Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    karada ve suda yaşayan hayvanlar

    1 ziyaretçi

    karada ve suda yaşayan hayvanlar bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Hangi hayvanın hem suda hem de karada yaşayan cinsleri vardır ?

    Suda Yaşayan Hayvanlar Hangileridir? İsimleri Ve Özellikleri

    Suda Yaşayan Hayvanlar Hangileridir? İsimleri Ve Özellikleri

    Su canlıları birbirleriyle rekabet halinde yaşamaktadır. Bu nedenle güçlü olan canlılar daha güçsüz olan canlılardan beslenerek yaşamlarını devam ettirirler. Nesillerinin tehlikeye girmemesi açısından bazı dönemlerde su canlılarını avlamak yasaklanır.

    Suda Yaşayan Hayvanlar Hangileridir?

    Tatlı ve tuzlu sularda yaşayan pek çok balık türü bulunur. Bunun aynında yengeç, yılan, denizanası ve ahtapot da suda sıkça görülen hayvanlar arasındadır. Karides, kaplumbağa, kurbağa, kaz, ördek gibi hayvanlarda suda yaşayarak hayatlarını devam ettirirler. Vahşi ortamlarda timsahlar, kutuplara doğru ilerledikçe penguenler de suda yaşayan hayvanlar listesine alınır.

    Karabatak, pelikan, akrep ve algler de sularda yaşar. Ancak her canlının yaşaması için gereken ortam farklı olduğu için bir kısmı tatlı sularda, bir kısmı bataklıklarda, kalan kısmıysa deniz ve akarsularda yaşamlarını sürdürür. Doğal alanları farklı derinliklerde veya yüzeyde olabileceği gibi su hayvanlarının bazıları karada da yaşamlarını sürdürebilir.

    Suda Yaşayan Hayvanların İsimleri ve Özellikleri Nelerdir?

    Su dünyasında sahip olunan özellikler karadakinden farklıdır. Özellikle balıklar çeşitli kamuflaj yetenekleri sayesinde bulundukları ortamın rengini alabilirler. Fiddler de bu balıklar gibi renk değiştirerek su altında kendilerini korurlar. Su böcekleriyse avlanma ihtimallerinin düşük olduğu küçük deliklere saklanarak daha büyük hayvanlara yem olmaktan kaçarlar.

    Canlıların sahip oldukları farklı özellikler bulunur. Örneğin Kardinal balığı yavrularını ağzında taşıyabilir, Katydidler diğer su canlılarına benzer bir görünüm elde edebilirler. Yengeçler daha parlak veya soluk bir görünüm kazanarak kendilerini avlamak isteyen canlılardan kaçabilirler.

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    Hem karada hem de suda yaşayan hayvanlar hangileridir ? - Sendesor.net : Soru sor, cevap yaz, para kazan.

    Amfibi Canlı Nedir? Amfibilerin Dikkat Çeken Özellikleri

    Amfibi Canlı Nedir? Amfibilerin Dikkat Çeken Özellikleri

    Karada yaşayan ve suda yaşayan hayvanlar dediğimiz zaman aklımıza gelen bazı belli başlı türler vardır. Ancak hem karada hem de suda var olabilen amfibi nedir sorusunun yanıtı biraz karmaşık olabilir. Çünkü amfibi nedir sorusunun yanıtı belirli yaşam özelliklerine sahip hayvanları değil, evrimsel olarak bir geçiş türü olarak kabul edilen ve hala yaşamakta olan bir hayvan sınıfını anlatır.

    Timsahlar suda uzun süre nefes almadan yüzebilir, balinalar oksijene ihtiyaç duyar ama amfibi bundan daha fazlasıdır. Hem karasal hem de sucul biyolojik özellikleri aynı vücut üzerinde taşır ve iki habitattan birinden uzak kaldığı zaman yaşamını sürdüremez. Amfibi nedir sorusunu yakından inceleyelim ve hem tarihsel süreçte hem de günümüzde bu hayvan türüne nasıl bakılmış bunu tüm detaylarıyla görelim.

    Hem karada hem de suda yaşayan "amfibi canlı" nedir?

    Hem karasal hem de sucul habitatın gerektirdiği biyolojik özelliklere sahip olan ve aynı zamanda iki habitatın da özelliklerine ihtiyaç duyan omurgalı hayvanlar amfibi sınıfına aittir. Bu canlılar, karada yaşamalarına rağmen hava belirli bir nem seviyesinin altında düştüğü zaman yaşayamazlar. Yani direkt olarak olmasa da suya her zaman ihtiyaçları vardır. 

    Amfibi türünün ilk kez günümüzden 340 milyon yıl önce ortaya çıktığı düşünülüyor. Bugüne kadar tespit edilmiş 8100 amfibi türünün 6 binden fazlasının hala yaşamakta olduğu biliniyor. Türkçe iki yaşamlılar olarak adlandırabileceğimiz bu tür, sudan karaya geçen ilk türler için bir ara geçiş formu değildir. Ancak sürüngen sınıfı ile aralarında şaşırtıcı benzerlikler bulunmaktadır.

    Ektotermik yani değişken sıcaklıklı olarak tanımlanan amfibi canlı türleri, herpetoloji olarak isimlendirilen bir bilim dalı tarafından incelenmektedir. Bilim insanları 1980’li yıllarda amfibi türlerinin yavaş yavaş yok olduğunu keşfettiler. 2000’li yıllardan sonra yapılan çalışmalar daha da korkutucuydu. Bu çalışmalar amfibi canlıların büyük bir hızla yok olduğunu ve kitlesel bir yok oluş yaşayacaklarını gösteriyordu. Bu nedenle bazı amfibi türleri koruma altındadır.

    Amfibi canlılar ve öne çıkan ortak özellikleri:

    Günümüzde yaşayan tüm amfibi canlılar Lissamphibia alt sınıfına aittir ve üç farklı takıma ayrılırlar. Halk arasında kurbağa olarak bilinen kuyruksuz iki yaşamlılar Anura, halk arasında semender olarak bilinen kuyruklu iki yaşamlılar Caudata, ülkemizde var olmadığı için halk arasında bir isim verilmemiş ayaksız iki yaşamlılar Gymnophiona takımının üyeleridir.

    Kendi aralarında ayırt edilmelerini sağlayan özelliklere sahip olsalar da her bir amfibi takımının ortak özellikleri vardır. Tüm amfibi türleri oldukça nemli, kaygan, çok ince ve hava alabildikleri derilere sahiptirler. Tüm amfibi türleri soğukkanlıdır. Yani yeterince nemli olmayan bir iklimde, sudan uzak ve sert rüzgara sahip bir habitatta hayatta kalamazlar.

    Tüm amfibi hayvan türleri dış döllenme ile meydana gelirler. Yani anne amfibi, bildiğimiz gibi bir gebelik dönemi yaşamaz. Kurbağalar, suda larva olarak yavru yaşamlarını sürdürür ve karaya çıkma yetenekleri gelişene kadar suda yaşarlar. Bazı amfibi türlerinin, dişinin derisinde bulunan bir kesede döllendiği ve bu şekilde dünyaya geldiği de biliniyor. Ancak hiçbir amfibi türü için bildiğimiz anlamdaki bir gebelik ve üreme sürecinden bahsedemeyiz.

    Amfibi canlılar nerede yaşarlar? Onları zayıf canlılar zannetmeyin:

    Amfibi canlılar özelliklerinden de anlaşılacağı üzere hiçbir kurak, çöl ikliminde hayatta kalamaz. Bu nedenle yaygın olarak Kuzey Yarım Küre’de görülürler. Fakat onları zayıf canlılar zannetmeyin. Antartika'da ya da Kuzey Kutbu’na yakın, karaya uzak adalarda bile amfibi canlılarla karşılaşabilirsiniz.

    Amfibi hayvan türünün genel yaşam alanı olarak Güney Amerika’nın Kuzeybatı, Orta Amerika, Meksika bölgesinin tropik dağ ormanlarını ve Afrika, Amerika, Asya kıtalarında bulunan nemli tropikal ormanları gösterebiliriz. Elbette uygun yaşam alanı buldukları zaman Avustralya, Kuzey Amerika ve Avrupa’da da karşımıza çıkabilirler.

    Amfibi canlıların beslenme ve üreme alışkanlıkları da çok farklı:

    Kuru bir esintide bile ölebilecek böyle bir canlı türünün nasıl olup da bugüne kadar gelebildiğini düşünmeden edemiyor insan. Ancak bu sorunun yanıtını, amfibi canlıların üreme alışkanlıklarında görüyoruz. Farklı amfibi türlerinin tek seferde suya bıraktıkları yumurta sayısı 5 bin ile 45 bin arasında değişiyor. Değişken faktörler olsa da bir ay sonra yavru yumurtadan çıkıyor ve hayata başlıyor.

    Amfibi canlılar yiyebilecekleri her şeyi yerler. Kurbağaların o tanıdık dilleriyle sinek avlama hareketleri tüm amfibi canlılar için geçerli bir avlanma hareketidir. Ancak dili olmayan amfibi türleri de vardır. Bu canlılar ağızlarına bir miktar su alırlar ve artık içinde ne varsa onu emerek beslenirler. Yavaş ama oldukça etkili bir beslenme biçimi olduğu aşikar. 

    Tarihte amfibiler: Ateşten güçlü canlılar olarak tanınmışlardı...

    İnsanlığın amfibi canlılar ile tanışması, ateşi bulduğumuz döneme denk geliyor. O dönem ateşin büyülü bir şey olduğuna inanan insanlar, ateşe attıkları bir kütüğün içinde semenderi görmeleri ile amfibi türünün ateşten güçlü bir canlı olduğunu düşünmüşlerdir. Aristoteles'in anlattıklarına göre bir dönem insanlık, semenderlerin ateşi yakma ve söndürme gücü olduğuna inanıyordu.

    Yine Aristoteles'in aktardıklarına göre Yaşlı Plinius bu inancı test etmek için bir semenderi ateşe atar ve elbette semender ölür. Bu inancın oluşmasındaki en büyük neden amfibilerin nemli derileri nedeniyle ateşten kolayca etkilenmemeleridir. Yaşlı Plinius’un deneyi insanlığı pek etkilememiş olacak ki Leonardo da Vinci bile ateş ve semender ilişkisini incelemiştir.

    Fransa Kralı I. Francis’in kraliyet amblemi semenderdi ve bir semenderin tüm orduyu öldürecek bir güce sahip olduğuna inanırdı. Elbette semenderi sembol olarak seçmesinin asıl nedeni bu canlının zehirli ve ateşe dayanıklı olmasıdır. Ancak Shakespeare'in bile bazı eserlerinde amfibi canlılardan bahsediyor olması, bu canlı türünün insanlığı ne büyük oranda etkilediğini göstermektedir.

    Günümüzde ise amfibi canlılar tarihi ya da edebiyatı etkileyecek kadar popüler olmasalar da pek çok bilimsel çalışmanın odak noktasında bulunuyorlar. Böyle bir canlı türünün evrimsel biyoloji çalışmalarına katkı sağlayacağı ve bazı çözülememiş gizemlerin kapısını aralayacağı düşünülüyor.

    Bildiğimiz başka hiçbir canlıya benzemeyen amfibi sınıfı canlıların öne çıkan özelliklerini ve tarihsel süreçte insanlığı nasıl etkilediklerini anlattık. Küresel ısınma, bu canlıların da yaşam alanını tehdit ediyor. Belki birkaç on yıl sonra amfibilerden nesli tükenmiş bir tür olarak bahsedeceğiz. 

    Yazı kaynağı : www.webtekno.com

    havada karada suda yaşayan hayvanlar | Babalar günü elişi, Etkinlik planlama, Faaliyetler

    Havada karada denizde yaşayan hayvanlar | Okul öncesi sınıfı, Okul öncesi, Okul öncesi fikirleri

    Hem karada hem suda yaşayan hayvanlar nelerdir? | SorHadi

    Hem karada hem suda yaşayan hayvanlar nelerdir? | SorHadi

    Hem Karada Hem Suda Yaşayan Canlılar

    Hem karada hem suda yaşayan hayvanlar, ömürlerinin bir kısmını karada, bir kısmını da suda geçirmektedirler. Yazının devamında bu hayvanların hangileri olduğu ve temel özelliklerinin neler olduğuna göz atabilirsiniz.

    1 - Timsah
    Timsahlar, sıcak iklimin hakim olduğu bölgelerde su çevresinde ve/veya bataklık alanlarda yaşamlarını devam ettirmektedirler. Bu hayvanların bedenleri pullarla kaplıdır. Aileleri;

    Timsahgiller familyasının varlığı oldukça eskiye dayanmaktadır ve kuş türünün yaşamakta olan en yakın akrabaları olarak bilinirler. Timsahgiller, ilk olarak Triassic dönemde görülmüşlerdir.

    2 - Penguen
    Hem karada hem de suda yaşayabilen penguenler, perde ayaklara sahip, uçma kabiliyeti olmayan deniz kuşları olarak bilinirler. Dik duruşa sahip bu hayvanların yaşamlarını sürdürdükleri ülkeler arasında Yeni Zelanda, Güney Kutupları, Güney Afrika, Güney Amerika ve Avustralya sayılabilir. Spheniscidae ailesindendirler. On yedi türü bulunan bu deniz kuşlarının boyları 30 ila 100 santimetre arasında değişirken; en fazla 45 kilo ağırlığa ulaşabilen türleri bulunmaktadır. Penguenler, deniz canlıları ile beslenerek yaşamlarını devam ettirirler.

    3 - Kaz
    Kazlar da tıpkı penguenler gibi perdeli ayaklara sahip canlılardır. İri görünüme sahip bu hayvanların tüyleri beyaz veya boz rengindedir. Türkiye'de genellikle İç Anadolu bölgesinde görülürler. Otlarla beslenebildikleri gibi, böcek türü küçük hayvanlarla beslenerek de yaşamlarını devam ettirebilirler. Suda rahatça yüzebilen ve suyun altında uzun müddet durabilen hayvanlardır. Uzun kanatlara ve yumuşak tüylere sahip kazların erkek cinsleri, dişi kazlardan daha iri yapılıdır. Boyunları gövdelerine nazaran daha kısadır.

    4 - Pelikan
    Pelecanidae ailesine ait olan pelikanların (kaşıkçı kuşu) sekiz türü bulunmaktadır. Ilıman iklimin hakim olduğu alanlarda toplu halde denizde fakat karaya yakın konumda yaşarlar.

    5 - Kurbağa
    Hem karada hem de suda yaşayabilen kurbağalar, denizlerde yaşamlarını sürdüremezler. Genellikle dere, göl çevresi ve bataklık alanlarda yaşamaktadırlar. Vücutları küçük olan bu canlılar tüysüzdür ve derileri ıslak yapılıdır. Arka bacaklarının ön bacaklarına nazaran daha uzun yapıda olması, sıçrayarak ilerlemelerini sağlamaktadır. Dillerini hızla hareket ettirebilmeleri sayesinde küçük boyuttaki böcekleri avlayarak beslenebilmektedirler.

    6- Su Kaplumbağası
    Kuzey Amerika'da yaygın olarak rastlanan su kaplumbağaları, genellikle bataklık alanlarda ve sularda yaşamlarını sürdürürler. Dişi su kaplumbağaları, erkek cinsine göre daha ağır yapıdadır. Boyları ise 15 ila 25 santim arasında değişebilmektedir. Toprak solucanları, kurumuş kurtlar ve balıklar temel besin kaynaklarıdır. Ortalama 20 ila 25 sene kadar yaşarlar.

    7 - Ördek
    Su kuşu ailesine ait ördekler, kuğu ve kazlara yakı akrabalardır fakat onlardan daha küçük yapıdadırlar. Karada, denizde ve göllerde yaşarlar. Balık, böcek ve otla beslenirler.

    8 - Su Yılanı
    Karada ve denizde yaşayabilen hayvanlardır.

    9 - Karabatak
    Karada ve denizde yaşayabilen hayvanlardır.

    Yazı kaynağı : sorhadi.net

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap