Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kavala grubu şirketleri hangileridir

    1 ziyaretçi

    kavala grubu şirketleri hangileridir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kavala Holding ve Şirketleri

    Kavala Holding ve Şirketleri

    İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Gaziantep’ten gelirken gözaltına alınan ve gözaltı süresinin biteceği gün çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından cezaevine gönderilen Osman Kavala’nın şirketleri en çok merak edilen konular arasında bulunuyor. Kavala Holding’in mali yapısı nasıl? Kavala Holding ile KVK ve İletişim Yayınları arasında nasıl bir bağ bulunuyor? “Kızıl Soros” lakabı takılan Osman Kavala zengin mi? Ne kadar mal varlığı var? Kavala Holding şirketleri hangileridir? Kavala Grup markaları arasında bilindik hangi ürünler var? Kavala Grubu hakkında detaylar haberimizde yer alıyor.

    Osman Kavala, Şirketleri ve Kavala Holding

    Osman Kavala hakkında kişisel bilgileri ve Osman Kavala hakkındaki son gelişmeleri bulabileceğiniz haberimizi aşağıdan okuyabilirsiniz. Bu haberimizde ise Kavala Holding’in daha önce işbirliği yaptığı firmaları ve Kavala Şirketler Grubu’nun çalışma alanlarını sıralayacağız.

    Commodore 64

    Kavala Holding, Türkiye’de 1980’lerde meşhur olan oyunların distribütörlüğünü yapıyordu; Commodore 64. 1982 yılında piyasaya çıktığı zaman bir devrim olarak görülen Commodore 64, aynı zamanda ilk nesil kişisel bilgisayar olarak biliniyor. Piyasaya çıktığında 595 dolar fiyatındaydı. C64 veya C=64 olarak bilinen ve bugün güçlükle hatırlanan Commodore 64, piyasaya çıktıktan sonra ortadan kaybolana kadar yaklaşık 17 milyon adet bilgisayar sattı. Bu rakamın ne kadarının Türkiye’de satıldığı ise bilinmiyor.

    K.V.K.

    Uzun süre Türkiye’de piyasayı tekelinde tutan bu oyunlar sayesinde zenginleşen Kavalalar, daha sonra 3 şirketin ortaklığında KVK isimli telekominikasyon şirketini kurdular. KVK’nın üçüncü K’sı Kavala’yı temsil etmekteydi. Özellikle ilk cep telefonlarının Türkiye’deki yasal dağıtımcısı ve servis sağlayıcısı olan KVK’nın diğer ortakları ise Mehmet Emin Karamehmet ve Murat Vargı’ydı. Bu üç ortağın soyisimlerinin baş harfleri ile kurduklatrı ortaklık kısa süre içerisinde büyük bir mal varlığı kazandı.

    Kavala Şirketler Grubu’nun katılımıyla 1993 yılında kurulan KVK’nın en büyük iş ağını Turkcell oluşturmaktaydı. Türkiye çapında 3500’e varan bir dağıtıcı ağına ulaşan ve Alcatel, Nokia, HTC ve Blackberry gibi uzun dönemler piyasayı elinde tutan büyük cep telefonu markalarını da Türkiye’ye bu firma getirmiştir.

    İletişim Yayınları

    Osman Kavala’nın ticaret yaptığı alanlardan biri de yayıncılık sektöründeydi. Osman Kavala bu sektörde ise uzun bir süre kalmadı. İletişim Yayınları’nın kurucu ortaklarından biri olan Kavala Holding, bir süre sonra İletişim Yayınları’ndan ayrıldı.

    Osman Kavala’nın gözaltına alınmasından sonra İletişim yayınları’na yönelik de “ortak olunduğuna dair” ortaya çıkan haberlere Yayınevi, “Osman Kavala ile bağımız bulunmamaktadır” açıklaması yapmakla yetindi.

    İletişim Yayınlarının yaptığı açıklamada “Kuruluşumuzda kıymetli katkılarını unutmayacağımız arkadaşımız” olarak belirtilen Osman Kavala’nın “suçsuzluğuna inanıldığı” da belirtildi.

    “Yayınevimizin kuruluşundaki kıymetli katkılarını hiçbir zaman unutmayacağımız arkadaşımız, fikirdaşımız Osman Kavala’yı hedef alan yargı operasyonu, temel hak ve özgürlüklerin gerçekten ve istisnasız uygulandığı, barışçı ve demokratikbir Türkiye toplumu hedefine doğru, toplumda sesini duyuramayan veya az duyurabilen kesimlerin seslerini duyurmaları ve farklılıkların ortak toplumsal zenginliğimizi oluşturması amacıyla yürütülen girişimlere vurulmuş yeni ve ağır bir darbedir.

    Osman Kavala 1 Kasım’da sabaha karşı ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçlaması ile tutuklandı. Tutuklama kararında ‘tüm terör örgütlerinin (FETÖ/PDY – PKK/KCK – DHKPC, MLKP) aktif olarak katıldığı ve destek verdiği Gezi Olaylarının yöneticisi ve organizatörü’ olduğu ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimine katıldığı iddia ediliyor. Bu abes iddiaların gerçekle hiçbir ilişkisinin olmadığını en iyi bilenler, bizzat iddia sahipleridir, eminiz.

    Suçlamalara dayanak yapılan mesnetsiz iddiaların, vaktiyle yaptıkları yasadışı işlemler nedeniyle şimdi tutuklu olan savcılar ve yargıçlar tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ürünü olması bu girişimin ne kadar maksatlı ve önyargılı olduğunun delilidir.

    Açılan ceza soruşturmasına getirilen gizlilik kararına rağmen bazı medya kuruluşlarına sızdırılan ‘bilgi’lerle, Osman Kavala’ya karşı, örneklerini daha önce de gördüğümüz şedit bir kampanyayla yargısız infaz girişimi yürütülüyor. Bu operasyon, epeydir devam eden ve nerede duracağı bilinmeyen siyasal ve kültürel kırımın bir parçasıdır.

    Osman Kavala’nın Türkiye’de özgürlükler alanının genişlemesi, günümüzde ve geçmişte haksızlığa uğramış tüm kesimlerin ayrım gözetmeden seslerini duyurmalarının sağlanması, toplumsal barış zemininin oluşması için yürüttüğü bütün çabaların arkasındayız. Onun, şeffaflık ve katılımcılık ilkelerine titizlikle saygılı, şiddet ve zor yöntemlerini bütünüyle dışlayan, eşitlikçi, özgürlükçü, insancıl ve diğerkâm yaklaşımının kefiliyiz. Onunla yan yana durmaktan gurur duyuyoruz. Hukuk devleti ilkelerini ayaklar altına alan bu yeni saldırı karşısında onu savunmak sadece bir arkadaşlık, fikirdaşlık görevi değil, savunduğumuz ve paylaştığımız bütün ortak değerlerin tartışılmaz gereğidir.”

    LORAL VE MİKES

    Sabah Gazetesinden Hilal Kaplan’ın yazdığı “Cihangir Cephesi’nden Osman Kavala” yazısına göre, Osman Kavala babasının ölümünün ardından Kavala Holding’in başına geçti. TSK’nın almış olduğu F-16’ların koruma sistemlerinin ihalelerini aldı. LORAL isimli bir şirketin ürettiği sistemlerin F-16’larda kullanılacağını öğrenen Osman Kavala’nın bu şirkete MİKES isimli bir şirket kurarak ortak olduğunu ve bu şekilde F-16’ların ihalelerine katıldığını aktarıyor Kaplan.

    Kavala’nın bu ihale için Sedat Peker’le de işbirliği yaptığını yazan Hilal Kaplan’a göre, Peker; “Osman Kavala’nın ortak olduğu ve F-16 uçaklarının bilgisayar ağını yapan bir şirketin hisselerinin satışında da devreye girerek hisselerin yabancılara gitmesini engelledim ve bu işten de 200 bin dolar komisyon aldım.” dedi.

    Anadolu Kültür A.Ş.

    Osman Kavala’nın Kavala Şirketler Grubu’na dahil olan bir şirket de Anadolu Kültüğr A.Ş. Bu şirket, merkezi Diyarbakır’da bulunan ve Diyarbakır Sanat Merkezi’ni de inşa eden ve işleten bir şirket. Ayrıca Anadolu Kültür şirketi, Polonya ve Yunanistan başta olmak üzere Güney Doğu Avrupa’da iş konseyleri kurup kültürel faaliyetlerde bulunuyor.

    2002 yılında kurulan Anadolu Kültür A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğunda da Osman Kavala bizzat oturuyor. Anadolu Kültür’ün misyonları arasında kültürel diyalogu artırmak ve Avrupa ile Ermenistan’la kültür köprüleri inşa etmek olarak yer alıyor.

    Anadolu Kültür A.Ş. hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız.

    Anadolu Kültür A.Ş. de Osman Kavala’nın tutuklanmasıyla ilgili bir mesaj yayınladı.

    TESEV

    Açılımı Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı olan vakfın Yönetim Kurulu Üyesi olan Osman Kavala’nın TESEV’e sonradan dahil olduğu biliniyor. TESEV, 1961 yılında Nejat Eczacıbaşı tarafından fiilen kurulsa da 1994 yılına kadar sadece konferans ve seminerler verdi. 1994 yılında kapsamını genişleten TESEV, ismini de 1994 yılında aldı. 2004 yılına kadar yoksulluk, ekonomi ve sektör programları konusunda çeşitli analizler ve raporlar yayınladı. Osman Kavala’nın da 2004 yılında TESEV’in yönetim kurulunda olduğu bilinmektedir.

    2004 yılında ise fon kaynaklarını çeşitlendiren TESEV, 2014’te dünyanın en etkili 100 kuruluşundan biri olduğu biliniyor. Osman Kavala, bugün TESEV’in yönetim kurulunda yer almamaktadır. TESEV hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız.

    Birleşik Yatırım Bankası (BYB)

    Birleşik Yatırım Bankası, 1988 yılında kurulmuş ve 1989 yılında resmen bankacılık alanında faaliyet göstermeye başlamıştır. 10 yıl kadar bankacılık sektöründe faaliyet gösteren Birleşik Yatırım Bankası bu süre içerisinde Kavala Holding / Kavala Şirketler Grubu bünyesinde bulunmuştur. 22 Aralık 1999 tarihinde yayınlanan Resmi Gazete’de 21 Aralık 1999 tarihli ve 99/13765 sayılı Kararnamenin Eki Karar ile bankacılık alanındaki faaliyetlerine son verilmiştir.

    Birleşik Yatırım Bankası, Türkiye’nin batık bankalarından biri olmuştur.

    İki Nokta Bilişim Teknoloji A.Ş.

    Osman Kavala’nın şirketlerinden biri de Kavala Holding bünyesine kattığı İki Nokta Bilişim A.Ş. İki Nokta’nın faaliyet sektörü Coğrafi Sistemler. 1985 yılında kurulan şirket 2008 yılında Kavala holding bünyesine geçti. Şirket ana olarak; “coğrafi analiz sistemleri, veri toplama ve saha araştırmaları, harita altlıkları, navigasyon, Türkiye adres standardizasyonu ve basılı haritalar” konularında faaliyet yürütüyor. NATO, Petrol Ofisi, TTNET, Mercedes Benz ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi şirketleri portföyünde bulunduran İki Nokta Bilişim Teknoloji A.Ş. bu şirketler için yer üstü ve yer altı araştırmaları yaptı.

    Yazı kaynağı : 1ahaber.com

    Türkiye’nin en karanlık adamı: Osman Kavala

    Türkiye’nin en karanlık adamı: Osman Kavala

    Geçtiğimiz hafta, Gaziantep’te bir Alman vakfıyla birlikte gerçekleştirdiği toplantı dönüşü uçakta gözaltına alınan Kavala’nın “kariyeri” yazmakla bitecek gibi değil. 1957 doğumlu Osman Kavala, babası Mehmet Kavala’nın 1982 yılında vefat etmesiyle genç yaşta Kavala Grubu’nun başına geçiyor. 80’lerdeki lakabı “Kızıl Milyarder”. Adına Türk-Polonya İş Konseyi, Türk-Yunan iş Konseyi, Güneydoğu Avrupa’da Demokrasi Merkezi gibi çeşitli iş ve toplumsal kuruluşların yönetim kurulu üyeliklerinde rastlıyoruz. Gayrimenkul, madencilik, coğrafi lokasyon alanında şirketleri olan Kavala’yı ön plana çıkaransa, ticari değil siyasi faaliyetleri.

    MHP mi? Yalnızca basından biliyorum!

    Meral Akşener’i siyaseten desteklediği ve akraba olduğu konusunda yaptığı açıklamaya bakalım önce:

    “Sayın Meral Akşener’le teyze çocukları değiliz. Birkaç yıl önce sevgili Burak Bölükbaşı’nın nikâh merasiminde Sayın Akşener, ‘üç kuzen olarak damadın şahitliğini yapıyoruz’ demişti. Kastedilmiş olan birbirimizin kuzeni olduğumuz değil, farklı taraflardan ikimizin de damadın kuzeni olduğuydu. MHP içindeki gelişmeler ilgi alanımın dışında, bunlar hakkında ancak basından öğrendiğim kadar bilgi sahibiyim.”

    Sedat Peker’den ‘küçük bir rica’

    1999’da Duygu Asena’ya “Adalet Tatmin Etmiyor” başlıklı bir röportaj veren Sedat Peker, “Osman Kavala’nın alacağını tahsil ettiğiniz doğru mu?” sorusunu şöyle cevaplıyor:

    “Osman Kavala son zamanlarda ekonomik darlığa düşmüş bir insan, benim Fikret Aydın diye bir akrabamın yakınıdır kendisi, ben o vesileyle tanıdım, kendisiyle yakınlığımız var. F-16 savaş uçakları konusunda yabancıları kaçırttım demedim, sadece bana bir ricada bulunulmuştu. Orada çalışan mühendisler kendi finanslarını bulmuşlar, sahibi Kavala’yı tanıyorsun rica eder misin dediler, sadece onların bir araya gelmelerini sağlamıştım. Benim yaptığımı bütün işadamları yapıyor.”

    Bir gün bir gazeteye ‘borç’ lazım olur

    80’lerin başında babasının şirketinin başına geçen ve İletişim Yayınları’nın kurulmasına ön ayak olan Kavala, yıllar sonra bu kez bir gazetenin, BirGün’ün kuruluşuna destek verdi. Bu destek hakkında yazılıp çizilenlere karşı, BirGün’ün finansörü olduğu yönündeki iddiaları reddederek “aralarından yalnızca bir borç ilişkisi olduğunu” söyledi, fakat bu ilişkinin boyutuna dair herhangi bir bilgi vermedi.

    Robert Kolej mezunu Kavala, bir süre önce cezaevinden kaçarak yurtdışına çıkan Sevan Nişanyan’ın da yakın arkadaşı. Onunla ilgili az sayıdaki bilgiden biri de Nişanyan’ın 12 Mayıs 2012 tarihli Agos yazısında yer alıyor:

    “New York’tayken bulaşmadığı devrimci hareket, katılmadığı anti-emperyalist eylem kalmamıştı. Dönmesinden aylar sonra şöyle telefon görüşmeleri olmaya devam etti:

    – Alo, biz Güney Afrika Devrimci Halk Kurtuluş Kongresi.
    – E?
    – Cumartesi günü protesto yürüyüşü var. Filistin Devrimci Sosyalist Grubu da katılıyor. Osman arkadaşı tertip komitesine alacağız.
    – Maalesef Osman Türkiye’de.
    – Amanın! Tutuklandı mı? İşkence görüyor mu?
    – Yok. Türk Hava Kuvvetlerine F-5 uçağı satıyor galiba.”

    Devrimcilikten F-16 tüccarlığına

    Kavala, o yıllarda LORAL firmasının ürettiği bir sistemin F-16’larda kullanılacağını öğrenince 150 milyon dolar sermayeyle bu firmayla ortak olup MİKES şirketini kuruyor. Aralık 1988’de 345 milyon dolarlık F-16 modernizasyonunun 160 uçaklık ilk paket ihalesi sonuçlanıyor ve ihaleyi MİKES kazanıyor. Ancak bu proje, sürekli aksadığı için ASELSAN tarafından devralınarak millileştiriliyor. Kavala’nın Sedat Peker’le ilişkisinin bir ayağını işte bu ihale sürecindeki ilişkiler oluşturuyor.

    Cezayir: Restoran mı örgüt evi mi?

    Kavala’nın en ünlü ticari işletmesi Cezayir Restoran şüphesiz. Ancak bu işletmenin şöhreti yemeklerindeki lezzetten değil, Türkiye’de sözde Ermeni Soykırımı’nı savunan, PKK’ya destek veren veya AB tarafından himaye edilen toplantılara ev sahipliği yapmasından geliyor. Selahattin Demirtaş’ın “Seni Başkan Yaptırmayacağız” sloganı ilk olarak burada zikrediliyor. 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında HDP’nin İstanbul’da yaptığı kutlama toplantısı da burada gerçekleşiyor. PKK gazetesi Özgür Gündem yöneticilerinden Aslı Erdoğan’ın tutuklanması sonrası 149 yazarın ortak destek açıklamasının okunması, cezaevinden firar edip Yunanistan’a sığınan Sevan Nişanyan’ın hapisten izin alıp HDP milletvekilleri ve AB ülkeleri diplomatlarıyla birlikte katıldığı doğum günü partisi gibi organizasyonlar da Kavala’nın mekânında gerçekleştiriliyor.

    Çıkan oyuncu Paker, giren oyuncu Kavala

    Macar asıllı ABD’li spekülatör ve liberal girişimci George Soros’un başkanı ve destekçisi olduğu Açık Toplum Enstitüleri’nin Türkiye şubesi olarak kurulan vakfın kurucuları arasında da Osman Kavala ismine rastlıyoruz. Vakfın kurucusu ve ilk başkanı Can Paker’in ardından, mevcut başkan İshak Alaton ile birlikte vakfın en güçlü isimlerinden biri haline geliyor Kavala.

    Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri, Kavala’nın gözaltına alınmasının ardından Twitter’dan apar topar paylaştığı mesajda, “Osman Kavala’nın İstanbul’da gözaltına alınması çok rahatsız edici. Avrupa Parlamentosu’nda serbest bırakılması için acil çağrı başlatılmasını teklif edeceğim” ifadelerini kullandı. Gezi olaylarını Avrupa Parlamentosu’na taşıyan AP üyesi, Macar asıllı Hollandalı Marietje Schaake de “Hangi dayanakla gözaltına alındı” diyerek “hemen harekete geçileceğini” söyleyen bir diğer isim oldu.

    Yerli otomobil projesine sızma girişimi

    Tüm bunlar ilk kez konuşulmuyor elbette. Yeni Şafak Gazetesi yazarı Hasan Öztürk, daha önce defalarca gündeme getirdiği Kavala’yı, 21 Mart 2017 tarihli yazısında bir kez daha gündeme taşımış, Kavala’nın bu kez de yerli otomobil projesine sızma girişiminde bulunduğunu yazmıştı:

    “Seni başkan yaptırmayacağız sloganının mucidi, BirGün’ün ‘borç vereni’, Meral Akşener’in kuzeni, PKK terör örgütü elebaşı İmralı sakini Abdullah Öcalan’ın selamcısı, Kızıl Soros lakaplı Osman Kavala’nın izini bu kez Bilim ve Sanayi Bakanlığı’nın çok ama çok gizli yürüttüğü yerli otomobil projesinde buldum.

    Meğer bizim Kızıl Soros Osman Kavala, Türkiye’nin yerli ve milli projesi ‘yerli otomobil’ işine de merak sarmış.

    Bir Gün gazetesi, yerli otomobille ilgili 2015 yılında birkaç haber yapmış. Haberlerin tamamı aleyhte… Yani itibarsızlaştırmaya yönelik. Ama sonra birden haberler bıçak gibi kesilmiş.

    Nedenini araştırdım. Meğer 65’inci Hükümet kurulduğunda Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Milli Savunma Bakanlığı’na geçen Fikri Işık’tan sonra Osman Kavala ‘yerli otomobil projesi’ne el atmış. Bir önemli adamını projede önemli bir yere getirtmiş.

    Sonrası malum… Yerli otomobil işi, yılan hikâyesine dönmeye başlamış.

    Allah’tan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın çok önemsediği yerli otomobil projesinin akıbetini sorgulaması neticesi, Osman Kavala’nın önemli adamı o önemli pozisyondan alınmış.

    Şimdi soru şu: Osman Kavala’nın ‘başkanlık sistemi’ne olan bariyeri ortadayken… Siyaseti dizayn etme merakı ortadayken… İmralı ve HDP ile ilişkileri ortadayken… Meral Akşener projesindeki aktivasyonu ortadayken… Nasıl olur da Türkiye’nin çok önemsediği ‘yerli otomobil’ projesinde bir şekliyle yer almasına müsaade edilir?”

    Neden bugüne kadar dokunulmazdı?

    Bunca bağlantısına, Türkiye’yi dizayn etmeye yönelik sayısız girişime gizli ya da açık bu kadar desteğine rağmen Kavala’yı bugüne kadar kimler korudu, bunca yıl boyunca kendisini “dokunulmaz” kılan bağlantılar neydi, henüz bilmiyoruz. Yargı süreci bu “karanlık bölgeye” ışık tuttuğunda açığa çıkacak olanlar, Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin pek çok soru işaretini de ortadan kaldıracak gibi görünüyor.

    * * *

    PKK’ya uzanan yardım eli

    Gözaltına alınan işadamı Osman Kavala’nın 18 Ekim’de Gaziantep’te yabancı sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı toplantıda, Afrin başta olmak üzere Kamışlı, Munbic, Aynel Arap, Tel Abyat, Rakka ve Haseke bölgelerini işgal eden PKK-PYD terör örgütüne yardımların sevk ve idaresi ile Avrupalıların bölgeye yatırımları konuşuldu. PKK’ya nakit transferi, inşaat, gıda, tarım, demokratik toplumu yeniden inşa etme, demokratik bilinci geliştirme, vatandaşlık bilinci, eğitim gibi projeler adı altında yapılıyor. Başta Alman vakıfları olmak üzere 70’ten fazla dernek ve vakıf PKK’yı fonluyor. Uzun zamandan beri örgüte destek veren Kavala, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep ve Hatay’da toplantılar düzenledi. Son 2 yılda PKK’ya bu başlıklar adı altında yapılan yardım miktarı 1,5 milyar doları geçti.

    Teröre desteğin kilit adamı

    Kavala, Muhammet Dahlan, Mısır, Birleşik Arap Emirleri ve Suudi Arabistan denkleminde de kilit rol üstlendi. Kavala ve Dahlan’ın PKK’ya yardımlarında eski Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Ahmet Carba köprü görevi görüyor. Dahlan ve Kavala 15 Temmuz sürecinde iki kez görüştü. Dubai’deki görüşmelerden birine FETÖ’den isimler de katıldı. Dahlan’ın biri kadın iki Filistinli elemanı mültecilere dair bilgileri Kavala ile paylaştı. Dahlan için çalışan ve Şam’ın Yermuk Kampı’ndan ayrılarak Türkiye’ye yerleşen ekip, mültecilerin yaşadığı kamplardaki sivillere dönük rapor hazırlayarak Kavala ile paylaştı.

    Paravan derneklerle örgüte yardım

    Başta hendek provokasyonu olmak üzere bütün kalkışmalarda Kavala’nın paravan dernekleri etkin rol aldı. Müzik okulu, dil kursu, etüt merkezi, kültür merkezi gibi isimlerle açılan onlarca dernek Kavala tarafından fonlandı. 2011-2016 döneminde Doğu ve Güneydoğu’da PKK’ya destek veren Kavala, 2016’dan itibaren sınırın Suriye tarafına yoğunlaştı. Aynı kapsamda yine Urfa, Nusaybin, Gaziantep ve Hatay’da kurulan paravan kurumlar aracılığıyla Afrin başta olmak üzere, PKK bölgelerine yardım gönderildi.

    Gezi’nin finansörü

    Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın Gezi kalkışmasının devam ettiği günlerde, 15 Haziran 2013’te İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, adı spekülasyonlarla anılan George Soros tarafından kurulan ve Türkiye temsilciliğini Can Paker’in yaptığı Açık Toplum Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi olan Osman Kavala’nın, Gezi Parkı olaylarında organizatör ve finansör olduğu belirtilmişti.

    Karanlık yapıların Türkiye uzantısı

    Murat Belge’yle İletişim Yayınları’nın kurucusu olan Kavala, yazar Tarık Buğra’nın kızı Ayşe Buğra ile evli. Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Kavala, Birikim Dergisi’nin yayıncısı ve KVK’nın da sahibi. Kavala, Helsinki Yurttaşlar Derneği, TÜRSAK, Türk Yunan Dostluk Derneği, TEMA, Güneydoğu Avrupa’da Demokrasi ve Uzlaşma Merkezi (CDRSEE) ve Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği’nin kurucu üyeliklerinde bulundu, yönetim kurullarında yer aldı. TESEV Yönetim Kurulu’nda ve George Soros’un Soros Vakfı’nın Türkiye uzantısı olan Açık Toplum Enstitüsü Türkiye biriminin Danışma Kurulu’nda yer aldı. Türk-Polonya İş Konseyi, Türk-Yunan İş Konseyi, Center for Democracy in Southeast Europe Güneydoğu Avrupa’da Demokrasi Merkezi gibi kuruluşların yönetiminde bulundu.

    * * *

    İstanbul sermayesinin kavşağındaki adam

    Kızıl milyarder olarak anılan Mehmet Osman Kavala hakkında en yaygın bilgi, onun Kavala Şirketler Grubu’nun patronu olduğu şeklinde. Belirli büyüklüğe ulaşan ticaret gruplarının şeffaflık kuralları gereği internette kurumsal siteleri bulunması gerekiyor, ancak Kavala Şirketler Grubu’nu ve faaliyetlerini tanıtan herhangi bir kurumsal site bulunmuyor. Ticaret sicil kayıtlarına bakıldığında ise Mehmet Osman Kavala’nın 1980’lerden bu yana onlarca şirkette ortak, yönetim kurulu veya eski yönetim kurulu olarak yer aldığı görülüyor. Kavala ile aynı şirketlerde ortak, yönetim kurulu üyesi veya yönetici olarak bulunan kişilere bakıldığında, hemen hemen tamamının İstanbul sermayesi olarak adlandırılan iş çevrelerine yakın kişilerden oluşması dikkat çekiyor.

    Kavala’nın eski yönetim kurulu üyesi olduğu 7.5 milyon TL sermayeli İki Nokta Bilişim Teknoloji A.Ş. firması, coğrafi analiz sistemleri, veri toplama ve saha araştırmaları, harita altlıkları, navigasyon, Türkiye adres standardizasyonu ve basılı haritalar alanında faaliyet gösteriyor. Referansları arasında NATO, Petrol Ofisi, Deva, Pfizer, Roche, Mercedes Benz, TTNET, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, Sivas İl Kültür Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi gibi kurumlar ve kuruluşlar yer alıyor. Şirketin Yönetim Kurulu Üyeleri arasında yer alan Şenel Durmuşkaya ile Kavala, başka bir çok firmanın yönetiminde de aynı anda yer alıyor.

    28 Şubat döneminde banka batırdı

    28 Şubat döneminde İstanbul sermayesi tarafından batırılarak devletin sırtına katrilyonlarca lira yük olarak bindirilen bankalar listesinde Osman Kavalaya ait Birleşik Yatırım Bankası da bulunuyor. Önce Hazine tarafından bankacılık faaliyeti durdurulan banka, 1999 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla bankacılık yapma izni kaldırılarak tamamen kapatıldı. Kavala’nın Türkiye’de bankacılık yapması yasaklandı. Tek şubesi bulunan ve 500 milyar TL sermayeye sahip olan bankanın sadece 4 çalışanı mevcuttu. Genel Müdürü ise Şenel Durmuşkaya idi.

    Barajlar kralı

    “Ağaç katliamı” temasını kullanan Gezi olaylarına destek veren Osman Kavala’nın, Türkiye’nin ilk Yap-İşlet-Devret Hidro Elektrik Santrali’ni işleten Aksu Enerji’nin kurucu ortağı olması dikkat çeken bir çelişki. Aksu Enerji’yi, 1985 yılında Şevket Demirel (Süleyman Demirel’in kardeşi) ile beraber kuran otuz kurucu ortaktan biri, yüzde 5,5 pay sahipliği ile Osman Kavala idi. Kavala, siyaset eksenli görevlerinin yanı sıra, doğa çalışmalarına destek veren vakıflarda da etkinlik gösterdi. Örneğin, TEMA Vakfı’nın kurucular kurulunda yer alan Kavala’nın yolu burada ünlü TÜSİAD üyeleriyle kesişti. TEMA Vakfı internet sitesinde verilen bilgilere göre, vakfın kurucular kurulu listesinde çok sayıda ünlü TÜSİAD üyesiyle birlikte Osman Kavala da yer alıyor.

    Eski İTO başkanıyla aynı firmada ortak

    Restorasyon işi yapan 25 milyon TL sermayeli Çatı Pazarlama A.Ş’de eski ortak olarak görünen Osman Kavala’nın bu firmadaki ortakları arasında, Cumhuriyet Gazetesi’nin kurucusu Yunus Nadi’nin torunu Emine Uşaklıgil ve İstanbul Ticaret Odası’nda 4 dönem başkanlık yapan Hüsamettin Kavi de bulunuyor. 28 Şubat döneminde siyasete yön veren açıklamalarıyla sürekli gündemde kalan TÜSİAD yönetimiyle birlikte katıldığı toplantılarla dikkat çeken Kavi, 2010 yılında da çözüm sürecini desteklediğini açıklamıştı. Çatı Pazarlama’da eski ortak olan Kavi ile Kavala’nın iş ilişkisi DEİK Türkiye-Polonya İş Konseyi Başkanlığında da söz konusuydu. 1990-2000 yılları arasında Kavi tarafından sürdürülen DEİK Türkiye-Polonya İş Konseyi başkanlığı, sonraki yıllarda Osman Kavala’ya devredildi.

    Tütün’den vergi şampiyonu

    Osman Kavala, sigara sektöründe vergi şampiyonu oldu. İstanbul Ticaret Odası’nın 1989 yılında açıkladığı, “Başarılı Vergi Mükellefleri” listesinde bronz madalya kategorisinde yer aldı. Yaprak Tütün ve İhracatçıları kategorisinde faaliyet gösteren Osman Kavala, o dönem 204 milyon TL vergi ödedi. Osman Kavala’nın ismi en çok vergi ödeyenler listesinde son defa bu listede yer aldı.

    18 milyar dolar dağıtan Soros’a aracılık etti

    Geçtiğimiz hafta ABD gazetesi Washington Post’ta yer alan habere göre, George Soros, dünya genelinde kendi ideolojisi doğrultusunda siyasi değişimler gerçekleştirmek amacıyla bugüne kadar 18 milyar dolar para dağıttı. Soros, Türkiye dâhil birçok ülkede Açık Toplum adıyla kurulan vakıf veya dernekler aracılığıyla çeşitli ülkelerdeki muhalif hareketlere para desteği sağlıyor. Soros, Açık Toplum aracılığıyla başka birçok vakıf ve derneğe de para yardımı yapıyor. Örneğin, geçmişte Açık Toplum Vakfı’nın Türkiye şube başkanlığını yapan Can Paker, aynı zamanda Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın da (TESEV) başkanıydı. Vakfın yıllık raporlarına göre TESEV, Açık Toplum Vakfından milyonlarca lira para desteği aldı.

    Yazı kaynağı : www.gercekhayat.com.tr

    Osman Kavala Kimdir? - Osman Kavala ile Dayanışma

    Osman Kavala, Manchester Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 1982 yılında Kavala Grubu şirketlerinin yönetimini üstlendi. 12 Eylül sonrasının baskıcı ortamında etkili, yaygın ve popüler bir yayıncılık faaliyeti yoluyla, ülkenin demokratikleşme ve sivilleşmesine hizmet etmesi amacıyla 1983 yılında İletişim Yayınları’nın kuruluşuna katıldı. Sonraki yıllarda yürüttüğü çalışmalarda hedeflerine kültürel çeşitliliğin tanınması, kültür sanat diyaloğu ve kültürel işbirliği eklendi.

    1999 depremi ardından önayak olduğu dayanışma faaliyetlerinden sonra aktif iş hayatını bırakıp tamamen sivil toplum alanına yönelen Osman Kavala, Türkiye’de 1990’lardan itibaren gelişmeye başlayan sivil toplum hareketliliğinin önemli aktörlerinden biri oldu. Pek çok farklı sivil toplum kuruluşunun oluşumunda ve çalışmalarında yer aldı. 2002 yılında bu alandaki çalışmalarını kültür sanat alanında yoğunlaştırarak, Türkiye’de kültür ve sanatın üretimini, izlenmesini, paylaşımını çoğaltmak, yerel inisiyatifleri desteklemek, kültürel çeşitliliği ve hakları vurgulamak, bölgelerarası ve uluslararası işbirliklerini güçlendirmek amacıyla sanatın değişik alanlarından, iş dünyasından ve sivil toplumdan kişilerle birlikte Anadolu Kültür’ü kurdu. Anadolu Kültür gerçekleştirdiği projelerle toplumsal barış kültürünün yerleşmesini hedefledi.

    1990’ların ağır çatışma ortamından sonra sivil bir sanat girişiminin diyaloğa ve barışa hizmet edeceği düşünülerek kurulan ve Anadolu Kültür’ün ilk girişimi olan Diyarbakır Sanat Merkezi (DSM) İstanbul’dan ve Avrupa şehirlerinden sanatçıların ziyaret ettiği, yerel sanatçılarla tanıştığı, ortak projeler tasarladığı herkese açık bir mekân oldu. DSM, Diyarbakır’da sanat üretmek isteyen insanların profesyonel destek aldığı ve bağlantılar kurduğu önemli bir platform haline geldi. 2005 yılında açılan Kars Sanat Merkezi ise, 2009 yılındaki kapanışına kadar, kentin çok amaçlı tek salonu olarak sadece Kars için değil Türkiye, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan için bir kültürel iletişim ve etkinlik merkezi olarak hizmet verdi.

    Anadolu kentlerindeki çalışmalar, başta Antakya ve Çanakkale olmak üzere İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Van, Batman ve başka kentlerin katılımıyla yaygınlaştı. 2010’a gelindiğinde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne kabulüne ilişkin müzakere sürecinin hazırlıkları sürerken Anadolu Kültür de Avrupa ile Anadolu kentleri arasında bağlar kuracak çalışmalara ağırlık verdi. Bu çalışmalarla amaçlanan, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine katkı çerçevesinde İstanbul dışındaki kentlerin kültürel ortamına destek sağlamak, Avrupa’yla aralarında kültür köprüleri kurmaktı. 2011 yılından itibaren yürütülen TANDEM programı da Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasında kültür yöneticilerine yönelik uzun vadeli işbirliklerini destekledi. Türkiye’den yirmi farklı şehirden katılımcı, Avrupalı ortaklarıyla buluşarak birlikte projeler geliştirdi. 2012’de başlayan BAK projesi ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden gençler ortak sanatsal üretim için danışmanlar eşliğinde birlikte çalıştı. Anadolu Kültür, kurduğu merkezler, TANDEM, BAK, farklı film ve sergi projelerine verilen destekler ve 2015’te başlayan Yeni Film Fonu aracılığıyla Türkiye’den pek çok kültür sanat üreticisine projelerini gerçekleştirmeleri için fırsatlar sunuyor. Anadolu Kültür’e bağlı olarak 2008’de Tophane’de kurulan diğer bir merkez olan DEPO ise erişilebilir ve esnek yapısıyla, İstanbul kültür sanat ortamındaki, ticari olmayan, eleştirel seslere açık, bağımsız bir sanat mekânı ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.

    Anadolu Kültür’ün zor yaşam koşullarına sahip çocuklara yönelik çalışmaları arasında, 2011 Van depreminden sonra çocuklarla yapılan fotoğraf atölyesi, Ezidi mülteci çocuklara yönelik eğitici çalışmalar ve Suriyeli mülteci çocuklar için hazırlanan çift dilli kitaplar öne çıkıyor.

    Anadolu Kültür’ün sivil toplum arasında bölgesel işbirliği, anlayış ve barış kültürünü geliştirme kapsamında yürüttüğü ve desteklediği pek çok farklı çalışma arasında ise Ermenistan-Türkiye Gençlik Senfoni Orkestrası, Ermenistan ve Türkiye’den gençleri bir sözlü tarih çalışması kapsamında biraraya getiren Birbirimizle Konuşmak projesi, Türkiye-Ermenistan Sinema Platformu, Gomidas 140 Yaşında ve In Memoriam konserleri sayılabilir.

    Osman Kavala’nın üzerinde çalıştığı diğer alan ise kültürel miras. Kuruluşuna katkıda bulunduğu Kültürel Mirası Koruma Derneği (KMKD), tahrip edilmiş ve geleceği tehlikede olan taşınır veya taşınmaz varlıkların korunması ve aslına uygun bir şekilde restore edilmesi için alan araştırmaları yürütüp raporlar yayınlıyor. 

    Osman Kavala, ana uğraşı olan ve 2017 yılında 15. yılını dolduran Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın yanısıra Açık Toplum Vakfı, TESEV, TEMA Vakfı, Tarih Vakfı, Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı gibi pek çok sivil toplum örgütünde kurucu üye, yönetim kurulu üyesi veya danışma kurulu üyesi olarak bulunuyor.

    Osman Kavala, bu ülkenin sorunlarına duyarlı bir birey olarak, farklı görüşte insanları tartışma platformlarında bir araya getirip ortak çözüm arayışının yolunu açmak, toplumsal ve uluslararası çatışmalara, barışa ve insan haklarına dayalı demokratik çözümler üretmek üzere çalıştı.

    Osman Kavala'nın sivil toplum faaliyetleri hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

    Yazı kaynağı : www.osmankavala.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap