Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar

    1 ziyaretçi

    kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar

    Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar Türk Ceza Kanunu’nun dördüncü kısmı olan millete ve devlete karşı işlenen suçlar bölümünde yer almaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesi ile 267. maddesi arasında yer almaktadır. Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar bölümünde yer alan suçlar ile korunmak istenen hukuki değer kamu idaresinin, kamuya olan güvenin güvenilirliği ve işleyişidir. Kamu idaresinde olan düzen ve işin işleyişi devlet güvencesi altındadır. Kamu idaresine olan güvenin zedelenmesi halinde devlete olan güven de zedelenecektir. Bu nedenle kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar, kanunda millete ve devlete karşı suçlar bölümünde yer almaktadır.

    Zimmet Suçu ve Cezası (TCK madde 247)

    Kamu görevlisine görevi gereği zilyetliği kendisine verilen mal veya parayı kendisi adına sahiplenmesi ya da başkasının sahiplenmesini sağlaması halinde zimmet suçunu işlemiş olacaktır. Zimmet suçu, kamu görevlisi tarafından işlenmekte ve kamusal faaliyet kişinin kamu görevi nedeniyle zilyetliğinde olan mal ya da parayı kendi malı gibi zilyetliğine almasıdır. Zimmet suçunu işleyen kimse hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

    Kişinin işlemiş olduğu zimmet suçunun ortaya çıkmasını engellemesi halinde ise nitelikli zimmet suçunu işlemiş olacaktır. Kişinin nitelikli zimmet suçunu işlemesi halinde kişiye verilecek olan ceza yarı oranında artırılacaktır. Ancak kişinin malı geçici süre kullanması sonrasında iade edilmek üzere işlemesi halinde ceza yarı oranında indirilecektir.

    Zimmet suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilmektedir. Etkin pişmanlık, kişinin işlemiş olduğu suçtan pişman olarak suçtan doğan zarar gidermesi halinde verilecek cezanın indirilmesidir. Zimmet suçu işleyen kimse, zimmetine geçirdiği parayı aynen iade etmesi ya da zararı gidermesi halinde verilecek ceza üçte birden yarısına kadar indirilecektir.

    İrtikap Suçu ve Cezası (TCK madde 250)

    Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu, güveni kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına yarar sağlaması veya vaatte bulunarak bir kimseyi icbar eden kimse irtikap suçu işlemiş olacaktır. İrtikap suçu, kamu görevlisi tarafından işlenebilmektedir. Fail, kamu görevlisi olması nedeniyle memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmaktadır. Bu nedenle özgü bir suçtur. Yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilmektedir.

    İrtikap suçu ikna suretiyle ve icbar suretiyle ve hatadan yararlanma suretiyle irtikap olmak üzere üç halde işlenebilmektedir. Her üç halde de suç nedeniyle mağdur olan kişinin rızası zorlama ile hile ya da cebir ile mümkün olmaktadır. İkmal suretiyle irtikap suçunda, mağdurun yapılması gereken kamu görevinin yapılmaması halinde zarar doğacağından bahisle ikna edilmesi, kandırılması halidir. İkmal suretiyle irtikap suçunu işleyen kimse hakkında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

    İcbar suretiyle irtikap suçunda ise kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına yarar sağlama adına mağduru zorlaması durumudur. İcbar suretiyle irtikap suçunu işleyen kimse, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Hatadan yararlanma suretiyle irtikap suçunda, mağdurun yapmış olduğu hata nedeniyle kamu görevlisinin menfaat sağlamaya çalışmasıdır. Hatadan yararlanma suretiyle irtikap suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

    Rüşvet Suçu ve Cezası (TCK madde 252)

    Kamu görevlisinin görevini yerine getirmesi ile ilgili işi yapması ya da yapmaması için kişiden haksız menfaat sağlaması konusunda anlaşmış olması halinde rüşvet suçunu işlemiş olacaktır. Rüşvet suçu ile irtikap suçu uygulamada birbirine karıştırılmaktadır. Ancak ikisi arasında keskin farklar bulunmaktadır. Rüşvet suçu çok failli bir suç olup rüşvet veren ve rüşvet alan kişiler rüşvet suçundan yargılanacaktır. Rüşvet suçu, irtikap suçunda olduğu gibi yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenmemektedir.

    Rüşvet alarak rüşvet suçu işleyen kimse hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Rüşvet veren kişi hakkında da aynı yaptırım uygulanacak ve 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

    Rüşvet suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır. Kişinin işlemiş olduğu rüşvet suçundan pişman olması ve suçtan doğan zararın giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanacaktır. Resmi makamlar duymadan önce rüşvet alan kişi rüşvete ilişkin soruşturmaya yetkili makamlara teslim etmesi halinde ceza verilmeyecektir. Rüşvet veren ya da kamu görevlisi ile anlaşan kişi durum resmi makam tarafından öğrenilmeden önce yetkili makamların haberdar edilmesi halinde ceza verilmeyecektir.

    Teşebbüs, suçun işlenmesi adına icra hareketinin yapılması ancak elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamasıdır. Rüşvet suçunda teşebbüs iki hareketle işlenebilmektedir: Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması, teklifi karşı tarafın kabul etmemesi ve kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması, teklifi alan kamu görevlisinin kabul etmemesidir. Rüşvet suçuna teşebbüs halinde verilecek olan ceza 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır.

    Nüfuz Ticareti Suçu ve Cezası (TCK madde 255)

    Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğunu belirterek kişinin haksız bir işinin menfaat sağlayarak gördürülmesidir. Nüfuz ticareti işleyen kimse, kamu görevlisi değildir, kamu görevlisi üzerinden nüfuz sahibi olduğunu belirten kişidir.

    Rüşvet suçunda olduğu gibi nüfuz ticareti konusunda tarafların anlaşmış olması gerekmektedir. Nüfuz sahibi olduğunu iddia ettiği kamu görevlisi, söz konusu anlaşmadan haberdar olmayacaktır.

    Nüfuz ticareti suçunun temel halinin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Nüfuz ticaretine aracılık eden kişi hakkında da aynı hapis cezası uygulanacaktır. Nüfuz ticareti suçuna teşebbüs edilmesi halinde ceza yarı oranında indirilecektir.

    Görevi Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası (TCK madde 257)

    Kamu görevlisinin görevinden gelen işini gereği gibi, kanunun öngördüğü şekilde yapmaması halinde mağduriyete ve kamu zararına neden olması halinde görevi kötüye kullanma suçu işlenmiş olacaktır. Görevi kötüye kullanma suçu kamu görevlisi tarafından işlenebilmektedir. Kişinin görevini yerine getirmemesi nedeniyle bir zarar oluşmalı ve mağduriyete neden olunması gerekmektedir. Bunun yanında başka bir kişiye haksız bir menfaat sağlanması halinde suç tamamlanmış olacaktır.

    Görevi kötüye kullanma suçunun cezası, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun işlenmesi halinde 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

    Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması Suçu ve Cezası (TCK madde 258)

    Kamu görevlisinin görev sebebiyle kendisine verilen veya bilgi edindiği, gizli kalması gereken karar, belge ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan, bilgi edinilmesini kolaylaştırılması halinde göreve ilişkin sırrın açıklanması suçu işlenmiş olacaktır. Özgü bir suç olup kamu görevlisi tarafından işlenebilmektedir.

    Suçun yaptırımı olarak 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

    Kamu Görevlisinin Ticareti Suçu ve Cezası (TCK madde 259)

    Kamu görevlisinin yürütmüş olduğu kamu görevindeki nüfuzu sayesinde bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışması halinde kamu görevlisinin ticareti suçunu işlemiş olacaktır. Suçun yaptırımı olarak altı aya kadar hapis veya adli para cezası olarak öngörülmüştür. Adli para cezası olarak ceza verildiği vakit adli para cezası ödenmez ise hapis cezasına çevrilecektir.

    Suç özgü bir suçtur, yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilir.

    Kamu Görevinin Terki veya Yapılmaması Suçu ve Cezası (TCK madde 260)

    Kamu görevlisi veya kamu görevlilerinin hukuka aykırı olarak toplu bir biçimde görevini terk etmesi, göreve gelmemesi ya da geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan, yavaşlatan kişiler kamu görevinin terki veya yapılmaması suçu işlemiş olacaktır. Suçun yaptırımı kamu görevlileri hakkında her birinin 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Suç, özgü bir suç olup yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilmektedir.

    Kamu görevlilerin mesleki veya sosyal hakları ile ilgili olarak hizmeti aksatmayacak biçimde geçici ve kısa süreli işi bırakmaları veya yavaşlatılması halinde cezada indirim yapılacak veya ceza verilmeyecektir.

    Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu ve Cezası (TCK madde 261)

    Kamu görevlisinin taşınır veya taşınmaz malların üzerinde kanunda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunması halinde kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunu işlemiş olacaktır. Suçun faili kamu görevlisi olabilir, bu nedenle özgü bir suçtur. Ancak mallar üzerinde tasarrufta bulunacak yetkiye sahip olan kişi tarafından işlenebilecektir.

    Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunu işleyen kimse hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

    Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçu ve Cezası (TCK madde 262)

    Kişinin kamu görevine dair kanuna ve nizamına aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emrine rağmen görevi devam ettiren kişi kamu görevini usulsüz olarak üstlenilmesi suçunu işlemiş olacaktır.

    Suçun yaptırımı 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.

    Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma Suçu ve Cezası (TCK madde 264)

    Kişinin rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmadan alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyilmesi, hakkı olmayan nişan ve madalyaları takması halinde özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunu işlemiş olacaktır.

    Suçun yaptırımı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Kişinin elbisenin sağladığı kolaylık ve olanaklardan yararlanması ile suç işlemesinde suç artırılacaktır. Verilecek olan ceza, üçte bir oranında artırılacaktır.

    Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu ve Cezası (TCK madde 265)

    Görevi yaptırmamak için direnme suçu, uygulamada daha çok mukavemet olarak anılmaktadır. Kişinin kamu görevlisinin görevini yapmasını engellenmesi amaçlı cebir ve tehdit kullanması halinde görevi yaptırmamak için direnme suçu işlenmiş olacaktır. Suçun faili herkes olabilmektedir; ancak suçun mağduru kamu görevlisi olacaktır.

    Görevi yaptırmamak için direnme suçunun temel cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Yargı görevi yapan kamu görevlisine karşı suçun işlenmesi halinde ceza, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun işlenmesini kolaylaştıran hal olan kendisini tanınmayacak bir hale koyarak veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde ceza üçte bir oranında artırılacaktır. Silahla veya suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılacaktır.

    Yazı kaynağı : www.cinar.av.tr

    Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar

    Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar

    Zimmet, irtikap, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçları 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun dördüncü kısım birinci bölümünde "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenmiştir. Bu suçlar uygulamada genellikle memur suçları olarak bilinmekte ve bu şekilde değerlendirilmektedir. Memur kavramı ise uygulamada yol açtığı karışıklıklar nazara alınarak daha geniş bir anlam yüklenmek suretiyle 5237 sayılı Yasanın 6/1-c maddesinde kamu görevlisi olarak tanımlanmıştır.

    Bu çalışmamızda kamu görevlisi veya uygulamada kamu görevlisi gibi cezalandırılabilecek kimselerin işlemiş oldukları suçlar incelenmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin görev alanına giren söz konusu suçlarla ilgili uygulamada yaşanan büyük sıkıntılar bizi bu çalışmayı yapmaya ve yayınlamaya sevketmiştir. Neyazık ki, bir kısım kamu görevlilerince veya bunlar gibi cezalandırılması mümkün olan kimselerce görev, kapsam ve sorumluluklar yeterince bilinmediği gibi ayrıca bu suçları soruşturmakla yükümlü bulunan adli veya idari görevliler tarafından yine bilgi eksikliğinden kaynaklanan nedenlerle usulünce soruşturma yapılamamakta, bunun sonucu olarak soruşturma ve kovuşturmalar uzamakta, mağduriyetlere neden olunmaktadır. Keza yargılama makamları olan mahkemelerde de aynı şekilde sıkıntılar yaşanmakta, delillerin toplanması, tartışılması, suçların unsurları ve nitelendirilmeleri yönlerinden hak kayıplarına yol açan ciddi hatalar yapılmaktadır.

    Çalışmamızda suçlarla ilgili teorik bilgiler verilmiş, fakat doktrindeki tartışmalı konular üzerinde özellikle durulmamaya gayret sarfedilmiş, mümkün olduğu kadarıyla Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarına da yer verilmek suretiyle konular izah edilmeye çalışılmıştır.

    Yukarıda da belirtildiği üzere bilgi eksikliğinin giderip, en kısa zamanda, en az giderle ve mağduriyete yol açmadan hukuki problemlerin adil bir şekilde çözülmesi amacına hizmet etmek üzere "soruşturma ve kovuşturmada dikkat edilecek hususlar" başlığı altında çok özet bilgiler verilmiş, Yargıtay'ca temyiz incelemesi sırasında dikkat edilmekte olan konular paylaşılmıştır. Ayrıca uygulayıcıalrın işlerini kolaylaştıracağını düşündüğümüz; iddianame, kovuşturmaya yer olmadığı kararları, müzekkereler, bilirkişiye dosyaların tevdiine ve bilirkişilerden nelerin isteneceğine dair tutanakları, tensip kararları ve mahkeme kararlarından bir kısım örnekler de seçilip paylaşılmış, bunun da ötesinde gerek hukuk dalında öğrenim gören, gerekse özellikle Adalet Akademisinde stajlarını tamamlamakta olan hakim ve savcı adaylarının faydalanacaklarını umduğumuz ve bir kısmı daha önceki dönemlerde Adalet Akademisindeki staj dönemi sonunda sorulan sorulardan oluşan pratik çalışma örneklerine de yer verilmiştir.

    Yazı kaynağı : www.kirmizikedi.com

    Turcademy

    TBB Dergisi 102. Sayı

    Son Değişiklik Kapsamında Rüşvet Suçu

    324

    dördüncü kısmının ilk bölümü

    “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İş-

    leyişine Karşı Suçlar”

    ı içermektedir. Söz konusu bölümde yer alan suç

    ve cezalar, kamu idaresine duyulan güven ve saygınlığı koruma ama-

    cıyla oluşturulmuşlardır. Bu bölüm içerisinde yer alan suçlar, kanun

    metninde sıralanmış ve çoğunda failin bir

    “kamu görevlisi”

    olduğu ifa-

    de edilmiştir.

    Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar içeri-

    sinde yer alan ve çalışmamızın konusu oluşturan

    “rüşvet suçu”

    nun

    tarihi oldukça eskidir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleş-

    meler, AB uyum süreci ve yolsuzlukla mücadele alanında yapılan

    çalışmalar nedeniyle Yeni TCK kapsamındaki rüşvet suçu, Eski TCK’

    daki rüşvet suçundan daha farklı bir yapıya bürünmüş ve Yeni TCK’

    nın üzerinden uzun bir süre geçmiş olmamasına rağmen değişikliğe

    uğramıştır.

    Söz konusu değişiklik, 02. 07. 2012 tarih ve 6352 sayılı Yargı Hiz-

    metlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik

    Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve

    Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun” ile 5237 sayılı Türk Ceza

    Kanunu’nda yerini almıştır.

    Çalışmamızda, öncelikle memur suçu olarak da bilinen rüşvetin

    faillerinden biri konumundaki

    “kamu görevlisi”

    kavramına değinile-

    cektir. Devamında değişiklik öncesi haliyle rüşvetin tanımı, korunan

    hukuki yarar ile rüşvet anlaşması üzerinde durulacak ve sonrasında

    yapılan son değişikliğe değinilerek açıklamalarda bulunulacaktır.

    I. Kamu Görevlisi (Memur) Kimdir?

    Anayasada memur tanımına ilişkin bir hüküm bulunmamakla

    birlikte, 128. maddede memurların yerine getirecekleri görevlerin ge-

    nel bir tarifi yapılmıştır. Memur ve kamu görevlisi kavramı özellikle

    “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar”

    yönünden bü-

    yük önem taşımaktadır. Gerçekten, bu suçların büyük bir kısmı, sade-

    ce kamu görevlileri tarafından işlenebilmektedir.

    1

    1

    TOROSLU, N. (2008)

    “Ceza Hukuku Özel Kısım”

    , Savaş Yayınevi, 3. Baskı, Anka-

    ra, s. 272–273.

    Yazı kaynağı : tbbdergisi.barobirlik.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap