Tezgâhın Tanıtımı

    ÖRNEK TEZGÂHIN ÖZELLİKLERİ

    Max. Çap       : 450 mm.

    Seri Nu          :WT102

    Max. Boy       : 1750 mm.

    Modeli                       :450/1750 UNI

    Hız ayarı        : Dişli/6 kademeli

    Kullanım Yeri: Takımhane

    Max. Devir     : 4500 d/dk.

    İlerleme hızı : 0,1 – 10 mm.

    Motor Gücü   : 5 Kw. 1450 d/dk.

    CE Belgesi   : Yok

    İmalat yılı       : 1981

    2.Tezgahın Tanıtımı

    3. Faaliyetin Tanıtımı :

    Tezgah bir seramik fabrikasının, 10x30m.lik oturum ve 3.50m. lik tavan yüksekliği olan takım hanesinde takım imalat ve yedek parça üretimi işlerinde kullanılmaktadır.

    Yapılan işlemler tornalama, diş açma tığ çekme, delik delme gibi işlerdir.

    Tezgah üç vardiya halinde çalışmakta ve toplam 4 operatör tarafından kullanılmaktadır. Operatörlerden birisi ustalık belgesi sahibi diğer üçü Meslek Lisesi mezunudur.

    4. Çalışma Çevresinin İncelenmesi

    Takımhane 10×30 = 300 m.kare ve 3.50m. Tavan yüksekliğinde içinde 12 adet tezgahın bulunduğu bir atölyedir.

    Atölye içinde  zaman zaman kaynak ve tabanca boya işleri de yapılmaktadır. İş yükü genelde zamana yaygın olmakla birlikte arızi durumlarda  iş yükü artmaktadır.

    Atölyenin genel aydınlatması yeterli değildir. Duvarların badana ve boyası yıpranıp kirlenmiştir.

    Yemek ve ara dinlenmesi düzenlidir. İşyeri ulaşım imkanları yeterlidir.

    5. Operatör ve Çalışanlar

    Takımhane de  1 postabaşı 1 p.yardımcısı ve 16 işçi çalışmaktadır.

    Atölyede üç vardiya çalışılmakta gündüz vardiyasında 10 işçi, gece vardiyalarında 3’er işçi bulunmaktadır.

    Atölye diğer bölümlerden ayrılmış durumdadır. Ancak buraya herkes rahatlıkla girip çıkmaktadır.

    Operatörlerin kıdem durumu 15-1 yıl arasında olup ortalama kıdem 3 yıl civarındadır.  İşçi sirkülasyonu orta seviyededir.

    Diğer bölümlerde çalışanların sirkülasyonu ise oldukça yüksek seviyelerdedir.

    6.Mevzuatın İncelenmesi

    V.KISIM / II. BÖLÜM

    İşyerlerindeki Makinalarda ve Tezgahlarda Alınacak Güvenlik Tedbirleri

    Madde 170 – Torna ve benzeri tezgahlar ile yapılan çalışmalarda,  aşağıdaki tedbirler alınacaktır :

    1) Tezgahların operasyon noktaları, koruyucu içine alınacaktır.

    2) İşçilerin elle fren yapmaları önlenecektir.

    3) Tezgahlarda talaş fırlamalarına karşı gerekli tedbirler alınacaktır.

    4) Çubuk malzemeler,  uygun koruyucu içine alınacaktır.

    5) Ağaç tornalarında, parça fırlamasına karşı, tedbir alınacaktır.

    TEHLİKELERİN   BELİRLENMESİ

    Yapılan inceleme, mülakat ve  gözlemlerde;

    Ekipmanla ilgili olanlar:

    1.Torna aydınlatma lambasının 220 V. İle çalıştığı,

    2.Uzun parça işlerken veya keserken fener mili uçundan malzemenin taştığı,

    3.Talaş sıçramalarına karşı paravanın bulunmadığı,

    Kaza Kayıtlarının İncelenmesi

    1. Operatörlerin 4’ününde en az 4-5 defa gözüne çapak kaçtığı,

    2. Bir tanesinin zımpara yaparken işaret parmağını kaybettiği,

    3. En çok ellerinde talaş kesiğinin oluştuğu,

    4. Birisinin  orta seviyede görme bozukluğu olduğu (1.75 Miy.)

    Operatörlerle ilgili hususlar

    1. Çeşitli işler yapıldığı gerekçesi ile siper kullanılmadığı,

    2. İşin özelliği itibarı ile çok fazla ölçümün yapılmakta olduğu,

    Tesbit edilmiştir.

    TORNA TEZGAHINDA RİSK  DEĞERLENDİRMESİ

    TehlikeKimler

    MARUZ Kal.İHTİMLZARAR

    ŞİDDETiRİSK

    DEĞ.KORUMA

    DEĞERİSONUÇ

    1

    Gözlük Yok-Çapak KaçmasıOperatör

    5

    4

    20

    YOKYÜKSEK

    2

    Elle Müdahale /

    Tehl. HareketOperatör

    1

    4

    4

    YOKDÜŞÜK

    3

    Talaş TemizlemeOperatör

    5

    2

    10

    YOKORTA

    4

    Görme BozukluğuOperatör

    4

    3

    12

    YOKORTA

    5

    220v.GerilimOpr/Diğer

    2

    5

    16

    YOKORTA

    6

    Siper YokOperatör

    5

    3

    15

    YOKORTA

    7

    Ölçüm OtomasyonuOperatör

    5

    3

    15

    YOKORTA

    8

    Uzun MalzemeDiğer Çal

    1

    4

    4

    YOKDÜŞÜK

    9

    Talaş SıçramasıHerkes

    3

    3

    9

    YOKDÜŞÜK

    TehlikeRisk SkoruSonuçTaml.

    TarihiSorumlu

    1

    Çapak Kaçması

    20

    GÖZLÜK YOKDerhalİhale

    5

    220v.Gerilim

    16

    Trafo yapılacakBir ayİhale

    6

    Siper Yok

    15

    Siper yapılacak Operatör Eğt.Altı ayİmalat

    Eğt.

    7

    Ölçüm Otomasyonu

    15

    Elk.Ölçüm Cih. AlınacakÜç ayİhale

    4

    Görme Bozukluğu

    12

    Tedavi/Uygun gözlükÜç ayİhale

    3

    Talaş Temizleme

    10

    Maşa-Fırça alınacakBir ayİhale

    9

    Talaş Sıçraması

    9

    Paravana yapılacakderhalİmalat

    8

    Uzun Malzeme

    4

    Boru korkuluk yapılacakDerhalİmalat

    2

    Elle Müdahale /

    Tehl. Hareket

    4

    Eğitim / Tezgah BakımıÜç ayBakım

    Eğt.

    Yazı kaynağı : www.baskentsaglik.com

    Risk Algılama Risk Yönetimine Yeni Bir Bakış

    Istanbul Kültür University, Ataköy Campus E5 Karayolu Üzeri Bakırköy 34158, İstanbul / TURKEY
    Copyright © İstanbul Kültür University


    IKU Institutional Repository, Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

    Designed by 

    Yazı kaynağı : acikerisim.iku.edu.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap