Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kamuoyunun desteğini almak maksadıyla yazılan mektup türü

    1 ziyaretçi

    kamuoyunun desteğini almak maksadıyla yazılan mektup türü bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Mektup Nedir �e�itleri T�rleri �zellikleri �rnekleri Yazarlar�

    MEKTUP

    Uzakta bulunan herhangi dosta, arkada�a g�nderilen ya da kamu kurulu�lar� aras�nda haberle�meyi sa�layan bir yaz� t�r�d�r. Mektuplarda dilek ve arzu bildiren duygu ve d���ncelere yer verilir.

    Mektupta kullan�lacak anlat�m, bunu okuyacak ki�inin k�lt�r d�zeyine g�re ayarlan�r. Arkada�a yaz�lacak bir mektupta kullan�lacak dil, b�y��e yaz�lacak mektuptaki dilden elbette farkl� olmal�d�r. (E. Kantemir, Yaz�l� ve S�zl� Anlat�m, s. 255)

    Edebiyat�m�zda mektup t�r�, Tanzimat Edebiyat� d�neminde geli�meye ba�lar. �zellikle Abd�lhak Hamit TARHAN ile Nam�k Kemal'in birbirlerine yazd�klar� mektuplar, bu geli�menin �nemli ve tipik �rnekleridir. Bilim, edebiyat ve siyaset adamlar�n�n mektuplar�, ayr�ca �a��n�n �zelliklerini yans�tt��� i�in, birer "belge" niteli�i de ta��rlar. (H. F. G�zler, �rnekleriyle T�rk�e ve Edebiyat Bilgileri, s. 513)

    Mektup T�r�n�n Dil ve Anlat�m �zellikleri

    Mektuptaki dil ve anlat�m �zellikleri, mektubun yaz�ld��� ki�inin yak�nl�k derecesine ve mektubun i�eri�ine g�re de�i�iklik g�sterir.

    Mektup, yaz�lan ki�iye uygun bir hitapla ba�lar. Mektuptaki ilk ifade durumundaki hitap, muhatapla aradaki samimiyete ve mektubun �zel, edeb�, i� mektubu veya resm� mektup olu�una g�re de�i�mektedir.

    Edeb� ve �zel mektuplarda hitaptan sonra, mektubu yazan ki�i �ncelikle kendi durumu hakk�nda bilgi verir. Resm� mektuplarda ve i� mektuplar�nda ise mektubun ni�in yaz�ld��� k�saca belirtilir.

    Mektubun i�erik k�sm�nda, s�ylenilmek istenenler s�ralan�r.

    Edeb� ve �zel mektuplarda duygu ve d���nceler ayr�nt�s�yla a��klanabilir. Bu tarz mektuplarda i�ten ve etkili bir anlat�m s�z konusudur. Bunun yan�nda i� mektuplar� veya resm� mektuplarda anlat�m k�sa ve �zl�d�r. Bu t�r mektuplarda, sadece istek veya a��klama yap�l�r.

    Mektup ve e-postalar�n t�m� ya bir selam ya sayg� ya da hasret ifade eden c�mleler ile tamamlan�r. Edeb� ve �zel mektuplarda i�tenli�i, dostlu�u anlatan bir selam veya yazd���n�n cevab�n� bekleyen bir s�z kullan�l�r. Resm� mektuplarda ise selam b�l�m�, yazan�n konumuna g�re �ekillenir.

    Mektuplar, d�rt grupta s�n�flanmaktad�r:

    1) �zel Mektuplar

    �zel mektup, akraba ve dost gibi yak�n �evredeki insanlara yaz�lan mektup �e�ididir. Bu t�r mektuplarda do�al ve samimi anlat�m �n pl�ndad�r.

    Sanat�� ve edebiyat��lar�n, daha �ok genel konular �zerinde yazd�klar� �zel mektuplara "edeb� mektup" da denmektedir.

    �zel mektuplar� yazarken dikkat edilecek �zellikler �unlard�r:

    2) Edeb� Mektuplar

    Edeb� mektuplar; yazarlar�, i�erikleri ve ifade �ekilleri ile �zel mektuplar i�inde ayr� yer tutar ve ayr� �ekilde ele al�n�rlar. Edeb� mektuplarda, mektubun yaz�ld��� d�nemin edebiyat ve d���nce olaylar� yer al�r. Yazar, kar��s�ndakine ���t verir, yol g�sterir. Eski d�nemlerde, bu t�r ki�isel edeb� mektuplar, "Mekt�b�t = Mektuplar" ad� alt�nda toplan�r ve geni� kitlelerin de okuyabilmesi i�in yay�mlan�rd�.

    D���nce ve edebiyat alan�ndaki g�r��leri sergilemeleri bak�m�ndan mektuplar� yay�mlanan yazar ve �airlerimizden baz�lar� �unlard�r:

    Ayr�ca mektup tarz�nda ele�tiri, seyahatname, Roman, hik�ye, �iir gibi yaz�l� kompozisyon t�rlerinin (edeb� t�rler) de yaz�ld��� g�r�lmektedir.

    3) Resm� ve �� Mektuplar�

    a) Resm� Mektuplar:

    Resm� dairelerin ve t�zel ki�ilik ta��yan kurulu�lar�n birbirlerine yazd�klar� resm� yaz�larla; bunlar�n, vatanda�lar�n ba�vurular�na verdikleri yaz�l� cevaplara denir. �� mektuplar�na benzerler.

    Bu mektuplar�n hitap ba�l���, yaz�lan dairenin ya da t�zel ki�ilik sahibi kurulu�un kanun ve t�z�klerdeki tam ad�d�r. Bu mektuplarda tarih ile birlikte mektubun s�ra numaras� ve konusu belirtilir. Mektup, cevap mahiyetinde ise "ilgi" hanesine cevab� oldu�u mektubun say� ve tarihi, "konu" hanesine de k�saca ama� yaz�l�r. Bu yap�ld�ktan sonra iki ya da �� sat�r aral��� b�rak�larak mektup yaz�l�r.

    Resm� mektuplarda a��k, kesin, anla��l�r bir dil kullan�l�r. Mektubun sonu, alt makama yaz�l�yorsa "... rica ederim.", �st makama yaz�l�yorsa "... arz ederim." �eklinde biter. Mektup metninin sa� alt�nda ise mektubu yazan�n makam�, ad� ve soyad� ile imzas� bulunur.

    b) �� Mektuplar�:

    �zel ki�ilerle i� kurumlar� ve i� kurumlar�n�n kendi aras�nda, i�le ilgili olarak yaz�lan mektuplara denir. Bu mektuplarda konusu ne olursa olsun bir i� ya da hizmet s�z konusudur. Bu bir sipari�, sat��, �ik�yet, bor� al�p verme iste�i, tavsiye ya da bilgi isteme olabilir.

    �� mektuplar�n�, konular�na g�re alt� ba�l�k alt�nda inceleyebiliriz:

    �� mektuplar�na, kendisine mektup yaz�lan ki�i ya da kurumun ad ve adresi ile ba�lan�r. K���d�n sa� taraf�na tarih yaz�l�r. Adres ve tarihten sonra uygun bir aral�k b�rak�l�r, paragraf yap�larak do�rudan istek yaz�l�r. Son b�l�me sayg� ifade eden bir s�z eklenerek mektup bitirilir. Mektup metninin sa� alt�nda mektubu yazan�n ad� ve soyad� ile imzas� yer al�r.

    �� mektuplar�nda �ekil birli�ini sa�lamak i�in, son zamanlarda sat�r ba�� yap�lmamakta, sat�r ba�lar�, sat�r aral�klar� daha da a��larak g�sterilmektedir. B�ylece yaz�, sol ve sa� yanlardan bir blok h�linde ve ayn� �l��ler i�inde kalmaktad�r.

    Resm� ve i� mektuplar�nda dikkat edilecek �zellikler �unlard�r:

    4) A��k Mektup

    Her hangi bir d���nceyi, g�r��� a��klamak, bir tezi savunmak i�in bir devlet yetkilisine ya da halka hitaben, bir ki�i ya da kurum taraf�ndan yaz�lan, gazete, dergi arac�l��� ile yay�mlanan mektuplard�r.

    A��k mektuplarda sadece yazan� de�il, geni� kitleleri ilgilendiren �nemli konular ele al�n�r.

    A��k mektubun t�r�; makale, f�kra, inceleme yaz�lar�ndan birine uygun olabilir. A��k mektup �rneklerine zaman zaman gazete ve sanat dergilerinde rastlanmaktad�r.

    D�LEK�E

    Dilek�eler bir i� mektubu olarak da kabul edilebilir. Bir dile�i, iste�i, ihbar ve �ik�yeti bildirmek �zere ya da her hangi bir konuda soru sormak i�in resm�, �zel kurum ve kurulu�lara, ger�ek ya da t�zel ki�ilere yaz�lan imzal� ve adresli bir �e�it i� mektubudur.

    Dilek�eler genellikle �izgisiz ve beyaz dosya k���d�na dolma kalemle ya da daktilo / bilgisayarla yaz�l�r. K���d�n �st�nde ��, solunda ��, sa��nda bir santimetre bo�luk b�rak�l�r. (S. SARICA - M. G�ND�Z, G�zel Konu�ma Yazma, s. 140)

    Dilek�eler, ana hatlar�yla d�rt k�s�mdan ibarettir:

    Hitap: Dilek�eye g�nderilen makam�n ad� ve yeri yaz�larak ba�lan�r. Hitaptaki kelimelerin tamam� ya da ilk harfleri b�y�k yaz�l�r.

    Dilek�e Metni: �� mektuplar�nda oldu�u gibi dilek�elerde de anlat�lmak istenen ifadenin a��k, anla��l�r, kesin, net ve �z olmas� gerekir. Yanl�� anla��lmalara meydan verilmemelidir. �fadeler bitirildikten sonra dilek�e, "... arz ederim" c�mlesi ile bitirilmelidir.

    Tarih ve �mza: �mzas�z dilek�eler dikkate al�nmad��� i�in dilek�e metninin biraz alt�nda k���d�n sa� alt taraf�nda tarih ve imzan�n mutlaka bulunmas� gerekir. Tarih k�sm�, k���d�n sa� �st k��esinde de bulunabilir.

    G�nderenin Adresi: Adres; tarih ve imza k�sm�ndan biraz a�a��da k���d�n sol alt k�sm�na yaz�lmal�d�r. Adresin ilk sat�r�nda ad ve soyad, ikinci sat�r�nda cadde, sokak ve apartman numaras� yer al�r. ���nc� sat�rda ise il�e ve ilin ad� bulunur. Dilek�eye eklenmi� belge var ise adres k�sm�n�n alt�na EK ya da EKLER ba�l��� a��l�r ve belgelerin adlar� yaz�l�r.

    Ayr�ca bak�n�z-> Mektup T�rleri, �zellikleri, �rnekleri

    Yazı kaynağı : www.turkedebiyati.org

    Mektup Nedir? Mektup Türleri ve Örnekleri

    Mektup Nedir? Mektup Türleri ve Örnekleri

    Mektup örnekleri ve mektup türleri genel olarak “özel” ve “resmi” olmak üzere iki kısma ayrılırlar.

    Mektup, bir ifade ve iletişim şeklidir. Başka birisiyle haberleşmek, ona bir maksadı bildirmek, birbirinden uzakta bulunan kimseler arasında olayları duyurmak veya ayrı düşmüş kişilerin duygu, düşünce ve isteklerini birbirlerine taşıyıp anlaşmalarını sağlamak amacıyla kaleme alınan ve genellikle zarfa konularak uzak, yakın kişi, kurum, kuruluş veya topluluğa postayla gönderilen imzalanmış kâğıt anlamına gelir.

    Arapçadan dilimize giren ve yaygın biçimde kullanılan “mektûb” kelimesinin Farsça ve Türkçedeki karşılıkları “nâme” ve “betik (bitig)”dir. Ama aynı zamanda kendi içerisinde ebedi türlere ayrılması, tek tek incelenmesi gereken mektup türleri ve mektup örneklerini oluşturmuştur. Aynı zamanda mektup için bilinen en eski yazılı haberleşme ve konuşma aracıdır denilebilir çünkü bilinen en eski mektup örnekleri m.ö XV XIV. yüzyıllara ait Mısır firavunları ve Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunmuştur.

    Mektup türleri bazen bir bilineni bazen ise bir bilinmeyeni anlattığımız mektuplardır… Mektup örnekleri ise Mektup Türleri üzerine çeşitlenmiş bir modellemedir. Kimi zaman yazarı olduğumuz, kimi zaman adımıza yazılan… Her biri hayatımızın önemli birer parçasıdır. Biz, çoğunlukla edebi mektupları hatırlıyor olsak da, mektubun çokça türü vardır. Bunların her birini bu yazımızda açıklayacağız.

    Mektup, genellikle iki kişi ya da kurum arasında yazıldığı için gizlilik unsuru taşır. Ancak taraf ya da kişilerden biri, karşılıklı anlaşma olsun veya olmasın mektubu açıklayabilir ve hatta bunu “açık mektup” biçiminde yayınlayabilir. Bir mektup çeşidi olarak açık mektubun tek özelliği, basın aracılılığıyla ilgiliye veya ilgililere bildirilmesidir. Genellikle mağduriyet bildirmek veya şikâyet etmek için yazılan açık mektupların amacı, özel yollarla çözülemeyen sorunları kamuyla paylaşarak ve kamuoyunun desteğini alarak, geleceğe ve tarihe mal etmektir. Bunlar, “Aziz Türk Milletine Açık Mektup” gibi başlıklarla yayınlanırlar.

    Mektup Türleri – Resmi Mektuplar

    Resmi mektuplar, kamu veya özel sektör birimleri arasında veya kendi içlerinde yapılan yazışmalardır. Davet, taziye, kutlama gibi yazılar da, daha çok şahsa hitaben yazılmış, ancak resmî mesafe ve ciddiyetin korunduğu kısa ve özlü mektuplar olarak kabul edilebilir. Bunlar, doğrudan iş üretmek için değil; protokol nezaketine dayalı olarak, haberleşmek amacıyla yazılırlar. Asıl resmi mektuplar, resmi (official) kelimesinin anlamına da uygun olmak üzere sipariş, alım-satım, nakil, alacak-verecek, tavsiye ve başvuru gibi konularda gerçek ve tüzel kişiler arasında teati edilen mektuplardır.

    Özel Mektuplar

    Özel mektuplar ise aile, eş, dost, akraba, yakın arkadaş ve meslektaşlar arasında yazılır. Bunlar tarihî, siyasî, felsefî, ahlakî, estetik, dinî, edebî… pek çok konuda kaleme alınırlar ve yazıldıkları dönemin adeta aynasıdırlar. Büyük bir koleksiyon oluşturan özel mektupları bütünüyle toplayıp tasnif etmek zordur, ancak bunların önemli arşiv malzemeleri olduğu muhakkaktır. Hepimizin, bir zamanlar yazmış olduğu mektuplar bu kategoriye girer. Yakınlarımıza yazmış olduğumuz her mektuptur özel mektuptur. Askerde iken aileye yazılmış olan mektuplar veya ailelerin askerler yazdığı mektuplar, özel mektuplardır.

    Özel mektupların çoğunluğu haberleşme amacı ile yazılmıştır. Gurbete gidenin de, gurbet yolu gözleyenin de merakla yolunu gözlediği mektuplardır. Özel mektuplarda, hal hatır sorulur, yazan taraf kendi hayatından haberler verir. Kısacası; özel mektupların temel işlevi haberleşmedir. Samimi bir dilin kullanıldığı mektuplarda, abartılı anlatımlara yer verilmez ve okuyanın rahatlıkla anlayacağı açık bir dil kullanılır. Sevgililerin birbirlerine yazdıkları mektuplar da bu kategoriye dahil edilir. Aşkı anlatma, hal hatır sorma ve haberleşme amacıyla yazılmış mektuplar, özel mektuplardır.

    Tarihi ve Siyasi Mektuplar

    Tarihî ve siyasî mektuplar, önemli tarihî şahsiyetlere ait olanlardır. Anlatımlarındaki ciddiyet ve yazılış tekniği dolayısıyla resmî mektup olarak da kabul edilirler: Napolyon’un mektupları, Yavuz ile Şah İsmail’in yazışmaları, Şehzade Beyazıt’la babası Kanuni Sultan Süleyman arasındaki karşılıklı manzum mektuplar, Kanuni’nin Fransa Kralı Françesko’ya yolladığı Nâme-yi Hümâyun ve -Ebüzziya’nın Numûne-i Edebiyat-ı Osmaniye’sindeki Mehmet Hakkı Paşa’nın Silivri Şer’î Hakimi’ne yazdığı mektup gibi devlet adamlarının mevkidaşlarına ve muhataplarına hitaben yazdıkları mektuplar bu türe örnek olarak verilebilir. Bunlara, tamimleri (genelgeleri) ve emirleri de dahil etmek mümkündür: Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’taki mektupları, emirleri gibi.

    Mektup Türleri – Felsefi Mektuplar

    Felsefi mektuplar, filozofların belli bir tartışma ve savunma konusunda, başka filozoflara hitaben yazdıkları mektuplardır. Eflatun’un (Mektuplar), Seneca’nın (Lucilius’a Mektuplar, Türkçede: Ahlaki Mektuplar-Epistulae Morales I-XX), Epikür’ün (Üç Mektup) ve Descartes’ın (Ahlak Üzerine Mektuplar), felsefe, ahlak ve estetiğe dair yazdıkları mektuplar ile Herder’in (İnsanlığın Gelişimi Üstüne Mektuplar), Schiller’in (İnsanın Estetik Terbiyesi Üzerine Mektuplar) ve Diderot’nun (Körler Hakkında Mektup: Görenlerin Yararına) mektupları bu kategoriye girer. Aynı listeye Varro, Horatius (Onu örnek alan İspanyol Garcilaso de la Vega ve İngiliz Johnson), Petrarca, Ariosto, Marot, Ronsard, La Fontaine, Boileau, Voltaire, Alexandre Pope, W. H. Auden (Lord Byron’a Mektup), Martin Heidegger (Hümanizm Üzerine Mektup) gibi yazarların mektuplarını da ekleyebiliriz.

    Mektup Türleri – Dini Mektuplar

    Dinî mektuplar için en iyi örnekler ise, İslam Peygamberi Hz. Muhammed (S.A.V.)’in bizzat kendisinin yazdığı veya kâtiplerine yazdırarak gayr-i müslim hükümdarlara gönderdiği davet mektuplarıdır. (Yeni baskıları: Selami Münir Yurdatap, 1948). Bu çerçevede Mevlâna’nın Mektupları (Ahmet Remzi Akyürek, 1937; Abdülbaki Gölpınarlı, 1963) gibi tasavvufî mektuplara da yer vermek gerekir. Ayrıca, Hristiyan Orta Çağı’nda patristiklerin birbirlerine gönderdikleri ecclesiastique mektuplar da, kilise ve din tarihi açısından önemlidir.

    Rönesans döneminden itibaren Erasmus, More, Campanella gibi düşünürlerin aralarındaki yazışmalar da bu kategoriye girebilir. Zaten, Hristiyan Orta Çağı _tıpkı Arapça zeminindeki İslam dünyası gibi_ Latince ile sınır aşan bir kültürel ve dinî birliktelik özelliği gösterir. Aziz Augustinus, Fénelon gibi kilise babaları/yazarların öğüt mektuplarıyla Boligbroke, Rousseau (Temsiller Üzerine d’Alembert’e Mektup) ve Albert Camus (Bir Alman Dosta Mektuplar) gibi düşünürlerin mektupları bir bakıma siyasî, ahlakî, dinî ve ideolojik seslenmeye ve hatta vaaza, nasihat, öğüt vermeye dönüşmüştür.

    Mektup Türleri – Edebi Mektuplar

    Sanat değeri taşıyan, edebi nitelik taşıyan mektuplar, edebi mektuplar olarak adlandırılırlar. Edebi mektupların en önemli özelliği yazarlar ve şairler tarafından yazılmış olmalıdır. Bir bakıma, özel mektuplar olarak da değerlendirilseler bile, özel mektuplara göre sanat kaygısı taşıdıkları için özel mektup kategorisinden kolaylıkla sıyrılırlar. Şairlerin birbirlerine yazmış oldukları özel mektuplar veya eserleri hakkında detaylı bilgiye yer verdikleri mektuplar edebi mektuplardır. Ne mutlu ki, Türk Edebiyatı dünyanın en gelişmiş mektup arşivine sahiptir. Birbirlerine mektup ile taşlamalar yazan yazarlar da dahil olmak üzere, edebiyatımız çokça edebi mektuba sahiptir.

    Örnek verilecek olursa; Cemal Süreya’nın, eşi Zuhal Hanım için yazmış olduğu On Üç Günün Mektupları kitabı, barındırdığı can alıcı cümleler ile edebiyatımızın en önemli edebi mektuplarından biri olma özelliğini taşır. Diğer bir yandan; edebiyatımızın en değerli hikayecisi Sait Faik Abasıyanık ve edebiyatımızın en yalın dilli şairi Orhan Veli Kanık’ın birbirlerine yazdıkları mektuplar, edebi mektuplardır. Anlaşılacağı üzere; edebi mektupların en önemli özelliği, yazıldıktan sonra yayımlanmalarıdır. Edebi mektuplar, yalnızca mektuplaşan kişiler arasında kalmaz ve bir süre sonra okurla buluşturulurlar.

    Mektup Türleri – Resmi Mektuplar

    Hepimiz, bu mektup türüne bir tarih kitabında muhakkak rastlamışızdır çünkü; resmi mektuplar tarihi belge olma özelliğine sahiplerdir. Bireylerin, resmi kuruluşlara, tüzel kişilere veya devlet dairelerine yazdığı mektuplar resmi mektuplardır. Resmi bir kuruma gönderilen her belge gibi, resmi mektuplar da kurum tarafından saklanır. Resmi kurumlara yazılan, dilek ve ricaları içeren mektuplardır. Resmi mektuplar yazılırken, sade bir dil kullanılır ve abartılı anlatımdan olduğunca kaçınılır.

    Resmi mektupların çok uzun olmaması ve problemi özlü olarak ifade etmesi gerekir. Emredici bir üsluba sahip bu mektuplarda, mektubu okuyan kişiyi hemen harekete geçirmek amaçlanır. İkinci bir anlama gelebilecek kelimelerin kullanımından kaçınılır ve bütün sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılır. Resmi mektuplarda mecaz ifadeler hoş karşılanmaz, mektubu yazan kişinin probleminin göz ardı edilmesine neden olabilir.

    Mektup Türleri – İş Mektupları

    İşveren ve işçi arasındaki, iş kurumu ve bir başka iş kurumu arasındaki mektuplar, iş mektubu olarak adlandırılır. İş mektuplarında temel konu iş ya da hizmetlerdir. Sipariş verme, bir şikayeti bildiren veya maddi konuların paylaşıldığı mektuplardır. Bu mektuplar yazılırken, alıcıya karşı olan saygı dilini kaybetmemek gerekir. Resmi mektuplarda anlatımın sade olması ve söylenmek istenenin kısaca ifade edilmesi, hem alıcı hem de yazan kişi için önemlidir. Bu mektupların güncel versiyonunu okumak isterseniz mail kutunuza bakabilirsiniz. Yakınlarda bir yerde, iş mektuplarının modern versiyonu ile karşılaşacağınıza eminiz.

    Bir ‘Edebi Tür’ Olarak Mektup Türleri

    Edebi mektuplar, çoğu kez mektup biçimiyle yazılmış makale, deneme, eleştiri, anı ve günlük niteliğindeki yazılardır. Mektubun bir edebiyat türü sayılması, daha çok kompozisyon ve üslûp nitelikleri bakımındandır. (Özkırımlı 2004: 885). Ancak, anlatım bozuklukları ve imlâ yanlışlarıyla rastgele kaleme alınmış gibi görünen edebî mektuplar dahi büyük değer taşırlar. Aslında, sıradan yazışmalar edebî mektupların çeşnisini arttırır.

    Mektup türünün temel niteliği tabiiliğidir; içtenlik, canlılık gibi özellikler de mektupların edebi değerini sağlar. Şinasi’nin, Paris’ten İstanbul’daki annesine gönderdiği _bir insanın annesine yazılabileceği mektupların en güzel örneklerinden biri olan_ ünlü mektubu, Ebüzziya Tevfik’in Nümûne-i Edebiyat-ı Osmaniye’sinde yayımlandığı zaman, eski belâgatten yana olanların alay konusu olmuş, yüksek, orta ve adi diye ayırdıkları üslup çeşitlerinden adi olana örnek gösterilmiştir. (Özön 1941: 371). Hatta, Hacı İbrahim Efendi, “çocukların bile yazabileceği bu mektubun yazarın büyüklüğüne işaret etmeyeceğini” söyleyerek küçümser. Oysa bir Türkün annesine yazdığı ilk mektup sayılabilecek bu örnek, Türkçesindeki sadelik ve ifadesindeki samimiyet ile hayli dikkat çekicidir.

    Mektup Örnekleri ve Mektubun Batı’daki Gelişme Çizgisi

    Mektubun Batı’daki ilk örnekleri eski Yunan edebiyatında görülür. Bir edebiyat türü olarak da özellikle Latin edebiyatında büyük bir gelişme kaydeder. Bu alanda yazanların başlıcaları, nazımda Horatius, nesirde Cicero gibi şair ve yazarlardır. Rönesans’tan bu yana, Avrupa’da çeşitli ülkelerde, öncelikle İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya’da bu türün yaygınlaştığı görülür. Özellikle Fransa’da XVII. ve XVIII. yüzyıllarda mektup türü büyük bir gelişme göstermiştir. O kadar ki, yalnız mektup türünde yazan Mme de Sévigne gibi yazarlar bile yetişmiştir. (Kudret 1980: 345).

    Bu türün en önemli yazarları, Fransız edebiyatında Mme de Sévigne (1626-1696), Voltaire (1694- 1778), Jean Jacques Rousseau (1712-1778), Denis Diderot (1713-1784); İngiliz edebiyatında Türkiye Mektupları’yla Lady Mary Wortley Montague (1689-1762); Alman edebiyatında da Çağdaş Edebiyat Üstüne Mektuplar adlı eseriyle Gotthold E. Lessing (1729-1781)’dir. Batı edebiyatında bir anlatım unsuru olarak mektuptan diğer türlerde de yararlanılmıştır. Bunun romandaki ilk örneği olarak 1699’da yazılan Portekiz Mektupları (Lettres Portugaises) gösterilir. Montesquieu’nun 1721 tarihli İran Mektupları (Lettres Persanes)’nın da dahil edildiği bu kategoriye, Samuel Richardson’ın Pamela (1740) ve Clarissa Harlow (1748) adlı iki romanı ile Goethe’nin Genç Werther’in Acıları (1774)’nı ve Balzac’ın İki Yeni Gelinin Hatıraları (1840)’nı da almak gerekir.

    Türk Edebiyatında Mektup Örnekleri ve İlk Mektuplar

    Mektup türleri ve Mektup örneklerinin Türk edebiyatında hayli uzun bir geçmişi vardır. Doğu Türkistan’da ele geçen Uygurca metinler arasında, biri yola çıkarılan kervan dolayısıyla gönderilmiş, diğeri yaşlı bir babanın kendisinden uzakta yaşayan oğluna yazdığı özel mektuplar da bulunmaktadır. Anadolu sahasında derlenmiş, eski nesrin birer örneği olan münşeat mecmualarında mektuplara da yer verilmiştir.

    Yazıldıkları dönemin nesir dilindeki özelliklerini aksettirmek bakımından pek azı değer taşıyan bu derlemelerin en eskisi Feridun Bey’e ait Münşeatü’s-Selâtin’dir. Fatih dönemine ait bir münşeat mecmuasında bulunan mektuplardaki hitap şekilleri, secili anlatım ve ifadeyi süsleyen manzum parçalar dikkat çekicidir. (Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi 1986: 234). Fuzuli, Nişancı Celâlzâde Mustafa Çelebi’ye yazdığı ünlü “Şikâyetnâme”siyle eski edebiyatın ilgi çekici bir mektup örneğini verir. Veysî ve Nergisî’nin münşeât mecmualarında, kısa anlatım yerine söz sanatlarına değer veren, çok süslü ve ağır bir dille yazılmış mektuplar da yer alır.

    Bu makale Mektup Nedir?, Mektup Örnekleri ve Mektup Türleri gibi konular için hazırlanmıştır.

    Kaynakça: DergiPark | Ali Donbay

    Yazı kaynağı : www.mektup.gen.tr

    Resmi Mektup. Açık Mektup. Türk Edebiyatında Mektup. Dilekçe.

    Resmî Mektup. Devletin farklı kurumlarının kendi aralarında veya kişi ya da kurumlarla yazışmaları gerektiğinde kullanılan mektuplardır. Resmî dairelerin ve tüzel kişilik taşıyan kuruluşların birbirlerine yazdıkları resmî yazılarla; bunların, vatandaşların başvurularına verdikleri yazılı cevaplardır. Bu mektupların hitap başlığı, yazılan dairenin ya da tüzel kişilik sahibi kuruluşun kanun ve tüzüklerdeki tam adıdır. Bu mektuplarda tarih ile birlikte mektubun sıra numarası ve konusu belirtilir. Mektup, cevap mahiyetinde ise "ilgi" hanesine cevabı olduğu mektubun sayı ve tarihi, "konu" hanesine de kısaca amaç yazılır. Bu yapıldıktan sonra iki ya da üç satır aralığı bırakılarak mektup yazılır. Resmî mektuplarda açık, kesin, anlaşılır bir dil kullanılır. Mektubun sonu, alt makama yazılıyorsa "... rica ederim.", üst makama yazılıyorsa "... arz ederim." şeklinde biter. Eşit makamlar için “… arz ve rica ederim.” şeklinde bitirilir. Mektup metninin sağ altında ise mektubu yazanın makamı, adı ve soyadı ile imzası bulunur. Resmi mektup örneği aşağıdaki gibidir: 

    Açık Mektup. Herhangi bir kişiye gönderilmeyip basın yoluyla açıklanan mektuplardır. Herhangi bir düşünceyi, görüşü açıklamak, bir tezi savunmak için bir devlet yetkilisine ya da halka hitaben, bir kişi ya da kurum tarafından yazılan, gazete, dergi aracılığı ile yayımlanan mektuplardır. Açık mektuplarda sadece yazanı değil, geniş kitleleri ilgilendiren önemli konular ele alınır. Açık mektup örneklerine zaman zaman gazete ve sanat dergilerinde rastlanmaktadır. Açık mektup örneği aşağıdaki gibidir: 

    Dünya Edebiyatında Mektup. Mektubun edebî tür olarak gelişimi Latin edebiyatına dayanmaktadır. Mektubun bugünkü anlayışa uygun niteliğe ulaşması ise 16. yüzyıldan sonradır. Voltaire, Rousseau gibi mektup türünün ustaları ancak 18.-19. yüzyılda yetişmiştir. Batı edebiyatında Balzac “Vadideki Zambak”ı, Goethe “Genç Werther’in Istırapları”nı, J. J. Rousseau “Nouvelle Heloise”ı eserlerini, romanlarını mektup tarzında kaleme almışlardır. Lady Montegu’nun Türk hayatı ile ilgili mektupları “Şark Mektupları (Türkiye mektupları)” adlı eserin temlini oluşturur.               

    Türk Edebiyatında Mektup. Türk edebiyatında mektup türünün geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Münşeat” adı verilen mektup metinleri, mektup türünün yaşamasını sağlamıştır. “Münşeat”larda özel ve resmî mektuplara çokça yer verilmiştir. Bunların dili çok süslü ve ağırdır. Münşeatlar yazarının adıyla anılmaktadır: “Münşeat-ı Feridun Bey”, “Münşeat-ı Kâni” gibi. Tanzimat’tan sonra ise gazetelerde yayımlanan birçok açık mektup göze çarpar.

    Namık Kemal / Hususî Mektuplar, Abdülhak Hamid Tarhan / Mektuplar, Muallim Naci / Muhaberât ve Muhâverât

    Bazı sanatçılar ise mektuplardan oluşan romanlar, hikâyeler, anılar, gezi yazıları, denemeler kaleme almıştır:

    Halide Edip / Handan, Hüseyin Rahmi Gürpınar / Mutallaka, Sevda Peşinde, Reşat Nuri Güntekin / Bir Kadın Düşmanı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu / Bir Serencam, Cenap Şahabettin / Hac Yolunda, Avrupa Mektupları, Ahmet Rasim / Romanya Mektupları, Nurullah Ataç / Okura Mektuplar

    Mektup tarzında yazılmış şiirler de vardır:

    Kemalettin Kamu / İzmir Yolunda Son Mektup, Orhan Veli / Oktay’a Mektuplar

     Bazı sanatçıların mektupları toplanarak kitap hâlinde yayımlanmıştır:

    Cevat Şakir Kabaağaçlı / Mektuplarla Halikarnas Balıkçısı, Nazım Hikmet / Kemal Tahir’e Hapishaneden Mektuplar, Ahmet Hamdi Tanpınar / Mektuplar, Cahit Sıtkı / Ziya’ya Mektuplar

    DİLEKÇE. Dilekçeler bir iş mektubu olarak da kabul edilebilir. Bir dileği, isteği, ihbar ve şikâyeti bildirmek üzere ya da herhangi bir konuda soru sormak için resmî, özel kurum ve kuruluşlara, gerçek ya da tüzel kişilere yazılan imzalı ve adresli bir çeşit iş mektubudur. Dilekçeler genellikle çizgisiz ve beyaz dosya kâğıdına dolma kalemle ya da daktilo/bilgisayarla yazılır. Kâğıdın üstünde üç, solunda üç, sağında bir santimetre boşluk bırakılır. Dilekçeye gönderilen makamın adı ve yeri yazılarak başlanır. Hitaptaki kelimelerin tamamı ya da ilk harfleri büyük yazılır. İfadeler bitirildikten sonra dilekçe, "... arz ederim" cümlesi ile bitirilmelidir. İmzasız dilekçeler dikkate alınmadığı için dilekçe metninin biraz altında kâğıdın sağ alt tarafında tarih ve imzanın mutlaka bulunması gerekir. (Tarih kısmı, kâğıdın sağ üst köşesinde de bulunabilir.) Adres; tarih ve imza kısmından biraz aşağıda kâğıdın sol alt kısmına yazılmalıdır. Adresin ilk satırında ad ve soy ad, ikinci satırında cadde, sokak ve apartman numarası yer alır. Üçüncü satırda ise ilçe ve ilin adı bulunur. Dilekçeye eklenmiş belge var ise adres kısmının altına ”ek” ya da “ekler” başlığı açılır ve belgelerin adları yazılır.

    Dilekçe örneği aşağıdaki gibidir: 

    Yazı kaynağı : www.canlidershane.net

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap