Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kabakçı mustafa isyanı ile tahttan indirilen padişah

    1 ziyaretçi

    kabakçı mustafa isyanı ile tahttan indirilen padişah bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kabakçı Mustafa İsyanı

    Kabakçı Mustafa İsyanı, Kabakçı Mustafa’nın Mayıs 1807 tarihinde, liderliğini yaptığı isyandır. İsyan sonucunda III. Selim tahttan indirilerek yerine IV. Mustafa geçirilmiştir.

    İsyanın başlaması ve gelişimi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bu isyanın esasında pek çok nedeni vardır. 1789 Fransız ihtilâli'nden sonra Avrupa’da çıkan milliyetçilik akımı, Osmanlı'yı diğer Avrupalı ülkeler kadar çabuk etkilememişti. Hattâ Sultan III. Selim, Nizâm-ı Cedîd adı ile askerî, mülkî, idari, ticarî, sosyal ve siyasi bir dizi ıslahat teşebbüslerine girişerek, devlete yeni bir hayatiyet ve canlılık getirdi. Bu durum özellikle Avrupa ve Osmanlı toprakları üzerinde paylaşım çatışmaları yaşayan Rusya, Fransa ve İngiltere’nin hiçbirinin hoşuna gitmiyordu.1789 Fransız ihtilali sonrası Avrupa'da Fransız yayılması sonrası başlayan, 1790-1795 Rumeli Dağlı İsyanları,1798 Napolyon Bonapart'ın Mısır'ı işgali,1805 de Kara Yorgi önderliğinde başlayan Sırp isyanı, 1805 İngilizlerin Mısır'ı tahliye etmemesi, 1806 Osmanlı-Rus savaşı, 1807 Osmanlı-İngiliz savaşı ve İngiliz donanmasının İskenderiye’yi işgali, tamamen Osmanlı İmparatorluğunun toprak bütünlüğüne karşı gelişmelerdi.

    Bunlara ek olarak içeride de, III.Selim'in kurduğu modern Nizâm-ı Cedîd ordusuna karşı, rahata alışmış yeniçeriler, yerel ayanlar, bu ordu ve diğer yenilikler için ihdas edilen İrad-ı Cedid, bahriye hazinesi gibi yeni koyulan vergilerin mültezimlerde yarattığı isteksizlik gibi nedenler de vardı. 12 Nisan 1807 de Osmanlı ordusu Rusya ile savaşmak üzere yola çıktığında Serdar-ı Ekrem Sadrazam Çelebi Mustafa Paşa yerine kaymakamlık görevine, Nizam-ı Cedid karşıtı Köse Musa Paşa atandı. Köse Musa Paşa, ordunun yokluğunda asayişi sağlamak üzere Nizam-ı Cedid askerlerini şehirdeki değişik karakollara dağıttı ve ek olarak Trabzon'dan 2000 kadar yamak getirtti. Fransızların İstanbul Sefîri Sebastiani’nin teşviki, yamaklara Nizam-ı Cedid'in elbiselerinin giydirileceği söylentisi, zaten Vehhabi isyanı nedeniyle hacca da gidemeyen yerel halkın da huzursuzluğu gibi nedenlerle , 25 Mayıs 1807 sabahı bir anda âsiler, ayaklanmaya hazır hâle geldiler ve yamaklar içlerinden hareketlenme başladı. Gerici yerel vaizler de Nizam-ı Cedid askerine giydirilen pantolon ve ceketin de dinen caiz olmadığına dair söylentiler çıkartarak yerel halkı da bu isyanın içine çekmeye çalışıyorlardı.[1] Sadaret Kaymakamı Köse Musa Paşa’nın telkinleriyle, yamaklar, Haseki Halil Ağayı parçaladılar.

    Bu hareket ile isyan başlatıldı. Büyükdere Çayırında toplanan âsiler, Kastamonulu Kabakçı Mustafa’yı lider seçtiler. İsyan genişledi. Beş yüz kadar âsi, İstanbul’a yürüdü. Âsileri, Levend Çiftliğindeki bir tabur nizamî asker durdurmaya kâfiyken, Köse Musa, Nizâm-ı Cedîd askerinin harekâtını durdurdu. Sultan III. Selim kan dökülmesini istemedi. Sultan III. Selim “Bu işlere sebep, benim hilmimdir (yumuşak huylu olmamdır)!” demesi üzerine, Köse Musa, âsileri teskin edeceğini ifade ederek, Nizâm-ı Cedîd askerlerinin kaldırıldığı hakkındaki fermanı çıkarttı.

    Kararın hemen ardından Köse Musa harekete geçti. Çardak ve Unkapanı İskelesine gelen âsiler, yeniçeriler ile birleşip, Nizâm-ı Cedîd taraftarı devlet adamlarını katlettiler. Daha sonra "Pâdişâhı da istemiyoruz "diye bağıran âsiler, 29 Mayıs 1807’de, Sultan III. Selim'i tahttan indirip, yerine IV. Mustafa'yı geçirdiler.

    Kabakçı Mustafa'nın Sonu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ana madde: Alemdar Paşa Baskını

    "Rusçuk Yaranı" adı ile anılan gizli bulunan, reform ve III. Selim yanlısı ve önemli devlet görevleri yüklenmiş olan grup (Sedaret Mektupçusu Tahsin, Başmuhasebeci Ramiz, Tuna Yalisi Mubayaacısı Behiç, Sadaret Kethudası Refik, Reisikuttab Galip efendiler) çaba göstererek hiç velvele çıkartılmadan Alemdar Mustafa Paşa ve seymenler ve Kıraçali ordusunun Edirne'ye gelmesini sağlamışlardı. Bu ordu mensupları Trakya'da yollar ve konaklara dağılarak İstanbul Trakya seyahatlerini önlemişlerdi. İşşemri ile 300 kişilik bir süvari baskın birliği oluşturulmuş ve Pınarhisar Ayanı Uzun Ali Ağa emrinde 14 Temmuz'da Rumelifeneri Kalesi'ni basmışlardır. Kalede bulunan Kabakçı Mustafa bu baskın sonucu hemen öldürülmüştür. Fakat yamaklar İstanbul'dan getirdikleri toplarla direnişe geçmişlerdi. Buna karşılık olarak baskıncı birlik ellerine geçirdikleri Anadolufeneri Kalesi toplarını kullanmaya başlamışlardı. Müthiş bir muharebe başlamıştı. Rumelifeneri köyü yamaklar tarafından yakılmış; Rumelikavağı, Sarıyer, Yeniköy yıkılıp yakılıp büyük zarar görüştü. Sivil halk denizden sandallarla kaçıp kurtulmaya çalışmaktaydı. Bu muharebe 4 gün sürmüş ve sonunda yamaklar tepelenmişti. Yamaklardan 300 ölü; Alemdar milislerinden 13 ölü zayiat doğmuştu.

    II. Mahmud'un tahta çıkışı ve IV. Mustafa'nın sonu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ana madde: Alemdar Paşa Baskını

    28 Temmuz günü Bayraktar Mustafa Paşa Istanbul'a gelmiş ve Topkapı sarayını basarak saray avlusuna geçmişti. Mustafa Paşa, Şehzade Mahmud'un getirilmesini emretmişti. IV. Mustafa bu haberi alınca korkuya kapılarak amcası III. Selim ve kardeşi Şehzade Mahmud'un idam edilmesini emretmiştir. III. Selim acımasızca katledilmişti fakat Şehzade Mahmud kurtulmuştu. Daha sonra Alemdar Paşa şehzadeyi tahta çıkarmıştı. Sultan II. Mahmud ilk önceleri kardeşi Mustafa'yı öldürme taraftarı değildi fakat daha sonra Yeniçeriler ile bir isyan tertip etme çabalarına girişmesi sonucu şeyhülislamdan aldığı fetva ile kardeşini idam etti. Daha sonralarında Alemdar Paşa'da öldürülmüştü (bknz: Alemdar Vakası).

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Kabakçı Mustafa

    Kabakçı Mustafa, (d. 1770 - ö. 14 Temmuz 1808), III. Selim'i tahttan indiren isyancıların elebaşısı. Osmanlı tarihinde 25 Mayıs 1807 günü kendi adıyla anılan ve kendisinin başlatıp başarıya ulaştırdığı Kabakçı Mustafa İsyanı'yla meşhur olmuştur.

    Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kabakçı Mustafa bazı kaynaklara göre Kastamonu'lu; diğer kaynaklara göre (Of'lu Mustafa ve Pazar'lı Mustafa adlı iki yakın genç akrabası bulunduğu bilindiği için) Rize'li idi. 1807'de yaşının takriben 35 olduğu tahmin edilmiştir. Bundan başka çıkardığı isyandan önceki hayatı hakkında hemen hemen hiçbir belge veya bilgi bulunmamaktadır.

    1807'de iken Boğazdaki Avrupa tarafında Rumeli feneri'ndeki Boğaz Kalesi muhafızı idi. Emrindeki askerlere "yamak" adı verilmekte idi. Yamaklar Türk asıllı ailelerden oluşup bir çeşit yeniçeri statüsünde oldukları kabul edilmekte idi. Ama sadece denizden Ukrayna'dan şayakları ile güneye Anadolu'nun Karadeniz kıyılarına akın yapan Kazaklara karşı Boğaz'ı ve İstanbul'u savunmak için İstanbul Boğazı'nın Karadeniz ağzında kurulmuş olan kalelerde üslenen askeri birliklerdi.

    1807'de Rumeli kavağı muhafazı iken Nizam-ı Cedid askeri olması emir geldi. Kabakçı Mustafa bu emri kabul etmeyerek 25 Mayıs'ta Boğaz kalesi yamaklarını Büyükdere çayırında bir toplantıya çağırttı. Nizam-ı Cedid askeri olmamak için isyan ettiğini açıkladı. Burada yamaklar tarafından Kabakçı Mustafa isyanın önderi seçildi. İstanbul'un her yanına haberciler göndertti. Bunları Boğaz kalesine davet etti. Bu toplantıda da kendisinin ve yamakların niyetlerinin Nizam-ı Cedid askerinin ilga edilmesi olduğunu bildirdi ve Müslüman olanları ve kendilerini ocaklı bilen kişileri kendi isyanına katılmaya davet etti. 27 Mayıs'ta başlarında Kabakçı Mustafa olarak genellikle Boğaz kalesi yamaklarından oluşan 500 kadar asi isyancı İstanbul'a yürüyüşe başladı ve yol boyunca asilere katılmaları oldu. İsyancılar büyük bir disiplin içinde Nizam-ı Cedid kışlası bulunan Levend Çiftliği önüne geldiklerine bir tabur nizami asker onları durdurmaya yeterli iken sedaret kaymakamı olan Köse Musa Paşa, Nizâm-i Cedîd askerinin harekâtını durdurdu. Başında Kabakçı Mustafa isyancılar iyi bir disiplin uygulayarak 28 Mayıs'ta Et meydanı'na indiler. Buraya Yeniçeri ihtiyarlarını ve başta Şeyhülislam Şerifzade Mehmet Ataullah Efendi olmak üzere ilerigelen ulemayı buraya davet ederek onların ayaklanmayı onaylamalarını sağladı. Asilerin eline geçen Nizam-ı Cedid taraftarı en yüksek devlet ricali ve Nizam-ı Cedid ordusu subaylarından 11 tanesini kurmuş olduğu bir acayip mahkemede güya yargıladı ve suçlu buldu. Birkaç gün sonra bunlar işkenceler yapılarak idam edildiler. Sultan III. Selim kan dökülmesini istemediği için asilerin her isteğini yerine getirdi. Köse Musa Paşa'nın, âsileri teskin etmesi için Nizâm-i Cedîd askerlerinin kaldırılması gerektiği tavsiyesine uyarak Nizam-ı Cedid'in kaldırılması hakkında fermanı çıkarttı

    Bu fetvayı alan sadrazam kaymakamı Köşe Musa Paşa, yanında devlet ricali ile, Çardak ve Un kapanı iskelesinde toplanan isyancılar ve onlara katılan yeniçerilerin toplantısına katıldı. Bu büyük asi grubu Nizâm-ı Çedîd taraftarı devlet adamlarını katlettiler. Daha sonra "Pâdişâhı da istemiyoruz "diye bağıran âsiler, 29 Mayıs 1807’de, Sultan III. Selim'i tahttan indirip, yerine IV. Mustafa'yı tahta geçirdiler.

    IV. Mustafa tahta geçince sadaret kaymakamı Köse Musa Paşa, Şeyhülislam Şerifzade Mehmet Ataullah Efendi ve Kabakçı Mustafa yeni padişah IV. Mustafa'nın en yakın adamlarından oldular. IV. Mustafa Kabakçı Mustafa'yı turnacıbaşı rütbesiyle Boğaz muhâfızlığı görevini verdi.

    İstanbul'da kötü hava şartları, kıtlık ve çeşitli karışıklar yaşanmakta ve yeni padişah IV. Mustafa ve birbirlerine rakip olan devlet erkanı şehirde sulh ve sükuneti sağlayamamakta idiler. Yeniçeriler ve Boğaz yamakaları şehri talan etmeye baslamışlardı. Bu arada Kabakçı Mustafa'nın tutarsız tutumu ile kendine nefret sağlamakta idi. Örneğin Boğaz kalelerinden biri olan Macar kalesinin dayısı olan Kerim Çavuş Karaköy'de yaptırdığı kahvehanenin açılışına izin vermeyen İstanbul'un güvenliğinden sorumlu Sekbanbaşı'na kızıp önce Galata'yı bastı ve sonra Ağa kapısı'nı basıp sekbanbaşını gece kıyafeti ile yakalayıp hapsettirdi. Sultan IV. Mustafa da Kerim Ağa isteklerinin doğrusuna yeni bir sekbanbaşı atadı. Boğaz muhafızı olan Kabakçı Mustafa'ya bu olayın haberi verilince Kerim Çavuş'un bu hareketini kendine bir hakaret olarak yaptığına karar verip 17 Mayıs'ta yamakları ile Macar Kalesini kuşatmaya koyuldu. Kaledekiler Yuşa Tepesine kaleden toplar çıkarıp ve tepenin etrafında mevziler kazarak kuşatmaya karşı askeri direnişe geçtiler. Sonunda Kabakçı Mustafa kaleyi teslim aldı ve Kerim Çavuş öldürüldü.

    Temmuz 1808'de IV. Mustafa'nın yerine tekrar III. Selim'i tahta çıkarmak için ordusuyla Rusçuk'tan İstanbul üzerine yürüyen Alemdar Mustafa Paşa hiç velvele çıkartılmadan seğmenler ve Kırcalı ordusunun Edirne'ye gelmesini sağlanmıştı. Bu ordu mensupları Trakya'da yollar ve konaklara dağılarak İstanbul Trakya seyahatlerini önlemişlerdi. Kabakçı Mustafa'nın, III. Selim'in tahttan indirilmesindeki rolü ve ondan sonraki tutarsız hareketleri yüzünden elemine edilmesine karar verilmişti. Alemdar Mustafa Paşa'nın şahsi emri ile 300 kişilik bir süvari baskın birliği oluşturuldu ve bu birlik Pınarhisar Ayanı Uzun Ali Ağa emrinde 14 Temmuz'da Boğaz Avrupa yakasında Rumeli feneri Kalesi'ne bir sürpriz baskın yaptı. Kabakçı Mustafa yeni bir evlilik yapmış ve kalede bulunan evinde bu baskından hiç habersizdi. Kabakçı Mustafa gayet kolayca başlayan bu baskın başında hemen vurularak öldürüldü.

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    KABAKÇI İSYANI

    Kabak�� Mustafa �syan� ve III. Selim'in Tahttan �ndirilmesi

    Kabak�� Mustafa �syan� ve III. Selim'in Tahttan �ndirilmesi

    Kabak�� Mustafa, �silerin program�n� m�nadilerle istanbul'un her taraf�na yayd�:
    "Ey ahali, meram�m�z Nizam-� Cedit bel�s�n� kald�rmakt�r. Ba�ka niyetimiz yoktur. M�sl�man olanlar, kendilerini ocakl� bilenler bizimle beraber olsunlar."

    Bu s�zler �zerine Nizam-� Cedit d��manlar� Kabak��'n�n yan�na ko�u�tular. Veliaht �ehzade Mustafa ve �eyh�lisl�m Topal Ataullah efendi de Kabak��'ya ak�l hocalar� yollad�lar. �syan�n neticesi sadaret kaymakam�n�n hareketine ba�l� idi. K�se Musa Pa�a, p�di��ha sundu�u raporlarda isyan hareketini silik ve s�nmeye mahk�m gibi g�sterdi.

    Musa Pa�a bundan ba�ka Nizam-� Cedit askerlerinin k��lalar�ndan ��kmamalar�n� emretti. �silere kar�� koyma�a haz�rlanan Top�u oca��na da �u haberi g�nderdi: "Kar�� gelmes�nler, bu i� c�mle ittifakiyledir."

    �lk �nce Top�ular, daha sona Cebeci oca�� �silere kat�ld�lar. Kabak�� y�r�y���n� Et meydan�nda durdurdu. Kabak�� taraf�ndan davet edilen yeni�eri ihtiyarlar�yla uleman�n ileri gelenleri, ba�ta �eyh�lisl�m Ataullah efendi olmak �zere, �silerin program�n� tasvip ettiler. Art�k Nizam-� Cedit yok olmaya mahk�m edilmi� oluyordu.

    III. Selim, durumdan haberdar edildi�i vakit b�y�k ac� duydu. �mparatorlu�un madd� ve manev� kuvvetlerini kendisine kar�� birle�mi� g�r�yordu. Devletin idaresini ellerine b�rakm�� oldu�u sadaret kaymakam� ile �eyh�lisl�m, Kabak�� isyan�n� haz�rlayan, h�yanet ve al�akl���n canl� sembolleri idi. Kime g�venmeli ve neye dayanmal� idi. III. Selim korkak de�ildi. Daha Nizam-� Cedit hareketinin ba��nda g�n�n birinde taht�n� ve ba��n� bu u�urda kaybetmek ihtimallerini hesaba katm�� bulunuyordu. Fakat maksada ula�t�ramayacak manas�z bir cesarete, derin bir tevekk�l� tercih ediyordu. �silere kar�� koymak i�in hi�bir kimseye g�venemezdi. Onlar�n iste�ini kabul etti ve Nizam-� Cedidin kald�r�ld���na dair bir hatt-� h�m�yun yazd�. Bu, �silerin b�y�k bir zaferi demekti. Musa Pa�a, Kabak��'ya on bir ki�inin isimlerini ta��yan bir liste g�ndermi�ti. Bu on bir ki�i i�inde �brahim Keth�da, Bahriye naz�r� Hac� �brahim, rik�p keth�das� Hac� Mehmet, reis�lk�ttap vekili Ahmet, Enderun ricalinden s�rk�tibi Ahmet ve daha ba�kalar� vard�. Hepsi Nizam-� Cedit meselesinde p�di��ha yard�m etmi� kimselerdi. Kabak�� �silere:
    "Bu on bir ki�i memleketi harap edenlerdir. �l� veya diri p�di��htan bunlar� istemeliyiz" dedi. �siler Kabak��'y� tasvip ettiler. �eyh�lisl�m ve kazaskerler karar� tasdik ederek p�di��ha bildirdiler.

    P�di��h, saray�n tarihini iyi bilenlerdendi. �silerin istediklerini yapmazsa zorla saraya girip edepsizliklerini ger�ekle�tireceklerdi. Bu itibarla Etmeydan� meclisinin dile�ini kabul etti. Asiler, listeye isimleri ge�enleri t�rl� t�rl� i�kencelerle paralad�lar ve muradlar�na erdiler. Fakat onlar� kuran devlet ricali bu kadar�n� k�fi g�rm�yorlard�. �stanbul kad�s� �silerin yanlar�na g�nderildi ve onlarla �u meselenin m�naka�as�na ba�lad�:
    "Bundan sonra bu p�di��ha emniyet olabilir mi?" �siler derhal �eyh�lisl�m� �a��rd�lar ve sordular.
    "Sultan Selim'in saltanatta istikl�li yok. H�k�meti birtak�m zalimlerin eline verdi. Kendisi zevk u sefa ile me�gul. Devlete getirdikleri de fukaraya ve reayaya zul�m yap�yorlar; b�yle bir p�di��h�n hil�feti sahih midir?"

    Ataullah efendi, "de�ildir" cevab�n� verdi ve hal' fetvas�n� yazd�. Bu andan itibaren �siler "Sultan Selim'i istemiyoruz, Sultan Mustafa efendimizi istiyoruz" diye ba�r��maya ba�lad�lar. Bir heyet hal' fetvas�n� p�di��ha g�t�rd�. Sultan Selim derin bir ac� ile "b�yle �si tebaan�n p�di��h ve halifesi olmaktan ise olmamak evl�d�r" diyerek padi�ahl�ktan �ekildi�ini bildirdi.

    Feragattan �nce kendisine, orduy-� h�m�yunu �stanbul'a �a��rarak isyan� bast�rmas� teklif edilmi�ti. Bu teklife verdi�i cevap �u olmu�tu:
    "Olmaz, sonra Rus ordular� �atalca ya gelir." B�ylece III. Selim, en b�y�k fel�ket an�nda dahi, devlet ve memleketi d���nerek hareket etti. Cesaret ve hamiyet onda, al�akl�k, hainlik ve namertlik ulema ile asker ocaklar�nda kald�.

    Yazı kaynağı : www.osmanlimedeniyeti.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap