Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kahramanmaraş tekke gezilecek yerler

    1 ziyaretçi

    kahramanmaraş tekke gezilecek yerler bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Maraş Taksi - 0 546 162 46 46 - Piazza AVM Taksi - 46 T 0712

    *Hap Niteliğinde Bilgiler

    Şehir Hakkında; Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Kahramanmaraş, doğuda Malatya ve Adıyaman, batıda Kayseri ve Adana, güneyde Gaziantep ve Osmaniye, kuzeyde ise Sivas ile komşudur. Yaklaşık bir milyon nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık on sekizinci şehri olan Kahramanmaraş, hem tarihsel hem de kültürel bir zenginliğe hakimdir. Tarih boyunca birçok farklı medeniyeti bünyesinde barındıran Kahramanmaraş, eski ve halk arasındaki adıyla Maraş, Paleolitik Çağ’a kadar uzanan bir tarihi geçmişe sahiptir. Dönem dönem farklı isimlerle anılan Maraş, mimari çeşitliliği, tarihsel yapıları, doğal güzellikleri ve zengin mutfağı ile bir başkadır. Şimdi Kahramanmaraş gezilecek yerler listesini okumaya devam edin ve daha yakından bu şehri tanıyın!

    Kaç Günde Gezilir; Kahramanmaraş’ı 3-4 günde gezebilmeniz mümkün.

    Ziyaret Etmek İçin En İyi Zaman; Kahramanmaraş’ı ilkbahar ya da sonbahar aylarında ziyaret edebilirsiniz.

    Müze Kartları; Türkiye’nin birçok şehrinde geçerli olan Müzekart, Kültür Bakanlığı’na bağlı tüm müzelerde ve birçok yerde ücretsiz giriş yapma imkanı tanıyor.

    Havalimanı Merkez Ulaşım; Bu konu hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için, Kahramanmaraş ulaşım rehberi adlı yazımızı incelemenizi tavsiye ediyoruz.

    Ne Yenir; Kahramanmaraş’ın meşhur lezzetleri arasında; Maraş tarhanası, Maraş tava, Maraş paça, sömelek köfte ve Maraş dondurması yer alıyor. Daha detaylı bilgi için, Kahramanmaraş yöresel yemekleri adlı yazımızı inceleyebilirsiniz.

    *Kahramanmaraş Gezilecek Yerler Videosu

    *En Popüler Yerler

    -Simgesel Yapılar

    Kahramanmaraş Kalesi

    Burası neresi? Şehir merkezinde yer alan Kahramanmaraş Kalesi, güney kısmı sivri ve yüksek, kuzey kısmı ise hafif meyilli bir tepe üzerine inşa edilmiştir. M.Ö 1. yüzyıl – M.S 2. yüzyıl arasında inşa edildiği düşünülen kalede, Genç Hititler Dönemi’ne ait birçok tarihi eser ortaya çıkmıştır. Kalede yapılan bu kazı çalışmaları sonucunda; Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bahsettiği dört Maraş aslanı da bu eserler arasındaydı. Ancak bu eserin artık Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi’nde yer aldığını belirtmeliyiz. Geç Hititler döneminde yapılan Kahramanmaraş Kalesi, Asur, Med, Pers, Kapadokya Krallığı, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından günümüze kadar gelene kadar onarılıp yenilenmiştir.

    Geleneksel (Tarihi) Maraş KonaklarıGeleneksel (Tarihi) Maraş Konakları

    Burası neresi? Enikli veya kuzulu kapısı, geniş avlusu, yüksek duvarları, süslü çeşmeleri, cumbaları, duvar örgüleri ve yöreye özgü karakteristik özellikleri ile Geleneksel Maraş Konakları, sivil mimarinin en güzel örneklerindendir. Türk-sivil mimarisinin zincir halkasını oluşturan bu Tarihi Maraş Konakları, tahmin edeceğiniz gibi her açıdan mükemmel bir görünüme sahiptir. Estetik, zarafet ve işçilik… Tüm hepsine ve belki de daha fazlasına gözlerinizle şahit olacaksınız. Özellikle Deli Gönül Konağı, Kocabaşlar Konağı, Mahmut Arif-i Paşa Konağı, Dedeoğlu Konağı ve daha birçok konak bu anlamda sizlerin ziyaretini beklemektedir.

    Neden gitmeliyim? Maraş konaklarının iki katlı olması en önemli özelliği olsa da, üç katlı konaklara da rastlamanız mümkün. Tüm konakların yapı malzemesinde toprak ve ağaç kullanılmış olup, her birinde haremlik-selamlık bölümleri vardır. İhtiyaçlara göre tasarlanan konakların önünde avlu yer alırken, dış giriş kapıları da iç içe iki kapıdan oluşur. Büyük kapının içinde yer alan küçük kapıya ”enikli kapı” veya ”kuzulu kapı” denilir ve insanların giriş-çıkışı için kullanılır. Büyük kapı ise, binek hayvanları ve diğer büyükbaş hayvanların giriş-çıkışı için kullanılır. Her evin avlusunda çeşme veya kuyu ya da her avlunun ortasında şadırvan veya havuz bulunur. Ayrıca her avluda en az bir asma, incir veya nar ağacı bulunur.

    Evin alt katı ahırlık, samanlık ve depo olarak kullanılır ve çoğunda gizli bir bölme olur. Savaş zamanlarında saklanmak ya da kış aylarında çeşitli gıdaları korumak amacıyla bu gizli bölmelerin yapıldığı bilinir. Hatta evin mutfağından bu gizli bölmelere açılan bir kapı da yer alır. Merdivenle ikinci kata çıkıldığında, kapısı olmayan gezinti ve sofaya ulaşılır. Buradan da diğer odalara geçilir. Geleneksel Maraş Konakları’nda abdesthane evin dışında kalır ve hemen hepsinde büyük ocaklık ve küçük ocaklık olmak üzere iki ocak yer alır. Büyük ocaklıkta; çamaşır yıkanır, ekmek yapılır ve kömbe pişirilir. Küçük ocaklıkta ise; yemek yapılır ve ısınmak gibi günlük işlerde kullanılır.

    -Seyir ve Manzara Noktaları

    Burası neresi? Şehir merkezinin Mercimektepe Mahallesi’nde yer alan Mercimek Tepesi, yöre halkının sık sık tercih ettiği mekanlardan biridir. Özellikle akşam saatlerinde, şehrin manzarasını seyretmek için ideal olan bu tepeyi, Kahramanmaraş gezilecek yerler listenize kesinlikle eklemelisiniz. Kahramanmaraş’ı en güzel izleyebileceğiniz noktalardan birisidir çünkü… Ayrıca konutların arasında yer aldığı için, gayet canlı ve aktif bir yerdir. Sakın ıssız olduğunu düşünmeyin! Dilerseniz, gün batımını da izleyip, harika fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

    Burası neresi? Bulutoğlu Köyü, Ahrazlar Mezrası üzerinde yer alan Ali Kayası, eski Kahramanmaraş-Elbistan yolunda, Ceyhan Vadisi’nde konumlanıyor. Menzelet Barajı ve çevrelediği alanın eşsiz manzarasını gözler önüne seren Ali Kayası’na ulaşım biraz zor olsa da, geldiğiniz zaman buna değeceğini anlayacaksınız. Zaten uzak ve zor bir ulaşımı sayesinde, hala bakir ve temiz kalabilmiş. İsmini, yerden 150 metre yükseklikteki dik bir kayanın üzerinde Hz. Ali’nin atının ayak izi olduğu rivayet edilmesinden dolayı almıştır.

    Neden gitmeliyim? Kayanın aşırı derece dik olması, dağcılar için vazgeçilmez bir adres oluyor. İster kendi aileniz veya arkadaşlarınızla ister dağcılık kulübü ile bu bölgeye çıkmayı deneyimleyebilirsiniz. Ayrıca Menzelet Baraj Gölü’nde Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen tekne turlarına katılarak da buraya gelebilirsiniz.

    Bir efsane; Rivayete göre; Hz. Ali birgün küffarla savaşa giderken bu kayada kısa bir süre mola verir. Kendi ismiyle anılan kayanın üzerine geldiği zaman, kalenin Güredi Kalesi ile birleştiğini ve Güredi suyunun tıkanıp bir göl haline geldiğini görür. Bu duruma engel olmak ister ve kılıcını (Zülfikar’ı) çıkarıp kayaya vurur. Vurduğunda kaya düz bir şekil halini alır ve Güredi suyu Ceyhan Nehri’ne karışır, Güredi Kalesi ise kılıcın darbesinden dolayı kuzeye doğru uzaklaşır. Bu esnada, kalenin küffarın eline geçtiğini görür ve atını (Düldül’ü) şaha kaldırır. Ali Kayası’ndan Güredi Kalesi’ne atlar ve kale için savaşır. Kaleyi kısa sürede teslim alır. Kale kumandanı Keşiş’in başını ise, kılıcına takar ve bu kayaya doğru fırlatır. Kale kumandanının başı tam kayaya isabet eder ve değdiği an kaya parçası hemencecik oyulur. Günümüzde de ”Keşiş’in Oyuğu (Deliği)” olarak adlandırılan bu beyazlığın, Keşiş’in saçları ve kafatasına ait parçalar olduğu biliniyor.

    -Müzeler

    Burası neresi? Türkiye’de müzeciliğin izlerine ilk kez, Kahramanmaraş’ta Selçuklular Dönemi’nde rastlanılması ve Dulkadiroğulları Beyliği Dönemi’nde Kahramanmaraş Kalesi’nde Genç Hitit Dönemi’ne ait eserlerin bulunması, şehri tarihi açıdan oldukça önemli bir konuma taşımıştır. Ayrıca bu olaylar dünya müzecilik tarihi açısından da fazlasıyla önem teşkil etmektedir. Bunların yanı sıra, Kahramanmaraş’ta ilk müze 1947 yılında Taş Medrese’de kurulmuş olup, 1961 yılında ise Kahramanmaraş Kalesi’ne taşınmıştır. 1975 yılında Azerbaycan Bulvarı’nda yer alan binaya taşınan müze, günümüzde halen burada faaliyet gösteriyor.

    Yedi adet teşhir salonu, eğitim ve çok amaçlı toplantı salonu, bahçe teşhir ve çevre düzeni ile yerli ve yabancı birçok turisti ağırlayan Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi, 30 bin esere ev sahipliği yapıyor. Müze; Antik Fil Sergi Salonu, Direkli Mağarası Kazı ve Canlandırma Salonu, Domuztepe Höyük Canlandırma ve Kazı Sergi Salonu, Hitit ve Geç Hitit Eserleri Sergi Salonu, Mozaik Sergi Salonu, Taş Eserler Sergi Salonu ve Kronolojik Arkeolojik Eser Sergi Salonu’ndan oluşuyor. Antik Fil Sergi Salonu’nda; Kahramanmaraş, Türkoğlu, Gavur Gölü Bataklığı’ndan ortaya çıkan ve tarihi M.Ö 1400’lü yıllarına ait olan iki antik fil iskeleti yer alıyor. Direkli Mağarası Kazı ve Canlandırma Salonu’nda; Merkez, Tekir Kasabası, Yukarı Döngel Köyü ve Direkli Mağarası’nın canlandırılması sergileniyor.

    Domuztepe Höyük Canlandırma ve Kazı Sergi Salonu’nda; Kahramanmaraş, Pazarcık, Emirler Köyü ve Domuztepe Höyüğü’nden elde edilen bulguların canlandırılması sergileniyor. Hitit ve Geç Hitit Eserleri Sergi Salonu’nda; Maraş Kalesi, Maraş aslanı, Tanrı heykelleri, Merkez Mağralı ve Yörükselim Mahalleleri’nden elde edilen steller, Türkoğlu Minehöyük, Pazarcık, Doğanlıkarahasan Köyü, Afşin Yazıbelen Köyü ve Arıtaş Höyüğü’nden elde edilen stel ve heykeller yer alıyor. Mozaik Sergi Salonu’nda; Germanicia Antik Kenti’ne ait Roma Dönemi taban mozaiği ve Çağlayancerit’ten getirilen taban mozaiği sergileniyor. Taş Eserler Sergi Salonu’nda; mezar stelleri, lahit ve pişmiş toprak mezar tipleri yer alıyor. Kronolojik Arkeolojik Eser Seri Salonu’nda ise; Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç, Demir, Grek, Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait günlük yaşamda kullanılan araç-gereçler kronolojik bir sırayla sergileniyor.

    Burası neresi? 12 Şubat ilçesi Yörükselim Mahallesi’nde yer alan Mahmut Arif Paşa Konağı, Maraş mutasarrıfı Mahmut Arif-i Paşa tarafından 1904 yılında yaptırılmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Valilik Binası olarak kullanılan konak, Maraş Kültür Evi ve Etnografya Müzesi olarak projelendirilmiş ve restorasyon çalışmalarına gidilmiş. 2012 yılında restorasyon çalışmaları sona eren müze, günümüzde hala Maraş Kültür Evi ve Etnografya Müzesi olarak faaliyet gösteriyor. Geç devir Osmanlı konut mimarilerinden olan bu yapı, Türk evi plan şemasının iç sofalı tipine göre dizayn edilmiş. İki katlı olan yapının zemin katı taş iken, ikinci katı bağdadi tekniği ile güney ve batı yönüne cumbalı olarak inşa edilmiştir.

    Neden gitmeliyim? Ahır, kiler, depo ve mutfak görevinde kullanılmış dört odadan oluşan zemin kata, zamanla mutfak ve hamam kısmı eklenmiş. Sofada yer alan tek lüleli çeşmeyle birlikte bu yapı, yörenin güzide kültür miraslarına bir örnektir. Asıl yaşam alanı olan birinci kat ise, iç sofalı düzenini gösterir. Ayrıca odalardaki elips şeklindeli tekne tavanlar da Maraş konut mimarisinin en güzel örneklerindendir. Ağaçlar altında yer alan avlu, zemin döşemesi tamamen taş ve daire formundaki fıskiyeli havuzu ile fazlasıyla dikkat çeker. Geleneksel Maraş Konakları’nın birçok özelliğini yansıtan ve yörenin tarihini yansıtan eserleri ile Mahmut Arif Paşa Konağı, Maraş Kültür Evi ve Etnografya Müzesi, sizlerin ziyaretini bekliyor.

    Burası neresi? Kahramanmaraş Kalesi’nin içerisinde yer alan Minyatür Kahramanmaraş Kurtuluş Müzesi, bir diğer adıyla da bilinen 1920 Kurtuluş Müzesi, I. Dünya Savaşı sonrasında başlayan işgale karşı, halkın topyekün mücadele ettiği ve kahramanlık gösterdiği bir müzedir. 1919 yılı işgalinden 1920 yılı kurtuluşunun kazanılmasına kadar süre gelen 18 önemli olayın minyatürlerle anlatıldığı müzede, en çok ”Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülzar (gül bahçesi) olamaz.” sözü dikkat çekiyor.

    Neden gitmeliyim? İngilizlerin şehre ilk gelişleri, Fransızların şehirdeki hareketleri, şehrin kurtuluşu, Maraş’ın işgali, Sütçü İmam’ın ilk kurşunu attığı sahne ve daha birçok sahne olayı canlandırmalar eşliğinde anlatılıyor. Belediye tarafından kurulup işletilen müzede, talep üzerine ücretsiz rehberlik yapıldığını ve kurtuluş mücadelesini daha akıcı bir üslupla dinlemek isteyenlerin işine çok yaradığını da ekleyelim.

    Burası neresi? Dulkadiroğlu Belediyesi tarafından 2018 yılında hizmete açıla Dulkadiroğlu Tematik Mutfak Müzesi, Kahramanmaraş’ın tarihi konaklarının en iyi örneklerinden biridir. Aynı zamanda 19. yüzyıl Osmanlı Dönemi’ne ait olan bu yapı, avlusu, odaları ve birbiri üstüne yükselen balkonları ile muazzam bir yapıya sahiptir. Yörenin mutfak kültürünü, yemek çeşitliliğini ve zengin tariflerini en ince detayına kadar sizlere sunan müze, esasen Kahramanmaraş’ın geleneksel tatlarını gelecek nesillere aktarmayı amaçlamıştır. Hatta bu sebeple atölye çalışmalarına da ev sahipliğini yaptığını belirtmeliyiz.

    Neden gitmeliyim? Giriş kısmında yer alan mutfakta, unutulmaya yakın yemeklerin tarifleri ve tatları ziyaretçilere aktarılıyor. Hemen unutmadan söyleyelim; Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri tarhana çorbası, ekşili çorba, havuçlu pilav ve havuç ekşileme gibi yöresel tatlar, konağın avlusundaki fıskiyeli havuzun önünde ikram ediliyor. Hem de ücretsiz olarak! Daha ne olsun, öyle değil mi? Ayrıca tüm bu lezzetlerin dışında, misafir odası, gelin odası, zahire odası ve diğer bölümlerin de aslına uygun şekilde dizayn edilmesi de sizleri fazlasıyla etkileyecek türden.

    Kaçırmayın! Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan konağın en üst katındaki cihannümaya, yani camlı çatı katına, ahşap merdivenlerden çıkmalı ve şehrin manzarasını kuş bakışı seyretmelisiniz.

    Burası neresi? Tarihi kent merkezinde, 1990’lı yılların başından itibaren terk edilmeye yüz tutmuş bu yapı, Dulkadiroğulları Beyliği Dönemi’nde inşa edilmiş. Ulu Cami’nin hemen güneyinde yer alan üç katlı tarihi yapı, Osmanlı Dönemi’nde zaman zaman eklemeler yapılarak genişletilmiştir. Daha sonraları yapının zemin katı sabun imalathanesi olarak kullanılırken, üst katı ise konut ve han olarak kullanılmıştır. Konut olarak kullanıldığı zamanlarda, ev sahiplerine göre Müftü Hanı, Katip Han ve Cumhuriyet Han adlarıyla anılmış. Son olarak, bu yapı 2018 yılında Dondurma Müzesi olarak faaliyet göstermeye başlamış.

    Neden gitmeliyim? Sadece şehirde değil, aynı zamanda dünyada en çok bilinen Maraş dondurmasının sırlarını merak etmiyor musunuz? O zaman bir an önce gezi rotanızı belirlemeli ve tüm sırrı çözmeye hazır olmalısınız! Dondurma yapımında kullanılan malzeme ve aletler salonu, dondurma yapım salonu, farklı dönemlere ait dondurma satış usullerinin sergileri, Maraş dondurmasının tarihi hakkında bilgiler… Evet tüm bunları yakından görerek şahit olacaksınız! Ayrıca kafetarya, tahnit sanatı ile doldurulmuş keçiler, çocuklar için tasarlanan dondurma temalı dokunmatik oyunlar da bu müzede yer alıyor.

    Burası neresi? Gazipaşa Mahallesi, Cihangir Sokak’ta yer alan bu bina, 1860’lı yıllarda Amerikan Kız Koleji olarak inşa edilmiş ve 1933 yılında Maraş Lisesi olarak faaliyet göstermeye başlamış. Belli bir yıla kadar Maraş Lisesi olarak devam eden bina, yenilenerek müze haline getirilmiştir. Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi olarak hizmet vermeye başlayan yapı, edebiyat ve sanatseverlerin bir numaralı adresidir diyebiliriz. Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Akif İnan, Erdem Bayazıt, Alaaddin Özdenören, Rasim Özdenören ve Cahit Zarifoğlu adlı şairlerden oluşan ve ‘’Yedi Güzel Adam ‘’ ismiyle adlandırılan edebiyatçıların, her biri için ayrı alanlara bu müzede yer veriliyor.

    Neden gitmeliyim? Görsel panolar, video filmler, canlandırmalar ve interaktif panolar ile edebiyat tarihi hakkında bilgi veren müzede, aynı zamanda edebiyatçıların kendi seslerinden şiirler de dinleyebiliyorsunuz. Maraş edebiyatına dair bilgiler verilmesinin yanı sıra, kronolojik bir sırayla sözlü ve yazılı edebiyat süreçleri de anlatılıyor. 5. ve 10. yüzyıllar arası İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı, 10. ve 19. yüzyıllar arası İslamiyet dönemi Türk Edebiyatı, 19. yüzyıl batı etkisindeki Türk Edebiyatı dönemlerindeki eserlere ait bilgiler, görsel panolar ve interaktif sunumlarla ziyaretçilere aktarılıyor. Ek olarak, Milli Edebiyat Dönemi ile birlikte Cumhuriyet Dönemi anlayışlarına da yer verdiğini söylemeden geçmeyelim.

    -Kaplıcalar

    Burası neresi? Berit Dağı eteklerindeki Ilıca Mahallesi’nde yer alan Zeytun Kaplıcası, merkezin 72 km kuzeyindedir. Kaplıcanın suyu, kükürt petrol artığı ve yağ karışımı ile meydana gelmiştir. Kaplıca suyunun sıcaklığı 45 derece olup, suyun romatizmal hastalıklara, kırık-çıkık sekselleri ve kadın hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. Şifalı suyundan yararlanmanın yanı sıra kür merkezi ve sauna hamam gibi hizmetlerden de yararlanabilir ve tesislerde konaklayabilirsiniz.

    Burası neresi? Ekinözü ilçesinde yer alan Ekinözü İçmeleri, Kahramanmaraş’a 150 km mesafede bulunuyor. Yukarı İçme, Orta İçme ve Aşağı İçme olmak üzere üç kaynaktan oluşan Ekinözü İçmeleri, doğal mineraller açısından oldukça zengindir. Orta İçme’de çamur banyosu yapıldığını ve suyun safra kesesi, idrar yolları, basur, sinir, karaciğer, mide, cilt ve damar hastalıklarına iyi geldiğini söylemeliyiz.

    Neden gitmeliyim? Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kervan yolu üzerinde yer aldığı için, bölgede birçok han kurulmuş ve dinlenme ve konaklama yeri olarak kullanılmış. Bu sebeple çevre illerden birçok ziyaretçi buraya akın ediyor.

    Burası neresi? Göksun ilçe merkezinde, Büyükkızılcık Köyü yakınlarında yer alan Büyük Kızılcık İçmesi, ilçeye 16 km uzaklıkta konumlanıyor. Hem yöre halkı hem de çevre illerden pek çok ziyaretçiyi ağırlayan içmenin, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarına iyi geldiği biliniyor.

    *Doğa İçinde Gezilecek Yerler

    -Yeşil Alanlar ve Parklar

    Burası neresi? Kayseri yolu üzerinde bulunan Tekir Mahallesi’nin 3 km kuzeydoğusunda yer alan Yeşilgöz Obruğu, Kahramanmaraş’a 60 km uzaklıktadır. En çok tercih edilen mesire alanlarından biri olan bu yer, şehirden uzak dağ eteğindeki konumu, yeşil ve mavi renklerinin bir arada olması ve suyun içerisinde yüzen alabalıklar ile harika bir atmosfere sahiptir.

    Neden gitmeliyim? Tekir Yeşilgöz Mesire Yeri’nde piknik yapabileceğiniz gibi istediğiniz şekilde kampta yapabilirsiniz. Ayrıca yaz aylarında küçük bir restoranın hizmet verdiğini ve ihtiyacınız olan her şeyi burada karşılayabileceğinizi belirtelim. Unutmadan, burada yüzebileceğinizin de altını çizelim.

    Burası neresi? Kahramanmaraş’a oldukça yakın bir mesafede yer alan Kapıçam Tabiat Parkı, 183 hektarlık bir alanı kaplıyor. Yöre halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılan bu park, aynı zamanda çevre illerden de birçok misafir tarafından rağbet görüyor. Tabiat parkının 5 hektarlık bir alanını kapsayan botanik bahçesinde ise, 425 nadir, endemik, otsu ve odunsu bitki görmeniz mümkün. Ayrıca botanik bahçesinde, 3 adet suni gölette yer alıyor.

    Burası neresi? Andırın ilçe sınırlarında yer alan Körçoban Tabiatı Koruma Alanı, 580 hektarlık bir alanı kaplıyor. Toros göknarı, Lübnan sediri ve karaçam gibi türlerin yer aldığı alan, ormanlık alanlarıyla insana huzur veriyor.

    Burası neresi? Kahramanmaraş’ın 10 km kuzeybatısında yer alan Kazma Bağları, Ahir Dağı eteklerinde adeta bir oksijen deposudur. Bahçeleri ve soğuk suları ile sizlere yemyeşil bir dünya sunan Kazma Bağları’nın üstelik ulaşımı da oldukça kolay! Ayrıca bu bölgede su, elektrik ve telefon gibi alt yapı hizmetlerinin de yer aldığını unutmayarak, endişe etmemelisiniz.

    Burası neresi? Göksun karayolu üzerinde bulunan Fırnız Mesire Yeri, aynı isimdeki Fırnız Köyü’nde yer alıyor. Çam ormanları ile çevrili olan mesire yerinin, şehrin doğasını en güzel şekilde yansıttığından emin olabilirsiniz. Alandaki akarsu kenarında güzelce dinlenebilir ve piknik ya da yürüyüş yapabilirsiniz.

    -Yaylalar

    Burası neresi? Kahramanmaraş’a 55 km mesafede yer alan Başkonuş Yaylası, 12 Şubat ilçesinde konumlanıyor. Kışın kar yağan bir bölge olan yayla, yaz aylarında bile oldukça serindir. Her mevsim bir başka güzellik sunan yaylaya, özellikle yaz aylarında serinlemek için muhakkak çıkmalısınız. İster kendi getirdiklerinizle piknik yapabilir, ister yaylanın restoranında yemek yiyebilirsiniz. Böylece her iki türlü de doğayla iç içe olacak ve manzaranın tadını çıkaracaksınız.

    Neden gitmeliyim? Eğer günübirlik yerine daha uzun kalmak isterseniz, dağ evlerinde veya çadırlarda konaklayabilirsiniz. Dilediğiniz gibi bir alan seçerek, ya karavanda ya da kendi çadırınızda doya doya kalabilirsiniz. Birçok farklı bitkileri görmek ve harika bir vakit geçirmek için doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Bununla birlikte doğa fotoğrafları da çekmeyi unutmamalısınız. Mükemmel fotoğraflar yakalacağınız çok aşikar! 🙂

    Burası neresi? Maraş Ovası’nın güney sınırındaki Gavur Dağları’nın kuzey uzantısında yer alan Yavşan Yaylası, şehir merkezine 40 km mesafede konumlanıyor. 2009 yılında Yavşan Yaylası Tabiat Parkı olarak ilan edilen bu bölge, 348 hektarlık bir alanı kapsıyor. Mutlak koruma alanı, sınırlı kullanım alanı ve kontrollü kullanım alanı olmak üzere üç kullanıma ayrılan tabiat parkı, sedir ağaçları, çeşitli endemik flora ve fauna türleri ile çevrilidir. Bitki türleri açısından bir hayli zengin olan yaylada, 67 familyaya ve 287 cinse dağılmış 529 tür takson yer alıyor.

    Neden gitmeliyim? Toros göknarı, toros sediri, karaçam, ardıç, titrek kavak ve meşe türlerinin sık sık görüldüğü yaylada, aynı zamanda dere içlerinde de yabani ceviz bulunur. Ayrıca kızılcık, kuşburnu, sarmaşık ve sumak gibi muhtelif çalı türlerine de içerisinde yer veriyor. Bitki çeşitliği dışında, pek çok türde yaban hayvanına da ev sahipliği yaptığını unutmamakta fayda var. Yaban domuzu, kurt, tilki, tavşan, değişik kuş türleri, sansar, sincap ve keçi sürüleri gibi daha birçok hayvan yer alıyor.

    Kaçırmayın! Günübirlik gelerek ailecek veya arkadaşlarınızla piknik yapabilir ya da daha uzun kalmak isterseniz kamp dahi yapabilirsiniz. İhtiyacınız olan çoğu şeyi bünyesinde zaten barındırıyor. Bu konuda endişeniz olmasın. Sadece yeme-içme gibi ihtiyaçlarınızı, gelmeden yol üstündeki köylerden karşılayabilirsiniz. Ayrıca Yavşan Yaylası Tabiat Parkı’nın dağ bisikleti turları için de oldukça uygun olduğunun altını çizelim.

    Burası neresi? Tekir ilçesinde yer alan Tekir Yaylası, ormanlarla kaplı yemyeşil bir doğal güzelliğe hakimdir. İçerisinde bir akarsu, akarsuyun üzerine kurulmuş çardaklar… Hayran olmamak elde değil gibi duruyor. 🙂 Yaz aylarında bile serin olması, havası ve suyunun bambaşka bir güzellikte olması, kışın kar sularının erimesi sonucunda doğal su kaynaklarının oluşması gibi unsurlarla dopdolu bir yerdir Tekir Yaylası. Buraya geldiğinizde, balının, alabalığının, etinin ve yoğurdunun tadına bakmadan dönmemelisiniz.

    -Mağaralar

    Burası neresi? Kahramanmaraş-Kayseri yolu üzerinde kalan Döngel Mağaraları, şehir merkezinden 50 km uzaklıktaki Döngel Köyü’nde yer alıyor. Bu mağaraların en önemli özelliği, ilk yerleşimin burada olduğuna dair bilgilerin olmasıdır. Hemen biraz açıklık getirelim. Kahramanmaraş’ta yaşam izlerinin Paleolitik Dönem’e dayandığı ve M.Ö 40 bin – 10 bin yıllarına kadar uzanan bölgenin ilk yerleşiminin bu mağaralar ve civarında olduğu biliniyor. Üst üste ve birbirine bağlı bir şekilde üç mağaradan oluşan Döngel Mağaraları, bölgenin en önemli mağaralarından biri olma özelliğine sahiptir. Büyüklü küçüklü şelaleler ve göletlerin yer aldığı mağarayı şimdi daha yakından tanıyalım.

    Yeşil Obruğu’ndan çıkan su, 6 km boyunca Tekir’de medreseler oluşturarak akar ve düzlüğün sonunda Döngel Mağaraları içerisine süzülür. Süzülen çay ise, şelalelerden akarak 100 metre aşağıya düşer. Düştüğü yer, yüksek kayalıklarla çevrili olup, bölgenin en çok tercih edilen mesire alanlarından biridir. Döngel Mağaraları diyince akla ilk olarak bu mesire alanının geldiğini ve çoğu kişinin mağaraları görmekten ziyade direkt bu alana geldiği de özellikle belirtelim. Hem yaz aylarında sıcaklardan kaçıp serinlemek hem de mangal yakıp piknik yapmak adına harika noktalardandır. Bu mesire alanından yaklaşık 100 metre yukarıda da mağaraların girişi bulunuyor. Buraya kadar gelmişken sadece mesire alanında keyif yapmanızı istemeyiz tabii ki de.

    Ortalama 15-20 dakikalık bir tırmanış sonrası mağaralara ulaşacak ve dev galerileri, güvercin yuvaları ve Döngel Köyü’nün mükemmel manzarası ile karşılacaksınız. Özellikle mağara içerisinde yer alan çağlayan ve şelaleleri oluşturarak akan çayı da beğenmemek elde değil. Yaz aylarında mağaranın içine inip, derinlerdeki küçük gölcüklerde yüzerek serinleyebilirsiniz. Bu küçük göllere, yöre halkı tarafından Köpüklüce, Keşiş’n Gölü ve Nur Gölü isimleri verilmiş. Mağaranın içindeki göllerin yanı sıra, mesire alanındaki vadiyi takip ederekte birkaçına ulaşabilirsiniz. Tüm bunların dışında ise, bölgede yer alan kamp ve izcilik alanına ücretsiz giderek çadır kurabilirsiniz. Üstelik ihtiyacınız olan her şey mevcut! Dilerseniz, bölgede doğa yürüyüşleri de yapabilir veya bisiklete de binebilirsiniz.

    Uyarı! Mağaralara giderken dikkatli olmalı ve kaygan ayakkabı tercih etmemelisiniz. Mümkünse yalnız olmamaya gayret gösterin. Bunun dışında dikkat etmeniz gereken bir diğer hususta su baskınlarıdır. Ocak-Mayıs ayları arasında çeşitli su kaynakları mağaraların içerisine aktığı için, bu aylarda mağaraya giriş yapmamaya özen gösterin. Mağaraya giriş yapacağınız zaman, mesire alanının hemen karşısında yer alan HES’e bildirmenizde fayda var. Ayrıca mağaranın içinde telefonların çekmediğini bilmelisiniz.

    Burası neresi? Merkez ilçeye bağlı Döngel Köyü’nde yer alan Direkli Mağara, 1959 yılında yapılan kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Ayrıca yapılan bu araştırmalar sonucunda, alandaki ilk yerleşimin Yontma Taş Devri’nde başladığı bilgisine de ulaşılmıştır. İl merkezine 4 km mesafede yer alan mağara, deniz seviyesinden 1130 metre yüksekliğe sahiptir. İsmini içerisindeki dikitlerden dolayı alan Direkli Mağara, Kahramanmaraş gezilecek yerler listesinden birini oluşturuyor.

    Burası neresi? Pazarcık ilçesinde yer alan Bulut Deliği Mağarası, çoğu insan tarafından bilinmediği için saklı kalmış bir yerdir. Gelişimini tamamlamış fosil bir mağara olan Bulut Deliği Mağarası, ilçenin güneybatısında yer alıyor. Genişili 114 metre olan mağarada, sarkıtlar, dikitler ve sütunlar görülmeyi hak ediyor.

    Burası neresi? Göksun ilçesinde yer alan Gümüşkaya Mağarası, Paleosen Dönemi’nde oluşmuş bir mağaradır. İpek Yolu üzerinde bulunan bu mağara, yerli ve yabancı pek çok turistin mutlaka uğradığı yerler arasındadır. Kireç taşından oluşan mağarada, sarkıt ve dikitlerin yanı sıra bir de krater gölü yer alıyor.

    Burası neresi? Karamanlı Köyü ve Hacınınoğlu Köyü arasında yer alan Savruk Mağarası, yine Paleosen Dönemi’nde meydana gelmiştir. Savran veya Sarıkız isimleriyle de adlandırılan mağaraya, Kısık Kanyonu’ndaki yolu takip ederek kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Mağaranın iç kısmı damlataş sizleri beklerken, dışında ise piknik alanı ve bir şelale karşılıyor. Ayrıca içinde onlarca oyuk bulunan mağara, sarkıt ve dikitlerle doludur.

    -Şelaleler

    Burası neresi? Kahramanmaraş’a 50 km uzaklıktaki Çokran Köyü’nde yer alan Çokran Mavi Göl Şelalesi, bölgenin en çok ilgi gören destinasyonlarından biridir. Adeta saklı bir cennet olan bu şelaleye, üstelik oldukça kolay bir şekilde ulaşım sağlıyorsunuz. Özellikle son yıllarda iyice popülerliğini artıran şelale, birçok turistin ilgisini çekmeyi başarmış.

    Neden gitmeliyim? Şelalenin suları 15 metre yükseklikten dökülüyor ve döküldüğü yerde doğal bir havuz oluşturuyor. Sırf şelalenin bu görüntüsünü görmek ve fotoğraflamak için bile ziyaret edilir. Aynı zamanda şelaleyi sıklıkla tercih edenlerin dağcılardan oluştuğunu da belirtelim.

    Burası neresi? Kahramanmaraş’ın en ünlü kanyonu Toprakhisar’ın içerisinde yer alan Galgamaç Şelalesi, 20 metre yükseklikten akıyor. Kendi doğal havuzunu oluşturan şelale, gizli kalmış yapısıyla adeta gizemli bir hava katıyor. Doğa severlerin fazlasıyla ilgisini toplayan şelale, 8 km uzunluğundaki kanyonun içinde harikalar yaratıyor. Şehir merkezinden özel aracınızla gelmeyi planlıyorsanız, yaklaşık 1 buçuk saate bu doğal güzelliğe ulaşmış olacaksınız.

    -Göller

    Burası neresi? Malik Ejder Türbesi civarında yer alan Kumaşır Gölü, şehir merkezine 9 km mesafede konumlanıyor. Kahramanmaraş gezisinin ilk sıralarında olması gereken bu göl, özellikle şehre gelen turistlerin merak ettikleri ve ilk gittikleri yerlerdendir. Hem piknik yapmak hem de balık avlamak için oldukça ideal bir yer Kumaşır Gölü, yemyeşil doğası ve eşsiz manzarası ile misafirlerini büyülüyor.

    Burası neresi? Kahramanmaraş’ın 26 km kuzeybatısında, Ceyhan Nehri üzerinde yer alan Menzelet Baraj Gölü, enerji üretmek amacıyla 1980-1989 yılları arasında inşa edilmiştir. Tekir, Güredin, Bertin ve Zeytin Çayları’nın barajı besleyen diğer akarsular olduğunu önemle ekleyelim. Çevresi mesire alanı olan barajın göl alanında; yayın, pullu ve aynalı, sazan, bıyıklı, siraz, tatlı su kefali, kangal, inci ve çöpçü balığı gibi türleri görmeniz mümkün.

    Neden gitmeliyim? Mesire alanı içerisinde; kamelyalar, barbeküler, piknik masaları, çeşmeler, çocuk oyun alanları, otoparklar, tuvaletler ve mescit yer alıyor. Yani ihtiyacınız olan her şey neredeyse burada mevcut. Şehirden uzaklaşıp kafa dinleyeceğiniz ve yorgunluğunu atacağınız bu yerde, piknik yapmanın yanı sıra baraj gölü çevresinde bisiklette sürebilirsiniz. Ayrıca su sporları bakımında da bir hayli gelişen Menzelet Baraj Gölü’nde; yelken, kürek, su kayağı, kano, jet ski ve sualtı sporları yapabilirsiniz. Üstelik tekne turlarına katılarak, Ali Kayası ve Koyları’nı da ziyaret edebiliyorsunuz.

    Burası neresi? Elbistan’ın Pınarbaşı’ndan doğan Ceyhan Nehri, 509 km boyunca Çukurova’yı besler ve Adana’dan İskenderun körfezine dökülür. Tam nehrin doğduğu yerde ise, muazzam bir atmosferin olduğunu bilmelisiniz. Bu göl oluşumunun etrafında, yürüyebilir, dinlenebilir, bir şeyler yiyip içebilir, deniz bisikletlerine binebilir ve kayıklarla gezinti yapabilirsiniz. Gençlerin ve ailelerin mutlaka uğradıkları bir yer olan Pınarbaşı’na, sizde kesinlikle uğramalı ve meşhur Kervansaray Kahvesi’ni yudumlamalısınız.

    -Dağlar

    Burası neresi? Kahramanmaraş’ın kuzeyinde yer alan Ahır Dağı, 2301 metre yüksekliğe sahiptir. Batısında Ceyhan Nehri, güneyinde Maraş Ovası, kuzeyinde Bentiz Çayı ve Engizek Dağı, kuzeydoğunda Öksüz Dağı, güneybatısında Sır Barajı ve Aksu Çayı, kuzeybatısında ise Menzelet Barajı ile komşudur. Germano tipi kıvrımlara hakim olan Ahır Dağı, Paleozoik yaşlı katmanlardan oluşur. Dağın üzerinde Karagöl ve Küçük Göl bulunurken, zirvelerinde ise Karagöl, Yedikuyu, Üçkuyu ve Çalıpalma gibi yaylalar yer alır.

    Neden gitmeliyim? İki bin metreden yükseklerde, geven, burçak, menekşe, gelincik, yumak ve çoban yastığı gibi çayır türleri görülüyor. Bitki çeşitliliği bakımından zengin olan dağda, aynı zamanda kızılçam, sedir ormanları, ardıç türleri ve yapraklı ağaç toplulukları da yer alıyor. Hatta burada dondurmacılıkta kullanılan yaban orkidesinin sıklıkla bulunması da, dağın en önemli özelliklerindendir.

    *Çocuklar İçin Uygun Yerler

    -Eğlenceli Yerler

    Burası neresi? 12 Şubat ilçesi tarafından yaptırılan ve EXPO 2023 rekreasyon alanı içerisinde yer alan Blueland Lunapark & Aquapark, hem çocuklara hem de sizlere eğlenceli dakikalar sunuyor. Bölgenin en kapsamlı ve en büyük aquaparkı olan Blueland, 7’den 70’e herkesin tercih ettiği bir eğlence yeridir. İçerisinde 5 adet yetişkin kaydırak, çocuklar için kaydıraklı havuz ve yüzme havuz yer alıyor. Bunun yanı sıra etkinlikler, havai fişek gösterileri, şovlar ve çocuklara özgü sürpriz hediyeler de burada gerçekleşiyor.

    *NOT: Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri kadınlar günüdür. Pazar günü karma olup, eşsiz giriş yasaktır. 

    Burası neresi? Dulkadiroğulları ilçesi, Ulutaş Mahallesi, Yedikuyular mevkiinde yer alan Yedikuyular Kayak Merkezi, şehir merkezine 17 km mesafede yer alıyor. Kahramanmaraş’ın ilk kayak merkezi olma özelliğini taşıyan Yedikuyular Kayak Merkezi, aynı zamanda ülkenin şehir merkezine en yakın kayak merkezidir. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından 2018 yılında açılıp, 2019 yılında özel sektör tarafından işletilmeye başlayan kayak merkezi, hem kış hem de yaz aktiviteleri yapmanızı sağlar.

    Neden gitmeliyim? Kış aylarında geldiğinizde; kayak, kızak, snowboard, doğa yürüyüşü ve kar moturu gibi aktiviteler yapabilirsiniz. Yaz aylarında geldiğinizde ise; dağ bisikleti, binicilik, kampçılık, kaya tırmanışı dağcılık ve su sporları gibi aktiviteler yapabilirsiniz. İçerisinde; bir adet büyük cafe-restoran, kayak pistleri, kısa eğitim pistleri, kızak alanları, yürüyüş yolları, piknik ve mesire alanları, teleski, telesiyej ve kızak bantı yer alıyor.

    *Kahramanmaraş’a Yakın Gezi ve Tatil Yerleri

    -Turistik Şehirler

    Burası neresi? Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Orta Fırat Bölümü’nde yer alan Adıyaman, M.Ö 40 bin yılına uzanan tarihi bir geçmişe sahiptir. Bu sayede pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış ve birçok farklı kültürü benimsemiştir. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi arasında bir köprü vazifesi gören Adıyaman, oldukça önemli bir konumdadır. Konumu dışında, tarihi yapıları ve doğal güzellikleri ile ön plana çıkan şehirde; camiler, müzeler, köprüler, anıtlar ve mağaralar sizlerin ziyaretini bekliyor.

    Neden gitmeliyim? Buraya geldiğinizde; Nemrut Dağı, Arsameia Ören Yeri, Yeni Kale, Karakuş Tümülüsü, Cendere Köprüsü, Haydaran Kaya Mezarları, Turuş Kaya Mezarları, Besni Ulu Cami, Atatürk Barajı, Adıyaman Müzesi, Gerger Kanyonu ve Gümüşkaya Mağaraları’nı ziyaret edebileceğinizi belirtelim. Daha detaylı bilgi için Adıyaman’da gezilecek yerler ya da Adıyaman’ın tarihi yerleri adlı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Eğer Adıyaman’a nasıl ulaşırım derseniz, hemen Adıyaman ulaşım rehberi adlı yazımızı okumalısınız. Ayrıca Adıyaman’ın yöresel yemekleri veya Adıyaman gece hayatı yazılarımıza da göz gezdirebileceğinizi unutmayın!

    *Kahramanmaraş Adıyaman arası mesafe 162 km’dir. 

    Burası neresi? Seyhan Nehri’nin kıyısında, Toros Dağları’nın güneyinde kurulu olan Adana, ülkenin turistik bölgeleri arasında yerini alıyor. Aynı zamanda ülkenin en ünlü ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan Adana, Türkiye’nin en büyük altıncı şehridir. Bulunduğu konum itibariyle oldukça popüler olan şehir, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Köklü tarihi geçmişi, zengin kültürü, ilçeleri ve komşu şehirleri, lezzetli mutfağı ile adından sıkça söz ettirmeyi başarır. Bunların yanı sıra, tarihi yapılar, müzeleri, plajları, mesire ve piknik alanları ile de herkesin beğenisini topladığını söyleyebiliriz.

    Neden gitmeliyim? Adana’ya geldiğinizde; Taş Köprü, Ulu Cami, Sabancı Merkez Cami, Adana Merkez Park, Seyhan Barajı & Gölü, Büyük Saat Kulesi, Tarihi Kazancılar Çarşısı, Adana Arkeoloji Müzesi, Varda Köprüsü, Anavarza Antik Kenti, Misis Köprüsü, Bebekli Kilise ve Göksu Nehri’ne uğramalısınız. Ancak bunun için önce Adana’da gezilecek yerler ya da Adana’nın tarihi yerleri adlı yazılarımızı incelemelisiniz. Ayrıca Adana kamp yerleri veya Adana gece hayatı yazılarımızı da göz atabilirsiniz. Bunların ötesinde asıl Adana mutfağını ve o meşhur lezzetlerini merak ederseniz, Adana’nın yöresel yemekleri adlı yazımızı hemen okumalısınız.

    *Kahramanmaraş Adana arası mesafe 194 km’dir. 

    Burası neresi? Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Gaziantep, bir diğer adıyla da bilinen Antep, ”Doğu’nun Paris’i” olarak adlandırılıyor. Türkiye’nin en kalabalık dokuzuncu şehri olan Gaziantep, bulunduğu bölgeye göre oldukça gelişmiş olmasıyla dikkat çekiyor. Geçmiş tarihte İpek Yolu’nda önemli bir geçiş noktası olan şehir, hem zengin kültürel mirasa hem de eşsiz tarihi yapılara sahiptir. Tarihi yapıları ve doğal güzellikleri dışında, yöresel lezzetleri ile de bir hayli meşhur olan Gaziantep, antik kentleri, müzeleri, mağaraları, kanyonları ve yeşil alanları ile her yıl binlerce turistin akınına uğruyor.

    Neden gitmeliyim? Buraya geldiğinizde; Tarihi Antep Evleri, Bakırcılar Çarşısı, Zeugma Müzesi, Gaziantep Kalesi, Yesemek Açık Hava Müzesi, Gaziantep Kent Müzesi, Oyun ve Oyuncak Müzesi, Rumkale, Pişirici Kasteli ve Mescidi ve Zincirli Bedesten Çarşısı’na uğramalısınız. Daha kapsamlı bilgi almak adına Gaziantep gezilecek yerler ya da Gaziantep tarihi yerler adlı yazılarımızı incelemelisiniz. Gaziantep’e nasıl ulaşırım diye merak ederseniz ulaşım rehberi adlı yazımızı, nerede konaklarım derseniz Gaziantep’te nerede kalınır adlı yazımızı okumalısınız.

    Kaçırmayın! Meşhur lezzetlerini öğrenmek için Gaziantep’in yöresel yemekleri adlı yazımızı okumalı ve Gaziantep restoranları adlı yazımızdan ise ‘ne nerede yenir’ öğrenmelisiniz. Bonus olarak, Gaziantep kamp yerleri ve Gaziantep Hayvanat Bahçesi adlı yazılarımızı da değerlendirebilirsiniz.

    *Kahramanmaraş Gaziantep arası mesafe 77 km’dir. 

    Burası neresi? Güney Akdeniz’de yer alan Osmaniye, ”Kaleler Şehri” olarak biliniyor. Kültür ve turizmin birleştiği bir yer olan Osmaniye’de, tam 26 kale vardır ve bu sebeple Kaleler Şehri olarak adlandırılır. Çukurova’nın doğusunda konumlanan şehir, bölgenin en eski yerleşim yerlerinden biridir. Tarih boyunca birçok farklı uygarlığı himayesinde barındıran Osmaniye, fazlasıyla köklü bir tarihi geçmişe sahiptir. Sadece tarihi açıdan değil, aynı zamanda milli parkları, kaplıcaları, yaylaları, açık hava müzesi ve daha birçok gezilecek yeri ile odlukça dikkat çekiyor.

    Neden gitmeliyim? Buraya uğradığınızda; Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi, Şarlak Şelalesi, Dumanlı Yaylası, Çiftmaz Tabiat Parkı, Düldül Dağı, Osmaniye Kent Müzesi, Karetepe Aslantaş Milli Parkı, Kırmıtlı Kuş Cenneti ve Osmaniye Masal Park’a gitmelisiniz. Daha detaylı bilgi için ya Osmaniye’de gezilecek yerler adlı yazımızı ya da Osmaniye’nin tarihi yerleri adlı yazımızı incelemelisiniz. Ayrıca Osmaniye’nin yöresel yemekleri adlı yazımızı da okuyarak, hangi yemeklerin meşhur olduğunu öğrenmelisiniz.

    *Kahramanmaraş Osmaniye arası mesafe 106 km’dir. 

    Burası neresi? Tarihi kervan yollarının, İpek ve Kral Yolları’nın üzerinde yer alan Malatya, Türkiye’nin en kalabalık yirmi yedinci şehridir. Coğrafi konumu sayesinde, tarih boyunca birçok uygarlığın himayesinde kalan Malatya’da, ilk yerleşimlerin Neolitik Çağ’a kadar uzandığını bilmelisiniz. Bu nedenle geçmişten günümüze kadar birçok kalıntıya ev sahipliğini yaptığının da altını çizelim. Zengin kültürü, tarihi yapıları ve yemyeşil doğası ile kesinlikle ziyaret edilmeyi hak ediyor.

    Neden gitmeliyim? Buraya geldiğinizde; Arslantepe Ören Yeri, Eski Malatya Şehir Suları, Malatya Müzesi, Beşkonaklar ve Etnografya Müzesi, Levent Vadisi, Tohma Çayı Kanyonu ve Günpınar Şelalesi’ne uğramalısınız. Daha kapsamlı bilgiye ulaşmak isterseniz, Malatya gezilecek yerler veya Malatya tarihi yerler adlı yazılarımıza bakabilirsiniz. Nasıl giderim derseniz, ulaşım rehberi adlı yazımızı hemen okumalısınız! Ayrıca meşhur lezzetlerini öğrenmek için Malatya yöresel yemekleri adlı yazımıza da göz atmalısınız.

    *Kahramanmaraş Malatya arası mesafe 221 km’dir. 

    Burası neresi? İç Anadolu Bölgesi’nde, Erciyes Dağı eteklerinde yer alan Kayseri, İç Anadolu Bölgesi’nin en büyük üçüncü şehri iken, Türkiye’nin ise en kalabalık on dördüncü şehridir. Tarihi İpek Yolu üzerinden geçen Kayseri, tarih boyunca pek çok farklı uygarlığı bünyesinde barındırmıştır. Yaklaşık 6 bin yıllık tarihi bir geçmişe sahip olan Kayseri, sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda dünyanın da en eski şehirleri arasında yer alıyor. Mimar Sinan’ın memleketi olan Kayseri, bölgenin en gelişmiş şehirleri arasında olduğundan dolayı yerli ve yabancı birçok turistin akınına uğruyor. Hanlar, medreseler, camiler, kervansaraylar, müzeler, tabiat ve doğal güzellikleri o kadar çok ki… Bu kadar popüler olmasını bunlara borçludur desek, yanılmayız.

    Neden gitmeliyim? Kayseri’ye geldiğinizde; Kayseri Kalesi, Kayseri Arkeoloji Müzesi, Kayseri Atatürk Müzesi, Soğanlı Harabeleri, Erciyes Dağı, Ali Dağı Yeraltı Şehri, Kapuzbaşı Şelaleleri, Eski Talas, Mazakaland Eğlence Merkezi ve Sultan Sazlığı Milli Parkı’na gitmelisiniz. Özellikle Ali Dağı’nda yamaç paraşütü yapanları izlemeli ve belki de onlardan biri siz olmalısınız. Sultan Sazlığı’na gidip kuşların cıvıltısı eşliğinde fotoğraf çekmeli ya da Eski Talas’a gidip taş evlerin önünde fotoğraf çekilmelisiniz. Sıra sıra dizilmiş cafe ve restoranların yer aldığı ve öğrencilerin sık sık tercih ettiği Talas’a muhakkak uğrayın. Mantı, pastırma, sucuk gibi yöresel lezzetlerin de tadına bakmayı unutmayın!

    Kaçırmayın! Tüm bunlar ve daha fazlası için Kayseri gezilecek yerler yazımıza hemen göz gezdirmelisiniz. Eğer nasıl ulaşırım derseniz, buyrun Kayseri ulaşım rehberi yazımız! Unutmadan, o meşhur lezzetleri daha kapsamlı öğrenmek adına Kayseri yöresel yemekler adlı yazımızı da mutlaka incelemelisiniz.

    *Kahramanmaraş Kayseri arası 260 km’dir. 

    Burası neresi? İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Sivas, Anadolu’nun en önemli şehirleri arasında yer alıyor. İpek Yolu üzerinde yer aldığı ve Kral Yolu’ndan geçtiği için tarihte büyük bir öneme sahip olduğunu söylemeliyiz. Türkiye’nin yüz ölçümü bakımından ikinci en büyük şehri olma özelliğine sahip olan Sivas, yüksek platoları ve dağlık arasında kalıyor. Tarihi yapıları, doğal güzellikleri, kaplıcaları ve daha birçok yeri ile ilgi gören yerlerdendir.

    Neden gitmeliyim? Buraya geldiğinizde; Paşabahçe Mesire Alanı, Sivas Müzesi, Çaltı Çayı, Eğriçimen Yaylası, Yıldız Dağı, Hafik Gölü, Kangal Balıklı Kaplıca, Hobbit Evleri, Gürün Gökpınar Gölü ve Gemerek Sızır Şelalesi’ne uğramalısınız. Daha detaylı bilgi için Sivas’ta gezilecek yerler ya da Sivas’ın tarihi yerleri adlı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Sivas’a nasıl ulaşırım diye merak ederseniz Sivas ulaşım rehberi adlı yazımızı ve Sivas’ın meşhur lezzetlerini merak ederseniz Sivas’ın yöresel yemekleri adlı yazımızı incelemeniz mümkün.

    *Kahramanmaraş Sivas arası mesafe 329 km’dir. 

    *Alışveriş

    Burası neresi? İl merkezinde yer alan Kahramanmaraş Kapalı Çarşı, 16. yüzyıl sonlarında inşa edilmiştir. Şehrin merkezinde bulunduğu için, en çok ziyaret edilen noktalardan biri olan Kapalı Çarşı, bedesten ve bakırcılar çarşısı arasındadır. Osmanlı kapalı çarşılarının en erken örneklerinden biri olması ve ortasındaki dua kubbesi ile dikkat çekmesi, en önemli özelliklerindendir. Hem gezi noktası hem de eğlenceli alışveriş rotası olan Kahramanmaraş Kapalı Çarşı, yaklaşık 116 dükkana ev sahipliği yapıyor.

    Neden gitmeliyim? Birbirinden güzel el işi malzemelerinden halılara kadar, yöresel Maraş lezzetlerinden bakırcılara kadar daha pek çok şeyi bu çarşıda bulabilirsiniz. Harika vakit geçirmenizin yanında, yerli esnaflarla sohbet edebilir ve gününüzü daha da güzelleştirebilirsiniz. Dilerseniz, şehir veya el işi ürünleri hakkında esnaftan bilgi alabilirsiniz. Ayrıca eve dönmeden önce, kendinize ya da sevdiklerinize de hediyelik eşyalar satın almayı unutmayın!

    Burası neresi? Kapalı Çarşı’nın doğu tarafında yer alan Taş Han, Mehmet Efendi, Kalender Çelebi ve Ahmet Çelebi tarafından 1650 yıllarında yaptırılmıştır. Şehre ticaret yapmak için gelen kişilerin konakladığı bir tarihi yapı olan Taş Han, geçmişte yolcu hanı olarak kullanılıyordu. Kare bir avlu içerisinde iki kattan oluşan yapının alt katı, depo, ahır ve hizmet alanı olarak kullanılmış. Üst katında yer alan odalar ise, yolcuların konaklaması içinmiş. Alt ve üst katlarda yer alan odalar, günümüzde dükkan ve depo olarak hala aktif bir şekilde kullanılıyor.

    Burası neresi? Maraş Kalesi’nin güney kısmında yer alan Tarihi Ticaret Alanı, geniş bir alan içerisinde yer alıp, farklı sektörlere göre bölümlere ayrılmış gibi görünür. Ancak esasen kocaman bir bütünü yakalayan tarihi çarşılardan oluştuğunu görebilirsiniz. Belediye Çarşısı (Suk-i Maraş Çarşısı), Saraçhane, Bakırçılar Çarşısı, Semerciler Çarşısı ve Kapalı Çarşı gibi daha pek çok çarşı ile iç içedir. Burada; bakır, altın, gümüş, ahşap, keçe ve deri gibi malzemelerden yapılmış el yapımı ürünleri bulabilir, yöresel gıda ürünlerinin yer aldığı dükkanlara da rastlayabilirsiniz.

    Burası neresi? Kahramanmaraş’ın ilk büyük alışveriş merkezi olan Piazza AVM, hem ailecek keyif yapabileceğiniz hem eğlenebileceğiniz hem yemek yiyebileceğiniz hem de doya doya alışveriş yapacağınız bir yerdir. İçerisinde; 11 sinema salonu ve bowling salonu, 830 araçlık kapalı ve 250 araçlık otopark hizmeti, buz pisti, ünlü giyim markaların mağazaları, teknoloji mağazaları, yeme-içme alanları ve daha pek çok şey yer alıyor.

    *Tarihi Yerler

    Ceyhan Taş Köprü, Germencia Antik Kenti, Taş Medrese, Hurman Kalesi, Meryemçil Kalesi, Tarihi Çukur Hamamı, Şeyh Adil Çeşmesi, Kocabaş Konağı, Deligönüller Konağı, Dedeoğlu Konağı, Eshab-ı Kehf Külliyesi, Elbistan Ulu Cami, Abdülhamithan Cami, Şıh Camisi, İklime Hatun Türbesi ve daha fazlası… Tüm bunlar hakkında daha kapsamlı bilgiye ulaşmak adına Kahramanmaraş tarihi yerler adlı yazımıza göz atmalısınız.

    *Gece Hayatı

    Kahramanmaraş’ın gece hayatı pek aktif olmasa da, yine de eğlence mekanları, canlı müzik yapılan cafeler, alkolsüz veya alkollü mekanları ile varlığını sürdürüyor. Şehrin merkezinde yer alan cafeler caddesinde, birçok cafe seçeneği vardır ve dilediğiniz gibi birine oturabilirsiniz. Cafelerin dışında gece kulübü, gazino ve barlarda mevcuttur. Sizler için birkaç öneride bulunacak olursak; Almina Night Club, Klasedon Bar, Yaprak Gazinosu, Roma Gazinosu, Deniz Türkü Bar ve Haskoç Türkü Evi’ni tercih edebilirsiniz. Bunların dışında, Hayal Kahvesi, Hurda Cafe, Batıpark Aile Çay Bahçesi ve Akbel Çınar Altı Tesisleri’ni de tercih edebileceğinizi söyleyelim. Daha detaylı bilgi almak için de, Kahramanmaraş gece hayatı yazımıza göz atabilirsiniz.

    *Yapılacak Şeyler

    -Yapmadan Dönme

    *Şehir İçi Ulaşım

    Kahramanmaraş şehir içi ulaşımında; dolmuşlar, belediye otobüsleri, taksiler ve özel araçlar kullanılıyor. Belediye otobüslerinden yararlanmak için 6₺’ye satın alacağınız Kahramankart’ı kullanmanız gerekiyor. Kartı satın aldıktan sonra, durakların yakınında veya yetkili dolum merkezlerinden kolaylıkla bakiye yükleme yapabilirsiniz. Yetişkin biniş ücretinin 2,30₺, öğrenci biniş ücretinin ise 1,5₺ olduğunu ekleyelim. Ayrıca ister Google Play’den ister App Store’den ”Kahramankart” uygulamasını indirebilirsiniz. Otobüslerin güzergahları ve saatleri hakkında daha detaylı bilgi için tık tık… Ayrıca toplu taşıma araçlarının yanı sıra, dilerseniz araba, motor, ATV ve elektrikli bisiklet gibi araçları da kiralayabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.marastaksiduragi.com

    kahramanmaraş gezisi. kahramanmaraş gezilecek yerler Gezi yazısı planı rehberi örneği turları butik oteller

    Şehirde, gerek dış ülke ve gerekse ülkemizin diğer yörelerinden insanları, buraya çekecek kadar önemli turizm kalıntıları ve etkinlikleri yok. Ama yine de, sonuç olarak, çevreye turizm gezisi yapanların, buraya biraz zaman ayırıp uğramaları her ne kadar turizm aktivitesi yoksa da, buranın özelliklerini, dondurmasını, baklavasını ve mutfak lezzetlerini tatmalarını öneririm.

    Hani, tarihi kalıntı yok dedim ya, aslında Germenicia antik kenti kalıntıları ve özellikle son günlerde burada ortaya çıkarılan mozaikler gerçekten muhteşem, yani bu mozaiklerin güzelliği, “yörede antik kalıntı yok” cümlesini sildirecek kadar güzel.

    Birçok kez gittiğim, kaldığım ve geçtiğim bu güzel şehre mutlaka zaman ayırmanızı öneririm. Özellikle: buraya has, kuru baklavayı mutlaka tadın.

    Bunları yaparken, Akdeniz Bölgesinin bir ilinde olduğunuzu unutmayın, Trabzon caddesinde gezerken, Kahramanmaraş-Trabzon illeri arasındaki bu bağlantıyı keşfetmeye çalışın. (Trabzon şehrinde de, Kahramanmaraş caddesi var)

    BÜYÜKŞEHİR VE MERKEZ İLÇELERİ

    2012 yılında kabul edilen bir Kanun ile, Kahramanmaraş’ta kurulacak merkez ilçelerin isimleri: Dulkadiroğlu ve 12 Şubat olarak belirlendi. Kahramanmaraş Belediyesinin mahalleleri merkez olmak üzere, bazı köyler, mahalleler ve belediyelerden oluşan Onikişubat ve Dulkadiroğlu ilçeleri ve aynı adla belediyeleri kuruldu. 

    ULAŞIM

    Şehre ulaşım: karayolu, havayolu ve demiryolu ile mümkündür. Havaalanı, 1996 yılında hizmete girmiş olup, halen faaldir. Havaalanı, şehir merkezine, 8 km. uzaklıktadır.

    Kahramanmaraş-Ankara arası uzaklık: 592 km. Kahramanmaraş-İstanbul arası uzaklık: 1046 km. Kahramanmaraş-Adana arası uzaklık: 186 km. Kahramanmaraş-Gaziantep arası uzaklık: 80 km. Kahramanmaraş-Kayseri arasındaki uzaklık: 273 km. Kahramanmaraş-Malatya arasındaki uzaklık: 223 km. Kahramanmaraş-Erzurum arasındaki uzaklık: 639 km. Kahramanmaraş-Van arasındaki uzaklık: 746 km. dir.

    TARİH

    Bölge tarihine ait ilk yazılı kaynak ve buluntular, MÖ.9.yüzyılda başlayan Asur tabletlerinde geçmektedir. Bu dönemdeki tabletlerde, bölgeden “Gurgum krallağı” ve bu krallığın başkentinden ise “Markas” veya “Markasi” isimleri geçmektedir. Hatta, Asur kralı Sargon zamanından günümüze gelen “Boğazköy” yazıtlarında, “Maraş” isminden söz edilmektedir.

    Burası, Geç Hitit döneminde de önemli bir kent olarak önemini korumuştur. Hatta, yapılan arkeolojik kazılarda bulunan ve halen İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesinde sergilenen “Maraş Aslanı” heykeli, Maraş kalesinde bulunmuş, antik dönemlere ait, yörede bulunmuş önemli bir bazalt eserdir. Eserin, Hitit döneminden kaldığı düşünülmektedir.

    En önemli özelliği ise: aslan heykelinin üzerinde bulunan Hitit hiyeroglifleridir. Bu yazılı metin, bölgenin tarihine açıklık getirmektedir. Bu yazıtta: MÖ.9.yüzyılda, kenti yönetmiş olan Hitit kralının, kendi soyunu, babası, dedeleri ve geçmişi hakkında bilgi vermektedir.

    Romalılar döneminde ise, bölgenin ismi “Germanicia” olarak geçmektedir. Şehir, Müslümanlar tarafından ele geçirilince ise, ismi yine değiştirilir ve bu kez “Maraj” olur. Ama, şehrin ismi “Mer’aş” olarak yazılır. Bu kelimenin Arapçada ki anlamı ise “titreme-zelzele”. Bunu okuyunca, elbette korkmamak elde değil. Bilmiyorum, yine de Maraş şehrinde öyle aşırı büyük depremlerin olduğunu duymadım, ama niye bu isim verilmiş, ilginç.

    Evet, kentin tarihi konuşulurken, özellikle burada olmuş birkaç olaydan söz etmemek olmaz. I. Dünya savaşından sonra, şehir, 23 Şubat 1919 tarihinde, İngilizler tarafından işgal edilir. Ancak, İngiliz askerleri içinde, çok sayıda Müslüman sömürge ülkelerinden getirilen asker bulunması, yöredeki Ermeniler tarafından rahatsızlık duyulmasına neden olur ve bunun sonucunda, bölge Fransızlara bırakılır. 29 Ekim 1919 günü, Fransızlar şehri işgal ederler.

    SÜTÇÜ İMAM OLAYI

    31 Ekim 1919 günü, Fransız askerleri, Ermeniler ile birlikte şehirde, terör estirirler. Özellikle, aynı gün akşam üstü, Uzunoluk hamamından çıkarak evlerine gitmekte olan kadınlara yapılan sözle saldırılar ve sataşmalar, bardağı taşıran son damla olur. Bayanları, bu saldırganlardan korumak üzere, bölgeye gelenler, işgalcilerin açtıkları ateş sonucu yaralanır ve ölürler.

    Aynı anda, bölgedeki küçük bir dükkanda  süt satan ve olayı seyreden “Sütçü Hacı İmam Karada”,  tabancasını alarak olay yerine gelir. Kadınlara sataşan ve bölgeye gelen Türkleri yaralayan Ermeni’ye ateş eder ve Ermeni ölür, diğerleri kaçarlar.

    Böylece, bölgedeki işgale karşı, ilk kurşun atılmış olur. Sütçü İmam bölgeden ayrılır. Ancak, arkasından, kendisini arayıp bulamayan işgalci Fransız askerleri ve Ermeniler, bölgede büyük sıkıntılar yaratırlar ve birçok Türk vahşice öldürülür.

    BAYRAK OLAYI

    Sütçü İman hadisesi üzerine çıkan olaylar bir türlü bitmez. Özellikle: 27 Kasım 1919 günü, yine Ermenilerin tahrikleri sonucu, Kahramanmaraş kalesindeki, Türk bayrağı, Fransız işgalci güçleri tarafından indirilir.

    Ancak, aynı günü takip eden sabah, tüm şehir halkı, kalede Türk bayrağını göremeyince, tepki göstermeye başlarlar. Cuma günü, tüm şehir halkı, kaleye hücum ederler ve indirilen bayrağı yeniden çekerler.

    BÜYÜK DİRENİŞ

    Bayrak olayından sonra, tüm şehirde, direniş hareketi etkinleşmeye başlar. 21 Ocak 1920 günü, şehir içinde çatışmalar başlar. Yaklaşık 22 günlük çatışmaların ardından, şehir halkı, büyük bir zafere imza atar ve uğurda verilen tüm şehitler ile birlikte, Maraş, 11 Şubat 1920 tarihinde düşman işgalinden kurtarılır.

    Maraşlılar, bunun üzerine, “Kendini kurtaran şehir” olarak anılmaya başlanır. Bu durum, çevre illerde de etkisini gösterir ve işgale karşı direnişler başlar.

    İSTİKLAL MADALYASI VE KAHRAMANLIK VERİLMESİ

    Bu direniş ve işgalin bitirilmesi üzerine, TBMM tarafından, Maraş’a bir yazı gönderilerek, çatışmalara katılanların kimlikleri istenir. Ancak, şehir yöneticileri, bu istenen yazıya verdikleri cevapta “Milli Mücadeleye katılmayan tek bir fert bile yoktur” derler.

    Bunun üzerine, TBMM, 5 Nisan 1925 tarihinde, İstiklal Madalyasının, şahıslara  değil, tüm şehir halkına verilmesine karar verir. Maraş şehri: kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırılır. Yine, TBMM tarafından, 7 Şubat 1923 tarihinde, şehir “Kahramanlık” payesiyle ödüllendirilir.

    GENEL

    Şehir, coğrafi konum olarak, gerek Akdeniz ve gerekse Doğu Anadolu bölgeleri arasında kalıyor. Bu durum, özellikle iklim şartlarını etkiliyor. Bu yüzden, güney illerine göre daha serindir. Zaten, il toprakları: yükseklikleri 3000 metrelere ulaşan Toroslar ve bunların uzantıları arasında kalan çöküntü de bulunuyor.

    İl alanının, yaklaşık % 60’lık bölümü dağlardan oluşuyor. Bunların en önemlisi, Nurhak dağları ve bunların yükseklikleri, 3100 metre ye kadar ulaşıyor.

    Yer altı kaynakları bakımından yeterli zenginliklere sahip olmayan il: ekonomik açıdan: 1980’li yıllara kadar, tarım, hayvancılık ve el sanatlarına dayalı olarak gelişmiştir. 1980’li yıllardan sonra ise, izlenen ekonomik politikalar sonucu: büyüme gerçekleşmiş ve birçok fabrika kurulmuştur.

    Özellikle: tekstil, konfeksiyon, çelik eşya, kağıt, dondurma, biber, kuyumculuk ve sıvı yağ sektöründe birçok tesis bulunmaktadır. Ama buranın tekstil sektöründeki önemi çok farklı, yaklaşık 80 civarında iplik tesisi var.

    Merkezi nüfus değerlendirildiğinde ise, Türkiye’nin en kalabalık, 16’ncı şehri olarak görülür.

    İl bölgesinin turizm zenginliği ise, çevredeki illerde yaşayan insanların burada, özellikle yaz aylarında bulunan ikinci bir yazlık mekanlarının bulunması ile şekillenmektedir.

    KAHRAMANMARAŞ DONDURMASI

    Buraya has bu dondurmanın en büyük özelliği: sanırım içinde salep katılıyor olması. Ayrıca, elbette dondurmanın yapıldığı süt de, bölgeye has özellikler taşıyor. Tüm bunlar, burada, dünyaca yaygın bir üne sahip, Kahramanmaraş dondurması markasının ortaya çıkmasına neden olmuş.

    Dondurmanın ilk bulunuş öyküsü şu şekilde anlatılıyor: Osman ağa isimli bir şahıs, bölgedeki Osmanlı saraylarına, yabani orkide yani salep satarmış. Günlerden bir gün, satışı yaptıktan sonra, elinde kalan fazla salepleri, şeker ve süt ile karıştırmış ve kara gömmüş.

    Sonraki gün gidip baktığında, bu karışımın kıvamında bir değişiklik olduğunu görmüş. Süt, şeker ve salep karışımı: sakız gibi uzuyormuş. Karışımı tattığında ise, lezzetinin farklılığını hissetmiş ve yakın çevresindeki insanların tatması için, bu karışını yeniden hazırlamış. Hatta ismini de “karsambaç” olarak belirlemiş ve bu karışım, günümüze, meşhur “Kahramanmaraş dondurması” olarak gelmiş.

    Günümüzde, kentte, bu dondurmanın yaklaşık 50 farklı çeşidi üretiliyor. İçindeki besin öğeleri çok yoğun, yani özellikle gelişme çağındaki çocuklar için ideal besin öğeleri var. Ama, bu tür dondurmanın en büyük ve göze batan özelliği: birçok yerde, döner sehpalarına takılarak ve kesilerek satılması ve ayrıca yine birçok yerde, anılarımız arasında etkin yeri olan, uzun dondurma kaşıkları ile servis edilen Maraş dondurması.

    Dondurma kültürü o kadar ileri gitmiş ki, bazı yerlerde, Kahramanmaraş dondurmasının “dönek” şeklinde hazırlandığı ve uzun döner bıçakları ile kesilerek servis edildiğini görebilirsiniz.

    Ayrıca, nispeten katı olarak hazırlanan bu dondurma, dondurma tezgahlarında kişilere servis edilirken, servis edenin maharetlerine bağlı olarak çeşitli akrobasi hareketlerini de görmek mümkündür.

    SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ

    1992 tarihinde kurulmuştur. Bölgede bulunan Gaziantep ve İnönü Üniversitesi bağlısı fakülte ve yüksek okullar, bu yeni kurulan üniversiteye bağlanmışlardır.

    Halen, 9 fakülte, 10 yüksek okul, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Enstitüleri hizmet vermektedir. Eğitim tesisleri: halen şehir merkezinde: Merkez, Karacasu, Tıp Fakültesi, Avşar ve Afşin-İlahiyat Kampüslerinden oluşmaktadır. Özellikle, yeni inşa edilmekte olan Avşar Kampüsü: birçok fakülte binasını barındıracak olması nedeniyle, yapımı hızla sürdürülmektedir.

    Avşar kampüsü, şehir merkezine 14 km. uzaklıktadır. Rektörlük binası ve rektörlüğe bağlı birimler buradadır. Şehir merkezinde ise, Bahçelievler kampüsü var.

    Gaziantep Karayolu üzerinde bulunan, Karacasu Kampüsü ise, 1995 yılında yapılmış olup, burada, meslek yüksek okulları, Fen-Edebiyat ve Mühendislik-Mimarlık Fakülteleri bulunmaktadır. Karacasu kampüsü, şehir merkezine 12 km. uzaklıktadır.

    NE YENİR

    Kahramanmaraş denilince ilk akla gelenler, yukarıda ayrıntılı olarak yazdığım, buraya has özellikler  taşıyan “Maraş dondurması.”

    Peki, yemek derseniz? Başlıca önerebileceğim yöresel lezzetler: başta mumbar, sonra ise, mercimek köftesi ve özellikle içli köfte ve borani, döğme pilavı olabilir. Ama, içli köfte, olmasa olmaz. İçli köfte: dışı sert, içi ise yumuşacık ve cevizlidir. Minik minik köfteler,  doğal salça ile yapılan sos, yanında şehre özgü sarı çeltikten yapılmış enfes pirinç pilavı bulunan “Ekşili Aya Sulusu” yöreye özgü bir lezzettir.

    Şehir içindeki fırın-kasapların önünde bulunan tahta iskemlelerin üzerinde, sıcacık lavaş ekmeği ile birlikte “Yanyana-Eliböğründe” tatmalısınız. Şehir içinde: 24 saat açık ve yalnızca mercimek ve paça çorbası servis edilen dükkanlarda, özellikle “siyah”  denilen paça içmenizi öneririm.

    Maraş samsa ve sucuğu: hiçbir katkı maddesi içermeden, doğal üzüm suyu ile yapılan bu vitamin deposu, şehirde birçok yerde bulunuyor, denemelisiniz.

    Maraş çöreği: şehirdeki taş fırınlarda üretilen sıcacık çörekleri, ister tatlı, tuzlu ister de gevrek veya yumuşak olarak tadabilirsiniz.

    Maraş Fıstık Ezmesi: muhteşem bir tat, öyle ki yerken hiçbir fıstık içinin bu kadar güzel olabileceğine inanmak mümkün değil.

    Son olarak, Kahramanmaraş denilince hemen akla gelen “tarhana” yı da unutmayın, tadın derim. Şehrin vazgeçilmez ürünlerindendir. Şimdiye kadar tattığınız tarhanaları unutun ve tamamen doğal yöntemlerle yapılan, kağıt gibi ince, bu gevrek eğlenceyi tadın. Bu doğal cipsi, kıtır kıtır yiyebilirsiniz.

    NE SATIN ALINIR

    Buraya has olarak üretilen, kırmızı pul biber düşünebilirsiniz. 100 gr. Kahramanmaraş biberi, 318 kalori veriyor. Ayrıca, bünyesinde: A,B ve C vitaminleri var. Eklem ağrıları, cilt hastalıkları ve kolesterol için yararlı olduğu söyleniyor. Gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için hediyelik olarak mutlaka satın almalısınız.

    Çünkü, yalnızca Kahramanmaraş ve yöresine özgü bu lezzet ve sağlık kaynağı, gerek aroması ve gerekse de muhteşem tadı ile ve kokusu ile yine bambaşka bir değişik tadı, tatmanızı sağlayacaktır. Özellikle “Maraş biberi” logolu ürünleri satın almanızı öneririm. Bunun dışında: biraz önce sözünü ettiğim yiyeceklerden de, gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için satın alabilirsiniz, örneğin: fıstık ezmesi.

    Yiyecek dışında yöreden satın alabilecekleriniz: Ceviz oyma sandıklar olabilir. Bunlar, yüzyıllardır süregelen bir sanatın eseri olarak evinizde mutlaka yer bulacaktır. Çeyiz sandıkları, mücevher kutuları, tepsiler, aynalıklar, sehpa takımları ve niceleri.

    Ayrıca: Maraş işi “Sim-Sırma” satın alabilirsiniz. Bunlar arasında: kadife elbiseler, yatak örtüleri, masa örtüleri olabilir. Şehirde en kıymetli hediyelik ise, Maraş Burmasıdır. Tarihi, Osmanlıdan önceki beyliklere dayanan bu kült ürünler içinde, Maraş Burması var. Altın işlemede, Kahramanmaraş, İstanbul’dan sonra, ülkemiz içinde, ikinci sıradadır.

    Demirciler Çarşısına yolunuz düşerse: Kahramanmaraş el yapımı bıçaklar satın alabilirsiniz. Bunlar: Hartlap köyünde üretilmektedir. Son olarak ise, Kırmızı Bakır İşlemeleri var. Kapalı çarşı civarındaki Bakırcılar Çarşısı içinde bulunan mağazalarda, birbirinden kıymetli ibrikler, tepsiler, tavalar, bakraçlar gibi eşyalar satın alabilir, yine aynı çarşı içinde külekçilere, yorgancılara, köşkerlere, nalbantlara, kalaycılara, semavercilere bakarak, güzel bir gezinti yapabilirsiniz.

    Tabii, sadece biber mi. Kahramanmaraş’ta, buraya özgü başka hediyelikler de bulmak mümkün. Şöyle ki: sim sırma, kuyumculuk, bakır ve ağaç oyma işlemeciliği. Özellikle: bakır işlemeciliği. Bakır tabaklar üzerine yapılan muhteşem işlemeler, göz alıcı. Ahşap işlemelerinden ise, en çok üretilenler: gazetelik, rahle, çeyiz sandığı, aynalık, isimlik, tavla, salon sehpası.

    GEZİLECEK YERLER

    KAHRAMANMARAŞ MÜZESİ

    Müze, bugünkü binasında, yani, Azerbaycan Bulvarı, Yenişehir sokakta: 1975 yılından sonra hizmet vermeye başlamıştır. Sergilenen eserler: Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait: cam, seramik ve bronz eşyalar. Ayrıca, Geç Hitit dönemine ait mezar stelleri de sergileniyor.

    Bu sergilenen eserler: toplam: 30 000 civarında. Bunlar arasında, yaklaşık, 16.000 civarında sikke var. Arkeolojik eser sayısı ise: 5700 civarında.

    Müzedeki, bu eserler: 4 bölümde 10 salonda sergileniyor. Bu bölümler ve sergilenen başlıca eserler şunlar:

    Kapının hemen girişindeki bu bölümde: İl toprakları içinde, çeşitli yerlerde çıkarılmış arkeolojik eserler sergileniyor. Özellikle: Türkoğlu İlçesindeki Gavur gölü yöresinde bulunan, antik döneme ait “mamut” iskeleti ilginizi çekecektir.

    Ayrıca: yine burada, Roma dönemine ait: çeşitli altın takılar, sikkeler, mühürler, kolyeler ve yüzükler sergileniyor.

    Burada: Hitit ve Roma dönemlerine ait çeşitli heykeller ve mezar stelleri sergileniyor.

    Burada: 18-19’ncu yüzyıllarda, yörede kullanılan: kadın ve erkek giysileri, şalvarlar, bindallılar, çarıklar, takunyalar, kadın ve erkek süs eşyaları, kilimler, savaş aletleri, ahşap oyma eser örnekleri, Kurtuluş Savaşı kahramanlarına ait çeşitli eşyalar, Osmanlı dönemine ait sikkeler sergileniyor.

    Bahçede: yine Roma dönemine ait: çeşitli lahitler, sunaklar, mezar taşları, sütun ve sütun başlıkları ile Hitit dönemine ait, taş aslan heykeli, hiyeroglif yazıtlı bir boğa heykeli ve çeşitli dönemlere ait değirmen taşları sergileniyor.

    Kahramanmaraş müzesinde, gerçekten büyük bir sikke koleksiyonu var. Öyle ki, 2006 yılında, bu müzede bulunan ve MÖ.361-333 yıllarına ait 545 gümüş sikke: sahteleriyle değiştirilmek suretiyle çalınmış. İşin ilginci, 1994 yılında, Müzenin bekçisi, bıçaklanarak öldürülmüş.

    Yani: 1994 yılında, bekçinin bıçaklanarak öldürülmesi sonucu çalınan daha doğrusu sahteleriyle değiştirilen sikkelerin bu durumu: 2006 yılında ortaya çıkıyor. Anlamak mümkün değil, aritmetik malum, aradan 12 yıl geçince ortaya çıkmış. İnanılır gibi değil.

    Son bir not: müzenin en değerli eseri, kentin simgesi haline gelen, Hitit dönemine ait Taş Aslan Heykelini mutlaka görmelisiniz.

    ULU CAMİ

    Yakın zamana kadar; 5 bin kişi kapasitesiyle, Kahramanmaraş’ın bu en büyük camisi (günümüzde, en büyük cami: 10 bin kişi kapasiteli, Abdülhamit Han Camisi) , kalenin hemen güneyindedir. Yanında: Taş Medrese var.

    Kitabesine göre: 1496 yılında, Dulkadiroğullarından Devle Bey tarafından yaptırıldığı görülmektedir. Minare, camiden bağımsızdır ve bu nedenle özgünlüğünü korumuştur. Çünkü: caminin büyük bölümü, sonradan değiştirilmiştir. Özellikle: son cemaat yerinin, ahşap tavan süslemeleri, görülmeye değerdir. Çünkü, bu tavan süslemeleri, gerçek bir sanat eseri.

    Kuzey ve Güney duvarlarının kalınlıkları: 1.5 metredir. Cami: 2006 yılında, büyük bir restorasyon geçirmiştir. Bu onarımlarda: çatışı bakırla kaplanmış, ağaç doğramalar yenilenmiştir. Taban ise, 60 cm. aşağı inilerek, orijinal hale dönüştürülmüştür.

    Dulkadiroğulları hükümdarı Ala Üd-Devle Bey tarafından yaptırılan bu iki eser, günümüze kadar özgünlüğünü korumuş, şehir merkezinde en çok ziyaret edilen merkezler haline gelmiştir.

    HATUNİYE CAMİ

    Şehir merkezinde, kurtuluş mahallesindedir.

    1519 yılında, Yavuz Sultan Selim’in büyük annesi, Şemsi Sultan adına yaptırılmıştır. Son cemaat yeri ve ana mekan, ahşap çatılıdır. Ancak, orijinal halinden günümüze gelebilen sadece, minaresi var. Camide: birkaç basamaklı merdivenle inilen türbede ise, Şemsi hatun ve oğluna ait olduğu tahmin edilen iki mezar bulunmaktadır.

    KAPALI ÇARŞI

    Şehrin en işlek caddesinde bulunan kapalı çarşıda, Kahramanmaraş’a özgü yöresel ürünler alabilir, yine bir tarihi nokta olan Bedesteni görebilir ve hemen yanı başındaki kuyumcular çarşısında, birbirinden güzel ve değerli mücevher mağazalarını gezebilirsiniz. Kapalı çarşıyı gezmek için, bence en az yarım gün ayırmanız gerekir.

    TAŞHAN ÇARŞISI

    Şehir merkezinde, kapalı çarşının hemen yanındadır.

    Bu yapı: Dulkadiroğulları döneminde yapılmıştır. 2007 yılında ise,  restorasyon yapılmıştır. 2 katlıdır. Ortada bir avlu var. İkinci kat, sonradan, ahşap olarak yapılmıştır. Basamaklardan çıkıldığında, gezinti yeri görülüyor. Burada, günümüzde, küçük imalat yerleri ve depolar var.

    Ancak, elbette buranın, yani tarihi bir mekanın, bu halde bırakılması uygun değil. Bence, buranın en kısa zamanda, turistik faaliyetlere yönelik bir mekan haline getirilmesi gerek. Yöreye özgü el sanatları sergilenebilir, el sanatlarının yapıldığı atölyeler haline dönüştürülebilir, şehre gelen turistlerin buradan alışveriş yapmaları sağlanabilir.

    GERMANİCİA ANTİK KENTİ

    Şehir merkezinde, Karamaraş olarak adlandırılan bölgede, kaçak kazılar sonucu ortaya çıkartılan Geç Roma dönemine ait mozaiklerde o dönemdeki günlük yaşamdan kesitler tasvir edilmiştir.

    Arkeolojik SİT alanı olarak tescil edilen ve mozaiklerin işçilik kalitesi açısından benzerlerine göre daha ayrıcalıklı hale gelen bu bölge çok yakında ziyarete açılarak, bir açık hava müzesine dönüştürülecektir. Yani: şu sıralar, burayı ziyaret etmeniz önerilmez.

    Evet: Germanicia antik kenti: Ahırdağı eteklerinde, Romalılar döneminde kurulmuştur. Şehrin ismi: Roma imparatoru Germanikus’un babası Kaligula’dan gelmektedir.

    Şehrin yok olması hakkında anlatılanlar ilginç. Şöyle ki: büyük bir deprem sonucu, Ahırdağı eteklerinde biriken yağmur ve kar suları: aniden aşağı doğru akmaya başlar ve Germanicia kenti, toprak altında kalır.

    Günümüzde, bu şehrin kalıntıları arasında bulunan mozaikler, muhteşem güzellikleriyle dikkati çekmektedir. Ancak, mozaikler dedim de, sanmayın ki, bir müze veya kamu tarafından koruma altına alınmış mozaikler değil. Çünkü: Kahramanmaraş kentinde, iki mahalle, Roma imparatorluğu döneminden kalma, bir yerleşim yerinin üzerinde bulunuyor.

    Bir zamanlar, buraya gecekondu olarak yapılan konutlar: sonradan imar affı ile, yasal tapu almışlar ve elbette, bu konutların altında bulunan “taş” parçaları (Osmanlıdan beri, aynı kafa yapısı) buranın kamulaştırılması yerine, imar affı ile, üzerinde oturanlara verilmiş.

    Neyse, biz gelelim mozaiklere. Bu mozaiklerden en güzelleri, halen üstünde insanların oturduğu, yaşadığı evlerin, alt katlarında, zeminde. Ev sahibini ikna ederseniz, girip görebilirsiniz. Ama, unutmamak gerekir ki, bu mozaikler, yani görünenler, buzdağının görünen yüzü.

    Burada, toprak altında büyük bir şehir kalıntısının ve muhteşem eserlerin bulunduğu şüphesiz. Çünkü, bu yamaçlarda, bir zamanlar, Romalı zenginlerin villaları varmış. Hatta, bir varsayıma göre, bölgede, yaklaşık 100 civarında, muhteşem büyük villa bulunduğu tahmin ediliyor.

    Son olarak: Temmuz 2011 başlarında, televizyonlarda Germenicia mozaiklerinin kurtarılacağı ve hatta “Dünya Mozaik Birliği” başkanının bölgeye gelerek bunları incelediği haber yapıldı. Ama, aynı haberde dikkati çeken bir diğer özellik, bu mozaiklerin son bulunan bölümünün, kaçak kazıların ihbar edilmesiyle ortaya çıkarılmış olması.

    Yani, kaçakçılar kazı yaparken  birileri ihbar ediyor ve ilgililer bu ihbar üzerine bölgeye gidiyorlar, kaçakçılar kaçıyor, mozaikler ilgililer tarafından koruma altına alınıyor. Bunlar haberdar olduklarınız, peki ya haberdar olmadıklarınız? Dedim ya, biz taş parçası diyoruz, Dünya Mozaik Birliği Başkanı, çıkıp Avrupa’dan geliyor ve Kahramanmaraş’taki bu güzellikleri görüp şaşıyor ama aynı zamanda katliamı görünce, daha da şaşıyor.

    Son olarak dediğim gibi, şehir merkezindeki evlerin tabanlarında, yine muhteşem mozaikler ortaya çıkarıldı. Ama dedim ya, bunlar haber alınanlar, kim bilir haber alınmayan neler var.

    Umarım ilgililer, bir zamanlar bu muhteşem mozaikleri yaptıran ve demek ki muhteşem bir medeniyet kuran insanların kalıntılarını en iyi şekilde günümüze ve gelecek nesillere aktarırız. Bunu yapmak için de, biz okurların ilgi göstermesi ve en önemlisi gidip görmesi ve bu güzelliklere sahip çıkması şart. En kısa zamanda ziyarete açılmasını bekliyoruz.

    KAHRAMANMARAŞ KALESİ

    Şehir merkezinde, şehrin  tam ortasında, yığma bir tepe üzerindedir. Bu tepenin: Hititler döneminden kalma bir şehir (höyük) olduğu  tahmin edilmektedir. Çünkü: kaleye çıkan yol yapılırken, burada Hitit dönemine ait çeşitli küçük kabartma taş eserler bulunmuş.

    Kalenin: Hitit döneminde Hitit komutanı Tarhon tarafından şehrin ele geçirilmesi anısına yaptırıldığı düşünülüyor. MÖ.1 ve MS.2.yüzyıllar arasında ise : Roma döneminde onarım gördüğü sanılıyor. Şehri kuşatan tarifsiz panoraması ile  ziyaretçilerine büyük bir keyif sunmaktadır.

    Ölçüleri: 150 x 80 metre boyutlarındadır. Dikdörtgen yapılıdır.

    Dış burç, kesme taştan, iç burç ise, moloz taştan yapılmıştır. Güney kesimde, çift kanatlı bir kapı görülüyor. Kapı kanatları, ahşap. Ama üzeri saç kaplanmış.

    Osmanlı döneminde, kalede çeşitli onarımlar yapılmıştır. Bu onarımlar hakkında, kale kapısı üzerinde, özellikle “Yavuz Sultan Selim”  döneminde yapılan onarımdan söz edilmektedir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde de onarım yapılmış ve bu dönemde, yörede “Süleyman Han Camisi” yapılmış ve bunun yakınlarında, kalabalık insan topluluklarının yerleştiği iskan alanları ortaya çıkmıştır.

    Günümüzde, kale surlarının içi, park olarak hazırlanmış. Hemen girişte bulunan “MARAŞ BİZE MEZAR OLMADAN, DÜŞMANA GÜLZAR OLAMAZ” yazısı, yöre insanının kahramanlığının en büyük kanıtıdır. Burada: çok güzel çay bahçeleri, çocuk oyun parkları ve dinlenme yerleri var.

    Girişin sol tarafında ise, büyük bir “Atatürk” şekli bulunuyor ve gece aydınlatıldığında, tüm şehirden görülen, muhteşem güzel bir görüntü oluşuyor. Yani, kalenin tarihi özelliklerinden öte, günümüzde, buranın güzel bir park alanına çevrilmiş olması gündeme geliyor.

    ÇUKURHİSAR KALESİ-FIRNIZ TESİSLERİ 

    İl merkezine, yaklaşık 73 km. uzaklıktaki Çukurhisar köyünde, köyün hemen yanındaki dağdadır. Her ne kadar merkeze uzak olsa da, özellikle Fırnız alabalık tesislerinde vereceğiniz küçük bir moladan sonra, Çukurhisar ovasını geçip, bu kalenin bulunduğu yere ulaşabilirsiniz.

    Ama biraz önce söylediğim gibi, Fırnız tesislerine mutlaka uğramalısınız. Burası: il merkezine, yaklaşık araba ile 45 dakika uzaklıktadır. Çünkü, Kahramanmaraş-Göksun yolu üzerindeki bu vadi: çevresi çam ormanları ile kaplı ve tabanından akan su kıyısında piknik yerleri bulunan bir vadi.

    Vadinin tabanındaki suyun üzerinde bulunan çardaklarda, harika piknik yapabilir, lezzetli alabalıklardan tadabilirsiniz.

    KAPIÇAM MESİRE YERİ

    İl merkezine, 10 km. uzaklıkta, Kahramanmaraş havaalanı yolu üzerindedir. Çevresi, çam ormanları ile kaplı, Orman Müdürlüğü tarafından işletilen, güzel bir piknik yeri. Ahşap oturma yerleri var. Ayrıca: botanik bahçesi, kınalı keklik üretme istasyonu, göletler, doğa eğitim salonları, piknik ve kamp alanları, yeme-içme yerleri bulunuyor.

    Doğaseverlerin bitki ve hayvan hayatını, olanca gerçekçiliğiyle gözlemleyebilecekleri bu park yeri, ülkemizin 30. Milli Parkıdır. Özellikle: hafta sonu ve tatil günlerinde, yöre insanı buraya gidiyor, siz de zaman bulursanız, bu doğal güzelliklerin egemen olduğu yeri mutlaka ziyaret edin.

    CEYHAN KÖPRÜSÜ

    Eski Kahramanmaraş-Göksun karayolu üzerinde, Ceyhan ırmağı üstündedir. Şehir merkezinden 10 km. uzaklıktadır.

    Günümüzde kullanılmamaktadır. Köprünün: 15’nci yüzyılın ikinci yarısında, daha eski dönemlerden kalma başka bir köprünün temelleri üzerine inşa edildiği düşünülüyor. Uzunluğu: 154.6 metre ve 6 sivri gövdeden oluşan, moloz taşlardan yapılmış bu köprü, özgünlüğünü koruyarak, günümüze kadar ulaşmıştır.

    DÖNGEL MAĞARALARI İZCİLİK KAMPI

    Şehir merkezine, 50 km. uzaklıkta, Kahramanmaraş-Kayseri karayolu üzerindedir. Bu mesafe, yaklaşık 50 dakikalık bir araba yolculuğu ile varılabiliyor.

    Burada, Gençlik-Spor İl Müdürlüğüne bağlı, İzcilik kampı var. Bu kampta, 100 kişinin kalabileceği tesisler var. Türkiye’nin çeşitli  yerlerinden gelen öğrenciler, burada kamp yapıyorlar.

    Burada: birbirine bağlı, 3 mağara var. Mağaraların tabandan, tavana olan yükseklik: 101 metre. Ancak, buranın öne çıkan özelliği: Tekir bölgesinden gelen büyük bir su kütlesinin, çağlayanlar halinde, bu mağaralardan çıkıyor olması. Ayrıca, mağaralar bölgesinde, Paleotik dönemde, ilk yerleşimlerin olduğu anlaşılmıştır.

    Bu durum: muhteşem bir güzellik sergiliyor. Çağlayanlar halinde akan bu sularda, alabalık avlamak ta mümkün. Ayrıca: burada, çevre yerleşim yerlerinin elektrik ihtiyacının karşılandığı “Tekir-Döngel Hidroelektrik Santralı” bulunuyor.

    TEKİR YAYLASI

    Şehir merkezine, 64 km. uzaklıkta: Tekir beldesindedir.

    Burada: birçok dinlenme tesisleri var. Bu tesislerde: bal, alabalık, et ve yoğurt tatmalısınız. Özellikle: akarsu üzerinde kurulu çardaklar, Antalya-Alanya yöresinde, Dim çayı üzerindeki çardakları hatırlatıyor. Yayla bölümü: havası, suyu ve yemyeşil alanları ile, tam bir doğal güzellik.

    ILICA-ZEYTUN KAPLICASI

    Şehir merkezinin, 72 km. kuzeyinde, tarihi Süleyman köyünün hemen yanındadır. Elbistan-Kahramanmaraş yolu üzerinde, Berit dağı eteklerinde, Ilıca beldesindedir.

    Burada çıkan su: romatizmal hastalıklar, kırık-çıkık tedavisi ve kadın hastalıklarında olumlu etki yapıyormuş. Sıcaklığı: 45 derece. Türkiye’nin su kalitesi açısından 25 özel noktadan biri seçilmiştir.

    Burada: konaklama tesisleri ve havuzlar var. Bu konaklama tesisleri, genel olarak pansiyon şeklinde yoğunlaşıyor. Ama, otel ve moteller de var. Yani, konaklama imkanları bir hayli fazla. Burada: gün boyu şifalı sulardan yararlanırken, yöredeki tarihi kalıntıları görebilirsiniz. Ayrıca, muhteşem yemeklerden tatmanızı da öneririm.

    MALİK BİN EŞTER TÜRBESİ

    Adana yolu girişinde, şehir merkezine 6 km. uzaklıktadır. Muhteşem manzaralı türbe Ziya Eddin Yusuf tarafından, 1201 yılında yapılmıştır. Türbeye adını veren Malik Bin Eşter, Halid Bin Velid komutasındaki İslam ordusu ile bu bölgeye gelerek, burada vefat etmiştir.

    BAŞKONUŞ VE YAVŞAN YAYLALARI

    Şehrin en öne çıkan tabiat harikalarından biri olan Başkonuş Yaylası, Kahramanmaraş-Andırın karayolunun 55’nci km. dedir. 1850 metre yüksekliğe çıkarken, Sır Barajı’nın masmavi güzelliğini görebilir ve yaylada piknik yapabilir, geyik çiftliğinde doğa ile baş başa olabilirsiniz.

    Yavşan Yaylası  Tabiat Parkı: 39’ncu Tabiat Parkı olup, şehir merkezine 36 km. uzaklıktadır. Doğal su kaynakları bakımından oldukça zengin olup, bölgeye özgü yaklaşık 65 adet bitki türü tespit edilmiştir.

    ULUDAZ  TEPESİ, UĞUR BÖCEĞİ KOLONİLERİ

    Şehir merkezine 65 km. uzaklıktaki bu tepe üzerinde göreceklerinize inanamayacaksınız. Aynı anda, milyonlarca uğur böceğine ev sahipliği yapan bu tepe: özellikle fotoğraf ve doğa tutkunları için, mutlaka görülmesi gereken bir yer olarak öne çıkıyor.

    MENZELET BARAJI VE ALİ KAYASI

    Kahramanmaraş-Kayseri karayolu üzerinde, mavinin her tonunun yansıdığı bu baraj gölü ve barajın güneyindeki, heybetli ve sarp bir yapıya sahip Ali Kaya’sı, bu bölgeyi ziyaret edenlerin mutlaka görmesi gereken yer olarak öne çıkıyor. Bu yol üzerinde, özellikle doğal alabalık çiftliklerinde, gerçek alabalığın tadını alabilirsiniz, mutlaka deneyin.

    YEŞİLGÖZ

    Şehir merkeziyle, Döngel-Menzelet Barajı yolu üzerindedir. Dağın altından, 45 metre derinlikte kaynayan suyu ile yeşil bir gözü andıran bu gölet, adeta bir doğa harikası özelliği taşımaktadır. Çınarlar ve salkım söğütler gölgesindeki piknik keyfi için, burayı ziyaret edebilirsiniz.

    Kahramanmaraş Ekinözü tanıtımı.

    Kahramanmaraş Türkoğlu tanıtımı.

    Kahramanmaraş Nurhak tanıtımı.

    Yazı kaynağı : www.gezi-yorum.net

    Adriyetik'te bir Osmanlı Tekkesi

    Adriyetik'te bir Osmanlı Tekkesi

    Bediüzzaman İlim Kültür ve Sanat Vakfı Kahramanmaraş İl Temsilciliği, Adriyatik' te bir Osmanlı Tekkesi adlı çalışmayla ilglili gazetemize bilgilendirmelerde bulundu.


    Buna Nehri"nin İlahi mucizevi bir şekilde doğduğu yamaçta kurulu, yüzlerce yıllık manevi bir kale Blagay Tekkesi. Aynı zamanda aksi tüm propagandalara rağmen bölgenin "bizden bir yer" olduğunun da delili. Bazı mekanlar vardır. Buralarda tüm dertlerinizi, endişelerinizi ve geleceğe dair beklentilerinizi bir kenara bırakıp oturmak ve ortamı iliklerinize kadar hissetmek istersiniz. Alperenlerin tarihe altın harflerle yazdığı yazılardan bir kaç cümlesi blagay tekkesi. Sanki buralar bütün sorunlarınızdan, kaygılarınızdan ve endişelerinizden kurtulmanız için hazırlanmış birer vahadır. Üstelik etkili manevi havası en alâkasız insanda bile bir şeyler uyandırabilecek kadar güçlüdür. İşte böyle mekanlardan biridir Mostar"daki Blagay Tekkesi. Zamanın zikirhanesi. Aynı zamanda stratejik olarak mühim bir mevki mühim bir mekan zaman ihvan üçlüsü.


    OSMANLI TEKKESİ
    Kuş uçmaz kervan geçmez yerlerdeki tekkeler, aslında Balkan coğrafyasının karakteristik özelliklerinden. Dervişlerin dünyanın karmaşasından azâde, iç âlemlerine, Yunus"un "Bir ben vardır bende benden içerû" diye tanımladığı gönüllerindekine yönelebilmeleri için olsa gerek sakin yerler tercih edilmiş tekkeler için. Osmanlı bölgeyi fethetmeden onlarca yıl önce buralara gelmiş ve bir nevi "fetihten önce fethi" gerçekleştirmiş olan Anadolu erenlerinin mekanları, bulundukları coğrafyada iyiliği, güzelliği ve Allah sevgisini yaymalarıyla bir nevi cazibe merkezi, manevi çekim alanı olmuş. Ama yanı başında mucizevi bir şekilde doğan Buna Nehri"nin coşkulu akışı, suların âhenkli şırıltısı, etrafı kaplayan zakkum ağaçlarının beyaz ve pembe çiçekleri, tekkenin sırtını dayadığı devasa dağ ayrı bir hava katıyor Blagay"a. Blagay Köyü"ne yakın olduğu için Blagay Tekkesi olarak bilinen ama aslında Sarı Saltuk Tekkesi olan bu mekan şimdilerde Halveti Tekkesi olarak kullanılıyor. Tekke mimari olarak diğerlerine benzediği gibi hikayesi itibariyle de Balkan coğrafyasına yayılmış onlarca tekkeye benziyor. Osmanlı henüz buralara gelmeden, 1466"da bir Anadolu dervişi buralara kadar gelmiş ve Buna Irmağı"nın çıkış kaynağı olan mağaranın yanına postunu sermiş. Bıçakla kesilmiş izlenimi veren bir dağ yamacının eteğindeki tekkede yaşayanlar, yüzlerce yıl bölgeye manevi güç katmışlar. Bölgenin maddi susuzluğu Buna Nehri"yle, manevi susuzluğu da Blagay Tekkesi"yle giderilmiş. Üç katlı ahşap binadan oluşan tekkenin bir bölümünde dervişler hayatlarını devam ettirmişler, bir bölümüne de dünya hayatından geçenler defnedilmiş. Blagay Tekkesi"nde insan, dünya ve ahiretin, tekkeyle türbe arasındaki kapıdan geçiliverecek kadar yakın olduğu hissine kapılıyor. Sedirleriyle, kilimleriyle ve pencerelerdeki el emeği perdeleriyle tipik bir Anadolu evine benzeyen tekke bu özelliğiyle özellikle Türkiye"den gelen misafirlerine çok tanıdık geliyor. Şark köşesi muhteşem görünüyor.
    SARI SALTUK
    Sarı Saltuk"un dünyanın 8 yerinde kabrinin bulunduğunu söyleyen dervişleri, onun kurduğu dergahı onararak havası ve suyuyla eşsiz güzelliğe sahip beldedeki canlılığı sürdürmüşler. Mostar şehir merkezine 15 km uzaklıktaki Blagay Köyü yakınlarındaki tekke adeta çölde bir vaha. Balkanların hareketli toplumları ve insanlarına inat olabildiğince sakin ve dingin. Sanki sırtını dayadığı dağ ve kayalıkların arasından fışkıran Buna Nehri ile bütünleşip, başka bir dünyanın parçasıymış gibi davranıyor. Rahmet denizinden bir katre damla düşmüş bu nehre. İster dindar olsun, ister sadece huzur bulmak ya da coğrafyanın güzelliğinden bir şeyler nasiplenmek istesin, insanların buluştuğu adres olmuş yüzlerce yıldır. Bu sebeple yolu bir şekilde Bosna Hersek"e düşmüş herkes mutlaka Blagay"a uğruyor, şifalı kabul edilen suyundan içiyor, nar ve zakkum ağaçlarının rengarenk çiçeklerinin altında oturup ruhunu dinlendiriyor. Balkanlarda tekke ve zaviyeler geçmişte de yalnızca dini-tasavvufi yapılar değildi. Birer sosyal, siyasi, iktisadi ve kültürel kurumdular ve bulundukları bölgeye rengini veriyorlardı. Osmanlı"nın kısa sürede tüm Balkanları fethetmesi ve burada kabul görmesi hatta Hıristiyan toplulukların bir bütün halde İslam"a geçmesi buralarda kurulmuş olan tekkelere dayanıyor.
    BLAGAY TEKKESİ
    Blagay Tekkesi Mostar ve civarında önemli bir manevi merkez. Gerek Sarı Saltuk"un gerekse de kendinden sonra gelen talebelerinin yüzyıllardır aralıksız devam ettirdikleri tasavvufi geleneklerin çekiciliği bugün de ülkenin dört bir yanından gelen Müslümanları cezbediyor. Tüm dini bayramlarda ve mübarek gecelerde civar kentlerden gelen bölge halkıyla tam bir bayram yerine dönüyor burası. Tekkenin kendisi kadar bağlı bulunduğu Mostar kenti de masalsı bir yer. Ve bu masalsı kentin iki yüzü var. Bu yüzleri, kenti ikiye bölen Neretva Irmağı değil, Boşnak ve Hırvatların yerleşim bölgeleri belirliyor. Bir yanda savaşta çoğu tahrip edilse de Osmanlı"dan kalan eski ve tanıdık bir yüz, bir yanda da Avrupa"ya yüzünü ve yaşama biçimini dayayan bir kent. Ezan sesleri birbiri ardına yükseliyor semaya. Bu İslam dünyanın kesişme noktası ise Blagay Tekkesi. Allah bu vakıfları inşa edenlerden ebeden razı olsun. Vakıflar vakfiyeleri doğrultusunda açılmalı ve istihdam edilmelidir. Bu tekkeninde asıl maksadına hizmet etmesini bekliyorz.



    Haber: Güzelhan Kebanlı

    Yazı kaynağı : www.marasmanset.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap