Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    istanbul işgal kuvvetleri komutanlığının 16 mart 1920 tarihinde yayımladığı işgal bildirisi kapsamında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

    1 ziyaretçi

    istanbul işgal kuvvetleri komutanlığının 16 mart 1920 tarihinde yayımladığı işgal bildirisi kapsamında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir? bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İstanbul'un İşgali

    İstanbul'un İşgali

    İstanbul'un İşgali, Osmanlı İmparatorluğu ve İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Bırakışması ile Birinci Dünya Savaşı'nın bu ülkeler arasında sona erdiğinin ilan edilmesinin ardından gerçekleşmiştir. Osmanlı başkenti İstanbul, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920'de olmak üzere iki kez işgal edildi.[5] İlk işgalde, İstanbul'un önemli ve stratejik noktaları kontrol altına alındı ancak idareye el konulmadı; ikinci işgal ile idareye el konuldu.[6] Eylül 1922'ye gelindiğinde, İzmir'in Kurtuluşu'ndan sonra, Mustafa Kemal Paşa İstanbul'u kurtarmak için Türk birliklerine İngiliz ve Fransız işgalindeki Çanakkale'ye hareket etmeleri emrini verdi. Bu emir üzerine Çanakkale Krizi patlak verdi. Türkler Kurtuluş Savaşı verdiği sırada İrlanda sorunuyla uğraşan Birleşik Krallık, Ankara Hükûmeti ile savaşın eşiğine geldi. Liberal Başbakan David Lloyd George Mustafa Kemal'in birliklerine karşı taarruza geçilmesini istediyse de müttefiklerinin desteğini alamadı ve ülkesindeki savaş karşıtı muhalefet ile (Newfoundland ve Yeni Zelanda dışında) dominyonların güçlü direnişiyle karşılaştı.[7] Lloyd George'u gereksiz bir savaş başlatmaya çabalamakla itham eden Muhafazakâr Parti'nin 19 Ekim 1922'de Carlton Club deklarasyonu (Carlton Club meeting) ile koalisyondan ayrılması sonucu Lloyd George hükûmeti düştü. İlerleyen süreçte diplomatik olaylar Türklerin lehine gelişti. İşgal, son İtilaf birliklerinin 4 Ekim 1923'te şehri terk etmesinden sonra, Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu birliklerinin 6 Ekim 1923'te tören eşliğinde şehre girmesiyle sona erdi.[8]

    İşgal öncesi gelişmeler[değiştir | kaynağı değiştir]

    İstanbul, I. Dünya Savaşı yıllarında İtilaf Devletleri'nin bir askeri hedefi olmuştu.[9] Türk ordularının Suriye cephesinden çekildiği sırada başkenti vurup psikolojik baskı uygulamak isteyen İtilaf Devletleri İstanbul'a hava saldırıları gerçekleştirdi. Bu saldırılar, Osmanlı Devleti'ni bir an evvel barış masasına oturmaya zorlamak amacını taşıyordu.[9] Ateşkes görüşmeleri Mondros'ta gerçekleştirildi ve İstanbul'un işgaline giden süreç, 30 Ekim 1918'de ateşkesin imzalanması ile başladı.

    Ateşkesi takip eden günlerde İttihat ve Terakki kendini lağvetti. Enver, Talat, Cemal Paşalar yurt dışına kaçtı. 6 Kasım'da Boğazlar silahsızlandırıldı.

    İtilaf Devletleri'nin İstanbul'a gelişi[değiştir | kaynağı değiştir]

    İtilaf Devletleri Donanması, 7 Kasım'da mayınları temizlemek bahanesiyle Çanakkale Boğazı'ndan geçti ve İstanbul'a ulaştı. Önce İtilaf Devletleri'nin 61 harp gemisinden oluşan donanması 13 Kasım 1918 günü İstanbul önlerine demir attı. 11 harp gemisi ile bir Yunan zırhlısının da katılmasıyla, İstanbul önlerinde demirleyen gemi sayısı 73'e çıktı.[9]

    O gün İtilaf Filosu'ndan çoğu İngiliz 3626 asker karaya çıktı.[9] İstanbul'da çeşitli resmî ve gayri-resmî binalara yerleştirildiler. Beyoğlu ve Rumeli yakası İngilizler, İstanbul yakası Fransızlar ve Anadolu yakası İtalyanlar'ın kontrolüne bırakılmıştı.[5] İşgal komutanı Maitland Wilson, Beyoğlu'ndaki İngiliz Kız Lisesi'nde, törenle Karargâh kurdu. İstanbul önlerinde demirleyen gemi sayısı 15 Kasım'a kadar 167'ye çıktı.[9]

    Mustafa Kemal'in İstanbul'a gelişi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Filistin-Suriye-Irak cephesini savunan Yıldırım Ordular Grubu'nun Komutanı Mustafa Kemal Paşa, Yıldırım Ordular Grubu lağvedilince İstanbul'a hareket etti. 13 Kasım 1918'de, İtilaf Donanması'nın İstanbul önlerine demirlediği sırada Haydarpaşa Garı'na ulaştı. Boğaz'a demirli düşman savaş gemilerini gördüğünde, ünlü "Geldikleri gibi giderler" sözünü söyledi. İstanbul'da yaklaşık beş buçuk ay kaldı ve yakın arkadaşlarıyla görüşerek ülkenin kurtuluşuna yönelik faaliyetlerde bulundu.

    İşgale karşı tepkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

    İtilaf Devletleri'nin İstanbul'a asker çıkarmaları Osmanlı Mebusan Meclisi'nde ateşli ve sert tartışmalara sebep oldu. Bu tartışmalar Meclis'in sonunu getirdi ve Padişahın emri ile 21 Aralık 1918'de Osmanlı Mebusan Meclisi feshedildi.

    İşgalden sonra İstanbul basını, kamplara ayrılmış olarak yayın yapmaya başladı: İngiliz yanlısı yayın yapanlar ile Kuvâ-yi Milliye hareketini destekleyenler. Süleyman Nazif'in 9 Şubat 1919'da Hadisat gazetesinde yayımlanan ve Fransız Generali'nin İstanbul'a gelişinin şehirdeki azınlıklar tarafından sevinç gösterileri ile karşılanmasını kınayan "Kara Bir Gün" başlıklı yazısı, İstanbul'un işgaline dair o günlerde yazılmış yazıların en ünlülerindendir.[10]

    Millî Mücadele ile birlikte ülkedeki düşman işgallerine karşı mücadele ve yeni bir rejim arayışlarına başlanmıştır. İtilaf Devletleri Türk halkının tepkisini çekmemek ve işgalin haklılığını kanıtlamak için aşağıdaki bildiriyi yayınladılar:

    Paris Barış Konferansı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Barış antlaşmasını hazırlamak amacıyla İtilaf Devletleri arasında Paris Barış Konferansı yapıldı. ABD Başkanı Wilson'un amacı, Milletler Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamaktı. İngiltere ve Fransa ise Osmanlının iyi şekilde paylaşımını gerçekleştirecek yolu arama çabası içindeydiler. Barış konferansında ayrı ayrı ortaya çıkacak Ermeni, Kürt, Arap, Mezopotamya, Suriye ve Hicaz Devletleri problemi vardı. Barış Konferansı; bir taraftan Türkiye'yi, Fransa, İngiltere, Rusya ve İtalya arasında bölen gizli anlaşmalar, diğer taraftan da İngilizlerin Araplara verdiği taahhütler karşısında kaldı. İttihatçıların yargılanması için antlaşmaya hükümler yerleştirmek istediler.

    İttihatçıların yargılanması[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bu arada İttihatçılar yargılandı, Mondros ve Malta'ya sürgüne gönderildi. Ordu, anlaşma hükümlerince terhis ediliyordu. Resmi ve sivil birçok yöneticiyi, askeri, aydını savaş suçlusu ilan ederek tutukladılar, sürgüne gönderdiler.

    İstanbul'da millî kurtuluş hareketi başladı. 15 Mayıs 1919'da İzmir'in İşgali üzerine işgali kınamak ve direnişi yaymak üzere İstanbul'da birçok miting düzenlendi. Halide Edip Adıvar'ın da konuşma yaptığı Sultanahmet Mitingi büyük yankı uyandırdı. İstanbul'daki bu gelişmeler sırasında Anadolu ve Trakya'da işgalcilere karşı Müdafaa-i Hukuk örgütleri kuruldu. Mustafa Kemal Paşa, meclisin dağıtılacağını, geçici işgalin tamamen hakimiyete dönüşeceğini anlayarak, Anadolu'daki kurtuluş hareketini örgütlemeye girişti.

    Osmanlı Meclisi'nin toplanması[değiştir | kaynağı değiştir]

    Damat Ferit Paşa'nın istifası üzerine, 3 Ekim 1919'da kurulan Ali Rıza Paşa Kabinesinin göreve gelmesi, Müttefikler'i hiç memnun etmemişti. Bu kabinenin bazı üyelerinin milliyetçi eğilimleri, İstanbul'daki Müttefik temsilcilerinin bilmedikleri bir husus değildi. Bu üyelerin başında Harbiye Bakanı Cemal Paşa gelmekteydi. Cemal Paşa, Müttefikler'in, Mondros Mütarekesi gereğince, Anadolu'daki askerî kontrolleri konusunda çatışma durumuna girmekte gecikmedi.

    Ali Rıza Paşa kabinesi, kurulur kurulmaz, 9 Ekim 1919'da yayınladığı bir kararname ile, Meclis-i Mebusan seçimlerinin yapılacağını açıklamıştı. Seçimler sonucunda, Meclis-i Mebusan 12 Ocak 1920'de ilk toplantısını yaptı. Bilindiği gibi, özellikle Atatürk'ün talimat ve telkinleri ile, yeni Meclis'te kuvvetli bir milliyetçi hava ortaya çıktığı gibi, Misak-ı Millî'yi de 28 Ocak'ta bu Meclis yayınlayacaktır. Başka bir deyişle, Millî Hareket, Müttefikler'in gözleri önünde kendilerine meydan okumaktaydı ve daha da önemlisi, Müttefikler'in barış şartlarını hazırlamakta olduğu bir sırada, Türkler, kendilerinin kabul edebileceği barış şartlarını kendileri tespit ediyorlardı. Dahası, İstanbul Hükûmeti, bütün bu olup bitenlere egemen olmaktan çok uzak bulunuyordu.

    Misak-ı Millî'nin açıklanması[değiştir | kaynağı değiştir]

    12 Ocak 1920'de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Millî" olarak Mîsâk-ı Millî kararlarını aldı ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalandı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da bu kararın basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı.

    Üç Müttefik Yüksek Komiseri adına Fransız Yüksek Komiserliğince Sadrazam Ali Rıza Paşa'ya 20 Ocak 1920'de verilen bir nota ile, sadece Harbiye Bakanı Cemal Paşa'nın değil, Genelkurmay Başkanı Cevdet Paşa'nın da istifası istendi. Ertesi günü Paşaların istifası Yüksek Komiserlere bildirildi.

    İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u ablukaya alması[değiştir | kaynağı değiştir]

    15 Mart'ta gelişmelerin istedikleri gibi gitmemesi üzerine Yüksek Komiserler ve işgal polisi şehri ablukaya aldı. İtilaf Devletleri İstanbul'u işgal edince bütün devlet binalarını ve karakolları denetim altına aldılar.

    16 Mart 1920 sabah 05.45 sularında İngiliz askerleri araca bindirilmiş iki birlik halinde Beyazıt Direklerarasında bulunan Şehzadebaşı 10. Kafkas Tümenine bağlı karargâh birliği karakoluna geldiler. Bir araç asker dış güvenliği aldı, diğerleri koğuşu bastı. Askerlerin uyuduğu koğuşa giren İngiliz askerleri mızıka ve karargâh bölüğü erlerinden beşini ateş açarak öldürdü, onunu yaraladı.

    Meclisi basarak milletvekillerinin bir kısmını tutuklayıp, bir kısmını sürgüne gönderdiler. Bir kısmı da kaçarak Anadolu'ya geçip, bağımsızlık mücadelesine katıldılar. Harbiye Nazırı Cemal Paşa'nın evi basıldı. Harbiye Nezâreti ablukaya alındı ve İngiliz General Shuttleworth Harbiye Nezâreti'nin kontrolünü eline aldı.

    Meclis-i Mebusan basıldı mebuslardan Albay Kara Vasıf Bey ve Rauf Bey İngiliz askerleri tarafından tutuklandı.

    Telgrafçı Hamdi Bey kendisini tehlikeye atarak İngilizlerin telgrafhaneyi bastığı ana kadar Ankara'ya Mustafa Kemal Paşa dikkatine telgraflarla gelişmeleri bildirdi.

    Sevr Antlaşması'na giden yol[değiştir | kaynağı değiştir]

    18 Ocak 1919'da Paris Barış Konferansı'nda Müttefikler Ermenistan, Suriye, Irak, Filistin, Arabistan'ın Osmanlı'dan ayrılmasını kararlaştırdılar. Yunanistan ise, Bandırma civarından Akdeniz bölgesi Kalkan'a çizilecek bir çizginin batısında kalan toprakları istiyordu.

    10 Ağustos 1920'deki antlaşma Sevr'de yapıldı. Sevr Antlaşması, Karahisar mebusu Nebil Efendi tarafından şöyle yorumlandı: "Boşuna yorulmuşlar. Türkiye'yi yok diye idiler, daha iyi ederlerdi."[11] Antlaşmayı Sadrazam Damat Ferit ile birlikte 4 kişi imzaladı.

    Çanakkale Krizi, Lozan Antlaşması ve İstanbul'un Kurtuluşu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    İstanbul'un Resmen İşgal Süreci (16 Mart 1920) | AVESİS

    Bozkurt A.

    İstanbul'un İşgal Yılları ve Milli Mücadeleye Giden Yol, Mehmet Ali Beyhan, Editör, İseder, İstanbul, ss.103-142, 2020

    İtilaf Devletleri 13 Kasım 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi hükümlerini uygulama gerekçesiyle çıkarma yaptıkları İstanbul’da sivil ve askerî karaktere sahip bir işgal yönetimi kurdular. İngiltere’nin başrolü oynadığı İstanbul İşgal Yönetimi’nde Fransa ve İtalya da yer almaktaydı. İstanbul İşgal Yönetimi’nin sivil mekanizması müttefik Yüksek Komiserleri, askerî mekanizması müttefik Generalleri tarafından işletilmekteydi.

    Sivil ve askerî konularda Osmanlı Hükümeti’nin sorumlu olduğu meselelerle ilgili kararlar alan İşgal Yönetimi, bu kararları telkin, baskı ve cebir yöntemleriyle pratiğe geçirmeyi hedefliyordu. İşgal Yönetimi tarafından kurulan müttefikler arası müesseseler, Osmanlı hükûmetlerinin yetki sahasını olabildiğince daraltmaya çalışıyorlardı. Bu uygulamalarıyla ve hazırladıkları projelerle İtilaf Devletlerinin İstanbul’daki fiili işgali kalıcı hale getirmeyi hedefledikleri anlaşılmaktaydı. Fakat İtilaf Devletleri bu planları Türkiye ve çevresinde yaşanan gelişmeler nedeniyle askıya almak zorunda kaldılar.

    Milli Mücadele Hareketi karşısında konumlarını güçlendirmeyi amaçlayan İtilaf Devletleri 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’u resmen işgal altına aldılar. Resmi işgal sürecinde İstanbul’u tam manasıyla denetim altında tutan İstanbul İşgal Yönetimi’nin baskı ve müdahaleleri daha da arttı. Osmanlı hükûmetlerini pasifize etmeyi başaran İtilaf Devletleri, muhtelif yöntemlerle TBMM  Hükûmeti’ni ortadan kaldırmaya çalıştılar. Ancak bu yöntemler akamete uğratıldı ve İstanbul TBMM tarafından geri alındı. İngiliz ve Türk arşiv belgelerinden isifade edilerek hazırlanan bu çalışma, İstanbul’un resmen işgal sürecinde yaşanan gelişmeleri incelemeyi amaçlamaktadır.

    Yazı kaynağı : avesis.istanbul.edu.tr

    ŞEHZADE KARAKOLU BASKINI- MECLİSİ MEBUSANIN BASILIP RAUF BEYİN TUTUKLANMASI

    Londra Konferansında alınan İstanbul’un işgal kararının uygulanmasından bir gün önce Kuva-yı Milliyeci oldukları tespit edilen 150 asker ve sivil Türk aydını tutuklanmıştır. 16 Mart 1920 sabahı İngiliz Deniz Piyadeleri Şehzadebaşı karakolunu basmışlar silahsız altı eri şehit etmişler, 15 askeri de yaralamışlardır. İşgal esnasında, Meclisi temsilen, iki başkan vekilleri ve Hüseyin Rauf Beyin dâhil olduğu üç kişilik bir heyet, Padişahın daveti üzerine Yıldız Sarayına gitmişlerdir. Vahdettin, heyete, Meclisteki konuşmalarda İngilizleri ve işgal güçlerini hedef almamayı tavsiye etmiş, “Bu adamlar her şeyi yapabilirler durmazlar artık” deyince, Hüseyin Rauf Bey parmağı ile Boğazın Anadolu kıyısını göstererek; “Haşmetmeab, şu sular bunların geçebilecekleri en son yerdir. Bundan öteye gidemezler. Anadolu çelik gibidir. Mücadelesinde başarıya ulaşacaktır” demiş, Buna karşılık Vahdettin; “İsterlerse yarın Ankara’da olurlar” diyerek aczini ortaya koymuştur.
    İngilizler telgraf merkezlerini işgal etmişlerdir. Manastırlı Hamdi Efendi telgrafla Mustafa Kemal Paşaya işgali bildirmiştir.  Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’daki İngiliz, Fransız, İtalyan ve Amerikan siyasi temsilcilerine birer protesto telgrafı göndermiştir. İşgal Kuvvetleri komutanlığı yayınladığı beyannamede; “İşgalin geçici olduğunu, Saltanatın nüfuzunu kuvvetlendirmek istediklerini, Anadolu’da isyan çıktığı takdirde İstanbul’un Türklerden alınacağını ve herkesin İstanbul’un emrine girmesi gerektiğini” açıklamıştır. İşgal beyannamesinde, Osmanlı Saltanatının fiilen bitmesiyle beraber, Saltanatın kuvvetleneceği iddia edilmiştir. Meclis, akşam olağan üstü toplantı halinde iken İngilizler tarafından basılmış ve Hüseyin Rauf, Kara Vasıf, Faik, Numan, Tahsin Beyler tutuklanarak Malta Adasına sürülmüşlerdir.

    Kaynak

    İSTANBUL’UN İŞGALİNİN ANKARA’YA BİLDİREN TELGRAFLAR

                                                                                   Konya Başmüdürü Beye
    1 — Kolordu Kumandanı Fahrettin Beyefendinin yaverini makine başına çağırttırınız. 
    2 — Şimdi İstanbul merkezinden bir İngiliz tebliği resmisi yazılıyor. Bunun kat'iyyen intişarına meydan verilmemesi ve doğrudan doğruya işgal altında bulunan İstanbul merkezine yol verilmemesi ve mephus tebliğin Alman merakizde imhasının derhal emir buyurulması arzu ve rica olunuyor, arz ederim. Heyeti Temsiliye Kâtibi Hayati Şemsettin Beyefendiye İstanbul merkezi İngiliz tebliği resmîsine Konya valisi Beyefendinin cevap verdiğini yazıyor.Paşa Hazretleri bunun sıhhatini anlamak istiyorlar. İstanbul merkezi İngilizlerin tamamile tahtı işgalindedir Efendim. 
                                                                                                                                                                              Hayati 

    Vesika, 257

                                                                                      Ankara, 16.3.1920
                                                   Ankara, 16.3.1920 Diyarbekirde K. O. 13 K. Cevdet Beyefendiye
                                            Erzurumda K. O. 1 5 Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa Hazretlerine
                                                                     Sivasta K. O. 3 K. Salâhattin Beyefendiye
                                                                    Konyada K. O. 12 K. Fahrettin Beyefendiye
                                      Bursada Fırka 56, Bandırma K. O. 14, Balıkesirde Fırka 61 Kumandanlıklarına.
                                                                    Nazilli Mevki Kumandanı Servet Beyefendiye
                                                                   Edirnede K. O. 1 K. Cafer Tayyar Beyefendiye
                                                                         İzmitte Fırka 1 K. Rüştü Beyefendiye
    Bu sabah 16.3.1920 İngilizler Şehzadebaşındaki karakolu askerimiz uykuda iken basarak altı kişiyi şehit ve on beş kadarını mecruh ettikten sora karakolu ve bir taraftan da Harbiye Nezaretini ve Tophaneyi ve Harbiye Telgrafhanesini işgal ettikleri bildirildi. Bu harekâtı yapan rıhtıma yanaşan İngiliz zırhlıları bahriye efradıdır. İstanbul’da fevkalâde bir halin cereyan etmekte olduğu anlaşılıyor. Vaziyet Heyetimizce takip edilmektedir. İstanbul’a muhabere ve münasebette müteyakkız bulunulması arz olunur. 
    Mustafa Kemal

    Zeyl: Beyoğlu telgrafhanesini işgal ve memurini oradan tardetmişlerdir. Dersaadet telgrafhanesini de bir saate kadar işgal edecekleri haber alınmıştır. 

    Vesika, 255 a.

                                                                                                                                                                                 12.3.1920  

    Şifre 
    Gayet müstaceldir
                                                                                             Seryaver Salih Beye

    C: 11.3.1920 

    1-Rauf Beyefendiye; Kabineye ademiidmat reyi vermek suretile taarruzun tarafımızdan yapılması o kadar kuvvetli bir sebebe istinat ettirilemeyecektir. Kâzım Karabekir, Fuat Paşalarla Ankara’ya gelmiş olan Refet ve Fahrettin Beyler de ayni fikirdedirler. Ancak grubun derecei tesanüt ve tecellüdüne ve vahdeti hareketteki azmi kat'îsine dair sarih bir fikir ve kanaat hâsıl etmek için Salih Paşanın grup heyeti idaresile müzakere etmeksizin hareket etmesini bir meşrutiyet meselesi yapmak hususundaki karar hakkında hiçbir mütalea dermeyan etmemiştim. 2 — İngilizlerin tevkif kararına, muhaliflerin yaygaralarına karşı meclisin cesurane nihayete kadar vazifesine devamı pek nafi ve parlaktır. Ancak zatı âlinizle beraber vücutları teşebbüsat ve harekâtı atiyemiz için elzem olan arkadaşların neticede bize iltihakları esbabı behemehal müemmen olmak şarttır. Aksi takdirde gurupun vahdet ve azim dairesinde hareketini tanzim edebilecek zevatın şimdiden tavzifiyle sizlerin hemen buraya gelmeleri elzemdir. Buraya gelecek zevat meyanında memleketi temsil evsafını haiz olanlarla icabında hükümet teşkil ve idare liyakatindekilerin bulunması mühimdir. İtilâf Devletlerinin muamelei zecriye tatbik edeceklerine şüphe yoktur. 3 — Maraş meselesi hakkında vesaiki hakikiyeye müstenit ayrıca bir rapor takdim ederim. 4 — Büyük iştiyak ve hürmetle gözlerinizden öperim. 

                                                                                                                                                                                 Mustafa Kemal 

    Vesika, 226 a. 
    Şifre 
    Gayet acele ve zata mahsustur

                                                                                                                                                                              Ankara, 22.1.1920
    Konyada On İkinci Kolordu Kumandanlığına
    Sivasta Üçüncü Kolordu Kumandanlığına
    İngilizler Dersaadette tecavüzatı arttırarak nazır veya meb'uslardan bazılarını ve bilhassa Rauf Beyi tevkif ederlerse bilmukabele Anadoluda bulunan İngiliz zabitanı tevkif edilecektir. Buna nazaran icabında mıntakanızdaki İngiliz zabıtanını tevkif edebilmek için şimdiden ittihazı tedabir edilmesini rica eylerim. 
                                                                                                                                                                               Mustafa Kemal

    Vesika, 226 b.

     Şifre Gayet acele ve zata mahsustur.
                                                                                                                                                                           Ankara, 22.1 J 920

    15 inci Kolordu Kumandanlığına 
    İngilizler Dersaadette tecavüzü arttırarak nazır veya meb'uslardan bazı zevatı ve bilhassa Rauf Beyi tevkif ederlerse bilmukabele Anadoluda bulunan İngiliz zabıtanı tevkif edilecektir. Binaenaleyh Erzurumda bulunan Rawlinson'u kaçırmamak için şimdiden ittihazı tedabir edilmesini rica ederim. 

                                                                                                                                                                               Mustafa Kemal

    Kaynak

    MUSTAFA KEMAL  NUTUK’TA İSTANBUL’UN İŞGALİ İLE İLGİLİ  TELGRAFLARIN BİLGİSİNİ AKTARIYOR:

    Efendiler, İstanbul'da 10. Fırka Kumandanı'ndan Ankara'da 20. Kolordu Kumandanlığı'na 9 Mart 1920 tarih ve 465 numaralı şifre olarak 14 Mart 1920 günü bir yazı geldi. Çözümü şu idi:

                                                                                Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne:

    İngilizler tarafından Türk Ocağı binasının işgali üzerine Milli Talim ve Terbiye binasına taşınan Ocağın bu yeni işgal ettiği bina, dün öğleyin İngilizler tarafından tekrar işgal edilmiştir, Efendim. 9 Mart 1920 (Hadi).

    Efendiler, 1920 senesi Mart'ının 16. günü öğleden evvel saat onda makine başında şöyle bir telgraf verildi:

                                                                        Ankara'da Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne

    Bu sabah, Şehzadebaşı'ndaki Muzıka Karakolu'nu İngilizler basıp, oradaki askerlerle İngilizler çarpışarak, neticede şimdi İstanbul'u işgal altına alıyorlar. Malumat için arz olunur.
    Manastırlı Hamdi

    Ben bu telgrafın altına kurşunkalemle "Süratle kolordulara benim imzamla M. Kemal" işaretini koyduktan sonra bu telgrafı verenden izah istemeye başladım. Manastırlı Hamdi Efendi durmaksızın malumat vermeye devam etti.

    Bizim en emniyetli bir arkadaşımız var ki, yalnız o değil, herkes, yani gelen söylüyor. Şimdi de Harbiye'nin işgalini haber aldık. Hatta Beyoğlu telgrafhanesinin önünde İngiliz askeri olduğunu; fakat telgrafhaneyi işgal edip etmeyeceği meçhuldür.

    Bu esnada efendiler, Harbiye telgrafhanesinden memur Ali malumat vermeye başladı: Sabah İngilizler basarak altı kişi şehit ve on beş kadar da yaralı oldu. Şimdi, İngiliz askerleri dolaşıyor. Şimdi, işte, İngiliz askerleri Nezaret'e giriyorlar. İşte içeri giriyorlar. Nizamiye kapısına. Teli kes! İngilizler buradadır.


    Tekrar Manastırlı Hamdi Efendi bizi buldu:

    Paşa Hazretleri, 
    Harbiye telgrafhanesini de İngiliz bahriye askeri işgal edip, teli kestiği gibi bir taraftan Tophane'yi işgal ediyorlar. Bir taraftan zırhlılardan asker çıkarılıyor. Vaziyet vahim bir hal alıyor efendim. Sabahki çarpışmada 6 şehit, 15 yaralımız vardır. Paşa Hazretleri, yüksek emirlerinizi bekliyorum. 16 Mart 1920 Hamdi


    Hamdi Efendi devam etti: 
    Sabahleyin bizim asker uykuda iken, İngiliz bahriye efradı karakola gelip işgal etmekte iken, askerimiz uykudan şaşkın kalkınca çarpışmaya başlanılıyor. Neticede bizden altı şehit, on beş yaralı olup, bunun üzerine zaten melanetlerini tasavvur etmiş ki, hemen zırhlıları rıhtıma yanaştırıp, Beyoğlu tarafını ve Tophane'yi işgal edip, bir taraftan Harbiye Nezareti'ni işgal etmişler. Hatta şimdi ne Tophane ve ne de Harbiye telgrafhanesini bulmak mümkün olmuyor. Şimdi de haber almış olduğuma göre Derince'ye kadar yayılıyormuş, Efendim. İşte Beyoğlu telgrafhanesi de yok. Orasını da işgal ettiler galiba. Allah muhafaza buyursun. Burasını işgal etmesinler. İşte Beyoğlu telgraf memurları, müdürleri geldiler. Kovmuşlar.

    Bir saate kadar burası da işgal olunacaktır. Şimdi haber aldım, Efendim.

    Hamdi Efendi'den: Mebusan için bir haber aldınız mı? Mebusan telgrafhanesi haberleşme yapıyor mu? diye sordum. 

    Hamdi Efendi:
    Evet yapıyor. 14. Kolordu Kumandanı hazır. Paşa istiyordu, verelim mi? Efendiler, bundan sonra artık Hamdi Efendi'nin sözünü işitemedik. İstanbul merkezinin de işgal edilmiş olduğuna hükmettik.

    Manastırlı Hamdi Efendi
    Bu hamiyetli ve cesur Manastırlı Hamdi Efendi olmasaydı, İstanbul felaketinden kim bilir haber almak için ne kadar bekleyip duracaktık. İstanbul'da bulunan nazır, mebus, kumandan, teşkilatımız mensupları içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeyi düşünememiş olduğu anlaşılıyor. Demek ki, hepsini heyecan ve helecan kaplamıştı. Bir ucu Ankara'da bulunan telin İstanbul'da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu? Telgraf memuru Hamdi Efendi daha sonra bizzat Ankara'ya gelerek karargahımız telgraf memurluğunu yapmıştır. Kendisine borçlu olduğum teşekkürü burada alenen ifade etmeyi milli ve vatani vazifelerimden sayarım. 
    Efendiler, bu vaziyet üzerine her şeyden evvel vukuu muhtemel bir fenalığın önüne geçmek için şu emri verdim:

                                                                                Bütün Vali ve Mutasarrıflara
                                                                             Sivas'ta 3. Kolordu, Bandırma'da
                                                                          14. Kolordu, Ankara'da 20. Kolordu,
                                                                   Erzurum'da 15. Kolordu, Konya'da 12. Kolordu,
                                                                   Diyarbekir'de 13. Kolordu Kumandanlıkları'na
                                                                           İzmir Cephesinde Refet Beyefendi'ye,
                                                                         Balıkesir'de 61. Fırka Kumandanlığı'na,
                                                       Bütün Müdafaai Hukuk Heyeti Merkeziye ve Heyeti İdarelerine 

    Telgraf Aceledir                                                                                                                                          Ankara, 16 Mart 1 920 

    Bugünkü vaziyete göre, milletimiz, medeniyet cihanının insaniyetkarane hissiyat ile mütehassis vicdanlarından ve bütün İslam aleminin ruh birliğinden emin olmakla beraber, bir müddet için dost olsun, düşman olsun, bütün resmi harici alem ile geçici olarak temas edemeyecektir. 
    Bugünler zarfında vatanımızda yaşayan Hıristiyan ahali hakkında göstereceğimiz insaniyetkarane muamelenin kıymeti pek büyük olduğu gibi, hiçbir yabancı hükümetin fiili veya görünüşteki himayesini görmeyen Hıristiyan ahalinin tam bir huzur ve sükfinetle hayat sürmeleri, ırkımızın yaratılıştan donanmış olduğu medeni kabiliyete en kati bir delil teşkil eyleyecektir. Vatanın menfaatlarına aykırı faaliyetleri görülenler ve memleketin huzur ve asayişini ihlal eyleyenler hakkında, din ve milliyet mensubiyetine bakılmayarak, kanuni hükümlerin eşitlikle ve şiddetle tatbiki ve mahalli hükümetlere itaat ve tabiiyet vazifelerini yerine getirmekte kusur etmeyenler hakkında da merhamet ve şefkatle muamele edilmesini özel bir zel bir ehemmiyet ile arz ve bu hususların tekrnil alakadarlara süratle tebliğini ve bütün millet fertlerine münasip vasıtalarla tamimini rica ederiz, Efendim

                                                                                                                                     Müdafaai Hukuk Heyeti Temsiliyesi namına 
                                                                                                                                                          Mustafa Kemal.
    Kaynak  

                                           İNGİLİZLERİN İSTANBUL’U İŞGALİ
                                                           (16. III. 1920)

                                                 Erzurum Vilâyetine, Kumandanlıklara ve Cemiyetlere gönderilen tamim.
                                                                                                                                                                                       3366

                                                                                       T e l g r a f n a m e
    Bilûmum vilâyet ve kumandanlıklara ve Müdafaai Hukuk Cemiyetine
    Mahreci Numarası
    Ankara   Bilâ

    1- İngilizler Dersaadettekimüessesatı Hükümeti cebren işgal ve telgrafhanelere vaziyed ederek Anadolu ile payitahtın muhaberatını kateylemişlerdir. Bu vaziyet karşısında milletle müştereken Temsiliyece vuku bulacak bilûmum mesaide şimdiye kadar her vesile ile isbatı hamiyet eylemiş bulunan büyük ve küçük tekmil telgraf memurlarının muavenetlerine intizar eder.
    2- İngilizlerin milletimizi iğfal için çekecekleri telgrafnameler hakkında umumun nazarı dikkatini celbederiz 16/3/36.
                                                                                 Heyeti Temsiliye namına
    127                                                                                Mustafa Kemal
    17/3/36
    Badettamimdevaireiraesi /17 minh
    6218 17/3/36 nevahi mülhakata jandarma
    kumandanlığına polis müdüriyetine yazıldı.

                                                                                                                                                                    T.İ.T.E. Arşivi: 24/3056

    Kaynak

    İNGİLİZLER’İN İSTANBUL’U İŞGALİ ÜZERİNE TATBİKİ UYGUN GÖRÜLEN HUSUSLAR

                                                                                              (16. III. 1920)
                                                                                                                                      15. K. Kumandanlığına gönderilen şifre telgrafı.
    Ankara: 16/3/1336
    Bu telgrafı bir dakika tehir eden haini vatandır.

                                                            15. Kolordu Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa Hz.
    İngilizlerin İstanbul‘u ve Hükümeti Osmaniyeyi işgal eylemeleri üzerine bervechiâtihususatın tatbik ve icrası münasip görülmüştür.
    1-    Gevye Boğazının tarafımızdan işgali ve şümendöfer köprüsünün tahribi.
    2-    Geyve, Ankara Pozantı mıntıkasındaki şümendöfer hatlarına ve malzemesine vazi‘yed edilmek için bu hat boyundaki kuvvei İtilâfiyenin silâhları alınarak tevkifleri.
    3-    Konya‘da Anadolu hat komiseri muavininin derhal şümendöferlerevazi‘yed ederek işletmesinin temini ve emrine itaat etmeyen şümendöfer memurlarının tedibi için tedabirilâzime ittihazı.
    4-    İstanbul ile mevcut telgraf hututunun kısmı azamisi Geyve‘den geçtiğinden Geyve santralının ciheti askeriye tarafından derhal işgali.
                                                                                      Heyeti Temsiliye namına
                                                                                            Mustafa Kemal
                                                                                20. Kolordu Kumandan Vekili
                                                                                                   Mahmut
    Kaynak:
    Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri IV, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu – Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 2006.

     İSTANBULUN İNGİLİZLER TARAFINDAN İŞGALİ ÜZERİNE KOLORDULARA, VİLÂYETLERE VERİLEN DİREKTİF

                                                                                         (17. III. 1920)
    Teahhur edilemez.            
    Mahreci                           Tarih                 Saat                                                   İmza
    Ankara                             Bila                   İmza Evvel   5,17 Sonra 18,25          İhsan Hüsnü

                                                                                         14 ncü Kor. K.
    1-    Meclis-i Meb‘usân dahi dahil olduğu halde Babıali ve bilcümle devair-i hükümetle beraber İstanbul İngilizler tarafından cebren ve resmen işgal edilmiştir. Telgrafhaneler dahi işgal altında bulunduğundan dolayı ne Makam-ı Hilâfet ve Saltanat ve ne de sair makamat-ı resmiyeyemâruzatda bulunmak imkânı kalmamıştır. Bu şeraite nazaran Anadolu Dersaadet‘le ve makamât-ı resmiye ile muhabereden mahrum kalmış oluyor. Ve muhabere teşebbüsü doğrudan doğruya düşmanları karşımıza çıkarmakta olduğundan dolayı da gayri caizdir.
    2-    Vaziyet-i haziranın icabatına ve tahaddüs edecek ahval-i vakayie göre milletçe müttehiden ittihazı zaruri olan tedabirinte‘mini için bilumum vilâyat-ı umumiyede rüesa-yımemurîn-i mülkiye ve askeriyenin Heyeti Temsiliye ile muhafazai irtibat buyurmaları ricasını bir vazife-i vataniye addederiz. Heyeti Merkeziyelerimiz de bittabi‘ memurîn-i mülkiye ve askeriye ile teşrik-i mesaî ederek vazifei milliye ve vicdaniyelerini ifâya müsâraat edeceklerdir.
    3-    İstanbul‘daki hâl-i fevkal‘ade Anadolu‘da kuvayi Osmaniyenin mer‘iyetini haleldar edemiyeceğinden ve her ne şekilde olursa olsun ittihaz edilecek tedabirde millet-i Osmaniyenin kaabiliyet-i medeniyesi bilhassa şayanı dikkat bulunduğundan kanun haricinde hiçbir muamele olunmamasını ve bil‘umum vezâif-i mahalliye deesasat-ı kanuniyeye her zamandan ziyade i‘tinakâr davranılması menâfi-i hayatiyemiz iktizasındandır.
    4-    İşbu telgrafın vusulünün hemen iş‘arı bilhassa rica olunur.
    17/03/36
                                                                                          Heyeti Temsiliye namına
                                                                                                Mustafa Kemal

    Kaynak:
    Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri IV, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu – Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 2006.

    İSTANBUL İLE RESMİ VE HUSUSİ GİZLİ MUHABERENİN DURDURULMASI HAKKINDA

                                                                                                   (17. III. 1920) 
                                                                  Bandırma 14. K. Kumandanlığına gönderilen telgraf.
    Mahreci              Numarası             Minh               İmza                       Saat
    Ankara                Bilâ                      17                    İhsan Hüsnü        18/3
    Bandırma 14 ncü Kor. K.
    1-    İstanbul ile resmî ve hususî bilcümle muhaberat-ı telgrafiye ve telgraf muhabere memurlarının kendiliklerinden gizli muhaberatı memnûdur ve hususiyle İstanbul‘dan düşman tebliğlerini alıp Anadolu dahiline işâa edenler ve Anadolu muhaberatını İstanbul‘a verenler casus telâkki edilerek işbu hareketlerinin tahakkuku halinde der‘akab ve şiddetle tecziye olunacaklardır. İşbu tebliğin bilcümle alâkâdarâna başmüdürlerce sür‘at-i tebliği ve keyfiyetin inbâsı mütemennadır.
    2-    İşbu telgraf, bilûmum vilâyet ve kolordu kumandanlıklariyle müstakil livalara ve posta ve telgraf başmüdürlerine keşide edilmiştir. 17 /3 /36
                                                                               Heyeti Temsiliye namına
                                                                                      Mustafa Kemal

    Kaynak:


    HEYETİ TEMSİLİYENİN BİLGİ VE MUVAFAKATİ OLMADAN İSTANBUL İLE MUHABERE EDİLEMEYECEĞİNE DAİR

                                                                                          (17. III. 1920)
                                                      Bandırmada 14. Kor. Kumandanlığına çekilen telgraf.
    Mahreci             Numarası          Minh              İmza                     Saat
    Ankara               Bilâ                   17                  İhsan Hüsnü        18/00

    Bandırma‘da 14 ncü Kor. K.
    Heyet-i Temsiliyenin malûmat ve muvafakati olmadıkça hiçbir makam ve hiçbir memur İstanbul ile muhabere etmiyecektir. Bu hususun bilcümle alâkadârana sürati tebliği ve keyfiyet-i tebliğin inbası tamimen mercudur.
    17/03/36
                                                                               Heyeti Temsiliye namına
                                                                                      Mustafa Kemal

    Kaynak:

    İSTANBUL’UN İŞGALİ ÜZERİNE İSLÂM ÂLEMİNE BEYANNAME

                                                                                   (17. III. 1920)
                                                          Anadolu Kadınlar Cemiyetine gönderilen telgraf
    94 Ankara’dan
    BilâSivas Anadolu Kadınları Cemiyetine Alemi İslâma Beyanname Hilafeti mukaddesei islâmiyenin makam itilâsı olan İstanbul Meclisi mebusan ve bilcümle müessesatı resmiyei hükümete de vaz‘ıyed olunmak suretiyle resmen ve cebren işgal edilmiştir. Bu tecavüz saltanatı Osmaniyeden ziyade makamı Hilâfette hürriyet ve istiklâllerinin istinadgâhı yegânesini gören bütün alemi İslâmaracidir. Asyada ve Afrikada peygamber pesendane bir uluvvu himmetle hürriyet ve istiklâl mücadelesine devam eden ehli islâmın kuvayı maneviyesini kırmak için son tedbir olarak İtilâf Devletleri tarafından tevessül olunan bu hareket, Hilâfet makamını tahtı esarete alarak bin üçyüz seneden beri payidar olan ve müebbeden masunu zeval kalacağına şüphe bulunmıyan hürriyeti İslamiyeyi hedef ittihaz etmektedir.

    Mısırın On bine baliğ olan şühedayı muazzezesine, Suriye ve Irak‘ın binlerce fedakâr olan evlâdı muhteremesine, Azerbaycan‘ın Şimali Kafkasya‘nın, Türkistan‘ın, Efganistan‘ın, İran‘ın, Hindin, Çinin velhasıl bütün Afrika‘nın ve bütün şarkın bugün azim bir heyecanı vahdet ve derin bir emeli istihlâs ile titreyen efkârı müşterekesine havale edilmiş olan bu darbai tahkir ve tecavüzün düşmanlar tarafından tahmin edildiği veçhile maneviyatı haleldar etmek değil belki bütün şiddetiyle mucizeler gösterecek bir kabiliyeti inkişafa mazhar eylemek neticesini tevlid edeceğine şüphemiz yoktur. Osmanlı kuvayı milliyeti Hilâfet ve saltanatın uğradığı müteselsil suikasdların başladığı günden beri devam eden samimi vahdet ve tesanüt içinde vaziyeti bütün vehametine rağmen azim ve metanetle telâkki etmekte ve bu son ehlisalip muhacematına karşı bütün İslâmiyeti cihanın hayatı müşterekei mukavemetine emin olmaktan mütevellit bir hissi müzaharetle azim ve imanın âmil olduğu mücahedede inayet ve muvaffakiyeti ilâhiyeye mazhar olacağına itîmad eylemektedir.

    Kurunu vustanın şövalye akınlarından bu günün ittifak ve itilâflarına kadar meş‘um bir teselsülü gaddarane ile tevali eyleyen ehli salip feveranının bu son ameliyei sefilânesi İslâmiyet‘in nuru irfan ve istiklâline ve Hilâfetin tevhid ettiği uhuvveti mukaddeseye merbut olan bütün müslüman kardeşlerimizin vicdanında ayni hissi takbih ve mukavemeti ve aynı vazifei galeyan ve kıyamı uyandıracağından emin olarak Cenabı Hakkın mücahedatı mukaddesemizde cümlemize tevfikatı ilâhiyesini terfik etmesini ve ruhaniyeti peygamberiye istinad eden teşkilâtı müttehidemize muin olmasını niyaz eyleriz.
    17 Mart 36
                                                                 Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesi namına
                                                                                             Mustafa Kemal

    Kaynak:

    HABER ALMA RAPORU

                                                                                (19/20. III. 1920)
                                                                                               Sırp ve Rum Fırkalarının Anadolu’ya geçtiği İngiliz subaylarının tevkif talebi -

                                                                                                Mebusların yolda oldukları
                                                                                               14. Kor. Kumandanına gönderilen şifre
                                                     

                                                   14 ncü Kor. Kumandanı Yusuf İzzet Paşa Hazretlerine

    Adet                              Mahreci: Ankara
    Te’hirigayricaizdir.         Tarihi : 19-20/3/36
                                          Vürudü : 20/3/36
    19-20/3/36 akşamına kadar açık ta’mim muhteviyatından mâada mevsuk malûmat berveçhiâti mâruzdur.
    1-    Onyedi lokomotif Rumeli‘den Haydarpaşa‘ya çıkarılmış iki Sırp iki Rum Fırkası Anadolu harekâtına tahsis edilmiş.
    3-    İzmir Yunan kuvası kırkbin kişi ile takviye edilmiştir.
    4-    Hükümeti iskaat ile muhalif bir hükümetle tevkıfat ve icraatını teşdit İngilizlerin emelidir.
    5-    Buradaki Fransızlar İngilizlerin nümayişkârane hareketinden müteessirdir.
    6-    Posta Telgraf el‘an taht-ı işgal ve murakabededir.
    7-    Mümkünse İngilizlerden birkaç rehin zabit almanız lâzımdır.
    8-    Bir İngiliz hey‘etinin o tarafa gelmesi muhtemeldir.
    9-    Bandırma ile irtibat vardır.
    10-    Yirmidörtmeb‘usla Halide Edip Hanım yoldadır.

                                                                                Heyeti Temsiliye namına
                                                                                      Mustafa Kemal

    H.T.V.D.: 1957 sayı: 22, No. 577.

    Kaynak:

    Yazı kaynağı : yaistiklalyaolum.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap